Çocuklar kuvvetli bir emme refleksiyle dünyaya gelirler. Emme ilk yaşta çocuk için bir gereksinimdir. Çiğneyemedikleri için emme yoluyla karınlarını doyururlar. Çocuğun anne karnında baş parmağını emdiği sanılmaktadır. Bir gün, yeni doğmuş çocuğunuzu beşiğinde yatarken cak cak parmağını emerken yakaladınız. Tabii, bir telaş sardı sizi. Şimdi ne olacak? Biraz sakin olun. Hiçbir şey olmuş değil. Bebeğinizin ara sıra emme ihtiyacını gidermek için parmağını emmesi, ileride saplantılı bir şekilde bu alışkanlığını devam ettirecek anlamına gelmiyor. Fakat yeni doğan çocuğunuzun sevilmeye ve güven duymaya ihtiyacı olduğunu aklınızdan çıkartmayın.1 yaşına kadar genelde bütün çocuklarda parmağını emme davranışı ara sıra da olsa görülür. Bu davranışın azlığı veya çokluğu annesinin memesini veya biberonu ne kadar süreyle emdiği ile ilgilidir. Genelde anne sütü ile beslenen çocuklarda parmak emme alışkanlığı görülmez. Çünkü anne çocuğunu emzirirken gerekli olan sevgi ve şefkati de verir. Göğsünün boşalıp boşalmadığını anlamadığı için bunun kararını bebeğine bırakır. Bebek de ilk 5-6 dakikada ihtiyacı olan sütün çoğunu aldığı halde zevk için emmesine devam eder. Emme süresi yirmi dakika veya yarım saate kadar uzayabilir. Bu süre içinde emme ihtiyacını da gidermiş olur. Parmak emmeye gerek duymaz. Bunun yanı sıra annesinin memesini emerken parmağını araya sıkıştırıp emen çocuklar da vardır. Fakat bunlar azınlıkta olup genelde bu davranışı daha sonra bırakırlar . Biberonla beslenen çocuklara da aynı şekilde sevgi ve şefkat gösterilirse parmak emme davranışı görülmez. Biberonu yatağın kenarına koyup çocuğu kendi kendine beslemeye bırakmak yerine, kucağa alınıp sevgi ve şefkatle beslenmelidir. Biberonla emzirme süresini de yirmi dakikaya çıkartırsanız emme ihtiyacını gidermesine yardımcı olmuş olursunuz. Biberonun çabuk boşalmaması için küçük delikli emzik kullanabilirsiniz. Emme süresinin kısalığı (20 dakika yerine 10 dakikada beslenen çocuklar), beslenme aralıklarının uzunluğu (3 saat ara ile beslenecek yerde 4 saat ara ile beslenen çocuklar) parmak emmeyi çoğaltabilir. Bebekliğinde emme ihtiyacını tatmin için parmağını emen çocuk 1-1,5 yaşından sonra rahatlamak için parmağını emer. Örneğin; yorulduğu, uykusu geldiği zaman, canı sıkılıp oyalanacak bir şey bulamadığı zaman, tedirgin olduğu zaman, anneden ayrıldığı zaman parmak emme davranışında bulunabilir. İleri yaşlarda görülen parmak emme davranışının temelinde anne-çocuk ilişkisindeki yetersizlik ve çocukta güven duygusunun yeterince gelişmemiş olması yatar. Sevgi ve okşama noksanlığından, uyanıkken oyalanacak bir şey bulamadığından da bebekler parmak emebilirler.
Çocuk
-
Çocuklarda Parmak Emme
-
Çocukların Ana Rahminde Fiziksel Gelişimi
Birinci ay: Embriyonun kol ve bacaklarını oluşturacak uzantılar ortaya çıkar. Baş kısmı diğer kısımlara göre çok büyüktür. Bir ayın sonunda kalp çalışmaya başlar. Beyin ve omuriliği üretecek olan nöral tüp adını verdiğimiz yapılaşma ortaya çıkar. Bu aşamada embriyonun boyu ancak ı cm kadardır.
İkinci ay: Organ ve sistem taslakları belirginleşir. Dışarıdan bakıldığında kollar, bacaklar, kulaklar, parmaklar ve göz kapakları fark edilebilir. Boyu 4 cm kadardır.
