Bebek

  • Yenidoğan: Yeni Doğan Bebeğin İlk Haftası – Bebek Gelişimi 3.hafta

    YENİ DOĞAN BEBEĞİNİZİN KARINÜSTÜ(YÜZÜSTÜ) YATMASI

    Bebeğinizin uyanık olduğu zamanlarda onu bir süreliğine karınüstü yatırmaya devam edin. Uykuda oldukları zaman sırtüstü yatmalıdırlar ancak boyun kaslarının gelişimi için uyanıkken karın üstünde vakit geçirmelidirler ki ilerleyen zamanlarda kendini ileri itme, oturma ve emekleme yaparken bu kaslara çok ihtiyacı olacaktır. Karınüstü yatış, bebeğinizin kafasının arkasının düz olmasını da engeller.

    Bu haftasonu itibarıyla bebeğiniz kısa bir süre kafasını kaldırabilir ve karınüstü yatarken başını sağa sola döndürebilir. Ona doğru eğilerek, yüzünüzü yaklaştırıp, başını size doğru kaldırmasına ve bakmasına teşvik edebilirsiniz. Bir havlu yada benzeri bir şeyi katlayıp göğsünün altına koyarsanız, kendisini ileri itmelerini başlatmasına yardımcı olmuş olursunuz. Çok yakında bebeğinizin sinir sistemi ve kas kontrolü gelişecek ve sarsılma hareketleri daha akıcı olacaktır.

    YENİDOĞAN BEBEKLERDE KENDİ KENDİNİ YATIŞTIRMA
    Bebekler emmeyi severler ve ihtiyaç duyarlar dolayısıyla ona yardımcı olmalısınız. Bir emziğin onun emme ihtiyacını karşılayabilir ve bebeğinizi yatıştırabilir. Amerikan Pediatri Akademisi bebeklere, uykuda ölüm riskini(SIDS)azalttığı için uyurken emzik emmelerini, tavsiye etmektedir. Etrafta emecek herhangi bir şey yada parmağınız yoksa, bebeğiniz baş parmağını yada diğer parmaklarını emerek kendi kendini rahatlatabilir.

    YENİ DOĞAN BEBEĞİNİZİN YANINDA KESİNLİKLE SİGARA İÇMEYİN!
    Eğer siz yada eşiniz sigara içiyorsanız bırakmak isteyebilirsiniz. Pasif içicilik bebeğiniz için çok tehlikeli olabilmektedir. Ciğerlerini zayıflatır, kulak enfeksiyonlarına daha açık hale getirir, horlamayı artırıp uykuda nefes düzensizliğine yol açar ki bu da davranış ve öğrenmeye bozukluğuna yol açar, ayrıca ani ölüm riskini artırır. Bebeğinizin bulunduğu odada içmeseniz bile, zararlı kimyasallar birkaç dakika içinde evinizin her yanına dağılmaktadır.

  • Yenidoğan: Yeni Doğan Bebeğin İlk Haftası – Bebek Gelişimi 2.hafta

    Rahminizin için sıcak ve rahattı, bu yüzden sizin dışarınızdaki dünya ona çok sesli, renkli ve karışık gelecektir, buna alışması zaman alır. Bebeğinizin sizinle iletişim kurmasının tek yolu ağlamaktır ancak siz onunla ses tonunuz ve dokunuşlarınızla kendinizi ifade edebilirsiniz. (Bebeğiniz şuan sizin sesinizi tanır ve diğeri arasından sizinkini fark eder.)

    Bebeğiniz şuan kucakta durmayı, ilgilenilmeyi, öpülmeyi, sarılınılmayı, sevilmeyi ve masaj yapılmasını sevecektir. Şu an hatta sizin sesinizi duyduğunda bir ‘’eh’’ sesi çıkarabilir ve kalabalığın arasında sizi arar.

    YENİ DOĞAN BEBEKLERDE KOLİK AĞLAMALARI

    Bebeğiniz bir haftadır 3 günden fazla günde 3 saat ve daha çok ağlıyorsa ve rahatsızlığının hiçbir sağlıksal nedeni de yoksa , kolik olma olasığı yüksektir. Koliklik, sağlıklı bir bebekte durdurulamayan ağlamalar için kullanılan bir terimdir.
    Kolik bir bebek, rahatsız görünür, bacaklarını uzatıp çekerek gaz çıkarmaya çalışır. Huzursuzluğu günün herhangi bir saatinde olabilir ama genelde akşam 6 ile gece yarısı arasında yoğundur.
    Neyseki koliklik sonsuza kadar sürmez, bebeklerin yüzde 60’ının kolik ağlamaları 3 ay içinde büyük oranda azalır ve yüzde 90’ı da 4 ay içinde daha iyi bir hale gelir.

