Bu dönemde çocuğun motor gelişmesi hızla olgunlaşırken, cinsel organlara yönelik ilgileri de artmıştır. Çocuğun hareket becerisi ve zihinsel güçlerinin artışına bağlı olarak, eylem alanı, istek ve emelleri de genişlemektedir. Çocuk, düşüncede ve eylemde cinsel konulara, bilinmeyen şeyleri öğrenmeye, çevresinin çapını genişletmeye yönelmiştir. Cinsel ayrılıkları tanıması, bu ayrılıklarla ilgili bilmediği birçok şeyi de öğrenme isteğini kamçılar. Anne artık yalnızca çocuğa bakım veren en yakın kişi değil, aynı zamanda karşı cinsten anlamı olan bir kişidir. Anne ya da baba ile özdeşim yaparak çocuk benliği gelişir, üst benlik oluşmaya başlar. Çocuk, içinde bulunduğu toplumun rollerine, işlevlerine, kurallarına göre davranmaya yönelir. Çocuğun psikososyal gelişiminin bu evresinde, cinsel konulara dalması, bitmek bilmez bir öğrenme merakının ortaya çıkması, anne ya da babanın yerine geçmeye özenmesi ve bu doğrultuda emeller beslemesi girişim duygusunun öncüleridir. Girişim her eylemin zorunlu bir parçasıdır. İnsanlığın her öğrenmesinde, her eyleminde en önemli başlatıcı öğedir. Bu evrede oluşan temel, toplumsal işlev-örüntü ‘becermedir’. Erikson, bu sözcükte saldırma ve elde etmenin sağladığı bir doyum olduğunu söyler. Bu evrede yaşanılan psikososyal bunalımın, çocuğu ağır suçluluk duygularına sürüklememesi gerekir. Çocuksu eylemleri, atılmaları, soru sormaları ve cinsel ilgileri yüzünden sık sık korkutulan, ceza gören çocukta giderek ağır suçluluk duyguları doğuran bir üst benlik oluşur. Bireyin girişim ve becerme gücü ceza korkusu ve suçluluk duygusuyla kısıtlanır. Çocukluktaki anne baba ya da çevre korkutmaları ve cezaları artık bireyin üst benliğince yürütülmektedir. Bu tür girişim kısıtlaması ve suçluluk duyguları kişinin edilgen, ürkek ve bağımlı kalmasına yol açar.
Bebek Gelişimi
-
Bebeklerde Girişim – Suçluluk Duygusu Dönemi
-
Bebeklerde Temel Gelişim Alanları
Temel gelişim alanları şunlardır:
1) Bedensel (fiziksel) gelişim,
2) Bilişsel gelişim,
3) Motor (hareket sistemi) gelişim,
4) Dil gelişimi,
5) Duygusal gelişim,
6) Sosyal gelişim,
7) Ahlak gelişimi.
Çocuğun gelişimini bir bütün olarak kavrayabilmek için psikolojik olduğu kadar fizyolojik gelişimi de bilmek gerekir. (Söhmen) Çünkü fiziksel gelişim, çocuğun davranışını hem doğrudan, hem de dolaylı olarak etkiler. Doğrudan etkiler, çünkü bedensel gelişim, çocuğun neler “yapabileceğini” belirler. Çocuklarda bedensel gelişim, “dönemsel” bir süreçtir. Bunun anlamı, fiziksel gelişimin düzenli bir hızla değil, belli dönemlerde farklı hız dere_celerine sahip “dalgalar” halinde gerçekleşmesi, yani bazen hızlı, bazen yavaş olmasıdır. Doğum öncesi ve doğum sonrasının ilk 6 ayı büyüme hızı yüksektir. Yaşamın birinci yılının sonunda büyüme yavaşlar, bunu ergenliğe ya da cinsel olgunluğa kadar süregelen düzenli, fakat yavaş bir gelişim izler. Hızlı büyüme dönemlerinde çeşitli sorunlar görülebilir. Örneğin, hızlı büyüme dönemlerinin sürekli değişkenliğine uyum sağlayabilmek, duygusal yönden rahatsız edicidir. Hızlı büyüme enerji tüketici olduğundan, bu dönemlerde çocuklar çabuk yorulurlar. Hızlı büyüme dönemlerinde çocuklar beceriksizce davranırlar. Daha önce hareketleri düzgün ve iyi olan çocuk, bu dönemde hantallaşabilir ve sık sık tökezler. Büyüme yavaşladığındaysa bu beceriksizlik iyi bir motor davranışla yer değiştirir. Piaget ve arkadaşları, çocuğun doğumdan ergenliğe kadar olan bilişsel gelişmesini ayrıntılı araştırmalarla incelemişler ve bazı kavramlarla algıların doğuştan itibaren kazanılmış olabileceğini belirlemişlerdir.
