
Dr. Ömer Tarım Uludağ Üniversitesi Tıp Fakütesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı’dır. Tarsus Amerikan Koleji’ni 1976 yılında, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni 1982 yılında bitirdi. Osmaniye Toprakkale Sağlık Ocağı’nda mecburi hizmetini yaptıktan sonra 1986-1990 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanlık eğitimini tamamladı. Aynı üniversitenin Adölesan Ünitesi’nde iki yıl kadar çalıştıktan sonra 1991-1995 yılları arasında Maimonides Medical Center, State University of New York’da çocuk endokrinoloji yan dal uzmanlık eğitimini yaptı ve bu dalda ‘board’ sertifikası aldı. 1995’den itibaren Uludağ Ünivesitesi’nde Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı’nı kurdu ve yönetti. 1995 yılında doçent, 2000 yılında profesör oldu. 2003-2004 yılları arasında Pittsburgh Üniversitesi Çocuk Hastanesi’nde öğretim üyesi olarak çalıştı. Uludağ Üniversitesi’nde bir dönem dekan yardımcılığı ve anabilim dalı başkanlığı gibi idari görevler aldı.
Dr. Ömer Tarım 80 den fazla bilimsel yayına katkıda bulundu ve 8 kitapta bölümler yazdı. Halen Journal of the American College of Nutrition, International Pediatrics, Journal of Clinical Research in Pediatric Endocrinology, Türkiye Klinikleri ve Güncel Pediatri dergilerinin editörler kurulunda görev yapmaktadır.
Büyüme Geriliği Nedir?
Büyüme geriliği çocuğun kendi cinsinden yaşıtlarına göre daha yavaş büyümesi ve/veya boyunun büyüme eğrisi üzerinde ortalamadan 2 standart sapma daha düşük bulunmasıdır. Başka bir deyişle boyun büyüme eğrisi üzerinde 3 persentilin altında olması büyüme geriliği olarak tanımlanır. Buna göre aynı yaş ve cinsteki 100 çocuktan en kısa boylu olan üç çocuk toplumun geri kalanına kıyasla büyüme geriliğine sahiptir.
Nasıl Teşhis Edilir?
Çocuğunuzun normal sağlık kontrolleri sırasında boy ve ağırlığının ölçülerek kaydedilmesi gerekir. Bu izlem toplum normallerine göre belirlenmiş standart grafikler üzerinde yapılmalıdır. Çocuğun büyümesi bu grafikler üzerinde izlenirken büyüme hızının normal olmasına ve anne-babanın boylarına göre beklenen genetik potansiyeline (hedef boy) uygun olmasına dikkat edilir. İzlem sırasında boy uzunluğunun yukarıda belirtilen standartların altına düşmesi halinde büyüme geriliği teşhisi konur. Büyüme geriliğinin nedeni ise çok çeşitli faktörlere bağlı olabilir ve çocuğun muayene bulgularına göre araştırılmalıdır.
Kimlerde Görülür?
Büyüme geriliği görülen çocukta öncelikle normal-kısa bir çocuk mu olduğu yoksa , büyüme geriliğine neden olan başka bir sorun mu bulunduğu konusuna açıklık getirilmelidir. Normal-kısa grupta iki durum söz konusudur:
- Konstitusyonel (yapısal) büyüme geriliği: Bu çocuklar buluğ çağına geç girerler, fakat buluğ ile birlikte hızla uzayarak normal erişkin boyunu yakalarlar. Bu şekilde geç boy atma hikayesi genellikle anne ve/veya babada da vardır.
- Genetik boy kısalığı: Bu çocuklar normal zamanında buluğ çağına girerler ve fakat erişkin boyları kısa kalır.
Diğer ana gruptaki çocuklarda ise beslenme ile ilgili sorunlar, sistemik bir hastalık veya hormon eksiklikleri söz konusu olabilir.
Beslenme yetersizliği dünyada ve ülkemizde en sık görülen büyüme geriliği nedenidir. Bu durum tüketilen enerji ve/veya protein yetersizliğine bağlı olabileceği gibi bazı besin öğelerinin (demir, çinko gibi) eksikliği sonucu da görülebilir. Bazen besinlerin barsaklardan emilmesini bozan hastalıklar da sorumlu olabilir.
Çocuklarda görülen hemen hemen bütün doğuştan veya kronik hastalıklar büyüme geriliği yapabilir. Örneğin ; kromozom hastalıkları (Turner sendromu, Down sendromu), düşük doğum ağırlığı, kemik hastalıkları, metabolik hastalıklar, kronik böbrek, karaciğer, kalp, akciğer hastalıkları, iyi kontrol edilmeyen diyabet, kronik enfeksiyonlar, uzun süreli ilaç kullanımı (özellikle kortizon tedavisi) sayılabilir.
Tiroid hormonlarının ve büyüme hormonunun doğuştan ya da edinsel eksikliği de büyüme geriliği ile kendini gösterebilir.
Büyüme hormonu eksikliği klasik olarak belirgin büyüme geriliği, büyüme hızında yavaşlama, kemik yaşında gerilik ve boy kısalığını açıklayacak başka bir neden yokken büyüme hormonu uyarı testleri ile büyüme hormonu salgılanmasının yetersiz olduğunun gösterilmesi ile teşhis edilir. Genetik kusurlar, yapısal veya doğuştan ve edinsel hipotalamus ve hipofiz hastalıkları nedenler arasında sayılabilir. Kanser tedavisi için kullanılan radyoterapi ve kemoterapi ile travmatik beyin hasarı hipofiz bezinin zarar görmesine yol açmaktadır. Kanser hastalıklarında yaşam süresinin uzaması bu grubun sıklığını da artırmaktadır. Bununla beraber büyüme hormonu eksikliği olgularının büyük bir kısmının nedeni belli değildir. Büyüme hormonu eksikliğinin toplumdaki sıklığı 1:4,000 ile 1:60,000 arasında verilmektedir. Bu rakamların net olarak saptanamamasının bir nedeni de büyüme hormonu eksikliğinin genellikle tam değil, kısmi olmasıdır.
