Bebek Beslenmesi

  • Bebeklerde Katı Gıdaya Geçiş

    Bebeğinizi biraz emzirdikten sonra, bir mama sandalyesine veya rahat bir yere arkasını yastıklarla destekleyerek oturtun. Elinizdeki kaşıkla az bir miktar ilk kez vereceğiniz besini ağzına götürün. Şimdiye kadar emerek beslendiği için, kaşığı yadırgayabilir. O zaman parmağınızın ucuna sürerek tattırabilirsiniz. İlk tatlar hoşlarına gitse bile yüzlerini buruşturabilirler. Fakat ağızlarını açarak istekli olduklarını da gösterebilirler. Bebeğiniz ne kadar iştahlı olursa olsun, ilk kez tattırdığınız yiyeceği az miktarda deneyin. Her gün biraz daha çoğaltarak devam edin. Bebeğiniz ilk kez verdiğiniz besini reddediyorsa zorlamayın. Birkaç gün sonra tekrar denersiniz. Zorla bir besini kabul ettirmeniz, beslenme problemlerine yol açar. İlla sizin istediğiniz kadar yemesi de gerekmez. Zorlamanız ve çok fazla ısrarcı olmanız, daha ilk günlerde beslenme saatlerini savaşa çevirmenize sebep olur.

    Bebeğinize Vereceğiniz Yiyecekleri Hazırlarken

    1) Bebeğinize vereceğiniz en iyi yiyecekler, kendinizin hazırladığı taze ürünlerdir. Hazır satılan katkı maddeli besinleri bebeğinize vermemelisiniz. 2) Bebeğiniz için hazırladığınız yiyeceklerin taze olmasına dikkat edin. Meyveleri sıktıktan ya da rendeledikten sonra hemen yedirmelisiniz. Pişmiş yiyecekleri de buzdolabında en fazla bir gün bekletin. Birkaç günlük yiyeceği çocuğunuza vermeyin. Yiyeceklerin saklama süresi uzadıkça besin değerleri azaldığı gibi, mikroorganizmalar da çoğalır.

    3) Bir yaşına kadar bebeklere dişleri yeteri kadar çıkmadığından, çiğnemesini gerektiren besinler vermemelisiniz. Yiyecekleri püre şeklinde hazırlayarak verin. Fakat her besini robottan geçirirseniz, biraz daha katı besin gelirse yutmakta güçlük çeker. Bunun için haşladığınız sebzeleri ilk zamanlar robottan geçirerek inceltebilirsiniz. Daha sonra ise çatalla ezerek verin. Meyveleri de püre yapmak için cam rende kullanın. Bazı katı püreleri sulandırmak için anne sütü, kaynamış su veya meyve suyu kullanabilirsiniz.

    4) Bebeğinizin ilk besinleri için şeker ve tuz kullanmayın. Verdiğiniz yiyeceklerin içinde yeteri kadar tuz ve şeker vardır. Fazladan şeker ilave etmek ishale neden olabildiği gibi dişlerin sağlığını da etkiler. Bir bebeğin böbrekleri fazladan tuzla başa çıkamadığı gibi küçük yaşlardan itibaren tuza alışmak ileride hipertansiyon ile ilgili problemlere yol açabilir.

    5) Bebeğinizin yiyeceklerini ılık verirseniz daha çok hoşuna gidecektir. Beğenmediği yiyeceklerin tadlarını değiştirerek tekrar deneyin.

  • Bebeklerde Sütün Önemi

    Süt 2 yaşına kadar anne sütü emen çocuk, kemik gelişimi için gerekli olan kalsiyum ve fosforu en ideal oranda annesinin sütünden almış olur. Anne sütü yeterli olan bir çocuğa ilave inek sütü içirmeye gerek yoktur. Anne sütü almayan çocuklar ise 2 yaşına kadar gündüz yemek aralarında almamak şartıyla, içebildikleri kadar inek sütü içmelidirler. 2 yaşından sonra ise 1 bardak inek sütü yeterlidir. Sütü sevmeyen çocukları yoğurt, peynir, muhallebi gibi yiyecekleri yediği taktirde, süt içirmesi için zorlamaya gerek yoktur. İnek sütü verirken hiiyenik süt olmasına dikkat edilmelidir. Pastörize edilmiş şişe sütleri, sterilize edilmiş uzun ömürlü karton sütler temiz ve hijyenik sütlerdir. Süt, yeni doğana verilecekse sulandırılarak verilmelidir.