    YENİDOĞAN GÖBEĞİ İÇE Mİ DIŞA MI?
    Bebeğiniz doğduğu anda doktorunuz göbek bağını keser ve bebekte bir kısmını bırakır. Bu parça doğumdan sonraki birkaç hafta içinde düşer. Bu süre içinde bebeğinizi sabunlu süngerle silerek temizleyebilirsiniz, bu, göbek kısmının kuru kalmasını sağlayacaktır. Göbek bağı tamamen düşünce geride hoş bir göbek deliği olacaktır.

  • Yenidoğan: Yeni Doğan Bebeğinize Nasıl En İyi Şekilde Bakabilirsiniz?

    Bebek doğduktan sonra ona nasıl bakacağınız hakkında pek çok sorularınız olacaktır. Burada, annelerimizin aklına en sık gelen sorulara yanıtlar vermeye çalışacağız.

    Yeni Doğan Bebeklerde Emzirme Düzeni : İlk haftalarda emzirme düzensizdir ve bebek her istediğinde emzirilmelidir. Her iki göğsü de eşit sürelerde emzirtmek idealdir. Ancak bu her zaman gerçekleşmez. Bebek bir seferde tek göğsü emerse bir sonraki sefer diğer taraftan emzirmek gerekir. Ilk 10 dakikadan sonra gelen süt daha yağlıdır; bebekte doygunluk hissi uyandırır. Bir göğsü emmesi bu nedenle yeterli olabilir. Günde yaklaşık 10-12 kere emmesi ve ilk 4-6 ay gece beslenmesi normaldir. Emzirilen bebeğe su vermek gerekmez. Meyve püresi ve pirinçli mama benzeri ekbesinler 6 aydan sonra verilmelidir.

     

    Yeni Doğan Bebeklerde Dışkı ve İdrar Sıklığı : Bebeğinizin ilk ayında dışkı sayısı fazladır (günde 6-8 kez). Anne sütüyle beslenen bebeklerin dışkıları cıvık olur. Dışkı ilk günler yeşilimsi, daha sonra altın sarısı renk alır. Mama ile beslenen bebeklerin dışkıları daha kıvamlı ve sıklığı daha azdır. Bu bebeklerde kabızlık da olabilir. Bebeğin günde en az 6-8 kez idrar yapması gerekir.Bu beslenmenin yeterli olduğunu gösterir. Bir iki ay sonra bebek 2-3 günde bir de dışkılıyabilir, buda normaldir.

    Yeni Doğan Bebeklerde Alt Değiştirme : Bebeğinizin altını sık değiştirin. Beslenme öncesi altı kirli ise veya bebek huzursuz ise bebeğinizin altını değiştirin. Beslenme ile barsak hareketleri artacaktır; bu nedenle beslenme sonrasıda bebeğinizin altını değiştirmeniz gerekebilir. bebeğin altını ıslak pamukla silebilir, çok kirli ise yıkayabilirsiniz. hazır silme bezleri, yolculuklarınızda pratik olacaktır. bebeğin cildi çok hassastır. Islak veya kirli bez uzun süre ( 3-4 saat ) kalırsa PİŞİK olur. Bu durumda bebek cildine uygun pişik kremi uygulayabilirsiniz. Unutmayın kız bebeklerin altları önden arkaya doğru temizlemek gerekir.

  • Yenidoğan: Yeni Doğan Bebek Bakımında Acemi Anneler İçin Püf Noktaları

    Yetişkinlerin bağışıklık sistemini etkilemeyen bakteri ve virüsler dünyaya yeni gelmiş savunmasız, korumasız bebeğinizde ciddi hastalıklara sebep olurlar. Bu nedenle bebeğinizin aşıları tamamlana kadar lütfen kimsenin öpmesine,ellerini yıkamadan kucağına almasına izin vermeyin. Yakın temasta bulunmamaları için uyarın. Sonradan pişman olmaktansa baştan tedbirinizi almanız her zaman sizin faydanızadır.

