Bebek Gelişimi

  • 25 Aylık Bebeklerde Zeka Gelişimi

    BebekSayfasi.Com olarak annelerimize bebeklerinin gelişimini takip edebilecekleri binlerce makale ve sayfayla eşlik ediyoruz. Bebeğinizle ilgili merak ettiğiniz o kadar çok konu var ki, nereden başlayacağınızı çoğu zaman bilemiyorsunuz. Bu yüzden ay ay bebek gelişimi sayfalarımızda annelerimizin hangi ayda hangi konuları en çok merak ettiklerini paylaşıyoruz. Ayrıca zeka gelişiminin ne denli önemli bir konu olduğunun farkında olduğumuzdan bebeklerin zeka gelişimi sayfamızda sadece bu konuya ay ay değiniyoruz.

    25 Aylık Bebeğiniz Şunları Yapabilir

    • 50-55 civarında bir kelime haznesine sahip olabilir.
    • 25 ay sonunda kelimeleri bir araya getirebilir.
    • İşaret edilmediği halde iki kelimeden oluşan emir komutlarını algılar ve hareket eder.

    25. Ayında Bebekler Bazen Şunları da Yapabilir

    • Elini yıkayabilir.
    • Zıplayabilir.
    • Bazı kıyafetleri kendiliğinden giyebilir.
    • Küçük bir yardım halinde dişlerini fırçalayabilir.

    Nadir de Olsa 25 Aylık Bebekler

    • 7-8 küpten oluşan bir kule yapabilir.
    • Kelime sonlarında ek kullanabilir.
    • İki üç cümlelik konuşmalar yapabilir.
    • Her iki ayağının üstündede çok az bir süre kalabilirler.

    25 Aylık Bebeklerde Yaratıcılık
    Hiç bir düşünür yada hiç bir profesör annesinin karnından çok zeki olarak doğmuyor. Bebeğinizin bu yaşlardaki gelişimi gerçekten çok önemlidir. Onun yaratıcılığını bu dönemlerde teşfik etmek en güzel şey olacaktır. Onlara yaratıcılıklarını ortaya çıkarmaları için izin verin ve her hareketlerine müdahale etmeyin. Bebeğiniz yere mi işiyor bırakın işesin, yaratıcı ruhunu ortaya çıkarması için bebeğinizin serbest olduğuna inanması lazımdır. Bebeğinizi bir el arabasına koyup ondan yaratıcı bir çocuk olmasını beklemek tabiki de anlamsızdır.

  • Bebekler Kaç Aylıkken Oturur

    Bebeğin vücudunun üst kısmının gelişebilmesi için belirli bir ayın geçmesi gerekiyor. Doktorlar dördüncü aya kadar çocuğu zorlayıcı herhangi bir hareket yapılmamasını öneriyor. Çünkü bebeğin kafasını tutabilmesi, sırtını düz tutabilmesi en erken dört aylıkken mümkün oluyor. Altı aylıkken de yanına destekler koyulduğunda yarı oturur vaziyette birkaç dakika geçirebiliyor.  Sekizinci ayda ise tamamen desteksiz oturabiliyor. Klinilk Bebek, Çocuk ve Genç Sağlığı Merkezi’nden çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı Dr. Gülnihal Şarman, çok yaygın mitlerden biri olan “Bebek oturtulmaz yoksa beli eğrilir” inanışının bebekte yol açabileceği sorunlar ve neler yapılması gerektiği konusunda bilgi verdi:

    “Bebek oturtulmaz yoksa beli eğrilir” lafını çok sık duyuyoruz. Bu nedenle bebeklerin oturması engelleniyor ve dolayısıyla da bebeğin gelişimine bazı engeller konulmuş oluyor.