  • Bebeklerde Katı Besinlerle Tanışma

    Bebeğiniz yaklaşık 6 aylık olana kadar anne sütünden başka besine gerek duymaz. 6. aydan sonra anne sütünde ya da mamada bulunandan daha fazla demire ihtiyaç duyduğundan, sebze ve meyve gibi yiyeceklere başlamanız gerekir. Fakat 6. aya kadar sadece sütle beslenen bebekler, 6. ayda diğer yiyeceklere iltifat etmeyebilirler. Bunun için tatlara alıştırmak maksadıyla 3 ve 4. aydan sonra çok küçük miktarlarda diğer tatlardan tattırabilirsiniz. Ancak anne sütüyle beslenmeyen bebekler daha erken ek besinlere ihtiyaç duyacaklardır. Bunun için bebeğinizin beslenmesi konusunda mutlaka doktorunuzun önerilerine uyun. Anne sütü ile beslenen bebeklerde de ek besine geçmek için doktorunuza danışın. Eğer bebeğinizde alerji riski yoksa 3 veya 4. aydan sonra yiyecekleri tattırmanız, değişik tatlara daha kolay uyum sağlamasına yardımcı olur. Son zamanlarda genelde doktorların tavsiye ettiği ilk tatlar; havuç suyu-, elma suyu ve yoğurttur. Yarım çay kaşığı miktarı başlattığınız tatları yavaş yavaş artırıp, bebeğiniz 6. aya gelene kadar püre şekline geçebilirsiniz. Annelerin en fazla kafalarını karıştıran katı gıdalar konusunda biraz sabırlı olur ve aşağıdaki önerilere uyarsanız, beslenme saatleri savaşa dönüşmez, sizin içiniz de rahat olur.

