Bebek Gelişimi

  • Anne Ben Artık 2 Yaşındayım :)

    İki yaş; yürümeye, koşmaya, benliğimi çevremden ayrı olarak algılamaya başladığı m dönemdir. Bağımsızca isteme ve kendi başıma hareket etme davranışlarım bu dönemde artar.
    Sosyal tepkilerim gelişmeye başlar. Taklit, utanma, fiziksel ve sosyal bağımlılık, otoritenin kabulü (büyüklerin söylediklerine ıJyma ve söylediklerini yerine getirme), rekabet, ilgi çekme arzusu, sosyal işbirliği ve karşı koyma tepkileriın hızla gelişir.
    Aile faaliyetlerine katılmaya başlarım. Artık sosyal ilişkiler kurabilen bir çocuğum. Aile dışındaki kişilerle de ilgilenmeye ve yaşıtlarımla beraber olmaktan zevk almaya başladığımı bilmelisiniz. Eğer evde bakılan bir çocuksam beni parka daha çok götürmeli ya da yuvalardaki oyun gruplarında bir iki saat oynayacağım aktiviteler ayarlamalısınız.
    Tüm yetenek ve becerilerimi, güçlü olma ve bağımsızlık duyguları m etkilemektedir.
    İsim ve nesnelerle ilgili hızla gelişen bir kelime dağar-cığım mevcuttur. Düşünce süreçlerim gelişir. Durmaksızın konuşur zaman zaman da bitmek bil­mez sorular sorarım. Lütfen sorularıma kısa ve basit yanıtlar veriniz. Bu, hem özgüvenimi arttıracak hem de dış dünyayı daha hızlı ve kolayrtanımamı sağlayacaktır.

    “Nasıl?” ve “Niçin?” sorularımı sık sık duyacaksınız.

    Kakamı ve çişimi tutabilirim.

    Temel ihtiyaçlarımı kendi kendime karşılayabilmem, seçim yapma duygumun da gelişmesini sağlayacaktır.

  • Bebek Gelişimi(1. Ay Bebeklerin Gelişimi)

    1.Ay Bebek Gelişimi
    Yeni doğanın ilk haftası Sonunda büyük an geldi… Ve küçük bebeğiniz dışarı çıktı! İşte yeni doğanınızın hayatındaki ilk haftasına kısa bir bakış. Bu küçük varlıkla tanıştığınız için nasıl heyecanlı olduğunuz fark etmez, durumun gerçekliğine düşünce kendinizden şüphe etmeye başlayıp bir ebeveyn olarak güven kaybı ve sinirlilik hali yaşayabilirsiniz.

    1.Ay Bebek Gelişimi

    Yeni doğanın ilk haftası
    Sonunda büyük an geldi… Ve küçük bebeğiniz dışarı çıktı! İşte yeni doğanınızın hayatındaki ilk haftasına kısa bir bakış.

    Bu küçük varlıkla tanıştığınız için nasıl heyecanlı olduğunuz fark etmez, durumun gerçekliğine düşünce kendinizden şüphe etmeye başlayıp bir ebeveyn olarak güven kaybı ve sinirlilik hali yaşayabilirsiniz. Bu tamamen normaldir, yani her şeyi nasıl doğru yapacağınızı bilmeyi beklemeyin. En önemli şey doğal olarak gelecek ve siz zamanla her şeyi anlayacaksınız. Bebeğinizin gelişiminde neler oluyor? Bebeğiniz size yeni doğan reflekslerinden geniş bir yelpaze sunuyordur ve dokuz ay boyunca sıkışık rahim içinde yaşadığı için geçici olarak komik bir görünüme sahip olabilir. Hatta tekrar geri kazanmaya başlamadan önce, sıvı yoluyla biraz ağırlık kaybedebilir. Ve başta çok çok iyi uyurken, yakında sizin istemediğiniz kadar uyanık olacaktır. Şimdi sizin hedefiniz: Anne sütü veya biberonla besleme konusunu iyice ele alın ve kendinize çok iyi bakın. Böylece bebeğinizle en iyi bağı kurabileceksiniz. Keyfini çıkarın!

