Bebek Gelişimi

  • 5 Aylık Bebeğiniz Şunları Yapabilir

    Bebeğiniz bu ayda; herhangi bir nesneye uzanabilir ve bilinçli bir şekilde eline alabilir. Yakaladığı nesneleri ağzına götürür. Oyuncağının küçük bir bölümünü görmek bile onu tanımasına yeter. Battaniyenin altından görünen tavşanını tanır ve almak ister.

    Aynadaki görüntüsünü tanır ve güler.

    Tek heceli sesler çıkarmaya başlar. Sese karşı duyarlılığı artmıştır. Artık en hafif tıkırtıları ve fısıldamaları bile duyar ve tepki verir. Aynı şekilde minik cisimleri de fark eder ve görür.

    Yuvarlanarak dönebilir. Yattığı yerde ters dönebilir. Ayakta tuttuğunuzda basmaya çalışabilir.

    Annesini ya da biberonunu gördüğünde beslenme zamanı geldiğini anlar ve heyecanlanır, mutluluğunu ifade eder. Duygularını önceki aylara kıyasla daha kolay anlayabilirsiniz, çünkü ifade yeteneği gelişmiştir. Sevgisini de göstermeye başlar. Yabancıları yadırgayabilir.

    Duyuları bir yetişkininki kadar gelişmiştir. İletişim becerisi hızla gelişmektedir. Cıvıldamalara benzer sesler çıkarır. Kolay heceleri tekrar etmeye çalışır. Bazen bir şey içer veya yerken kabarcıklar ve hoş seslerle eğlenir. Bu agular ve sesler konuşmanın ilk öncüleridir. Bu sıralar duyacağınızn başka bir ses ise bebeğinizin ilk kahkahalarıdır. Farkında olmadan vücudunda bir noktayı gıdıklayabilirsiniz ve ilk kıkırdamalar gelir. Bebeğin gülmesine neden olmanın başka bir şekli onun şakalarına karşı gülmektir.

    Bebeklerde Oturma

    Bu ayda bir çok çocuk oturur pozisyona getirilmekten çok hoşlanırlar. Biraz kıvrık bir sırtı olacak ve ellerini kendini desteklemek için kullanacaktır. Bu denemeleri şimdilik kucağınızla sınırlı ve süreleri kısa tutmak uygundur. Destekle oturma denemelerini 6 ay sonuna saklamakta fayda vardır. Bebeğiniz her geçen gün kuvvetlenmektedir. Aniden düzelip bir elini boşa alarak bir oyuncağı kavramak için kullanabilir. Bir tarafına yuvarlanmaması için onu iki tarafından yastıklarla desteklemelisiniz.

  • Bebeklerde Ve Çocuklarda Zeka Gelişimini Destekleyecek Oyunlar

    Çocukların zeka gelişimini etkileyen en önemli etkenlerden biri olarak kabul edilen genetik kod, biliyoruz ki zeka gelişiminin tek sorumlusu değil. Zeka gelişimini desteklemek için hamilelik koşulları, sosyal çevre ve çocukla duygusal etkileşim gibi faktörlerin de önemli roller oynadığını artık hepimiz kabul ediyoruz. Özellikle çocuğun yaşamının ilk yıllarında önem verilmesi gereken bir konu olan zeka gelişimi ailelerin ve eğitimcilerin odak noktalarından biri. Bu konu da biz de sizlere derlediğimiz etkinliklerle çocuklarınızın zeka gelişimine destek olmayı hedefliyor, onların gelişim yolunda bir adım daha ileri gitmesine yardımcı olmayı istiyoruz.

    Bebekler için beş oyun…

    1. Bu nedir?
    Önce kendi vücudunuzun farklı yerlerine dokunun, sonra da bebeğinizin vücudundaki aynı yere. “Bu nedir?” diye sorun ve ekleyin “bu bir el, ağız, el”.

    2.Nereye kaybolmuş?
    Kurmalı müzikli bir oyuncağı, bir kısmı görünecek şekilde bir yastığın altına saklayın. Bakalım bebeğiniz onu bulabilecek mi?

    3. Oturalım kalkalım
    Bebeğinizin bacak kasları geliştikçe, onu ayakta duracak şekilde tutun. Şarkı söyleyin ve sonunda hafifçe sıçratın.

    4. Bing, bang, bong…
    Onun oyun miderinin üstüne çeşitli tencere, kap ve temiz yoğurt kutularıyla tahta kaşıklar koyun ve bebeğinizin bir davulcu olmasını izleyin.

    5. İçinde ne var?
    Küçük bir oyuncağı kalın bir kağıda sarın ve bebeğinizin onu açarken duyacağı eğlence ve heyecana katılın.

    Çocuklar için beş oyun…

    zeka geliştiren oyunlar bebekler için zihinsel gelişimi destekleyen oyunlar bebeğin zekasını geliştirmek için oyun tavsiyeleri bebeklere faydalı oyunlar hangileri


    Çocukların zeka gelişimini etkileyen en önemli etkenlerden biri olarak kabul edilen genetik kod, biliyoruz ki zeka gelişiminin tek sorumlusu değil. Zeka gelişimini desteklemek için hamilelik koşulları, sosyal çevre ve çocukla duygusal etkileşim gibi faktörlerin de önemli roller oynadığını artık hepimiz kabul ediyoruz. Özellikle çocuğun yaşamının ilk yıllarında önem verilmesi gereken bir konu olan zeka gelişimi ailelerin ve eğitimcilerin odak noktalarından biri. Bu konu da biz de sizlere derlediğimiz etkinliklerle çocuklarınızın zeka gelişimine destek olmayı hedefliyor, onların gelişim yolunda bir adım daha ileri gitmesine yardımcı olmayı istiyoruz.

    Bebekler için beş oyun…

    1. Bu nedir?
    Önce kendi vücudunuzun farklı yerlerine dokunun, sonra da bebeğinizin vücudundaki aynı yere. “Bu nedir?” diye sorun ve ekleyin “bu bir el, ağız, el”.

    2.Nereye kaybolmuş?
    Kurmalı müzikli bir oyuncağı, bir kısmı görünecek şekilde bir yastığın altına saklayın. Bakalım bebeğiniz onu bulabilecek mi?