    İlk Tanışma İçin

    1) Sizin için ve bebeğiniz için en uygun zamanı seçin. Sizin için sütünüzün en az olduğu sabah saati veya öğleden sonrayı seçebilirsiniz. Bebeğiniz için ise; huysuz ve yorgun olmadığı, çok fazla aç veya çok fazla tok olmadığı bir zamanı seçin. Çok açken hırçınlık yapıyorsa, bir miktar anne sütü veya hazır mama vererek iştahını kabartın. Tam olarak doymadan ek besini tattırın. Daha sonra anne sütüyle beslenmesine devam edebilirsiniz. İlk kez deneyeceğiniz besinlerin, bebeğinizde ne tür bir reaksiyona yol açacağını bilmediğiniz için, akşamdan sonra denemeyin. Rahatsız edici bir durumla karşı’laşırsanız, geceyi huzursuz geçirebilirsiniz. 2) Çocuğa ek besinler teker teker alıştırılır. Bir gün havuç suyu vermişseniz, birkaç gün havuç suyu vermeye devam edin. Örneğin, yarım çay kaşığı havuç suyu verin. Eğer herhangi bir alerjik durumla karşılaşmadıysanız, miktarı ertesi gün bir çay kaşığına çıkartın. 3-4 gün miktarını artırarak devam ettikten sonra, yarım çay kaşığı elma suyu vererek yeni bir gıda denemesine başlayabilirsiniz. Böylece hangi besinlerin bebeğinizde alerjiye sebep olduğunu kolaylıkla anlayabilirsiniz. Eğer bir besine başladığınızda alerji belirtisi görmüşseniz, o besini kesin ve 15-20 gün sonra tekrar deneyin. Alerji veya rahatsızlık belirtileri; aşırı şişkinlik ya da gaz, ishal ya da kakada sümük, kusma, yüzde kızarıklık, soğuk algınlığı ile ilgili görünmeyen burun akıntısı veya göz sulanması veya göğüste hırıltı, geceleri uyuyamama veya gündüzleri huysuzluk etme şeklinde olmaktadır. Birkaç kez tekrar ettikten sonra aynı gıdaya olumsuz reaksiyon gösteriyorsa, o gıdaya karşı alerjisi olduğunu kabul edin. Birkaç ay geçtikten sonra tekrar denersiniz. Büyüdükçe alerji riski kalkabilir. 3) Bebeğinize ek besin verirken yiyecek koyduğunuz kapları, kaşığı sıcak ve sabunlu su ile iyice yıkayıp, güzelce durulayın. Aynı şekilde yiyecekleri de hazırlarken yıkayın. Bebeğinizi yedirirken veya yiyeceklerini hazırlarken siz de ellerinizi sabunla yıkayın. Çocukların bağışıklık sistemi tam gelişmediği için çok çabuk hasta olabilirler. 4) Bebeğinizin rahatça yiyebilmesi için birkaç minderle destekleyerek oturtabilirsiniz. Mümkünse bir mama sandalyesi alın. Bebeğinizi güvenli bir şekilde sandalyeye oturtup, emniyet kemerini bağladıktan sonra rahatça yedirebilirsiniz. Mama sandalyesinde yemeğe alışan bebekler, etrafı pisletme riski aza indiğinden, anneleri ellerine daha rahat kaşık verdiğinden dolayı kendi kendilerine yemek yemeye daha erken alışıyorlar. 5) Ek besinleri verirken bebeğinizin önüne önlük takmayı ihmal etmeyin. Belki üstünü başını berbat etmesini göze alırsınız, fakat küçükken önlük takmaya alışmazlarsa biraz daha büyüdüklerinde önlük takmak için zorluk çıkartabilirler.

  • Bebeklerde Vitamin Ve Mineral İhtiyacının Karşılanması

    Bebeğe, doğumdan 15-30 gün sonra günde 400 ünite D vitamini vermeye başlamak gerekir. Doktorunuz uygun gördüğütaktirde bu miktarı 1000 üniteye kadar çıkartabilir.

    DİKKAT: Bazı aileler hekime danışmadan, bebeklerine halk arasında kemik iğnesi olarak bilinen yüksek doz D vitamini ihtiva eden ampullerden içirmektedir. Bu doğru bir davranış değildir. Yüksek doz D vitamini kanda kalsiyum seviyesiniaşırı derecede yükselterek böbrek, beyin, mide ve diğer iç organlardakalsiyum birikmesine ve çeşitli sağlık sorunlarınınortaya çıkmasına neden olabilir. Böyle bir ilaç kullanımı içinkaran hekime bırakmak gerekir. D vitamini kullanmaya çocuk 1 yaşına gelene kadar düzenli olarak devam edilmelidir.Güneşli günlerin az olduğu kış mevsimi başlamışsa vitamin desteğinin 1.5 yaşına kadar devam ettirilmesi faydalı olur.Gününde doğan bebekler 5 aylık olduğunda, bebeğin günlükihtiyacını karşılayacak dozda, demir ihtiva eden ilaçlara başlamak gerekmektedir. Demir ilaçları kullanmaya başlayıncakakanın rengi siyah olabilir. Ayrıca bazen kıvamında yumuşamaveya katılaşma görülebilir. Bunlar normaldir. Aşırıishal veya kabızlık olursa hekime bilgi vermek gerekir. Demirihtiva eden ilaçları kullanırken, süt, süt ürünleri ve çay gibiyiyecek ve içeceklerle karıştırmak demirin, bağırsaklardanemilmesini azaltır. Bu nedenle demir ilaçları bu gibi gıdamaddelerinden en az 1.5 saat önce veya sonra alınmalıdır.Prematüre bebeklerde demir ilaçlarına 2 aylıkken başlamakgerekebilir. Bunun için en doğru kararı bebeğinizin doktoru verecektir. inek sütü ile beslenen bebeklerde, 1’inci aydan sonra, anne sütü ve hazır mama ile beslenen bebeklerde ise 6’ıncı aydan sonra, dişlerin çürümelerini engellemek için, flor tabletlerine başlamak faydalı olur.

