- Küçük göğüsleriniz varsa ya da memebaşlarınız düzse emziremezsiniz.Gerçek: Dış görünüş, hiçbir şekilde, sütyapımını ya da annenin süt verme yeteneğinietkilemez. Tüm göğüsler ve meme başları, nebüyüklükte ve ne şekilde {)!ursa olsun, aç birbebeği tatmin edebilir. Uyarıldığı zaman ereksiyonauğramayan içe çökmüş meme başlarınıntam olarak işlevini yapabilmesi için dahafazla hazırlık gerekebilmektedir.
- Emzirmek çok zordur.Gerçek: Bebeğinizi emzirmek gerçektençok kolay olacaktır. Göğüsler, biberondan farklıolarak, bebeğinizin hazır olduğu her zamanhazırdır. Plaja giderken onları yanınıza alıpalmadığınızı düşünmez ve sıcak güneşin altındaiçindeki sütün bozulmasından endişeduymazsınız.
- Emzirmek sizi kısıtlar.Gerçek: Emzirınenin, zamanlarının çoğunubebekleri ile geçirınek isteyen anneler içindaha uygun olduğu bir gerçektir. Bununla birlikte,sütlerini biriktirmek ya da zaman zamanbebeklerine mama vermek isteyen anneler, çalışma ihtiyaçlarını ya da sinemaya veya günboyu süren bir serninere giderek- ve emzirmearzularını bir arada tatmin edebilirler. Bebekledışarı çıkma zamanı geldiğinde ise, nereye gideceğiya da ne kadar kalacağı bir sorun oluşturmadanyanında her zaman bol miktarda yiyecekbulunan ve emziren bir anne çok dahaözgürdür.
- Emzirmek göğüsterinize zarar verir.Gerçek: Emzirmek, göğüslerinizin şekli vebüyüklüğü üzerinde kalıcı bir etki oluşturmaz.Birçok insan bu gerçeğe çok şaşırmaktadır.Genetik faktörler, yaş, göğüsterinizi yetersizdesteklemek (sutyensiz dolaşmak) ya da gebeliksırasında aldığınız fazla kilolar nedeniyle,çocuk sahibi olduktan sonra göğüslerinizeskisinden daha gevşek olabilir. Fakat bu konudaemzirmek suçlanmamalıdır.
- Emzirmek babayı dışlar.Gerçek: Bebeğinin bakırnma katılmak isteyenbir baba, bunun için birçok fırsat yaratabilir-yıkamak, altını değiştirmek, tutmak, sallamak,oyun oynamak ve katı gıdalara geçildiktensonra “trenleri tünele göndermek”.
-
Bebeklerde Emzirme İle İlgili Yanlış İnanışlar
-
Bebeklerde Kalça Çıkığı
Uzmanlar, yeni doğan bebeklerde görülme riski Avrupa’ya göre Türkiye’de daha yüksek olan ’kalça çıkığına’ karşı aileleri uyarıyor.
Yeni doğan bebeklerde görülme riski Avrupa’ya göre Türkiye’de daha yüksek olan ’kalça çıkığına’ karşı aileleri uyaran uzmanlar, ilk 6 ayda ameliyat gerekmeden tedavi edilebilen bu rahatsızlığın teşhisi için kalça ultrasonu çektirilmesini öneriyor.
Antalya Kamu Hastaneleri Birliği’ne (AKHB) bağlı Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli uzman doktorlar, aileleri kalça çıkığına karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı. Yeni doğan bebeklerde, ’doğuştan kalça çıkığı (DKÇ)’ hastalığının Türkiye’de Avrupa’ya oranla daha çok görüldüğünü belirten uzmanlar, rahatsızlığın erken teşhisinin önemine vurgu yaptı.
CİDDİ SAKATLIKLARA NEDEN OLABİLİYOR
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi Uzmanı Doç. Dr. Özkan Köse, Türkiye’de doğan her 100 bebekten birinde DKÇ riski olduğunu belirterek, “Kalça çıkığı tedavi edilmezse ileride ciddi sakatlıklara neden oluyor. Erken kalça ve bel kireçlenmesi, ayak kısalığı, topallama gibi sakatlıklar ortaya çıkabiliyor” dedi. Ailelerin kalça çıkığını göz ardı etmemesi gerektiğini kaydeden Doç. Dr. Köse, bu hastalığın gözle fark edilemeyeceğini ancak kalça ultrasonu ile tespit edilebileceğini söyledi. DKÇ’nin erken tanı konulduğunda tedavisinin çok basit yöntemlerle yapılabildiğine dikkati çeken Doç. Dr. Köse, “Ameliyat edilmeden basit bir bandaj kullanımıyla çözülebiliyor. Anlamanın yolu da ultrasondan geçiyor” diye konuştu.İLK İKİ AY ALTIN DÖNEM
Doç. Dr. Köse, kalça çıkığının bebeğin doğumundan sonraki 6 ay içinde tespit edilmesinin önemli olduğunu, ilk 2 ayın ise altın dönem olduğunu ifade etti. Kalça çıkığının 6’ncı aya kadar tespiti halinde ameliyatsız tedavisinin mümkün olduğunu anlatan Doç. Dr. Köse, “Altıncı ayı geçtikten sonra artık basit yöntemlerle tedavi şansı ortadan kalkıyor. Mutlaka cerrahi yöntemler gündeme geliyor” dedi. -
Bebeklerde Katı Gıdalara Geçiş Düzeni Nasıl Kurulmalı?
