Bebek

  • 9 Aylık Bebeklerin Özellikleri

    Ne Yapabilirsiniz?

    Bebeğiniz sırt üstü yatarken, oyuncağını sallayarak dikkatini çekin. Daha sonra oyuncağı yavaş yavaş uzaklaştırın. Oyuncağını almak için oturur pozisyona gelmesini sağlayın. Eğer bunu yapamıyorsa, dönerek oturur pozisyona gelmesi için destekleyin. Bebeğinizin oyuncağını onun erişebilecegi koltuk, sehpa gibi yüksek bir yere koyun. Oyuncağını alması için onu cesaretlendirin. Eğer oyuncağını alamıyorsa tutunarak ayağa kalkmasında ona yardımcı olun. Bu oyunu sık sık tekrarlayın. Başardığında “aferin” diyerek alkışlayın. Bebeğinizin önüne desensiz bir örtü yayın. Üzerine üzüm tanesi büyüklüğünde nesneler koyun. Ona göstererek almasını isteyin. Baş ve işaret parmaklarını kullanarak bu nesneleri almasını sağlayın. Eğer yapamıyorsa bu şekilde tutması için ona yardım edin. Bu oyun anne-baba gözetiminde oynanmalıdır. Bebeğinizin yanından ayrılırken ona baş baş yaparak model olun. Bu davranışı yapması için bebeğinizi cesaretlendirin. Bu oyun “gel gel” veya “buraya bir kuş konmuş” şeklindeki oyunlarla da desteklenebilir. Bebeğinizin bağımsızlık duygusunu geliştirmek için kendi kendine yemesine izin verin. Önceleri bu pek mümkün olmayacaktır. Kaşık, tabağa vurmak ve yemeği dökmek amaçlı kullanılacaktır. Fakat zamanla kendi kendine yemeyi öğrenecektir. Bebeğinize yemek yedirirken bir kaşık da onun eline verin. Bebeğinizin ağzına bir kaşık yemek verdikten sonra, elindeki kaşıkla ağzına yemek götürmesi için onu cesaretlendirin. Başardığı her adımda onu ödüllendirin. Bebeğinizi kucağınıza alıp ayna karşısına oturun. Bir kendi nizin bir bebeğinizin ismini söyleyerek dikkatini çekin. Bebeğinizin kendisini aynada göstermesini isteyin. “Ayşe nerede” diye soru sorun. Kendisini doğru yerde gösterdiğinde onu ödüllendirin.

    DOKUZ AYLIK BEBEK

    • Sırt üstü yatarken oturur duruma geçebilir.

    • Eşyalara tutunarak ayağa kalkabilir.

    • Baş ve işaret parmağını kullanarak küçük nesneleri kavrayabilir.

    • istendiğinde elindeki oyuncağını verebilir.

    • Bir örtünün altında saklanan ve ucu görünen nesneyi bulabilir.

  • 7 Aylık Bebeklerin Özellikleri

    Ne Yapabilirsiniz?

