Emzirme

  • Bebeğimi Ne Zaman Memeden Kesmeliyim..?

    Bebeğimi ne zaman memeden kesersem doğru olur?

    Dünyanın birçok yerinde farklı kültürlerde erken ya da geç memeden kesme bulunmaktadır. Kimi kadın 6 hafta, kimisi 6 ay, kimisi de 3 sene ya da daha fazla emzirir. Bebeğin doğumundan önce bebeğin ne kadar süreyle emzirileceği planlanabilir, fakat bu süre annenin yeniden işe dönmesiyle ilgilidir. Veya anne ve bebek aniden emzirmeye olan ilgilerini kaybedebilirler.

    Ne kadar emzireceğinize karar verirken, birçok kişisel faktörle birlikte bazı bilimsel normlarıda göz önünde bulundurmak isteyebilirsinız.

    Bilimsel Veriler.

    Önceden belirttiğimiz gibi, yenidoğanlar birkaç hafta ile sınırlı bile olsa emzirilmekten yararlanırlar. Çünkü bu dönemde, bebekler hastalıklar ile savaşmak için gerekli antikorları kazanmaya başlarlar. İlk 6 hafta bebek emzirilirse, -daha az hastalık ve daha az alerji ile- çok daha iyi gelişir. Bebek 4 aylık iken katı mamaya başlamak mümkündür, ancak sadece meme ile beslenen bebekler 6 ay boyunca ek gıdaya başlamadan yalnız anne sütü almaya devam edebilirler.

    İlk 6 aydan sonra, bebek için halen ana besin kaynağı olarak anne sütü devam edebilir (anne sütü almayan bebekler için mama), fakat buna destek olarak katı besinlere de başlamak gerekir. Bilimadamları, ilk yaşın sonuna doğru anne sütünün protein, çinko, bakır, potasyum içeriğinin yeterli olamadığını söylemekteler. Bebek ikinci yıl artık inek sütündeki besin maddelerine ihtiyaç duyar. Halen bebeğinin emziren anneler bundan zevk alabilirler, fakat şu unutulmamalıdır ki artık anne sütü bebek için ana besin kaynağı olmaya yetmemektedir.

    İlk yaşını geçen bebekler, artık emzirilmeye ihtiyaç duyar gibi görünmezler.

    İlk bir seneden sonra, hatta ikinci, üçüncü senelerde emzirmeye devam edilmesinin çocuğun duygusal gelişimine etkisi kesin olarak kanıtlanmamıştır. Fakat şu görülüyor ki uzun süren emzirme veya biberon kullanımı diş çürümelerine sebep olmaktadır. Bunun sebebi emerken veya biberon kullanırken sütün ağız içinde göllenmesidir. Aynı şey, yudum yudum içmeyis ağlayan bardak kullanımında görülmemektedir.

    İlk yılın sonunda emzirmeye veya biberon kullanımına ağırlıklı olarak devam etmenin bir başka riski daha vardır. Bu da, yatarak emmekten kaynaklanan artmış kulak enfeksiyonu riskidir.

    Sizin hisleriniz.

    Halen çocuğunuzu emzirmekten zevk alıyor musunuz? Ya da günde birkaç defa göğüslerinizi bluzunuzdan çıkarmak, size yorucu gelmeye mi başladı? Emzirirken sahip olamadığınız kimi özgürlükleri mi özlediniz? Büyümüş bir bebeği emzirmek sizi rahatsız mı ediyor?

    Emzirmeyle ilgili olumlu hisleriniz azalırsa, bebeğiniz bunu hemen anlayacaktır. Bebek bunu emzirmenin değil kendisinin reddedilmesi veya istenmememsi gibi algılayabilir. Dolayısıyla memeden kesme uygun olacaktır.

    Bebeğinizin hissettikleri.

    Bazı bebekler kendiliklerinden emmeyi bırakırlar. Emzirme sırasında huzursuz hareketleri ile bunu gösterirler. Artık gıda almanın farklı yollarına hazır olduklarını gösterirler. Dikkatli olmalısınız, zira bebeğin bu tip işaretlerini yanlış yorumlayabilirsiniz.