-
Bebeklerde Fiziksel Gelişim İle Zeka Arasında Bir Bağlantı Var Mı?
Bebeklerin fiziksel ve zihinsel becerileri arasındaki bağlantının (tabii varsa), ters bir bağlantı olduğunu düşünürüz. Okulda ve daha sonraki dönemlerde birçok kişi ya fiziksel ya da akademik başarıya odaklanır ve her ikisinde de önemli bir varlık gösteremez. Ne var ki, işler bebeklerde bu şekilde yürümüyor. Bebeğin ilk öğrendiği şeylerden biri kendi kolları, bacakları ve bunların hareketleri gibi nesnelerin temel fiziksel zellikleridir. Yaşamın birinci yılında beyindeki uzamsal ilişkileri, dokunma ve kontrollü beden hareketlerini işleyen alanlarda-pariyetal lob ve motor korteks-muazzam bir büyüme söz konusudur. Yaşamın ilk birkaç yılı boyunca çocuğun öğrendiği en önemli şeylerden bazıları ve en önemli öğrenme yöntemleri dünya ile aktif bir etkileşimi gerektirir. Çevrelerini etkilemek ve böylece etkinlik, neden-sonuç ve problem çözme hakkında bir şeyler öğrenebilmek için bebeğin önce kendi bedenini kontrol edebilmesi gerekir. Bebekler için fiziksel aktivite sadece ‘spor’ değil, aynı zamanda dünyayı ve kendi konumlarını anlamada yaşamsal önem taşıyan ilk adımdır. Kuşkusuz bazı bebekler zihinsel kilometre taşlarına fiziksel kilometre taşlarından daha çabuk ulaşırlar ya da bunun tersi olur. Ancak bebeğinizin kaslarının gelişmesine harcanan enerji beynin ihtiyacı olan enerjiyi eksiltmemektedir. Bir bebeğin ilk bağımsız adımlarını atmaya çalışmakla meşgul olduğu sırada yeni bir işaretleşmeyi öğrenmediği görüşünde gerçek payı olabilir-göründüğü kadarıyla bebekler haftada sadece tek özel iş üzerinde odaklanırlar-ancak ilk adımları atmak beynin çalışmasını gerektirir ve beynin, üzerinde çalışması için yeni uyarılar ve enformasyon sağlar.
-
Evinizi Bebek Için Nasıl Güvenli Hale Getirilir?
Çocuğunuz yürümeye başladığı andan itibaren almanız gereken önemli bir karar var: Eviniz derli toplu bir ev mi olsun, yoksa çocuğunuzun rahat gezdiği, oynadığı, keşifler yaptığı çocuk evi mi olsun? Eğef düzenli bir ev hanımı veya tertipli bir ev erkeği iseniz, tabii ki oyunuzu derli toplu evden yana kullanacaksınız. Yani her zaman için düzenli ve temiz olan bir ev, çeşitli yerlerde örtüler, süsler ve çocuğunuza getirdiğiniz yasaklar, yasaklar … Sizin evinizde hakim olan kelimeler; “yapma, hayır, dokunma”lar olacaktır.
Maalesef çocuğunuz bu ihtarlarla büyüyecektir. Çocuğunuz yürümeye başlayana kadar, çevreyi tanıma girişimleri sınırlıydı. Fakat yürümeye başladıktan sonra evin her yerine gitmeyi ve yeni yeni keşiflerde bulunmayı öğrendi. Bu dönem çocuğunda bulunan doğal bir özelliktir bu. Evin her deliğine girecek, her yerini karıştıracak, kıracak, dökecek, dağıtacak, çekmeceleri karıştıracak hatta bir üst çekmeceye çıkmak için, alt çekmeceyi merdiven olarak kullanacaktır. Bu girişimlerde bulunması, çevresini adeta bir keşif gibi incelemesi, fakat bu incelemelerini sadece gözleriyle değil, ellerini, ayaklarını, ağzını yani bütün bedenini kullanarak yapması onun; duygusal, fiziksel, zihinsel, sosyal tüm gelişim alanlarını olumlu yönde etkileyecektir. Bu keşfetme dürtüsüyle etrafta dolaşan çocuğunuzun çabalarını kimseye zarar vermeyecek şekilde olumlu yönde geliştirmek istiyorsanız, evinizi çocuk evine çevirin.