  • Bebeğinizin Beslenmesinde Nelere Dikkat Edilmeli

    Bebeklerin Beslenmesinde Nelere Dikkat Etmeli
    – Bebeğinizin midesi ancak kendi yumruğu kadardır. O halde onu sık sık doyurmayı unutmayın.
    – Zamanla bebeğinizin acıkmalarının arası uzar. Halbuki ana rahminde iken bebeğinizin beslenmesi hiç kesintisiz devam ediyordu.
    – Bebeği “yalancı meme” ve ona benzer şeylerle aldatmayın.
    – Bebeğinizi sütünüz ya da sütünüz yetmiyorsa onun yerine tutabilecek bir besin maddesiyle beslemeyi ihmal etmeyin.
    – Bebeğinizin her ağlaması açlığından değildir. Gerçek sebebini araştırın.
    – Beslenmesi için bebeğin sakinleşmesini temin edin.
    – Bebeğinizin beslenmesinde “biberon” gibi araçlar da kullanablirsiniz. Biberonu yatık vaziyetteki bebeğinize verin, tutturun ve düşürmemesine yardımcı olun.
    – Bebeğinizi boğacak gibi tutmayın. Rahat ve kendi tercihini dikkate alarak besleyin. Daha başka değişik şekillerde de beslenebilmesi için yollar deneyin. Esnekliği elden bırakmayın.
    – Bebeğinizle evinizin değişik yerlerinde uzanın, yatın.
    – Bebeğinizle konuşma denemeleri yapın, ona sokulmayı ihmal etmeyin.
    – Bebeğinizle her fırsatta sıcak ve yakın ilişki halinde olun.

  • Bebeklerde Katı Gıdalara Geçiş Düzeni Nasıl Kurulmalı?

    6 aylık bebekle ilgili sorular aslında 3 ana konuda…

    • Ek gıdaya geçişi nasıl yapmalı?
    • Çok sık uyanma konusuna nasıl bir çözüm bulmalı?
    • Çalışan anneler için uyku rutinlerinde belirtilen uykuya yatış saatleri bebeğe özel olarak ileri kaydırılabilir mi?

    6. ay itibarı ile ek gıda olayına geçmeye başladık. Ancak ben bir ayar tutturamıyorum. Ne vermeliyim, ne zaman vermeliyim, uykuyu etkiler mi? Herşeyi yemesi için ne yapabilirim? Mesela ilk denemelerimde kavanoz mamalarından meyve karışımları ve tavuklu bezelyeli püre verdiğimde itirazsız yedi. Ancak cam rende ile elma, armut, havuç gibi şeyler verdiğimde beğenmiyor. Yoğurt bazen istiyor bazen istemiyor. Bu ek gıdaları bir öğün gibi sürekli ve düzenli vermeye başlayamadım. Bana buna göre bebeğin yeme düzeni ile ilgili bir program verme şansınız var mı? Doğru bir programlama işleri daha kolaylaştırabilir diye düşünüyorum.

    Katı Gıdaya Geçişte Beslenme Düzeni

    6.ay katı gıdaya başlamak için güzel bir zaman… Can’ı katı gıdaya geçirmeye başladığım dönemi hatırlıyorum. Önce anne sütü ya da devam sütüyle karışmış pirinç lapası, sonra ev yapımı sebze püreleri ve meyve püreleri yedi. Takip eden aylarda çorbalara ve kahvaltılıklara geçti.

