Bebek Beslenmesi

  • Yenidoğan: Yeni Doğan Bebek Nasıl Beslenmeli!

    Sıcaklıktan, çevreye olan ilgilerinin artmış olmasından, yatış pozisyonundan veya bilemediğimiz herhangi bir nedenden dolayı bazı bebekler emme konusunda isteksiz olabilir, anne göğsünü almak konusunda ciddi sıkıntılar yaşayabilirler.

    Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Hatice Karaböcüoğlu bu durumda yapmanız gereken şeyin bebeğinizi öncelikle sakinleştirmek, daha sonra yarı uykuya geçirmek ve uyur pozisyondayken göğsünüzü vermek olduğunu söylüyor.

    Anne sütü yerine mama… 
    Anne sütü ile beslenmenin uygulanamadığı veya yenidoğan döneminden itibaren anne sütü ile beslenmeyen bebekler için öncelikle mamalar kullanılabilir. Örneğin Dr. Koray Karabekiroğlu ilk 6 ayda anne sütü almayan bebeklerin beslenmesinde ilk tercihin mamaların verilmesi olduğunu söylüyor.

    Mama ile beslenme en az 6 ay, mümkünse 1 yaşına kadar sürdürülmelidir. Hiç anne sütü almayan bebeklerde biberon kullanılabilir. Biberonlar ve başlıkları her kullanımdan sonra temiz su ile iyice temizlenmeli, en az 20 dakika süre ile kaynatılmalıdır.

    Biberonla beslenme 
    Biberonla beslenen bebeklerde de beslenme pozisyonu önemlidir. Bebek, anne kucağında yarı dik pozisyonda, başı annenin koluyla desteklenir şekilde tutulmalıdır. Emzik şişesinin dikçe tutulması ve lastik memenin sütle dolu olması gerekir ve bu şekilde bebeğin hava yutması önlenir. Biberon deliğinin uygun boyutta olması da önemlidir. Uygun bir biberon deliği için şişe ters çevrildiğinde önce ip gibi, ardından damla damla süt akışının izlenmesi gerekir.

    Adapte mamalar (Preaptamil, Similac 1, Nutrilon 1, SMA S-26, Humana1, Nan 1 gibi) her 30 mililitre kaynatılmış ılıtılmış su içine 1 ölçek olacak şekilde biberonla hazırlanır. Bebeğe verilecek mamanın ısısı el bileğine 1-2 damla mama damlatılarak kontrol edilir. Mümkünse mamanın her beslenme öncesinde hazırlanması tercih edilir. Kullanıldıktan sonra artan mamanın tekrar kullanılmamasına özen gösterilmelidir. Ekonomik koşulların uygun olmadığı durumlarda (hazır mamalar sağlanamıyorsa) bebek inek sütü ile beslenebilir. İnek sütü ilk ay yarı yarıya, 1-4 aylar arası iki hacim süte 1 hacim su olacak şek,ilde sulandırılmalı, 4. aydan sonra ise sulandırılmadan verilmelidir. 100 mililitre inek sütüne 1 çay kaşığı ( 5 gram şeker ) ve 1 çay kaşığı bitkisel yağ konulur.

  • Bebeklerde Mutfak Dolabı Ve Dondurucuda Saklanacak Atıştırmalık Yiyecekler Listesi

    Bebeğinizin büyümekte olan beyninin beslenmesi için bol bol taze ve yeni pişmiş yiyeceklere ihtiyacı vardır, ancak sağlıklı yiyeceklerin zor olması gerekmez. Ayrıca kolay hazırlanabilen ve rafta ya da dondurucuda saklayabileceğiniz birçok atıştırmalık yiyecek de vardır.

    • Kabuklu yemiş ezmeleri – badem, fındık, Brezilya kestanesi ve kaju fıstığı. Bunlar kolay bulunur ve çocukların sevdiği mükemmel protein kaynaklarıdır. Yer fıstığına kıyasla daha çok çeşitli besin maddesi ve dengeli yağlar içerirler.

    • Tam tahıllı pide – vakumlu paketler rafta bir aya kadar, dondurucuda daha uzun süre saklanabilir. Küçük paketlere bölerek saklayın. Pide ile küçük çocukların kolayca kendi kendine yiyebileceği ince sandviçler yapılabilir, ayrıca bunların kırıntıları normal ekmek gibi etrafa saçılmaz.