    Bebeğin Beli Eğrilmez
    Başını iyi tutan, kafasını iyi kaldıran, kendini öne getirmeye çalışan ya da ana kucağından atmaya çalışan, yarı yatar pozisyonda bile rahatsız olduğunu belli eden bebekleri destekleyerek kucağımızda oturtmanın hiçbir sakıncası yok, beli eğrilmez. Bu durumdaki bebekler genellikle dört aylıktır. Bebekler yaşamlarının her döneminde yeni kademelere geçiyorlar. Bu oturmayla ilgili dönem, bebeklikte üçüncü dördüncü ayda başlayan bir gelişimsel nokta. O nedenle bebeğin oturmasını yedinci ve sekizinci ayına kadar bekletmek, bebeklerin gelişimini engelleyici bir davranış oluyor.

  • Mikroinjeksiyon Bebeklerinde Sakatlık Riski Nedir?

    1992 yılındaki ilk uygulamadan beri mikroenjeksiyon alanında çok hızlı gelişmeler yaşanmakta. Özellikle erkek infertilitesi alanında çığır açan bu uygulamanın yaygın kullanıma girmesi ve tüm dünyada binlerce bebek doğmasına karşın oluşan gebeliklerde anomali olacağı kuşkusu her zaman gündemde ön sıralarda yer almakta.

    Bu korkular iki ana temele dayanmaktadır. Bunlardan iki kadın ve erkek üreme hücreleri üzerinde çeşitli işlemlerin yapılması ile döllenmenin doğal olmayan yapısıdır. Döllenmeyi gerçekleştiren spermin doğal yollardan seçilmemiş olması her zaman bir soru işaretini beraberinde taşır. Öte yandan uygulama sırasında kullanılan iğnenin kadın yumurtasının duvarında ufak bir zedelenmeye yol açması da bu bebeklerde ileride sorun çıkabileceği kuşkusunu doğurur. İkinci neden ise erkek kısırlığının kalıtsal olup olmamasında yatar. Mikroenjeksiyon uygulamasının geliştirilmesi ile erkek kısırlığındaki genetik araştırmaların ilerlemesi aynı dönemlerde olmuştur. Bazı şiddetli erkek kısırlığı durumlarında Y kromozomunun kısa kolunda kırılma olduğunun saptanması ortaya çıkan sorunun erkek çocuğa iletilip iletilmeyeceğidir. Yapılan araştırmalarda genel olarak bildirilen anomali oranları doğal yollardan elde edilen gebeliklerdeki anomali oranları ile farklılık göstermemektedir. Günümüzde pek çok ekip mikroenjeksiyon gebeliklerinde sistematik olarak kromozom analizi yapmayı tercih ettiği için kromozom anomalisi oranlarını genel popülasyonla karşılaştırmak son derece zordur. Bununla beraber yapılan çalışmalarda oranlar arasında anlamlı bir farklılık ortaya çıkmadığı görülmektedir. Tıkanıklığa bağlı olmayan azorspermi (menide hiç sperm olmaması), ya da kanalların doğuştan olmaması gibi şiddetli erkek infertilitesi durumlarında kromozom anomalisi bulunma olasılığı yüksek olduğundan bu olgularda mikroenjeksiyon öncesinde mutlaka kromozom analizi yapılmalıdır.

  • Yenidoğan Bebeğin Kabiliyetleri

    Yenidoğan Bebeğin Hareket Kabiliyetleri
    Yenidoğan bir bebek bir müddet gözlemlendiği takdirde bir takım hareketler yaptığı rahatlıkla anlaşılabilir. Bebeklerinin sağlıklı gelişip gelişmediği, yaşıtlarından farklı mı olduğu, gelişimlerinin düzgün mü olduğu gibi konular her annenin merak etmesi gereken konulardır. Her annenin bu konularda bilgi sahibi olmasının bebeğin gelişimi açısından son derece önemli olduğu unutulmamalıdır. Bir problem olmasa da yeterince gelişmediğini fark edebilmemizi sağlayan, bu farkındalık sayesinde bu yönlerin gelişmesine olanak sağlayan yegane bilgilerdir. Bebeklik dönemi, insan hayatında duygusal gelişim, motor gelişim ve zeka gelişimi gibi birçok gelişim ile ilgili en hızlı dönemdir. Bu dönemdeki gelişim özelliklerinin iyi bilinmesi sonraki gelişimini de büyük ölçüde olumlu etkilemektedir. Bu nedenle yenidoğan bir bebeğin hareketlerini bilmek büyük önem arz etmektedir.