-
Yürümeyi Öğrenmeye Çalışan Bebeğin Düşmesi Normaldir!
Çocuğum yürümeye başladığından beri kendimi bir felaket bölgesinde yaşıyormuş gibi hissediyorum. Kendi ayağına takılıyor, sandalyelerideviriyor, masa köşelerine kafasını vuruyor…
Bu yaş, ebeveynlerin kendilerinin ve bebeklerininyaşamlarından endişe ettikleri dönemdir.Yarık dudaklar, mor gözler, şişlikler, sıyrıklar ve birçok sayısız işaretin bebeklerinizde görüldüğü dönemdir. Anne ve baba için gergin sinirler ve hızlı kalp atışları demektir. Bebekler sürekli ilerleyecek, tekrar tekraraynı şeyleri yapacaklardır, yoksa nasıl kendi başlarına dolaşmayı hatta diğer öğrendiklerini öğrenirlerdi.
Eski bir atasözünde söylendiği gibi ata binmeyi öğrenmek sadece yedi kez düşmeyi gerektirir. Fakat yürümeyi ve tırmanmayı öğrenmek biraz daha farklı bir anlaşmaya tabidir. Bir sabahta yedi ya da daha fazla düşüş gerekir, bu nadir bir olay değildir. Kimi çocuklar dikkat etmeyi çok çabuk öğrenirler, kahve masasını bir defa devirdikten sonra birkaç gün yaklaşmazlar ve sonra da daha dikkatli davranırlar. Kimi de dikkati asla öğrenmeyecek gibi görünür, asla korkmaz, asla acı hissetmez, masayı onuncu kez devirdikten beş dakika sonra on birinci için görev yerine gelir.
Yürümeyi öğrenmek, bir deneme yanılma yoludur; daha açık olmak gerekirse adım atmak ve düşmekle olur. Öğrenme sürecine karışmamalısınız. Sizin yapmanız gereken sinirli bir izleyici olmadan, çocuğunuz düştüğünde, güvenle düşmesini sağlayacak her türlü önemi almanız. Odadaki halının üzerinde düşmesi sadece egosuna zarar verecekken, merdivenlerden yuvarlanması çok daha fazla zarar getirir. Koltuğun yuvarlak kenarına çarpmak biraz ağlatabilir,ancak camın sivri köşesine vurmak ortalığı kan gölüne çevirebilir.
-
Küçük Nesnelerle Oynayan Bebeklere Dikkat!
Bebeğinizin halının üzerindeki küçük bir cismi, ekmek kırıntısını veya bir tüy parçasını hemen fark edip çarçabuk ağzına götürmeye çalıştığı durumlarda dikkat edin. Bu dönemin başlangıcına yaklaşırken bebekler neredeyse tüm küçük cisimlerden büyülenir; bu tam da küçük nesneleri tutma becerisinin geliştiği zamana rastlar.
Önceleri bunu başparmağının yanını ve işaret parmaklarını kullanarak sarsakça yapar. Ancak yavaş yavaş tutma hareketi incelir ve sonunda pens gibi sadece baş parmağı ile işaret parmağının ucuyla tutar. Bu önemli bir motor beceridir ve bebeğe dünyaya ilişkin daha ayrıntılı yeni bir bakış açısı kazandırır. Ancak bu dönemde oluşabilecek küçük cisimleri yutmadan kaynaklanan boğulmalara karşı aileler çok dikkatli olmalıdır.
