Bebeklerin fiziksel ve zihinsel becerileri arasındaki bağlantının (tabii varsa), ters bir bağlantı olduğunu düşünürüz. Okulda ve daha sonraki dönemlerde birçok kişi ya fiziksel ya da akademik başarıya odaklanır ve her ikisinde de önemli bir varlık gösteremez. Ne var ki, işler bebeklerde bu şekilde yürümüyor. Bebeğin ilk öğrendiği şeylerden biri kendi kolları, bacakları ve bunların hareketleri gibi nesnelerin temel fiziksel zellikleridir. Yaşamın birinci yılında beyindeki uzamsal ilişkileri, dokunma ve kontrollü beden hareketlerini işleyen alanlarda-pariyetal lob ve motor korteks-muazzam bir büyüme söz konusudur. Yaşamın ilk birkaç yılı boyunca çocuğun öğrendiği en önemli şeylerden bazıları ve en önemli öğrenme yöntemleri dünya ile aktif bir etkileşimi gerektirir. Çevrelerini etkilemek ve böylece etkinlik, neden-sonuç ve problem çözme hakkında bir şeyler öğrenebilmek için bebeğin önce kendi bedenini kontrol edebilmesi gerekir. Bebekler için fiziksel aktivite sadece ‘spor’ değil, aynı zamanda dünyayı ve kendi konumlarını anlamada yaşamsal önem taşıyan ilk adımdır. Kuşkusuz bazı bebekler zihinsel kilometre taşlarına fiziksel kilometre taşlarından daha çabuk ulaşırlar ya da bunun tersi olur. Ancak bebeğinizin kaslarının gelişmesine harcanan enerji beynin ihtiyacı olan enerjiyi eksiltmemektedir. Bir bebeğin ilk bağımsız adımlarını atmaya çalışmakla meşgul olduğu sırada yeni bir işaretleşmeyi öğrenmediği görüşünde gerçek payı olabilir-göründüğü kadarıyla bebekler haftada sadece tek özel iş üzerinde odaklanırlar-ancak ilk adımları atmak beynin çalışmasını gerektirir ve beynin, üzerinde çalışması için yeni uyarılar ve enformasyon sağlar.
Bebek
-
Bebeklerde Fiziksel Gelişim İle Zeka Arasında Bir Bağlantı Var Mı?
-
Bebeğim Yataktan Düştü Ne Yapmalıyım?
Bebeğin başına gelecek bir kaza durumunda ilk yapılması gereken şey sakin olmak ve durumu anlamaktadır.
Hareket etmeyi ve dönmeyi öğrenen bebeklerde yataktan veya yüksek bir yerlerden düşme riski artar. Bebek ilk dönmeyi öğrendiğinde ilk kez düşebilir ve ebeveynler bunun farkında bile olmayabilir.Eğer bebeğiniz yataktan düştüyse, düştüğü mesafeyi kontrol edin. Eğer bebeğinizin düştüğü mesafe 50 cm’nin üzerinde ise, bebeğinizin zarar görme riski artar. 50 santimin altında ise, bu durumda ilk sorulacak soru bebeğinizin ağlayıp ağlamadığıdır. Bu durumda bebeğinizin ağlaması ve kusması normaldir. Çünkü bebekler ağlamanın şiddetinden dolayı kusabilir. Bebeğinizin kusması, bir kafa travması geçirdiği anlamına gelmez. Bu yüzden hemen endişelenmeyin. Bebeğinizi kucağınıza alın, eğer bebeğiniz ağlamayı kesiyorsa her şeyin normal olduğunu kabul edebilirsiniz.
Bebeğiniz düştükten sonra yapacağınız ilk muayene önemlidir. Bebeğinizin üzerindeki giysileri çıkartıp ve neresinin üzerine düştüğü yeri kontrol edin. Eğer bebeğinizi düşerken görmediyseniz, kafasından başlayarak kolları, köprücük kemikleri, vücudun diğer yerleri ve bacaklarına ellerinizle nazikçe dokunun hassasiyet olup olmadığını kontrol edin.
