Bebek Davranışları

  • Evinizi Bebek Için Nasıl Güvenli Hale Getirilir?

    Çocuğunuz yürümeye başladığı andan itibaren almanız gereken önemli bir karar var: Eviniz derli toplu bir ev mi olsun, yoksa çocuğunuzun rahat gezdiği, oynadığı, keşifler yaptığı çocuk evi mi olsun? Eğef düzenli bir ev hanımı veya tertipli bir ev erkeği iseniz, tabii ki oyunuzu derli toplu evden yana kullanacaksınız. Yani her zaman için düzenli ve temiz olan bir ev, çeşitli yerlerde örtüler, süsler ve çocuğunuza getirdiğiniz yasaklar, yasaklar … Sizin evinizde hakim olan kelimeler; “yapma, hayır, dokunma”lar olacaktır.

    Maalesef çocuğunuz bu ihtarlarla büyüyecektir. Çocuğunuz yürümeye başlayana kadar, çevreyi tanıma girişimleri sınırlıydı. Fakat yürümeye başladıktan sonra evin her yerine gitmeyi ve yeni yeni keşiflerde bulunmayı öğrendi. Bu dönem çocuğunda bulunan doğal bir özelliktir bu. Evin her deliğine girecek, her yerini karıştıracak, kıracak, dökecek, dağıtacak, çekmeceleri karıştıracak hatta bir üst çekmeceye çıkmak için, alt çekmeceyi merdiven olarak kullanacaktır. Bu girişimlerde bulunması, çevresini adeta bir keşif gibi incelemesi, fakat bu incelemelerini sadece gözleriyle değil, ellerini, ayaklarını, ağzını yani bütün bedenini kullanarak yapması onun; duygusal, fiziksel, zihinsel, sosyal tüm gelişim alanlarını olumlu yönde etkileyecektir. Bu keşfetme dürtüsüyle etrafta dolaşan çocuğunuzun çabalarını kimseye zarar vermeyecek şekilde olumlu yönde geliştirmek istiyorsanız, evinizi çocuk evine çevirin.

  • Kırılgan Eşyaları Bebekten Uzaklaştırın

    Her zaman bir bebeğin hayatımızı değiştirmeyeceğini söyledim. Ama kızımız etrafta emeklerken yıllar boyunca teker teker sahip olduğumuz pek çok değerli şey tehlike altında. Onları paketleyip kaldırmalı mıyım yoksa kızıma onlardan uzak kalmasını mı öğretmeliyim?

    Pek çok porselen dükkanı yedi ya da sekiz aylık bir bebeği misafir etmekten ne kadar memnun olursa bir boğayı misafir etmekten de o kadar memnun olur. Ve gerçekten de kırılabilir eşyalarınızın salonunuzda bebeğinizle birlikte durma şansı bir arenada El Toro ile dururken olduğu kadardır.

    Dolayısıyla eğer Paris’ten aldığınız Saccarat kilsenizi veya en iyi arkadaşınızın size verdiği Wedgewood vazosunu kırık bir şekilde bebeğinizin ayakları dibinde görmek istemiyorsanız,bebek yeteri kadar büyüyene veya onlara saygıyla davranacak yaşa gelene kadar (birkaç yıl sürebilir) ulaşamayacağı bir yerde saklayın.

    Aynı şekilde sanatsal olsun ya da olmasın çekip düşürdüğü zaman onu incitebilecek kadar ağır olan nesneleri de ortadan kaldırın.Yine de aileniz önünüzdeki yıllan tümüyle süslemelerden arındırılmış bir evde geçirmemelidir (sizin ve çocuğunuzun yararı açısından.)Eğer onun hayatta narin ve kırılgan şeylerle birlikte yaşamayı öğrenmesini istiyorsanız, bu yaşta bile bazılarıyla karşılaşmalıdır. Birkaç basit veaz kıymetli parçayı bebeğinizin ulaşabileceği yerlerde bırakın. Onu ellemek için uzandığında sert bir şekilde “Hayır dokunma ona. O anne ve babanın!” deyin. Ona bir oyuncak verin ve kendi oyuncağının ona ait olduğunu anlatın. Eğer yasaklanan nesneye ulaşmakta ısrarcı olursa,ortadan kaldırın ve ertesi gün tekrar yerine koyun.(Çok fazla hayır etkisini kaybeder.) Şu anda uyum göstereceğine güvenemeseniz de (küçük bebeklerin hafızaları kötüdür) sonuçta çocuğunuz anlayacaktır, böylece Baccarat ile Wedgwood’u geri getirebilirsiniz.

