Bebek

  • Çocuklarda Ve Bebeklerde Dirsek Çıkığı!

    Dirsek Çıkıkları
    Dirsek eklemini oluşturan kemikler, tipik olarak bir kişinin ileri uzatılmış kolu üzerine düşmesiyle yerlerinden çıktıkları zaman bir dirsek çıkığı meydana gelir.

    Emekleme evresinde olan çocuklar kollarından yükseltilip sağa sola savrulduklarında bazen ”bakıcı çıkığı” denilen dirsek çıkığı yaşayabilirler.

    Sizin veya çocuğunuzun dirseğinin çıktığını düşünüyorsanız, hemen tıbbi yardıma başvurun. Çıkık dirsek alt kol ve ele giden kan damarlarını ve sinirleri sıkıştırdığı veya zedelediği zaman komplikasyonlar meydana gelir.

    Birçok vakada çıkık dirseğin kemikleri ameliyata gerek kalmadan yerine oturtulabilir. Ne var ki dirseğin yerinden çıkmasına neden olan darbe aynı zamanda eklem içinde kemik kırıklarına neden olabileceği için bu yüzden cerrahi onarım gerekebilir.

    Dirsek Çıkığı Belirtileri Nelerdir?
    Çıkık dirseğin belirti ve işaretleri genelde şunlardır:

    • Aşırı ağrı
    • Eklemde belirgin şekil bozukluğu
    • Bazı vakalarda dirsek kısmen çıkmış olabilir, bağ dokularının esneyip yırtıldığı bu yerde morarma ve ağrı olabilir.
    • Doktora gitme vakti
    • Çocuğunuzun veya sizin dirseğiniz çıkmışsa vakit kaybetmeden hastaneye gidiniz.

    Dirsek Çıkığı Sebepleri Nelerdir?
    Yetişkinlerde en yaygın dirsek çıkması nedenleri şunlardır:
    Düşmeler. Uzanmış kol üzerine düşmek üst kol kemiğinin dirsekteki yerinden çıkmasına neden olabilir.
    Motorlu araç kazaları Motorlu araç yolcuları çarpmayı önlemek için kollarını öne uzatıp kendilerini korumaya çalıştıklarında aynı etki meydana gelebilir.

    Dirsek Çıkığı Belirtileri Nelerdir?
    Çıkık dirseğin belirti ve işaretleri genelde şunlardır:

    • Aşırı ağrı
    • Eklemde belirgin şekil bozukluğu
    • Bazı vakalarda dirsek kısmen çıkmış olabilir, bağ dokularının esneyip yırtıldığı bu yerde morarma ve ağrı olabilir.
    • Doktora gitme vakti
    • Çocuğunuzun veya sizin dirseğiniz çıkmışsa vakit kaybetmeden hastaneye gidiniz.

    Dirsek Çıkığı Sebepleri Nelerdir?
    Yetişkinlerde en yaygın dirsek çıkması nedenleri şunlardır:
    Düşmeler. Uzanmış kol üzerine düşmek üst kol kemiğinin dirsekteki yerinden çıkmasına neden olabilir.
    Motorlu araç kazaları Motorlu araç yolcuları çarpmayı önlemek için kollarını öne uzatıp kendilerini korumaya çalıştıklarında aynı etki meydana gelebilir.

    Küçük çocuklarda ise bu yaralanma genellikle uzatılmış kola fazladan bir çekme hareketi uygulandığı zaman oluşur. Örnekleri şunlardır:
    Yanlış bir biçimde kaldırma. Küçük bir çocuğu kollarından tutarak kaldırmak veya savurmak dirseğin çıkmasına neden olabilir.

    Beklenmedik düşmeler. Siz çocuğun elini tutarken onun birdenbire merdivenden veya kaldırımdan boşa düşmesi de dirseğin çıkmasına neden olabilir.

    • Çıkıklar
    • Bebeklerde Doğumsal Kalça Çıkıklıkları
    • Bebeklerde Çıkık: Çıkık Nasıl Anlaşılır?
    • Bebeklerde Ve Çocuklarda Kırık – Çıkıklar

    Dirsek Çıkığı Risk Faktörleri Nelerdir?
    Yaş. Küçük çocukların dirsekleri yetişkinlerinkine göre daha esnektir, bu yüzden küçük çocukların dirseklerinin çıkması daha kolaydır.
    Cinsiyet. Dirsek çıkığına erkeklerde kadınlardan çok rastlanmaktadır.
    İrsiyet. Bazı insanlar başka insanlarınkine göre daha gevşek dirsek bağ dokularıyla doğarlar.
    Spor yapmak. Birçok dirsek çıkığı jimnastik, güreş, basketbol ve futbol gibi sporlar sırasında meydana gelir.