İlk muayenenizde bir şey görmeyebilirsiniz. Ancak daha sonra, özellikle de kafa üstüne düşmelerde darbe alan bölge morarmaya başlayabilir ve böyle bir durumda bu bölgeye soğuk kompres uygulamak gerekebilir. Soğuk kompres uygulamak, deri altı kanamasını durdurur ve morluğun ilerlemesini engeller.
Eğer bebeğinizde uykulu olma, kolunu bacağını oynatmama, herhangi bir yerinde güçsüzlük, dalgınlık gibi durumlar gözlemliyorsanız acil olarak çocuk doktorunuza başvurun.
Olası ev kazalarını, yaralanmaları ve düşmeleri engellemek için bumudur.com’un bebek güvenliği kategorisini mutlaka inceleyin ve bebeğinizin güvenliğini sağlayacak ürünlere göz atın.
-
Doğru Bebek Oto Koltuğu Nasıl Seçilir?
Bebek güvenliği en önemli konulardan biridir. Bebeğin araba güvenliği için mutlaka oto koltuğu satın alınmalıdır. Peki bu kadar önemli bir ürün olan bebek oto koltuğunu alırken nelere dikkat etmek gerekir?
Oto koltuğunun tabanı
Oto koltuğunun tabanı sabit olmalı. Böylece bebeği oto koltuğuna oturtmak veya oto koltuğundan çıkarmak kolaylaşır.Seyahat sistemleri
Bebek travel sistem alacaksanız, hangi oto koltuğunun bebek arabasıyla birlikte satıldığına dikkat edin ve ihtiyaçlarınıza uyup uymadığına bakın.Rahatlık ve tasarım
Eğer taşınabilir bir koltuk istiyorsanız, baktığınız oto koltuklarının ağırlığını kontrol edin. Eğer değiştirilebilir bir bebek oto koltuğu arıyorsanız; koltuğun kemerinin, klipslerin ve ayarlanması gerekecek diğer kısımlarının kullanışlı olup olmadığını inceleyin.Kilit sistemi
Oto koltuğu güvenlik sistemlerindeki bir yenilik de ‘kilit sistemi’ ya da çocuklar için ‘bağlama kemerleri’dir. Kilit sistemi olan arabalarda, aracın arka koltuğu ve minderi arasında metal bir çubuk bulunur. Anne- babalar, bebek oto koltuğunu bu metal çubuğa özel kopçalar kullanarak bağlarlar. Böylece arabanın emniyet kemerine gerek kalmaz, kilit sistemi bulunan oto koltukları daha pratiktir.Bebeğiniz için en güvenli oto koltuğu markalarını ve en ucuz oto koltuğu modellerini bumudur.com’da bulabilirsiniz.
-
Bebeklerde Kafaya Darbe & Çarpma Düşme
Bütün çocuklar şu veya bu şekilde yaramazdırlar. Kafalarını bir yere çarpar, düşer, düşürür, sıkıştırır vb. Kısaca kafalarına darbe alırlar…
Bu tür kazalar bizi üzüp canımızı sıksa da çoğunlukla hafiftir, ciddi sorunlara yol açmazlar.Ancak kafanın arkasından çarpma ve aşağıda saydığımız belirtiler görülürse tehlikeli olabilir. Çocuğunuzu hiç vakit kaybetmeden acil servise götürmeniz gerekmektedir. Bu arada doktorunuza haber verin. Bazı testler, radyolojik tetkikler yapılacaktır.
Bilinç kaybı , nefes alma – vermede zorlanma, havale geçirme, 1 saatten fazla süren solgunluk, burun-kulak veya ağzından kan ve suya benzer sıvı gelme, durdurulamayan ağlama, huzursuzluk , kasılma – titreme nöbeti, aşırı uyku isteği, uyanmada zorluk, 1 saat içinde 2 defadan çok kusma, konuşma bozulması, gözlerini sabitleyememe , kol-bacak uzuvlarını normal hareket ettirememe, yürüyememe, artan baş ağrısı.
Onu sakinleştirmeye çalışın.
- Darbe alan yere soğuk bir kompres ya da buz uygulayın.