    Bir İki Haftalık Bebeğin Hareket Kabiliyetleri
    Bu kısa dönemde bebek tek hareketleri olarak yakalama, emme, arama gibi yeni doğan dönemine ait refleksler (otomatik hareketler) yapabilmektedir. Bebek kolları ve bacakları hafif bükülmüş olarak yatar. Ayrıca zaman zaman annenin bakışını yakalayıp ona bakabilir. Bu durumda ona bakarak, gülümsenmelidir. Bebek bulanık görür. 20-25 cm mesafeyi seçebildiği için onu tutanı çok rahat görebilir. Henüz başını kaldıramaz, yatarken dönemez ve oturamaz. Sakin olduğu kısa dönemler olacaktır; bu dönemlerde ona şarkı söylenmeli, konuşulmalıdır.

    Bir Aylık Bebeğin Hareket Kabiliyetleri
    Bir aylık bebek bu dönemde görebilir, duyabilir, tat alabilir, acıyı hissedebilir. Başını tutabilir, karın üstü yattığında başını sağa-sola çevirebilir. Bebek emerek kendini sakinleştirmeye çalışabilir. Agu- ıkınma sesi- kumru sesi-mırıldanma gibi sesler çıkarmayı deneyebilir. Kısa süreli izleyebilir, yakın tutunca dikkatle bakabilir. Anneyi tanımaya çalışarak onu tanıdığını belli edebilir. Annenin sesini duyunca sakinleşebilir. Bu dönemde el ve ayaklarının farkına varmaya başlamaktadır.

  • Bebeğinizin Artık Bir Parmak Izi Var

    Sizde olan değişimler
    Rahiminiz artık dışarıdan hissedilebilir derecede büyümüş, leğen kemiğinin üstüne çıkmıştır. Gebeliğin dışarıdan belirgin bir şekilde görülebilmesi 14-20 haftalar arasında olur. İlk gebelikler bir sonrakilere göre daha geç belirginleşir. Çünkü ilk gebelikte gevşeyen karın kasları bir sonraki gebeliğin daha hızlı belirginleşmesine neden olur. Rahmin hızla büyümesi nedeni ile karın kaslarında gevşeme, ciltte (kalça, karın, bacak ve göğüslerde) çatlaklar (stria gravidarum) görülebilir.

    Gebelik hormonlarınız bu gebelik haftasında artık maksimum seviyeye ulaşmışlardır ve daha fazla artış göstermezler. Bu da bulantılarınızın ve yorgunluk hissinizin kaybolacağı, kendinizi daha rahat hissedeceğiniz anlamına gelir.

    Bu gebelik haftasından itibaren göğüs ve karındaki toplardamarlar daha da genişler. Meme uçları büyür ve rengi koyulaşmaya başlar. Meme dokusu emzirme için yapmaya başladığı hazırlıkları hızlandırmaktadır.

    Çatlaklar
    Gebelikte ortaya çıkan cilt çatlaklarının temelinde cilt altındaki bağ dokusunun içerik ve düzenlenmesindeki kişisel farklılıklar yatar. Çünkü her gebede çatlak olmamaktadır. Çatlaklar sıklıkla kalıtsal özelliklere bağlı olarak anne adaylarının %50’sinde oluşurlar. Estetik görüntü bozukluğu yaratacak çatlaklar oldukça enderdir. Cilt çatlaklarının önlenmesi için maalesef hiçbir krem etkili değildir. Sadece nemlendirici özelliklerinden yararlanılabilir. Vazelin, badem yağı, bebe yağı gibi kremler de kullanılabilir. Unutmayınız ki cildinizin çatlaması daha çok doğuştan var olan bir takım nedenlere bağlıdır ve bunlar sonradan düzeltilemez.

  • 9 Aylık Bebeklerin Özellikleri

    Ne Yapabilirsiniz?