    3. Oturalım kalkalım
    Bebeğinizin bacak kasları geliştikçe, onu ayakta duracak şekilde tutun. Şarkı söyleyin ve sonunda hafifçe sıçratın.

    4. Bing, bang, bong…
    Onun oyun miderinin üstüne çeşitli tencere, kap ve temiz yoğurt kutularıyla tahta kaşıklar koyun ve bebeğinizin bir davulcu olmasını izleyin.

    5. İçinde ne var?
    Küçük bir oyuncağı kalın bir kağıda sarın ve bebeğinizin onu açarken duyacağı eğlence ve heyecana katılın.

    zeka geliştiren oyunlar bebekler için zihinsel gelişimi destekleyen oyunlar bebeğin zekasını geliştirmek için oyun tavsiyeleri bebeklere faydalı oyunlar hangileri


    Çocukların zeka gelişimini etkileyen en önemli etkenlerden biri olarak kabul edilen genetik kod, biliyoruz ki zeka gelişiminin tek sorumlusu değil. Zeka gelişimini desteklemek için hamilelik koşulları, sosyal çevre ve çocukla duygusal etkileşim gibi faktörlerin de önemli roller oynadığını artık hepimiz kabul ediyoruz. Özellikle çocuğun yaşamının ilk yıllarında önem verilmesi gereken bir konu olan zeka gelişimi ailelerin ve eğitimcilerin odak noktalarından biri. Bu konu da biz de sizlere derlediğimiz etkinliklerle çocuklarınızın zeka gelişimine destek olmayı hedefliyor, onların gelişim yolunda bir adım daha ileri gitmesine yardımcı olmayı istiyoruz.

    Bebekler için beş oyun…

    1. Bu nedir?
    Önce kendi vücudunuzun farklı yerlerine dokunun, sonra da bebeğinizin vücudundaki aynı yere. “Bu nedir?” diye sorun ve ekleyin “bu bir el, ağız, el”.

    2.Nereye kaybolmuş?
    Kurmalı müzikli bir oyuncağı, bir kısmı görünecek şekilde bir yastığın altına saklayın. Bakalım bebeğiniz onu bulabilecek mi?

    3. Oturalım kalkalım
    Bebeğinizin bacak kasları geliştikçe, onu ayakta duracak şekilde tutun. Şarkı söyleyin ve sonunda hafifçe sıçratın.

    4. Bing, bang, bong…
    Onun oyun miderinin üstüne çeşitli tencere, kap ve temiz yoğurt kutularıyla tahta kaşıklar koyun ve bebeğinizin bir davulcu olmasını izleyin.

    5. İçinde ne var?
    Küçük bir oyuncağı kalın bir kağıda sarın ve bebeğinizin onu açarken duyacağı eğlence ve heyecana katılın.

  • Kısa Kısa Ay Ay Gelişim

    1.AY

    Bebeğiniz birinci ayını genelde uyuyarak geçirecektir, ancak bu onun hiçbir şey yapmadığı anlamına da gelmez. Kafasını kısa bir süre tutabilir. Size veya sesinize tepki verebilir. Değişik seslere tepki verebilir. Nesneleri kısa süre takip edebilir. Ancak bebeğinizin görmesinin tam olmadığını bilin. Bazı bebekler başlarını uzunca bir süre bile tutabilir. “Aguu” gibi sesler çıkarabilirler. İlk aylarında bebekler ziyaretçi akınına uğrar. Bebeğinizi kimseyle görüştürmemek, evden dışarı hiç çıkarmamak gibi uygulamalara gerek yoktur.

    Ancak ziyarete gelenleri bebeğin öpülmemesi konusunda uyarın. Sürekli çekilen fotoğraflar, flaşlar nedeniyle gözlerini rahatsız edebilir. Bunun dışında, el yıkamanın önemini ziyaretçilerinize de anlatın ve dışarıdan gelen herkesten, bebeği kucaklarına alacaklarsa ellerini yıkamasını rica edin. Mümkünse, bebeğin az sayıda kişinin kucağına gitmesi iyidir. Bunun dışında, hava uygun olduğunda giyimine dikkat ederek dışarı çıkarmanızda sakınca yoktur. Ancak kalabalık ve kapalı mekânları tercih etmeyin.

    2. AY

    İşte bebeğiniz size gülüyor. Bu, çocuğunuz tarafından gönderilen bir armağan.

    İkinci ayın içindeki bebeğin nesneleri takip mesafesi daha da artmıştır. Karnının üzerindeyken kafasını kaldırabilir. Çıngırak gibi değişik seslere yanıt verir. Annesini ve sık gördüğü insanları tanımaya başlar. Bazı bebekler nesnelere uzanabilir. Uyanık kalma süresi artmıştır. Bu ay, bebeğinizin aşı ayıdır. Aşı sonrasında bazı bebeklerde ateş ve hafif bir halsizlik hali görülebilir. Doktorunuzla, aşı sonrası oluşabilecek reaksiyonlar ve neler yapılması gerektiği konusunda konuşun.

    3. AY

    Karnının üzerinde yatarken kafasını kaldırabilir. Çıkardığı sesler çeşitlenmiştir. Gülücükler artar. Bir yanına dönebilir. Nesneleri uzun süre takip edebilir. İki elini kavuşturabilir. Özellikle annesinin sesine doğru dönebilir.

    Çalışmaya başlayan annelerin sütleri yorgunluk, süt sağmama gibi nedenlerle azalabilir. Sütünüzü düzenli olarak sağarak ve mümkün olduğunca emzirmeye devam ederek sütünüzün azalmasını engelleyebilirsiniz. Sağdığınız sütleri, siz işteyken bebeğe bakan kişi verebilir. Bu ayda aşı yoktur. Sadece bebeğin gelişimi kontrol edilebilir.

    4.AY

    Bebek yüksek sesle gülmeye başlar. Başını tutar. Yuvarlanabilir. Bazı nesnelere ulaşarak eline almaya çalışır. Küçük nesnelere dikkat eder. Ellerinden tutup kendinize doğru çekerseniz, başını tutabilir. Agucuklar iyice artmıştır. İkinci dönem aşıları bu ayda yapılacaktır. Eğer ilk aşılarda sorunlar yaşandıysa, doktorunuza bunları anlatın. D vitaminin yanında bebeklere flor verilmesine bu ayda başlanabilir; bazen daha geç başlanır. Artık oyuncaklarla da ilgilenmeye başlamıştır. Bazı bebekler, oyuncakları alınınca itiraz edebilir.