    • Konserve sardalye ya da uskumru – omega 3’ler ve kalsiyum için mükemmel birer kaynaktırlar ve genellikle küçük çocukların sevdiği yiyeceklerdir.

    • Zeytinyağı, kolza tohumu yağı ya da başka bir sağlıklı sıvı yağla şeker eklenmeden yapılan mayonez – bunu yoğurtla karıştırın ve salatalık, brokoli, havuç ya da başka sebzeleri çubuk şeklinde keserek mayoneze batırıp çocuğunuza verin.

    • Kabak çekirdeği ezmesi – kabuklu yemiş ezmesine benzer, ancak demir içeriği daha fazladır. En iyi bitkisel demir kaynaklarından biridir.

    • Zeytinyağıyla (palmiye yağı, içyağı ya da bitkisel yağ ile değil) yapılmış yulaf kurabiyesi – yulaf buğday yerine kullanılabilecek iyi bir alternatiftir. Tek başına ya da üzerine bir top krem peynir, humus, kabuklu yemiş ya da çekirdek ezmesi, avokado ya da muz ezmesi konularak çocuğa verilen yulaf kurabiyesi bol kalorili bir yiyecektir.

  • Bebeği Memeden Kesme Konusunda En İyi Yiyecekler

    Bebeğiniz kendi kendine besleniyorsa, büyüklerin yediği hemen her şeyi yiyebilir. Siz de çeşitli besinler içeren sağlıklı bir diyet izliyorsanız, ayrıca bebek menüsü hazırlamak için düşünmenize gerek olmayacaktır. Ancak bazı yiyecekler yemek yemenin gelişimdeki rolü açısından özellikle yararlıdır, bazıları ise yüksek besin değerleri nedeniyle düzenli olarak daha sık yenmelidir. Burada sıralamanın en üstündeki on yiyecek (herhangi bir sıra izlenmeden) yer alıyor:

    1 Brokoli çiçekçikleri – bunlar kolay bulunur, vitamin ve mineral açısından zengindir. Yumuşayana kadar buharda ya da mikrodalga fırında pişirin.

    2 Olgun avokado dilimleri – yeni yemeye başlayan bir bebek için kıvamı çok uygundur ve bol miktarda ‘iyi’ yağlarla birlikte uygun bir besin dengesi içerir.

    3 İnce kesilmiş organik ciğer dilimleri – bebeğin kanındaki demir düzeylerine en iyi gelen yiyecek aynı zamanda ısırabilecekleri en kolay et türüdür. Ciğeri ince dilimler halinde kesin ve zeytinyağında hafifçe kızartın.

    4 İyi pişmiş tatlı patates ve havuç takozları – harika vitaminlerle doludur ve dişsiz bebeğin diş etiyle ezmesi kolaydır.

    5 Kepekli undan yapılmış makarna – bebeğin tutması ve ısırıp parçalar koparması kolaydır.

    6 Muz – bebekler genellikle muzu sever ve bu meyvenin hazırlanması ve tutulması kolaydır.

    7 Kaserolde sığır ve kuzu eti – kolayca sulu dilimlere ayrılabilen yavaş pişirilmiş et, bebeğin kendi kendine yiyebileceği demir açısından zengin yiyeceklerden biridir.