-
Bebeğinizin Ilk Adımları Ve Yürüteç Kullanımı
12-18 Aylar bebeklerin çoğu için yürüme yaşıdır. Ancak bu dönemler çocuktan çocuğa değişikliklergösterebilir. Ayrıca, çocuğun yürüme yaşı zekası ile ilgili değildir. Bu yenilikler döneminde çocuğun yeni bir şey kolaylıkla öğrendiği anlar vardır.Her yenilik için de hassasbir an söz konusu. Yürümek , konuşmak, renkleri tanımak için ve daha sonra okumayı öğrenmek, hesap yapmak vs. Bu,en çok konuşma konusunda geçerlidir. Büyük bir kolaylıkla konuşmayı öğrenir. İlerde yabancı dil öğrenmesi içinsenelerce uğraşması gerekecektir ve genellikle o dili ana dili gibi konuşamayacaktır. Tecrübeler göstermiştir ki“hassas” anları boşa harcamamalı ve bu zamanlarda çocuğa destek olunmalıdır. Geç kalınırsa daha geç öğrenecektir.Ama siz sakın ola çocuğunuzu baskı altına almayın. Öğrenmeyi istemesini sağlamaya çalışın. Bu hassas dönemler çok önemlidir. Bu dönemde bebek öğrendiklerini uygulayacak ve düzene sokacaktır. Örnekmi? Bebek eşyaların ve insanların sürekliliğini kavramıştır ve bunun üzerine egzersizler yapar: tekrar tekrar bireşyayı saklar ve ortaya çıkarır. Ancak ,tam kavramadığı hususlarda gerileme gösterebilir, hemen meraklanmayın.
Yürümeyi öğrenmek demek, önce dengede durmak, sonra ilerlemek demektir, ve bu oldukça zordur. Çocuk herdüştüğünde onu kaldırmayın. Ayağa kalkarken kaslarını kuvvetlendirir, bir yere vurmadıkça bunda tehlikeyoktur.Yere düşer ellerinden kuvvet alır kalkar, yine düşer.Her öğrenim böyle tekrarlarla olur. Konuşmak içindebebek aynı heceyi defalarca tekrarlar. Sabırlı olun, yeter. Çocuğunuza en iyi yardım etmenin yolu onun gayretlerini anlamanız ve durmadan müdahale etmemenizdir. Bebekyapabildiğini kendi kendine ispatlayarak güvenini geliştirir. Bu zamana kadar hep etrafındakilere bağımlıydı amaşimdi kimseye ihtiyacı olmadan canının istediği yere gidebilmekte, bir sürü keşif yapmaktadır. Son derece meşgul,hareketli ve yorulmak bilmeyen bir kişiliğe bürünür. Yürümekle,bebek bedeninin de bilincine daha iyi varır. Düşüp bir yerini vurunca, elini sıkıştırınca acıduyar ve bazı sınırların ve tehlikelerin farkına varır: 18 aylıkken başını vurabileceği bir masanın yanındandikkatli geçer, kalorifer ve sobalara fazla yaklaşmaz.
Bedeni ile ilgili bu tür tecrübeler onu daha dikkatli yapar. Bir küçük sivilce görse onu devamlı izler,annesinin yaptığı pansumanın onu hemen iyileştireceği fikri ile rahatlar. Yarasının kabuğu düşünce dekendinden bir parça kopmuşçasına ağlar. Bir sırık, bir damla kan onu endişelendirir. Siz de annesi olarakgerekli bakımı yapmaya çalışın ama olayı fazla büyütmemeye özen gösterin.
*DİKKAT! Bebek yatağının parmaklıklarına tırmanmaya başlar. Kısacası artık akrobatlık ve taşımacılık dönemibaşladı! Bu demektir ki ona normal bir yatak almak gerekiyor. Peki ama nasıl? Alacağınız yatak alçak olmalıdır,düşmeye karşı yatağın yanına yumuşak bir halı veya kalın bir sünger koyabilirsiniz.
*DİKKAT! 12-18 arası çocukların yürüme çağıdır.Çocuğunuzun 18 aylıkken hala yürüyememişse doktora danışmakgerekir.Bebeğinizin tembel olduğunu düşünseniz de bu yaşta yürüme arzusu göstermemesi normal sayılmaz.
YÜRÜTEÇLER HAKKINDA NE DÜŞÜNMELİYİZ?
Piyasa çocuğu yürümeye alıştırmak için yapılmış çeşit çeşit yürüteçler bulunur bunlar hakkında nedüşünmeliyiz? Bazı anne ve babalar yürüteçleri faydalı ve çocuk için eğlenceli bulurlar. Yürüteçler tehlikelideğildir ama çocuğun öğrenme keyfini, gayret göstermesini engellediklerinden tavsiye edilmezler.
Çocuğun yürümeyi öğrenmesi için oyuncak pusetini itmeye çalışması, veya bir iskemleyi itmesi dahafaydalıdır. İtilen bir çok oyuncak vardır. Çocuk büyümeye başladığı zaman tek elini tutarak denge sağlamasınayardımcı olabilirsiniz. Kreşlerde yürümeye teşvik eden birçok oyuncak vardır: küçük merdivenler, küçük masalarvs…Bir yandan da çocuklar birbirlerini görerek taklit etme şansına sahiptirler.ÇOCUĞUNUZ 1 YAŞINI DOLDURDUĞU HALDE HİÇBİR YÜRÜME BELİRTİSİ GÖSTERMİYORSA NE YAPILABİLİR?