    5.AY

    Bu ay, bebeğiniz için artık bir dönüm noktasıdır. Çünkü bebeğiniz yavaş yavaş katı gıdalara geçecektir. Oturma konusunda da ilerleme kaydediyordur. Başını dik tutabilmektedir. Göğsünü yerden kaldırabilir, yuvarlanabilir. Bebeğinizi şimdiye kadar yatakta iç huzuru ile yalnız başına yatırdıysanız, artık dikkat etmeye başlayın. Bir gün bir de bakmışsınız ki bebek dönüyor. Artık çıngırakla oynamaya başlayabilir. Sosyal ilişkileri biraz daha gelişmiştir. Çağrıldığında bakabilir.

    6.AY

    Bebeğiniz ne kadar hızlı büyüyor değil mi? Daha dün küçücüktü. Çekmecelerde, “bunlar onun olamaz, herhalde yıkayınca çekti” dedirtecek kadar küçük çoraplar buluyorsunuz. Bebeğiniz bu ay içinde yardımsız oturuyor duruma gelecektir. Oyuncağını elinden alınca size kızabilir. Ayakta dik tutarsanız, yere biraz basabilir. Avucuna bir şeyler alabilir. Bu dönemde, bebeğinizin yeni aşıları yapılacaktır. Başının arkasındaki bıngıldak artık kapanmıştır.

    6. ay, bebekten kan alınarak kansızlık için değerlendirmelerin de yapıldığı bir aydır. Çünkü pek çok bebekte, yanlış beslenme nedeniyle demir eksikliği olabilir. Demir eksikliği varsa, D vitaminin yanında demir takviyesi de yapılır. 6 aylık bebeğiniz, tanımadığı kişilerin kucağına gitmeme gibi yadırgama davranışları içine girebilir.

    7.AY

    Bebeğiniz artık, eline verdiğiniz bisküviyi kendi kendine yiyebilen küçük bir canavar. Uzaklardaki oyuncaklara ulaşmaya çalışır. “Babba”, “dedde” gibi kelimeleri söyleyebilir. Bunlar henüz anlamlı değildir. Bazı bebekler bir şeylere tutunarak ayakta durabilir. El çırpıp, el sallayabilir.

    8.AY

    Bebeğinizin kanepenin kenarına tutunup ayağa kalktığını görürseniz şaşırmayın. Bu ayda, bebeğinizi ayakta tutarsanız ayakları üzerine ağırlık verebilir. Ancak unutmayın ki bütün bebekler farklıdır. Bebeğiniz tutunarak ayağa kalkmıyorsa paniğe kapılmanıza gerek yok. 8 aylık bir bebek, oyuncaklarını bir elinden diğerine geçirebilir. Oyuncağını avcunun içine alabilir. Ce-e oyunu oynayabilir.

    9.AY

    Eğer çok tombul bir bebek değilse, artık yürümeye yönelik hareketleri iyice artmıştır. Oturur durumdan ayağa kalkabilir. Yüzüstü pozisyondan oturur duruma gelebilir. Birine veya bir şeye tutunarak ayakta durabilir. Bazı bebekler, sıralama dediğimiz, koltuğun kenarına tutunarak yürüme işini başarabilir. Farkında olmadan “anne”, “baba” diyebilir. 9. ay, ülkemizde kızamık aşısının yapıldığı aydır. Bu aşı 15. ayda tekrarlanır. Bebeğin gelişimi takip edilir.

    10.AY

    Bebeğin ayakta durabilme özelliği iyice artmıştır. Elinden oyuncağını almaya çalıştığınızda karşı çıkar. “Anne” ya da “baba” kelimelerini bilinçli olarak söyleyebilir. Küçük nesneleri parmakları ile yakalayabilir. Bu ince hareketler, sağlıklı gelişiminin bir göstergesidir. “At”, “ver”, “al” gibi basit emirleri anlayabilir ve bunlara uyabilir. İsteklerini belli edebilir.

    11.AY

    Artık küçük yaramaz “hayır” kelimesini anlamaktadır, ama her zaman annesini dinlemeyebilir. Küçük nesneleri tutabilir. El sallayabilir. Eşyalara tutunarak yürüyebilir. Tutunmadan kısa süre ayakta durabilir. “Anne” ve “baba” dışında kelimeler söyleyebilir. Bazı bebekler bu ayda yürüyebilir. Bebeklere özgü değişik bir dilde konuşabilir.

    12.AY

    Çoğu bebek bu ayın sonunda yürüyebilir. Ancak bu yürüme genellikle çok başarılı değildir. Siz ona top attığınızda, o da size geri atabilir. Bu ayda verem aşısının kontrolü yapılır. Eğer tutmadıysa, aşı tekrarlanır. Daha önce kan değerlerini görmek için değerlendirme yapılmadıysa, bu ay yapılır. Yemekleri sağlıklı beslenme kurallarına uygun pişiriyorsanız ve bebek artık sizinle sofrada oturabiliyorsa, sizin yediğiniz yemeklerden yiyebilir. Bu ay, ufaklığın ilk doğum günü heyecanının yaşandığı aydır. Bu güzel günü ölümsüzleştirmek için, fotoğraf makinesi, film gibi hazırlıkları şimdiden yapın.

