Hamilelik

  • Hamilelik: Anne Karnında Hafta Hafta Bebek Gelişimi – 1.hafta

    Bir Haftalık Gebelik
    Gebelik haftaları son adet tarihinizin ilk gününden başlayarak sayıldığı için gebelik rahime yerleştiğinde 4 haftalık olur. O yüzden 4 haftadan öncesinde rahimde bir gebelik veya bebek varlığından söz edilemez dolayısıyla bir haftalık hamilelik görüntüsünden de söz edilemez.En son görülen adetten 2 hafta sonra yumurtlama olduğu için döllenme bu günlerde oluşur. Bu yüzden gebeliğin 1. veya 2. haftası denilen günlerde aslında henüz hiçbir gebelik yoktur. 3. hafta döllenme ve rahime doğru yol alma ile geçer. Ancak 4. haftada rahime gebelik ulaşır ve buraya yerleşir. Ultrasonla görülmesi 5. – 6. haftaları bulur.

    Bu nedenle gebelik haftaları 4’ten başlayarak sayılır:  1, 2 veya 3 haftalık gebelikten söz edilemez.

    Örneğin ayda bir adet gören ve en son 1 ağustosta adet gören bir anne adayı 1 eylülde görmesi gereken adetini göremeyince hamile kaldığından şüphelenir. Bu esnada muayene veya hamilelik testleri ile hamile olduğu saptanırsa 4 haftalık hamile olduğu söylenir (1 haftalık değil). Çünkü hamilelik haftaları son adet tarihinin ilk gününden sayılarak hesaplanır.

  • Doğum Öncesi Bakımın Niteliği

    Doğum yapan kadınların doğum öncesi bakım (DÖB) alma durumlarını ve doğum öncesi bakımın niteliğini etkileyen değişkenleri belirlemek.

    Kesitsel tipte olan bu çalışma, Çanakkale Devlet Hastanesi’nde post partum birinci yada ikinci günde olan 198 kadınla yürütülmüştür.

    Yüz yüze görüşme yöntemiyle anket formu kullanılarak toplanmıştır. DÖB’ ün niteliği 42 puan üzerinden değerlendirilmiştir. Veriler lojistik regression analizi kullanılarak değerlendirilmiştir.

    Kadınların yaş ortalaması 25 ± 1.0’dır. Kadınların tamamı DÖB almıştır. Doğum öncesi bakım alınan yerler sırasıyla özel sağlık kuruluşları (% 55.1), devlet hastanesi (% 13.6), sağlık ocağı (% 6.6 )’dır. Kadınların % 5.6’sı (1-3 kez) yetersiz sıklıkta, % 27.3’ü ise yeterli sıklıkta (4-6 kez) DÖB almıştır. Belirlenen kriterlere göre kadınların % 59.6’sı nitelik bakımından kısmen yetersiz bakım (15-29 puan), % 40.4’ ü yeterli bakım (30-42 puan) almıştır.

    Kadınların DÖB sırasında aldıkları bilgilendirme ve danışmanlık hizmetleri yetersizdir. Nitelikli DÖB alma durumu ile yaş, toplam gebelik sayısı, sosyal güvence durumu ve evliliğe karar verenin kim olduğu değişkenleri anlamlı bulunmuştur.

  • Gebelik Ve Doğum Öncesi Bakım

    Gebelik fizyolojik bir olay olması yanında %5-20’sinde anne ve bebek sağlığı için tehlike oluşturabilecek bir patoloji ortaya çıkabilir. Çalışmalar erken gebelik döneminden itibaren iyi doğum öncesi bakım uygulanan kadınlarda anne ve bebek ölümlerinin azaldığı ve gebelik sonuçlarının daha olumlu olduğunu göstermektedir.
    TNSA 2003 verilerine göre Türkiye’de doğum öncesi bakım almayan annelerin oranı;% 18,6’dır.Doğum öncesi bakım hizmetlerinin kullanımı ile annenin eğitim düzeyi arasında belirgin bir ilişki olup annenin eğitim düzeyi arttıkça doğum öncesi bakım alma oranı, sağlık kuruluşunda doğum yapma oranı artmaktadır.