Sağlıklı bir çocuğun 18.aya veya 2 yaşına ulaşmadan yürümesi beklenmektedir.Ancak çocuk, konuşmada olduğugibi diğer alanlarında da gecikme gösterebilir. Hemen telaşlanarak durumu abartmamanızda fayda var. Bu konudaöncelikle, çocuğunuzun diğer alanlarındaki gelişimini göz önüne alın. O,dik oturabiliyor mu ve emekleyebiliyor mu?Büyük beceriyle emekleyen çocuklar genellikle geç yürüyen çocuklardır. Çünkü onlar, el ve ayaklarının üstündegüvenli şekilde hareket ettikleri yöntemden, sadece 2 ayaklarını kullanabilecekleri, denge kurması zor yöntemegeçmek için bir sebep görememektedirler.Diğer bir geç yürüyen çocuk grubu ise ayaklarını yere sürüyerek yürümealışkanlığı edinmiş çocuklardır. Dikkat etmeniz gereken önemli nokta şudur;*Çocuğunuz sandalyeye tutunup kendini çekerek ayağa kalkabilmekte midir?
*Anlaşılmaz sesler çıkarıp, hatta bazı sözlükler oluşturmakta mıdır?
*Normal düzeyde merak göstermekte midir?
*İnce el becerisi gelişmiş midir?
*Objeleri avuçları ile yakalama aşamasının geçip,parmaklarını kıskaç gibi kullanarak hareketleryapılabilmektedir.Tüm bunları normal olarak yapabildiği taktirde , özellikle yaptığında bacaklarıyla normal biçimde tekmeleratıyorsa yürüyemiyor olması önemli bir sorun değildir. Ancak kaygılarınız devam ederse önce çocuk doktorunuzagerektiğinde de bir uzman çocuk psikologuna baş vurmak da tereddüt etmeyin.
Çocuğun gelişimini diğer çocukların gelişimiyle kıyaslamaktan vazgeçin! Aynı aileden gelen çocukların gelişimeğrileri arasında bile gözle görülebilir farklılıklar olduğunu unutmayın.
-
Bebeğin Arabasına Oturtulması Yanlış Mı?
Bebeğimi arabası içinde oturtmuştum. Onun oturmak için henüz çok küçük olduğunda ısrar eden iki yaşlı kadın beni azarladı.
Eğer bebeğiniz oturmak istemeseydi size söylerdi. Elbette bir çok kelimelerle değil, ama siz onu oturtmak istediğinizde aşağı kayarak veya bir yana doğru dönerek bunu belli ederdi. Başı ve boynu arkasına yaslandığında alacağı destekten daha fazlasına ihtiyaç gösteren bir bebeği oturtmak doğru olmamakla beraber, başını iyi tutan ve oturtulduğunda kendini bırakmayan 3-4 aylık bir bebek buna hazır demektir (oturtulduklannda bebeklerin başını dik tutacak şekilde hazırlanmış özel baş destekleri vardır).
Bebekler oturtulmaktan sıkıldıklannda şikayet ederek ya da kaymaya başlayarak bunu belli ederler. Oturmak, bebek için hoş bir pozisyon değişikliği olduğu kadar, onun dünyayı daha geniş bir açıdan görmesini de sağlar. Dik duran bir bebek artık yalnızca gökyüzü, arabasının ya da portbebenin içi yerine gelip geçenleri ki bunlardan bazılarının sizi kınayacağından şüpheniz olmasın, dükkanları ve evleri, ağaçları, köpekleri, arabaların içindeki diğer bebekleri, okuldan evlerine yürüyen çocukları, otobüsleri, arabaları ve genişlemekte olan dünyasındaki diğer olağanüstü her şeyi görebilir. Ayrıca, yatmaya göre daha uzun süreler keyifli kalma eğilimindedir, bu da sokağa çıkmayı ikiniz için de zevkli hale getirir.
-
Yürümeyi Öğrenen Bebeğiniz Için Güvenli Adımlar
Bebeğinizin büyüdüğüne dair ilk işaretlerden birisi de ilk adımlarıdır ve inanın o günü asla unutmayacaksınız.