Üçüncü ay: Organ ve sistemler hızla gelişmektedir. El ve ayak parmakları tırnaklarıyla birlikte artık belirgin bir görünüm kazanmıştır. Doktor, özel aletlerle kalp seslerini duyabilir. Boyu 9 cm’ye ulaşmıştır.
Dördüncü ay: Plasenta ve göbek kordonu iyice gelişmiş, besin ve artık madde alışverişi hızlanmıştır. Fetüs, annenin farkına varabileceği kadar hareket edebilir, tekmeleyebilir. işitme ve yutma yeteneği başlamıştır.
Beşinci ay: El ve ayak tırnakları parmak uçlarına kadar uzamıştır. Artık tekmelemekle kalmaz, her tarafa dönebilir. Uyku ve uyanıklık zamanları tespit edilebilir.
Altıncı ay: Derisi kırmızımsı buruşuk bir görünümdedir. Parmak izleri alınabilir. Kafasında ince tüyler belirmeye başlamıştır. Göz kapakları birbirinden ayrılabilir, gözlerini açabilir. Akciğerleri gelişmiş olmakla beraber henüz hava alış verişi yapacak durumda değildir.
Yedinci ay: Gözlerini rahatça açıp kapatabilir, ağlayabilir. Parmağını emebilir. Işığa ve sese reaksiyon gösterebilir. Organ ve sistemler gelişimlerini büyük oranda tamamlamıştır. Doğumun gerçekleşmesi halinde, özel bakım altında, hayatını devam ettirebilir.
-
Fazla Televizyon Seyreden Çocuklar Genişliyor!
Televizyon karşısında fazla zaman geçiren çocukların bel çevresinin genişlediği belirlendi. Kanada’daki Montreal Üniversitesi tarafından yapılan araştırma, 2 ila 4 yaşındaki çocukların bel çevresinin 10 yaşına kadar, haftada televizyon karşısında fazladan geçirilen her saat için yarım milimetre genişlediğini ve bu çocukların kaslarının zayıflamasına yol açabileceğini gösterdi.
Araştırma, aynı yaş grubundaki çocukların yüzde 15’inin haftada 18 saatten fazla televizyon karşısında kaldığını ve araştırmaya katılan çocukların 10 yaşına geldiğinde televizyon izleme alışkanları nedeniyle bel çevrelerinin 7,6 milimetre kalınlaşabileceğini ortaya koydu.
Haftada 1 saat fazla televizyon karşısında kalan çocuklarda, zıplama mesafesinin de 0,36 santimetre azaldığı da görüldü.
Araştırmada 1314 çocuğun televizyon seyretme alışkanlıkları incelendi.
Araştırmacılar, 4 yaşındaki çocukların haftada ortalama 8,8 saat televizyon seyrettiklerini ve bu rakamın 2 yıl içinde 14,8 saate çıkabileceğini belirtti.
Uzmanlar, 2 yaş üzerindeki çocukların günde 2 saatten fazla televizyon seyretmemesini öneriyor.
Araştırma, “BioMed Central” dergisinde yayımlandı.
-
Televizyon Bağımlılığı Konusunda Aileler Nelere Dikkat Etmeli?
Sevgili Anne Babalar,
Çocukların dışarıda oyun oynayacakları alanların olmaması televizyon bağımlılığını artırıyor. Televizyon konusunda anne babaların bilinçli olması çocukların gelişimleri açısından çok önemlidir.
Çocuklarınız büyürken televizyon çocukları her yaş döneminde nasıl etkiliyor ve nelere dikkat edilmeli?
– 0-3 yaş dönemi: Bu yaşlar çocukların beyin gelişiminin en kritik olduğu dönemdir. Çocukların beyin gelişimlerin büyük bir bölümü bu dönemde tamamlanır. Çocuklar özellikle 2 ile 3 yaş arasında keşfederek, yetişkinlerle iletişim kurarak gelişimlerini desteklerler. Diğer taraftan televizyon pasif bir etkinliktir. Bu dönemde uzun saatler televizyon izleyen çocukların gelişiminde gerilik olabiliyor. Bu nedenle çocuklar 0-3 yaşa kadar televizyondan uzak tutulmalı, 3 yaş sonrası ise eğitici yönü olmadığı taktirde gereksiz yere televizyon izlemesine izin verilmemelidir.
