Bebek

  • Bebeklerde Yüzme

    Türk bebekleri de suyun altında yüzecek

    Yeni doğmuş bebeğiniz Türkiye’de de yüzme dersi alabilecek. Ayşe Natalie Akcan’ın kurduğu “Aquababies” adlı kursta 2 günlük bebeğiniz bile küçük bir balık gibi yüzebilecek.

    Esra SERT
    ntvmsnbc

    İSTANBUL – Ayse Natalie Akcan tarafından kurulan ve İstanbul’da faaliyete geçen “Aquababies” adlı bebeklere yönelik yüzme kursuyla Türkiye’de bu alanda bir ilke imza atıldı.

    Gerçi bunu bu kurs açılmadan daha önce deneyen anneler de var. Aşağıdaki görüntüler Begüm 7 aylıkken Alaçatı’da çekilmiş.

    9 ayık kızı Begüm yeni doğduğu dönemde gaz sancısı çektiği için sıkıntılı günler geçiren Akcan kızının sadece suda rahatladığını fark etti.

    Yurtdışında muadillerini gördüğü bebeklere yüzme dersi verilen bir yer aradı ama bulamadı. Sonuçta kendi kızına bu imkanı tanıma isteği onu İngiltere’de bu eğitimi almaya itti.

    “YA BEBEĞİM BOĞULURSA?”
    Bebekler belirli bir yaşa kadar suyun üzerinde yüzemiyorlar. Gerekli kas koordinasyonları yok. Ama suyu altında çok rahat yüzüyorlar. Bundan çok da zevk alıyorlar.

    Her Türk annesinin içindeki korkuyu Ayşe Natalie’ye sordum: ’Ya bebeğimiz boğulursa?’’

    Öğrendim ki bebekler doğduklarında dalma refleksini kullanarak suyun altında nefeslerini tutabiliyorlar. “Aquababies” programı sadece bu doğal refleksi kullanıp bebeklerin suyun içinde kendilerini güvende hissetmelerini sağlamayı amaçlıyor.

    Yani onlara yüzmeyi öğretmekten ziyade doğal olarak bildikleri bir yetiyi güvenli bir ortamda hayata geçirmelerini sağlıyor. İlk derste bebek 1-2 saniye yüzme yaparken kurun sonuna doğru 20 saniyeye kadar bile nefesini tutabilen bebekler oluyor.

  • Yenidoğan Bebeklerin Giydirilmesi

    YENİDOĞAN GİYDİRİLMESİ
    Bebeğinize kundak yapmayınız. Kundak doğumda normal olan bebeğin kalçasında çıkıklığa yol açabilir. Bunun yerine bebeğinize onlar için yapılmış zıbın, tulum, pijama şeklinde giysileri giydiriniz. Bazen bebeklerin kaburga kemiklerinin (bazen eyeleri derler) batmaması için göğüs çevresine sıkı sıkıya bir sargı yaparlar. Bunu da yapmayınız, bu sargılar bebeğinizin nefes alıp vermesini güçleştirir. Bebeğiniz için çarşıdan aldığınız giysileri paketini ilk siz açsanız bile yıkamadan giydirmeyiniz. Pamuklu, yumuşak dikişli, rahat ve kolay yıkanıp ütülenebilen, tüylü olmayan kumaşlardan yapılan bebek giysilerini ve battaniyelerini tercih ediniz. Bebeğinizin giysi ve battaniyelerini, havlu ve nevresimlerini sabun veya sabun tozu ile yıkayınız ve ütüleyiniz. Üşümemesi için ne kadar giydireceğinize gelince; yetişkinlere göre bir kat fazla giysi giydirilmesi, uykusu sırasında üzerinin örtülmesi yeterlidir. Giyimli olduğu halde elleri soğuksa üşüyor olabilir, kolayca terliyorsa fazla giydirilmiş olabilir. Koltuk altından derece ile ölçülen vücut ısısı 36-36.5°C ise üşümüyor demektir.

  • 10 Aylık Bebeklerde Ağlarken Katılma

    “Son zamanlarda, bebeğim ağlarken katılmaya başladı. Bugün o kadar uzun süre nefesini tuttu ki neredeyse kendinden geçecekti. Bu tehlikeli olabilir mi?”Değişmez bir şey varsa o da, bebek nefesini tuttuğunda asıl acıyı ebeveynler çeker. Bebek katılıp morardıktan sonra, otomatik solunum merkezinin devreye girmesi ile saniyeler içinde normale döner. Ama bunu gören ebeveynler saatler boyunca düzelemez.Nefes tutmak, sinir, hayal kırıklığı veya ağrı gibi hisler ile tetiklenir.

