Bebek Gelişimi

  • Bebekler De Tuvalet Eğitimi Ne Zaman Başlamalı?

    8 ay ve üç yaş arası çocukların çoğu, tuvalet eğitimi için hazır oluyor. Bu yaş grubundaki çocuklar günde bir kez, genelde de yemekten sonraki bir saatte tuvaletlerini yapıyorlar. Büyük tuvaletlerini yapmak için en çok kahvaltı saatinden sonraki zamanı tercih ediyorlar.

    Çocuklar büyük miktarda su içtiklerinden ya da sulu gıdalar tükettiklerinden yarım- bir saat içinde de çişlerini yapıyorlar. Annelerin bu zaman aralıklarını takip etmesi tuvalet eğitimini de kolaylaştırıyor. İdrar ve büyük tuvalet kontrolü sırasının çocuktan çocuğa değiştiğini belirten Dr. Duygu Gür Ünal şunları söylüyor: “Bazı çocuklarda mesane önce olgunlaşıyor, bu çocuklar idrarlarını daha kolay tutabiliyor. Bazı çocuklar idrar kontrolünden aylar önce büyük tuvaletlerini söyleyebiliyor. Ancak gündüz idrar kontrolü sağlandıktan sonra gece idrar kontrolü sağlanıyor. Gece idrar kontrolü 4 yaşa kadar uzayabiliyor.”

  • Bebek Bezlerin Bağlanması

    Alt değiştirme işini kolaylaştırmak için bebeğinizin tüm temiz alt bezlerini ve ara bezlerini önceden katlayarak hazır bulundurun. Bebeğin altını güzelce temizleyip kullanıyorsanız koruyucu kremini sürün.

    DAHA BÜYÜK BEBEKLER

    Birinci aşamayı uygulayın.Daha sonra bezi bebeğinizin bacakları arasından geçirip yukarı çekin. Erkek bebeğin pipisini aşağı yöneltmeyi unutmayın.Yandaki köşelerden birini belinin çevresinden öne getirip yatay durumdaki çengelli iğneyle tutturun. Aynı şeyi. bezi bebeğin arkasından sıkıca gerdirerek öbür köşeyle de yapın. Bacakların çevresinde sarkan kumaş varsa içeri sokun, daha sonra lastik donu giydirin.

    KÜÇÜK BEBEKLER2
    1.Bebeği ayak bileklerinden tutup yavaşça kaldırarak bezi altına kaydırın. Bezin iki uzun kenarım içe doğru yaklaşık 4 cm katlayın.

    2.Kısa kenarı bebeğin bacaklarının arasından geçirip geldiği kadar çekin. Bebek erkekse pipisini aşağı yöneltin. İki yandaki uçlardan birini kaldırırken kısa kenarı bir elinizle yerinde tutun.

    3.Öbür köşeyi de öne, ilkinin üstüne getirin. Sıkı bağlanması için gergin olmasına dikkat edin.
    4.Bezi gevşetmeden parmaklarınızı içeri sokup yatay doğrultudaki çengelli iğneyle tutturun.

    5.Bezin sıklığını  kontrol edin. Bol görünüyorsa iğneyi söküp yeniden takın. Daha sonra lastik donu giydirin.

     

  • Tek Kullanımlık Bezin Bağlanması

    Bebeğin altını güzelce temizleyip ve eğer kullanıyorsanız koruyucu kremini sürdükten sonra, artık bezini bağlayabilirsiniz. Ellerinizi kağıt peçetelerle iyice silin, yoksa bezin önüne ya da yapışkan bantlarına bulaşan krem, bunların yapışmasını önler.2

    1.Bebek bezini yapıştırıcılar üste gelecek biçimde açın. Bebeğin bacaklarını bir parmağınızı ayak bileklerinin arasına sokarak kaldırın. Bezi, üst kenarı bel hizasına gelecek biçimde altına serin.

     

    2.Bezin önünü üste getirin.Erkek bebeğin pipisi aşağı yönelik olmalıdır, yoksa çişini beline doğru yapar.