    Güvenli annelik programı kapsamındaki müdahale alanları içinde bulunan doğum öncesi bakım hizmetleri şunlardır:

    • İstenmeyen ve planlanmayan gebeliklerin aile planlaması danışmanlığı ve uygulama hizmetlerinin artırılması suretiyle engellenmesi,
    • Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların, hepatit ve HIV enfeksiyonlarının engellenmesi ve tedavisi,
    • Doğumu izleyen ilk ayda tetanozun ortadan kaldırılması,
    • Doğum öncesi sağlık hizmetlerinin kapsam ve niteliğinin artırılması,
    • Mevcut hastalıkların tedavi edilmesi,
    • Gebelik sırasında yeterli beslenmenin sağlanması,
    • Demir ve folat ilavesi ile aneminin azaltılması,
    • Gebelikten kaynaklanan komplikasyonların erken tanı ve tedavisi
  • Çocukla Uçak Yolculuğunu Kolaylaştıran Öneriler

    Uçak yolculuğu keyifli olduğu kadar can sıkıcı da olabilir. Bunun yanınızda bir de çocuk bulunuyorsa sıkıntı daha da artacaktır. Ancak, çocukla uçak yolculuğunu daha rahat duruma getirecek birkaç pratik bilgi verilebilir.

    Uçağa Daha Erken Binin

    Check-in yapmayı unutmayın ve uçağa erken binin. Böylece ailenizle yan yana oturma imkanınız olacaktır.

    Kalkış sırasında çocuğunuza içecek verebilirsiniz. Bir şeyler içmek basıncı dengeler ve çocuğun gerginliğini alır.

    Uçaklar ile ilgili merak uyandırın. Uçaktaki ekranlar sayesinde çocuğun uçağa ilgisini ve merakını çekebilirsiniz.

    Çocuğunuzun Sevdiği Şeyler Yanınızda Olsun

    Çocuğunuzun sevdiği yiyecekleri daha önceden seçerek, uçuş esnasında onu yemesi sağlanabilir. Ayrıca, sevdiği yiyecekleri de yanınızda bulundurabilirsiniz.

    Çocuklar için, uçuş sırasında özel oyuncaklar ya da etkinliklerini isteyebilirsiniz.

    Ona Kitap ya da Dergi Okuyun

    Havayollarının çocuklara özel hazırladığı kitap ya da dergileri okuyarak zamanın eğlenceli geçmesi sağlanabilir.

    Uçaktaki Eğlence Sistemini Kullanın

    Uçak yolculuğunda çocuğun sıkılmasını önlemek amacı ile uçakta bulunan eğlence amaçlı sistemler kullanılabilir. Bu sistemler ile çocuk isterse bireysel oyun oynayabilirken, isterse diğer yolcular ile oyun oynama imkanı buluyor.

    Çocuğun doğum tarihi uçuş tarihi ile çakışıyorsa ya da çok yakınsa, hava yolu şirketine önceden haber vererek pastanın hazırlanmasını ve doğum günü pastası mumlarını bulutların arasında üflemesini sağlayabilirsiniz.

    Yedek Giysi Hayat Kurtarır

    Çocukla seyahat ederken mutlaka yedek giysi bulundurun. Çünkü çocuklar bir şeyler yiyip içerken üzerlerine bir şeyler dökmeleri çok normaldir.

  • Doğum Öncesi Bakım Nedir?

    Doğum öncesi bakım, sağlıklı bir bebek sahibi olma şansınızı artırmak için hamilelik döneminde kendi sağlığınıza bakmaktır. Mutlu, sağlıklı bir hamilelik ve doğum geçirmenizi temin etmek için bazı ipuçları:

    • Erken ve düzenli olarak doğum öncesi tıbbi bakım alın. Bu bakım, fetüsün sağlıklı olduğundan emin olmak için tarama ve testleri ve ayrıca vücudunuzun düzgün çalıştığını kontrol etmek için testleri kapsar.
    • Protein, meyve, sebze, tahıl ve kalsiyumlu gıdalar içerecek şekilde beslenin. Fetüs tüm gıdasını sizden alır. Dolayısıyla sağlıklı besin seçimleri yapmaya çalışın. Günde üç öğün yemeye çalışın veya mide bulantısı, mide ekşimesi sorunlarınız varsa altı küçük öğün yemeye çalışın.
    • Anemiye (kansızlık) karşı sizi korumaya yardımcı olması için doktorunuz demir ile folik asit içeren doğum öncesi vitaminler almanızı tavsiye edebilir. Bu vitaminler ayrıca fetüsü beyin ve omurilik ile ilgili ciddi sorunlara karşı korur.
    • Haftada bir kaç gün 30 dakika fiziksel aktivite yapmaya çalışın. Egzersiz, doğum sırasında kullanılan kasları güçlendirmenize yardımcı olur ve daha rahat bir hamilelik geçirmenizi sağlar. Özellikle yüzme, yürüme ve doğum öncesi egzersizler hamile olduğunuzda faydalıdır. Herhangi bir egzersiz programına başlamadan önce ilk olarak doktorunuzla konuşun.
    • Günde en az 6 ila 8 bardak ve her bir saatlik fiziksel aktivite için ilave 1 bardak su için. Su içmek, kasılmalara ve prematüre ya da erken doğuma yol açan susuz kalmaya karşı sizi korur.
    • Doğru miktarda kilo almaya çalışın. Çoğu kadın için bu miktar 11 ila 16 kilogramdır. Doktorunuzdan yardım isteyin.
    • Dinlenin ve rahatlayın. Hamileyken ruh halinde salınımlara neden olabilecek hormon değişimlerine maruz kalabilirsiniz. Hem fiziki hem de ruhsal olarak kendinize iyi bakın.
    • İstismar ediliyorsanız doktorunuza söyleyin. İstismar genellikle hamilelik sırasında devam eder ve düşük ve bebeğin kilosunda düşüklük risklerini ortaya çıkarır.
    • Yaptığınız iş türü ve iş güvenliğiniz hakkında doktorunuzla konuşun. Sağlıklı hamilelik geçiren çoğu kadın hamileliklerinin son haftasına kadar çalışmaya devam edebilir.
    • Kanuni olarak çalışan kadının doğum öncesi sekiz, doğum sonrası sekiz olmak üzere toplam onaltı hafta izne ayrılabilir. Doktorun raporuyla onaylaması ile, kadın çalışanlar, istedikleri takdirde doğumdan üç hafta öncesine kadar çalışabilir ve doğum öncesi kullanmadığı izinleri, doğum sonrasına aktarılır. İş vereniniz sizi bu izinden alıkoyamaz ve hamile olduğunuzdan dolayı sizi işten atamaz. Bu yasal hakkınızdan yararlanabilmek için yapmanız gereken formaliteler vardır. Bunlardan en önemlisi, hamileliğinizin 32. haftasında doktordan alacağınız durum raporu ve tüm ultrasonografi sonuçları ile devlet hastanesi, poliklinik ya da SSK veya Emekli Sandığı ile anlaşmalı özel hastanelere giderek, raporu onaylatmanız ve iş yerindeki peronel bölümüne iletmenizdir.
  • Doğum Öncesi Bakım Doktorunuz Ve Soruları

    Sorulacak sorular:

    • Süregen bir hastalığınız var mı?
    • Daha önce önemli bir hastalık geçirdiniz mi?
    • Ameliyat oldunuz mu ? Ne amaliyatı ?
    • Sürekli olarak herhangi bir ilaç kullanıyor musunuz ?
    • Eşinizin ailesi dahil olmak üzere akrabalarınız arasında doğumsal hastalığı olan bebek doğuran var mı ?
    • Eşinizle aranızda akrabalık var mı ?
    • İlk adetinizi kaç yaşında gördünüz ?
    • Kaç günde bir adet görüyorsunuz ?
    • Daha önce doğum yaptınız mı ? Nerede, ne zaman, nasıl (normal, forseps, sezeryen) ?
    • Daha önce doğumsal hastalığı olan çocuk
    • doğurdunuz mu ?
    • Eşinizin ve kendi kan grubunuzu biliyor musunuz ?
    • İlk 24 saat içinde sarılığı olan veya ilk 7 günde ölen bebek doğurdunuz mu ?
    • Daha önce düşük ve ölü doğum yaptınız mı ?
    • Daha önce tetanos aşısı oldunuz mu ? Ne zaman, kaç kez ?
    • Son adetinizi ne zaman gördünüz ?

    Daha sonra ilk muayeneniz yapılacaktır. Bu muayenede:

    • Genel sağlık durumunuz incelenecek,
    • Tansiyonunuz ölçülecek,
    • Boy ve kilonuz ölçülecek,
    • Vücudunuzda (bacaklar, el ve yüzde) ödem olup olmadığına bakılacak,
    • Karnınız dıştan elle muayene edilecek,
    • Üreme organlarının içinde olduğu kemik yapı değerlendirilecek,
    • Gerektiğinde ultrason ile gebelik durumunuz incelenecek,
    • Kansızlığınız olup olmadığını belirlemek için hemoglobinin testi yaptırılacak,
    • Kan grubunuz belli değilse kan grubu testi yaptırılacak,
    • İdrarda protein ve şeker olup olmadığını belirlemek için test yaptırılacaktır.

