Beslenme

  • Hamilelikte Kiloyu Kontrol Eden Besinler

    Fitokimyasallar ve lifler kilonuzu kontrol altında tutmayı sağlayan iki değerli besin grubudur. Sebze, meyve, tahıl ve kurubaklagiller gibi bitkisel gıdalarımızda doğal olarak bulunan bu maddelere fitokimyasallar (bitki kimyasalları) adı verilmektedir. Kilo kontrolü için tüketmeniz gereken fitokimyasallar ve lifler kalorisi az olan meyve, sebze, baklagiller ve tam tahıl ürünleridir. Kilo almanıza neden olan şeker ve hayvansal ürünlerde ise fitokimyasal ve lif değerleri oldukça düşüktür. Kurubaklagiller bir çok diyette önemli rol oynar. Kuru fasulye ve soya fasulyeleri besin öğeleri ve posadan zengindirler ve yüksek kalitede protein kaynağıdırlar diyabeti düzenler ve kilo kontrolüne yardımcıdır.

    Kilo kontrolü sağlayacak beslenme listesi oluşturun.

    Aşağıdaki listede yer alan besinleri kullanarak öğünlerinize mutlaka ekleyin.

    Portakal, limon, greyfurt kayısı, şeftali, kuşburnu, yaban mersini, kiraz, vişne, böğürtlen, çilek, elma, lahana, karnabahar, fasulye, mercimek, börülce, soya fasulyesi, domates. Soğan, sarımsak, pırasa, lahana, karnabahar, brokoli, soya fasulyesi, domates suyu, turunçgiller, havuç, fındık, tahıllar.

  • Hamilelikte Vitamin Ve Mineral Alımı

    Beslenme gıdalarına paralel olarak bir anne adayının vücuduna alması gereken vitaminler ve mineraller konusunda kendisinin ve bebeğinin sağlıklı gelişimi açısından bilgi sahibi olması son derece önemlidir. Çünkü gebelikte birtakım vitamin ve minerallerin eksikliğinde ortaya çıkabilecek rahatsızlıklar ve hastalıklar vardır. Vitamin ve mineraller için ilaç kullanmak yerine mümkün olduğunca çeşitli gıdalardan beslenerek vitamin ve mineral ihtiyacının karşılanmasına özen gösterilmelidir.

    Öncelikle vitaminlerden bahsedecek olursak, A, D,E, C, Thiamin/B1, Thiamin/B1 , Riboflavin/B2, Pyridoxine/B6 vitaminlerini başlıca hamilelik süresi boyunca alınması gereken vitamin çeşitleri olarak gösterebiliriz.

    Gebelik boyunca vitamin A ihtiyacı yaklaşık olarak yüzde yirmi değerinde artmaktadır. Bilindiği üzere, vitamin A eksikliği söz konusu olduğu zaman gece körlüğü, düşük doğum ağırlığı ve bağışıklık sisteminde bozukluk gibi birtakım rahatsızlıklar meydana gelebilmektedir. Vitamin A’ nın faydası ise anne ve bebeğinin hücre büyümesini yardımcı olmasıdır. Çoğunlukla süt, yumurta, karaciğer, havuç, ıspanak, brokoli, patates ve taze meyve gibi besin ürünlerinde bulunur. Ancak vitamin A alınma konusunda dikkate alınması gereken önemli bir nokta vardır. Günde 700 µg’dan fazla alındığı takdirde yan etkileri ve zararları olabilmektedir. Özellikle gebeliğin ilk 3 ayında yüksek dozda vitamin A alınması bebeğin sakat doğmasına yol açabilmektedir.

    İkinci bir vitamin D ise vücutta nadir olarak eksikliği bulunan vitaminler arasındadır. Vitamin D’nin eksik olduğu durumlarda bebekte normal olmayan diş gelişimi gözlenmektedir. Vitamin D bebeğin iskelet gelişimini sağlayarak raşizmi önler. Bulunduğu besin ürünleri ise, süt, balık yumurta ve güneş ışığıdır.

  • Hamilelikte Şeker Hastalığı Korkunuz Olmasın

    Bebeğini bekleyen her anne adayı 9 ay boyunca vücudunda yaşanan değişimlere ayak uydurmaya çalışır. Bu değişimler bazı durumlarda hem annenin hem de bebeğin sağlığını riske atabilecek nitelikte olabilmektedir. Daha öncesinde bir belirti vermese de gebelik sırasında ortaya çıkabilen “Gestasyonel Diabetes Mellitus” yani “Gebelikte Şeker Hastalığı (Diyabet)” anne adaylarının bebek heyecanına gölge düşürebilecek durumlardan biridir. Memorial Antalya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Pınar Akkaya gebelikte tanı konulan şeker hastalığı hakkında bilgi verdi.

    Gebeliğin 6. ve 7. aylarında tanı konur

    Şeker hastalığı gebelikte en sık görülen hastalıklardan biridir. Bu hastalık gebelikte artan gebelik hormonlarının etkisiyle, şeker hastalığına yatkınlığı olan kişilerde gebeliğin 6. ya da 7.aylarında ortaya çıkar. 6. ve 7. aylarda yapılan rutin şeker tarama ve tanı testleri ile tanı konulur. Ancak gebede obezite, 1. derece akrabalarda şeker hastalığı olması, gebenin önceki gebeliklerinde iri bebek doğurmuş olması ve önceki gebeliklerinde şeker hastalığı öyküsü olması gibi durumlarda testlerin daha erken yapılması gerekmektedir.

    Düşük, ölü doğum, erken doğum oranları artıyor

    Annede görülen yüksek kan şekeri seviyeleri anne ve bebek açısından birçok probleme yol açabilir. Gebelikte şeker hastalığı nedeniyle annede hipertansif hastalıklar, üriner sistem ve vajinal enfeksiyonlar, düşük, ölü doğum, erken doğum oranları artar. Bebekte ise iri olma ve buna bağlı doğum travmaları, amniyon sıvısı fazlalığı, gelişim yetersizliği, doğduktan sonraki ilk günlerde kan şekeri düşüklükleri, kanda kalsiyum düşüklüğü, sarılık, akciğer gelişimi yetersizliğine bağlı solunum problemleri oluşabilir. Şeker hastalığının gebelikten önce de olduğu ya da kan şekeri seviyeleri yüksek iken gebelik oluştuğu durumlarda bebekte doğumsal anomaliler riski normal gebeliklere göre 3-5 kat artarak bu oran % 6-10’u bulmaktadır. Bunun yanı sıra annesi gebeliğinde şeker hastası olan bebeklerin, erken yaşlarda obezite ve diyabet riskleri vardır.