6 aylık bebekle ilgili sorular aslında 3 ana konuda…
- Ek gıdaya geçişi nasıl yapmalı?
- Çok sık uyanma konusuna nasıl bir çözüm bulmalı?
- Çalışan anneler için uyku rutinlerinde belirtilen uykuya yatış saatleri bebeğe özel olarak ileri kaydırılabilir mi?
6. ay itibarı ile ek gıda olayına geçmeye başladık. Ancak ben bir ayar tutturamıyorum. Ne vermeliyim, ne zaman vermeliyim, uykuyu etkiler mi? Herşeyi yemesi için ne yapabilirim? Mesela ilk denemelerimde kavanoz mamalarından meyve karışımları ve tavuklu bezelyeli püre verdiğimde itirazsız yedi. Ancak cam rende ile elma, armut, havuç gibi şeyler verdiğimde beğenmiyor. Yoğurt bazen istiyor bazen istemiyor. Bu ek gıdaları bir öğün gibi sürekli ve düzenli vermeye başlayamadım. Bana buna göre bebeğin yeme düzeni ile ilgili bir program verme şansınız var mı? Doğru bir programlama işleri daha kolaylaştırabilir diye düşünüyorum.
Katı Gıdaya Geçişte Beslenme Düzeni
6.ay katı gıdaya başlamak için güzel bir zaman… Can’ı katı gıdaya geçirmeye başladığım dönemi hatırlıyorum. Önce anne sütü ya da devam sütüyle karışmış pirinç lapası, sonra ev yapımı sebze püreleri ve meyve püreleri yedi. Takip eden aylarda çorbalara ve kahvaltılıklara geçti.
Arada kavanoz mamaları da yedi. Ancak kavanoz mamaları her ne kadar bebekler için de yapılmış olsa, içinde bazı katkı maddeleri olabilir. Bu nedenle kavanoz mamasını bir öğün olarak düşünmekten ziyade, evde hazır maması olmadığında, dışarıya çıktığımıza ya da seyahate gittiğimizde vermeye çalıştım… Onun dışında yemeklerini hep 1 ya da 2 günlük olarak hazırlayıp, cam bebek kavanozlarıyla buzdolabında sakladım. Vermeden bir süre önce buzdolabından dışarıya çıkartarak oda sıcaklığına gelmesini beklemek ya da vaktim yoksa çelik tencerede ısıtmak yetiyordu.
-
Bebeklerde Kılkurdu
Nedir?
Kılkurdu yaklaşık 1 cm boyunda, beyaz, ipliğe benzeyen bir parazittir. Vücuda yiyeceklerle girerek bağırsaklara yerleşir ve geceleri yumurta bırakmak için anüse çıkarak burada kaşıntıya neden olur. Çocuklarda sık görülen kılkurdu, tehlikesiz olmasına karşın yol açtığı aşırı kaşıntı nedeniyle rahatsızlık verir. Kız çocuklarda vajinaya ilerleyebilir.
BELİRTİLER- Anüs çevresinde geceleri daha da artan yoğun kaşıntı
- Vajina çevresinde yoğun kaşıntı
- Dışkıda beyaz, küçük kurtçukların görülmesi
Ne yapmalı?

1.Çocuğun kaşımasını engellemeye çalışın, anüs ya da vajina çevresinin mikrop kapmasına neden olabilir.
2.Kaşındığında arasına kurtçuk yumurtalarının girmemesi ve böylece başkalarına bulaşmaması için çocuğun tırnaklarını kısa kesin.
