Normal mi ?

  • Yeni Doğan Bebeklerdeki Göz Akıntıları

    Bebeğimin gözlerinde kabuk bağlayan sarımsı bir akıntı var. Bu enfeksiyon mu?

    Bu akıntı enfeksiyon değil daha çok hastanelerdebebeğin gözüne damlatılan ve gonokok enfeksiyonu gelişmesini önlemek için kullanılan ilacın bir sonucudur. Daha önceleri önemli bir körlük iıedeni olarak görülen bu durum enfeksiyonu önleyici tedaviyle tamamen ortadankaldınlmıştır. Gümüş nitratlı damlalar doğum sırasında bebeğin gözlerine damlatıldığında(çoğu doğum odasında rutin olarak yapılır) her beş yenidoğandan birinde, doğumdan sonraki dördüncü veya beşinci günde ortadan kaybolan ve şişme ve gözde sarımsı akıntıyla karakterize olan kimyasal konjunktivit oluşur.

    Şu anda birçok hastane antibiyotik merhemi veya damlaları tercih ediyor; bunlar istenmeyen reaksiyonlara daha az yol açıyorlar (gümüş nitratın başka bir dezavantajı olan ve damlanın bebeğin yanaklarından akarken oluşturduğu geçici gri boyanmada olmaz) ve yalnızca gonokok enfeksiyonu değil, aynı zamanda yenidoğandaki klamidyal konjunktivit de önlenmiş olur.Şişme ve akıntı düzelmiyorsa veya bu olaylar gümüş nitrat uygulandıktan sonraki ilk 24 saat içinde ortaya çıkıyorsa bir enfeksiyondan kaynaklanıyor olabilir. Semptomları hemen bakım hemşiresine veya bebeğinizin doktoruna bildirin.Hastaneden eve geldiğinizde fark ettiğiniz göz yaşarması, şişme veya enfeksiyon göz yaşı bezinin tıkanmasından kaynaklanabilir.

  • Bebek Günde Kaç Kez Dışkılamalı?

    Bebeğimi emziriyorum ve günde iki kere dışkılamasını bekliyorum. Ama bezini açtığım zaman dışkıladığını görüyorum; bazen günde 10 kere dışkı yapıyor ve bunlar pek katı olmayan dışkılar. Acaba ishal mi oldu?

    Bebeğiniz diğer bebeklerden farklı değil ve hepsi de bu kadar dışkı yapıyor. Bu kötüye değil iyiye işaret eder. Bebeğin dışkı miktarı yediklerinin miktarı kadar olduğundan günde beş veya daha fazla dışkı yapan bir bebeğiniz varsa onu yeterince besleyebiliyorsunuz demektir.

    Dışkı sayısı daha sonra günde bir dışkıya kadar inebilir ancak bazı bebekler ilk sene boyunca her gün çok fazla dışkılayabilir. Dışkı saymanız gerekmez ve dışkı sayısı günden güne değişebilir.

    Meme ile beslenen bebeklerin sulu ve gevşek kaka yapması normaldir. Ancak pis kokulu,sulu ve mukuslu kakayla beraber ateş ve kilo kaybı ishale işaret eder ve anne sütüyle beslenen bebeklerde nadirdir. Bebeğinizi emziriyorsanız ve ishal olduğunda biberonla beslenen bebeklerden daha hızlı iyileşiyorsa bu anne sütünün antibakteriyel özelliklerinden kaynaklanır.

  • Yenidoğan Bebeğin Derisinde Morluklar

    Doğumun ilk saatlerinde el ve ayak derisinde hafif morluk görülmesi normal sayılır, ancak dudaklarda ve vücudun diğer kısımlarında morluk olması normal değildir ve bebeğin acilen bir çocuk hekimi tarafından görülüp tedavi edilmesini gerektirir.

    Bebeğin dudakları, tırnakları ve bütün vücudu mor, solunumu düzensiz ise, bebekte inleme varsa, hareketleri azalmış,vücudu gevşemiş ise, solunum ya da dolaşım sistemi ile ilgili çok acil bir durum söz konusudur. Bebek derhal en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırılmalıdır.