- Kafasına darbe alan veya çarpan çocuk kesinlikle 24 saat gözleminiz altında olsun. Normal olmayan bir şey dikkatinizi çekerse doktorunuza özellikle anlatın .
- Travma geçiren çocuk uyuyabilir.
- Kesinlikle siz uyumayın. Sürekli gözünüz üzerinde 24 saat bekleyin.
NOT:Aşağıda sayılan çocuk grubunda travma daha risklidir..
- 2 yaşından küçük olanlar
- Boyundan yaralanmalar
- Epileptik çocuklar. Yani havale nöbetleri geçiren çocuklar.
- Cildinde kolayca morluklar oluşanlar.
- Hareket kusuru olan çocuklar. (felç gibi)
- Gelişme geriliği olan çocuklar.
- Kanamaya yatkınlığı olan çocuklar.
-
Bebek Telsizi Nasıl Olmalı?
Bebek telsizi nasıl olmalı? Bebek telsizi alırken nelere dikkat etmek gerekir? Doğru bebek telsizi nasıl seçilir? Bebek telsizi özellikleri nelerdir?
Bebek Telsizinde Frekans ve Kanal Sayısı: Bebek telsizleri farklı frekansları kullanırlar. Bebek telsizinin alıcısı ve vericisinin bulunduğu konum, evde çalışan diğer elektronik aletler bebek telsizinde parazit oluşmasına neden olabilir. Parazitlerin oluşumunu engellemek için fazla kanalı olan bebek telsizi almalısınız.
Ses ve Işık Göstergeli Bebek Telsizleri: Bebek telsizinin ebeveynde olan vericisinin ışıklı göstergeli olması ebeveynler için daha pratiktir. Telsizin sesi kısık olsa bile bebeğin ses tonu ışıklı göstergeden takip edilebilir.
Titreşimli Bebek Telsizleri: Bazı bebek telsizlerinde titreşim özelliği bulunur. Titreşimli bebek telsizleri bebek ağlamaya başladığında ebeveynleri titreşim özelliğiyle uyarır.
Çift Taraflı Bebek Telsizleri: Çift taraflı bebek telsizlerinde ebeveynde bulunan verici de ses iletebilme özelliğine sahiptir. Çift taraflı bebek telsizlerinde anne babanın sesi de bebeğe gidebilir. Gece uyanan bir bebeği sakinleştirmek için ebeveynler telsiz yardımıyla bebeğiyle konuşabilir ve bebeklerini rahatlatabilirler.
Bebek Telsizinin Boyu: Ebeveynde duran vericiler genelde taşındığı için küçük boyuttadır. Bazı bebek telsizleri bele takılabilir ya da cepte taşınabilir. Kullanım alanınıza göre bebek telsizi boyu seçebilirsiniz.
Ekstra Özellikle Bebek Telsizleri: Bazı bebek telsizlerinde saat, oda termometresi, müzik gibi özellikler de bulunabilir. Bu ekstra özelliklere sahip bebek telsizlerini alıp almamak tamamen kullanım amacınıza ve yaşayış biçiminize bağlıdır.
-
Çocukla Uçak Yolculuğunu Kolaylaştıran Öneriler
Uçak yolculuğu keyifli olduğu kadar can sıkıcı da olabilir. Bunun yanınızda bir de çocuk bulunuyorsa sıkıntı daha da artacaktır. Ancak, çocukla uçak yolculuğunu daha rahat duruma getirecek birkaç pratik bilgi verilebilir.
Uçağa Daha Erken Binin
Check-in yapmayı unutmayın ve uçağa erken binin. Böylece ailenizle yan yana oturma imkanınız olacaktır.
Kalkış sırasında çocuğunuza içecek verebilirsiniz. Bir şeyler içmek basıncı dengeler ve çocuğun gerginliğini alır.
Uçaklar ile ilgili merak uyandırın. Uçaktaki ekranlar sayesinde çocuğun uçağa ilgisini ve merakını çekebilirsiniz.
Çocuğunuzun Sevdiği Şeyler Yanınızda Olsun
Çocuğunuzun sevdiği yiyecekleri daha önceden seçerek, uçuş esnasında onu yemesi sağlanabilir. Ayrıca, sevdiği yiyecekleri de yanınızda bulundurabilirsiniz.