  • Bebek Gelişimi (Bebeklerin Gelişimine Yardımcı Olun)

    Bebeğin Gelişimine Yardımcı Olmak
    Bebekler kendi kendilerine yetişen canlılar değillerdir. Aslında bu bütün canlılar için geçerlidir. Hangi tür olursa olsun yetişirken bir başkasının yardımına ihtiyaç duyar. Bir aslan, zürafa, bir kedi, bir tavuk olsa da fark etmez. Bu bir doğa ya da yaradılış kanunudur. Biz insanlar içinde aynı durum geçerlidir. Bebeklik döneminden itibaren bir gelişme ve yetişme süreci içinde oluruz. Tabi insan türü dışındaki canlılar bu süreci genelde içgüdüsel olarak geliştirdikleri yöntemlerle gerçekleştirirler. Biz insanlarda ise içgüdüler bebeğin yetişmesinde ve gelişmesinde pek yer tutmaz.
    Biz insanların bu konudaki uygulamaları bilimsel verilerle, öğrenmeyle ve tecrübeyle gelişen şeylerdir. Dolayısıyla bebeklerin yetişmesinde bilinçli hareket etmek kaçınılmazdır. Özellikle anne ve babalar bebeğin fiziksel, sosyal, duygusal ve bilişsel yönden gelişimi için aktif görev üstlenmeli ve bu konuda bilinçli hareket etmelidirler.
    Bebeklerin fiziksel olarak daha aktif olmalarını sağlamak gerekir. Bebekle oyunlar oynamanız onu hareket etmeye özendirmeniz bebeğin fiziksel gelişimi içim önemlidir. Bu bebeğinizi daha aktif yapacaktır. Ev içinde çeşitli aktiviteler yapabilirsiniz. Mesela onun oyuncağını bir yere saklayıp onu bulmasını sağlayın. Bir yere bir şey koyup ona uzanarak almasını sağlayın. Örneğin, eğer, yaşı 1.5-2 civarına geldiyse onunla saklambaç oynayın. Daha erken evrede birbirinize küçük ve hafif bir topu karşılıklı olarak atma oyunu oynayın. Bu tip oyunlar bişr yandan onların fiziksel gelişimine katkıda bulunurken diğer yandan sosyal ve duygusal gelişimine katkıda bulunacaktır. Bir şeyler yapması konusunda onu cesaretlendirin.
    Evde bebeklerin yürümesine yardımcı olan yürüteçlerden kullanmamaya özen gösterin. Bırakın bebeğiniz kendi kendine ayağa kalksın ve yürüsün. Bu konuda onu destekleyin. Biraz korksa da ona cesaret ve güven vermeniz yerinde olacaktır.
    Bebeğinizin sosyal çevresini zenginleştirmek, diğer insanları görmesini sağlamak da iyi gelecektir. Bebeği eve dört duvar arasına hapsetmeyin. Onu dışarı çıkarın ve dış dünyayı da keşfetmesine fırsat verin. Oyuncak dükkanlarına götürün, parklara götürün. Keşfetsin ve eğlensin. Mesela alışveriş merkezlerine götürün. Raflara bakarken bile, görmüş olduğu çeşit çeşit eşya, çeşit çeşit renk cümbüşü ona her seferinde bir şeyler öğretecektir. Bir şeyler öğrendikçe merak dünyası zenginleşecek ve size sorular da sormaya başlayacaktır. Diğer akraba ziyaretlerinde bulunun. Böylelikle başka insanları da görsün, dış dünyayı tanıma imkanı elde etsin. Hayatın evdeki anne ve babadan ibaret olmadığını anlasın.
    Bebeğinize özellikle 1 yaşına geldiği zaman pastel boya kalemleri, boyama kitapları veya boyama kağıdı alabilirsiniz. Bu onun için eğlenceli olacaktır. Bırakın istediği şekilde boyasın çizsin. Fakat ucu sivri kalemler almamaya dikkat edin. Bunlar bebeğinizi için güvenlik riski doğurabilir. Bu anlamda silindir şeklindeki pastel boyalar daha güvenlidir. Şarkı söyleyen ve müzik çalan oyuncaklar ve onu çeşitli yeteneklerini geliştirecek oyuncaklar da alabilirsiniz. Birbirinin içine geçen oyuncaklar da idealdir. Oyuncakları boşaltıp doldururken bunu beraber yapın.
    Bebeğinizin gelişimine yardımcı olurken kesinlikle güvenlik önlemlerini ihmal etmeyin. Her zaman söylenilen şeyi yapın. Yani evinizi bebeğiniz için güvenli ve yaşanılır bir hale getirin. Her türlü kaza riskini düşünerek güvenliği sağlayın. Oyuncaklar da bu güvenlik standartlarının dışında değildir. Alacağınız oyuncaklar üzerinde hangi yaş grupları için güvenlik riski oluşturduğu yazar buna dikkat edin. Ayrıca, alacağınız oyuncaklar üzerinde CE işareti olması o oyuncağın Avrupa Birliğinin güvenlikle ilgili standartlarına uyumlu olarak üretildiğini belirtir. Bu konudaki önemli risklerden bazıları, çocuğun küçük parça oyuncakları yutması, oyuncağın keskin kenarlarını, sivri uçlarının uygun yaşta olmayan çocuk tarafından kullanılması durumunda tehlike doğurması veya oyuncaklarda uygun olmayan kimyasalların kullanılma riskidir.