– 3-6 yaş dönemi: Bu dönemde mümkün olduğunca televizyon karşısında az zaman geçirilmeli, kısa seanslar şeklinde televizyon izlenmelidir. Örneğin çocuklar arka arkaya 30 dakika televizyon izlemek yerine 15 dakika izleyip, 1-2 saat ara verdikten sonra 15 dakika daha izleyebilirler. Çocukların arka arkaya saatlerce televizyon izlemesi bilişsel fonksiyonlarını olumsuz etkileyebiliyor.
– Küçük çocukların izleyeceği çizgi filmlerin içeriğine dikkat edilmeli, şiddet içerikli filmler izletilmemelidir. Uzun saatler televizyon izlemek okul öncesi dönemde çocukların psikolojilerini olumsuz etkiler. Çocuklar izledikleri her şeyi taklit etmek ister. Örneğin süperman gibi uçmayı deneyebilirler. Çünkü çocuklar bu dönemde hayal ile gerçeği ayırt edemezler. En masum çizgi film bile olsa çocukların çizgi film fanatiği olması, düzenli izlemesi doğru değildir.
-
Saçma Cümle Oyunu
Eğer aileniz tiyatrodan hoşlanan bir aileyse işte size eğlenceli bir oyun. Önce küçük indeks kartları üzerine aşağıdaki gibi yirmi cümle yazın:
Bak, bir kedi pencereyi tırmandı. Yemek yemem gerekiyor. Alien’ın yaptığına inanabiliyor musun? Bu deprem günüydü.Sonra, canlandırmak için hayvanat bahçesine gitmek, at binmek, okulda sınava girmek ya da bir doğum günü partisine katılmak gibi bir sahne seçin. Tüm kartları oyunu sergileyeceğiniz yerde yüzü dönük bir şekilde yere dizin. Oyunu canlandırmaya başlayın ve istediğiniz zaman birisi yerden bir kart çekip okusun. Bu her zaman komiktir, çünkü kartta yazan şey tamamen konu dışıdır. Başka cümleler uydurup oyuna devam edin. Bu faaliyeti videoya almak da eğlenceli olabilir.
-
Hamilelikte Talasemi Teşhisi
Adana’daki Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Moleküler ve Biyokimyasal Genetik Tanı Merkezi’nde Türkiye’de ağırlıklı olarak Akdeniz Bölgesi’nde görülmesine karşı, göçlerle yayılarak artık tüm dünyanın sorunu haline gelen Talasemi hastalığı hamileliğin 4’üncü haftasında saptanıyor.ÇÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Kıymet Aksoy, Akdeniz ülkelerindeki ırklarda görülen, doğacak çocuğa anne-babasından ‘Beta Talasemi’ geninin kalıtımsal olarak geçtiği bir tür ‘kansızlık’ hastalığı olan Talasemi taşıyıcılarının sayısında önemli artışlar yaşandığını söyledi. Prof. Dr. Kıymet Aksoy, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre tüm dünyada 266 milyonu bulan Talasemi taşıyıcılığının ciddiye alınması gerektiğini de vurgulayarak, “Erken tanının önemi algılanmaz, doğum öncesi tanıda geç kalınırsa, hastaneye bağımlı çocukların sayısı artacak” dedi. Prof. Dr. Aksoy, anne adaylarının hamileliklerinin 4’üncü haftasında mutlaka bir tanı merkezine gidip önerilen testleri yaptırması gerektiğini belirterek, “Bebeğin sağlıklı olup olmadığı ancak hamilelikteki testlerle ortaya çıkar. Ancak bunu da zaman geçirmeden, yani geç kalmadan yaptırmak gerekiyor. Hamilelik döneminde yapılacak olan testlerin amacı, anne veya bebeğin sağlığını etkileyebilecek sorunları önceden tespit ederek gerekli önlemleri zamanında alabilmek. Genetik Tanı Merkezi’nde 3 binin üzerinde yapılan doğum öncesi tanıda sıfır hata ile sonuç alınmıştır” diye konuştu.