Çocuklar için, uçuş sırasında özel oyuncaklar ya da etkinliklerini isteyebilirsiniz.
Ona Kitap ya da Dergi Okuyun
Havayollarının çocuklara özel hazırladığı kitap ya da dergileri okuyarak zamanın eğlenceli geçmesi sağlanabilir.
Uçaktaki Eğlence Sistemini Kullanın
Uçak yolculuğunda çocuğun sıkılmasını önlemek amacı ile uçakta bulunan eğlence amaçlı sistemler kullanılabilir. Bu sistemler ile çocuk isterse bireysel oyun oynayabilirken, isterse diğer yolcular ile oyun oynama imkanı buluyor.
Çocuğun doğum tarihi uçuş tarihi ile çakışıyorsa ya da çok yakınsa, hava yolu şirketine önceden haber vererek pastanın hazırlanmasını ve doğum günü pastası mumlarını bulutların arasında üflemesini sağlayabilirsiniz.
Yedek Giysi Hayat Kurtarır
Çocukla seyahat ederken mutlaka yedek giysi bulundurun. Çünkü çocuklar bir şeyler yiyip içerken üzerlerine bir şeyler dökmeleri çok normaldir.
-
Bebeğinizi Bundan Koruyun!
Özellikle gece uyumadan hemen önce ve uyku sırasında biberonla içilen süt, bebeğin dişlerinde ‘biberon çürüğü’ gelişimine neden oluyor.
Özellikle gece uyumadan hemen önce ve uyku sırasında biberonla içilen süt, bebeğin dişlerinde “biberon çürüğü” gelişimine neden olduğunu ve bunun ağrı, kötü koku, çiğneme zorluğu ve beslenme bozukluğuna yol açtığını söyleyen Hospitadent Diş Hastanesi Pedodonti Uzmanı Doç. Dr. Handan Över, bu dönemde tedavi edilmeyen diş bozukluklarının, ileride diş çarpıklığı, çene gelişimi bozukluğu ve genel sağlık problemlerine sebep olabileceğine dikkat çekiyor. “Biberon çürüklerinde ebeveynlerin en sık yaptığı yanlış ‘Nasıl olsa yerine yenileri gelecek’ yanılgısına düşüp, tedaviyi geciktirmektir” diyen Pedodonti Uzmanı Doç. Dr. Över, sütün besleyici değerini arttırmak için, biberonlara doldurulan süte bal, pekmez ya da şeker gibi tatlandırıcılar katılmasının “biberon çürüğü” gelişimini hızlandırdığına vurgu yapıyor.
Süt dişler, kalıcı dişlerin sağlıklı ve düzgün çıkmasını sağlar
Süt dişlerinin en önemli görevi, çocuğun düzgün beslenmesini sağlamak olduğunu ifade eden Hospitadent Diş Hastanesi Pedodonti Uzmanı Doç. Dr. Över, “Ayrıca konuşmanın düzgün gelişimi de süt dişlerinin varlığıyla bağlantılıdır. Süt dişleri, kapladıkları alanla kendilerinin yerine gelecek olan kalıcı dişler için yer tutmakta ve yine kalıcı dişler sürerken onlara rehberlik etmektedirler. Süt dişlerinin erken çekimiyle de, bu doğal yer tutuculuk fonksiyonu ne yazık ki ortadan kalkmaktadır” diyor.Biberon Çürüğü Nedir?
Özellikle gece uyumadan hemen önce ve uyku sırasında biberonla içilen süt, bebeğin dişlerinde “biberon çürüğü” gelişimine neden olduğunun altını çizen Doç. Dr. Över, “ Bazı aileler süte bal, pekmez ya da şeker gibi tatlandırıcılar katarlar. Bu durum “biberon çürüğü” gelişimini daha da hızlandırır. Biberonla verilen süt, uykuya geçildikten sonra dişler üzerinde birikmektedir. Uyku sırasında tükürük salgısı da azaldığından dişler hiçbir şekilde temizlenememekte ve ağızda dişlerin üzerinde daha önceden varolan çürük yapıcı bakterilerin asidik bir ortam oluşturmasına neden olmaktadır. Bu asitler dişlerin tüm yüzeyini kaplayan mine yapısını bozarak, önce tebeşirimsi beyaz renkte lekelerin görülmesine, daha sonra da “biberon çürüğü” olarak tanımlanan sarı-kahverengi renkte çürüklerin oluşmasına neden olmaktadırlar” diyor. -
Bebeğimin Oto Koltuğu Nasıl Olmalı?