  • 35. Haftadaki Anne Karnındaki Bebek Gelişimi

    35.HAFTA ANNE KARNINDA BEBEK GELİŞİMİ

    Bebekteki değişiklikler

    Bebek yaklaşık 2.5 kilo ağırlığındadır. Poposundan başına uzunluğu 33 cm. olup toplam uzunluğu da 45 cm.’dir.Bebeğiniz yağ depolamaya devam eder ve özellikle omzunun etrafında boğumlar ve tombulluklar oluşmaya başlar. Siz yaklaşık haftada 350-500 gr alırken , bebek artık , kabaca sizin her hafta aldığınız kilonun yarısı kadar kilo almaktadır( 180-250 gr ). Artık içinde yüzdüğü suya oranla rahim içinde daha fazla yer kaplamaya başladığından hareketleri de çok kolay olmayacaktır.Bebeğinizin göz rengi mavidir, ancak sonrasında değişecektir.Bebeğiniz artık bu haftadan sonra doğuma hazırdır.

    8. ayda doğanların 7.ayda doğanlara nazaran yaşamlarının az olduğuna dair halk arasında bir inanç vardır.Bu düşünce 8.aydaki bebeğin hayati fonksiyonlarının dış dünyaya adaptasyon açısından 7 aylık bebeğe nazaran daha da güçlendiği için yanlıştır.

    Sizdeki değişiklikler

    Gebeliğinizin başından itibaren yaklaşık 9,5-13 kilo almış olmalısınız.Bu haftalarda halsizlik ve yorgunluk pek çok hamile kadının en önemli şikayet sebeplerinden birisidir. Uyuma güçlükleri, kilo artışı ve buna bağlı olarak hareket yeteneğinde azalma sorun yaşamanıza neden olacaktır.İşlerinizden uzaklaşmanın zamanı geldi..Ayak bileklerinizin ve eklemlerinizin şişmesini engellemek için uzun süreli aynı pozisyonda durmamaya ve hareketsiz kalmamaya özen gösterin. Eğer uzun süreli araba kullanıyorsanız, arada istirahat edin, dışarı çıkın ve yürüyüş yapın.Pek çok kadın ayrıca bebeğin bacaklar ve pelvisteki sinirlere olan basıncından dolayı pelvik bölgede bir kaşınma hissi veya uyuşukluk fark etmeye başlayacaktır. Ne yazık ki, bu bebek doğana kadar kaybolmayacaktır.

  • Ay Ay Bebek Gelişimi(Bir – Oniki Ay)

    1. Ay:
    – Yeni doğanın hareket yetenekleri fazla etkileyici değildir. Çocuğun ilk kazandığı yeteneğin başını kaldırmak olduğu, bunun ardından el ve kollarını kullanabildiği, nihayet ayak ve bacaklarını kullanmaya başladığı görülmüştür.
    – Çenesini kaldırabilir
    – 19-20 cm. Uzaklıktaki nesneleri net görebilirler. – Kokuları ayırt edebilirler,
    – Bebeklerin daha çok gözlere baktığı belirlenmiştir. Bu nedenle, bebekle sağlanan göz teması, bebekle bakıcısı arasında sosyal bağın gelişmesinde önemli rol oynar.
    – Annelerin çocuğuna karşı duyduğu bağın oluşumunda kritik bir dönemin varlığı ileri sürülmektedir ki bu da doğumdan hemen sonraki dönemdir. Bu dönemde bebeklerini kucaklarına alarak seven annelerin, çocuklarına daha kuvvetli bağlarla bağlandıkları belirlenmiştir.
    – Bu ayda konuşmaya yönelik bir faaliyet genellikle görülmez.
    – Bebeğin başı her zaman desteklenmelidir.
    – Elleri yumuktur veya hafifçe açıktır.
    – Hıçkırıklar sık görülür ama önemsizdir.
    – Hapşırıklardan korkmayın, bu burnu temizler.
    – Bu ay objelere bakmaya başlayabilir.
    – İşitmeye başlamıştır ama sesin geldiği yeri anlayamaz.
    – Yüzüne 0.5 metreden yakın objeleri daha iyi görür.
    – Bu ayda bebek siyah beyaz geometrik objeleri çok iyi seçer.
    – Yatağının çevresindeki bu tür objelere dikkatini çeker.
    – Bebekler insan yüzünü diğer objelerden ayırırlar.
    – Bebeğiniz insan sesini diğer seslere tercih eder.
    – Bebeğinizi beslerken onunla konuşun.
    – Günlük banyoya ihtiyacı yoktur. Fazla yıkamak bebeğinizin cildini kurutur.
    – Bu ayda Hepatit B (sarılık)aşısının yapılmış olması gereklidir.