    Bebeğiniz sırt üstü yatarken, oyuncağını sallayarak dikkatini çekin. Daha sonra oyuncağı yavaş yavaş uzaklaştırın. Oyuncağını almak için oturur pozisyona gelmesini sağlayın. Eğer bunu yapamıyorsa, dönerek oturur pozisyona gelmesi için destekleyin. Bebeğinizin oyuncağını onun erişebilecegi koltuk, sehpa gibi yüksek bir yere koyun. Oyuncağını alması için onu cesaretlendirin. Eğer oyuncağını alamıyorsa tutunarak ayağa kalkmasında ona yardımcı olun. Bu oyunu sık sık tekrarlayın. Başardığında “aferin” diyerek alkışlayın. Bebeğinizin önüne desensiz bir örtü yayın. Üzerine üzüm tanesi büyüklüğünde nesneler koyun. Ona göstererek almasını isteyin. Baş ve işaret parmaklarını kullanarak bu nesneleri almasını sağlayın. Eğer yapamıyorsa bu şekilde tutması için ona yardım edin. Bu oyun anne-baba gözetiminde oynanmalıdır. Bebeğinizin yanından ayrılırken ona baş baş yaparak model olun. Bu davranışı yapması için bebeğinizi cesaretlendirin. Bu oyun “gel gel” veya “buraya bir kuş konmuş” şeklindeki oyunlarla da desteklenebilir. Bebeğinizin bağımsızlık duygusunu geliştirmek için kendi kendine yemesine izin verin. Önceleri bu pek mümkün olmayacaktır. Kaşık, tabağa vurmak ve yemeği dökmek amaçlı kullanılacaktır. Fakat zamanla kendi kendine yemeyi öğrenecektir. Bebeğinize yemek yedirirken bir kaşık da onun eline verin. Bebeğinizin ağzına bir kaşık yemek verdikten sonra, elindeki kaşıkla ağzına yemek götürmesi için onu cesaretlendirin. Başardığı her adımda onu ödüllendirin. Bebeğinizi kucağınıza alıp ayna karşısına oturun. Bir kendi nizin bir bebeğinizin ismini söyleyerek dikkatini çekin. Bebeğinizin kendisini aynada göstermesini isteyin. “Ayşe nerede” diye soru sorun. Kendisini doğru yerde gösterdiğinde onu ödüllendirin.

    DOKUZ AYLIK BEBEK

    • Sırt üstü yatarken oturur duruma geçebilir.

    • Eşyalara tutunarak ayağa kalkabilir.

    • Baş ve işaret parmağını kullanarak küçük nesneleri kavrayabilir.

    • istendiğinde elindeki oyuncağını verebilir.

    • Bir örtünün altında saklanan ve ucu görünen nesneyi bulabilir.

  • 7 Aylık Bebeklerin Özellikleri

    Ne Yapabilirsiniz?

    • Bebeğinizin önüne oyuncaklar koyarak ona desteksiz bir şekilde oturma ortamı hazırlayabilirsiniz. Bebeğinizle birlikte oyun oynadığınız sırada qebeğinizin bir elinde oyuncak varken, diğer eline de oyuncak uzatabilirsiniz. Elindeki oyuncağı öbür eliıi”e geçirip sizin elinizdeki oyuncağı alması için teşvik edin. Bunu yaparsa ona “aferin”diyerek ödüllendirip.
    • Bebeğinizin karşısına geçip ona “tel sarar” veya “gel babası” gibi oyunları öğretin. Önce kendiniz yapıp model olun daha sonra da onun yapması için cesaretlendirin. Yaptığında da onu ödüllendirin.
    • Bebeğinizin iki eline oyuncak verin. Siz de iki elinize oyuncak  alıp birbirine vurarak ona modelolun. Bebeğiniz bu hareketi yapabilirse onu ödüllendirin. Yapamıyorsa ellerinden tutup yardımcı olun.
    • Bebeğinizin emekleme çalışmaları için, odanın ortasına geniş bir örtü serin. Bebeğinizi bu örtünün üzerine yüzükoyun yatırın. Karşısına da en cazip oyuncaklarını koyun. Onlara ulaşması için destekleyin. Ayak topuklarından iterek yardımcı olabilirsiniz. İlk zamanlar kollarından destek alıp vücudunu öne atacaktır. Bunu yaptığı zaman “aferin” diyerek veya alkış yaparak onu ödüllendirin.
    • Bebeğinizi alışkın olmadığı yabancı biriyle tanıştırırken bu işlemi gayet yavaş yapın. Hiçbir zaman yeni tanıştığı birisinin kucağına bebeğinizi bırakarak yanından ayrılmayın. Bu aydan itibaren yabancılardan korkması çok doğaldır. Tanımadığı kalabalık bir ortama girdiğiniz zaman, alışana kadar kucağınızdan indirmeyin.
    • Yine bu ayda dişleri çıkmaya başladığından, her bulduğu şeyi ağzına götürmeye çalışacaktır. Bunun için etrafında sivri veya boyası çıkabilen oyuncak, yutabileceği kadar küçük nesneler bırakmamanız gerekir. Eline havuç, salatalık gibi sert bir yiyecek vererek dişlerini kaşımasını sağlayabilirsiniz.