    Öpücük hastalığı küçük bebeklerde ciddi sorunlara sebep olan bir hastalıktır ama hiçbir yetişkinde belirti göstermez. Bebeğinizin ellerine dokunmalarına izin vermeyin. Bebekler genelde ellerini ağızlarına götürürler. Söyleyin ayaklarını tutarak sevsinler. Sizde dışarıdan gelince kıyafetlerinizi mutlaka değiştirmelisiniz. Gelen misafirleriniz bebeği kucaklarına almak isterlerse daha önceden hazır bulunduracağınız tülbentleri misafirlerin omuzlarına örtün ve bebeği o şekilde verin. Böylelikle bebeğin ağzı onların kıyafetlerine temas etmemiş olur. Koruyabildiğiniz kadar bebeklerimizi korumak biz ebeveynlerin görevi. Onlar bu dünyanın kurallarını henüz bilmiyorlar.

    Biz bebeğimizi koyduğumuz sepetin üzerine bir yazı asmıştık :))) ”LÜTFEN ELLERİNİZİ YIKAR MISINIZ” yazıyordu. Bu yazıyı okuyanlar söylemeye gerek kalmadan ellerini yıkıyorlardı zaten…

    Yeni doğan bebeğiniz hastaneden çıkarken kilosunun yüzde 10’nu kaybedecektir. Endişelenmeyin. Her bebeğe olan bir durumdur. 2 hafta içinde doğum kilosuna ulaşacaktır.
    Yeni doğan bebeler sık sık hapşırırlar. Hapşırma genelde bebeğin genzine kaçanları temizlemek için yaptığı temizleme hareketidir…. Aman üşüttü, soğuk aldı diye paniğe kapılmayın.
    Sık sık hıçkırırlar. Bu da normaldir telaş etmeyin. Hıçkıran bebeğinizi emzirin…. Geçecektir.
    Özellikle ilk haftalarda uyurken yüzünde gülümseme olacaktır. Büyüklerimiz bunu gördüklerinde ”Melekler ile konuşuyor ”derler. Ben de bu söze kendi inançlarım doğrultusunda katılıyorum. Fakat aldığım eğitimler de tıbbi açıdan bunların bir refleks olduğunu söylediler. Siz hangisine inanmak isterseniz odur…
    Uykusunda çok sıçrayacaktır. Sakın korkmayın. Bebeğiniz daracık bir ortamdan geniş bir ortama geldiği için kendini boşlukta gibi hissediyor. Alışana kadar sıçramaları sürecek. Endişelenmeyin. Tam kundağa ben de karşıyım ama gevşek, sadece kollarını hafifçe saran bir sarma yapabilirsiniz. Böylelikle kendini daha güvende hissedecektir. Sıçramaları da azalacaktır.
    Bebeğiniz ilk çişini 24 saat içinde, ilk kakasını da 48 saat içinde yapmalıdır. Bu süre içinde hastanede olacağınız için doktorunuz tarafından takip edilecektir.
    Bebeğinizi; büyüklerin endişelerine kulak asıp sakın kat kat giydirmeyin. Oda sıcaklığı 23-24 derece ise iki ince kat giydirmeniz yeterlidir. Yanlış olan üst üste giydirip bebeğin terlemesine neden olup hasta etmektir.. ”Aman bebek üşüdü hasta olacak” laflarına kulaklarınızı tıkayın. Kendinize güvenin. Bilginize güvenin. Eğer bebeğin burnu ve ensesi soğuksa bebek gerçekten üşümüştür. Zaten yeni doğan bebeğin ayakları ve elleri bir ay boyunca soğuk ve mor olur, bu sizi yanıltmasın.
    Yeni doğanların başında bulunan bıngıldak çok hassas olur. 12-18. aylar arası kapanmış olacaktır. Kapanana kadar dikkat etmek gerekir. Zaten doktorunuz rutin kontrolleri sırasında bıngıldağı kontrol edecektir.
    Erkek bebeklerde yumurtalıklar aşağı inmemiş olabilir. Doktorunuz tarafından durumu kontrol altında olmalıdır.
    Bebeklerin burnu tıkanabilir. Çok normaldir. Eczanelerde satılan serum fizyolojik su damlatıp bebeğin rahatlamasını sağlayabilirsiniz. Günde 3 kere tekrarlayabilirsiniz. Sakıncası yoktur.
    Bebeklerin memelerinde genelde şişlik olur. Sakın masaj yapmayın. Kendi kendine zamanla geçecektir. Doktorunuz da kontrollerde memelerini gözlemleyecektir.
    Bebeklerde şaşılık sıklıkla görülür. Göz kasları güçlendikçe bu durum 4.ay civarı düzelecektir. Düzelme yoksa doktorunuza danışın.
    Kalça ultrasonu muhakkak yaptırılmalı ve ihmal edilmemelidir. Erken teşhiste çok kolay tedavi edilebilirken geç kalındığında kalıcı fiziksel rahatsızlıklara sebep olmabilmektedir.
    Yeni doğan sarılığını en kolay atlatmanın yolu sık sık emzirmektir. Emzirin ki kaka yapabilsin ve çabucak atlatsın. Bebeğiniz kaka yapıyorsa sarılığı çabuk atlatacaktır. Gözün beyazı ve yüzü sarı ise, parmak ile cildine bastırdığınız yer sarı oluyorsa, çok uyuyorsa sarılık değerleri yüksek demektir. 3-4 haftadan uzun sürerse dikkat edilmelidir. Ve kan uyuşmazlığı varsa bebekte sarılık daha çok görülecektir.
    Göbeği genelde 7-10 gün içinde düşüyor diyorlar ama benim kızımın göbeği 14.günde düşmüştü. %70’lik alkol ile bakımını yapıp kuru tutmanız göbek bakımı için yeterli. Bezini bağlarken bezini göbeğin altına doğru kıvırırsanız o bölgeye, hem çiş gelmesini hemde göbek bağının hava alıp çabuk düşmesine yardımcı olursunuz. Bebeğinizin göbek kısmında acı hissi yok o nedenle rahat davranın. Bebeğinizin göbeği düştükten 1 gün sonra yıkayabilirsiniz. Hadi gözünüz aydın bundan sonra göbeğini nereye gömeceğinizi düşünün :))) Bizimkisi hala dolapta bekliyor. Ne yapacağıma karar verirsem gömeceğim. Umarım…