    Dirsek Çıkığının Komplikasyonları Nelerdir?
    Dirsek çıkığının komplikasyonları şunlardır:

    • Sinir sıkışması Dirseği geçen sinirler yerinden çıkan kemikler arasında veya kemikler yeniden yerine oturtulurken eklemin içinde sıkışabilir. Bu sıkışma kolda ve elde uyuşmaya neden olabilir.
    • Damarların sıkışması. Kolu ve eli besleyen kan damarları yerinden çıkmış veya yerine oturtulan kemikler arasında sıkışabilir. Kan akışının eksikliği kolda ve elde şiddetli ağrı ve kalıcı doku hasarına neden olabilir.
    • Parça kırıkları. Bazı dirsek çıkıklarında esneyen bir bağ doku kemiğe yapıştığı yerden bir parça koparabilir. Bu tür hasarlar çocuklarda daha yaygındır, çünkü onların kemik uçları daha yumuşaktır.
    • Osteoartrit Çıkık dirsek gelecekte osteoartrit geliştirme riskini artırabilir.

    Dirsek Çıkığı İçin Doktor Randevunuza Giderken
    Sizin veya çocuğunuzun dirseği çıkmışsa muhtemelen bir hastanenin acil servis bölümüne gideceksiniz. Yaralanmada kemik kırılması da varsa bir ortopedi cerrahına sevk edilebilirsiniz.

    Ne yapabilirsiniz

    • Randevudan önce şu sorulara cevaplardan oluşan bir liste oluşturabilirsiniz:
    • Bu yaralanma nasıl meydana geldi
    • Dirsek daha önce hiç çıkmış mıydı
    • Buna nedene olabilecek tıbbi bir durum söz konusu mu
    • Siz veya çocuğunuz ne tür ilaçlar ve takviyeler kullanıyor

    Doktorunuzdan ne beklemeli
    Doktor yaralanmış eklemi inceler, kolun veya ellerin soğuk veya uyuşmuş olup olmadığını kontrol eder, böyle bir durumun varlığı bir sinir veya kan damarı sıkışmasına işaret edebilir. Doktor eklemde kırık kemik olmadığından emin olmak için bir röntgen çektirdikten sonra, kemikleri tekrar yerine oturtmak isteyecektir.

  • Bebeklerin Karnı Neden Şişer

    Bebeklerde karın şişliği ve sertlik gaz sancısının ilk 3 aydaki belirtilerinden biridir. 3 aydan sonra gaz sancıları ve şişlik azalarak kaybolur. Öncelikle bebekteki ağlamanın gaz sancısından dolayı mı olduğunu belirlemek gerekmektedir Bunun için aşağıdaki belirtileri taşıyıp taşımadığına bakmak gerekmektedir.

    1. Eğer bebeğinizin karnı tok, altı temiz yani bütün ihtiyaçları giderildiği halde ağlıyorsa
    2. Bebeğiniz ağlarken ani bir hareketle ayağını karnına doğru çekiyorsa
    3. Çok uykusu var siz bunu hissediyorsunuz fakat uyuyamıyorsa
    4. Uykusundan sık sık ağlayarak uyanıyorsa
    5. Karnı şiş ve sert ise

    Gaz sancısı veya kolik bebeklerin en genel belirtisi çoğunlukla karınlarının şiş ve sert olmasıdır. Bağırsak hareketlerinin sesi dışarıdan duyulabilir, guruldamalar annelerimizi endişelendirebilir.

    Bu durumda anne ve babalar paniklemeden bu gaz sancısının nedenlerini ve neler yapabileceklerini araştırmalıdırlar. Çünkü bebeklerde çeşitli nedenlerden dolayı gaz sancısı görülebilmektedir. Bu olumsuz durumun ortadan kaldırılması bebeğin gazını hafifletecek ya da tamamen geçirecektir.