3.Ailedeki herkesin ellerini, tuvaletten sonra ve yemeklerden önce iyice yıkamasına sağlayın. Tırnakların arasını da iyice temizlemek için tırnak fırçası kullanın.4.Çocuğunuza artık bez bağlamıyorsanız, yatarken pijama ya da geceliğinin altına pamuklu iç çamaşırı giydirin. Kurtçukları öldürmek için bunları her gün kaynar suda yıkayın. Yatak çarşaflarını da her gün değiştirerek yıkayın ve çok sıcak suda durulayın.
5.Kaşıntısı olduğunda çocuğu kucağınıza yatırarak anüs çevresinde kurtçuk olup olmadığına bakın, Gördüğünüz kurtçukları ıslak bir pamuk parçasıyla toplayıp tuvalete atın.
DOKTORU ARAYIN
Çocuğunuzda kılkurdu olduğundan kuşkulanıyorsanız en kısa zamanda doktorunuza danışın.Doktor ne yapar?
Doktor kılkurtlarını öldürmek için bütün ailenin kullanacağı bir ilaç verir. Ayrıca, anüste ya da vajinada kaşınan yerlere sürmeniz için vereceği krem ise çocuğun kaşıntılarını biraz azaltacaktır.
-
Bebeklerde İmpetigo
Nedir?
İmpetigo bakterilerin neden olduğu bir cilt enfeksiyonudur. Deride görülen egzama ya da uçuk gibi bir değişimin mikrop kapmasıyla oluşabildiği gibi bütünüyle sağlıklı deride de görülebilir. Daha çok küçük çocuklarda, özellikle de bebeklerde ortaya çıkar.Genellikle ağız ve burun çevresindeki deride, bebeklerdeyse alt bezi bağlanan bölgede ortaya çıkar, ama vücudun her yanında görülebilir. Çocuklarda tehlikeli bir hastalık olmayan impetigo küçük bebeklerde yayılarak ciddi bir hastalığa dönüşebilir. Çok bulaşıcı olduğu için en kısa sürede tedavi edilmesi gerekir.
Ne yapmalı?
1.Çocuğunuzun havlusunu ve sabun bezini evdeki başka kişilerin de kullanmasını önleyin ve bunları sık
sık yıkarak mikrobun yayılmasını engelleyin.
2.Çocuğun mikrop kapmış bölgeye dokunmasını önlemeye çalışın. Mikrobun yayılmaması için, parmağını
emmesine, burnunu karıştırınasına engel olun.
3.Doktorunuz cilt kremi verdiyse, ciltte oluşan kabukları her gün, kremi sürmeden önce temizleyin. Silerken çok bastırmayın, ancak kabukları sökünceye dek siImeyi sürdürün.4.Mikroplu bölgeyi kağıt mendille bastırmadan kurulayın ve mendili, enfeksiyonun yayılmaması için hemen atın.
5.Çocuğunuzu iyileşene dek,başka çocuklardan, özellikle bebeklerden uzak tutun.
BELİRTİLER
- Küçük kırmızı lekeler
- Bunların üzerinde su toplanması
- Lekelerin patlayarak geniş, sarımsı kahverengi kabuk oluşturması
- Bebeklerde ateş ve genel hastalık belirtileri
DOKTORU ARAYIN
Bebeğiniz üç aylıktan küçükse ve vücudunda birdenbire yaygın impetigo ortaya çıkarsa hemen doktorunuzu arayın. Çocuğunuzda impetigo olabileceğinden kuşkulanıyorsanız doktorunuza danışın.
Doktor ne yapar?
Doktor bir krem verecek ve bunu sürmeden önce kabukları temizlemenizi söyleyecektir. Enfeksiyon yaygın durumdaysa, antibiyotik yazabilir. -
Bebek Bezlerin Bağlanması
Alt değiştirme işini kolaylaştırmak için bebeğinizin tüm temiz alt bezlerini ve ara bezlerini önceden katlayarak hazır bulundurun. Bebeğin altını güzelce temizleyip kullanıyorsanız koruyucu kremini sürün.
DAHA BÜYÜK BEBEKLER
Birinci aşamayı uygulayın.Daha sonra bezi bebeğinizin bacakları arasından geçirip yukarı çekin. Erkek bebeğin pipisini aşağı yöneltmeyi unutmayın.Yandaki köşelerden birini belinin çevresinden öne getirip yatay durumdaki çengelli iğneyle tutturun. Aynı şeyi. bezi bebeğin arkasından sıkıca gerdirerek öbür köşeyle de yapın. Bacakların çevresinde sarkan kumaş varsa içeri sokun, daha sonra lastik donu giydirin.