    Emzirmede ilgisizlik; 5 aylıkken sadece artan çevre ilgisine işaret ederken; 7 aylıkken hareket etme arzusunun yemek arzusundan ağır bastığını gösterir; 9 aylık veya sonrasında; artan bağımsızlık arzusu ve olgunluğun işaretidir. Her yaşta, emzirmede ilgisizlik bir hastalığa ya da diş çıkarmaya işaret edebilir. Hiçbir yaşta bu sizin reddedilmeniz olarak yorumlanmamalıdır, sadece verdiğiniz süt reddedilmektedir.

    Çoğunlukla bebekler 9 ila 12’inci aylar arasında memeyi kendiliklerinden bırakırlar. Eğer bebeğiniz 18’inci ayda halen bırakmak için işaretler göstermiyorsa (bu pek nadir görülen birşey değildir), muhtemelen memeyi kendiliğinden bırakmayacaktır.

    Sizin durumunuz.

    Anneler ilk seferinde bebeklerini başarıyla emzirseler de zamanla emzirmeyi zor ve zahmetli bulabilirler. Bunun sebebi zamanla emzirmenin spor, sosyal faaliyetler, iş ve aşk ile çatışmaya başlamasıdır. Bu olduğu zaman ortaya çıkan negatif hisler hemen bebeğe de geçer ve emzirme işlemi hem anne hem bebek için zevk vermesi gerekirken, bir problem halini alır. Bu durumlarda memeden kesmek uygun bir harekettir, fakat bununla beraber hayatınızda diğer önemli değişiklikleri yaparken dikkatli olun. Bebeğinize ve kendinize bu yeni adım için biraz alışma süresi verin. Bazen, hastalık ya da seyahat durumlarında memeden kesmek çok ani olabilir.

    Bebeğinizin durumu.

    Bebeğinizi memeden kesmek için en uygun zaman evde her şeyin yolunda olduğu zamandır. Seyahat, hastalık, diş çıkarma, bakıcı değişimi, taşınma veya sizin işe başlamanız gibi bebek için ek stres faktörleri varlığında, memeden kesmemelisiniz. Bu işi biraz ertelemelisiniz.

    Sizin sağlığınız.

    Eğer kendinizi sürekli bitkin hissediyorsanız ve bunu emzirmenin fiziksel – duygusal gereksinimlerinden başka bir şey açıklayamıyorsa, doktorunuza başvurup memeden kesmeyi danışmalısınız. Doktorunuzun tavsiyeleri doğrultusunda gücünüzü yeniden kazanabilirsiniz. Bunu yapmadan önce emin olun ki bu problem, yeterince istirahat edememek ya da yeterli beslenememek kadar kolay çözülebilir bir sorun değildir.

    Bebeğinizin sağlığı.

    Bazen bebeğiniz büyüdükçe, sütünüz ona az gelmeye başlayabilir. Eğer bebeğiniz yeterince kilo alamıyorsa, huzursuz ve rahatsız görünüyorsa ya da büyüme eksikliğine dair göstergeleri veriyorsa, sütünüz onun tüm besin ihtiyacını karşılayamıyor olabilir. Destek olarak katı gıda ya da mama düşünebilirsiniz veya emzirmeyi tamamen kesebilirsiniz. Çoğunlukla memeden kesilen çocuk, emzirilirken hiç ilgi göstermediği gıdalara karşı ani bir ilgi duyar ve yeniden gelişmeye başlar.

    Bebeğinizin diğer besin kaynakları.

    Eğer çocuğunuz evvelden beri şişeden içebiliyorsa, memeden biberona direkt geçiş nispeten kolay olur. Veya bebeğiniz bardaktan içebiliyorsa (çok iyi içebilmesi gerekmez), memeden bardağa geçiş de mümkündür (bu 9 ila 10’uncu aya kadar pek mümkün değildir). Diğer taraftan bebeğiniz meme dışında hiçbir yerden gıda almak istemiyorsa, biberonya da bardak kullanabilecek duruma gelinceye kadar memeden kesmeyi ertelemelisiniz.

