Hepimiz etrafımızda görüyoruzdur çocuklarının peşinde koşan anneleri ellerinde mama kaseleriyle…”Bak…a..Kuş geçti”.. Hoop bir kaşık daha… “Sen yemezsen kardeş yiyecek senin mamanı çabuk bitir. Çabuk” şeklinde bir telaş içinde çırpınıp duruyorlar oyun parklarında…Kimi zaman da, en sevdiği çizgi filmi izleyen çocuğunu, tam zamanı deyip ona yemek yedirebilmek için fırsat kolluyorlar…
Mama sandalyesinde, balkonda ya da oyun parkında… Mekan hiç fark etmiyor, anneler, bir elinde kase öbür elinde kaşık, her an hücuma hazır, beklemede…
Eminim böyle davranan anneler, beslenme saatinden sonra yorgun savaşçılar gibi hissediyorlardır kendilerini; görevini yapmanın huzuru ile enerjileri bitmiş, bir sonraki aşamanın planlarını yaparak…
Bu durum her anneye zaman zaman tükenmişlik duygusu yaşatır elbette…
Ülkemizde ne yazık ki, babadan çok anneler sorumludur çocuk beslenmesinden… Bu durumun değişmesini temenni ederek, çocuğunun iyi beslenip beslenmediğini merak eden annelere ve de ilgili babalara bazı öneri ve uyarılarda bulunmak istiyorum:
Zayıf bebek, her zaman, yetersiz beslenen bebek anlamına gelmez. Bazı bebekler, diğerlerine göre daha hareketli veya genlerinden dolayı ufak tefek olabilir.
Genel olarak bebeğiniz, keyifli, neşeli ve hareketli ise, sürekli uyumaya meyilli değilse, bezini günde 5-6 kez kirletiyorsa, son iki aydır kilo alımı normalse, bebeğiniz sizin istediğiniz kadar yemediği için, onun yetersiz beslendiği kaygısına kapılmayın.
İştahsızlıkla birlikte büyüme geriliği varsa, işte o zaman bir problem var demektir. Bir uzmana danışma zamanıdır. Eğer yoksa problem sizin davranışlarınızdadır.