Talasemi ile ilgili verileri de aktaran Prof. Dr. Aksoy, Akdeniz Bölgesi’nde hastalığın görülme oranı ve taşıyıcı sayısının fazla olduğunu belirterek şu bilgileri verdi:
-
Mükemmeliyetçi Aile Tutumu Ve Çocuklarda Etkisi
Mükemmeliyetçi anne-babalar çocuklarından daima her şeyin en iyisini beklerler. Gerçekleştiremedikleri hayalleri çocukları gerçekleştirsin ve her anlamda başarılı olun isterler.Herşeyi çok iyi yapmasını, parmakla gösterilen İnsan olmasını beklerler. Bu yüzden de çocuklarını oldukları gibi kabul etmezler. Çocuklarının kapasitesini zorlarlar.Çocuğun yanlış yapmaya hakkı yoktur. Anne-babaların kuralları vardır ve çocuklar bu kurallara kesin uymalıdırlar.Mükemmeliyetçi anne-babalar çocuklardan toplum kurallarına hep uymasını beklerler. Çocuğun arkadaş çevresini anne-baba seçer.Böyle yetişen çocuklar, aşırı titiz ya da aşırı dağınık olabilirler. Kendilerine güvenleri yoktur. Başarısızlıklarında hayal kırıklığına uğrarlar, yanlış yapmaktan korkarlar. Bir fikir ya da kişi, çocuklar için ya çok olumlu ya da çok olumsuzdur.Çocuk doğal içgüdüleri ve ağır kurallar arasında sıkışıp kalır. Sürekli bir iç çatışma halindedir. Sevgi ve nefret gibi duyguyu aynı anda yaşayabilir.
-
Bebeğinizi Yeni Emzirmeye Başlamak
Yeni Doğum Yapan Annenin Bakımı
Yenidoğan Bebeği ilk Emzirme Çabası
ilk başta bazı problemlerle karşılaşsanız da endişelenmeyin; emzirme iyi gittiğinde kendinizi dünyanın en gururlu annesi gibi hissedeceksiniz.
Bebeğinizle birlikte, yeni bir beceri kazanmaya çalıştığınızı unutmayın. Emzirme sanatını mükemmel uygulamanız zaman ve sabır gerektirir
DuygularınızDoğumu takip eden ilk haftalarda o kadar yorgun ve duygusal olursunuz ki, sıradan problemler karşısında bile ezilebilirsiniz. Bebeğinizi birkaç saatte bir beslemeniz gerekir, bu yüzden onu beslemekten başka bir şey yapmıyormuşsunuz hissine kapılabilirsiniz.
Sabırlı olmaya gayret edin. Bebeğiniz süt emmeyi daha iyi öğrendikçe, öğünlerinin arasındaki süre de uzayacaktır, iki aylık oluncaya kadar dört saatte bir beslenmeye alışacaktır. Bu arada emzirmeye ayrılan saatler bebeğinizi tanımak, onunla derin bağlar kurmak için faydalanacağınız ideal fırsatlardır.
Bebeğin Memeyi reddetmesiBebeklerin memeyi reddetmelerinin pek çok nedeni olabilir. Birçoğu da kolayca çözülebilir.
♦ Göğüsleriniz çok fazla şişip dolmuş olabilir, ağrıyıp sertleşebilir. Bu da bebeğinizin memeyi almasını güçleştirir. Bir havluyu ısıtıp göğüslerinizin üzerine koyarak ya da sıcak bir banyo yaparak göğüslerinizi rahatlatabilirsiniz. Biraz süt sağmayı denemeniz de faydalı olabilir.
♦ Sütünüz onun tıkanmasına sebep olacak kadar hızlı geliyor olabilir. Basıncı almak ve sütünüzün akışını yavaşlatmak için göğüslerinizden biraz süt sağabilirsiniz.
♦ Bebeğinizi emzirirken memenizi baş parmağınız yukarıda olacak şekilde, alttan diğer dört parmağınız ile sıkmadan destekleyerek emzirin.
♦ Burnunun tıkalı olması da nefes almasını zorlaştırabilir. Bu konuda işe yarayacak burun damlaları için doktorunuza danışın.