  • Bebek Gelişimi(5. Ay 4. Hafta Bebeğin Gelişimi)

    Bebek Gelişimi 5. Ay 4. Hafta
    ELLERLE KEŞFETME

    6. ayına girmesiyle, bebeğinizin ellerini kontrol kabiliyeti küçük nesneleri kendisine çekebileceği kadar gelişmiş bulunmaktadır(bazı bebeklerde daha geç olabilir), tam olarak kavrayamasa da kendisine getirebilir.
    Bebeğinizin bu evresinde ona yardım olmak için, etrafına uzanıp kendisine çekebileceği oyuncaklar koyabilirsiniz. Öbür ay, daha büyük oyuncakları yakalamaya ve nesneleri bir elinden diğerine götümeye başlayacaktır.
    Ona bu yeteğini geliştirmesi için oyuncaklar verin ve bir elinden diğerine götürmesine yardımcı olun. Sonra tekrar el değiştirerek oyuna devam edin. Bunu tek başına başabilmesiyle, artık her şey onun için daha da eğlenceli hale gelecektir.
    KONUŞKAN BEBEK

    Bebeğiniz artık dünyayı sizin kadar iyi görebiliyor ve duyabiliyor. Sesler çıkarmaya, bazı heceleri söyleyemeye çalışamasından da anlaşılacağı gibi iletişim becerisi hızla gelişiyor. Çıkardığı sesler size onun mutlu mu, sinirli mi yada bir sorunu halledildiğinde tatmin olup olmadığını belli eder. Bu döneminde bebeklerin yaklaşık yarısı ‘’ ba, ma, ga ‘’ gibi sesleri yada başka herhangi bir sesli ve sessiz harf kombinasyonunu defalarca söyleyebilir. Bir kaç bebek, bu harflere başka harfler de ekleyebilir ve daha karmaşık heceler çıkarabilir.
    Bebeğinizin bu evresinde onu konuşmaya dahada yüreklendirmek için, ona çıkardığı sesleri kullanarak cevaplar verin, sohbet edin. Mesele ‘’ba’’ dediğinde ‘’ evet baba gelecek ‘’ gibi. . . Anlayamadığınız sesler çıkardığında, yinede ona cevaplar verin, ’’ evet bu bir araba ‘’ gibi…Bebeğiniz bundan hoşlanacak ve konuşmaya devam edecektir. Bebeğiniz aynı zamanda söylediği her şeyi sizin onu anlıyormuşcasına dinlediğinizi ve söylediklerini çok ilginç bulduğunuzu görmekten çok hoşlanacaktır

  • 3 6 9 12 15 18 24 Aylık Bebeklerde Zeka Gelişimi

    Bebeğiniz var ancak bebeğin zekasının normal olup olmadığını anlamak istiyorsunuz. Anne Baba olarak doğal bir şekilde buna hakkınız da var. Peki bebeklerin zekasının gelişimini nasıl ölçebiliriz. Yanıtı çok basit. Bebekler gün geçtikçe zeka kapasiteleri bakımından gelişirler ve adeta her gün yaptıkları davranışlar değişir ve gelişir. Böyle olunca da bebeğin gelişimini 3 er aylık süreler halinde incelemek en mantıklı tercih olacak. Şimdi sizlere 0-2 yaş bebeklerin zeka gelişimi nasıl olur ve ne gibi davranışlar sergilerler bunları anlatalım.

    Gelişim; biyolojik özellikler, kalıtım, içinde bulunulan çevre, beslenme gibi birçok durumun etkin rol oynadığı çok yönlü ve karmaşık bir süreçtir. Anne karnında biyolojik destekle başlayan gelişim süreci, doğum sonrasında ise çevreyi gözlemleme, çevresinde gördüklerini anlama ve uygulama gibi komplike bir hal almaya başlar. Bebeğin davranışlarının temelinde belirli biyolojik aşamalar etkilidir.

    Bebek belirli aylarda yürür, diş çıkarır, ilk kelimesini söyler. Bu davranışların gerçekleşebilmesi, bebeğin o davranışı yerine getirebilecek düzeyde olgunlaşmasına bağlıdır. Davranışlar bu olgunlaşmaya bağlı olarak belirli bir sıra izler. O halde bebeklerimizden beklediğimiz davranışlar gelişim düzeyine uygun olmalıdır.

    Anneler, bazen bebeklerin normal gelişim süreçlerinden fazla beklentiye girilebilir. Kimi zaman da, gelişim süreçleri yaşından geri olduğu halde bunu fark edip destekleyemiyor olabilir. Bu nedenle, bebeğin gelişimini izlemek pek çok yönden yararlı olmaktadır. Gelişim basamağındaki özellikler iyi takip edilir ve bilinirse, bebeğin gelişiminin yönü ve hızı da saptanmış olur. Gelişim hemen her bebek için aynı yaş döneminde belirli özelliklerin kazanılması olsa da, ebeveynler bu sürece katkıda bulunan öncelikli kişilerdir.

    Gelişim dönemlerini birbirinden kesin sınırlarla ayırmak olası değildir. Bebek için her fiziksel ve psikolojik gelişim bir sonraki dönem için önem taşır ve kendinden önceki dönemden etkilendiği gibi, bir sonraki dönem içinde etkili olmaktadır.

    Bebeğin ilk 24 aydaki gelişim süreçleri; Bebeklerin zeka gelişimleri genel hatlarıyla ele alındığında, ilk 24 aydaki gelişim süreçleri aşağıdaki gibidir.

    1 – 4 Aylar
    Bebekler yaşamlarının ilk ayında doğuştan geliştirmiş oldukları refleks tepkileri geliştirirler. Biraz deneyim kazandıktan sonra çevresinde ki değişiklikleri algılamaya başlarlar. Örneğin, 1 – 4 aylar arasındaki bebek, beşiğine asılan bir oyuncağın bazen sallanıp, bazen hareketsiz durduğunu fark edebilir.

    4 – 8 Aylar
    Neden – sonuç ilişkilerini ayırt etme becerisi başlar. Hareketlerinin yarattığı sonuçları görmek ister. Örneğin, beşiğin kenarındaki ipe tesadüfen dokunduğunda ipin sallandığını ve ses çıkardığını fark ederse bir kez denedikten sonra ses duyabilmek için ipi çekmeye başlar.

    8 – 12 Aylar
    Neden ve sonuçları daha iyi ayırt etmeye başlar. Hedeflediği sonuçla arasına engel girerse bu engeli ortadan kaldırır. Örneğin, oyuncağı sakladığınızda onu arar; örtünün altına saklanan oyuncağı örtüyü kaldırarak bulur.

    12 – 18 Aylar
    Sorunlarının çözümü için yeni yollar aramaya başlar ve keşiflerinin sonucunu görmek ister. Oyuncakları yere atma ve düşüşlerini izleme sık görülen davranışlardan biridir. Artık bebeğiniz görüş alanında olamayan nesneleri daha sistemli aramaya başlamıştır. Karmaşık hareketleri taklit eder. Örneğin, ağabey veya abla tarafından yapılan oyunları tekrar etmeye çalışır, sayfa çevirebilir.