    3.Köşelerden birini öne çekip yerine getirin ve bantın koruyucusunu sökerek yapıştırın. Köşenin bezin üst kenarına paralel olmasına dikkat edin.
    4.Öbür kenarı da aynı şekilde yapıştırın.Bunu yaparken bezin her iki bacağı da iyice sarmasına, bir yöne dönüp toplanmamasına dikkat edin.

    5.Bez, bebeğin belini iyice sarmalı ve arasına ancak tek parmağınızın girebileceği ölçüde sıkı olmalıdır. Sıkılığı kontrol edin, çok gevşek bağlanmışsa açıp yeniden yapıştırın.

    “15 aylık oğlumun altını değiştirirken uslu durmasın nasıl sağlayabilirim? Öyle çok kımıldıyor ki altını doğru dürüst temizleyemiyorum bile!”
    Kendine saygısı olan hiçbir bebek altı değiştirilirken heykel gibi durmaz, oysa ne yapıp edip bu işi de yoluna koymanız gereklidir. Önce daha hızlı ve kolay kullanılabilen tek kullanımlık bebek bezlerini deneyin. Üstelik çengelli iğne takılması gerekmediği için, bunları bağlarken çok hareketli de olsa çocuğunuza zarar vermeniz tehlikesi yoktur. Altını değiştirirken işe eğlence katmayı, onu gıdıklamayı, ilginç oyuncaklarla oyalamayı hep akılda tutun. Çok kirliyse, banyo küvetinde kauçuk paspasın üzerinde ayakta durdurup altına duştan ılık su tutarak yıkamanız daha kolay olacaktır. Sonra iyice kurulamayı unutmayın.

  • Bebeğinizle İletişime Geçin!

    Yaş: 3 Ay ve üzeri

    Araştırmalar bebeklerin iletişimi geliştirmek ve anlaşılmamayı azaltmak için işaret ve kol hareketlerinin kullanımından faydalandığını gösteriyor. Günlük kelimeler ve “yemek,” “içmek,” “uyumak,” “oynamak” vb. gibi faaliyetler için el kol hareketleri yapın. O kelimeyi her söylediğinizde ona uyan bir el işareti kullanın. Bu el işaretlerini bebeğin erkek ve kızkardeşlerine de öğretin. Yeni bebeklerin hecelemelerini engelleyen şeylerden biri de iletişim becerilerinin eksikliğidir. Bu, daha büyük çocukların bebekle bağ oluşturmalarına yardımcı olan ilginç bir deneyim olabilir.
    Eğer daha fazlasını öğrenmek isterseniz, bu başlık altında bir çok kitap var. Benim en beğendiğim Linda Acredolo ve Susan Goodwyn’in Bebek işareti’dir.
    * Fikir ve Tavsiye *
    Kızım 9 aylıkken bir gece ağlayarak uyandı. .. onunla yürüdüm, onu salladım, şarkı söyledim, onu sakinleştirmek için herşeyi yaptım. Bu, onun aniden “içmek” işaretini yapmasına kadar sürdü. Çok hayret verici birşeydi

  • Bebeğin Bezi

    Yaşamının ilk haftalarında bebeğinizin altını sık sık değiştirmeniz gerekecektir. İdrar torbası küçük olduğu için altını çok sık ıslatır. Bu nedenle en azından her öğün sonrasında, sabahları uyandığında, gece uyumadan önce ve gece öğünlerinden sonra altını değiştirmeniz gerekir. Bebeğinizin altının her ıslandığında ya da kirlendiğinde değiştirilmesi zorunludur, çünkü böyle kalırsa pişik oluşur. Altının değiştirilmesi her zaman ilk önceliğe sahip olmayabilir, sözgelimi sabahları uyandığında karnı çok aç olacaktır. Bebeği, altını açıp bir havluyla sardıktan sonra besleyebilir, temizliği ise sütünü verdikten sonraya bırakabilirsiniz. Bebeğin altının değiştirilmesini öyle büyük bir iş olarak görmeyin, bu dakikalar bebeğinizle oynamak, ona sevginizi, ilginizi göstermek için değerlendirebileceğiniz en uygun fırsatlardır. Altını temizlemek için gereken her şeyi bir arada bulundurarak işinizi kolaylaştırabilirsiniz. Gitgide bebeğin altını değiştirme işi seyrekleşecek, iki yaşına basmadan çişinin ve kakasının geldiğini anlayabilecek durumda olacaktır.