  • Bebeklerde Gelişimi (Uyku Düzeni)

    Yenidoğan Bebeklerde Uyku Düzeni

    Bebekler doğduklarında uyuma içgüdüleri yoktur. Bebeğiniz dünyaya gelişinden sonra üç ila altıncı aylarda kilo artışı için gündüz olduğu gibi gece de beslenme ihtiyacı için sık sık uyanır. Dış dünyaya uyum sağlama sürecinde bebekler gece ve gündüz ayrımını bilmezler. Öğrenmesi ve uykusunun düzene girmesi biraz zaman alır. Günün yirmidört saatinin neredeyse 16 ya da 18 saatinde uyurlar. Yeni doğan bir bebek normalda 2 ila 4 saat uyur ve açlık sebebiyle uyanır.

    Bebeğinize gece ve gündüz farkını siz zaman içerisinde farklı davranarak öğretmelisiniz. Gün içerisinde bebeğinizi beslerken onunla ilgilenin konuşun, sevginizi gösterin. Oyalamaya çalışın. Gece ise mümkün olduğunca sessiz davranmaya çalışın. Özellikle gece beslenme sürelerinde ışığı açmayın ya da daha cansız bir ışık olmasını sağlayın. Gündüz ve gece arasındaki farkı, ışık ses ve hareketlilik olarak öğretebilirsiniz. Bu sayede zamanla alışacaktır. Yeni annelerde çok yorulacağından gece düzenli uyumaya ihtiyacı olacaktır. Bebeğinize sevginizi gösterebilmeniz ve sağlıklı olarak besleyebilmeniz için sizin de sağlıklı beslenme ve uyku düzenine ihtiyacınız var.

    Ayrıca bebekler hafif sallayarak daha kolay uyurlar. Sebebini biliyor muydunuz? Gebeliğiniz döneminde sizin sakin ve hafif yürüme hareketleriniz bebeğinizi sakinleştiriyor ve uyutuyordu. Bu sebeple sallanmaktan hoşlanması da doğaldır. Bazı bebekler sallanarak kendilerini evde güvende hissederler. Bazı bebeklerse hafif müzik dinletildiğinde rahatlayabilir.

  • Bebek Gelişimi(1 Aylık Bebek)

    1. Ay:

    • Yeni doğanın hareket yetenekleri fazla etkileyici değildir. Çocuğun ilk kazandığı yeteneğin başını kaldırmak olduğu, bunun ardından el ve kollarını kullanabildiği, nihayet ayak ve bacaklarını kullanmaya başladığı görülmüştür.
    • Çenesini kaldırabilir
    • 19-20 cm. Uzaklıktaki nesneleri net görebilirler. – Kokuları ayırt edebilirler,
    • Bebeklerin daha çok gözlere baktığı belirlenmiştir. Bu nedenle, bebekle sağlanan göz teması, bebekle bakıcısı arasında sosyal bağın gelişmesinde önemli rol oynar.
    • Annelerin çocuğuna karşı duyduğu bağın oluşumunda kritik bir dönemin varlığı ileri sürülmektedir ki bu da doğumdan hemen sonraki dönemdir. Bu dönemde bebeklerini kucaklarına alarak seven annelerin, çocuklarına daha kuvvetli bağlarla bağlandıkları belirlenmiştir.
    • Bu ayda konuşmaya yönelik bir faaliyet genellikle görülmez.
    • Bebeğin başı her zaman desteklenmelidir.
    • Elleri yumuktur veya hafifçe açıktır.
    • Hıçkırıklar sık görülür ama önemsizdir.
    • Hapşırıklardan korkmayın, bu burnu temizler.
    • Bu ay objelere bakmaya başlayabilir.
    • İşitmeye başlamıştır ama sesin geldiği yeri anlayamaz.
    • Yüzüne 0.5 metreden yakın objeleri daha iyi görür.
    • Bu ayda bebek siyah beyaz geometrik objeleri çok iyi seçer.
    • Yatağının çevresindeki bu tür objelere dikkatini çeker.
    • Bebekler insan yüzünü diğer objelerden ayırırlar.
    • Bebeğiniz insan sesini diğer seslere tercih eder.
    • Bebeğinizi beslerken onunla konuşun.
    • Günlük banyoya ihtiyacı yoktur. Fazla yıkamak bebeğinizin cildini kurutur.
    • Doğumda Hepatit B aşısının ilk dozunun yapılmış olması gereklidir. Birinci ayın sonunda (ilk dozdan 1 ay sonra) Hepatit B aşısının 2.dozu uygulanmalıdır.