  • Yürümeyi Öğrenmeye Çalışan Bebeğin Düşmesi Normaldir!

    Çocuğum yürümeye başladığından beri kendimi bir felaket bölgesinde yaşıyormuş gibi hissediyorum. Kendi ayağına takılıyor, sandalyelerideviriyor, masa köşelerine kafasını vuruyor…

    Bu yaş, ebeveynlerin kendilerinin ve bebeklerininyaşamlarından endişe ettikleri dönemdir.Yarık dudaklar, mor gözler, şişlikler, sıyrıklar ve birçok sayısız işaretin bebeklerinizde görüldüğü dönemdir. Anne ve baba için gergin sinirler ve hızlı kalp atışları demektir. Bebekler sürekli ilerleyecek, tekrar tekraraynı şeyleri yapacaklardır, yoksa nasıl kendi başlarına dolaşmayı hatta diğer öğrendiklerini öğrenirlerdi.

    Eski bir atasözünde söylendiği gibi ata binmeyi öğrenmek sadece yedi kez düşmeyi gerektirir. Fakat yürümeyi ve tırmanmayı öğrenmek biraz daha farklı bir anlaşmaya tabidir. Bir sabahta yedi ya da daha fazla düşüş gerekir, bu nadir bir olay değildir. Kimi çocuklar dikkat etmeyi çok çabuk öğrenirler, kahve masasını bir defa devirdikten sonra birkaç gün yaklaşmazlar ve sonra da daha dikkatli davranırlar. Kimi de dikkati asla öğrenmeyecek gibi görünür, asla korkmaz, asla acı hissetmez, masayı onuncu kez devirdikten beş dakika sonra on birinci için görev yerine gelir.

    Yürümeyi öğrenmek, bir deneme yanılma yoludur; daha açık olmak gerekirse adım atmak ve düşmekle olur. Öğrenme sürecine karışmamalısınız. Sizin yapmanız gereken sinirli bir izleyici olmadan, çocuğunuz düştüğünde, güvenle düşmesini sağlayacak her türlü önemi almanız. Odadaki halının üzerinde düşmesi sadece egosuna zarar verecekken, merdivenlerden yuvarlanması çok daha fazla zarar getirir. Koltuğun yuvarlak kenarına çarpmak biraz ağlatabilir,ancak camın sivri köşesine vurmak ortalığı kan gölüne çevirebilir.

  • Bebeklerin Evi Dağıtması Ve Ev Düzenini Bozması

    Çocuğum artık emeklemeye başladı, her şeyi çekiştiriyor ve ben evdeki dağınıklıkla baş edemez oldum. Onu ve yaptığı dağınıklığı daha çok kontrol etmeye çalışmalı mıyım yoksa boş mu vermeliyim?

    Dağınıklık sizin en kötü düşmanınız olabilir ancak maceracı bir bebeğin en iyi dostudur. Sürekli düzenli tutulan bir ev yeni hareketlenmeye başlayan bir çocuk için Kristof Kolomb’un bir denize veya Lewis ile Clark’ın bir kasaba otoparkına duyacağı merak kadar ilgi uyandıran bir maceradır.