    BEBEĞİN BEZİNDE GÖREBİLECEKLERİNİZ
    Bebeğinizin bezinde aşağıda sıralananlardan birini bulabilirsiniz.

    • Yeşilimsi siyah, yapışkan, katransı dışkı (yalnızca ilk iki üç günde): Buna ‘mekonyum’ denir. Doğumdan önce bağırsaklarda bulunan ve sindirim başlamadan atılması gereken ilk dışkıdır.
    • Yeşilimsi kahverengi ya da açık yeşil renkli, topaklar içeren yarı sıvı dışkı (ilk haftada):Bebeğin sindirim sisteminin beslenmeye uyum göstermeye başladığını bildiren ‘geçiş’ kakasıdır.
    • Sarı renkli, hardalsı, içinde süt kesikleri olan sulu dışkı:Anne sütüyle beslenen bebeklerin dışkısı bu türdendir.
    • Açık kahverengi, katı, kokulu dışkı: Mamayla beslenen bebeklerin dışkısıdır.
    • Yeşil renkli dışkı: Oldukça normaldir, ancak günlerce süregiden miktarı az yeşil dışkı bebeğin yetersiz beslendiğinin göstergesi olabilir.

    Şu durumlarda doktora danışın:

    • Bebeğin dışkısı çok sulu ve kokuluysa, bebek kusuyorsa ve iştahı azalmışsa. Küçük bebeklerde ishal öldürücü olabilir.

    • Bezinde kan görürseniz.

    • Sizi kaygılandıran her konuda.

  • Anne Ben Artık 2 Yaşındayım :)

    İki yaş; yürümeye, koşmaya, benliğimi çevremden ayrı olarak algılamaya başladığı m dönemdir. Bağımsızca isteme ve kendi başıma hareket etme davranışlarım bu dönemde artar.
    Sosyal tepkilerim gelişmeye başlar. Taklit, utanma, fiziksel ve sosyal bağımlılık, otoritenin kabulü (büyüklerin söylediklerine ıJyma ve söylediklerini yerine getirme), rekabet, ilgi çekme arzusu, sosyal işbirliği ve karşı koyma tepkileriın hızla gelişir.
    Aile faaliyetlerine katılmaya başlarım. Artık sosyal ilişkiler kurabilen bir çocuğum. Aile dışındaki kişilerle de ilgilenmeye ve yaşıtlarımla beraber olmaktan zevk almaya başladığımı bilmelisiniz. Eğer evde bakılan bir çocuksam beni parka daha çok götürmeli ya da yuvalardaki oyun gruplarında bir iki saat oynayacağım aktiviteler ayarlamalısınız.
    Tüm yetenek ve becerilerimi, güçlü olma ve bağımsızlık duyguları m etkilemektedir.
    İsim ve nesnelerle ilgili hızla gelişen bir kelime dağar-cığım mevcuttur. Düşünce süreçlerim gelişir. Durmaksızın konuşur zaman zaman da bitmek bil­mez sorular sorarım. Lütfen sorularıma kısa ve basit yanıtlar veriniz. Bu, hem özgüvenimi arttıracak hem de dış dünyayı daha hızlı ve kolayrtanımamı sağlayacaktır.

    “Nasıl?” ve “Niçin?” sorularımı sık sık duyacaksınız.

    Kakamı ve çişimi tutabilirim.

    Temel ihtiyaçlarımı kendi kendime karşılayabilmem, seçim yapma duygumun da gelişmesini sağlayacaktır.