  • Bebeklerde Girişim – Suçluluk Duygusu Dönemi

    Bu dönemde çocuğun motor gelişmesi hızla olgunlaşırken, cinsel organlara yönelik ilgileri de artmıştır. Çocuğun hareket becerisi ve zihinsel güçlerinin artışına bağlı olarak, eylem alanı, istek ve emelleri de genişlemektedir. Çocuk, düşüncede ve eylemde cinsel konulara, bilinmeyen şeyleri öğrenmeye, çevresinin çapını genişletmeye yönelmiştir. Cinsel ayrılıkları tanıması, bu ayrılıklarla ilgili bilmediği birçok şeyi de öğrenme isteğini kamçılar. Anne artık yalnızca çocuğa bakım veren en yakın kişi değil, aynı zamanda karşı cinsten anlamı olan bir kişidir. Anne ya da baba ile özdeşim yaparak çocuk benliği gelişir, üst benlik oluşmaya başlar. Çocuk, içinde bulunduğu toplumun rollerine, işlevlerine, kurallarına göre davranmaya yönelir. Çocuğun psikososyal gelişiminin bu evresinde, cinsel konulara dalması, bitmek bilmez bir öğrenme merakının ortaya çıkması, anne ya da babanın yerine geçmeye özenmesi ve bu doğrultuda emeller beslemesi girişim duygusunun öncüleridir. Girişim her eylemin zorunlu bir parçasıdır. İnsanlığın her öğrenmesinde, her eyleminde en önemli başlatıcı öğedir. Bu evrede oluşan temel, toplumsal işlev-örüntü ‘becermedir’. Erikson, bu sözcükte saldırma ve elde etmenin sağladığı bir doyum olduğunu söyler. Bu evrede yaşanılan psikososyal bunalımın, çocuğu ağır suçluluk duygularına sürüklememesi gerekir. Çocuksu eylemleri, atılmaları, soru sormaları ve cinsel ilgileri yüzünden sık sık korkutulan, ceza gören çocukta giderek ağır suçluluk duyguları doğuran bir üst benlik oluşur. Bireyin girişim ve becerme gücü ceza korkusu ve suçluluk duygusuyla kısıtlanır. Çocukluktaki anne baba ya da çevre korkutmaları ve cezaları artık bireyin üst benliğince yürütülmektedir. Bu tür girişim kısıtlaması ve suçluluk duyguları kişinin edilgen, ürkek ve bağımlı kalmasına yol açar.