  • Bebeği Memeden Kesmek

    Bu kavramı duymuş olabilirsiniz. Bu yöntemde yiyecekleri püre haline getirip kaşıkla beslemek yerine bebeğin kendi kendine yemesine izin verilir. Bu hem bebeğiniz için inanılmaz bir öğrenme fırsatıdır hem de yaşamının önemli bir parçası üzerinde biraz daha kontrol sahibi olmasını sağlar. Anne sütüyle beslenen bebek ne zaman ve ne kadar besleneceğine kendi istediği gibi karar verir. Bebeğin yönetiminde memeden kesme katı yiyeceklerle de bebeğe aynı özgürlüğü tanır. Kendi kendine beslenebilmeye başlar başlamaz beyin gelişmesi, ince motor becerilerin gelişmesi, ağız ve boğaz kaslarının egzersizi için en azından zaman zaman bebeklere izin verilmelidir. Ya boğazı tıkanırsa? Uzmanlar kendi kendine beslenebilen bebeklerin boğazına bir şey kaçıp nefes borusunu tıkama riskinin kaşıkla beslenen bebeklerdekine göre daha düşük olduğu görüşündeler. Bir bebek ağzına ve dilinin üzerine yiyecek koyacak kadar geliştiğinde, ağzında bunu hareket ettirip çiğneyerek yutamayacağı büyüklükteki parçaları tükürme becerisini de elde etmiş demektir. Oysa kaşıkla beslenen bebekler yiyecekleri kontrol etmeyi öğrenmeden ağzının gerisine ve boğazına doğru emmeyi öğrenir. Bebeğiniz ister kaşıkla ister kendi kendine beslensin, dondurulmuş taneli ufak meyveler, bütün üzüm taneleri, kabuklu yemişler, sosis ve büyük sert kurutulmuş meyve parçaları gibi yuvarlak sert yiyeceklerden uzak tutulmalıdır. Yeterli çiğneme deneyimi kazanana kadar çiğ havuç ya da çiğ elma dilimleri gibi sert bir parça koparabilecekleri yiyeceklerden de kaçınmalısınız. Bununla birlikte, kendi kendine beslenen bir bebekte tehlikeli yiyecek parçalarının ya da bir oyuncağın boğazına kaçıp tıkama riski kaşıkla beslenen bir bebektekine göre düşüktür. Öğürmek tık.anmakla aynı şey değildir Kendi kendine beslenen bebeğinizin yediklerini boğazına kaçırıp tıkanma olasılığı düşüktür, buna karşılık yerken öğürme olasılığı yüksektir. Tıkanma, bebeğin nefes borusuna öksürüp atamadığı bir şeyin takılmasıdır; bu durumda öğürme sesi çıkaramaz. Bebeğiniz öğürdüğünde ise bir yiyecek parçası ağız boşluğunun arka bölümünü ya da boğazının tepesini gıdıklıyordur ve öksürüp etrafa tükürük saçarken yiyeceğin bir parçası da dışarı çıkabilir. Öğürme ‘neredeyse boğulma’ değil, vücudun boğulmaya karşı savunma mekanizmalarından biridir. Bebekler ince meyve kabuğu parçaları ya da salata yaprağı parçacıkları gibi boğazlarını tıkamayan şeylerle öğürebilirler. Kaşıkla beslenen bebekler genellikle topaklı yiyecekler ilk kez verildiğinde öğürür, buna karşılık kendi kendine beslenen bebekler daha erken bir dönemde etkili biçimde öğürmeyi öğrenirler.

  • Bebeğinizin Beyin Gelişiminde Beslenme Çok Önemli!

    İyi bir diyet uygulamadığınızda çocuğunuzun beyni tam potansiyeline erişemeyecektir. Bu konuda herkes aynı görüştedir. Bazı uzmanlar gerçekten çok iyi bir diyetin-pek kötü olmayan bir diyete kıyasla-beyni daha iyi geliştirdiğini düşünmektedir. Birçok uzmanın güncel beslenme tarzımızda yaygın olarak tükettiğimiz belirli besin maddeleri ve bunların genel sağlığın yanı sıra özellikle beyin üzerindeki etkileri hakkında kaygıları vardır. Sağlıklı beslenme beynin sadece gelişmesi için değil, aynı zamanda günlük kimyasal dengesinin korunması için de gereklidir. Beyni gerekli besinleri düzenli olarak aldığında bebeğiniz dikkatini daha iyi odaklayabilecek, daha iyi öğrenecek ve kendini daha mutlu hissedecektir. Özellikle ilk yıllarda olmak üzere çocukluktaki beslenme tarzının erişkin çağdaki yemek yeme alışkanlığı üzerinde büyük bir etkisi olduğu giderek kesinleşiyor. Söz gelimi, erişkin yaşlardıı. ortaya çıkacak obezite bebeğin on iki aylıkken, hatta bazen dört ay gibi erken bir dönemde eriştiği kiloya bakarak tahmin edilebilir. Bunun yanı sıra bebekken oluşan sağlıklı beslenme alışkanlıkları çocuğun her gün biraz daha öğrenmesine yardımcı olarak yaşam boyu devam edebilir. Yaşamın ilk bir ya da iki yılında bebeğin sadece ne yediğine değil, aynı zamanda nasıl yediğine de dikkat etmeniz gerekir. Bebeğin beyin gelişiminde en çok günlük alışkanlıkların etkili olduğunu unutmayın. Bebeğinizin yemek yeme süresi günde bir saat ya da daha uzunsa-bazı bebeklerde bu süre çok daha uzun olabilir-yemeğin nasıl yendiği günlük yaşantısında önemli bir rol oynayacaktır.