Çocuk güvenliği için arabada oto koltuğu kullanmak zorunlu hale getirildi. Zaten siz de katılacaksınızdır ki böyle olması lazım. Yollar güvenli değil, siz ne kadar güvenli araba kullanırsanız kullanın her an ne olacağını bilmek mümkün değil. Bu yüzden bebeklerde araba güvenliği mutlaka sağlanmalı.
Peki bunca araba koltuğu modelleri arasından hangi araba koltuğunu seçmeniz gerek? Bebek oto koltuğu alırken nelere dikkat etmeniz lazım? Gelin birlikte bakalım.
Bebeğinize bebek arabası alırken ana kucağı da satın alıyorsunuz. Ana kucağı bebek arabasına takılabildiği gibi aynı zamanda oto koltuğu olarak da kullanılabilir. Ana kucağı ve oto koltuğu sayesinde bebeğiniz güvenle araba yolculuğu yapar. Oto koltuğu olarak kullanacağınız ana kucağı bebek 1 yaşına gelene kadar kullanılabilir. Sonrasında bebek büyüdükçe ve kilo aldıkça boyuna ve kilosuna uygun oto koltuğu almak zorundasınız.
Bebek oto koltuklarında üç standart vardır:
- Gr1 Oto Koltuğu (9-18 kg.)
- Gr2-3 Oto Koltuğu (15-36 kg)
- Gr1-2-3 Oto Koltuğu (9-36 kg.)
Bu modellerden bebeğinizin kilosuna uygun olanını seçtikten sonra istediğiniz modeli araştırmaya başlamanız gerekiyor.
Bebek güvenliği
Oto koltuğu Avrupa Güvenlik Standartları’na uygun olması lazım. Sonrasında bebek oto koltuğuna yapılan güvenlik testlerini ve aldığı puanları inceleyin ve ona göre oto koltuğu seçin.
Oto koltuklarında isofix bulunmalıdır. İsofix, aracınızda bulunan bir mekanizmaya koltuğun takılarak sabitlenmesi fonksiyonuna verilen isimdir. Isofix sistemi sonradan aracınıza taktırılabilir. Emniyet kemeri ile bağlanan oto koltuğu da seçebilirsiniz. Fakat bu şekilde bağlandığında 3-5 santimetreye kadar koltuğun hareket etme olasılığı var.
-
Bebeklerde Güvenli Mama Sandalyesi Kullanımı
Şimdiye değin bebeğimi dizlerimin üzerinde besliyordum, ama bu gittikçe zorlaşıyor. Onune zaman bir mama sandalyesine oturtabilirim?
Üst baş kirlenmeden bebek beslemenin bir yolu olmamakla beraber (ileride ikinizin de yıkanabilir giysilerden oluşan bir gardroba ihtiyacınız olacaktır), bir mama sandalyesi yedirmeyi hem daha az yorucu hem de daha verimli hale getirir. Bu sırada bebeğin oturmak için hala desteğe ihtiyacı olmakla beraber, bir bebek koltuğuda (bebeğin güvenliği sağlanmış olarak ve sizin sürekli gözetiminiz altında) mama sandalyesinin işini görebilir.
Kendi başına güzelce oturabildiği zaman, yüksek ya da başka herhangi bir tip mama sandalyesine geçilebilir.Bebeklerin çoğu ilk başlarda yeni koltuklarında kayabilirler ya da kendilerini bırakabilirler. Küçük yastıklar, rulo haline getirilmiş havlular, ya da bir bebek yorganı veya battaniyesi bir oturma acemisini koltuğuna sıkıştırmakta kullanılabilir, ve güvenlik kemerinin de bağlanması (bu zaten her şartta bağlanmalıdır) yardımcı olmalıdır. lıklı yaşam stiline uygun alışkanlıkları teşvik ederek ve örnekler yoluyla sigara ve alkol kullanımı gibi zararlı alışkanlıklar edinmesini önleyerek.