    Daha sonraki aylarda yapılacak muayenelerinizde:

    • Genel sağlık durumunuz değerlendirilecek,
    • Boy-kilonuz ve tansiyonunuz ölçülecek,
    • Bacaklarınızda ödem-varis olup olmadığına bakılacak,
    • İdrarda protein ve şeker olup olmadığını saptamak için test yaptırılacak,
    • Çocuk kalp sesleri dinlenecek,
    • Gereketiğinde ultrasonografik inceleme yapılacaktır.
  • Doğum Öncesi Bakım

    Doğum öncesi bakım, gelişen bebeğinizin mümkün olduğu kadar sağlıklı olup olmadığından emin olmanızın

    önemli bir parçasıdır. Düzenli olarak yapılan doğum öncesi görüşmeler, gebeliğiniz hakkında bilgilenmenize, sizin için en iyi kararları almanıza ve bütün sorularınızı sormanıza olanak sağlayacaktır. Aynı zamanda gebeliğinizin seyri ve fetüsün 3 aydan sonraki gebelik ürünün adı gelişimi de kontrol altında olacaktır.

    Gebeliklerin çoğu normal olarak ilerler. Fakat bazı riskler göz ardı edilmemelidir. Bu risklerin değerlendirilmesi doğum öncesi bakımın ana noktasını oluşturur. Her görüşmede gebeliğinizin gidişatı muayene edilecek ve kaydedilecektir. Oluşabilecek problemlerin açığa çıkarılması için fetüs üzerinde çeşitli çalışma ve testler yapılabilir. Doğum öncesi bakımınız, sağlık bakım ekibinin tüm üyeleri tarafından gerçekleştirilebilir.

    Geçmişte sorunsuz bir gebelik yaşamış olsanız da, yeni gebeliğiniz ve mümkün olduğu kadar erken davranarak doğum öncesi görüşmelete başlamalısınız, iki gebelik birbirinin benzeri değildir ve problemler karşınıza ansızın çıkabilir.

    Doğum öncesi bakım sadece bir sağlık bakımı değildir, aynı zamanda doğum eğitimi, danışma, ailenin desteklenmesi ve kişisel bakımınızı da içermektedir.. Bütün sağlık .bakım ekibinin üyeleri gebelik oyunca bakımınızı üstlenecektir. Toplumda size taydaşı olabilecek bazı hizmetlere yönelmenizi sağlayacaktır.

    Doğum öncesi ilk görüşmeniz, sonraki görüşmelerinizden daha kapsamlı ve uzun olacaktır. Sağlık hikayeniz alınır, fizik muayeneden geçerseniz. Laboratuvar testleri yapılarak tahmini doğum tarihiniz belirlenir, ileriki görüşmeleriniz ve ihtiyaç duyabileceğiniz özel testler için bir program düzenlenir. Bu görüşmeler sırasında, bakımınızın tüm yönlerin! tartışmalısınız. Sorulannızı sormak için kendinizi özgür hissetmelisiniz.

  • Doğum Öncesi Bakımın Önemi Nedir?

    Doğum öncesi bakım hem anne hem de bebek için çok önemlidir. Bu yüzden hekimle doğum öncesi bakı konusunda öncelikle ayrıntılı konuşmak, tavsiyelerini almak, gebelikte öncelikli konuları belirlemek oldukça faydalı olacaktır.

    Doğum öncesi bakım gebelik komplikasyonları için faydalıdır. Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezine göre Amerika’daki hamile kadınların 1/3 ünde gebelik komplikasyonları yaşanmaktadır. Doğum öncesi bakım gebelik komplikasyonlarını ( prematüre doğum, doğum kusurları, düşük v.b. ) azaltmada ve semptomları yönetmede anahtar roldedir.

    Doğum öncesi bakımın amacı hem annenin hem de bebeğin sağlığını, gelişimini ve beslenme durumunu gözleyip değerlendirmektir. Bu amaçla şu hususlar özellikle önemlidir.

    1. Doğum öncesi vitaminleri alınmalıdır. Örneğin günde 400 mcg folik asit alımı doğum kusurlarını önlemede gereklidir.
    2. Gebelik boyunca ilaç alımlarını hekim kontrolünde yapmak gerekir. Gelişi güzel ilaç kullanımı düşük, erken doğum, doğum kusurları gibi sonuçlara yol açabilir.
    3. Gebelik boyunca sigara ve alkol kullanımından kaçınmalıdır.
    4. X-Ray ışınlarından uzak durmak gerekir.
    5. Kilo alımı kontrollü bir şekilde olmalıdır.
    6. Mutlaka egzersiz yapmalıdır.
    7. Dinlenmek oldukça önemlidir.