    18 – 24 Aylar
    Zihinde sonuca götürecek yollar aramaya başlar. Örneğin, yüksekte duran oyuncağı almak için yastıkları üst üstte dizer ve onların üstüne çıkarak oyuncağını almaya çalışır. Zihinsel semboller kullanır. Oyunlarında değişiklikler görülür. Aile bireylerini taklit etmeye başlar. Yakın geçmiş ve yakın gelecekle ilgilenen ve plan yapabilen bir çocuk halini alır.

    Yukarıda da bahsettiğimiz üzere zeka; biyolojik ve genetik temele dayanan bir gelişim izler. Ancak bu geliştirilemez veya desteklenemez anlamına gelmemektedir. 0-6 yaş, zeka gelişiminde belirgin rol oynar. Bu süreçte anne ve babalar bebek ve çocuklarını yönlendirebilir. Bebek ve çocukların zeka gelişimi çeşitli aktivitelerle desteklenebilir.

    Oyun, 0-2 yaş bebeği için en önemli gelişim desteğidir; Pek çok farklı, çeşitli oyuncak alternatifleri bebeğin zekasını birçok yönden destekleyici olabilir. Bu dönemde bebeğin gelişimini destekleyen oyun ve oyuncakları örneklersek;

    • Yaratıcı, hayal gücünü geliştiren oyuncaklar; Kukla sahnesi, el ve parmak kuklaları, bez bebekler, çeşitli giysiler, doktor araçları, telefonlar, oyuncak arabalar.
    • Okuma ve konuşmayı geliştirecek uyarı araçları; Tahtadan harf ve sayılar, mıknatıslı harf ve sayılar, harf ve sayıları içeren oyuncaklar, dominolar, tamamlama, karşılaştırma oyunları, karatahta.
    • Matematik ve sayılar; Renkli çubuklar, mozaik geometrik şekiller, tahta oyuncak saat veya saati öğretecek tahta küpler, matematik kavramlarını geliştirecek oyunlar.
    • Doğa bilimleri; Mıknatıs, ayna, taş, yaprak, deniz kabuğu, doğayla ilgili çocuk kitap ve CD’ler.
    • Müzik ve dans araçları; Ritim araçları (tef, davul, trampet, flüt, melodika, zil, çan, çıngırak), cd’ler.
    • Oyuncak Nereden Alınır?; Biz satmıyoruz ama annelerimiz için en ucuz oyuncakları, e-bebek, annelutfen, hepsiburada, toyzz shop gibi Türkiye’nin en büyük yüzlerece alışveriş sitesinden araştırıyoruz. EN UCUZ OYUNCAK FİYATLARI sayfamızda internetten oyuncak satan tüm mağazaların ürünlerini derledik; mağazalar arasında aynı ürünün fiyatlarını kolaylıkla karşılaştırabilirsiniz..!

    Bunun dışında; çocuğumuz kalem tutmaya başladığı andan itibaren onun bu gelişimini kalemlerle, boyalarla desteklemek önemlidir. En önemli destek ise; bebeğimiz kaç yaşında olursa olsun onu övmek, yüreklendirmek ve davranışlarımızla çok yönlü aktivitelerde ona model olabilmektir. Aktif öğrenmeye açık olabilmek; bağımsızlığını ve girişimciliğini, yaşı kaç olursa olsun çocuğumuzu tanımak, onun gelişiminde etkili olacaktır.

  • Bebek Gelişimi(Aylara Göre )