    Bebeğinizin yaşı.

    Kendileri istemeseler bile, çoğu bebek 9 ila 12′ inci aylarda memeden kesilebilir. Çünkü bu aylarda emme ihtiyacında azalma, beslenirken kucaklanmaya karşı koyma ve bağımsızlık duygusu hakimdir. Bu yaşta bebek daha sonrasına oranla memeye daha az bağlıdır ve yürümeye başlayan bir bebeğe göre memeden daha kolay kesilebilir. Bebeği memeden kesmeye karar vermek uzun bir çalışmanın (bebeği memeden diğer gıda kaynaklarına yönlendirmek) ilk adımıdır. Bu çalışma, biberondan alınan ilk yudum veya kaşıkla verilen ilk katı gıda ile başlar.

    Kimi kadın için karar vermek memeden kesmekten çok daha kolayken, kimisi için asıl sorun karar vermektir. Nasıl olursa olsun, memeden kesmek her kadın için çok karışık duygulara sebep olur. Bu duygular bebeklerinin tamamen ihtiyaçlarının karşılandığı, onların büyüme yolunda yeni bir adım atmalarına kadar hafiflemez. Aynı zamanda anneler, bebeklerine artık eskisi kadar yakın olamayacaklarını ve bebeklerinin artık kendilerine eskisi kadar bağımlı olmayacaklarını düşünüp üzülürler. Erken ya da geç memeden kesme, bir çocuğun büyümesinde kaçınılmaz bir adımdır. Anne ne kadar şevkle emzirse de, çoğu bebek belli bir zaman sonra emmeyi bırakır. Anneler, uzun yıllar sonra bile başka emziren anneleri izlerken üzülürler.

  • Anne Sütü Bebeği Hastalıklardan Koruyor

    Bebeklerin Bağışıklık Sistemi Üzerine Bilimsel Araştırma

    Milupa,anne sütü mucizesini keşfetmeye devam ediyor. Milupa Araştırma Enstitüsü ve Avrupa’nın önde gelen üniversitelerinde ortaklaşa yapılan bilimsel araştırmalarla bebeklerin bağışıklık sistemeleri incelendi.

    Araştırmanın amacı;yeni prebiyotikli formül ile Milupa Aptamil biberon mamalarının,bebeklerin bağışıklık sistemini nasıl güçlendirdiğini ölçmekti. Bilimsel araştırmalar sonucunda Milupa Aptamil ile beslenen bebeklerin bağışıklık sistemlerinin anne sütüne en yakın şekilde güçlendiği kanıtlandı.

    Bebeğinizi hastalıklara karşı korumaya yardımcı

    Bu bilimsel araştırmada, Milupa Aptamil ile beslenen bebeklerde enfeksyonlara (nezle soğuk algınlığı ishal) ve alerjiye karşı bir koruma oluştuğu,bağışıklık sistemlerinin güçlendiği saptandı. Aynı araştırma,tıp uzmanlarının izlediği, Avrupa’nın en güvenilir tıp otoritesi ESPGHAN (Avrupa Pediatrik Gastroenteroloji Hepataloji ve Beslenme Kurumu) tarafından onaylandı.

  • İki Büyük Bardak Bitki Çayı Sütü Artırır

    İki büyük bardak bitki çayı sütü artırır
    ‘İyi beslenen ve sütü az olan annelere beslenme önerileri verilebilir’ diyen Dr. Gülnihal Şarman, “Günde iki büyük bardak bitki çayı ya da boza gibi malt içeren içecekleri tüketmek sütü artırır” diye konuşuyor

    Acıbadem Maslak Hastanesi Yenidoğan Uzmanı Dr. Gülnihal Şarman, yeni bebekleri olan annelere sütlerini artırmak için tavsiyelerde bulundu:

    Anneler özel bir süt diyeti yapmalı mı? Daha çok süt verebilmek için neler yemeliler?
    Annenin verdiği süte, yediği ve içtiği ürünlerin yüzde 1’i geçer. Kimi zaman emziren annelerin diyetlerinin kısıtlandığını ya da ‘süt yapar’ diye çok kalorili yiyeceklerin önerildiğini görüyoruz. Doğum sonrasında annelerde gaz ve hazımsızlık şikayetleri oluyor. Sezaryenden sonra bu şikayetler daha çok görülüyor. Bu durum geçene kadar haşlanmış, zeytinyağlı ve bol sıvılı bir diyet izlemek iyi olur. Sulu tencere yemekleri de son derece uygundur. En önemli diyet önerimiz annenin gaz yapan yiyecekleri yememesidir. Örneğin; süt içip gaz sancısı çeken bir annenin bu dönemde yoğurt yemesi daha uygundur.

    SÜT VERİRKEN DİYET OLMAZ
    Anne sütünü artırmak için diyetisyen desteği alınmalı mı?
    İyi beslenen ve sütü az olan anneye bazı beslenme önerileri verilebilir. Burada süt artırıcı besinlere başvurulabilir. Kimi bitkisel çaylar, anne sütünü artıran özellikleriyle dikkat çeker.

    Peki bu çaylardan ne kadar içmek gerekir?
    Günde iki büyük bardak yani ortalama 400 ml içilmesi önemlidir. Ancak boza gibi malt içeren içecekler de sütü artırıcı etki yapar. Annenin ciddi bir beslenme sorunu yoksa sütü çok etkilenmez. Ancak kilo vermek için ciddi bir diyet yapıp ayda bir kilodan fazla kaybederse sütü beslemeyebilir. Anneler diyet yapacaklarsa, diyetisyene başvurmalı.

  • Bebeklerde Meme Problemi. İstediği Zaman Mı, Saati Gelince Mi?

    İster meme ile ister mama ile olsun, çocuğun ne zaman besleneceği sorusuna göz atalım. Bu sorunun doğal olarak cevabı “acıktığı zaman” olmalıdır. Oysa uygarlığımız bu basit ve açık seçik cevabı da çarpık bir hale getirmiştir. 1920’ler ve 1930’larda bebekleri ve ufak çocukları birtakım davranışlara mümkün olduğu kadar erken çağda alıştırmanın gerekli olduğu düşüncesi yaygındı. Böyle düşünenlere göre, çocukta iyi alışkanlıklar geliştirmenin koşullarından biri de, çocuğun beslenmesini en kısa süre içinde belirli bir programa bağlamaktı. Böylece, doktorlar çocukların üç veya dört saatte bir beslenmesini öngören programlar düzenlediler. Annelerin, bebeklerini bu programa göre beslemesi gerekiyordu. Bu korkunç rejim, psikolojik açıdan sağlıklı çocuk yetiştirmenin temel ilkelerinden birini, yani her çocuğun kendine özgü kişiliğine, bireyselliğine saygı duyulması ilkesini yıkıyordu.

    Her çocuk dünyada eşi olmayan, başlı başına bir bireydir ve her çocuğun kendine özgü bir acıkma saati vardır. Nasıl olur da, bütün çocuklara uyacak bir zaman ayarı planlanabileceğini düşünürüz? İster bebeği üç saatte bir doyurun, ister dört saatte bir doyurun desin, bütün beslenme programlarındaki zaman ayarlamaları kesinlikle yanlıştır. Böyle belirli bir program, bebeğinize uymayacaktır. Çünkü bebeğiniz, sadece öteki bebeklerden farklı olmakla kalmaz, kendi acıkma zamanları da günden güne değişiklikler gösterir.