    Karın şişkinliği genellikle barsakların çalışmalarında bozukluk (düzensizlik) olmasına bağlıdır ve bununda en sık nedeni irritabl barsak sendromu veya spastik kolon denilen durumdur. Bu kişilerde barsak çalışması bozulmuş ve barsak kaslarında düzensiz kasılmalar oluşmuştur. Kalın barsağın splenik fleksura denilen karnın sol üst kenarındaki bölgesinde  gaz sıkışması oluşur ve böylece karın üst kısımlarında (özellikle sol üst kısımda)  rahatsızlık, adale spazmı, şişkinlik, ağrı (bıçak saplanır tarzda) şikâyetleri meydana gelir.

    Ayrıca  divertikülit, inflamatuar barsak hastalığı denilen durumlar (Chron hastalığı gibi)  barsak kanserlerinde de karında şişkinlik oluşur. Daha önce karın ameliyatı geçirmiş kişilerde oluşabilecek barsak yapışıklıkları da karında şişkinlik yapabilir.

    Ayrıca çok yağlı gıda yendiğinde de mide boşalması gecikir ve kişiler şişkinlik ve rahatsızlık hissi duyabilirler. Yiyeceklerin hızlı ve iyi çiğnenmeden yenmesi, asitli içecekler, hareketsizlik de karında şişkinlik şikâyetine neden olur. Yani gaz ve şişkinlik yakınmaları basit hazımsızlık nedeniyle  olabileceği gibi,  enzim eksiklikleri, iltihaplanmalar, yapışıklık, kanser gibi değişik birçok rahatsızlıktan da meydana gelebilir. Bu nedenle bu tip yakınması olanlar, eğer yakınmaları sürekliyse mutlaka bir doktora başvurmalı, tanı ve tedavilerinin doğru bir şekilde yapılması sağlanmalıdır. Bebeklerde karın ağrısı ve şişlikle ilgili okumanızı tavsiye ettiğimiz diğer başlıklara da mutlaka bakmalısınız;

    • Bebekte Şişlik: Bebeklerde Karın Şişliği
    • Bebeklerde Karın Ağrısının 10 Nedeni
    • Bebeklerde Karın Ağrısı Nedenleri
    • Bebeklerde Karın Fıtığı Ve Su Fıtığına Dikkat
    • Bebek Ve Çocuklarda Karın Ağrısı

    Yutulan havayı azaltmak için sakız çiğnememek, sert şekerleme yememek, yemekleri küçük lokmalar halinde ve yavaş yavaş yemek gereklidir. Bebeklerde ise beslenme veya emzirme sırasında az hava yutması sağlanmalıdır. Bunun için antikolik biberonlar kullanmanızı tavsiye ederiz. Gaz yakınmaları diyet düzenlemesi ile geçmiyor ise antiasitler, sindirim enzimleri, karbon preperatları, barsak çalıştırıcı ilaçlar kullanılabilir. Geçmiş olsun.

    Bu yazıyı okuyanların aradıkları: yeni dogan bebegin karni neden siser, yeni doğan bebeğin karnı neden şişer, 1 aylık bebegin karnı neden sert olur, bebeklerin karninda siskinlik, bebeklerin karnında şişlik, bebeklerin karnındaki şişlik, bebek karinda sislik, 15 günlük bebeğin karnının şişliği
  • Burun Kanaması