    1. Ay
    Bebeğiniz ilk ayını genelde uyuyarak geçirir. Ancak uyanık olduğu zamanlarda yapacağı en önemli hareket başını kaldırmaktır. Arama, emme, yakalama 3 ana reflekstir. Moro, Babınskı refleksleri bebeğinizin ilkel refleksleridir ve bir iki ayda kaybolur. Önce ellerini ve kollarını, ardından da ayaklarını ve bacaklarını hareket ettirmeye başlar. Yakındaki nesneleri görebilir, yatağının etrafındaki objelerle ilgilenir. İnsan yüzlerinden yalnız annesinin yüzünü seçebilir ve diğer objelerden ayırabilir. İnsan sesini diğer seslere tercih eder. Konuşmalarınız dikkatini çeker. Kokuları ayırt etmeye başlar. Genelde gözlere bakar, bu da sosyal bir bağ gelişmesinde önemli rol oynar. Elleri yumuk ve hafifçe açıktır. Sıklıkla hıçkırabilir. Hapşırdığı zaman korkulmamalıdır çünkü hapşırmak burnunun temizlenmesine yardımcı olur. Duymaya başlar ancak seslerin nereden geldiğini anlayamaz.
    2. Ay
    Bebeğinizin uyanık kalma süresi 2. ayında artacaktır. En güzeli etrafına neşeli gülücükler saçmasını gözlemlemeniz olacaktır. Bir yerlere uzanmaya, ellerini açıp kapatmaya, ebeveynlerini tanımaya, duyduğu seslere tepki vermeye başlayacaktır.
    3. Ay
    Bebeğiniz artık etrafındaki değişiklikleri algılamaya, duyduğu seslerin kaynaklarını aramaya başlayabilir. Ellerini birleştirip nesneleri uzun süre takip edebilir. Annesinin sesine doğru dönüp karnının üzerinde yatarken kafasını kaldırabilir. Yüksek sesle gülebilir.
    4. Ay
    Bebeğiniz bu ayda daha iyi görmeye, renkleri fark etmeye başlayabilir. Aynı davranışı sıkılmadan tekrar tekrar yapabilir. Destekle oturabilir. Bazı nesnelere ulaşmaya ve eline almaya çalışır. Objeleri bir elinden diğerine geçirmeye başlar. Ellerinden tutup kendinize doğru çekerseniz, başını tutabilir. İletişimini mimiklerle, anlamsız mırıldanmalarla gerçekleştirir. Etrafındaki sesli uyarıcı çeşitliliğine bağlı olarak daha çeşitli sesler çıkarabilir. Oyuncaklarını elinden aldığınızda buna itiraz edebilir.
    5. Ay
    Kucağa oturup nesneleri yakalamaya başlayabilir. Yüzler arasında artık ayırım yapabilir. Objeleri ağzına götürerek keşfetmeye başlar, buna ayakları da dahildir. Yabancı olmayan, sıklıkla gördüğü kişileri tanır. İsmi söylendiğinde dönüp bakabilir. Dili anlamlı şekilde kullanamaz ama çeşitli seslendirmelere başlar.
    6. Ay
    Arama davranışlarını bu aylarda göstermeye başlar. Nesneleri tüm duyularıyla incelemeye, dikkatlice bakıp sesleri dinler. Sadece zevk almak için birçok karmaşık ve ilginç yol dener. Bu da oyun davranışının başlangıcıdır. Yetişkinlerin kol ve bacaklarıyla yaptıkları hareketleri taklit edebilir. Uykudan uyandığında korkup ağlayabilir. İlk dişini bu ayda çıkarır.
    7.Ay
    Bu ayda küçük yaramaz artık desteksiz oturmaya başlayabilir. Bu da artık mama sandalyesinde oturtularak beslenmesini sağlar. Bu ay muzurluklara da başlar. Bu aydan itibaren bir ses duyduğunda o da bir sesle tepkide bulunur. Kendi çıkardığı sesleri dinlediği gibi başkalarının çıkardığı sesleri de dinlemeye başlar. “Babba”, “dedde” gibi kelimeleri söylemeye başlar ancak bunlar anlamlı değildir. Sürünerek hareket alanını genişletir. Düşen objeler dikkatini çeker. El çırpar.
    8. Ay
    Artık bebeğiniz için hareketlenme zamanı gelmiştir. Kanepenin kenarına tutunup ayağa kalkabilir. Sesli ifade ile duygularını açığa vurmaya başlayabilir. Daha önce yapmadığı yetişkin davranışlarını taklit edebilir. Eğer ayakta tutarsanız ayakları üzerine ağırlık verebilir. Oyuncaklarını tanımaya başlar. Kendi kendine oturma pozisyonuna geçebilir. Yatarken okuduğunuz masalları dinleyerek uykuya dalar.
    9. Ay
    Bebeğiniz yürümeye yönelik çalışmalarına bu ay itibariyle başlayabilir. Oturur durumdan ayağa kalkabilir, yüzüstü pozisyondan oturur duruma gelebilir. Kendini çekerek ayağa kalkabilir. Birine veya bir şeye tutunarak ayakta durmayı başarabilir. İşaret parmağı ve başparmağı ile objeleri tutabilir. Aile sofrasına oturmaya, köfteyi ve diğer birçok yiyeceği ısırarak yemeye başlayabilir. Oyuncaklarına vurarak ses çıkarabilir, ortaklaşa oyun oynayabilir. “Hayır” kelimesini anlar. En keyiflisi farkında olmadan “anne”, “baba” demeye başlaması olacaktır.
    10. Ay
    Bebeğiniz yürüme konusunda artık iyice kararlıdır. Ayakta durma özelliği gözle görünür şekilde artar, hatta ellerinizi tutarak yürüyebilir. İşittiği sesleri taklit eder gibi görünür, ancak başarılı olamaz. Sıralamaya başlar. Kendi kendine yemek yeme konusunda da ısrarcı olabilir. Elinden oyuncağını almaya çalıştığınızda karşı çıkamaya, “Anne” ya da “Baba” kelimelerini bilinçli olarak söylemeye başlayabilir. Basit emirleri anlayabilir ancak canı isterse bunlara uyar.
    11. Ay
    Bebeğiniz hayır kelimesinin anlamını iyice öğrenmiş olur, ancak sözünüzü dinleyip dinlememek tamamen keyfine kalmıştır. Anne ve baba dışında bir kaç kelime daha söyleyebilir. Bu ayda karşılıklı oyun oynamaya başlayabilirsiniz. Ne kadar iyi bir oyuncuysanız o kadar ilgi gösterir. En favori oyunu karşılıklı top yuvarlamak olabilir. Bebeğiniz artık bebeklere özgü değişik bir dilde konuşarak size cevap verebilir. Sevdiği oyuncakları gösterebilir. Yetişkinin çıkardığı sesleri papağan gibi tekrar eder ancak konuşmasında bir akıcılık yoktur.
    12. Ay
    Bebeğiniz ilk yaşına girerken tek başına ilk adımını atabilir, ancak başarılı bir yürüme için biraz tecrübe kazanması gerekecektir. Hareketlerinizi taklit eder. Yemeklerde artık masanıza oturmak ister, yediğiniz yemeklerden yemeğe başlayabilir. Bir yaşın sonunda kendi ayağa kalkıp yürür. İkiden fazla kelime söyleyebilir.

  • Bebeklerin Aylara Göre Gelişimi: 18 24 Ay Arasında Neler Oluyor!

    18 – 24 Ay Arası Bebekler Neler Yapabilir?

    • Merdivenleri tek ayakla rahat çıkar, rahat inebilir.
    • Koşarken ve yürürken çok az düşer, kendi kalkar.
    • İki eliyle büyük oyuncakları kavrayarak taşır.
    • 6 kübü üst üste koyabilir.
    • Kapı kollarına ulaşabilir ve açabilir.
    • Şapka, terlik, ayakkabı giyebilir.
    • Yuvarlak ve düz çizgi çizebilir.
    • Büyük küçük, yüksek alçak kavramları gelişmeye başlar.

    18 – 24 Ay Arası Bebeklerdeki Değişiklikler:

    • 2 yaşına doğru ben, sen ayırımı başlar.
    • 16-20 dişi vardır.
    • Canlı cansız kavramı oturmaya başlar.
    • 2 kelimelik cümlecikler kurabilir. 50 civarında kelimeyi söyleyebilir.
    • “Bu ne”? sorusunu sürekli tekrarlar.
    • Kendinden bahsederken ismini söyler.
    • Organlarının çoğunu tanır.
    • Anne ve babayı taklit ederek oyunlar oynar: bebeğine yemek yapar, besler uyutur, gezdirir. Eşyaları tamir eder, araba kullanır.
    • Olmaz ve hayıra tepki vermeye başlar, kızgınlık nöbetleri olabilir.
    • Henüz paylaşmayı bilmez, kendisine ait olanları şiddetle korur.
    • İstediği şeyi hemen yapmak ister, sabrı yoktur.
    • Yabancı korkusu 2 yaşına doğru azalır. Ancak bilmediği şeylerden korkmaya başlar. Dışarıdan gelen sesler, karanlık, sifonun çekilmesi v.s onun için korku kaynağı olabilir. Sesin kaynağını göstererek, ışık açıp kapıyarak nesne- sonuç ilişkisini kurmasına yardımcı olursanız korkular azalır.