  • Bebeklerde Güvenli Mama Sandalyesi Kullanımı

    Şimdiye değin bebeğimi dizlerimin üzerinde besliyordum, ama bu gittikçe zorlaşıyor. Onune zaman bir mama sandalyesine oturtabilirim?

    Üst baş kirlenmeden bebek beslemenin bir yolu olmamakla beraber (ileride ikinizin de yıkanabilir giysilerden oluşan bir gardroba ihtiyacınız olacaktır), bir mama sandalyesi yedirmeyi hem daha az yorucu hem de daha verimli hale getirir. Bu sırada bebeğin oturmak için hala desteğe ihtiyacı olmakla beraber, bir bebek koltuğuda (bebeğin güvenliği sağlanmış olarak ve sizin sürekli gözetiminiz altında) mama sandalyesinin işini görebilir.

    Kendi başına güzelce oturabildiği zaman, yüksek ya da başka herhangi bir tip mama sandalyesine geçilebilir.Bebeklerin çoğu ilk başlarda yeni koltuklarında kayabilirler ya da kendilerini bırakabilirler. Küçük yastıklar, rulo haline getirilmiş havlular, ya da bir bebek yorganı veya battaniyesi bir oturma acemisini koltuğuna sıkıştırmakta kullanılabilir, ve güvenlik kemerinin de bağlanması (bu zaten her şartta bağlanmalıdır) yardımcı olmalıdır. lıklı yaşam stiline uygun alışkanlıkları teşvik ederek ve örnekler yoluyla sigara ve alkol kullanımı gibi zararlı alışkanlıklar edinmesini önleyerek.

    Ancak çevremizdeki bazı riskleri yalnızca kısmen ya da dolaylı olarak kontrol altında bulundurabiliriz.Bunların oluşturduğu tehlikenin kontrol altında tutabildiklerimize göre daha küçük olduğuna inanılmakla beraber, yine de zararlı olabilirler. Özellikle küçük çocukların anneleri için bunlar önemlidir, çünkü çocuklar erişkinlere göre çevresel zararlı etkenlere daha açıktırlar. Bunun bir nedeni bedenlerinin daha ufak olmasıdır -aynı miktardaki bir zararlı madde daha çok hasara neden olabilir. Bir başkası organlarının hala gelişme aşamasında olması ve bu yüzden de çeşitli türdeki zararlı etkenlerden daha çok etkilenmeleridir. Bir diğeri de çocukların beklenen yaşam sürelerinin daha uzun olmasıdır; bir etkenin vücutta bir zarar oluşturabilmesi için birçok yıl geçmesi gerektiğinden,erkenden böyle bir etkene maruz kalan bir çocuk için risk daha büyüktür.

  • Bebeğimi Ne Zaman Memeden Kesmeliyim..?

    Bebeğimi ne zaman memeden kesersem doğru olur?

    Dünyanın birçok yerinde farklı kültürlerde erken ya da geç memeden kesme bulunmaktadır. Kimi kadın 6 hafta, kimisi 6 ay, kimisi de 3 sene ya da daha fazla emzirir. Bebeğin doğumundan önce bebeğin ne kadar süreyle emzirileceği planlanabilir, fakat bu süre annenin yeniden işe dönmesiyle ilgilidir. Veya anne ve bebek aniden emzirmeye olan ilgilerini kaybedebilirler.

    Ne kadar emzireceğinize karar verirken, birçok kişisel faktörle birlikte bazı bilimsel normlarıda göz önünde bulundurmak isteyebilirsinız.

    Bilimsel Veriler.