    • Bebeğinizin önüne oyuncaklar koyarak ona desteksiz bir şekilde oturma ortamı hazırlayabilirsiniz. Bebeğinizle birlikte oyun oynadığınız sırada qebeğinizin bir elinde oyuncak varken, diğer eline de oyuncak uzatabilirsiniz. Elindeki oyuncağı öbür eliıi”e geçirip sizin elinizdeki oyuncağı alması için teşvik edin. Bunu yaparsa ona “aferin”diyerek ödüllendirip.
    • Bebeğinizin karşısına geçip ona “tel sarar” veya “gel babası” gibi oyunları öğretin. Önce kendiniz yapıp model olun daha sonra da onun yapması için cesaretlendirin. Yaptığında da onu ödüllendirin.
    • Bebeğinizin iki eline oyuncak verin. Siz de iki elinize oyuncak  alıp birbirine vurarak ona modelolun. Bebeğiniz bu hareketi yapabilirse onu ödüllendirin. Yapamıyorsa ellerinden tutup yardımcı olun.
    • Bebeğinizin emekleme çalışmaları için, odanın ortasına geniş bir örtü serin. Bebeğinizi bu örtünün üzerine yüzükoyun yatırın. Karşısına da en cazip oyuncaklarını koyun. Onlara ulaşması için destekleyin. Ayak topuklarından iterek yardımcı olabilirsiniz. İlk zamanlar kollarından destek alıp vücudunu öne atacaktır. Bunu yaptığı zaman “aferin” diyerek veya alkış yaparak onu ödüllendirin.
    • Bebeğinizi alışkın olmadığı yabancı biriyle tanıştırırken bu işlemi gayet yavaş yapın. Hiçbir zaman yeni tanıştığı birisinin kucağına bebeğinizi bırakarak yanından ayrılmayın. Bu aydan itibaren yabancılardan korkması çok doğaldır. Tanımadığı kalabalık bir ortama girdiğiniz zaman, alışana kadar kucağınızdan indirmeyin.
    • Yine bu ayda dişleri çıkmaya başladığından, her bulduğu şeyi ağzına götürmeye çalışacaktır. Bunun için etrafında sivri veya boyası çıkabilen oyuncak, yutabileceği kadar küçük nesneler bırakmamanız gerekir. Eline havuç, salatalık gibi sert bir yiyecek vererek dişlerini kaşımasını sağlayabilirsiniz.

    YEDİ AYLIK BEBEK

    • Arkasına destek koymadan bir müddet oturabilir.

    • Oyuncağı bir elinden diğer eline geçirebilir.

    • Yere düşen oyuncağını arar. “Cee” oyunu oynar.

    • Yapılan hareketi ve sesleri taklit edebilir.

    • İki eline oyuncağını alıp birbirine vurarak ses çıkartabilir.

    • El ve dizleri üzerinde dururken sallanma hareketi yapar, karın üstü yatarken kendini ileri çekebilir.

    Bebek Gelişimi ile ilgili daha fazla bilgi için tıklayın!

  • Bebeklerde Zehirlenme

    Bebeklerde hayatı tehdit eden faktörler arasında zehirlenmeler yer almaktadır. Daha sıklıkla zehirlenme belirtileri oluşmadan, zehirli madde veya ilacın çocuk tarafından alındığının anlaşılması şeklinde başvurular olmaktadır. Ailenin yapması gereken esas şey, zehirlenmeye yol açabilecek madde veya ilaçların ortada bırakılmamasıdır. Zehirlenme halinde tedavi hastanede olmalıdır. Aile, zehirlenmeye yol açan madde ile ilgili bilgileri, ilaç ise adını, miktarını belirtirse tedavi daha kolay planlanabilir. Bir zehirlenme ile karşılaşıldığında: Önce sakin olmak lazım. Zehirlenmenin nedenini araştırıp, zehirli maddenin kutusu, ambalajı, miktarı vs. hakkında bilgi sahibi olunmalıdır. Her zehirlenme durumunda çocuğu kusturmak hatalı olabilir.

    Nasıl yardımcı olabilirsiniz?

    1) Zehirlenme fark edilince yapılacak ilk yardım, alınan zehirli maddenin veya ilacın, mide-barsak kanalından emiliminin önlenmesi ve vücuttan atılımının sağlanmasıdır.

    2) Her türlü ilaç zehirlenmesinde ilk yapılacak iş çocuğu kusturmaktır. Çocuk kusturulmak istendiğinde; baş aşağı çekilir, dil köküne parmak sokularak kusturulur. Cevap alınamazsa, bolca su içirilerek kusturma denenir. Kusturma ne kadar erken yapılırsa o kadar etkili olur.

    3) Benzin, gaz yağı, çamaşır suyu gibi maddelerin içilmesi durumunda kesinlikle kusturma yapılmaz, mide yıkanmaz. Bol miktarda su içirilerek konsantrasyonu azaltılmaya çalışılır.