  • Bebek Gelişimi(1. Ay Bebeklerin Gelişimi)

    1.Ay Bebek Gelişimi
    Yeni doğanın ilk haftası Sonunda büyük an geldi… Ve küçük bebeğiniz dışarı çıktı! İşte yeni doğanınızın hayatındaki ilk haftasına kısa bir bakış. Bu küçük varlıkla tanıştığınız için nasıl heyecanlı olduğunuz fark etmez, durumun gerçekliğine düşünce kendinizden şüphe etmeye başlayıp bir ebeveyn olarak güven kaybı ve sinirlilik hali yaşayabilirsiniz.

    1.Ay Bebek Gelişimi

    Yeni doğanın ilk haftası
    Sonunda büyük an geldi… Ve küçük bebeğiniz dışarı çıktı! İşte yeni doğanınızın hayatındaki ilk haftasına kısa bir bakış.

    Bu küçük varlıkla tanıştığınız için nasıl heyecanlı olduğunuz fark etmez, durumun gerçekliğine düşünce kendinizden şüphe etmeye başlayıp bir ebeveyn olarak güven kaybı ve sinirlilik hali yaşayabilirsiniz. Bu tamamen normaldir, yani her şeyi nasıl doğru yapacağınızı bilmeyi beklemeyin. En önemli şey doğal olarak gelecek ve siz zamanla her şeyi anlayacaksınız. Bebeğinizin gelişiminde neler oluyor? Bebeğiniz size yeni doğan reflekslerinden geniş bir yelpaze sunuyordur ve dokuz ay boyunca sıkışık rahim içinde yaşadığı için geçici olarak komik bir görünüme sahip olabilir. Hatta tekrar geri kazanmaya başlamadan önce, sıvı yoluyla biraz ağırlık kaybedebilir. Ve başta çok çok iyi uyurken, yakında sizin istemediğiniz kadar uyanık olacaktır. Şimdi sizin hedefiniz: Anne sütü veya biberonla besleme konusunu iyice ele alın ve kendinize çok iyi bakın. Böylece bebeğinizle en iyi bağı kurabileceksiniz. Keyfini çıkarın!

  • Bebek Gelişimi (Bebeklerin Gelişimine Yardımcı Olun)