  • Bebek Gelişimi(Dört Aylık )

    4.AY BEBEK GELİŞİMİ
    Her gün biraz daha büyüyen bebeğiniz artık “yeni doğan” sınıfını geçmiş sayılır. Fiziksel gelişimi de hızla devam etmektedir. Kafasının arkasındaki yumuşak nokta kaybolmuştur, ön taraftakinin tamamen kaybolması ise bazı durumlarda 18 ayı bulabilir. Saç rengi ve şekli de muhtemelen değişmeye başlamıştır. Siz belki fark etmeseniz de geçen birkaç hafta boyunca bebeğin doğumdaki saçları dökülmeye ve yerine yeni ve kalıcı saçlar çıkmaya başlamıştır. Bu süreç birkaç ay daha devam eder.
    Bebeğinizin göz rengi de bu dönemde değişebilir. Çoğu bebeğin doğum sonrası mavimsi olan göz rengi koyulaşmaya başlar. Eğer 6. ayda bebeğiniz hala mavi gözlü ise, gözlerinin renkli kalacağından emin olabilirsiniz.
    Bebeğinizin fiziksel yeteneklerinde de kelimenin tam anlamı ile “tepeden tırnağa” gelişmeler gözleyeceksiniz. Bu ayın sonunda bebek kafasını tamamen dik tutabilir ve karnının üstünde yatarken 90 derecelik açıyla kafasını yerden kaldırabilir. Ayrıca kafasını her yöne çevirebilir ve sırtüstü yatarken kaldırabilir. Çenesini omuzlarına dayayarak ayaklarına bakabilir.
    Kasları gelişip güçlendikçe, bebeğin vücudu da toparlanmaya başlar. Karnı üzerinde yatarken, tek kolunun üzerinde başını kaldırabilir. Bu ve bundan sonraki iki ay boyunca beden kısmındaki kaslar daha da güçlenecektir. Tam olarak ters dönemese de, bebek bu ay en azından bir yana doğru dönebilecektir; diğer tarafa dönmek içinse biraz daha gelişmesi gerekmektedir. Birçok bebek bu gelişmeden sonra, tam olarak dönmeye başlar.
    Artık sırtüstü yatarken parmağınızı tuttuğunda kafasını ve bacaklarını kaldırıp oturmaya çalışır. Şimdilik oturma mutluluğuna tek başına erişmese de ufak bir yardımla bunu becerir ve buna bayılır! Yine de, hala sırtından destek vermeniz gerekir, çünkü şu an ancak kafasını dik tutabilmektedir. Ay sonunda, gövde kasları sayesinde ufak bir destekle kucağınızda dimdik oturabilecektir. Oysa daha önceleri kucağınızdayken, bedeni bir kalıba girmiş gibi sizin oturuşunuza göre şekillenmekteydi. Şimdi ise oturuşunu kendi kontrol edebilmektedir: sizin fiziksel olarak farklı bir insan olduğunuzu artık anlamaya başlamıştır.
    Bebeğiniz tekme atmaktan çok hoşlanır; bacaklarını elleri ile ayaklarına veya dizlerine dokunabilecek kadar havaya kaldırabilir. Daha sonraki aylarda ise bu bacaklar tüm ağırlığını kaldırabilecek güce erişir. Onu ayakları yere basacak şekilde dik tutarsanız, belki ayakta bile durabilir. Bu ay bazı bebekler emeklemenin başlangıcı sayılan “yüzme” hareketini de geliştirir.
    Bebek giderek daha istemli hareket etmeye başlar, “yeni doğan refleksleri”nin çoğu artık kaybolur. Arama refleksi de bunlara dahildir, çünkü bebek artık neye baktığının ve ne gördüğünün tam olarak bilincindedir. Yorgun olduğu zamanlar hariç, pek çok hareketi daha akıcı ve daha kontrollüdür.
    Bu ay içinde doktorunuz katı gıdalara (yoğurt, kaşık maması, meyva püresi) geçmenizi önerebilir. Bu konuda onun tavsiyelerini doğru takip etmeniz önemlidir. Bir öğünde sadece bir yeni gıdayla başlayın ve bunu da yavaş yavaş yapmaya dikkat edin, başka bir yeni gıdaya hemen geçmeyin. Böylelikle hem bebeğinize yeni tatlara alışması için zaman tanımış olur hem de herhangi bir gıdaya alerjisi olup olmadığını doktoru ile birlikte daha rahat gözlersiniz.