    4) Solunum yolu ile zehirlenmelerde hasta hemen zehirlenme ortamından uzaklaştırılıp temiz havaya çıkartılır. Üstündeki sıkı kıyafetler çıkarılır. Gerekirse suni solunum yapılır. Birçok böcek ısırığı ve sokması tehlikesizdir. Yalnızca küçük bir tedavi gerektirir. Yılan, örümcek ve akrep sokmaları küçük çocuklar için tehlikelidir. Zehirli yılan sokması halinde birkaç dakika içinde ağrı, şişlik, morarma oluşur. Deri altında kanama olabilir.

  • Bebeklerde Deniz Kestanesi Ve Diğer Dikenli Deniz Hayvanlarının Zararları

    Bazı deniz kestanesi ile deniz yıldızlarının dikenlerinin zehirli oldukları bilinmektedir. Ancak zehirlenme olayı çok nadirdir. Ortaya çıkan şikayetler daha çok deniz kestanesi dikeninin deri içine girerek orada meydana getirdiği reaksiyona bağlıdır. Diken batınca o bölgede ağrı ve yanma olur. Kas ağrıları olabilir. Ağrı yukarılara yayılabilir. Deniz kestanesi dikenleri battıkları yerden çıkarılmazlarsa, daha derinlere inerek o bölgede deri mavi mor bir renk alır ve sert bir nodül oluşabilir. Dikenler bulundukları yerden çıkarılmalıdır. Yaralar sirke ile pansuman edilir ve sirkeyle ıslatılmış bez ile kapatılabilir. Sirke, yüzeyde kalmış deniz kestanesi dikenlerini eritebilir. ilk müdahaleden sonra doktora gidilmelidir. Derinlerde kalan dikenler cerrahi müdahale ile çıkartılmalıdır.

  • Bebeğin Bulaşıcı Hastalığa Yakalanması

    Artık çocukların çoğu düzenli olarak aşılandıkları için bulaşıcı hastalıklarla geçmişe oranla daha seyrek karşılaşıyoruz. Bulaşıcı bir hastalığa yakalanan çocuk, bu hastalığa karşı yaşam boyu sürecek bir bağışıklık kazandığı gibi, bazı hastalıkları geçirmek yaşam boyu bağ.ışıklık kazandırmayabilir. Bulaşıcı hastalıkların oluşması şu şekillerde görülür:

    • Hasta birisi ile doğrudan temas.
    • Hastalık etkeninin solunum yolu veya başka bir yolla çocuğun vücuduna girmesi.
    • Hasta birinin kullandığı eşya, hastanın bulunduğu ortamdaki hava, tozlar, hastalık mikrobu taşıyan sinek, böcek gibi aracılar.
    • Mikropla bulaşmış yiyecek ve içecekler.
    • Vücut yüzeyindeki yaralar.
    • Kedi, köpek, kuş gibi hayvanlardan bulaşma sonucu geçebilir. Döküntülü çocuk hastalıklarında, çocuğun ateşi mutlaka düşürülmelidir. Ateş düşürülürse hastalık içine vurur diye bir şey yoktur. Her yüksek ateş çocuk için rahatsızlık veren b.ir durumdur ve havale riski taşır. Kızamık, suçiçeği, grip gibi virüslerle oluşan hastalıklarda, ateşini düşürmek için çocuğunuza kesinlikle ASPİRİN vermeyin. Parasetamollü ateş düşürücüler verin. Aspirin, Reye Sendromu denilen, ender rastlanan fakat çok tehlikeli bir hastalığa yol açabilir.
    • Bulaşıcı hastalık geçiren çocuğunuzda;
    • Havale
    • Baş ağrısı ya da ensede sertleşme
    • Gittikçe artan halsizlik, baş dönmesi
    • Kırmızı ya da mor renkli deri döküntüleri görürseniz, acil olarak hastaneye götürün.
  • Bebeklerde Katı Gıdaya Geçiş