KÜÇÜK BEBEKLER

1.Bebeği ayak bileklerinden tutup yavaşça kaldırarak bezi altına kaydırın. Bezin iki uzun kenarım içe doğru yaklaşık 4 cm katlayın.2.Kısa kenarı bebeğin bacaklarının arasından geçirip geldiği kadar çekin. Bebek erkekse pipisini aşağı yöneltin. İki yandaki uçlardan birini kaldırırken kısa kenarı bir elinizle yerinde tutun.
3.Öbür köşeyi de öne, ilkinin üstüne getirin. Sıkı bağlanması için gergin olmasına dikkat edin.
4.Bezi gevşetmeden parmaklarınızı içeri sokup yatay doğrultudaki çengelli iğneyle tutturun.5.Bezin sıklığını kontrol edin. Bol görünüyorsa iğneyi söküp yeniden takın. Daha sonra lastik donu giydirin.
-
Gebelikte 12.hafta
Bu haftada bebeğin başı vücuduna oranla oldukça büyük, kol ve bacaklarıysa henüz kısadır. Gebeliğin başlarında hissettiğiniz rahatsızlıkların da gittikçe azaldığını göreceksiniz. Gebelik boyunca kontrollerinizi gerçekleştirecek bir doktordan ilk randevuyu almanın zamanı artık gelmiştir.
Neler Oluyor?
* Gebeliğin başlarında görülen bulantı ve kusmalar bu haftadan başlayarak hafifleyecektir.
* Sık idrara çıkma isteğinde gebeliğin ilk haftalarına göre bir azalma olduğunu fark edeceksiniz.
* Hormon değişikliklerinden dolayı aşırı duygusal olabilir, küçük şeylere üzülebilirsiniz .
* Gebelikte bağırsak harekerleri yavaşlama eğilimine girdiği için kabızlık görülebilir.
* Vücudunuzdaki kan miktarı gebelikte artar; bunun sonucu olarak da kalp, akciğerler ve böbrekler daha, çok çalışır.Ne Yapmalı?
Göğüslerinizi gereğince destekleyebilecek bir sutyen alın
Yediklerinizin taze ve bol çeşitli olmasına önem verin.
Kabızlığa karşı bol su için ve lifli besinler beslenin.
Dişlerinizi kontrol ettirin.
Çalışıyorsanız bağlı olduğunuz sosyal güvenlik kuruluşunun sağladığı doğumla ilgili kolaylıkları araştırıp öğrenin.
İşyerinize gebe olduğunuzu bildirin. Böylece olağan doğum öncesi kontrolleriniz için, Ücret kaybınız olmadan izin alabilirsiniz.
Genel doğum öncesi kontrollerinin ilki için kliniğe başvurun.
Düzenli olarak doğum öncesi jimnastiğİ uygulamalısınız. Ayrıca olanağınız varsa, bol bol yÜzÜn.
Dilerseniz doğum öncesine uygun beden hareketleri içeren bir jimnastik kursuna katılabilirsiniz.Gelişen Bebeğinizin
Bütün iç organlar oluşmuş ve çalışır durumdadır. Bu nedenle artık bebeğinizin ilaçlar ya da hastalık etkenlerinden zarar görme olasılığı daha azdır.
Göz kapakları oluşmuş, gözlerini
Kulak memesi oluşmuştur.
Kolları ve bacakları, parmaklarıyla birlikte görÜlebilir.
Parmaklarında minik tırnaklar gelişmeye başlamıştır bile …
kasları da geliştiğinden bebek daha çok oynamaya başlar, ancak bunu siz bunu henÜz duyumasayamazsınız.
Yumruklarını sıkabilir, ağzını açabilir , dudaklarını büzebilir.
Artık emebilir ve çevresini saran sıvıyı yutar , çişini yapar. -
Bebeğinizde Büyüme Geriliği Mi Var
Dr. Ömer Tarım Uludağ Üniversitesi Tıp Fakütesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı’dır. Tarsus Amerikan Koleji’ni 1976 yılında, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni 1982 yılında bitirdi. Osmaniye Toprakkale Sağlık Ocağı’nda mecburi hizmetini yaptıktan sonra 1986-1990 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanlık eğitimini tamamladı. Aynı üniversitenin Adölesan Ünitesi’nde iki yıl kadar çalıştıktan sonra 1991-1995 yılları arasında Maimonides Medical Center, State University of New York’da çocuk endokrinoloji yan dal uzmanlık eğitimini yaptı ve bu dalda ‘board’ sertifikası aldı. 1995’den itibaren Uludağ Ünivesitesi’nde Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı’nı kurdu ve yönetti. 1995 yılında doçent, 2000 yılında profesör oldu. 2003-2004 yılları arasında Pittsburgh Üniversitesi Çocuk Hastanesi’nde öğretim üyesi olarak çalıştı. Uludağ Üniversitesi’nde bir dönem dekan yardımcılığı ve anabilim dalı başkanlığı gibi idari görevler aldı.