    Katı kurallara göre beslene bir bebeğe neler olur? Bebek acıktığı zaman, çaresizlik duygusuna kapılır. Çünkü bebeğin acıkması, kimsenin acıkmasına benzemez. Bebek acıktığı zaman gerçekten açtır. Bunun oluru olmazı yoktur. Karnını doymasını ister. Biz büyükler, çoğunlukla hiçbir zaman bebekler gibi açlık duymamışızdır. Bunu şöyle bir örnekle daha iyi belirtebiliriz. Bir bebeğin karnının doyurulması için yarım saat beklemesi, biz büyüklerin üç gün aç durmamıza bedeldir. Bebek, genellikle pek kibar bir yaratık değildir. Acıkmışsa ve karnını doyurmuyorsanız, bildiği tek yoldan yararlanarak ilginizi çekmeye çalışır: Ağlar. Karnının doyması ne kadar gecikirse, bebeğin sesi de o kadar yükselir. Böyle katılacakmış gibi ağlarken, “Bu ne biçim dünya? Şurada ağlayıp duruyorum acıktım diye bas bas bağırıyorum da, kimsenin bana yiyecek verdiği yok!” der gibidir. Daha da zaman geçerse, ağlamanın niteliği ve tonu değişir. Artık acıktığını belirten bir ağlama olmaktan çıkar ve bir öfke ağlamasına dönüşür. Bu durumda bebek, “Öfkeden deli gibiyim. Hepinizden, bütün dünyadan nefret ediyorum! Bana ve acıkmama aldırış etmediğiniz için sizden nefret ediyorum!” dercesine ağlamaya başlar.

  • Bebeklerde Emzirme İle İlgili Yanlış İnanışlar

    • Küçük göğüsleriniz varsa ya da memebaşlarınız düzse emziremezsiniz.Gerçek: Dış görünüş, hiçbir şekilde, sütyapımını ya da annenin süt verme yeteneğinietkilemez. Tüm göğüsler ve meme başları, nebüyüklükte ve ne şekilde {)!ursa olsun, aç birbebeği tatmin edebilir. Uyarıldığı zaman ereksiyonauğramayan içe çökmüş meme başlarınıntam olarak işlevini yapabilmesi için dahafazla hazırlık gerekebilmektedir.
    • Emzirmek çok zordur.Gerçek: Bebeğinizi emzirmek gerçektençok kolay olacaktır. Göğüsler, biberondan farklıolarak, bebeğinizin hazır olduğu her zamanhazırdır. Plaja giderken onları yanınıza alıpalmadığınızı düşünmez ve sıcak güneşin altındaiçindeki sütün bozulmasından endişeduymazsınız.
    • Emzirmek sizi kısıtlar.Gerçek: Emzirınenin, zamanlarının çoğunubebekleri ile geçirınek isteyen anneler içindaha uygun olduğu bir gerçektir. Bununla birlikte,sütlerini biriktirmek ya da zaman zamanbebeklerine mama vermek isteyen anneler, çalışma ihtiyaçlarını ya da sinemaya veya günboyu süren bir serninere giderek- ve emzirmearzularını bir arada tatmin edebilirler. Bebekledışarı çıkma zamanı geldiğinde ise, nereye gideceğiya da ne kadar kalacağı bir sorun oluşturmadanyanında her zaman bol miktarda yiyecekbulunan ve emziren bir anne çok dahaözgürdür.
    • Emzirmek göğüsterinize zarar verir.Gerçek: Emzirmek, göğüslerinizin şekli vebüyüklüğü üzerinde kalıcı bir etki oluşturmaz.Birçok insan bu gerçeğe çok şaşırmaktadır.Genetik faktörler, yaş, göğüsterinizi yetersizdesteklemek (sutyensiz dolaşmak) ya da gebeliksırasında aldığınız fazla kilolar nedeniyle,çocuk sahibi olduktan sonra göğüslerinizeskisinden daha gevşek olabilir. Fakat bu konudaemzirmek suçlanmamalıdır.
    • Emzirmek babayı dışlar.Gerçek: Bebeğinin bakırnma katılmak isteyenbir baba, bunun için birçok fırsat yaratabilir-yıkamak, altını değiştirmek, tutmak, sallamak,oyun oynamak ve katı gıdalara geçildiktensonra “trenleri tünele göndermek”.