    Arada kavanoz mamaları da yedi. Ancak kavanoz mamaları her ne kadar bebekler için de yapılmış olsa, içinde bazı katkı maddeleri olabilir. Bu nedenle kavanoz mamasını bir öğün olarak düşünmekten ziyade, evde hazır maması olmadığında, dışarıya çıktığımıza ya da seyahate gittiğimizde vermeye çalıştım… Onun dışında yemeklerini hep 1 ya da 2 günlük olarak hazırlayıp, cam bebek kavanozlarıyla buzdolabında sakladım. Vermeden bir süre önce buzdolabından dışarıya çıkartarak oda sıcaklığına gelmesini beklemek ya da vaktim yoksa çelik tencerede ısıtmak yetiyordu.

  • Başarılı Bebek Uykusu Ve Beslenmesinin 7 Yolu

    Uyku, beslenme ve aktiviteler için düzenli bir programa sahip olmak hayatınızı hem sizin için hem de bebeğiniz için oldukça kolaylaştıracaktır. Ama nereden başlamalı? Aşağıda böyle bir rutini oturtmak için kullanabileceğiniz 7 faydalı ve işe yarayan öneriyi bulacaksınız.

    Öncelikle bebeğinizi bir uyku saatine alıştırın

    Düzenli bir yatma saatini oturtuktan sonra günlük rutin kendiliğinden düzene oturur.  Uzman Pediatristler bu konuda şöyle diyor: “Düzenli bir yatma saatini oturtmak konusunda en kolay yöntem hem bebek için hem de sizin için her akşam kolayca uygulayıp adapte olabileceğiniz bir rutin bulmak”

    Yatma saati rutininin düzenli bir günlük program oluşturma hususunda en önemli adım olduğunu söyleyen Şenyurt, Bunu ilk aylarda zorlamanın mümkün olmadığını fakat 2. aydan itibaren yavaş yavaş pratik etmeye başlanabileceğini belirtiyor.

    Rutini basit tutmanın önemli olduğunu belirten Şenyurt, sıcak bir banyo, uyku kıyafetlerinin giydirilmesi, emzirme ve sonrasında ışıkları kapatma şeklinde bir rutinin ideal olduğunu belirtiyor. Emzirme sırasında sakinleşip, kendiliğinden uykuya dalması normal olsada, 3 ila 4. aydan sonra yatağa uyanık olarak yatırmak ve kendisini uykuya dalmayı öğrenmesini sağlamak düzeni oturtmak için önemli bir adım.

  • Bebeklerde Ek Gıda

    Anne sütü alan bebeklere mama takviyesi verilmesinde herhangi bir sakınca yoktur. Genellikle işe başlayan ve düzenli olarak sütünü sağma olanağı bulamayan ancak emzirmeyi de tamamen bırakmak istemeyen anneler bebeklerine mama takviyesi vermeyi tercih etmektedirler.

    Bazı anneler de bebeklerinin yeterli büyümeyi sağlayacak anne sütünü alamaması nedeniyle mama takviyesi vermeye karar verebilmektedir.

    Bunun yanında pek çok anne de aile üyelerinden birinin ya da bebek bakıcısının arada sırada mama vermesinin anneye sağlayacağı özgürlükten yararlanma isteğiyle arada sırada mama takviyesi vermeyi düşünebilmektedir.

    Bebeğinize mama takviyesi verme nedeniniz ne olursa olsun, az miktarda anne sütünün dahi hiç anne sütü almamasından iyi olduğunu unutmamalı ve günde sadece bir ya da iki kez bile olsa, bebeğinizi mümkün olduğunca uzun süre emzirmeye devam etmelisiniz.

    Hazır mamalar bebeğin ihtiyacı olan tüm besinleri karşılasa da, bebeği çeşitli hastalıklardan koruyan bağışıklık ögelerini veremezler.

    Süt üretiminizin bebeğin talebi ile doğru orantılı olduğunu ve ne kadar az emzirirseniz memelerinizin de o kadar az süt üreteceğini de unutmamalısınız. Günde bir öğün bile olsa, bebeğe düzenli olarak mama takviyesi vermeye başlamanız durumunda süt üretiminiz de düşecektir. Diğer yandan haftada bir ya da iki kez mama takviyesi vermeniz süt üretiminizi etkilemeyecektir.