    Bazı bebekler yeni tatlar konusunda hevesliyken, bazıları bu konuda daha gönülsüz olurlar. Eğer bebeğiniz bu yeni gıdaları istemiyorsa endişelenmeyin ve yemesi için zorlamayın. Amacınız, sadece katı gıdalara alışmasını sağlamaktır, bu yüzden az miktarda vermeye devam edin. Eğer katı gıdaları reddetmekte ısrarlıysa, doktorunuza danışarak aynı yemekleri 1-2 hafta sonra tekrar deneyin. Bir süre sonra alışacaktır.
    Yeni gıdalar artık beslenme düzeninin bir parçası olduğunda, bebek anne sütünü veya formül sütü giderek daha az miktarda alacaktır. Bu dönemde, katı gıdaları, sütten önce vermeye gayret edin; çünkü süt ve sıvı mamalar oldukça doyurucudur ve bebek önce bunları alırsa, sıra katı gıdaya geldiğinde karnı doymuş olacaktır. Ancak bazen yemeğe katı gıda ile başlamak da bebeği sinirlendirebilir, özellikle sabah uyanır uyanmaz pek hoşuna gitmeyebilir. Eğer yeni mamaya tepki gösterirse önce emzirin, ardından yeni mamasını verin, yine istemez ise emzirmeye devam edin.
    Zaman içinde bebeğinizin öğün sayısı, günde dört defaya inecektir. Buna ek olarak, yatmadan önce de sütünü ister. Eğer bebeğiniz daha sık acıkıyorsa süt ve katı gıda arasında yarım saat kadar bekleyin.
    Bu ay bebeğin tükürükleri akmaya başlayabilir. Cildinde buna bağlı kızarmalar oluşuyorsa yüzüne biraz vazelin, boyun çizgilerine de mısır nişastası sürebilirsiniz. Eğer lekeler artıyorsa, mutlaka doktorunuza danışın.
    Tükürük akmasının genelde diş çıkarmayla bağlantılı olduğu düşünülür. Ancak bu çok kesin bir bağlantı sayılmaz. Bazı bebeklerin bu ay bir dişi patlayabilir, ancak genelde ilk diş 6. aydan önce çıkmaz.
    Eğer bebeğiniz gerçekten diş çıkartıyorsa, ellerini sık sık kulağına ve çenesine götürür. Her iki bölgeyi de aynı kaslar idare ettiğinden, bebeğin kulağı mı ağrıyor, yoksa dişi mi çıkıyor, belli olmayabilir. Bunu anlayabilmek için diş etlerini hafifçe ovmanız yeterlidir. Bebeğiniz hemen bağırmaya başlıyorsa, diş çıkarıyor demektir.
    Bazı bebekler fazla diş ağrısı çekmez, bazısı ise tüm diş çıkarma süresince acı ve sıkıntı yaşar. Eğer diş çıkardığı için huzursuzsa, bir diş kaşıma oyuncağı edinin ve buzdolabında saklayın. Oyuncağın serinliği diş etlerini rahatlatacaktır. Eğer bu da işe yaramazsa, doktorunuz reçeteli ya da reçetesiz bir tedavi tavsiye edebilir.
    Bu ay sizi mutlu edecek bir başka gelişme de bebeğin nihayet gece boyunca uyumaya başlamasıdır: gece uykuları 10-11 saate çıkacak, gün içinde de iki-üç saat uyuyacaktır. Bebeğinizin uykuya daha kolay dalabilmesi için, yorgunluk belirtisi göstermeye başlayınca yatağına yatırın.
    Peki, bebeğinizin yorgun olduğunu nasıl anlarsınız? Mutlaka kendine özgü birtakım mesajlar verecektir, ancak bebeklerin hemen hepsinin bazı ortak ve belirgin işaretleri vardır. Gözlerini ovuşturmak ve oyuna karşı isteksiz tavırlar bunların başında gelir. Yalnız, yorgunluk bazı bebekleri daha hareketli ve heyecanlı yapabilir. Uykusu olan bebekte doğum sonrasına benzer bazı refleks ve hareketler görmeye başlarsınız. Hareketleri daha ritmik olur- örneğin kafasını sallar. Parmak emme, sinirli tavırlar, genel huzursuzluk uykulu bebekte hemen farkedilir. Bebeğinizin “uykum var” mesajını anlamanız çok da zor olmayacaktır.
    Bebeğin duyuları da düzenli olarak gelişmektedir. Ay sonunda artık her şeyi renkli görmeye başlar. Bakışlarını kolayca odaklayabilir ve 3 metrelik görüş alanı içindeki her şeyi görebilir, ancak yine de 50 cm önüne bakmayı tercih eder. Bakışlarındaki şaşılık azalmıştır ve hareket halindeki bir nesne veya insanı çok rahat takip edebilir.