    Bu durumlarda ağlamanınşiddeti giderek artar, zamanla histerik bir halalır, bebek hiperventilasyon( derin ve sık solunum)yapmaya başlar ve sonunda nefes almayıkeser. Hafif durumlarda sadece dudaklar mavileşir.Bazen ağır durumlarda tüm vücut mavi olur,hatta bebek kendinden geçer. Kendinden geçtiğisırada vücudu kaskatı kesilebilir. Bu olay genelliklebir dakikadan kısa sürede düzelir, yanihiçbir beyin hasarı oluşmaz.Her beş bebekten bir tanesi herhangi bir zamandakatılabilir.

    Bazen bu olay arada sıradaolurken, bazen günde bir iki defa tekrarlar. Katılmadaha çok aile ortamında olur ve 6 ay ile 4 yaş arasında sıktır. Fakat daha erken de başlayabilirya da daha uzun sürebilir. Epilepsi nöbetinden ayrılabilir (zaten bir ilgisi yoktur).Katılma da ağlama tetikleyici bir faktördür ve bebekkendinikaybetmeden önce mavileşir. Epilepsininağlama ile bir ilgisi yoktur, çocuk nöbet öncesimavileşmez.Katıldığı için kendinden geçen çocuklar içinhiçbir tedavi gerekmez. Zaten bu alışkanlığıngeçmesinin tek çaresi zamandır. Tabii ağlamaylasonuçlanacak olayları azaltmada kimi taktiklerişe yarayabilir:

    • Bebeğinizin yeterince dinlendiğinden eminolun. Yorgun çocuklar bu işlere çok daha yatkındır.
    • Her sorunu savaş haline getirmeyin. Sizinotoriteniz tartışılamaz ama bunu sürekli ispatetmeniz gerekmez.
    • Katılma krizi başlamadan önce müzik,oyuncakveya başka bir gereç yardımıyla bebeğinizisakinleştirmeye çalışın (fakat yiyecek vermeyin-bu alışkanlık yaratır).
    • Mümkünse tüm ailedeki stresi en aza indirmeyeçalışın
    • Katıldığında soğukkanlı davranmaya çalışın.Çünkü sinirlenirseniz, durum daha kötüleşebilir.
    • Katılma krizinin ardından beyaz bayrak sallamayın.Çünkü bebeğiniz isteklerinin bu yolla karşılanacağını anlarsa, bu hareketi daha sık yapmayabaşlar.

    Eğer bu katılma nöbetleri bir dakikadan uzun sürüyorsa, ağlamak ile ilişkisi yoksa, başka şeylerden şüphe ediyorsanız doktorunuzu arayın.

  • Bebeklerde Kemik Kırılması

    Düşme ve çarpma gibi kazalar sonunda zaman zaman kırıklara rastlanılır. Kırık bölgesinde ağrı ve şişlik bazen kanamayabağlı morarma gibi şikayetler olabilir. Kaza geçirmiş hastanın hastaneye taşınması işlemini bilinçli yapmalıyız. Aksi halde fayda yerine zarar verebiliriz.Kırılan kemik mümkün olduğu kadar hareketsiz hale getirilmelidir.

    Böylece ağrı azalır, kırığın büyümesi, kırık uçlarınınçevredeki dokuları keserek onlara zarar vermesi ve kanamanınartması önlenmiş olur. Bu maksatla varsa atel dediğimizbu iş için yapılmış cihazlar, yoksa yeteri kadar uzunluğasahip sert, mümkünse yassı ve kırılan organı kapsayacak genişliktebir tahta parçası veya kalın mukavva kullanılır.

    Ayak bileği kırıklarında ayaktan dize kadar kaval kemiği kırıklarında kalçaya kadar kalça kemiği ve uyluk kemiği kırıklarındaayaktan koltuk altına kadar uzanan atel uygulamak gerekir.

    El bilek kemiği kırıklarında uzunluğu parmak uçlarındandirseğe, kol kırıklarında ise koltuk altına kadar uzanan ateluygulanır.Atel yerleştirildikten sonra, sargı bezi kullanılarak yoksa tülbent veya başka bez parçalarıyla kırık organ atele sarılarak hareketsiz hale getirilmiş olur.Aksi halde hem kırık büyüyebilir hem de kırılmış olan kemik uçları çevre dokuları zedeleyerek zarar verebilir.