    Çocuklarda burun kanaması
    -Anne burnum kanıyor! Bu sözü duyan annenin telaşlanmaması mümkün değil. “Ne oldu? Bir yere mi çarptın? Yüzüne top mu geldi?” gibi sorularla beraber kanamayı durdurmaya yönelik ilk müdahale yapılır. Çoğunlukla birkaç dakikada duran, basit bir nedene bağlı, önemsiz bir kanama olan burun kanaması ile ilgili bilgileri sizler için derledik.
    Burun kanaması nedir? Çocukluk çağında (özellikle 2-10 yaş arası) yaygın olarak görülen burun kanaması, burnun bir ya da iki deliğinden kan gelmesi olarak tanımlanıyor. Çocuğun burnundan sızan veya damlayan kan ürkütücü olsa da, çoğunlukla ciddi bir durumun göstergesi değildir. Bunun nedeni; çocuğun burun boşluğunu döşeyen tabakada kolayca zedelenebilen zengin bir ince damar ağının bulunmasıdır. Bu dokuda kuruma veya tahriş oluştuğunda kısa süreli kanama oluşur.
    Ancak, bir darbe yada kaza sonrası başlayan kanama özellikle yoğun olarak ve başka semptomlarla (baş dönmesi, bulantı, bilinç kaybı, gözlerin kararması gibi) birlikte görülüyorsa acilen doktora başvurulması gerekir.
    Neden olur? Kapalı ortamlarda kuru ve sıcak havanın burnu kurutması sonucu içeride kabuk tutmuş şeyler hissede çocuğun burnunu sık sık karıştırması yada devamlı burun karıştırma eğilimi olan çocuklarda burun kanaması görülüyor. Ayrıca çok sümkürmek, burnu çarpmak, soğuk algınlığı, alerji grubuna giren yabancı cismin oluşturduğu tahriş yada zararlı madde kullanımı burun kanamalarına neden olabilir. Nadir nedenler olarak ise, burunda bulunan tümör yada lösemi söylenebilir. Bu yüzden çocuğunuz belli bir sebebe, çarpmaya bağlı olmadan tekrarlayan burun kanamaları yaşıyorsa KBB uzmanına götürüp, muayene yaptırmanız gerekir.
    Ne yapmalı? Çocuğunuzun bir hafta içinde 2 kere burnu kanadı; doktora götürdünüz. O da önemli bir kanama olmadığını, çocuklu çağında sık rastlanan bir durum olduğunu söyledi. Ancak basit önerileri anlatıp bir burun damlası yazdı. Gerçekten de bir hastalığa yada darbeye bağlı olmadan, tekrarlayan kanamalar önemli bir sağlık sorununa gösterge değildir. Çoğunlukla tek bir burun deliğinde birkaç kere görülen kanama, deliğin dışında dışa yakın bölümünde meydana gelir. Uygulayacağınız basınç tedavisiyle kanamayı engelleyebilirsiniz.
    1-Çocuğunuzu dik oturtun yada ayağa kaldırın. Başını öne doğru eğdirin. Böylece kanı yutmasını yada kanın boğazdan aşağı doğru inmesini engellemiş olduğunuz gibi kusmasını, midesinin bulanmasını da önüne geçersiniz.
    2-Çocuğunuzun burun deliklerini baş ve işaret parmakları arasında sıkıştırın. Çocuğunuz büyükse bunu kendisi de yapabilir. 10 dakika süresince bu basıncı uygulayın bu süre içinde ağzından nefes alıp ermesini sağlayın.
    3-10 dakika dolmadan burun deliklerinin üzerinden parmaklarınızı çekmeyin. Kanama durmuş mu diye bile olsa basınç uygulamasını kesmeyin. Bu arada çocuğun rahat olması gerekiyor
    4-10 dakika sonra parmaklarınızı yavaşça çekerek basıncı azaltın. Kanamanın kesilip kesilmediğini kontrol edin. Eğer kanama devam ediyorsa aynı uygulamayı 10 dakika daha uygulayın.
    5-Eğer kanama durduysa, çocuğunuza sakin olmasını söyleyerek 1-2 saat gülmemesi, burnunu sümkürmemesini söyleyin. Böylece burnunu tahriş etmemiş olur. İsterseniz kanama durduktan sonra burnunun üstüne küçük bir buz torbası koyabilirsiniz.
    Ancak iki kez 10’ar dakikalık basınç uyguladığınız halde kanama durmadıysa, çocuğunuzun aşırı kan kaybettiğini düşünüyorsanız hemen doktora başvurmalısınız. Ayrıca çocuğunuzun ağzından da kan yada kahve telvesi gibi uzun süre midede kalmış pıhtılaşmış kan geliyorsa doktora başvurmalısınız.

  • Bebeğinizin Artık Bir Parmak Izi Var

    Sizde olan değişimler
    Rahiminiz artık dışarıdan hissedilebilir derecede büyümüş, leğen kemiğinin üstüne çıkmıştır. Gebeliğin dışarıdan belirgin bir şekilde görülebilmesi 14-20 haftalar arasında olur. İlk gebelikler bir sonrakilere göre daha geç belirginleşir. Çünkü ilk gebelikte gevşeyen karın kasları bir sonraki gebeliğin daha hızlı belirginleşmesine neden olur. Rahmin hızla büyümesi nedeni ile karın kaslarında gevşeme, ciltte (kalça, karın, bacak ve göğüslerde) çatlaklar (stria gravidarum) görülebilir.