    Önceden belirttiğimiz gibi, yenidoğanlar birkaç hafta ile sınırlı bile olsa emzirilmekten yararlanırlar. Çünkü bu dönemde, bebekler hastalıklar ile savaşmak için gerekli antikorları kazanmaya başlarlar. İlk 6 hafta bebek emzirilirse, -daha az hastalık ve daha az alerji ile- çok daha iyi gelişir. Bebek 4 aylık iken katı mamaya başlamak mümkündür, ancak sadece meme ile beslenen bebekler 6 ay boyunca ek gıdaya başlamadan yalnız anne sütü almaya devam edebilirler.

    İlk 6 aydan sonra, bebek için halen ana besin kaynağı olarak anne sütü devam edebilir (anne sütü almayan bebekler için mama), fakat buna destek olarak katı besinlere de başlamak gerekir. Bilimadamları, ilk yaşın sonuna doğru anne sütünün protein, çinko, bakır, potasyum içeriğinin yeterli olamadığını söylemekteler. Bebek ikinci yıl artık inek sütündeki besin maddelerine ihtiyaç duyar. Halen bebeğinin emziren anneler bundan zevk alabilirler, fakat şu unutulmamalıdır ki artık anne sütü bebek için ana besin kaynağı olmaya yetmemektedir.

    İlk yaşını geçen bebekler, artık emzirilmeye ihtiyaç duyar gibi görünmezler.

    İlk bir seneden sonra, hatta ikinci, üçüncü senelerde emzirmeye devam edilmesinin çocuğun duygusal gelişimine etkisi kesin olarak kanıtlanmamıştır. Fakat şu görülüyor ki uzun süren emzirme veya biberon kullanımı diş çürümelerine sebep olmaktadır. Bunun sebebi emerken veya biberon kullanırken sütün ağız içinde göllenmesidir. Aynı şey, yudum yudum içmeyis ağlayan bardak kullanımında görülmemektedir.

    İlk yılın sonunda emzirmeye veya biberon kullanımına ağırlıklı olarak devam etmenin bir başka riski daha vardır. Bu da, yatarak emmekten kaynaklanan artmış kulak enfeksiyonu riskidir.

    Sizin hisleriniz.

    Halen çocuğunuzu emzirmekten zevk alıyor musunuz? Ya da günde birkaç defa göğüslerinizi bluzunuzdan çıkarmak, size yorucu gelmeye mi başladı? Emzirirken sahip olamadığınız kimi özgürlükleri mi özlediniz? Büyümüş bir bebeği emzirmek sizi rahatsız mı ediyor?

    Emzirmeyle ilgili olumlu hisleriniz azalırsa, bebeğiniz bunu hemen anlayacaktır. Bebek bunu emzirmenin değil kendisinin reddedilmesi veya istenmememsi gibi algılayabilir. Dolayısıyla memeden kesme uygun olacaktır.

    Bebeğinizin hissettikleri.

    Bazı bebekler kendiliklerinden emmeyi bırakırlar. Emzirme sırasında huzursuz hareketleri ile bunu gösterirler. Artık gıda almanın farklı yollarına hazır olduklarını gösterirler. Dikkatli olmalısınız, zira bebeğin bu tip işaretlerini yanlış yorumlayabilirsiniz.

    Emzirmede ilgisizlik; 5 aylıkken sadece artan çevre ilgisine işaret ederken; 7 aylıkken hareket etme arzusunun yemek arzusundan ağır bastığını gösterir; 9 aylık veya sonrasında; artan bağımsızlık arzusu ve olgunluğun işaretidir. Her yaşta, emzirmede ilgisizlik bir hastalığa ya da diş çıkarmaya işaret edebilir. Hiçbir yaşta bu sizin reddedilmeniz olarak yorumlanmamalıdır, sadece verdiğiniz süt reddedilmektedir.

    Çoğunlukla bebekler 9 ila 12’inci aylar arasında memeyi kendiliklerinden bırakırlar. Eğer bebeğiniz 18’inci ayda halen bırakmak için işaretler göstermiyorsa (bu pek nadir görülen birşey değildir), muhtemelen memeyi kendiliğinden bırakmayacaktır.

    Sizin durumunuz.