    Bebeğinizin el-göz koordinasyonu da gelişmektedir. Bir nesneye bakarken ellerini ona doğru uzatır ve parmaklarını olabildiğince açar. Tutma isteği son derece güçlüdür ve eline geçirdiği her nesneyi daha ustalıkla tutabilir. Bu yüzden artık rahatça gözlüğünüzü tutup çıkarabilir veya babasının sakallarını çekebilir.
    Kulağı ise artık neredeyse bir yetişkin kadar net duyar. Zayıf ses ile güçlü olanı ayırt eder ve müzik sesine cevap verir. Ayrıca artık ses çıkarmaya da isteklidir. Bazı sesleri sanki unutmamaya çalışırmış gibi tekrar eder. Bunların çoğu tek sesli hecelerdir ve aylar sonra bu sesler birer kelimeye, gurultular ise, kıkırdamaya, gülücüğe ve çığlıklara dönüşür. Ayrıca gıdıklandığında yüksek sesle gülecektir. Bu ‘gıdıklanma tepkisi’ daha önceki dönemde görülmez, bu yüzden bazı uzmanlar bunu sosyal bir gelişim olarak kabul eder.
    Bebekler bu dönemde her türlü uyarıya açıktır, bu yüzden bulunduğu çevreyi zenginleştirin. Koku duyusu onlar için oldukça önem taşır. Evinizde bulunan çiçek, sabun, meyve vs gibi şeyleri kokladığında vereceği tepkileri izlemek de oldukça keyifli olacaktır.
    Bebeğinizin gülüşü de geçen aydan beri gelişmiştir. Artık aile bireylerini veya diğer tanıdığı yüzleri gördüğünde sevinç gösterileri yapar. Sizinle veya tanıdığı diğer kişilerle “konuşmak” en sevdiği şeylerden biridir. Yaptığı her yeni numarayı onaylamanız çok hoşuna gidecektir.
    Bebeğiniz sizin farklı bir birey olduğunuzu anladıkça ilişkiniz de yavaş yavaş yeniden biçimlenecektir. Artık her istediğinin yerine getirilemeyeceğini öğrenmektedir.
    Buna rağmen bebeğiniz dış dünya ile olan ilişkisini tam olarak anlayabilmiş değildir. Örneğin oyuncağına her vurduğunda ses çıkardığını keşfetmiştir. Ancak aynı anda tesadüfen rüzgar da perdeyi havalandırmışsa, oyuncağa her vuruşunda perdenin havalanmasını bekler. Bu yüzden perdenin hareket etmesini sağlamak için bir süre daha sinirli bir şekilde oyuncağa vurmaya devam eder. Bunun gerçekleşmemesi ise kısa bir süre için sinirlenmesine, hatta ağlamasına neden olabilir.
    Bebeğiniz kendisini ve çevresindeki dünyayı keşfederken, onun bu yeni çabalarını sabırla izleyin ve bu güzel dönemin tadını çıkarın. Onunla oynayın, şefkat gösterin. Siz ve sizin gibi bebeğe yakın olan herkes bebeğin ruhsal gelişiminde önemli bir yer tutar. Oyuncakla oynamak ne kadar hoşuna giderse gitsin oyuncak hep aynı tepkiyi verir. Oysa insanlar değişkendir ve o bundan çok şey öğrenir!
    4.AY DÖNÜM NOKTALARI
    SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL
    • Sosyalleştiğinde güler; oyunu bölündüğünde ağlar.
    • Aynadaki yansıması hoşuna gider, hatta ona gülümser.
    • Kendini rahatlatmaya çalışır.
    • Etrafındakilerle ilişki kurmak için sesler çıkartır.
    • Gıdıklandığında güler.
    • İnsanlara cevap vermeye çalışır.
    • Müzikle sakinleşir.
    • Yüzükoyun durumundayken sırtüstü, sırtüstünden yüzükoyun dönebilir.
    • Kafasını daha uzunca bir süre dik tutar.
    • Oturma pozisyonuna getirildiğinde veya yatarken kafasını istediği yöne döndürebilir.
    • Yüzme hareketi yapabilir ve yatağında dönebilir.
    • Bakışlarını farklı uzaklıklara odaklayabilir.
    • Sallanan bir nesneyi kendine çekip ağzına götürebilir.
    • Bir nesnenin düştüğü yere bakar.
    • Banyoda ayak ve ellerini çırpar.
    • Diş çıkarmaya başlayabilir.
    • Katı gıdalara geçmeye hazır olabilir.
    • Kokuları birbirinden ayırabilir.
    • Bir saatten daha uzun süre karşısındakine tepki verir.
    • 5-7 saniye öncesini hatırlar.
    • Görüntü ile gerçek yüzü ayırt eder.
    • Yeni sesler çıkarmayı sever ve bazılarını taklit eder.