    18 – 24 Ay Arası Bebekler İçin Oyunlar:

    • Birlikte şarkı söyleyip dans edin.
    • Yaşıtları ile bir araya getirin, oynamaya teşvik edin.
    • Masaldan hikayeye geçin, okurken taklitler yapın, sonrasında onunda taklitlerle size anlatmasına izin verin.
    • Saklambaç, yakalamaca oynayın.
    • Şekilleri öğreneceği oyuncaklarla oynayın. Benzer deliğe şekli atmasını ona da öğretin.
    • Kapalı kutuya oyuncağı saklayın, açıp almaya teşvik edin. Aynı oyunu o size tekrarlasın.
    • 2 yaş sonuna doğru birlikte zıplayarak oynayın. Tavşan, kurbağa gibi yürüyün, aslan gibi kükreyin. Masalları birlikte canlandırın. Aldığı rolu uygulamaya teşvik edin.

    18 – 24 Ay Arası Bebeklerin Bakımı:

    • Tuvalet eğitimine hazır olabilir. Yapınca söylemeye başlar. Öğle uykularından kuru kalkabiliyorsa ve tuvalet eğitimi için istekli ise denemelere başlama zamanı gelmiştir. Öncelikle oturak veya ayaklarını basabileceği merdiveni olan bir klozet adaptörünü birlikte seçin. Yemek sonraları dışkılama için oturtun. Başarılı olursa ödüllendirin. İstemiyorsa bir süre ara verin. Başarılı olursa idrar kontrolu için bezi çıkartarak denemeler yapın.
    • 2 yaşına geldiğinde diş macunu kullanarak diş fırçalamaya başlayın. Önce o fırçalasın sonra siz temizliği tamamlayın.
    • Sofrada sizin gibi iki, üç çeşit yemekten yemeğe teşvik edin. Yiyeceklerini çeşitlendirin.
    • Banyoda size yardım etmesine izin verin. Ellerini kendi yıkamaya teşvik edin.
    • Hepatit a aşısı ve 2 yaş kontrolu için doktorunuza gidin.
  • Bebeklerde Doğuştan Gelen Genetik Hastalıklar Ve Gelişim Sorunları

    Doğuştan gelen yapısal bozuklukları, genetik hastalıkları ya da belirgin gelişimsel sorunları olan bebekler ebeveynlerinin yakın ilgisine ve bakımına daha çok ihtiyaç duyarlar. Ancak fiziksel ve zihinsel sorunlar anne-bebek arasında güvenli bir bağlanma oluşumunu çoğu zaman güçleştirebilir. (Clements ve Barnett, 2002)

    Örneğin serebral palsisi olan bir bebek ya da yarık dudağı olan bir çocuk yüz ifadeleriyle ya da sözcüklerle kendini ifade etmekte zorlanabilir ve ebeveynin onu doğru ve yeterli bir şekilde anlamasını güçleştirir.

    Çalışmalarda otizm, epilepsi, Down sendromu, serebral palsi gibi bozuklukları olan çocuklarda güvensiz bağlanma oranları daha yüksek bulunmuştur. (Clements ve Barnett, 2002) Bu zorlukları yaşayan çocukların olası yetileri görmezden gelinebilir ve yeterli karşılık görmeyen ve yeterli şekilde uyarılmayan bu işlevler, kritik dönemlerinin ister istemez ihmal edilmesiyle zamanla körelebilir. Böylelikle zaten çeşitli zorluklar yaşayan çocuklar ellerindeki olanakları da kullanamaz hale gelebilirler.

    Bu nedenle özellikle fiziksel bir hastalığı olan çocuğun güçlü ve sağlıklı yönlerinin dikkatle araştırılması ve erken yaşlardan itibaren geliştirilmesi bu çocuklar için hayati bir önem taşır.

  • Doğumsal Hipotiroidi Zeka Geriliğine Sebep Olabilir Mi?

    Doğumsal hipotiroidi, toplumda sık rastlanması ve önlenebilir zeka geriliğinin en sık görülen nedenidir. Özel Ankara Endomer Pediatrik Endokrinoloji Merkezi Doç.Dr.Ergun Çetinkaya, “Genel olarak bakıldığında bu hastalığın en önemli sebebinin iyot eksikliği olduğunu görmekteyiz. Özellikle sularında iyot düzeyi düşük olan yörelerde bu hastalığın görülmesi çok daha sıktır.” diyor.

    Doğumsal Hipotiroidi, tiroid hormonunun yetersiz ya da hiç salgılanmaması halinde ortaya çıkan somatik ve psikomotor gelişimde gerilikle sonuçlanan bir hormonal bozukluk olarak tanımlanıyor. Bu hastalığın önemi, toplumda sık rastlanmasından ve önlenebilir zeka geriliğinin en sık görülen nedeni olmasından kaynaklanıyor. Özel Ankara Endomer Pediatrik Endokrinoloji Merkezi Doç.Dr.Ergun Çetinkaya, “Tiroid hormonu, beyin gelişimi ve fonksiyonu için oldukça önemli bir hormon olup sinir hücrelerinin oluşumu ve sinirlerde iletim gibi önemli fonksiyonları vardır. Konjenital Hipotiroidinin prevalansı yani görülme sıklığı 1/3000 -1/4000 arasındadır. Ülkemizde yapılan bir çalışmada bu oran 1/2736 olarak bulunmuştur. Genel olarak bakıldığında bu hastalığın en önemli sebebinin iyot eksikliği olduğunu görmekteyiz. Özellikle sularında iyot düzeyi düşük olan yörelerde bu hastalığın görülmesi çok daha sıktır. Yeterli iyot replasmanı ile bu durum düzeltilebilir. İyot eksikliği olmayan bölgelerde ise bu hastalığın en önemli nedenleri arasında tiroid bezinin doğumsal olarak olmaması veya bezin olması gereken yerde olmaması sayılabilir. Ayrıca tiroid bezi içindeki hormonal oluşum düzeyindeki bozukluklar da konjenital hipotiroidinin sebebidir.”