    Anneler ilk seferinde bebeklerini başarıyla emzirseler de zamanla emzirmeyi zor ve zahmetli bulabilirler. Bunun sebebi zamanla emzirmenin spor, sosyal faaliyetler, iş ve aşk ile çatışmaya başlamasıdır. Bu olduğu zaman ortaya çıkan negatif hisler hemen bebeğe de geçer ve emzirme işlemi hem anne hem bebek için zevk vermesi gerekirken, bir problem halini alır. Bu durumlarda memeden kesmek uygun bir harekettir, fakat bununla beraber hayatınızda diğer önemli değişiklikleri yaparken dikkatli olun. Bebeğinize ve kendinize bu yeni adım için biraz alışma süresi verin. Bazen, hastalık ya da seyahat durumlarında memeden kesmek çok ani olabilir.

    Bebeğinizin durumu.

    Bebeğinizi memeden kesmek için en uygun zaman evde her şeyin yolunda olduğu zamandır. Seyahat, hastalık, diş çıkarma, bakıcı değişimi, taşınma veya sizin işe başlamanız gibi bebek için ek stres faktörleri varlığında, memeden kesmemelisiniz. Bu işi biraz ertelemelisiniz.

    Sizin sağlığınız.

    Eğer kendinizi sürekli bitkin hissediyorsanız ve bunu emzirmenin fiziksel – duygusal gereksinimlerinden başka bir şey açıklayamıyorsa, doktorunuza başvurup memeden kesmeyi danışmalısınız. Doktorunuzun tavsiyeleri doğrultusunda gücünüzü yeniden kazanabilirsiniz. Bunu yapmadan önce emin olun ki bu problem, yeterince istirahat edememek ya da yeterli beslenememek kadar kolay çözülebilir bir sorun değildir.

    Bebeğinizin sağlığı.

    Bazen bebeğiniz büyüdükçe, sütünüz ona az gelmeye başlayabilir. Eğer bebeğiniz yeterince kilo alamıyorsa, huzursuz ve rahatsız görünüyorsa ya da büyüme eksikliğine dair göstergeleri veriyorsa, sütünüz onun tüm besin ihtiyacını karşılayamıyor olabilir. Destek olarak katı gıda ya da mama düşünebilirsiniz veya emzirmeyi tamamen kesebilirsiniz. Çoğunlukla memeden kesilen çocuk, emzirilirken hiç ilgi göstermediği gıdalara karşı ani bir ilgi duyar ve yeniden gelişmeye başlar.

    Bebeğinizin diğer besin kaynakları.

    Eğer çocuğunuz evvelden beri şişeden içebiliyorsa, memeden biberona direkt geçiş nispeten kolay olur. Veya bebeğiniz bardaktan içebiliyorsa (çok iyi içebilmesi gerekmez), memeden bardağa geçiş de mümkündür (bu 9 ila 10’uncu aya kadar pek mümkün değildir). Diğer taraftan bebeğiniz meme dışında hiçbir yerden gıda almak istemiyorsa, biberonya da bardak kullanabilecek duruma gelinceye kadar memeden kesmeyi ertelemelisiniz.

    Bebeğinizin yaşı.

    Kendileri istemeseler bile, çoğu bebek 9 ila 12′ inci aylarda memeden kesilebilir. Çünkü bu aylarda emme ihtiyacında azalma, beslenirken kucaklanmaya karşı koyma ve bağımsızlık duygusu hakimdir. Bu yaşta bebek daha sonrasına oranla memeye daha az bağlıdır ve yürümeye başlayan bir bebeğe göre memeden daha kolay kesilebilir. Bebeği memeden kesmeye karar vermek uzun bir çalışmanın (bebeği memeden diğer gıda kaynaklarına yönlendirmek) ilk adımıdır. Bu çalışma, biberondan alınan ilk yudum veya kaşıkla verilen ilk katı gıda ile başlar.

    Kimi kadın için karar vermek memeden kesmekten çok daha kolayken, kimisi için asıl sorun karar vermektir. Nasıl olursa olsun, memeden kesmek her kadın için çok karışık duygulara sebep olur. Bu duygular bebeklerinin tamamen ihtiyaçlarının karşılandığı, onların büyüme yolunda yeni bir adım atmalarına kadar hafiflemez. Aynı zamanda anneler, bebeklerine artık eskisi kadar yakın olamayacaklarını ve bebeklerinin artık kendilerine eskisi kadar bağımlı olmayacaklarını düşünüp üzülürler. Erken ya da geç memeden kesme, bir çocuğun büyümesinde kaçınılmaz bir adımdır. Anne ne kadar şevkle emzirse de, çoğu bebek belli bir zaman sonra emmeyi bırakır. Anneler, uzun yıllar sonra bile başka emziren anneleri izlerken üzülürler.