    Bebeğinizi biraz emzirdikten sonra, bir mama sandalyesine veya rahat bir yere arkasını yastıklarla destekleyerek oturtun. Elinizdeki kaşıkla az bir miktar ilk kez vereceğiniz besini ağzına götürün. Şimdiye kadar emerek beslendiği için, kaşığı yadırgayabilir. O zaman parmağınızın ucuna sürerek tattırabilirsiniz. İlk tatlar hoşlarına gitse bile yüzlerini buruşturabilirler. Fakat ağızlarını açarak istekli olduklarını da gösterebilirler. Bebeğiniz ne kadar iştahlı olursa olsun, ilk kez tattırdığınız yiyeceği az miktarda deneyin. Her gün biraz daha çoğaltarak devam edin. Bebeğiniz ilk kez verdiğiniz besini reddediyorsa zorlamayın. Birkaç gün sonra tekrar denersiniz. Zorla bir besini kabul ettirmeniz, beslenme problemlerine yol açar. İlla sizin istediğiniz kadar yemesi de gerekmez. Zorlamanız ve çok fazla ısrarcı olmanız, daha ilk günlerde beslenme saatlerini savaşa çevirmenize sebep olur.

    Bebeğinize Vereceğiniz Yiyecekleri Hazırlarken

    1) Bebeğinize vereceğiniz en iyi yiyecekler, kendinizin hazırladığı taze ürünlerdir. Hazır satılan katkı maddeli besinleri bebeğinize vermemelisiniz. 2) Bebeğiniz için hazırladığınız yiyeceklerin taze olmasına dikkat edin. Meyveleri sıktıktan ya da rendeledikten sonra hemen yedirmelisiniz. Pişmiş yiyecekleri de buzdolabında en fazla bir gün bekletin. Birkaç günlük yiyeceği çocuğunuza vermeyin. Yiyeceklerin saklama süresi uzadıkça besin değerleri azaldığı gibi, mikroorganizmalar da çoğalır.

    3) Bir yaşına kadar bebeklere dişleri yeteri kadar çıkmadığından, çiğnemesini gerektiren besinler vermemelisiniz. Yiyecekleri püre şeklinde hazırlayarak verin. Fakat her besini robottan geçirirseniz, biraz daha katı besin gelirse yutmakta güçlük çeker. Bunun için haşladığınız sebzeleri ilk zamanlar robottan geçirerek inceltebilirsiniz. Daha sonra ise çatalla ezerek verin. Meyveleri de püre yapmak için cam rende kullanın. Bazı katı püreleri sulandırmak için anne sütü, kaynamış su veya meyve suyu kullanabilirsiniz.

    4) Bebeğinizin ilk besinleri için şeker ve tuz kullanmayın. Verdiğiniz yiyeceklerin içinde yeteri kadar tuz ve şeker vardır. Fazladan şeker ilave etmek ishale neden olabildiği gibi dişlerin sağlığını da etkiler. Bir bebeğin böbrekleri fazladan tuzla başa çıkamadığı gibi küçük yaşlardan itibaren tuza alışmak ileride hipertansiyon ile ilgili problemlere yol açabilir.

    5) Bebeğinizin yiyeceklerini ılık verirseniz daha çok hoşuna gidecektir. Beğenmediği yiyeceklerin tadlarını değiştirerek tekrar deneyin.

  • Bebeklerde Sütün Önemi

    Süt 2 yaşına kadar anne sütü emen çocuk, kemik gelişimi için gerekli olan kalsiyum ve fosforu en ideal oranda annesinin sütünden almış olur. Anne sütü yeterli olan bir çocuğa ilave inek sütü içirmeye gerek yoktur. Anne sütü almayan çocuklar ise 2 yaşına kadar gündüz yemek aralarında almamak şartıyla, içebildikleri kadar inek sütü içmelidirler. 2 yaşından sonra ise 1 bardak inek sütü yeterlidir. Sütü sevmeyen çocukları yoğurt, peynir, muhallebi gibi yiyecekleri yediği taktirde, süt içirmesi için zorlamaya gerek yoktur. İnek sütü verirken hiiyenik süt olmasına dikkat edilmelidir. Pastörize edilmiş şişe sütleri, sterilize edilmiş uzun ömürlü karton sütler temiz ve hijyenik sütlerdir. Süt, yeni doğana verilecekse sulandırılarak verilmelidir.