    Mantık ve güvenlik sınırları çerçevesinde çocuğunuz kaslarını hareket ettirirken merakını giderebilmelidir. Etrafta serbestçe dolaşıp dağınıklık yapmasına izin vermek entellektüel gelişimine ve fiziksel gelişimine yarar sağlayacaktır. Bu gerçeği kabullenmek sizin sağlığınız için önemlidir. Çocukları olmadan önceki gibi evlerini temiz tutmaya çalışıp dağınıklıkla mücadele eden ebeveynler bunu pek başaramayacakları için hayal kırıklığına uğramaya ve aşırı huzursuzluk ve bıkkınlık hissetmeye mahkum olurlar. Ancak siz gerçeklerle yaşamaya alışmak için birkaç adım atabilirsiniz:

    Güvenli bir ev ile başlayın.
    Çamaşırlarını yatak odasının ortasına atması veya mutfakta yerleri peçetelerle kaplaması kabul edilebilir bir durum olsa da, cam şişelerini birbirine vurup ne olacağını merak etmesi veya klor temizleyiciyi halıya dökmesi uygun olmaz. Dolayısıyla bebeğinizi serbest bırakmadan önce evinizi çocuktan, çocuğunuzu da evdeki tehlikelerden koruyacak önlemleri aldığınızdan emin olun.

  • Bebeklerde Taklit Yoluyla Öğrenme

    Bebeğiniz artık aletler, saç fırçası ve bir şeyi silmek için bez gibi şeyleri kullanmayı beceriyor. Bu dönemde daha sonraki yıllarda da sürdüreceği taklitçi oyunu oynamaya başlar. Bebeğiniz çevresindekilerin en sık yaptığı hareketleri taklit etmekten hoşlanabilir: Bu oyun bağımsızlığa doğru atılmış önemli bir adımdır.

    Bebekler çok çabuk öğrenirler ve olağanüstü bir bellekleri vardır. Bir deneyde 18 aylık bebekler deneycinin alnını bir kutuya değdirerek kutudaki ışığı yakmasını izlemiş. Bir hafta sonra bebeklere oynamaları için aynı kutu verilmiş. Olayı hatırlayarak alınlarını kutuya değdirip ışığı yakmaya çalışmışlar! Gördüğünüz gibi bebeğin sizin yaptıklarınızı seyrederek uzun bir zaman geçirmesi çok önemlidir. Bazen siz yemek yaparken onu mama sandalyesine oturtup yanınıza alın ya da ev işleri sırasında yanınızda taşıyın. Orangutan yavruları bütün günü annelerinin sırtında geçirirler. Bebeklik çağında kendi yaşam alanlarında bulunan yüzlerce farklı bitkiyi tanımayı ve yemeyi öğrenirler.

    İnsan yavruları da aynı şekilde öğrenir, ancak bizim beyinlerimiz daha büyük ve aktivitemiz çok daha karmaşık olduğundan öğreneceğimiz çok daha fazla şey vardır. Bebeğiniz sizi pratik işler yaparken seyretmekten çok hoşlanacak, mobilya parçasını yerleştirmenize ‘yardım etmek’ için yanınıza gelecektir. Bebeklerin bu yolla edindikleri bilgiyi azımsamayın.

  • Bebeğinizle “getir” Oyunu Oynayın

    Bunun köpeklere mahsus bir oyun olduğunu düşünebilirsiniz, ama çocuğunuz ikinci yaşına geldiğinde Fino’dan çok daha üstün getirme becerisine sahiptir. Bebek hareketlendikten hemen sonra adını bilebileceği şeyleri size getirmesini söyleyin. Başlangıçta genellikle sizi duymazdan gelir, çünkü o dönemde bu oyunun gerektirdiği dil becerisinin yanı sıra istekler ve emirler, lütfen ve teşekkür ederim kavramları ve belki de işaret etme hakkında hala öğrenmeye devam etmektedir. Kısa zamanda isteklerinizi yerine getirmeye başlayacak, hem egzersiz hem dilde ustalık gerektiren bu oyunu çok sevecektir.

    Bu, bebeğinizin gerçekten kaç sözcüğü anladığını bulmak için de harika bir yoldur: Size oyuncak deveyi getirebiliyor mu? Telefonunuzu getiriyor mu? Çocuk büyüdükçe daha karmaşık talimat vermeyi deneyebilirsiniz: ‘Lütfen bana sepetten bebek bezlerini getirir misin?’ ‘Bana topu getir misin lütfen-kanepenin altında.’ ‘Lütfen hole gidip dolaptan el fenerini getirir misin?’ Çocuğunuz iki yaşına yaklaşırken daha da zor görevler vermeyi deneyebilirsiniz: ‘Kutuyu masanın yanına koyup üzerine çık. Masanın üstündeki kağıt mendili lütfen bana getir.’