  • Plastik Biberon Ve Emzik Güvenilir Mi?

    Bebeğime hangi biberonu kullanayım? Süt sağma makinemin malzemeleri için hangi markaları önerirsiniz?
    Çocuk doktoru olarak yukarıdaki sorulara bütün meslek hayatım boyunca muhatap oldum. Ama son aylarda bu sorularla daha sık karşılaşıyorum. Hatta toplumda ve anne babalarda bu konularda giderek artan bir kaygıdan söz edebiliriz. Giderek artan bu kaygının kaynağı nedir? Haklılık payı ne kadardır? Bu kaygılar bilimsel araştırmalarla ve gerçeklerle ne derecede uyuşmaktadır?

    Geleceğimiz ve mutluluk kaynağımız olan yavrularımız bizim için her şeyden daha değerlidir. Onları her türlü tehlikeden gözümüz gibi sakınırız. Onlara kendi ellerimizle küçücük bile olsa bir zarar vermeyi, düşünmek şöyle dursun, aklımıza bile getirmeyiz.

    Peki günlük yaşamımızda kullanageldiğimiz bazı eşyalarla ve bebek malzemeleriyle kendi ellerimizle yavrularımıza, farkında olmadan, zarar veriyor olabilir miyiz? Örneğin biberonlar zararlı mıdır? Biberonlardan başka emzikler (yalancı memeler), süt sağma makinelerinin kapları ve süt saklama torbaları ne kadar sağlıklı? Bu ürünlere ne kadar güvenebiliriz?

    Emzikler (yalancı memeler), biberonlar ve süt sağma makineleri…
    Eğer bebek sahibiyse yukarıdaki eşyaların hiç olmazsa birkaçını her anne baba kullanmıştır. Hele çalışan annelerin yavrularını kendi sütleriyle besleme tutkusu son yıllarda süt sağma makinelerinin kullanımının çok yaygınlaşmasına neden olmuştur. Yani bu bebek malzemeleri anne babaların günlük hayatlarının ayrılmaz bir parçasıdır.

    Peki kullandığımız bütün markaların ürünleri yeterince sağlıklı mı? Biberonumuza veya süt sağma cihazımızın malzemelerine ne kadar güvenebiliriz?

  • Bebek Ve Gdo: Bebeğinizin Sağlığı Için Bilmeniz Gerekenler

    ‘Genetiği değiştirilmiş’ gıda ne anlama gelir?

    Genetiği değiştirilmiş ya da genetik olarak işlenmiş (düzenlenmiş) gıdalar, DNA özellikleri değiştirilmiş bitkilerden elde edilirler. Bilim adamları bitkilerden ya da hayvanlardan genler alır — ki bunlar canlıları ayıran DNA parçaları – ve bu genleri başka organizmaların DNA’sına yerleştirir. Bu bitkiler ayrıca genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) olarak bilinirler. Bitkilerin genetiğini değiştirmenin amacı, onları herhangi bir şekilde daha iyi yapmaktır. Öyle ki örneğin ; bir mısır bitkisini daha besleyici yapmak, zararlı bitki öldürücülerine, böceklere ya da hastalıklara karşı daha dayanıklı yapmak veya kuraklık ve soğuğa daha toleranslı hale getirebilmek için bir gen eklenebilir. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) de genetiği değiştirilmiş olan ilk ekinler mısır, soya fasulyesi ve pamuktu. Büyük miktarda mısır ve soya içeren birçok işlenmiş gıda, genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) içerir. Şu anda ABD gıda ve yem temininde izin verilen diğer GDO’ lu ürünler; yonca, kanola, hindiba, mısır, pamuk, keten, papaya, patates, pirinç, soya fasulyesi, kabak, şeker pancarı ve domatestir.

    Genetiği değiştirilmiş gıdalar benim bebeğime zararlı olabilir mi?

