Sağlık – Hastalık

  • Hemoroid nedir ve tedavisi

    Hemoroidler halk arasında basur olarak adlandırılmaktadırlar. Hemoroidler kalın bağırsakların son kısmındaki toplardamarların genişlemesi ve şişmesidir. Bunlar makat bölgesinde kaşıntı, ağrı ve dolgunluk hissine neden olurlar. Gebelikte hemoroid şikayetleri artar. Bazen kanama görülebilir. Kanama ve ağrı özellikle zorlu dışkılama sırasında görülür. Bunlar hasta yıkanırken eline gelen dış hemoroidler şeklinde olduğu gibi, iç hemoroid denen şekilde de olabilir.

    Bunların bazısı makattan dışarıya sarkabilir. Hemoroidler genelde şişman, fazla outran ve kabızlık şikayetleri olan kimselerde daha fazla görülür. Pekliğin ve dışkılama sırasında fazla ıkınmanın hemoroid oluşmasında önemi varsa da, meydana gelişinin kesin nedeni bilinmemektedir. Gebelikte kalın bağırsaklar üzerine basıncın artması nedeniyle, daha önceden bazen kadının hiç şikayeti olmasa da, hemoroidler ortaya çıkabilmektedir. Fakat bu türleri genelde doğumdan sonra geriler ve kaybolur. Hemoroid geliştiğinde, şikayetlerin artmaması için bu kimseler düzenli dışkılamaya dikkat etmeli, peklikten kaçınmalıdırlar. Dışkılamadan sonraki makat temizliğinde sert tuvalet kağıtlarından kaçınılmalıdır. Bol posa yani selüloz içeren taze sebze ve meyve gibi besinler tercih edilmelidir. Diyetle şikayetleri ortadan kalkmayan hastalarda tedaviye yönelik oturma banyoları, pomatlar ve fitiller yararlı olacaktır. Gebelikte hemoroid şikayetlerindeki ağrı genelde doğumdan sonra ortadan kalkar.

    Ayak Bileklerinde Şişlikler: Gebelik sırasında kadının ayakları ve ayak bileklerinin daha toplu görülmesi normal Kabul edilebilir. Yaz aylarında bu sorunlar daha fazla belirgin hale gelir. Yüz ve ellerdeki şişliğin anlamı değişik olacağından, mutlaka bir Kadın Doğum Uzmanına görünmelisiniz. Ayaklarda ki şişliği azaltmak için mümkün olduğu kadar, ayakta kalmalı, ayaklarınızı uztarak oturmalısınız. Özellikle gebeliğin ileri aylarında uzanarak dinlenirken, yan yatmanız önerilir. Ağızdan aldığınız tuz miktarını azaltın. Bu tür şişliklere karşı hiçbir zaman idrar çözücü tipinde di ürtikleri doktorunuza danışmadan kullanmayın.

  • Vajina Akıntısı Ve Kanama

    Sulu, süt kıvamında, hafif kokulu bir akıntı hamilelikte normaldir. Önemli olan üreme bölgenizin temiz ve kuru olmasıdır. Pamuklu iç çamaşırı giymeli, dar ve sıkı pantolonlardan kaçınmalısınız. Banyo ve duştan sonra üreme bölgenizi iyice durulamalı, deodorant veya parfüm gibi tahriş edici maddeleri kullanmamalısınız.

    Eğer akıntı kuru, yapışkan, peynir kıvamında ve kötü kokulu ise ayrıca yanma, kızarıklık, kaşıntı varsa bu iltihaplanmadır ve doktorunuza göstermeniz gerekir.

    Özellikle banyodan sonra önden arkaya doğru kurulama yapmalı ve mikropların üremesi için iyi bir ortam sağlayan şekerli yiyeceklerden uzak durmalısınız. Ayrıca hijyenik kadın bağı kullanabilirsiniz.

    Eğer cinsel ilişkiyle geçen bir iltihabınız varsa eşinizde ve sizde mikrop kalmadığı testlerle saptanıncaya kadar cinsel ilişkide bulunmamakta fayda vardır. İltihap geçtikten 6 ay sonrasına kadar kondom kullanmalısınız.

    Hamilelik sırasında dikkat etmeniz diğer bir önemli nokta da, cinsel ilişkiden ya da vajinal muayeneden kısa süre sonra gelen akıntılardır. Bunlar pembemsi, kırmızımsı, sümüksü akıntı ya da 48 saat içinde gelen kahverengimsi koyu akıntı rahim ağzının zedelenmesinden dolayı olabilen ve normal olan akıntılardır. Böyle durumlarda doğuma kadar cinsel ilişkide bulunmamanız tavsiye edilebilir. Eğer kanama parlak ve durmuyor ise bunun kökeni plesanta olabilir ve hemen tıbbi muayene gerektirir. Eğer koyu akıntıya eşlik eden kasılmalar ve doğuma ilişkin diğer işaretler de varsa bu doğumun başladığını gösterebilir. Bu durumda doktorunuzu aramalısınız.

  • Sigara Ve İçki

    Yapılan araştırmalarda sigaranın rahim içinde gelişme geriliğine neden olduğu belirlenmiştir. Sigara içen gebe kadınların düşük doğum yapma olanağı yüksektir. Sigara içen annelerin kendileri ve bebekleri için yeterli gıdayı da alamadıkları görülür. Sigara, metabolizma hızını artırdığından C vitaminini ihtiyacıda arttıracaktır. Sigara kullanan gebe kadınların mutlaka ek olarak C vitamini ve multi-vitamin alması gerekir.

    Ayrıca gebelik oluşumunda kansızlık sorunu ortaya çıkar ve gebe annelerin sigara içmesi halinde de kanın bebeğe oksijen taşıma kapasitesi azalır. Bu şekilde de bebek anneden daha az oksijen alır ve rahimde sıkıntı yaşar. Gebelik sırasında sigaranın bırakılması halinde ise anne normalden daha fazla kilo alabilir.

    Gebelikte alınan alkol plesantadan rahatlıkla geçer ve fetusu bulur. Bu da bebeklerde alkol sendromuna neden olur. Bu sendrom bebeğin başının küçük olması, zihinsel gerilik ve bir takım organlarda anormalliklere yol açabilir. Alkol alan annelerin yetersiz gıda alımı da sorun teşkil etmektedir. Gebelikte alkol kullanımında çinko ihtiyacı da artış gösterir. Bütün bunlar gözönüne alındığında gebelik sırasında alkol alımının tehlikeleri ortaya çıkmaktadır.