Çocuklar şu yaşta yürürler diye bir şey söyleyebilmek mümkün değildir. Her bebek kendine özel karakteristikler ve ilerlemeler gösterir ve her bebek kendini hazır hissettiğinde yürür. Kimi bebekler önce emekler sonra yürür kimileri emeklemeden sıralama denen (koltuk kenarına tutunarak yan yan ilerlemek) dönemin ardından yürür.
Bu yüzden bebeğinizin yürümesini ya da hala yürümüyor olmasını asla başka bebeklerle kıyaslamamalısınız. Bu konuda bir genelleme yapacak olsak bebekler bir yaş civarında yürüme emareleri gösterirler diyebiliriz. Bu dönem onbir aylıkdan başlar ve iki yaşa kadar uzayabilir.
Bebeğiniz emekliyorsa onu cesaretlendirmek için ara sıra ellerinden tutarak ufak adımlar atmasına yardımcı olabilirsiniz.
Aynı şekilde evde bir abla ya da abisi varsa bu da bebeğinizin yürümeyi daha hızlı öğrenmesine yardımcı olacaktır.
GÜVENLİ ADIMLAR
Bebeğinize merdivenleri popo üzerinde inip çıkmayı öğretebilirsiniz.
Emekliyorsa dizlerinin yıpranmaması için dizlik kullanabilirsiniz.
İlk adımlar esnasında çıplak ayak ya da altı lastikli ?kaymayan- çoraplardan giydirmenizde fayda var.
İlk yürümeye başladığında güvenlik tedbirleri almayı unutmayın.
Kenarda tutunabileceği yumuşak (koltuk, kanepe vs) objeler olsun.
Sivri köşeler ve cam eşyalar mutlaka kontrol altına alınmış olmalı.
Evinizde merdiven varsa aşağıya düşmemesi için korkuluk takmayı unutmayın.
Bebeğinizin yürümesini cesaretlendirin. En iyi yol klasik yoldur. Babası bir yerde dursun siz bir yerde durun ve mesafe yakın olsun. Bebeğinizin birkaç adımda bir babaya bir size gelmesine müsaade edin. Yardım almadan diğer tarafa ulaştığında alkışlayın öpün. Yavaş yavaş mesafeyi açın.
Çocuk doktorunuzla konuşun ve ne şekilde ayakkabı önerdiğini öğrenin.
Bebeğinizin ilk adımları sizi çok heyecanlandıracağını biliyoruz. Ancak ilk adımlarını atmaya başladığında avazınız çıktığı kadar bağırıp çığlıklar atmayın çünkü yanlış bir şey yaptığını düşünüp korkabilir
Gülümseyin, okşayın, alkışlayın. Onu ta dir ettiğinizi belli edin, cesatetlendirin ama ani tepkiler verip ürkütmeyin.
-
Diş Çıkaran Bebeğe Ne Yapılır?
Diş çıkaran bebek yaşadığı rahatsızlıklardan ve uykusuzluktan dolayı rahatsız ve huysuz olabilir. Bu dönemde Bebeğinizle yakından ilgilenmeli ve dikkatini farklı yönlere çekecek aktiviteler yaptırmalısınız. Dikkati dağılan bebek diş çıkarma döneminin sıkıntısını unutabilir, ayrıca aktivitelerle uğraşıp bol hareket eden bir bebek yorulacağı için gece daha rahat uyur.
Bebekler diş çıkarma döneminde her şeyi ağızlarına götürürler. Bu yüzden bebeğin dişlerini kaşıyacak oyuncaklar, çıngıraklar ve dişlikleri buzdolabında soğutarak bebeğinize verin. Buzdolabında bekletilen bu oyuncakların bebeğin diş etlerini uyuşturacağı için diş çıkaran bebeği rahatlatabilir. Bebeğinizin diş etlerine ellerinizi yıkadıktan sonra hafif masaj da yapabilirsiniz. En ucuz çıngırak ve dişlik modellerini bumudur.com’da rahatlıkla bulabilirsiniz.
Buzdolabında bekletilen soğuk muz‚ havuç‚ salatalık gibi sebze ve meyveler de bebeğinizin diş etlerini kaşımak için uygundur. Ancak meyve ve sebzeleri bebeğinize verdiğinizde‚ bebeğinizin oturur pozisyonda olduğundan emin olun ve boğulma tehlikesine karşı bebeğinizi yakından kontrol edin.