  • Bebeklerde Katı Besinlerle Tanışma

    Bebeğiniz yaklaşık 6 aylık olana kadar anne sütünden başka besine gerek duymaz. 6. aydan sonra anne sütünde ya da mamada bulunandan daha fazla demire ihtiyaç duyduğundan, sebze ve meyve gibi yiyeceklere başlamanız gerekir. Fakat 6. aya kadar sadece sütle beslenen bebekler, 6. ayda diğer yiyeceklere iltifat etmeyebilirler. Bunun için tatlara alıştırmak maksadıyla 3 ve 4. aydan sonra çok küçük miktarlarda diğer tatlardan tattırabilirsiniz. Ancak anne sütüyle beslenmeyen bebekler daha erken ek besinlere ihtiyaç duyacaklardır. Bunun için bebeğinizin beslenmesi konusunda mutlaka doktorunuzun önerilerine uyun. Anne sütü ile beslenen bebeklerde de ek besine geçmek için doktorunuza danışın. Eğer bebeğinizde alerji riski yoksa 3 veya 4. aydan sonra yiyecekleri tattırmanız, değişik tatlara daha kolay uyum sağlamasına yardımcı olur. Son zamanlarda genelde doktorların tavsiye ettiği ilk tatlar; havuç suyu-, elma suyu ve yoğurttur. Yarım çay kaşığı miktarı başlattığınız tatları yavaş yavaş artırıp, bebeğiniz 6. aya gelene kadar püre şekline geçebilirsiniz. Annelerin en fazla kafalarını karıştıran katı gıdalar konusunda biraz sabırlı olur ve aşağıdaki önerilere uyarsanız, beslenme saatleri savaşa dönüşmez, sizin içiniz de rahat olur.

    İlk Tanışma İçin

    1) Sizin için ve bebeğiniz için en uygun zamanı seçin. Sizin için sütünüzün en az olduğu sabah saati veya öğleden sonrayı seçebilirsiniz. Bebeğiniz için ise; huysuz ve yorgun olmadığı, çok fazla aç veya çok fazla tok olmadığı bir zamanı seçin. Çok açken hırçınlık yapıyorsa, bir miktar anne sütü veya hazır mama vererek iştahını kabartın. Tam olarak doymadan ek besini tattırın. Daha sonra anne sütüyle beslenmesine devam edebilirsiniz. İlk kez deneyeceğiniz besinlerin, bebeğinizde ne tür bir reaksiyona yol açacağını bilmediğiniz için, akşamdan sonra denemeyin. Rahatsız edici bir durumla karşı’laşırsanız, geceyi huzursuz geçirebilirsiniz. 2) Çocuğa ek besinler teker teker alıştırılır. Bir gün havuç suyu vermişseniz, birkaç gün havuç suyu vermeye devam edin. Örneğin, yarım çay kaşığı havuç suyu verin. Eğer herhangi bir alerjik durumla karşılaşmadıysanız, miktarı ertesi gün bir çay kaşığına çıkartın. 3-4 gün miktarını artırarak devam ettikten sonra, yarım çay kaşığı elma suyu vererek yeni bir gıda denemesine başlayabilirsiniz. Böylece hangi besinlerin bebeğinizde alerjiye sebep olduğunu kolaylıkla anlayabilirsiniz. Eğer bir besine başladığınızda alerji belirtisi görmüşseniz, o besini kesin ve 15-20 gün sonra tekrar deneyin. Alerji veya rahatsızlık belirtileri; aşırı şişkinlik ya da gaz, ishal ya da kakada sümük, kusma, yüzde kızarıklık, soğuk algınlığı ile ilgili görünmeyen burun akıntısı veya göz sulanması veya göğüste hırıltı, geceleri uyuyamama veya gündüzleri huysuzluk etme şeklinde olmaktadır. Birkaç kez tekrar ettikten sonra aynı gıdaya olumsuz reaksiyon gösteriyorsa, o gıdaya karşı alerjisi olduğunu kabul edin. Birkaç ay geçtikten sonra tekrar denersiniz. Büyüdükçe alerji riski kalkabilir. 3) Bebeğinize ek besin verirken yiyecek koyduğunuz kapları, kaşığı sıcak ve sabunlu su ile iyice yıkayıp, güzelce durulayın. Aynı şekilde yiyecekleri de hazırlarken yıkayın. Bebeğinizi yedirirken veya yiyeceklerini hazırlarken siz de ellerinizi sabunla yıkayın. Çocukların bağışıklık sistemi tam gelişmediği için çok çabuk hasta olabilirler. 4) Bebeğinizin rahatça yiyebilmesi için birkaç minderle destekleyerek oturtabilirsiniz. Mümkünse bir mama sandalyesi alın. Bebeğinizi güvenli bir şekilde sandalyeye oturtup, emniyet kemerini bağladıktan sonra rahatça yedirebilirsiniz. Mama sandalyesinde yemeğe alışan bebekler, etrafı pisletme riski aza indiğinden, anneleri ellerine daha rahat kaşık verdiğinden dolayı kendi kendilerine yemek yemeye daha erken alışıyorlar. 5) Ek besinleri verirken bebeğinizin önüne önlük takmayı ihmal etmeyin. Belki üstünü başını berbat etmesini göze alırsınız, fakat küçükken önlük takmaya alışmazlarsa biraz daha büyüdüklerinde önlük takmak için zorluk çıkartabilirler.