    Bebeğinizin yeterince süt aldığını nasıl anlarsınız?
    Annelerin çoğu bebek için yeterli sütü üretemediklerinden endişe ederler. Ancak kadınların çoğunun bebeğe bol bol yetecek kadar sütü vardır. Bebeğinizin yeterli miktarda süt alıp almadığını anlamak için şu noktalara dikkat edebilirsiniz:

    1 aylıktan küçük ve iyi beslenen bebekler sık sık hardal rengi kaka yaparlar. Bazı bebekler de her beslenme sonrasında bir kez kaka yapabilir. Ayrıca yeterince anne sütü alan bir bebek günde altı ile sekiz bez değiştirecek kadar idrar çıkarır.

    Bebeğin ilk üç ayda günde yaklaşık 28 gram ve 3-6 ay arasında günde yaklaşık 14 gram alması gerekir.

    24 saat içinde en az yedi kez emziriyor olmanız gerekir (ilk ayda emzirme sıklığı bir günde sekiz ile on iki kez olmak üzere daha da fazla olmalıdır).

    Bebeğinizin her an emmek istemesi her zaman aç olduğu anlamına gelmez. Bazı bebekler rahatlamak için emerler, bazıları güçlü bir emme dürtüsüne sahiptir ya da annesiyle temas kurmak istemektedir.

    Bebeğinizin yeterli ölçüde büyümesi için mama takviyesine gereksinim duyduğunu gösteren işaretler nelerdir?
    Bebeğinizin kilo alımı, büyümesi veya yeme alışkanlıkları konusundaki endişelerinizi mutlaka doktorunuza danışmalısınız. Doktorunuza danışmanızı gerekli kılabilecek işaretlerden bazıları:

    Yenidoğanda normalden daha fazla kilo kaybı olması. (Bebekler yaşamın ilk beş gününde doğum kilolalarının yaklaşık yüzde 5-10’unu kaybederler. Ancak beşinci günden itibaren günde yaklaşık 28 gram almaya başlamalı ve 2 haftanın sonunda doğum kilosuna yeniden dönmelidir.)

    Beş günlük olduktan sonra günde altı bezden daha az sayıda bez kirletmesi.

    Çoğunlukla huzursuz veya cansız olması.

    Emzirme sonrasında memelerinizi yumuşak veya boşalmış hissetmemeniz.

    Mama takviyesine başlarken uygulanabilecek belirli bir yöntem var mı?
    Bebeğinize hazır mama vermeye başlamadan önce en az bir aylık olmasını bekleyin. Arada sırada biberon vermenizin süt üretiminizi etkilememesi için öncelikle emzirme düzeninizi oluşturmalı ve süt üretiminizin iyice yerleşmesini beklemelisiniz.

    Bu yaşlardaki bebekler çoğunlukla biberonu veya yeni bir besin kaynağını denemekte çekimser davranmazlar. Bebeğiniz bir aylık olduktan sonra istediğiniz zaman mama takviyesine başlayabilirsiniz.

    Ne yazık ki mama takviyesine başlamanın belirli bir yöntemi yoktur. Bazı bebekler acıktıklarında ne verirseniz emmeye devam ederler. Bazıları da ilk birkaç seferde, özellikle de biberonu sizin vermeniz durumunda, biberonu reddedebilirler. Bunun nedeni bebeğin sizin kokunuzu alması ve sizin sütünüzü tercih etmesidir.

    Bebeğiniz anne sütünü biberondan almaya alışıksa geçiş biraz daha kolay olabilir, ancak biberonu ağzına aldıktan sonra gelen farklı tadı reddetmesi de mümkündür.