  • Bebek Gelişiminde 18. Aya Dikkat

    Bebek gelişiminde 18. ayın önemi nedir? Bebeklerde otizm belirtileri nelerdir? Otizm belirtileri kaçıncı ayda belli olmaya başlar?

    Bebeklerin gelişimleri yakından takip edilmeli. Anne-baba bebeklerin hangi ayda hangi özellikleri gösterdiğini iyi bilmeli. Klinik psikolog Nazan Ülkü, bebeklerin özellikle 18. ayının önemli olduğunu söylüyor. Nazan Ülkü, 18 aylık olduğu halde birkaç kelime de olsa konuşamayan, göz teması kuramayan, seslenildiği zaman bakmayan ve ilgisi çekilemeyen bebeklerde otizmden şüphelenmek gerektiğini ifade ediyor.

    Türkiye’de her 150 kişiden biri otistik. Otizm Platformu’nun verilerine göre 0-14 yaş grubunda 125 bin civarında otizmli çocuk bulunuyor. Gelişimsel yetersizlik ve nörolojik bir bozukluk olan otizmin, ilk iki yıl içinde belirtileri başlıyor. Çocuğunuz diğer çocuklara göre daha az gülüyor, seslenmenize rağmen tepkisiz kalıyor, göz teması kurmuyor ve dil gelişiminde problemler yaşıyorsa otizmin ipuçlarını veriyor demektir.

    Gelişimsel gecikmeleri “Ben de geç konuşmuşum” veya “Babası da küçükken böyleymiş” gibi bahanelerle geçiştirmeyin.

    Acıbadem Hastanesi’nden klinik psikolog Nazan Ülkü, çocuğun gelişimlerinin yaşına uygun olup olmadığının takip edilmesi konusunda ebeveynleri uyarıyor. Otizm, genetik ve çevresel etkilerin bir araya gelmesi ile ortaya çıkıyor. Otizmin nedenleri ile ilgili çalışmalar halen devam ediyor. 80 genin otizme sebep olduğunun tahmin edildiğini ifade eden Nazan Ülkü, hamilelik sürecinde otizm tanısını koymanın mümkün olmadığını vurguluyor. Ülkü, otizm tanısındaki en önemli dönemin bebeğin 18. ayı olduğunu belirtiyor. Bebeklerin doğdukları günden itibaren kendilerine bakım veren kişilerle göz teması kurduğunu söyleyen Ülkü, “12. ayda başbaş yapabiliyor, dikkatlerini çeken cisimlere ilgi gösterebiliyor; seslenildiği zaman isimlerine tepki verebiliyorlar. 16. ayda ise birkaç kelime düzeyinde de olsa konuşabiliyorlar. Eğer 18 aylık bir bebek bu tepkileri göstermiyorsa mutlaka otizm açısından değerlendirilmesi gerekiyor. Aynı şekilde 24 aylık bir bebek de yaklaşık 10 kelime söyleyip 50’ye yakın kelimeyi anlayabiliyor. Şayet bebeğin dil gelişiminde de gecikmeler varsa otizm açısından değerlendirilmesi şart.” şeklinde konuşuyor. Nazan Ülkü, göz teması kurma, ismiyle seslenildiğinde bakma, parmakla gösterme gibi becerilerin zayıf olduğu her durumda otizmden şüphelenmek gerektiğini belirtiyor.

    Araştırmalara göre otizm, erkek çocuklarda kızlara oranla 3-4 kat daha sık görülüyor. Ülkü’ye göre bunun sebebi, araştırmalarda kesinlik kazanmasa da x kromozomundaki bir mutasyonla bağlantılı.

    Anne-babanın işbirliği gerekiyor
    Çocuğunuzda otizm olabileceğinden kuşkulanıyorsanız, en kısa zamanda çocuk ruh hastalıkları uzmanı ya da çocuk nöroloğuna başvurun. Uzmanlar, otizmin derecesi, zekâ düzeyi, uyum ve iletişim becerileri, davranış gelişimini değerlendirmek için çeşitli testler uyguluyor. Otizmin kesin bir tedavisi yok. Hastalık, hayat boyu süren kalıcı bir rahatsızlık. Ancak erken müdahale ile belirtilerin sıklığında ve şiddetinde değişiklikler görülebiliyor. Otizm ile birlikte görülebilen dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik, takıntılı davranışlar gibi problemler için farklı tıbbi tedaviler uygulanıyor. Bilinen hiçbir ilaç otizmin ana belirtileri olan sosyal ve iletişimsel bozuklukları gidermiyor. Otizm tedavisinde hedef, ebeveyn-çocuk ilişkisinin düzenlenmesi, empatinin geliştirilmesi. Bu da özel eğitim ve psikoterapiden geçiyor. Anne-babanın otizmle ilgili bilgi edinmesi ve tedavi sürecinde çocuğuyla birlikte aktif olarak rol oynaması tedavide başarıyı artırıyor.

    Sevilmekten hoşlanmaz, çevreleriyle ilgilenmezler
    Diğer çocuklara nazaran daha az gülerler. Sevilmekten hoşlanmaz ve tepki gösterirler.
    Anne-babanın seslenmesine karşın cevap vermez, tepkisiz kalırlar. Çoğu aile, çocuklarının sağır olduğunu dahi düşürür. Çevredeki insanların görünümleri, hareket ve davranışları dikkatlerini çekmez. Çevrelerinde kimse yokmuş gibi davranırlar.
    Otistik çocuklar, daha çok konuşma gecikmesi ile doktora getirilir. Bedensel gelişimi yaşına uygun olan otistik çocukların konuşması yaşıtlarına göre oldukça geridir. Çocuklar uyumadıkları zaman yatakta kalmak istemez ve annelerinden ilgi bekler. Otistik çocuklar ise uyumadıkları halde saatlerce yataklarında kalabilir.