    Bebeğin Gelişimine Yardımcı Olmak
    Bebekler kendi kendilerine yetişen canlılar değillerdir. Aslında bu bütün canlılar için geçerlidir. Hangi tür olursa olsun yetişirken bir başkasının yardımına ihtiyaç duyar. Bir aslan, zürafa, bir kedi, bir tavuk olsa da fark etmez. Bu bir doğa ya da yaradılış kanunudur. Biz insanlar içinde aynı durum geçerlidir. Bebeklik döneminden itibaren bir gelişme ve yetişme süreci içinde oluruz. Tabi insan türü dışındaki canlılar bu süreci genelde içgüdüsel olarak geliştirdikleri yöntemlerle gerçekleştirirler. Biz insanlarda ise içgüdüler bebeğin yetişmesinde ve gelişmesinde pek yer tutmaz.
    Biz insanların bu konudaki uygulamaları bilimsel verilerle, öğrenmeyle ve tecrübeyle gelişen şeylerdir. Dolayısıyla bebeklerin yetişmesinde bilinçli hareket etmek kaçınılmazdır. Özellikle anne ve babalar bebeğin fiziksel, sosyal, duygusal ve bilişsel yönden gelişimi için aktif görev üstlenmeli ve bu konuda bilinçli hareket etmelidirler.
    Bebeklerin fiziksel olarak daha aktif olmalarını sağlamak gerekir. Bebekle oyunlar oynamanız onu hareket etmeye özendirmeniz bebeğin fiziksel gelişimi içim önemlidir. Bu bebeğinizi daha aktif yapacaktır. Ev içinde çeşitli aktiviteler yapabilirsiniz. Mesela onun oyuncağını bir yere saklayıp onu bulmasını sağlayın. Bir yere bir şey koyup ona uzanarak almasını sağlayın. Örneğin, eğer, yaşı 1.5-2 civarına geldiyse onunla saklambaç oynayın. Daha erken evrede birbirinize küçük ve hafif bir topu karşılıklı olarak atma oyunu oynayın. Bu tip oyunlar bişr yandan onların fiziksel gelişimine katkıda bulunurken diğer yandan sosyal ve duygusal gelişimine katkıda bulunacaktır. Bir şeyler yapması konusunda onu cesaretlendirin.
    Evde bebeklerin yürümesine yardımcı olan yürüteçlerden kullanmamaya özen gösterin. Bırakın bebeğiniz kendi kendine ayağa kalksın ve yürüsün. Bu konuda onu destekleyin. Biraz korksa da ona cesaret ve güven vermeniz yerinde olacaktır.
    Bebeğinizin sosyal çevresini zenginleştirmek, diğer insanları görmesini sağlamak da iyi gelecektir. Bebeği eve dört duvar arasına hapsetmeyin. Onu dışarı çıkarın ve dış dünyayı da keşfetmesine fırsat verin. Oyuncak dükkanlarına götürün, parklara götürün. Keşfetsin ve eğlensin. Mesela alışveriş merkezlerine götürün. Raflara bakarken bile, görmüş olduğu çeşit çeşit eşya, çeşit çeşit renk cümbüşü ona her seferinde bir şeyler öğretecektir. Bir şeyler öğrendikçe merak dünyası zenginleşecek ve size sorular da sormaya başlayacaktır. Diğer akraba ziyaretlerinde bulunun. Böylelikle başka insanları da görsün, dış dünyayı tanıma imkanı elde etsin. Hayatın evdeki anne ve babadan ibaret olmadığını anlasın.
    Bebeğinize özellikle 1 yaşına geldiği zaman pastel boya kalemleri, boyama kitapları veya boyama kağıdı alabilirsiniz. Bu onun için eğlenceli olacaktır. Bırakın istediği şekilde boyasın çizsin. Fakat ucu sivri kalemler almamaya dikkat edin. Bunlar bebeğinizi için güvenlik riski doğurabilir. Bu anlamda silindir şeklindeki pastel boyalar daha güvenlidir. Şarkı söyleyen ve müzik çalan oyuncaklar ve onu çeşitli yeteneklerini geliştirecek oyuncaklar da alabilirsiniz. Birbirinin içine geçen oyuncaklar da idealdir. Oyuncakları boşaltıp doldururken bunu beraber yapın.
    Bebeğinizin gelişimine yardımcı olurken kesinlikle güvenlik önlemlerini ihmal etmeyin. Her zaman söylenilen şeyi yapın. Yani evinizi bebeğiniz için güvenli ve yaşanılır bir hale getirin. Her türlü kaza riskini düşünerek güvenliği sağlayın. Oyuncaklar da bu güvenlik standartlarının dışında değildir. Alacağınız oyuncaklar üzerinde hangi yaş grupları için güvenlik riski oluşturduğu yazar buna dikkat edin. Ayrıca, alacağınız oyuncaklar üzerinde CE işareti olması o oyuncağın Avrupa Birliğinin güvenlikle ilgili standartlarına uyumlu olarak üretildiğini belirtir. Bu konudaki önemli risklerden bazıları, çocuğun küçük parça oyuncakları yutması, oyuncağın keskin kenarlarını, sivri uçlarının uygun yaşta olmayan çocuk tarafından kullanılması durumunda tehlike doğurması veya oyuncaklarda uygun olmayan kimyasalların kullanılma riskidir.

  • 35. Haftadaki Anne Karnındaki Bebek Gelişimi

    35.HAFTA ANNE KARNINDA BEBEK GELİŞİMİ

    Bebekteki değişiklikler

    Bebek yaklaşık 2.5 kilo ağırlığındadır. Poposundan başına uzunluğu 33 cm. olup toplam uzunluğu da 45 cm.’dir.Bebeğiniz yağ depolamaya devam eder ve özellikle omzunun etrafında boğumlar ve tombulluklar oluşmaya başlar. Siz yaklaşık haftada 350-500 gr alırken , bebek artık , kabaca sizin her hafta aldığınız kilonun yarısı kadar kilo almaktadır( 180-250 gr ). Artık içinde yüzdüğü suya oranla rahim içinde daha fazla yer kaplamaya başladığından hareketleri de çok kolay olmayacaktır.Bebeğinizin göz rengi mavidir, ancak sonrasında değişecektir.Bebeğiniz artık bu haftadan sonra doğuma hazırdır.