    YEDİ AYLIK BEBEK

    • Arkasına destek koymadan bir müddet oturabilir.

    • Oyuncağı bir elinden diğer eline geçirebilir.

    • Yere düşen oyuncağını arar. “Cee” oyunu oynar.

    • Yapılan hareketi ve sesleri taklit edebilir.

    • İki eline oyuncağını alıp birbirine vurarak ses çıkartabilir.

    • El ve dizleri üzerinde dururken sallanma hareketi yapar, karın üstü yatarken kendini ileri çekebilir.

    Bebek Gelişimi ile ilgili daha fazla bilgi için tıklayın!

  • 7 Aylık Bebekleri Süper Bebek Yapmak

    Onları televizyon talk-show’larında izledik ve fotoğraflarını da önemli dergilerin kapaklarında gördük. Annelerin gururla onların nebüyük şeyler başardığını anlatmalarını merak,hoşnutsuzluk ve kıskançlıkla dinledik Altı aylıkkensözcükleri, bir yaşında iken kitapları veiki yaşındayken de The New York Tımes ‘ı okuyabildikleriniduyduk. Başkalarının nasıl olupda bebeklerine bu kadar yoğun baskı yapabildiklerinehayret ettik. Ve bizlerin de kendi bebeğimizeaynı şeyi yapmamız gerekip gerekmediğinisorguladık.Süper bebek kavramı kuşkusuz medyadaheyecan yaratmıştır, bu toplum geneline deönemli ölçüde yayılmış ve bazı topluluklarda dahissedilir etkileri olmuştur. Bu küçük dahileri elealan birçok kitap yazılmış ve programlar yapılmıştır-hatta çalışmalarını tamamen bu konu üzerindesürdüren bir enstitü bile vardır. Ancak bebeklerinve çocukların nonnal gelişim hızlannınötesine zorlanması gerektiği iddiası çocukgelişimi konusundaki en güvenilir uzmanlar arasındapek taraftar bulmamaktadır. Bunun nede-ni bu tür programların yararlı ya da işe yaradıklankonusunda yeterince kanıt olmamas ıdır. Bebeklerenormalde öğretilenlerin dışında birçokbeceri kazandırmak mümkün olsa bile (kelimeleritanımak gibi), bunu yapmanın kanıtlanmışbir yöntemi yoktur. Yoğun erken eğitimin uzun vadede geleneksel eğitim şekillerine karşı bir avantajı olduğuna dair de bir kanıt yoktur. Müzik,atletizm ve tıp gibi birbirlerinden çok farklıalanlarda büyük başanlar göstermiş erişkinlerüzerinde yapılan çalışmalar, onların kendi alanlarındakibecerilerini çocukluğun erken dönemlerindekazandıklarını, ve bu yetenek ilk ortayaçıktıktan sonra da ciddi ve yoğun çalışma yerinebir oyun şeklinde geliştiğini göstermiştir.Bebeklerin yaşamın ilk yılında öğrenmelerigereken birçok şey vardır -aslında okuldaki ilkyıllarında öğrenmeleri gerekenden de çok. Buyoğun on iki ay boyunca, diğer insanlarla olanbağın (anne, baba, kardeşler, bakıcı, ve diğerleri),güvenin (“Sıkıntıda olduğumda annemin vebabamın bana yardım edeceğine güvenebilirim”)ve nesnelerin sürekliliği kavramının (“Annem sandalyenin arkasına saklandığında onu göremesemde orada olduğunu biliyorum”) öğrenilmesigerekmektedir. Ayrıca