  • Bebeklerde Zehirlenmeler

    Çocuk kliniklerine en sık başvuru sebeplerinden biriside zehirlenmelerdir. En sık olarak çocuğun ulaşabileceği yerlerde unutulan ilaçların, tuz ruhu, çamaşır suyu, tiner, benzin ve gazyağı gibi maddelerin çocuk tarafından içilmesiyle meydana gelir. Bazen tarım ilacı veya böcek ilaçlarının çocuğun yatağına ve odasına uygulanması zehirlenme sebebi olabilmektedir. Hatta bitlenme vakalarında çocuğun başına ilaç sıkarak zehirlenmeye sebep olan ailelere bile rastlamaktayız. Bu son derece tehlikeli bir uygulamadır. Bahçede ilaçlanmış meyve ve sebzelerin yıkanmadan yenmesi de zehirlenme sebepleri arasındadır. Zehirli mantar yenilmesi sonucu zehirlenmeler de oldukça sık görülür.

    Belirtileri:

    • Kusma ve ishal • Ağızdan devamlı salya ve köpük gelmesi

    • Ağızda ve dilde kuruluk, yüzde kızarma

    • Göz bebeklerinde aşırı büyüme veya küçülme

    • Karın ağrısı

    • Baş dönmesi

    • Havale geçirme

    • Bayılma

    • Şuur kaybı.

    • Mantar zehirlenmesini takiben ortaya çıkan sarılık

    • Çocuğun elinde ve ağzında ilaç, yakınında boşalmış ilaç kutusu, etrafa saçılmış ilaçlar