    Gebelik hormonlarınız bu gebelik haftasında artık maksimum seviyeye ulaşmışlardır ve daha fazla artış göstermezler. Bu da bulantılarınızın ve yorgunluk hissinizin kaybolacağı, kendinizi daha rahat hissedeceğiniz anlamına gelir.

    Bu gebelik haftasından itibaren göğüs ve karındaki toplardamarlar daha da genişler. Meme uçları büyür ve rengi koyulaşmaya başlar. Meme dokusu emzirme için yapmaya başladığı hazırlıkları hızlandırmaktadır.

    Çatlaklar
    Gebelikte ortaya çıkan cilt çatlaklarının temelinde cilt altındaki bağ dokusunun içerik ve düzenlenmesindeki kişisel farklılıklar yatar. Çünkü her gebede çatlak olmamaktadır. Çatlaklar sıklıkla kalıtsal özelliklere bağlı olarak anne adaylarının %50’sinde oluşurlar. Estetik görüntü bozukluğu yaratacak çatlaklar oldukça enderdir. Cilt çatlaklarının önlenmesi için maalesef hiçbir krem etkili değildir. Sadece nemlendirici özelliklerinden yararlanılabilir. Vazelin, badem yağı, bebe yağı gibi kremler de kullanılabilir. Unutmayınız ki cildinizin çatlaması daha çok doğuştan var olan bir takım nedenlere bağlıdır ve bunlar sonradan düzeltilemez.

  • Bebeklerde Kalça Çıkığını Uzmanına Sorduk!

    Doğuştan kalça çıkığına dikkat! Ortopedi Ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Serkan Çağan, “Her yeni doğan yüz bebekten birinde görülmekle birlikte, ailelerinde kalça çıkığı varsa bu oran % 20-30 olmaktadır.” diyerek aileleri uyarıyor.

    Doğuştan kalça çıkığı nedir ve nelere yol açar?
    Op. Dr. Serkan Çağan: Kalça çıkığı erken tanı ile tedavisi kısa ve başarılı olmakta, geciktiğinde ise tedavi uzun sürmekte ve sakatlıklara yol açan bir hastalıktır. Kalça eklemi, uyluk kemiğinin küre şeklindeki başı ve leğen kemiğinin asetabulum denen fincan şeklindeki bölümlerinden oluşur.

    Kalça çıkığı nasıl oluşur?
    Op. Dr. Serkan Çağan: Üç şekilde oluşur:

    1. Asetabuler displazi: Yuva yeterince derin değildir, ancak hiçbir rahatsızlık vermez, yetişkin ve yaşlılıkta artroza (kireçlenme) yol açar.
    2. Yarı çıkık: Çocukluk çağında ağrı ve çabuk yorulmaya yol açar.
    3. Tam çıkık: Asıl problem olanıdır, yuva küçük olduğu kadar buraya oturan başta da deformite vardır.

    Kalça Çıkığının Sebepleri nelerdir?
    Op. Dr. Serkan Çağan: Nedenleri şu başlıklar altında toplamak mümkün:

    1. Aile öyküsü: Her yeni doğan yüz bebekten birinde görülmekle birlikte, ailelerinde kalça çıkığı varsa bu oran % 20-30 olmaktadır.
    2. Anne karnında ters duran bebekler.
    3. Kız bebekler: Kız bebeklerde, erkeklere göre 6-9 kat daha fazla görülmektedir.
    4. Annenin ilk bebeği: Tüm DKÇ vakalarının % 60-70’i ilk doğan bebekte görülmektedir, çünkü anne karnı-rahim henüz dardır, gergindir, bebeğin rahim içi hareketleri kısıtlanır.
    5. Çevresel-doğum sonrası sebepler: Ailelerin tek önlem alabileceği ve bilinçli yaklaşabileceği sebeptir.

    Alınabilecek önlemler var mıdır?
    Op. Dr. Serkan Çağan: Sadece yukarıda bahsettiğim beşinci madde için önlem alınabilir. Bunun için:

    • Kundak yapmayın, bir günlük uygulama bile kalça çıkığına yol açabilir.
    • Bebeği yatarken rahat bırakın, bebek bacaklarını iki yana açacaktır, ortada birleştirmeye çalışmayın.
    • Altını değiştirirken ayaklarından tutup kaldırmayın, kalçanın altından destekleyin.
    • Rahat ve bacak hareketlerini engellemeyecek giysiler giydirin.
    • Kucağınızda taşırken bacaklarını ayırıp belinize oturtun.