    8. ayda doğanların 7.ayda doğanlara nazaran yaşamlarının az olduğuna dair halk arasında bir inanç vardır.Bu düşünce 8.aydaki bebeğin hayati fonksiyonlarının dış dünyaya adaptasyon açısından 7 aylık bebeğe nazaran daha da güçlendiği için yanlıştır.

    Sizdeki değişiklikler

    Gebeliğinizin başından itibaren yaklaşık 9,5-13 kilo almış olmalısınız.Bu haftalarda halsizlik ve yorgunluk pek çok hamile kadının en önemli şikayet sebeplerinden birisidir. Uyuma güçlükleri, kilo artışı ve buna bağlı olarak hareket yeteneğinde azalma sorun yaşamanıza neden olacaktır.İşlerinizden uzaklaşmanın zamanı geldi..Ayak bileklerinizin ve eklemlerinizin şişmesini engellemek için uzun süreli aynı pozisyonda durmamaya ve hareketsiz kalmamaya özen gösterin. Eğer uzun süreli araba kullanıyorsanız, arada istirahat edin, dışarı çıkın ve yürüyüş yapın.Pek çok kadın ayrıca bebeğin bacaklar ve pelvisteki sinirlere olan basıncından dolayı pelvik bölgede bir kaşınma hissi veya uyuşukluk fark etmeye başlayacaktır. Ne yazık ki, bu bebek doğana kadar kaybolmayacaktır.

  • Ay Ay Bebek Gelişimi(Bir – Oniki Ay)

    1. Ay:
    – Yeni doğanın hareket yetenekleri fazla etkileyici değildir. Çocuğun ilk kazandığı yeteneğin başını kaldırmak olduğu, bunun ardından el ve kollarını kullanabildiği, nihayet ayak ve bacaklarını kullanmaya başladığı görülmüştür.
    – Çenesini kaldırabilir
    – 19-20 cm. Uzaklıktaki nesneleri net görebilirler. – Kokuları ayırt edebilirler,
    – Bebeklerin daha çok gözlere baktığı belirlenmiştir. Bu nedenle, bebekle sağlanan göz teması, bebekle bakıcısı arasında sosyal bağın gelişmesinde önemli rol oynar.
    – Annelerin çocuğuna karşı duyduğu bağın oluşumunda kritik bir dönemin varlığı ileri sürülmektedir ki bu da doğumdan hemen sonraki dönemdir. Bu dönemde bebeklerini kucaklarına alarak seven annelerin, çocuklarına daha kuvvetli bağlarla bağlandıkları belirlenmiştir.
    – Bu ayda konuşmaya yönelik bir faaliyet genellikle görülmez.
    – Bebeğin başı her zaman desteklenmelidir.
    – Elleri yumuktur veya hafifçe açıktır.
    – Hıçkırıklar sık görülür ama önemsizdir.
    – Hapşırıklardan korkmayın, bu burnu temizler.
    – Bu ay objelere bakmaya başlayabilir.
    – İşitmeye başlamıştır ama sesin geldiği yeri anlayamaz.
    – Yüzüne 0.5 metreden yakın objeleri daha iyi görür.
    – Bu ayda bebek siyah beyaz geometrik objeleri çok iyi seçer.
    – Yatağının çevresindeki bu tür objelere dikkatini çeker.
    – Bebekler insan yüzünü diğer objelerden ayırırlar.
    – Bebeğiniz insan sesini diğer seslere tercih eder.
    – Bebeğinizi beslerken onunla konuşun.
    – Günlük banyoya ihtiyacı yoktur. Fazla yıkamak bebeğinizin cildini kurutur.
    – Bu ayda Hepatit B (sarılık)aşısının yapılmış olması gereklidir.