  • Parmak Ucunda Yürümek Hastalık Habercisi Mi?

    Çocuklar neden parmak ucunda yürür? Parmak ucunda yürümek hastalık habercisi mi? İşe bu soruların cevapları…

    Çocuğunuz parmak ucunda yürüyorsa, özellikle de yeni yürümeye başladıysa o zaman mutlaka bir Ortopedi ve Travmatoloji uzmanına gitmek gerekir. Çünkü bu durum geçici olabileceği gibi; kalıcı olabilecek bir hastalığın da ön habercisi olabilir.

    Çocuklarda görülen parmak ucunda yürümenin nedenlerini Hisar Intercontinental Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Teoman Benli şöyle anlattı:
    “Çocuklar genellikle 12-18 ay arasında yürümeye başlar ve ilk yürüyüş, halk arasında apalamak olarak da bilinen çocuğun dengesini sağlamak için dizlerini hafif büküp, ayaklarını hafif içe döndürerek, yalpalayarak ve kısa adımlarla yapılandır. Aileler genellikle çocuklarında bu dönemdeki içe basmadan şüphe edip doktora götürürler.

    Ne var ki bu çocukların büyük bir çoğunluğu normaldir ve yürüyüşleri fizyolojik gelişimlerinin bir parçası olarak böyledir. Ancak çocuk parmak ucunda yürüyorsa o zaman mutlaka bir Ortopedi ve Travmatoloji uzmanına gitmek gerekir. Gerçi bu çocukların yine önemli bir kısmı idiopatik olup, yani sebebi bilinmeyen cinsten olup, tedavi edilmeksizin kendi kendine düzelebilir.”

  • Yatak Zamanı Savaşları

    Okul öncesi yıllarda yatma zamanına karşı çıkmak en sık rastlanan problem­lerden biridir. Neredeyse her çocuk yatağa gitmekten kaçma (“Bu oyunu bir kere daha oynayacağım ve sonra yatacağım.”) ve bunu geciktirme (“Bir öpü­cük daha alabilir miyim?”) evresini yaşar ya da yatağına gitmeyi reddeder. (“Ama yatağa gitmek istemiyorum. Yorulmadım bile!”). Okul öncesi çocukla­rın her gece 10-12 saat uyuması çok önemlidir, bu yüzden sıkı yatak kuralla­rı uygulamanız gerekir, işte size birkaç kolaylık:

    Onu açıkça uyarın. Yatma zamanı yaklaşınca, çocuğunuzun hazırlanma za­manının geldiğini bilmesini sağlayın. “Beş dakikan daha var, sonra yıkanaca­ğız.” deyin. Fazla oyalanmasına izin vermeyin.
    Yatma zamanını saate bakarak anlamasını öğretin. Çocuğunuz akşam 8’de yatıyorsa, mutfak saatinde 8’in nasıl göründüğünü gösterin. Bu kadar nesnel bir şey hakkında tartışma olamaz!

    Eğlenceli bir yatak zamanı yöntemi saptayın. Gün sonunda sakinleşmek pek çok okul öncesi çocuk için zordur, ama sakinleştirici bir yöntem, gün modundan gece moduna geçmelerini kolaylaştırabilir. Örneğin, ılık bir banyo ile baş­layın. Sonra pijamalarını giydirin, dişlerini fırçalayın ve bir ya da iki kitap oku­yun. Vedalaşmanızı kısa tutun, sarılıp öptükten ve tatlı rüyalar dedikten sonra odadan çıkın.

    Oyuna gelmeyin. Çocuğunuz yatma zamanını bir bardak daha su isteyerek ya da bir kez daha sarılarak uzatabileceğini düşünürse bunu yapacaktır. Net olarak sadece bir bardak su içebileceğini söyleyin. Sonra dirençli olun. Teslim olursanız, stratejisinin işe yaradığını anlar.