  • Bebeklerde Temel Gelişim Alanları

    Temel gelişim alanları şunlardır:

    1) Bedensel (fiziksel) gelişim,

    2) Bilişsel gelişim,

    3) Motor (hareket sistemi) gelişim,

    4) Dil gelişimi,

    5) Duygusal gelişim,

    6) Sosyal gelişim,

    7) Ahlak gelişimi.

    Çocuğun gelişimini bir bütün olarak kavrayabilmek için psikolojik olduğu kadar fizyolojik gelişimi de bilmek gerekir. (Söhmen) Çünkü fiziksel gelişim, çocuğun davranışını hem doğrudan, hem de dolaylı olarak etkiler. Doğrudan etkiler, çünkü bedensel gelişim, çocuğun neler “yapabileceğini” belirler. Çocuklarda bedensel gelişim, “dönemsel” bir süreçtir. Bunun anlamı, fiziksel gelişimin düzenli bir hızla değil, belli dönemlerde farklı hız dere_celerine sahip “dalgalar” halinde gerçekleşmesi, yani bazen hızlı, bazen yavaş olmasıdır. Doğum öncesi ve doğum sonrasının ilk 6 ayı büyüme hızı yüksektir. Yaşamın birinci yılının sonunda büyüme yavaşlar, bunu ergenliğe ya da cinsel olgunluğa kadar süregelen düzenli, fakat yavaş bir gelişim izler. Hızlı büyüme dönemlerinde çeşitli sorunlar görülebilir. Örneğin, hızlı büyüme dönemlerinin sürekli değişkenliğine uyum sağlayabilmek, duygusal yönden rahatsız edicidir. Hızlı büyüme enerji tüketici olduğundan, bu dönemlerde çocuklar çabuk yorulurlar. Hızlı büyüme dönemlerinde çocuklar beceriksizce davranırlar. Daha önce hareketleri düzgün ve iyi olan çocuk, bu dönemde hantallaşabilir ve sık sık tökezler. Büyüme yavaşladığındaysa bu beceriksizlik iyi bir motor davranışla yer değiştirir. Piaget ve arkadaşları, çocuğun doğumdan ergenliğe kadar olan bilişsel gelişmesini ayrıntılı araştırmalarla incelemişler ve bazı kavramlarla algıların doğuştan itibaren kazanılmış olabileceğini belirlemişlerdir.

  • Bebeklerde Mutfak Dolabı Ve Dondurucuda Saklanacak Atıştırmalık Yiyecekler Listesi

    Bebeğinizin büyümekte olan beyninin beslenmesi için bol bol taze ve yeni pişmiş yiyeceklere ihtiyacı vardır, ancak sağlıklı yiyeceklerin zor olması gerekmez. Ayrıca kolay hazırlanabilen ve rafta ya da dondurucuda saklayabileceğiniz birçok atıştırmalık yiyecek de vardır.

    • Kabuklu yemiş ezmeleri – badem, fındık, Brezilya kestanesi ve kaju fıstığı. Bunlar kolay bulunur ve çocukların sevdiği mükemmel protein kaynaklarıdır. Yer fıstığına kıyasla daha çok çeşitli besin maddesi ve dengeli yağlar içerirler.

    • Tam tahıllı pide – vakumlu paketler rafta bir aya kadar, dondurucuda daha uzun süre saklanabilir. Küçük paketlere bölerek saklayın. Pide ile küçük çocukların kolayca kendi kendine yiyebileceği ince sandviçler yapılabilir, ayrıca bunların kırıntıları normal ekmek gibi etrafa saçılmaz.

    • Konserve sardalye ya da uskumru – omega 3’ler ve kalsiyum için mükemmel birer kaynaktırlar ve genellikle küçük çocukların sevdiği yiyeceklerdir.