vücutlarını (oturmak,ayakta durmak, yürümek); ellerini (daha inceişleri olduğu kadar nesneleri ellerine almayı vedüşürmeyi); ve akıllarını (ulaşılamayan-raftanoyuncağın-nasıl-alınabileceği gibi problemierinçözülmesi); yüzlerce kelimenin anlamını ve dilleri,dudakları ve gırtlaklarını kullanarak bunlannnasıl telaffuz edileceğini ve kendilerinin kimolduğu hakkında bazı şeyleri de (“Ben nasıl birinsanım, neleri severim, neleri sevmem, beniüzen ya da sevindiren şeyler nelerdir?”) öğrenmekdurumundadırlar. Zaten bu kadaryoğun birprogram varken, buna öğrenilmesi gereken yenimaddeler eklemek, gelişimin bazı aşamalarınınihmal edilmesine yol açabilir.Anne-babalar nadiren daha hazır ve isteklio lmadan çocuklarını ayakta durmaya zorlark en,birçoğu onlara okuma gibi zihinsel bir başarıgöstermeleri için baskı yapmaktadır. Neden?Belki zorlanan bir hacağın incinebileceğini düşünmekyorgun bir zihnin incinebileceğini düşünmektendaha kolay olduğu için. Ya da bazıailelerde zihinsel başanlara fiziksel başarılardandaha çok önem verildiği için.Çocuk gelişimi ile çevrelerin erken eğitimprogramiarına açıkça karşı çıkmasına rağmen birsüperbebek yaratmanın çekiciliğine kapılan annebabalarşu soruları kendilerine sormalıdırlar: Amacım nedir? Çocuğumun diğerlerindenkendisini daha üstün hissetmesini mi sağlamak?(Böyle bir duygunun ona ileriki yaşamında yaranolacak mı?) Eğitime erken başlamasını mısağlamak? Yüksekokula küçük bir çocuk olarakdevam etmenin duygusal etkileri ve psikolojiksonuçları nelerdİr? Çocuk dahilerin yaşamlarınındaha zengin ve daha tatminkar olduğunadair bir kanıt yoktur (hatta yaşamı felaketlerledolu çocuk “dahi”ler vardır). Anne-babaları vediğerleri bu çocukları erkenden bireysel kimlikleriile değil kendilerine öğretilenleri kavrayabilmeyeteneği ile yargılamaktadırlar.Çocuğumun bir ön hazırlık olmaksızın günümüzünson derece rekabete dönük akademikortaınında başarılı olamayacağı korkusu ile mihareket ediyorum? Okula başlamadan okumayıöğrenen çocukların okulda arkadaşlarının önünegeçebildİğİ bilinmekle beraber, zengin birokuma hazırlığı olan (alfabe ile tanışmış olma,şarkılar ve hikaye ler, ve diğer birçok zenginleştiricideneyim) ve resmi eğitim başlayana kadarkelimeleri çözmeyi öğrenmemiş olan çocuklarbunları kolayca yakalar ve onlar kadar başarılıolurlar.Bebekler ve çocuklarla rahat mıyım? Bebeklerinindüzeyine inemeyen bazı kişiler ( çünkü,örneğin, bebeklerle konuşabilme manfetleriyoktur), çocuklarını mümkün olduğunca kendidüzeylerine çıkarmaya çalışırlar. Fakat bebeklerinbebekliğe ihtiyacı vardır ve size doğru sürüklemektenseonlarla bulundukları yerde karşıtaşmanızdaha doğru olabilir.