Ancak çevremizdeki bazı riskleri yalnızca kısmen ya da dolaylı olarak kontrol altında bulundurabiliriz.Bunların oluşturduğu tehlikenin kontrol altında tutabildiklerimize göre daha küçük olduğuna inanılmakla beraber, yine de zararlı olabilirler. Özellikle küçük çocukların anneleri için bunlar önemlidir, çünkü çocuklar erişkinlere göre çevresel zararlı etkenlere daha açıktırlar. Bunun bir nedeni bedenlerinin daha ufak olmasıdır -aynı miktardaki bir zararlı madde daha çok hasara neden olabilir. Bir başkası organlarının hala gelişme aşamasında olması ve bu yüzden de çeşitli türdeki zararlı etkenlerden daha çok etkilenmeleridir. Bir diğeri de çocukların beklenen yaşam sürelerinin daha uzun olmasıdır; bir etkenin vücutta bir zarar oluşturabilmesi için birçok yıl geçmesi gerektiğinden,erkenden böyle bir etkene maruz kalan bir çocuk için risk daha büyüktür.
-
Bebekleri Zehirli Maddelerden Korumanın Yolları
Her yıl Amerika Birleşik Devletleri’nde 130.000 çocuk tehlikeli maddelerin kazara yutulmasının kurbanı oluyor. Bu üzücüdür ama şaşırtıcı değildir. Çocuklar, özellikle de çok küçük olanlar dünyadaki pek çok keşfi ağızlarıyla yaparlar. Ellerine aldıkları hemen her şey ağızlarına gidecektir. Nesneleri veya maddeleri henüz güvenli ve tehlikeli olarak sınıflamamışlardır. Her şey sadece ilginçtir. Tat alma duyuları da onları bizde olduğu gibi uyaracak kadar gelişmemiştir, dolayısıyla bir maddenin tadı çok kötüyse tehlikeli olacağını düşünmezler.Masum yavrunuzu tehlikelerden korumak için aşağıdaki kuralları eksiksiz uygulayın.
Potansiyel olarak zehirli olabilecek her maddeyi bebeğinizin görebileceği veya ulaşabileceği yerlerden kaldırıp kilitleyin. Emekleyen bebekler bile alçak iskemlelere, taburelere veya minderiere tırmanabilirler. Tıbbi ilaçları kullanırken ve verirken tüm emniyet kurallarına uyun. Parlak renkli ve cazip bir şekilde paketlenmiş ev ternizlik malzemelerini, çamaşır deterjanlarını veya diğer maddeleri almaktan kaçının. Bebeğinizin dikkatini çekeceklerdir. Eğer gerekiyorsa, resimleri siyah bir banda kapatın. (Ama uyanları ve önerileri kapatmayın.)
Aynı zamanda cazip yiyecek kokulu zehirli maddelerden kaçının (nane, limon veya kayısı gibi).Eğer mümkünse çocukların açamayacağı şekilde paketlenmiş ürünlerden alın.Kullandıktan hemen sonra tehlikeli maddeleri tekrar yerine koymayı bir alışkanlık haline getirin; mobilya cilası kutusunu veya benzeri şeyleri birkaç dakikalığına bir yere bırakıp telefona cevap vermeye gitmeyin. Yiyecek ve yenmeyecek maddeleri ayrı muhafaza edin ve hiçbir zaman yenmeyecek olanları boş yiyecek kutularına koymayın (elma suyu şişesinde çamaşır suyu bulunması veya makine yağını reçel kavanozuna koymak gibi). Bebekler yemeklerinin nereden geldiğini çok çabuk öğrenirler ve meyve suyu şişesindekini içmeyi veya reçel kavanozu içindekini yalamamayı anlayamazlar. Balmumundan meyveler gibi yenebilir gibi görünüp aslında yenmeyecek olan nesneleri kullanmaktan kaçının.