  • Bebek Gelişimi (Emeklesi)

    Bebekler oturmayı öğrendikleri andan itibaren çevresine olan merakından dolayı çeşitli şekillerde denemelerle keşfetmeye başlarlar. Yeni doğan bir bebek de ayağa kaldırılıp sert bir zemine bastırılırsa bir kaç adım attığı görülür. Yalnız bu adımlar yürümeye başlayacağı anlamına gelmez. Bu refleks doğumla birlikte ortaya çıkan kavrama emme gibi adım atma reflekslerinin sonucunda oluşur.

    Oturmayı öğrendikten sonra keşfetme çabaları gelişir demiştik. Bunlardan bir tanesi de emeklemedir. Yalnız öncelikle başını, omuzlarını ve vücudunun belden yukarısını kaldırabilme yeteneği olmalıdır.

    Gerekli yetenekleri kazanmış bebek bu otururken önceleri öne ve arkaya doğru sallanır ve bir yere gitmeye başladığında ise önce geri geri gider.

    Bebek bir süre sonra emekleyerek doğru yöne gidecek duruma gelir. Yalnız her bebek emeklemez ve bazıları karın üzerinde sürünmeyi tercih edebilir.

    Emekleme sadece elleri ve dizleri üzerinde değildir. Bir kısım bebek dirsekleri, kolları, kolların dirsekten aşağı kısımları ve bacaklar kullanılarak yan yatarak sürünebilir. Sırt üstü yatarak ayakları ile kendilerini itme şeklinde hem de çok hızlı hareket ederek emekleyenler de vardır. Yalnız bu şekillerde emekleyen bebekler geç yürüme eğiliminde olanlardır.

    Erken yürümeye başlayan bebekler oturmaya başlamadan bir yerlerden tutunarak ayağa kalkmaya çabalarlar ve tutnarak yan yan giderler.

    https://kadininfendi.wordpress.com/tag/bebek-gelisimi/ BU SAYFADAN ALINTIDIR.

  • Bebek Gelişimi ( Televizyonun Bebeğe Etkileri

    Televizyonda bebek kanalları da açık olsa, eğitici dvd’ler de oynasa, bebeğin dil ve zeka gelişimi bu durumdan zarar görür.Günümüzde pek çok anne baba, bebekler için eğitici olduğu iddia edilen bebek kanallarını ve “Baby Einstein” ya da “Brainy Baby (Akıllı Bebek)” gibi dvd setlerini çocuklarına seyrettirmekte ve bunlardan gelişimsel fayda beklemektedir. Amer
    ika’da 6-12 aylık her 3 bebekten 1’ine en az 1 ‘Baby Einstein’ dvd’si alındığı bilinmektedir. Ülkemizdeki kesin rakamlar bilinmese de bebekleri TV’ye maruz bırakmanın oldukça yaygın olduğu gözlemlenmektedir. Maalesef ki bu içerikler eğitici bir kazanım sağlamadığı gibi erken yaşlarda dil ve zeka gelişime ciddi zararlar vermektedir.

    Televizyon ve çocuk gelişimi ile ilgili yapılmış araştırmalar
    TV’nin bebek gelişimini nasıl etkilediği konusunda yapılan araştırmalar TV’nin sakıncalarını net şekilde ortaya koymuştur. Örneğin, 2007 yılında Journal of Developmental Psychology’de yayınlanan bir çalışmaya göre, 8-16 aylık dönemde bir bebeğin TV seyrettiği her saat başına 3 yaşındaki dil becerisinin 6-8 kelime daha geri olduğu gösterilmiştir. Ayrıca TV’ye maruz kalan 12-36 aylık çocukların hafıza, dikkat ve odaklanma becerisi bakımından TV’yle tanışmayan çocuklara göre dezavantajlı olduğu bulunmuştur. The Archives of Pediatrics dergisinde 2010 yılında yayınlanan bir çalışmada ise haftada birkaç kez dvd izleyen ve hiç izlemeyen çocuklar karşılaştırılmıştır. Bu çalışma ise, ne kadar erken yaşta dvd izlemeye başlanırsa ilerleyen dönemde kelime hazinesinin o denli geri kaldığını göstermiştir. Bu araştırma sonuçları doğrultusunda Amerika’da “The Baby Einstein Company” e açılan davada, şirket dvd’lerin çocuk gelişimine katkı sağlamadığını kabul etmiş ve müşterilerine para iadesi yapmıştır.