    Bu çok tartışmalı konu hakkında alacağınız cevap kime sorduğunuza bağlıdır. Gıdaya gelince, birçok insan belki de özellikle söz konusu çocukları olduğunda daha doğalına güvenir. Çünkü doğada mümkün olmayan genetik kombinasyonlar genetik mühendisliği laboratuvarında oluşur. Eleştirmenler gıdalarımız ile teknolojik olarak oynanmasının insan sağlığı ve çevre üzerinde çok kapsamlı etkileri olabileceğinden endişeleniyorlar. Alerjenler birincil endişedir. Çünkü bu GDO’ lu gıdalar bilinen veya hiç bilinmeyen alerjenler içerebilirler. Bir kişinin gene eklenen herhangi bir şeye karşı alerjisi varsa, o kişinin yeni ürüne alerjisi olacaktır. Hatta bazı endişeler var ki, bir bitkiye yeni bir gen tanıtıldığında, bunun tamamen yeni bir alerjen oluşturması mümkündür – duyarlı kişilerdeki alerjik reaksiyonlara sebep olan ( özellikle çocuklarda). Ve gıdalardan emin olmak için test etmenin iyi bir yolu yoktur. “Alerjenler için test zordur”, diyor Jane Rissler, Endişeli Bilimciler Birliği’nde bir bitki patoloğu ve bir üst düzey personel bilim adamı, kâr amacı gütmeyen bir kamu çıkarına bir grup. Ayrıca, üretici ve hükümet varsayımı altında çalışırken bu özgün gıdalar güvenli olsaydı, yeni ürün aynı zamanda güvenli olacaktı. Rakipler organizmanın mutlaka önceden mühim seviyede değiştirilmiş olabileceğinin doğru olmadığına inanıyor.

  • 5 Aylık Bebeğiniz Şunları Yapabilir

    Bebeğiniz bu ayda; herhangi bir nesneye uzanabilir ve bilinçli bir şekilde eline alabilir. Yakaladığı nesneleri ağzına götürür. Oyuncağının küçük bir bölümünü görmek bile onu tanımasına yeter. Battaniyenin altından görünen tavşanını tanır ve almak ister.

    Aynadaki görüntüsünü tanır ve güler.

    Tek heceli sesler çıkarmaya başlar. Sese karşı duyarlılığı artmıştır. Artık en hafif tıkırtıları ve fısıldamaları bile duyar ve tepki verir. Aynı şekilde minik cisimleri de fark eder ve görür.

    Yuvarlanarak dönebilir. Yattığı yerde ters dönebilir. Ayakta tuttuğunuzda basmaya çalışabilir.

    Annesini ya da biberonunu gördüğünde beslenme zamanı geldiğini anlar ve heyecanlanır, mutluluğunu ifade eder. Duygularını önceki aylara kıyasla daha kolay anlayabilirsiniz, çünkü ifade yeteneği gelişmiştir. Sevgisini de göstermeye başlar. Yabancıları yadırgayabilir.

    Duyuları bir yetişkininki kadar gelişmiştir. İletişim becerisi hızla gelişmektedir. Cıvıldamalara benzer sesler çıkarır. Kolay heceleri tekrar etmeye çalışır. Bazen bir şey içer veya yerken kabarcıklar ve hoş seslerle eğlenir. Bu agular ve sesler konuşmanın ilk öncüleridir. Bu sıralar duyacağınızn başka bir ses ise bebeğinizin ilk kahkahalarıdır. Farkında olmadan vücudunda bir noktayı gıdıklayabilirsiniz ve ilk kıkırdamalar gelir. Bebeğin gülmesine neden olmanın başka bir şekli onun şakalarına karşı gülmektir.

    Bebeklerde Oturma

    Bu ayda bir çok çocuk oturur pozisyona getirilmekten çok hoşlanırlar. Biraz kıvrık bir sırtı olacak ve ellerini kendini desteklemek için kullanacaktır. Bu denemeleri şimdilik kucağınızla sınırlı ve süreleri kısa tutmak uygundur. Destekle oturma denemelerini 6 ay sonuna saklamakta fayda vardır. Bebeğiniz her geçen gün kuvvetlenmektedir. Aniden düzelip bir elini boşa alarak bir oyuncağı kavramak için kullanabilir. Bir tarafına yuvarlanmaması için onu iki tarafından yastıklarla desteklemelisiniz.