    Kalça Çıkığı Tanısı Nasıl Konulur?
    Op. Dr. Serkan Çağan: Özellikle ilk 6 ayda erken tanı ile fark edilen DKÇ hastalarında iyileşme %100 olur. Tanıda doktorun muayenesi çok önemlidir. Ancak muayenede kalça çıkığı tanısı koymak her zaman mümkün olmayabilir, en iyisi 1. ay dolduğunda yapılacak kalça ultrasonografisi ile tanı kesinleşir, 4. aydan sonra kalça ultrasonografisinin değeri azalır, röntgen çektirmek gerekir.

    Anneler kendileri anlayabilir mi?
    Op. Dr. Serkan Çağan: Annelerin dikkat edebileceği noktalar vardır.

    • Kalça ve uyluk iç kısımlarındaki deri katlarının şekil ve sayısının eşitsizliği.
    • Her iki bacak arasındaki uzunluk farkı.
    • Bacaklarını tam yana açamama.
    • Geç yürüme.
    • Yürüdükten sonra topallama.

    Kalça çıkığı tedavisi nasıl yapılır?
    Op. Dr. Serkan Çağan: Tedavi 3 ayrı zamana göre yapılır, ilk 6 ayda fark edildiğinde aileye önerilecek basit önlemler veya bacak askıları ile düzelme sağlanmaktadır. 6-18 ay arasında anestezi altında çıkığın yerine konması ve alçılama tercih edilir. 18. aydan sonra ise ameliyat önerilir.

  • Bebeklerde Yüzme

    Türk bebekleri de suyun altında yüzecek

    Yeni doğmuş bebeğiniz Türkiye’de de yüzme dersi alabilecek. Ayşe Natalie Akcan’ın kurduğu “Aquababies” adlı kursta 2 günlük bebeğiniz bile küçük bir balık gibi yüzebilecek.

    Esra SERT
    ntvmsnbc

    İSTANBUL – Ayse Natalie Akcan tarafından kurulan ve İstanbul’da faaliyete geçen “Aquababies” adlı bebeklere yönelik yüzme kursuyla Türkiye’de bu alanda bir ilke imza atıldı.

    Gerçi bunu bu kurs açılmadan daha önce deneyen anneler de var. Aşağıdaki görüntüler Begüm 7 aylıkken Alaçatı’da çekilmiş.

    9 ayık kızı Begüm yeni doğduğu dönemde gaz sancısı çektiği için sıkıntılı günler geçiren Akcan kızının sadece suda rahatladığını fark etti.

    Yurtdışında muadillerini gördüğü bebeklere yüzme dersi verilen bir yer aradı ama bulamadı. Sonuçta kendi kızına bu imkanı tanıma isteği onu İngiltere’de bu eğitimi almaya itti.

    “YA BEBEĞİM BOĞULURSA?”
    Bebekler belirli bir yaşa kadar suyun üzerinde yüzemiyorlar. Gerekli kas koordinasyonları yok. Ama suyu altında çok rahat yüzüyorlar. Bundan çok da zevk alıyorlar.

    Her Türk annesinin içindeki korkuyu Ayşe Natalie’ye sordum: ’Ya bebeğimiz boğulursa?’’

    Öğrendim ki bebekler doğduklarında dalma refleksini kullanarak suyun altında nefeslerini tutabiliyorlar. “Aquababies” programı sadece bu doğal refleksi kullanıp bebeklerin suyun içinde kendilerini güvende hissetmelerini sağlamayı amaçlıyor.

    Yani onlara yüzmeyi öğretmekten ziyade doğal olarak bildikleri bir yetiyi güvenli bir ortamda hayata geçirmelerini sağlıyor. İlk derste bebek 1-2 saniye yüzme yaparken kurun sonuna doğru 20 saniyeye kadar bile nefesini tutabilen bebekler oluyor.