Dr. Ömer Tarım 80 den fazla bilimsel yayına katkıda bulundu ve 8 kitapta bölümler yazdı. Halen Journal of the American College of Nutrition, International Pediatrics, Journal of Clinical Research in Pediatric Endocrinology, Türkiye Klinikleri ve Güncel Pediatri dergilerinin editörler kurulunda görev yapmaktadır.
Büyüme Geriliği Nedir?
Büyüme geriliği çocuğun kendi cinsinden yaşıtlarına göre daha yavaş büyümesi ve/veya boyunun büyüme eğrisi üzerinde ortalamadan 2 standart sapma daha düşük bulunmasıdır. Başka bir deyişle boyun büyüme eğrisi üzerinde 3 persentilin altında olması büyüme geriliği olarak tanımlanır. Buna göre aynı yaş ve cinsteki 100 çocuktan en kısa boylu olan üç çocuk toplumun geri kalanına kıyasla büyüme geriliğine sahiptir.
Nasıl Teşhis Edilir?
Çocuğunuzun normal sağlık kontrolleri sırasında boy ve ağırlığının ölçülerek kaydedilmesi gerekir. Bu izlem toplum normallerine göre belirlenmiş standart grafikler üzerinde yapılmalıdır. Çocuğun büyümesi bu grafikler üzerinde izlenirken büyüme hızının normal olmasına ve anne-babanın boylarına göre beklenen genetik potansiyeline (hedef boy) uygun olmasına dikkat edilir. İzlem sırasında boy uzunluğunun yukarıda belirtilen standartların altına düşmesi halinde büyüme geriliği teşhisi konur. Büyüme geriliğinin nedeni ise çok çeşitli faktörlere bağlı olabilir ve çocuğun muayene bulgularına göre araştırılmalıdır.
Kimlerde Görülür?
Büyüme geriliği görülen çocukta öncelikle normal-kısa bir çocuk mu olduğu yoksa , büyüme geriliğine neden olan başka bir sorun mu bulunduğu konusuna açıklık getirilmelidir. Normal-kısa grupta iki durum söz konusudur:
- Konstitusyonel (yapısal) büyüme geriliği: Bu çocuklar buluğ çağına geç girerler, fakat buluğ ile birlikte hızla uzayarak normal erişkin boyunu yakalarlar. Bu şekilde geç boy atma hikayesi genellikle anne ve/veya babada da vardır.
- Genetik boy kısalığı: Bu çocuklar normal zamanında buluğ çağına girerler ve fakat erişkin boyları kısa kalır.
Diğer ana gruptaki çocuklarda ise beslenme ile ilgili sorunlar, sistemik bir hastalık veya hormon eksiklikleri söz konusu olabilir.
Beslenme yetersizliği dünyada ve ülkemizde en sık görülen büyüme geriliği nedenidir. Bu durum tüketilen enerji ve/veya protein yetersizliğine bağlı olabileceği gibi bazı besin öğelerinin (demir, çinko gibi) eksikliği sonucu da görülebilir. Bazen besinlerin barsaklardan emilmesini bozan hastalıklar da sorumlu olabilir.
Çocuklarda görülen hemen hemen bütün doğuştan veya kronik hastalıklar büyüme geriliği yapabilir. Örneğin ; kromozom hastalıkları (Turner sendromu, Down sendromu), düşük doğum ağırlığı, kemik hastalıkları, metabolik hastalıklar, kronik böbrek, karaciğer, kalp, akciğer hastalıkları, iyi kontrol edilmeyen diyabet, kronik enfeksiyonlar, uzun süreli ilaç kullanımı (özellikle kortizon tedavisi) sayılabilir.
Tiroid hormonlarının ve büyüme hormonunun doğuştan ya da edinsel eksikliği de büyüme geriliği ile kendini gösterebilir.
Büyüme hormonu eksikliği klasik olarak belirgin büyüme geriliği, büyüme hızında yavaşlama, kemik yaşında gerilik ve boy kısalığını açıklayacak başka bir neden yokken büyüme hormonu uyarı testleri ile büyüme hormonu salgılanmasının yetersiz olduğunun gösterilmesi ile teşhis edilir. Genetik kusurlar, yapısal veya doğuştan ve edinsel hipotalamus ve hipofiz hastalıkları nedenler arasında sayılabilir. Kanser tedavisi için kullanılan radyoterapi ve kemoterapi ile travmatik beyin hasarı hipofiz bezinin zarar görmesine yol açmaktadır. Kanser hastalıklarında yaşam süresinin uzaması bu grubun sıklığını da artırmaktadır. Bununla beraber büyüme hormonu eksikliği olgularının büyük bir kısmının nedeni belli değildir. Büyüme hormonu eksikliğinin toplumdaki sıklığı 1:4,000 ile 1:60,000 arasında verilmektedir. Bu rakamların net olarak saptanamamasının bir nedeni de büyüme hormonu eksikliğinin genellikle tam değil, kısmi olmasıdır.