    • Zeytinyağı, kolza tohumu yağı ya da başka bir sağlıklı sıvı yağla şeker eklenmeden yapılan mayonez – bunu yoğurtla karıştırın ve salatalık, brokoli, havuç ya da başka sebzeleri çubuk şeklinde keserek mayoneze batırıp çocuğunuza verin.

    • Kabak çekirdeği ezmesi – kabuklu yemiş ezmesine benzer, ancak demir içeriği daha fazladır. En iyi bitkisel demir kaynaklarından biridir.

    • Zeytinyağıyla (palmiye yağı, içyağı ya da bitkisel yağ ile değil) yapılmış yulaf kurabiyesi – yulaf buğday yerine kullanılabilecek iyi bir alternatiftir. Tek başına ya da üzerine bir top krem peynir, humus, kabuklu yemiş ya da çekirdek ezmesi, avokado ya da muz ezmesi konularak çocuğa verilen yulaf kurabiyesi bol kalorili bir yiyecektir.

  • Bebeği Memeden Kesme Konusunda En İyi Yiyecekler

    Bebeğiniz kendi kendine besleniyorsa, büyüklerin yediği hemen her şeyi yiyebilir. Siz de çeşitli besinler içeren sağlıklı bir diyet izliyorsanız, ayrıca bebek menüsü hazırlamak için düşünmenize gerek olmayacaktır. Ancak bazı yiyecekler yemek yemenin gelişimdeki rolü açısından özellikle yararlıdır, bazıları ise yüksek besin değerleri nedeniyle düzenli olarak daha sık yenmelidir. Burada sıralamanın en üstündeki on yiyecek (herhangi bir sıra izlenmeden) yer alıyor:

    1 Brokoli çiçekçikleri – bunlar kolay bulunur, vitamin ve mineral açısından zengindir. Yumuşayana kadar buharda ya da mikrodalga fırında pişirin.

    2 Olgun avokado dilimleri – yeni yemeye başlayan bir bebek için kıvamı çok uygundur ve bol miktarda ‘iyi’ yağlarla birlikte uygun bir besin dengesi içerir.

    3 İnce kesilmiş organik ciğer dilimleri – bebeğin kanındaki demir düzeylerine en iyi gelen yiyecek aynı zamanda ısırabilecekleri en kolay et türüdür. Ciğeri ince dilimler halinde kesin ve zeytinyağında hafifçe kızartın.

    4 İyi pişmiş tatlı patates ve havuç takozları – harika vitaminlerle doludur ve dişsiz bebeğin diş etiyle ezmesi kolaydır.

    5 Kepekli undan yapılmış makarna – bebeğin tutması ve ısırıp parçalar koparması kolaydır.

    6 Muz – bebekler genellikle muzu sever ve bu meyvenin hazırlanması ve tutulması kolaydır.

    7 Kaserolde sığır ve kuzu eti – kolayca sulu dilimlere ayrılabilen yavaş pişirilmiş et, bebeğin kendi kendine yiyebileceği demir açısından zengin yiyeceklerden biridir.