Göğüslerinizin Bakımı
Emzirme aralarında göğüslerinizden süt sızıyorsa, giysilerinizin ıslanmasını önleyebilir, göğüs uçlarınızın kuru kalmasını sağlayabilirsiniz. Böylece hassaslaşıp yara olmalarını da engellemiş olursunuz. Bunun için sutyeninize tam olarak uyan, emici göğüs pedleri kullanabilirsiniz. Ayrıca süt sızıntısını tutmak için rezervuarları olan plastik göğüs kapakları da kullanılabilir. Bebeğinizi emzirirken zaman zaman kullanabileceğiniz göğüs ucu kalkanları da, göğüslerinizi çatlamaya karşı korur ve acımalarını önler.
Emzirme sırasında uyuyakalmak
Deneyimli bir bebek, gıdasının çoğunu ilk üç-beş dakika içinde alır ve midesini doldurunca da, mutluluk dolu bir hoşnutlukla memede uyuyakalır! Yine de, eğer göğsünüzü tamamen boşaltmamışsa, yarım saat kadar sonra onu nazikçe uyandırabilir, biraz daha emzirebilirsiniz (altını değiştirmek onu uyandıracaktır).
Rahatsız beslenme -
Bebekler De Tuvalet Eğitimi Ne Zaman Başlamalı?
8 ay ve üç yaş arası çocukların çoğu, tuvalet eğitimi için hazır oluyor. Bu yaş grubundaki çocuklar günde bir kez, genelde de yemekten sonraki bir saatte tuvaletlerini yapıyorlar. Büyük tuvaletlerini yapmak için en çok kahvaltı saatinden sonraki zamanı tercih ediyorlar.
Çocuklar büyük miktarda su içtiklerinden ya da sulu gıdalar tükettiklerinden yarım- bir saat içinde de çişlerini yapıyorlar. Annelerin bu zaman aralıklarını takip etmesi tuvalet eğitimini de kolaylaştırıyor. İdrar ve büyük tuvalet kontrolü sırasının çocuktan çocuğa değiştiğini belirten Dr. Duygu Gür Ünal şunları söylüyor: “Bazı çocuklarda mesane önce olgunlaşıyor, bu çocuklar idrarlarını daha kolay tutabiliyor. Bazı çocuklar idrar kontrolünden aylar önce büyük tuvaletlerini söyleyebiliyor. Ancak gündüz idrar kontrolü sağlandıktan sonra gece idrar kontrolü sağlanıyor. Gece idrar kontrolü 4 yaşa kadar uzayabiliyor.”
-
Çocuklarda Nedensellik Kavramı
Çocuk sürekli değişmelerle karşılaşır, acaba bunları kendi kendine nasıl açıklar?
Farklı yaştaki çocuklardan alınan tepkiler 3 grupta toplanılır.
1. Nedenler güdüseldir .
-İlk yıllarda olayın nedeni ne olursa olsun neden her zaman bir insandır.
-3-4 yaşta herhangi bir şekilde iki obje birbirine benziyor ise biri diğerine neden olur. Örneğin odadaki gölge dışarıdaki gölgenin nedeni olabilir.
2. Nedensellik yapaydır.
-Çocuğun ortaya koyduğu nedenler, doğrudan doğruya gerçek durumla ilgili değildir.
-Nedenler onun hayal gücü ve yaratıcılığına karşıdır.
3-Nedenler dinamiktir.
-7-8 yaşındaki çocuk, sorusuna cevap aramaya başlar.
Örnek: “Bulutlar rüzgarla hareket ediyor.” der.Nedenler daha çok mekaniktir. Örnek: “Rüzgarlar bulutu itti.” Çocuk genellemeye de gider.
Örnek: ” Güneş ateştendir.”
Bilgileri üzerinde fikir yürütebilir.
Örnek: “Su hafiftir çünkü sıvıdır.
-10-12 yaşında mantık, yetişkininki gibi gelişmiştir. Nedensellik kavramını incelemenin, çocuğun diğer kavramlarla ilgili düşünme şeklinin anlaşılmasına daha çok yardımcı olacağı sanılmaktadır.