Genetik Bir Miras mıdır?
Çocuğun genetik potansiyeli, takip ettiği büyüme çizgisi ile karşılaştırılmalıdır. Büyüme hızında genetik potansiyelinden uzaklaşma erken uyarı olarak değerlendirilmelidir. Aşağıdaki formül, genetik potansiyel ile ilgili bir tahminde bulunmamızı sağlayabilir.
- Erkek çocuk için: (Anne boyu + baba boyu +13) ÷ 2
- Kız ocuk için: (Anne boyu + baba boyu – 13) ÷ 2
Bu yöntemle hesaplanan hedef boy büyüme eğrisi üzerinde 18 yaş için işaretlenir. Bu nokta çocuğun izlediği büyüme kanalının ulaşacağı nihai boy ile karşılaştırılır. Eğer bu iki nokta arasındaki fark 5 cm’den küçükse, çocuğun büyümesi genetik potansiyeline uygundur. Eğer fark 5 cm’den büyükse, büyüme geriliğinin başka bir nedeni olabileceği düşünülmelidir. Nihai boyun öngörülmesi için kullanılan bir diğer yöntem kemik yaşının belirlenmesine dayanır. Bu yöntemde sol el ve el bileği grafisi ile saptanan kemik yaşına göre çocuğun erişkin boyunun yüzde kaçına sahip olduğu ve dolayısıyla ulaşacağı son boyu tahmin edilebilir. Bu yöntem normal büyüme hızına sahip olan çocuklar için geçerlidir ve büyüme hızı normal değilse yanıltıcı sonuçlar verebilir.
Büyüme Geriliği Tedavisi Anne Karnında mı Başlar?
Aslında sorunun önlenmesi genellikle tedavi edilmesinden daha kolaydır. Birçok sağlık sorununda olduğu gibi büyüme geriliği de anne karnında başlayabilir. ‘İntrauterin’ büyüme geriliği denen bu durum bebeğe, anneye ve ikisi arasındaki iletişimi sağlayan plasentaya bağlı olabilir. Annenin şeker hastalığından bebeğin kromozom kusurlarına kadar birçok sorun bebekte büyüme geriliğine neden olabilir.
Anne Karnındayken Bu Anlaşılır mı? Nasıl Testler Uygulanır?
Gebelik dönemi bebeğin bütün yaşamını etkileyebilecek sorunlara zemin hazırlayabilir. Bu nedenle annenin ve bebeğin sağlığının çok iyi izlenmesi gerekir. Bebeğin gebelik haftasına göre ulaşması gereken vücut ölçüleri doğum hekimi tarafından ultrasonografi yardımıyla değerlendirilmelidir. Ayrıca annenin kanında yapılacak hormonal değerlendirme (üçlü test gibi) ile birçok sorunla birlikte büyüme geriliğine de neden olabilecek kromozom kusurları (Down sendromu gibi) saptanabilir. Annenin kan basıncı, kanındaki demir düzeyi ve tiroid hormonları bebeğin sağlığı için çok önemlidir.
Annenin Bebeğin Gelişimi İçin Beslenmesi Nasıl Olmalıdır?
Annenin gebelik boyunca sağlıklı ve dengeli bir beslenme planlamasına ihtiyacı vardır. Toplam enerji gereksiniminin karbohidrat, yağ ve protein grubundan alınması gerekirken diyetin yeterli vitamin ve mineral içermesi sağlanmalıdır. Annenin tartı alımı doğum hekimi tarafından izlenmeli ve gerekirse diyet uzmanının yardımıyla kontrol altında tutulmalıdır.
Doğum Sonrası Büyüme Geriliği Nasıl Anlaşılır?
Zamanında doğan bir bebeğin ağırlığı 2500-4000 gram ve boyu 50 + 2 cm’ dir. Hayatın en hızlı büyüme dönemi ilk yıldır ve bebek doğumdan bir yaşına kadar boyunu yaklaşık %50 artırarak (+25 cm) 1 yaşında 75 cm’ ye ulaşır. Bundan sonra,
| 2. yılda | 12.5 cm |
| 3. yılda | 10.0 cm |
| 4. yılda | 7.5 cm |
| Sonraki yıllarda | 5.0 cm büyür. |
Ergenlik döneminde ise, senelik büyüme hızı kızlarda 8-10 cm, erkeklerde 10-12 cm’ ye çıkar. Belirtilen hızlardan daha yavaş büyüyen çocuklar büyüme eğrisi üzerinde beklenen standartların altında kalır ve büyüme geriliği teşhisi konur. Büyümenin izlenmesi mutlaka ağırlık ölçümleri de dikkate alınarak yapılmalıdır. Büyümenin normal hızda devam edebilmesi için ilk koşul ağırlık artışının da normal olmasıdır. Normal bir bebek doğum ağırlığını 5. ayda 2 katına, 1 yaşında 3 katına çıkarır. Bundan sonra yılda yaklaşık 2 kg kazanır. Eğer çocuğunuzun daha önce izlediği çizgiden bir sapma olursa nedeni araştırılmalıdır.