Genetik Bir Miras mıdır?
Çocuğun genetik potansiyeli, takip ettiği büyüme çizgisi ile karşılaştırılmalıdır. Büyüme hızında genetik potansiyelinden uzaklaşma erken uyarı olarak değerlendirilmelidir. Aşağıdaki formül, genetik potansiyel ile ilgili bir tahminde bulunmamızı sağlayabilir.
- Erkek çocuk için: (Anne boyu + baba boyu +13) ÷ 2
- Kız ocuk için: (Anne boyu + baba boyu – 13) ÷ 2
Bu yöntemle hesaplanan hedef boy büyüme eğrisi üzerinde 18 yaş için işaretlenir. Bu nokta çocuğun izlediği büyüme kanalının ulaşacağı nihai boy ile karşılaştırılır. Eğer bu iki nokta arasındaki fark 5 cm’den küçükse, çocuğun büyümesi genetik potansiyeline uygundur. Eğer fark 5 cm’den büyükse, büyüme geriliğinin başka bir nedeni olabileceği düşünülmelidir. Nihai boyun öngörülmesi için kullanılan bir diğer yöntem kemik yaşının belirlenmesine dayanır. Bu yöntemde sol el ve el bileği grafisi ile saptanan kemik yaşına göre çocuğun erişkin boyunun yüzde kaçına sahip olduğu ve dolayısıyla ulaşacağı son boyu tahmin edilebilir. Bu yöntem normal büyüme hızına sahip olan çocuklar için geçerlidir ve büyüme hızı normal değilse yanıltıcı sonuçlar verebilir.
Büyüme Geriliği Tedavisi Anne Karnında mı Başlar?
Aslında sorunun önlenmesi genellikle tedavi edilmesinden daha kolaydır. Birçok sağlık sorununda olduğu gibi büyüme geriliği de anne karnında başlayabilir. ‘İntrauterin’ büyüme geriliği denen bu durum bebeğe, anneye ve ikisi arasındaki iletişimi sağlayan plasentaya bağlı olabilir. Annenin şeker hastalığından bebeğin kromozom kusurlarına kadar birçok sorun bebekte büyüme geriliğine neden olabilir.
Anne Karnındayken Bu Anlaşılır mı? Nasıl Testler Uygulanır?
Gebelik dönemi bebeğin bütün yaşamını etkileyebilecek sorunlara zemin hazırlayabilir. Bu nedenle annenin ve bebeğin sağlığının çok iyi izlenmesi gerekir. Bebeğin gebelik haftasına göre ulaşması gereken vücut ölçüleri doğum hekimi tarafından ultrasonografi yardımıyla değerlendirilmelidir. Ayrıca annenin kanında yapılacak hormonal değerlendirme (üçlü test gibi) ile birçok sorunla birlikte büyüme geriliğine de neden olabilecek kromozom kusurları (Down sendromu gibi) saptanabilir. Annenin kan basıncı, kanındaki demir düzeyi ve tiroid hormonları bebeğin sağlığı için çok önemlidir.
Annenin Bebeğin Gelişimi İçin Beslenmesi Nasıl Olmalıdır?
Annenin gebelik boyunca sağlıklı ve dengeli bir beslenme planlamasına ihtiyacı vardır. Toplam enerji gereksiniminin karbohidrat, yağ ve protein grubundan alınması gerekirken diyetin yeterli vitamin ve mineral içermesi sağlanmalıdır. Annenin tartı alımı doğum hekimi tarafından izlenmeli ve gerekirse diyet uzmanının yardımıyla kontrol altında tutulmalıdır.
Doğum Sonrası Büyüme Geriliği Nasıl Anlaşılır?