  • Yenidoğan Bebeklerin Giydirilmesi

    YENİDOĞAN GİYDİRİLMESİ
    Bebeğinize kundak yapmayınız. Kundak doğumda normal olan bebeğin kalçasında çıkıklığa yol açabilir. Bunun yerine bebeğinize onlar için yapılmış zıbın, tulum, pijama şeklinde giysileri giydiriniz. Bazen bebeklerin kaburga kemiklerinin (bazen eyeleri derler) batmaması için göğüs çevresine sıkı sıkıya bir sargı yaparlar. Bunu da yapmayınız, bu sargılar bebeğinizin nefes alıp vermesini güçleştirir. Bebeğiniz için çarşıdan aldığınız giysileri paketini ilk siz açsanız bile yıkamadan giydirmeyiniz. Pamuklu, yumuşak dikişli, rahat ve kolay yıkanıp ütülenebilen, tüylü olmayan kumaşlardan yapılan bebek giysilerini ve battaniyelerini tercih ediniz. Bebeğinizin giysi ve battaniyelerini, havlu ve nevresimlerini sabun veya sabun tozu ile yıkayınız ve ütüleyiniz. Üşümemesi için ne kadar giydireceğinize gelince; yetişkinlere göre bir kat fazla giysi giydirilmesi, uykusu sırasında üzerinin örtülmesi yeterlidir. Giyimli olduğu halde elleri soğuksa üşüyor olabilir, kolayca terliyorsa fazla giydirilmiş olabilir. Koltuk altından derece ile ölçülen vücut ısısı 36-36.5°C ise üşümüyor demektir.

  • 10 Aylık Bebeklerde Ağlarken Katılma

    “Son zamanlarda, bebeğim ağlarken katılmaya başladı. Bugün o kadar uzun süre nefesini tuttu ki neredeyse kendinden geçecekti. Bu tehlikeli olabilir mi?”Değişmez bir şey varsa o da, bebek nefesini tuttuğunda asıl acıyı ebeveynler çeker. Bebek katılıp morardıktan sonra, otomatik solunum merkezinin devreye girmesi ile saniyeler içinde normale döner. Ama bunu gören ebeveynler saatler boyunca düzelemez.Nefes tutmak, sinir, hayal kırıklığı veya ağrı gibi hisler ile tetiklenir.

    Bu durumlarda ağlamanınşiddeti giderek artar, zamanla histerik bir halalır, bebek hiperventilasyon( derin ve sık solunum)yapmaya başlar ve sonunda nefes almayıkeser. Hafif durumlarda sadece dudaklar mavileşir.Bazen ağır durumlarda tüm vücut mavi olur,hatta bebek kendinden geçer. Kendinden geçtiğisırada vücudu kaskatı kesilebilir. Bu olay genelliklebir dakikadan kısa sürede düzelir, yanihiçbir beyin hasarı oluşmaz.Her beş bebekten bir tanesi herhangi bir zamandakatılabilir.

    Bazen bu olay arada sıradaolurken, bazen günde bir iki defa tekrarlar. Katılmadaha çok aile ortamında olur ve 6 ay ile 4 yaş arasında sıktır. Fakat daha erken de başlayabilirya da daha uzun sürebilir. Epilepsi nöbetinden ayrılabilir (zaten bir ilgisi yoktur).Katılma da ağlama tetikleyici bir faktördür ve bebekkendinikaybetmeden önce mavileşir. Epilepsininağlama ile bir ilgisi yoktur, çocuk nöbet öncesimavileşmez.Katıldığı için kendinden geçen çocuklar içinhiçbir tedavi gerekmez. Zaten bu alışkanlığıngeçmesinin tek çaresi zamandır. Tabii ağlamaylasonuçlanacak olayları azaltmada kimi taktiklerişe yarayabilir:

    • Bebeğinizin yeterince dinlendiğinden eminolun. Yorgun çocuklar bu işlere çok daha yatkındır.
    • Her sorunu savaş haline getirmeyin. Sizinotoriteniz tartışılamaz ama bunu sürekli ispatetmeniz gerekmez.
    • Katılma krizi başlamadan önce müzik,oyuncakveya başka bir gereç yardımıyla bebeğinizisakinleştirmeye çalışın (fakat yiyecek vermeyin-bu alışkanlık yaratır).
    • Mümkünse tüm ailedeki stresi en aza indirmeyeçalışın
    • Katıldığında soğukkanlı davranmaya çalışın.Çünkü sinirlenirseniz, durum daha kötüleşebilir.
    • Katılma krizinin ardından beyaz bayrak sallamayın.Çünkü bebeğiniz isteklerinin bu yolla karşılanacağını anlarsa, bu hareketi daha sık yapmayabaşlar.