    Anne sütü ve mama biberonda karıştırarak verilebilir mi?
    Bebeğiniz biberonu tamamen bitirmezse değerli anne sütü ziyan olacağından, anne sütü ile mamanın karıştırılması önerilmez. Bunun yerine önce kendi sütünüzü vermeli, ardından bebek halen doymamışsa içinde mama olan yeni bir biberonu vermelisiniz.

    Mama takviyesi bebeği nasıl etkiler?
    Düzenli olarak mama takviyesi vermeye başlarsanız, bebeğiniz memeyi reddetmeye başlayabilir. Biberondan süt emmek daha kolaydır ve bebeğiniz de iştahlı bir bebekse biberonun bu rahatlığını tercih edebilir.

    Ayrıca bebeğinizin mama aldıktan sonra daha uzun süre tok kaldığını fark edebilirsiniz. Bunun nedeni bebeklerin mamayı anne sütü kadar hızlı sindirememeleri ve dolayısıyla daha uzun süre kendilerini tok hissetmeleridir.

    Mama almaya başladıktan sonra bebeğinizin bağırsak hareketlerinde de değişiklikler olacaktır. Hazır mama alan bebeklerin kakası sadece anne sütü alan bebeklerin kakasına kıyasla daha katı olacaktır.

    Kakanın rengi de sarımsı kahve veya kahverengi, kokusu ise daha keskin olacak ve büyük olasılıkla sadece anne sütü aldığı zamana kıyasla kaka sıklığı da daha az olacaktır.

    Hazır mamada sindirim sistemini yavaşlatan protein daha fazla bulunduğundan bebeğinizin birkaç günde bir kaka yapması da söz konusu olabilir.

    Mama takviyesine başladıktan sonra bebeğinizin kusması ya da kakasında kan görmeniz durumunda doktorunuzu aramalısınız. Bu süt hazımsızlığının bir belirtisidir.
    http://www.aile.org/index.php?bolum_yazi=1996 BU SAYFADAN ALINTIDIR.

  • Bebeklere Yasak Gıdalar

    Bir Yaşından Önce Bebeklere Bal ve Çikolata Yasak!
    Anne sütü; bir bebeğin büyümesi ve gelişmesi için gerekli olan besin maddelerini içermesi nedeniyle mükemmel bir besin kaynağı. Anne sütünün bebeğe sağladığı yararlar sayılamayacak kadar çok. Bu nedenden dolayı hekimler, bebeklerin ilk altı ay sadece anne sütüyle beslenmesini öneriyorlar. 6. ayın bitiminden sonra ise ek besinlerle birlikte 2 yıl anne sütü verilmesinin yararlı olduğunu belirtiyorlar. 6. ayın bitiminden itibaren bebeğin birçok farklı gıdalarla tanıştırılması; hem yeni tatlara alışması hem de sağlıklı beslenmesi açısından oldukça önemli. Ancak bebeklerden, 1 yaşına kadar uzak tutulması gereken besinler var. Bu besinler bebekte alerjiye ve zehirlenmeye neden olabiliyor ya da kuruyemişlerde olduğu gibi boğulma riski de yaratabiliyor. International Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Duygu Gür Ünal, bir yaş öncesi bebeklerin yasaklı yiyecekler listesini açıklıyor:

    BİR YAŞ ÖNCESİ YASAKLI YİYECEKLER :
    – Bal
    – Yumurta akı
    – İnek sütü
    – Çikolata, kakao
    – Çilek, domates, kivi, fıstık ezmesi gibi alerji potansiyeli yüksek gıdalar
    – Deniz ürünleri
    – Şarküteri ürünleri (salam, sosis, sucuk…)
    – Konserve ve dondurulmuş gıdalar
    – Katkılı, tuzlu, salçalı, baharatlı hazır gıdalar
    – Kuruyemiş, patlamış mısır, pastil, sakız gibi boğulmaya neden olabilecek taneli ya da yapışkan besinler (4 yaşına kadar verilmemeli)
    – Tüm diyet ürünleri (aksi doktor tarafından belirtilmedikçe)

