5-13 Ay Bebekler İçin Oyun-Oyuncak Seçimi
Anlamadığınız bir dili konuşan, bazen sizi çaresiz hissettiren bir varlık var. Çaresiz hissettiğimiz anların çokluğuyla belki bu sıkıcı sürecin bir an önce geçmesini isteyebilirsiniz. Swatch reklamlarında ‘’zaman, onu nasıl değerlendirdiğinize bağlı’’ diye bir yazı geçer. Anne-baba kimliğindeki göreviniz gelecekle ilgili hayal kurmakla sınırlı kalmamalı, göreviniz şimdi, ödül ise şimdide ve gelecekte yer alıyor. ‘’Gün boyunca meşguldüm; oynamamızı istediğin küçük oyunları seninle oynamaya zamanım olmadı. Sana pek zaman ayıramadım. Elbiselerini yıkar, dikiş diker, yemek yapardım, ama resimli kitabını getirip yaşadığın zevki benimle paylaşmak istediğinde ‘daha sonra oğlum’ derdim. Uyuduktan sonra üstünü örter, dualarını duyar, ışığı kapatır ve parmaklarımın ucuna basa basa kapıya yönelirdim. Keşke bir dakika daha kalsaydım.
Çünkü yaşam kısa, yıllar hızla akıp gidiyor; küçük bir çocuk çok hızlı büyüyor. Değerli sırlarını tuttuğunuz küçük çocuğunuz artık yanınızda değil. Artık resimli kitaplar ortadan kalktı, oynanacak oyun yok. Bunların hepsi geride kaldı. Bir zamanlar meşgul olan ellerim hala yerinde; günler boş ve uzun. Keşke geri dönüp benden istediğin o küçük şeyleri yapabilme fırsatım olsaydı’’… Arthur Sells Bebekler, duyularıyla keşfeder, olumlu duygusal, fiziksel, zihinsel deneyimler yani anne-babanın dokunması, sallaması, konuşması, gülmesi, şarkı söylemesi gün içinde tekrarlandıkça beyin gelişiminin temeline katkıda bulunulur. Algılamada, duyusal yeterliliklerin rolü çok büyüktür, nesneyi görmek, sesini duymak, dokunmak, tadına bakmak ona bilgi verir, kayıt yapar.