Çocuğumu belli bir alanda -örneğin, okuyarak,lisanda- gelişmeye zorlamarn diğer alanlannasıl etkiler? Çocuğunuzun sosyal (oyungruplarıyla ya da oyun alanında) ve fiziksel (birkaydırağa tırmanıp kayma, bir top atma, bir basamaktanatlama) gelişimine yardım edecek yada onun artan merakını (yerdeki bir toz yumağındangökteki bulutlara kadar her şey) teşvikedecek zamanı bulabilecek misiniz? Her erişkinbütün ihtiyaçlara cevap veremeyebilir, ya daböyle olmak zorunda değildir -ama çocuklar geliştirmeyien çok istedikleri boyutları saptarnadanönce güçlerini ve zayıflıklarını anlamak,kişiliklerini gerçekleştirmek için mümkün olanbütün yolları ortaya çıkarmak ve araştırmak isterler.Bu anne-babanın değil çocuğun yapmasıgereken bir seçimdir ve şüphesiz ki zamanı dailk yıl değildir.Bir süper bebek yaratmama kararı alan annebabalarbile bebekliğin basit problemlerinde bolbol uyarı ve yardım sağlayarak; onu çeşitli ortamlarlakarşılaştırarak (dükkiinlar, hayvanatbahçeleri, müzeler, benzin istasyonları, parklarve diğerleri); gördükleri insanlar hakkında konuşarak(“bu hanım çok yaşlı”, “bu adam oturmakzorunda çünkü hacağında ufu var”, “şu çocuklarokula gidiyor”); ve cihazların nasıl çalıştığını(“Görüyorsun, musluğu açıyorum ve suakınaya başlıyor”), ve neye yaradıklarını (“Bubir sandalye, sandalye oturmak içindir”) ve aralarındaki farkları (“Atın kuyruğu uzun, doınuzunkiise kısa”) tarif ederek maksimum potansiyellerinekendileri için uygun olan hızda erişenmüthiş çocuklar büyütebilirler. Bebeğinizink, ö, p, e, k harflerinin köpek diye okunduğunubilmesindense bir köpeğin havladığını, yediğini,ısırabildiğini, dört ayağı olduğunu ve tüylerlekaplı olduğunu öğrenmesi onun için dahaiyidir.Eğer bebeğiniz harflerle, sayılarla, kelimelerleilgileniyorsa bu merakını tatmin edin. Ancakbirdenbire oyun alanına düzenli geziler düzenleyipbütün tabelalan okutınaya çalışmayın.Öğrenme -bu top oyunu da olsa bir harf de olsaherzaman eğlenceli olmalıdır. Eğer sürekli bazıhedeflere ulaşınaya çalışırsanız öğrenmek iki-248niz için de pek zevkli olmayacaktır. Bebeğinizinsizi yönlendirmesine izin verin, bırakın hızıo ayarlasın, eğer küçük öğrenciniz sıkılır veyamutsuz olursa vites küçültıneyi deneyin.Çocuklar kendileri için -aileleri için değilönemliolan şeyleri öğrenerek kendilerine olangüvenlerini artınrlar. Eğer annemin veya babamınyapmamı istediği şey benim yapmayı istediğimşeyden daha önemli şeklinde bir mesajalırlarsa özsaygılan zedelenir. Anne ve babanınbeklentilerine (gerçekçi veya değil) ulaşma sırasındaister istemez hatalar olur. Uzun vadede çocuklann bebekliklerinde okumayı veya piyanoçalınayı öğrenmesinden daha önemli olankendilerini sevmeyi ve sayınayı öğrenmeleridir.