  • Bebeği Memeden Kesmek

    Bu kavramı duymuş olabilirsiniz. Bu yöntemde yiyecekleri püre haline getirip kaşıkla beslemek yerine bebeğin kendi kendine yemesine izin verilir. Bu hem bebeğiniz için inanılmaz bir öğrenme fırsatıdır hem de yaşamının önemli bir parçası üzerinde biraz daha kontrol sahibi olmasını sağlar. Anne sütüyle beslenen bebek ne zaman ve ne kadar besleneceğine kendi istediği gibi karar verir. Bebeğin yönetiminde memeden kesme katı yiyeceklerle de bebeğe aynı özgürlüğü tanır. Kendi kendine beslenebilmeye başlar başlamaz beyin gelişmesi, ince motor becerilerin gelişmesi, ağız ve boğaz kaslarının egzersizi için en azından zaman zaman bebeklere izin verilmelidir. Ya boğazı tıkanırsa? Uzmanlar kendi kendine beslenebilen bebeklerin boğazına bir şey kaçıp nefes borusunu tıkama riskinin kaşıkla beslenen bebeklerdekine göre daha düşük olduğu görüşündeler. Bir bebek ağzına ve dilinin üzerine yiyecek koyacak kadar geliştiğinde, ağzında bunu hareket ettirip çiğneyerek yutamayacağı büyüklükteki parçaları tükürme becerisini de elde etmiş demektir. Oysa kaşıkla beslenen bebekler yiyecekleri kontrol etmeyi öğrenmeden ağzının gerisine ve boğazına doğru emmeyi öğrenir. Bebeğiniz ister kaşıkla ister kendi kendine beslensin, dondurulmuş taneli ufak meyveler, bütün üzüm taneleri, kabuklu yemişler, sosis ve büyük sert kurutulmuş meyve parçaları gibi yuvarlak sert yiyeceklerden uzak tutulmalıdır. Yeterli çiğneme deneyimi kazanana kadar çiğ havuç ya da çiğ elma dilimleri gibi sert bir parça koparabilecekleri yiyeceklerden de kaçınmalısınız. Bununla birlikte, kendi kendine beslenen bir bebekte tehlikeli yiyecek parçalarının ya da bir oyuncağın boğazına kaçıp tıkama riski kaşıkla beslenen bir bebektekine göre düşüktür. Öğürmek tık.anmakla aynı şey değildir Kendi kendine beslenen bebeğinizin yediklerini boğazına kaçırıp tıkanma olasılığı düşüktür, buna karşılık yerken öğürme olasılığı yüksektir. Tıkanma, bebeğin nefes borusuna öksürüp atamadığı bir şeyin takılmasıdır; bu durumda öğürme sesi çıkaramaz. Bebeğiniz öğürdüğünde ise bir yiyecek parçası ağız boşluğunun arka bölümünü ya da boğazının tepesini gıdıklıyordur ve öksürüp etrafa tükürük saçarken yiyeceğin bir parçası da dışarı çıkabilir. Öğürme ‘neredeyse boğulma’ değil, vücudun boğulmaya karşı savunma mekanizmalarından biridir. Bebekler ince meyve kabuğu parçaları ya da salata yaprağı parçacıkları gibi boğazlarını tıkamayan şeylerle öğürebilirler. Kaşıkla beslenen bebekler genellikle topaklı yiyecekler ilk kez verildiğinde öğürür, buna karşılık kendi kendine beslenen bebekler daha erken bir dönemde etkili biçimde öğürmeyi öğrenirler.

  • Bebeğinizin Beyin Gelişiminde Beslenme Çok Önemli!

    İyi bir diyet uygulamadığınızda çocuğunuzun beyni tam potansiyeline erişemeyecektir. Bu konuda herkes aynı görüştedir. Bazı uzmanlar gerçekten çok iyi bir diyetin-pek kötü olmayan bir diyete kıyasla-beyni daha iyi geliştirdiğini düşünmektedir. Birçok uzmanın güncel beslenme tarzımızda yaygın olarak tükettiğimiz belirli besin maddeleri ve bunların genel sağlığın yanı sıra özellikle beyin üzerindeki etkileri hakkında kaygıları vardır. Sağlıklı beslenme beynin sadece gelişmesi için değil, aynı zamanda günlük kimyasal dengesinin korunması için de gereklidir. Beyni gerekli besinleri düzenli olarak aldığında bebeğiniz dikkatini daha iyi odaklayabilecek, daha iyi öğrenecek ve kendini daha mutlu hissedecektir. Özellikle ilk yıllarda olmak üzere çocukluktaki beslenme tarzının erişkin çağdaki yemek yeme alışkanlığı üzerinde büyük bir etkisi olduğu giderek kesinleşiyor. Söz gelimi, erişkin yaşlardıı. ortaya çıkacak obezite bebeğin on iki aylıkken, hatta bazen dört ay gibi erken bir dönemde eriştiği kiloya bakarak tahmin edilebilir. Bunun yanı sıra bebekken oluşan sağlıklı beslenme alışkanlıkları çocuğun her gün biraz daha öğrenmesine yardımcı olarak yaşam boyu devam edebilir. Yaşamın ilk bir ya da iki yılında bebeğin sadece ne yediğine değil, aynı zamanda nasıl yediğine de dikkat etmeniz gerekir. Bebeğin beyin gelişiminde en çok günlük alışkanlıkların etkili olduğunu unutmayın. Bebeğinizin yemek yeme süresi günde bir saat ya da daha uzunsa-bazı bebeklerde bu süre çok daha uzun olabilir-yemeğin nasıl yendiği günlük yaşantısında önemli bir rol oynayacaktır.