    Boyun kırıklarında hastanın başı düz veya hafif geriye itilmişolarak durur. Öne eğmeye çalışmak tehlikelidir. Hastanın başı hareket ettirilmeden sedyeye alınmalıdır. Aynı şekilde omurga kırıklarında da vücut oynatılmadan hastanın altına sedye veya vücudu kaplayacak geniş tahta veya kapı gibi bir cisim sürülerek taşıma gerçekleştirilir. Aksi halde hastada felç gelişmesine yol açılabilir.

  • Yenidoğan Bebeklerin Uykusu

    YENİDOĞAN BEBEK UYKUSU
    Dünyaya yeni gelen bir bebek annesini emmesi ve alt bakımının yapıldığı zaman dışında kalan bütün zamanını uyuyarak geçirir. Uyanır, altı temizlenir, beslenir ve hemen tekrar uykuya dalar. Herhangi bir şey onu rahatsız etmezse bu böyle sürer gider. İkinci aydan itibaren yavaş yavaş çevresini fark etmeye ve ilgilenmeye başlar ve her geçen gün uyanık kaldığı süre artar.

    Özellikle beslenme sonrası onu midesini sıkıştırmadan, başını yukarıda, dikkatlice tutunuz, çünkü ilk dört ay yemek borularının kas tonusu tam gelişmediği için çok kolay kusarlar. Buna bir de gazlarını çıkarırken olan kusmaları eklersek ilk zamanlar onlar kusmak için zaten hazırmışlar gibi görünür. Ancak bunlar minik kusmalardır. Bebeğin başını omuzunuza koyarak sırtını sıvazlayıp parmaklarınızla minik minik vuruyormuş gibi yaparak gazını çıkarmasını sağlayınız. En az bir defa gark deyesiye kadar bu işlemi sürdürünüz, ondan sonra bebeğinizi yatırabilirsiniz. Beslenme sonrası onu başı yaklaşık 20-30° yukarıda olacak şekilde ve sağ yanına doğru yatırırsanız midesinin barsağına boşalması daha kolay olur ve daha az kusar. Hemen beslenme sonrası sırtüstü yatırıldığında, kusarsa eğer kusmuğunu soluk borusuna kaçırabilir, zaten yüzükoyun yatırıp bırakılmayacağını biliyorsunuz.

  • 9 Aylık Bebeklerin Özellikleri

    Ne Yapabilirsiniz?

    Bebeğiniz sırt üstü yatarken, oyuncağını sallayarak dikkatini çekin. Daha sonra oyuncağı yavaş yavaş uzaklaştırın. Oyuncağını almak için oturur pozisyona gelmesini sağlayın. Eğer bunu yapamıyorsa, dönerek oturur pozisyona gelmesi için destekleyin. Bebeğinizin oyuncağını onun erişebilecegi koltuk, sehpa gibi yüksek bir yere koyun. Oyuncağını alması için onu cesaretlendirin. Eğer oyuncağını alamıyorsa tutunarak ayağa kalkmasında ona yardımcı olun. Bu oyunu sık sık tekrarlayın. Başardığında “aferin” diyerek alkışlayın. Bebeğinizin önüne desensiz bir örtü yayın. Üzerine üzüm tanesi büyüklüğünde nesneler koyun. Ona göstererek almasını isteyin. Baş ve işaret parmaklarını kullanarak bu nesneleri almasını sağlayın. Eğer yapamıyorsa bu şekilde tutması için ona yardım edin. Bu oyun anne-baba gözetiminde oynanmalıdır. Bebeğinizin yanından ayrılırken ona baş baş yaparak model olun. Bu davranışı yapması için bebeğinizi cesaretlendirin. Bu oyun “gel gel” veya “buraya bir kuş konmuş” şeklindeki oyunlarla da desteklenebilir. Bebeğinizin bağımsızlık duygusunu geliştirmek için kendi kendine yemesine izin verin. Önceleri bu pek mümkün olmayacaktır. Kaşık, tabağa vurmak ve yemeği dökmek amaçlı kullanılacaktır. Fakat zamanla kendi kendine yemeyi öğrenecektir. Bebeğinize yemek yedirirken bir kaşık da onun eline verin. Bebeğinizin ağzına bir kaşık yemek verdikten sonra, elindeki kaşıkla ağzına yemek götürmesi için onu cesaretlendirin. Başardığı her adımda onu ödüllendirin. Bebeğinizi kucağınıza alıp ayna karşısına oturun. Bir kendi nizin bir bebeğinizin ismini söyleyerek dikkatini çekin. Bebeğinizin kendisini aynada göstermesini isteyin. “Ayşe nerede” diye soru sorun. Kendisini doğru yerde gösterdiğinde onu ödüllendirin.

    DOKUZ AYLIK BEBEK

    • Sırt üstü yatarken oturur duruma geçebilir.