    Sağlık kuruluşuna ulaşana kadar, eğer bebeğin ağzında birikmiş salya, kusmuk vb. maddeler varsa bunlar temizlenmelidir. El veya bez ile temizlemek yerine mümkünse bir puvar (pompa) ile temizlemek daha uygundur.

    Bebeğin solunumu hafiflemiş veya durmuşsa ayakları altına elle vurarak bebek uyarılmalı eğer solunumda düzelme yoksa hemen gecikmeden ağızdan ağıza solunuma (suni teneffüse) başlanmalıdır.

  • Yeni Doğan Bebek Bakımında Ilk Günlerde Dikkat Edilecekler

    1930’larda yeni doğan bebekler 10 gün sonra evlerine gönderilirdi. Bu sayı 1950’lerde dört güne, 80’lerde de iki güne indi.

    Bugün bebeğinizi doğumdan birkaç saat sonra eve götürebilirsiniz. Bu çoğu zaman korkutucu, tartışmalı bir konudur ve her zaman da uygun değildir. Bu kararı doktor her bebek için ayrı düşünmek zorundadır.

    Bebek zamanında doğmuşsa, ağırlığı normalse, emmeye iyi başlamışsa, anne-babası bebek bakımının temel kurallarını bilen ve bakım verebilecek düzeydeyse erken taburcu etmek en güvenli yoldur ve bebek iki-üç gün sonra doktora getirilir. Erken taburcu olmakla ilgili endişeniz varsa bebeğinizin doktoruyla görüşün.

    Siz ve bebeğiniz erken taburcu olmuşsanız, doktor ziyareti doğumdan sonraki 48 saat içinde gerçekleştirilmelidir. Ayrıca bebeklerin derilerinde ve göz aklarındaki sararma (sarılık göstergesi), beslenmek istememe, dehidrasyon (sıvı kaybı: 24 saat içinde altıdan az ıslak bez veya koyu sarı idrar), sürekli ağlama veya sızlar gibi ağlama; ateş, deride kırmızı veya mor noktalar gibi yeni doğanlara özgü problemlere karşı uyanık olun. Sarılıktan endişe ediyorsanız bebeğinizin kolunu veya uyluğunu başparmağınıza bastırın. Bastırdığınız bölge beyaz değil de sarı oluyorsa sarılık var demektir.

  • Uyuyan Bebeğimin Solunum Problemi Mi Var?

    Herkes bebeğin soluk alıp almadığını kontrol etmemle alay ediyor. Bunu geceleri yapıyorum. Bazen çok sessiz, bazen de gürültülü nefes alıp veriyor.

    Sürekli bebeğinin solunumunu kontrol eden anne-babalar iyi bir espri konusu gibi görünse bile ilk defa bebek sahibi olduğunuzda siz de bundan kendinizi alamayabilirsiniz. Bu hiç de komik değildir. Bebeği yatırdıktan beş saat sonra uyandığınızda odaya tamamen sessizlik hakimse soğuk terler dökersiniz. Acaba kötü birşey mi oldu? Neden hala uyanmadı? Ya da beşiğinin yanından geçerken sessizce yattığını görürseniz onu sarsarak canlı olup olmadığını anlamaya çalışırsınız. Yüksek sesle horlar ya da sesli sesli nefes alıp vermeye başlarsa solunum problemi olduğundan şüphelenirsiniz. Siz de milyonlarca yeni anne-baba da.

    Bu davranış bir dereceye kadar normaldir ancak bebeğinizin değişken soluma biçimleri de normaldir. Yeni doğanın uykusunun çoğunluğu REM (hızlı göz hareketleri) uykusudur, bu sırada bebeğinizin nefes alış verişi düzensizdir. Uykusunda göz kapaklarının arkasında hareket eden gözlerini seçebilirsiniz. Bunun dışında bebek derin ve sakin bir uykudadır. Büyüdükçe REM uykusu azalacak ve daha derin uyuyacaktır. Siz de bebeğiniz sekiz saat deliksiz uyuduğunda sabah uyanıp uyanmayacağı konusunda daha az endişeli olacaksınız. Yine de çocuğunuz büyüyüp de evden ayrılana kadar onun nefes alış verişini kontrol etme huyundan (ara sıra da olsa) tamamen vazgeçemeyebilirsiniz.