    DİKKAT: Tuz ruhu, çamaşır suyu, tiner, gazyağı, petrol ürünleri, amonyak gibi yakıcı maddeler içilmişse çocuk kesinlikle kusturulmaz. Çünkü bu maddeler kusarken yemek borusunu ve boğazı tekrar yakarak oluşabilecek zararı artırırlar. Petrol türevleri ve onların uçan buharları akciğerlere kaçarak tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Şuur kaybına uğrayan veya havale geçiren hastalar da kusturulmaz. Yukarda saydığımız yakıcı maddeler dışındaki zehirlenmelerde kusturmak faydalıdır. Kusturma eylemi ne kadar erken olursa o kadar iyidir. Kusturmak için çocuk oturur pozisyonda öne eğilerek veya yüzükoyun pozisyonda başı aşağı sarkacak şekilde yatarken işaret parmağımız boğaza sokularak dil köküne bastırılır.Gerekirse parmak oynatılarak kusma hızlandırılabilir. Kusma bitene kadar parmak boğazda tutulur. Bu işlemle kusma olmazsa çocuğa birkaç bardak ılık su içirilerek aynı işlem tekrarlanır. Bir su bardağı içinde 1 çorba kaşığı tuz eritilerek elde edilen sıvı içirildiği zaman iyi bir Kusturma işleminden sonra hastaya süt ve çiğ yumurta verilebilir. Süt ağır metal, yakıcı madde ve deterjan zehirlenmelerinde faydalıdır. Ancak fazla miktarda içilmesi zehirli maddenin bağırsağa geçişini hızlandırdığından zararlı olabilir. 1 -2 bardak içirilmesi yeterlidir. Eczanelerde satılan toz halindeki aktif kömür bütün zehirlenmelerde güvenle kullanılabilir. 240 cc suya 30 gram aktif kömür katılarak eritilir. Çocuğun kilogramı başına 5 cc (örneğin 12 kg çocuğa 60 cc) aktif kömür eriyiği içirilir. DİKKAT: Bütün zehirlenme vakalarında çocuk iyi görünse bile, ilk müdahale yapıldıktan sonra, mutlaka doktora gidilmelidir. Doktora giderken çocuğun içtiği ilaçların kutuları ve zehirli madde örneği beraberinde götürülmeli, doktora olay detaylarıyla birlikte anlatmalıdır. Zehirlenmelerden korunmak için, ilaçlar, deterjanlar, tuz ruhu, çamaşır suyu vb. bütün tehlikeli maddeler çocukların ulaşamayacakları yerlerde saklanmalı, kilit ‘altında tutulmalı ve bu maddelerle iş yaparken çocuklar başka bir yerde bulundurulmalıdır. işe ara verilince, bu maddeler kısa süre için bile olsa ortada bırakılmamalıdır. kusturucudur. DİKKAT: Eğer zehirlenme sebebi belli değilse, doktora göstermek ve tahlilde kullanılmak üzere çocuk bir kap içine kusturulmalıdır. Çocuk kusturulamazsa, midesinin yıkanması için en yakın sağlık kuruluşuna götürülmelidir. Zehirli madde deriye bulaşmışsa, su veya sabunlu suyla iyice yıkanmalıdır. Zehirli ilaç şırınga ile deri altına verilmişse veya zehirli hayvan tarafından ısırılmış ise, zehirli maddenin girdiği yerin üst kısmı bir bez veya iple bağlanarak zehirin kana karışması önlenmelidir.

  • Bebeklerde Bağırsak Tıkanması

    En sık olarak 4 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklarda görülmekle beraber seyrek olmakla birlikte her yaşta görülebilir. Hatta bağırsağın doğuştan tıkalı olduğu durumlar bile vardır.

    Belirtileri:

    • Zaman zaman artan ve azalan karın ağrılan

    • Bağırsak seslerinde ve hareketlerinde artış

    • Bulantı ve kusma.

    Gaz ve kaka çıkışı olmadığı için karında şişlik ve kramp tarzında kasılmalar görülür. Kasılmalar esnasında bağırsakların bir kısmı kendinden sonraki bağırsak boşluğu içine girebilir. Bu durumda çocukta çilek jölesini andıran bir kaka çıkışı olur. Tedavi için hastaneye gitmek gerekir. Tedavi genellikle ameliyat ile olur. Bazen barsak hareketlerinin durması tıkanmalara neden olabilir. Tıkanmadan dolayı hastada gaz ve kaka çıkışı durur. Karın şişmiştir. Ancak karında barsak hareketlerinin sesi işitilmez.