Zamanında doğan bir bebeğin ağırlığı 2500-4000 gram ve boyu 50 + 2 cm’ dir. Hayatın en hızlı büyüme dönemi ilk yıldır ve bebek doğumdan bir yaşına kadar boyunu yaklaşık %50 artırarak (+25 cm) 1 yaşında 75 cm’ ye ulaşır. Bundan sonra,
2. yılda 12.5 cm 3. yılda 10.0 cm 4. yılda 7.5 cm Sonraki yıllarda 5.0 cm büyür. Ergenlik döneminde ise, senelik büyüme hızı kızlarda 8-10 cm, erkeklerde 10-12 cm’ ye çıkar. Belirtilen hızlardan daha yavaş büyüyen çocuklar büyüme eğrisi üzerinde beklenen standartların altında kalır ve büyüme geriliği teşhisi konur. Büyümenin izlenmesi mutlaka ağırlık ölçümleri de dikkate alınarak yapılmalıdır. Büyümenin normal hızda devam edebilmesi için ilk koşul ağırlık artışının da normal olmasıdır. Normal bir bebek doğum ağırlığını 5. ayda 2 katına, 1 yaşında 3 katına çıkarır. Bundan sonra yılda yaklaşık 2 kg kazanır. Eğer çocuğunuzun daha önce izlediği çizgiden bir sapma olursa nedeni araştırılmalıdır.
-
Bebeğin Bezi
Yaşamının ilk haftalarında bebeğinizin altını sık sık değiştirmeniz gerekecektir. İdrar torbası küçük olduğu için altını çok sık ıslatır. Bu nedenle en azından her öğün sonrasında, sabahları uyandığında, gece uyumadan önce ve gece öğünlerinden sonra altını değiştirmeniz gerekir. Bebeğinizin altının her ıslandığında ya da kirlendiğinde değiştirilmesi zorunludur, çünkü böyle kalırsa pişik oluşur. Altının değiştirilmesi her zaman ilk önceliğe sahip olmayabilir, sözgelimi sabahları uyandığında karnı çok aç olacaktır. Bebeği, altını açıp bir havluyla sardıktan sonra besleyebilir, temizliği ise sütünü verdikten sonraya bırakabilirsiniz. Bebeğin altının değiştirilmesini öyle büyük bir iş olarak görmeyin, bu dakikalar bebeğinizle oynamak, ona sevginizi, ilginizi göstermek için değerlendirebileceğiniz en uygun fırsatlardır. Altını temizlemek için gereken her şeyi bir arada bulundurarak işinizi kolaylaştırabilirsiniz. Gitgide bebeğin altını değiştirme işi seyrekleşecek, iki yaşına basmadan çişinin ve kakasının geldiğini anlayabilecek durumda olacaktır.
BEBEĞİN BEZİNDE GÖREBİLECEKLERİNİZ
Bebeğinizin bezinde aşağıda sıralananlardan birini bulabilirsiniz.- Yeşilimsi siyah, yapışkan, katransı dışkı (yalnızca ilk iki üç günde): Buna ‘mekonyum’ denir. Doğumdan önce bağırsaklarda bulunan ve sindirim başlamadan atılması gereken ilk dışkıdır.
- Yeşilimsi kahverengi ya da açık yeşil renkli, topaklar içeren yarı sıvı dışkı (ilk haftada):Bebeğin sindirim sisteminin beslenmeye uyum göstermeye başladığını bildiren ‘geçiş’ kakasıdır.
- Sarı renkli, hardalsı, içinde süt kesikleri olan sulu dışkı:Anne sütüyle beslenen bebeklerin dışkısı bu türdendir.
- Açık kahverengi, katı, kokulu dışkı: Mamayla beslenen bebeklerin dışkısıdır.
- Yeşil renkli dışkı: Oldukça normaldir, ancak günlerce süregiden miktarı az yeşil dışkı bebeğin yetersiz beslendiğinin göstergesi olabilir.
Şu durumlarda doktora danışın:
-
Bebeğin dışkısı çok sulu ve kokuluysa, bebek kusuyorsa ve iştahı azalmışsa. Küçük bebeklerde ishal öldürücü olabilir.
-
Bezinde kan görürseniz.
-
Sizi kaygılandıran her konuda.
-
Bebek Gelişimi (Bebeklerin Gelişimine Yardımcı Olun)
Bebeğin Gelişimine Yardımcı Olmak
Bebekler kendi kendilerine yetişen canlılar değillerdir. Aslında bu bütün canlılar için geçerlidir. Hangi tür olursa olsun yetişirken bir başkasının yardımına ihtiyaç duyar. Bir aslan, zürafa, bir kedi, bir tavuk olsa da fark etmez. Bu bir doğa ya da yaradılış kanunudur. Biz insanlar içinde aynı durum geçerlidir. Bebeklik döneminden itibaren bir gelişme ve yetişme süreci içinde oluruz. Tabi insan türü dışındaki canlılar bu süreci genelde içgüdüsel olarak geliştirdikleri yöntemlerle gerçekleştirirler. Biz insanlarda ise içgüdüler bebeğin yetişmesinde ve gelişmesinde pek yer tutmaz.