    Bebek Gelişimi ile ilgili daha fazla bilgi için tıklayın!

  • Çocukların Dil Becerisi 1 Yaşındayken Öngörülebilir

    Beyin görüntüleme tekniği kullanılarak, henüz 1 yaşında, çocukların dil öğrenme becerisinin öngörülebileceği belirlendi.
    ABD’deki Washington Üniversitesi’nden bilim adamlarının yaptığı araştırma, beynin hipokampus ve beyincik bölgelerinin yapısının incelenmesiyle henüz 1 yaşındaki çocukların dil öğrenme becerisinin anlaşılabileceğini ortaya koydu.

    Araştırmaya imza atan bilim adamlarından Dilara Deniz Can, çocukluğun, doğum sonrası beyin gelişiminin en önemli dönemi olduğunu, araştırma sonuçlarının beyin yapısının daha sonraki dönemlerde dil becerisiyle bağlantılı bulunduğunu gösterdiğine dikkati çekti.

    MR ile 7 aylık 19 erkek ve kız çocuğunun beynini inceleyen bilim adamları, sinir hücrelerinden oluşan beyindeki gri yapılar ile farklı beyin bölgeleri arasında bağlantı kuran beyaz yapıların yoğunluğunu voksel tabanlı morfometri adı verilen bir ölçüm tekniği kullanarak belirledi.

    Araştırmacılar, 5 ay sonra laboratuvarda dil testi yaparak, çocukların anlaşılmaz sözlerini inceledi, çok kullanılan isim ve kelimeleri algılama, farkı sesler üretme becerilerini değerlendirdi.

    Beyincik ve hipokampus bölgesindeki gri ve beyaz yapıların yoğunluğunun fazla olduğu çocukların dile daha yatkın olduğu görüldü.

    Çocuklarda beynin bazı bölgeleri ile dil becerisi arasında bağlantı bulunduğunu gösteren bu ilk araştırmaya imza atanlardan Patricia Kuhl de bebek beyninin keşfedilmeyi bekleyen sırlarla dolu olduğunu, bu sırların keşfedilmesinin çocukların dili nasıl yetişkinlerden kolay öğrendiğine ışık tutabileceğini vurguladı.

    Kuhl ayrıca beynin hangi bölümünün öğrenmenin ilk aşamasıyla bağlantılı olduğunu bilmenin, çocuklarda gelişim bozukluğunun önceden belirlenmesine ve tedaviye yardımcı olabileceğini ifade etti.

  • Sevginin Bebeğin Beyin Gelişimindeki Önemi

    Uzmanlar, toplumdaki “kucağa alma, alışmasın” gibi bir genel kanının aksine, bebeklerin kucağa alınmasını, sevilmesini, bu sevginin bebeğe gösterilmesini öneriyor.

    Kent Sağlık Grubu Çocuk nörolojisi Uzmanı Dr. Benal Çubuk az bilinen bir çocuk hastalıkları dalı olan çocuk nörolojisinin bebek ve çocukların beyin gelişimini ele alması bakımından en temel dallardan biri olduğunu, büyüme sürecinde çocuğun diğer organ sistemleri gibi, beyin ve sinir sisteminin de yaşa uygun gelişim kazanıp kazanmadığının mutlaka izlenmesi gerektiğini vurguladı.

    Çocuklarda nörolojik problemlerin akut ya da ani ortaya çıkabildiğini, durağan veya ilerleyici olabildiğini, düzelme yahut bozulmalarla seyredebileceğini aktaran Çubuk, tekrarlayan hastalıkların çocukluk çağının en yaygın nörolojik hastalıkları olduğunu söyledi.

    Çubuk, bunların büyük çoğunluğunu havale nöbetleri, katılma nöbetleri, baş ağrıları, bazı ender metabolik ve kas hastalıklarının oluşturduğunu ifade etti.

    Bebeğin doğduğu andan itibaren yabancı bir çevreyle karşılaştığını, anne rahmindeki sıcak ve güvenli ortamdan uzaklaşıp dış dünyayla karşılaştığını, bu dönemde bebeğin gereksinimlerinin karşılanmasının çok önemli olduğunu, bu dönemde de anne karnındaki sıcaklığı ve rahatlığı bulmak istediğini anlatan Çubuk, bu nedenle bebeğin sinir sisteminin gelişimi için ilk günlerden itibaren bakım, ilgi ve sevginin çok önemli olduğunu anlattı.

    İnsan beyninde milyarlarca sinir hücresi bulunduğunu ve her birinin ayrı bir işlevinin olduğunu dile getiren Çubuk, bu işlevler sayesinde de önce başını dik tutmak, ardından desteksiz oturmak, yürümek, konuşmak gibi bir gelişim sürecinin yaşandığını bildirdi.