    Doğum Öncesi Bakım İçin Ziyaret Takvimi Oluşturulmalıdır

    Doğum öncesi ziyaret takvimi hekimle birlikte oluşturulur. Hekim ziyaret süreleri ve sıklıklarını bildirecektir. Yüksek riskli gebeliklerde ise ( örn: 35 ve ileri yaşlardaki gebelikler, diyabet hastaları, yüksek kan basıncı olanlar veya kronik hastalığı olanlar ) ziyaret sıklığı normal gebelik yaşayanlara göre daha fazla olabilir.

  • Hamilelikte Kiloyu Kontrol Eden Besinler

    Fitokimyasallar ve lifler kilonuzu kontrol altında tutmayı sağlayan iki değerli besin grubudur. Sebze, meyve, tahıl ve kurubaklagiller gibi bitkisel gıdalarımızda doğal olarak bulunan bu maddelere fitokimyasallar (bitki kimyasalları) adı verilmektedir. Kilo kontrolü için tüketmeniz gereken fitokimyasallar ve lifler kalorisi az olan meyve, sebze, baklagiller ve tam tahıl ürünleridir. Kilo almanıza neden olan şeker ve hayvansal ürünlerde ise fitokimyasal ve lif değerleri oldukça düşüktür. Kurubaklagiller bir çok diyette önemli rol oynar. Kuru fasulye ve soya fasulyeleri besin öğeleri ve posadan zengindirler ve yüksek kalitede protein kaynağıdırlar diyabeti düzenler ve kilo kontrolüne yardımcıdır.

    Kilo kontrolü sağlayacak beslenme listesi oluşturun.

    Aşağıdaki listede yer alan besinleri kullanarak öğünlerinize mutlaka ekleyin.

    Portakal, limon, greyfurt kayısı, şeftali, kuşburnu, yaban mersini, kiraz, vişne, böğürtlen, çilek, elma, lahana, karnabahar, fasulye, mercimek, börülce, soya fasulyesi, domates. Soğan, sarımsak, pırasa, lahana, karnabahar, brokoli, soya fasulyesi, domates suyu, turunçgiller, havuç, fındık, tahıllar.

  • Hamilelik Diyabeti Ve Düşük Riski

    Son yıllarda görülme sıklığı giderek artan hamilelik diyabeti, anne için olduğu kadar bebek için de tehlikeli olabiliyor. Diyabetin zararlı etkilerinden korunmak için düzenli takip ve yaşam tarzı değişiklikleri büyük önem taşıyor.

    Memorial Şişli Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Asena Ayar, hamilelik diyabeti ve tedavisi hakkında bilgi verdi. Gebelik insülin direncini artırıyor Gebeliğinden önce kan şekeri hiç yüksek saptanmamış gebelerin hamilelik esnasında kan şeker seviyelerinin yüksek saptanması hali “gestasyonel diyabet” yani “gebelik diyabeti” olarak adlandırılmaktadır. Son araştırmalara göre gebeliklerin %15-20 kadarı gebelik diyabetinden etkilenmektedir.

    Tam olarak sebepleri bilinmemekle beraber gebeliğin insülin direncini artıran bir dönem olduğu bilinmektedir. Yüksek kan şekeri anne adayı ve bebek için risk oluşturuyor İnsülin insanda pankreas hücrelerinden salgılanan, gıdalarla aldığımız şekerin parçalanmasını sağlayan hayati bir hormondur.

    Gebelik sırasında bebeğin büyümesine destek olan hormonlar salgılayan plasenta aynı zamanda maternal insülinin bir kısmını bloke ederek annenin bu hormona olan ihtiyacını artırır.

    Vücutta bir nevi insülin direnci oluşur. Diyabet vücuda giren şekerin yeterli insülin olmaması ya da insülinin doğru kullanılamaması nedeniyle kandan uzaklaştırılamaması ve enerjiye çevrilememesi durumuna denir. Bu şekilde kan şekerinin hep yüksek seyretmesi bebek ve anne için risk oluşturur. Tip 1 diyabet genelde çocuk yaşta ortaya çıkar Tip 1,Tip 2 ve gebelik diyabeti gebeliği tehdit eden diyabetik durumlardır.