    Eğer bu katılma nöbetleri bir dakikadan uzun sürüyorsa, ağlamak ile ilişkisi yoksa, başka şeylerden şüphe ediyorsanız doktorunuzu arayın.

  • Bebeklerde Kemik Kırılması

    Düşme ve çarpma gibi kazalar sonunda zaman zaman kırıklara rastlanılır. Kırık bölgesinde ağrı ve şişlik bazen kanamayabağlı morarma gibi şikayetler olabilir. Kaza geçirmiş hastanın hastaneye taşınması işlemini bilinçli yapmalıyız. Aksi halde fayda yerine zarar verebiliriz.Kırılan kemik mümkün olduğu kadar hareketsiz hale getirilmelidir.

    Böylece ağrı azalır, kırığın büyümesi, kırık uçlarınınçevredeki dokuları keserek onlara zarar vermesi ve kanamanınartması önlenmiş olur. Bu maksatla varsa atel dediğimizbu iş için yapılmış cihazlar, yoksa yeteri kadar uzunluğasahip sert, mümkünse yassı ve kırılan organı kapsayacak genişliktebir tahta parçası veya kalın mukavva kullanılır.

    Ayak bileği kırıklarında ayaktan dize kadar kaval kemiği kırıklarında kalçaya kadar kalça kemiği ve uyluk kemiği kırıklarındaayaktan koltuk altına kadar uzanan atel uygulamak gerekir.

    El bilek kemiği kırıklarında uzunluğu parmak uçlarındandirseğe, kol kırıklarında ise koltuk altına kadar uzanan ateluygulanır.Atel yerleştirildikten sonra, sargı bezi kullanılarak yoksa tülbent veya başka bez parçalarıyla kırık organ atele sarılarak hareketsiz hale getirilmiş olur.Aksi halde hem kırık büyüyebilir hem de kırılmış olan kemik uçları çevre dokuları zedeleyerek zarar verebilir.

    Boyun kırıklarında hastanın başı düz veya hafif geriye itilmişolarak durur. Öne eğmeye çalışmak tehlikelidir. Hastanın başı hareket ettirilmeden sedyeye alınmalıdır. Aynı şekilde omurga kırıklarında da vücut oynatılmadan hastanın altına sedye veya vücudu kaplayacak geniş tahta veya kapı gibi bir cisim sürülerek taşıma gerçekleştirilir. Aksi halde hastada felç gelişmesine yol açılabilir.

  • Yenidoğan Bebeklerin Uykusu

    YENİDOĞAN BEBEK UYKUSU
    Dünyaya yeni gelen bir bebek annesini emmesi ve alt bakımının yapıldığı zaman dışında kalan bütün zamanını uyuyarak geçirir. Uyanır, altı temizlenir, beslenir ve hemen tekrar uykuya dalar. Herhangi bir şey onu rahatsız etmezse bu böyle sürer gider. İkinci aydan itibaren yavaş yavaş çevresini fark etmeye ve ilgilenmeye başlar ve her geçen gün uyanık kaldığı süre artar.

    Özellikle beslenme sonrası onu midesini sıkıştırmadan, başını yukarıda, dikkatlice tutunuz, çünkü ilk dört ay yemek borularının kas tonusu tam gelişmediği için çok kolay kusarlar. Buna bir de gazlarını çıkarırken olan kusmaları eklersek ilk zamanlar onlar kusmak için zaten hazırmışlar gibi görünür. Ancak bunlar minik kusmalardır. Bebeğin başını omuzunuza koyarak sırtını sıvazlayıp parmaklarınızla minik minik vuruyormuş gibi yaparak gazını çıkarmasını sağlayınız. En az bir defa gark deyesiye kadar bu işlemi sürdürünüz, ondan sonra bebeğinizi yatırabilirsiniz. Beslenme sonrası onu başı yaklaşık 20-30° yukarıda olacak şekilde ve sağ yanına doğru yatırırsanız midesinin barsağına boşalması daha kolay olur ve daha az kusar. Hemen beslenme sonrası sırtüstü yatırıldığında, kusarsa eğer kusmuğunu soluk borusuna kaçırabilir, zaten yüzükoyun yatırıp bırakılmayacağını biliyorsunuz.