    • Eşyalara tutunarak ayağa kalkabilir.

    • Baş ve işaret parmağını kullanarak küçük nesneleri kavrayabilir.

    • istendiğinde elindeki oyuncağını verebilir.

    • Bir örtünün altında saklanan ve ucu görünen nesneyi bulabilir.

  • 7 Aylık Bebeklerin Özellikleri

    Ne Yapabilirsiniz?

    • Bebeğinizin önüne oyuncaklar koyarak ona desteksiz bir şekilde oturma ortamı hazırlayabilirsiniz. Bebeğinizle birlikte oyun oynadığınız sırada qebeğinizin bir elinde oyuncak varken, diğer eline de oyuncak uzatabilirsiniz. Elindeki oyuncağı öbür eliıi”e geçirip sizin elinizdeki oyuncağı alması için teşvik edin. Bunu yaparsa ona “aferin”diyerek ödüllendirip.
    • Bebeğinizin karşısına geçip ona “tel sarar” veya “gel babası” gibi oyunları öğretin. Önce kendiniz yapıp model olun daha sonra da onun yapması için cesaretlendirin. Yaptığında da onu ödüllendirin.
    • Bebeğinizin iki eline oyuncak verin. Siz de iki elinize oyuncak  alıp birbirine vurarak ona modelolun. Bebeğiniz bu hareketi yapabilirse onu ödüllendirin. Yapamıyorsa ellerinden tutup yardımcı olun.
    • Bebeğinizin emekleme çalışmaları için, odanın ortasına geniş bir örtü serin. Bebeğinizi bu örtünün üzerine yüzükoyun yatırın. Karşısına da en cazip oyuncaklarını koyun. Onlara ulaşması için destekleyin. Ayak topuklarından iterek yardımcı olabilirsiniz. İlk zamanlar kollarından destek alıp vücudunu öne atacaktır. Bunu yaptığı zaman “aferin” diyerek veya alkış yaparak onu ödüllendirin.
    • Bebeğinizi alışkın olmadığı yabancı biriyle tanıştırırken bu işlemi gayet yavaş yapın. Hiçbir zaman yeni tanıştığı birisinin kucağına bebeğinizi bırakarak yanından ayrılmayın. Bu aydan itibaren yabancılardan korkması çok doğaldır. Tanımadığı kalabalık bir ortama girdiğiniz zaman, alışana kadar kucağınızdan indirmeyin.
    • Yine bu ayda dişleri çıkmaya başladığından, her bulduğu şeyi ağzına götürmeye çalışacaktır. Bunun için etrafında sivri veya boyası çıkabilen oyuncak, yutabileceği kadar küçük nesneler bırakmamanız gerekir. Eline havuç, salatalık gibi sert bir yiyecek vererek dişlerini kaşımasını sağlayabilirsiniz.

    YEDİ AYLIK BEBEK

    • Arkasına destek koymadan bir müddet oturabilir.

    • Oyuncağı bir elinden diğer eline geçirebilir.

    • Yere düşen oyuncağını arar. “Cee” oyunu oynar.

    • Yapılan hareketi ve sesleri taklit edebilir.

    • İki eline oyuncağını alıp birbirine vurarak ses çıkartabilir.

    • El ve dizleri üzerinde dururken sallanma hareketi yapar, karın üstü yatarken kendini ileri çekebilir.

    Bebek Gelişimi ile ilgili daha fazla bilgi için tıklayın!

  • Bebeklerde Zehirlenme

    Bebeklerde hayatı tehdit eden faktörler arasında zehirlenmeler yer almaktadır. Daha sıklıkla zehirlenme belirtileri oluşmadan, zehirli madde veya ilacın çocuk tarafından alındığının anlaşılması şeklinde başvurular olmaktadır. Ailenin yapması gereken esas şey, zehirlenmeye yol açabilecek madde veya ilaçların ortada bırakılmamasıdır. Zehirlenme halinde tedavi hastanede olmalıdır. Aile, zehirlenmeye yol açan madde ile ilgili bilgileri, ilaç ise adını, miktarını belirtirse tedavi daha kolay planlanabilir. Bir zehirlenme ile karşılaşıldığında: Önce sakin olmak lazım. Zehirlenmenin nedenini araştırıp, zehirli maddenin kutusu, ambalajı, miktarı vs. hakkında bilgi sahibi olunmalıdır. Her zehirlenme durumunda çocuğu kusturmak hatalı olabilir.

    Nasıl yardımcı olabilirsiniz?