Biz insanların bu konudaki uygulamaları bilimsel verilerle, öğrenmeyle ve tecrübeyle gelişen şeylerdir. Dolayısıyla bebeklerin yetişmesinde bilinçli hareket etmek kaçınılmazdır. Özellikle anne ve babalar bebeğin fiziksel, sosyal, duygusal ve bilişsel yönden gelişimi için aktif görev üstlenmeli ve bu konuda bilinçli hareket etmelidirler.
Bebeklerin fiziksel olarak daha aktif olmalarını sağlamak gerekir. Bebekle oyunlar oynamanız onu hareket etmeye özendirmeniz bebeğin fiziksel gelişimi içim önemlidir. Bu bebeğinizi daha aktif yapacaktır. Ev içinde çeşitli aktiviteler yapabilirsiniz. Mesela onun oyuncağını bir yere saklayıp onu bulmasını sağlayın. Bir yere bir şey koyup ona uzanarak almasını sağlayın. Örneğin, eğer, yaşı 1.5-2 civarına geldiyse onunla saklambaç oynayın. Daha erken evrede birbirinize küçük ve hafif bir topu karşılıklı olarak atma oyunu oynayın. Bu tip oyunlar bişr yandan onların fiziksel gelişimine katkıda bulunurken diğer yandan sosyal ve duygusal gelişimine katkıda bulunacaktır. Bir şeyler yapması konusunda onu cesaretlendirin.
Evde bebeklerin yürümesine yardımcı olan yürüteçlerden kullanmamaya özen gösterin. Bırakın bebeğiniz kendi kendine ayağa kalksın ve yürüsün. Bu konuda onu destekleyin. Biraz korksa da ona cesaret ve güven vermeniz yerinde olacaktır.
Bebeğinizin sosyal çevresini zenginleştirmek, diğer insanları görmesini sağlamak da iyi gelecektir. Bebeği eve dört duvar arasına hapsetmeyin. Onu dışarı çıkarın ve dış dünyayı da keşfetmesine fırsat verin. Oyuncak dükkanlarına götürün, parklara götürün. Keşfetsin ve eğlensin. Mesela alışveriş merkezlerine götürün. Raflara bakarken bile, görmüş olduğu çeşit çeşit eşya, çeşit çeşit renk cümbüşü ona her seferinde bir şeyler öğretecektir. Bir şeyler öğrendikçe merak dünyası zenginleşecek ve size sorular da sormaya başlayacaktır. Diğer akraba ziyaretlerinde bulunun. Böylelikle başka insanları da görsün, dış dünyayı tanıma imkanı elde etsin. Hayatın evdeki anne ve babadan ibaret olmadığını anlasın.
Bebeğinize özellikle 1 yaşına geldiği zaman pastel boya kalemleri, boyama kitapları veya boyama kağıdı alabilirsiniz. Bu onun için eğlenceli olacaktır. Bırakın istediği şekilde boyasın çizsin. Fakat ucu sivri kalemler almamaya dikkat edin. Bunlar bebeğinizi için güvenlik riski doğurabilir. Bu anlamda silindir şeklindeki pastel boyalar daha güvenlidir. Şarkı söyleyen ve müzik çalan oyuncaklar ve onu çeşitli yeteneklerini geliştirecek oyuncaklar da alabilirsiniz. Birbirinin içine geçen oyuncaklar da idealdir. Oyuncakları boşaltıp doldururken bunu beraber yapın.
Bebeğinizin gelişimine yardımcı olurken kesinlikle güvenlik önlemlerini ihmal etmeyin. Her zaman söylenilen şeyi yapın. Yani evinizi bebeğiniz için güvenli ve yaşanılır bir hale getirin. Her türlü kaza riskini düşünerek güvenliği sağlayın. Oyuncaklar da bu güvenlik standartlarının dışında değildir. Alacağınız oyuncaklar üzerinde hangi yaş grupları için güvenlik riski oluşturduğu yazar buna dikkat edin. Ayrıca, alacağınız oyuncaklar üzerinde CE işareti olması o oyuncağın Avrupa Birliğinin güvenlikle ilgili standartlarına uyumlu olarak üretildiğini belirtir. Bu konudaki önemli risklerden bazıları, çocuğun küçük parça oyuncakları yutması, oyuncağın keskin kenarlarını, sivri uçlarının uygun yaşta olmayan çocuk tarafından kullanılması durumunda tehlike doğurması veya oyuncaklarda uygun olmayan kimyasalların kullanılma riskidir.