    Elma Her Mevsim Verilebilir

    Ek gıdalara başlama konusunda annelerin dikkat etmesi gereken konular hakkında Dr. Duygu Gür Ünal, şunları söylüyor:

    “Bebeğinize vereceğiniz ilk gıdaların tek çeşitten oluşan, basit, alerji riski olmayan besinlerden seçilmesi gerekiyor. Sabah ve öğle öğünleri arasına ekleyeceğiniz meyve püresi, bebeğiniz için lezzetli bir başlangıç olabilir.
    İyi yıkanmış ve kabuğu soyulmuş mevsim meyvesinin bir dilimini (kışın: elma, armut,  yazın: elma, şeftali, kayısı) cam rendeden geçirerek pütürlü olarak yarı oturur pozisyondaki bebeğinize verebilirsiniz. Aynı meyvenin miktarını artırarak birkaç gün boyunca vermeniz olası alerji ve mide barsak problemlerini daha rahat gözlemenize yardımcı olabilir. Bebeğiniz meyve pürelerine alıştıktan sonra inek sütü ya da formül mamayla hazırlayabileceğiniz bir çay bardağı yoğurt, ikindi öğününe eklenebilir. Yoğurdu da sabah vermediğiniz meyve veya pekmez ile de tatlandırabilirsiniz.”

    Mevsim Sebzeleriyle Çorba Hazırlayın

    Dr. Ünal, bebeğin ayına göre uygun sebze çorbaları hazırlamak gerektiğini belirtirken, mevsimine uygun çorbalar yapılması gerektiğini vurguluyor. Patates, havuç, pirinç ve zeytinyağı ile hazırlanacak ve öğle öğününde verilecek sebze çorbasına kış mevsiminde lahana, brokoli, ıspanak, pırasa, kereviz, karnıbahar, yazın ise kırmızıbiber, kabak, enginar, taze fasulye, semizotu gibi sebzeler eklenebileceğini belirtiyor.

    Besinleri Blenderdan Geçirmeyin

    Bebekleri pütürlü gıdalara alıştırmak posa alımlarını da kolaylaştırıyor. Ancak anneler bebeklerin pütürlü gıdaları alamayacağını düşünerek blenderdan  geçirip tamamen sıvı hale getiriyor. Tamamen pütürsüz yemeye alışan bebek, daha sonra pütürlü gıdaları yemeyi reddediyor. Bu nedenle annelerin sebze çorbasını blender yerine tel süzgeçten geçirmesi ya da çatalla ezerek püre haline getirmesi gerekiyor.

  • Zeka Gelişiminde Anne Sütü Etkili Mi?

    Edinburgh Üniversitesi’nden araştırmacılar ve İngiliz Tıp Araştırmaları Konseyi’nden Geoff Der, ABD’deki 5475 çocuk ve 3161 anne ile yaptığı incelemede, bebeğin zekasının anne sütünden ziyade annenin zekasıyla ilgili olduğunu söylüyor. Önceki araştırmalarda annenin zeka seviyesine bakılmamasının da büyük bir hata olduğuna vurgu yapıyor.

    Araştırmacılar, bebeğini emziren annelerin mama tercih eden kadınlara kıyasla daha zeki, daha olgun, daha iyi eğitimli ve çocuğunun gelişimiyle daha ilgili olduğunu tespit etti. Dolayısıyla anne sütüyle beslensin ya da beslenmesin, bu ortamda yetişen çocukların becerilerinin daha iyi geliştiği düşünülüyor. Aynı aileden biri anne sütüyle diğeri mamayla büyümüş çocuklarda zeka farkı görülmemesi de yeni araştırmanın sonuçlarını destekler nitelikte.

    Çevresel etken ve genetik de etkili

    Bir diğer araştırma ise İngiltere ve Yeni Zelanda’da 3 bin çocuk üzerinde yapıldı. Araştırmada zeka seviyesinin yüksek olmasında anne sütünün tek başına etken olmadığı, aile, sosyal çevre gibi çevresel etkenler ile genetik faktörlerin de rol oynadığı tespit edildi.