    1) Zehirlenme fark edilince yapılacak ilk yardım, alınan zehirli maddenin veya ilacın, mide-barsak kanalından emiliminin önlenmesi ve vücuttan atılımının sağlanmasıdır.

    2) Her türlü ilaç zehirlenmesinde ilk yapılacak iş çocuğu kusturmaktır. Çocuk kusturulmak istendiğinde; baş aşağı çekilir, dil köküne parmak sokularak kusturulur. Cevap alınamazsa, bolca su içirilerek kusturma denenir. Kusturma ne kadar erken yapılırsa o kadar etkili olur.

    3) Benzin, gaz yağı, çamaşır suyu gibi maddelerin içilmesi durumunda kesinlikle kusturma yapılmaz, mide yıkanmaz. Bol miktarda su içirilerek konsantrasyonu azaltılmaya çalışılır.

    4) Solunum yolu ile zehirlenmelerde hasta hemen zehirlenme ortamından uzaklaştırılıp temiz havaya çıkartılır. Üstündeki sıkı kıyafetler çıkarılır. Gerekirse suni solunum yapılır. Birçok böcek ısırığı ve sokması tehlikesizdir. Yalnızca küçük bir tedavi gerektirir. Yılan, örümcek ve akrep sokmaları küçük çocuklar için tehlikelidir. Zehirli yılan sokması halinde birkaç dakika içinde ağrı, şişlik, morarma oluşur. Deri altında kanama olabilir.

  • Bebeklerde Deniz Kestanesi Ve Diğer Dikenli Deniz Hayvanlarının Zararları

    Bazı deniz kestanesi ile deniz yıldızlarının dikenlerinin zehirli oldukları bilinmektedir. Ancak zehirlenme olayı çok nadirdir. Ortaya çıkan şikayetler daha çok deniz kestanesi dikeninin deri içine girerek orada meydana getirdiği reaksiyona bağlıdır. Diken batınca o bölgede ağrı ve yanma olur. Kas ağrıları olabilir. Ağrı yukarılara yayılabilir. Deniz kestanesi dikenleri battıkları yerden çıkarılmazlarsa, daha derinlere inerek o bölgede deri mavi mor bir renk alır ve sert bir nodül oluşabilir. Dikenler bulundukları yerden çıkarılmalıdır. Yaralar sirke ile pansuman edilir ve sirkeyle ıslatılmış bez ile kapatılabilir. Sirke, yüzeyde kalmış deniz kestanesi dikenlerini eritebilir. ilk müdahaleden sonra doktora gidilmelidir. Derinlerde kalan dikenler cerrahi müdahale ile çıkartılmalıdır.

  • Bebeğin Bulaşıcı Hastalığa Yakalanması

    Artık çocukların çoğu düzenli olarak aşılandıkları için bulaşıcı hastalıklarla geçmişe oranla daha seyrek karşılaşıyoruz. Bulaşıcı bir hastalığa yakalanan çocuk, bu hastalığa karşı yaşam boyu sürecek bir bağışıklık kazandığı gibi, bazı hastalıkları geçirmek yaşam boyu bağ.ışıklık kazandırmayabilir. Bulaşıcı hastalıkların oluşması şu şekillerde görülür:

    • Hasta birisi ile doğrudan temas.
    • Hastalık etkeninin solunum yolu veya başka bir yolla çocuğun vücuduna girmesi.
    • Hasta birinin kullandığı eşya, hastanın bulunduğu ortamdaki hava, tozlar, hastalık mikrobu taşıyan sinek, böcek gibi aracılar.
    • Mikropla bulaşmış yiyecek ve içecekler.
    • Vücut yüzeyindeki yaralar.
    • Kedi, köpek, kuş gibi hayvanlardan bulaşma sonucu geçebilir. Döküntülü çocuk hastalıklarında, çocuğun ateşi mutlaka düşürülmelidir. Ateş düşürülürse hastalık içine vurur diye bir şey yoktur. Her yüksek ateş çocuk için rahatsızlık veren b.ir durumdur ve havale riski taşır. Kızamık, suçiçeği, grip gibi virüslerle oluşan hastalıklarda, ateşini düşürmek için çocuğunuza kesinlikle ASPİRİN vermeyin. Parasetamollü ateş düşürücüler verin. Aspirin, Reye Sendromu denilen, ender rastlanan fakat çok tehlikeli bir hastalığa yol açabilir.
    • Bulaşıcı hastalık geçiren çocuğunuzda;
    • Havale
    • Baş ağrısı ya da ensede sertleşme
    • Gittikçe artan halsizlik, baş dönmesi
    • Kırmızı ya da mor renkli deri döküntüleri görürseniz, acil olarak hastaneye götürün.