Bebek

  • Yeni Doğan Bebeklerde Biberonla Beslemede Kolaylıklar

    • Küçük bir bebeği biberonla besleme konusundadeneyimliyseniz -kardeşiniz, baktığınız birbebek veya arkadaşınızın bebeği- bebeği kollanmzaaldığınız an hangi tekniğin en doğrusuolduğunu kavrarsınız. Eğer deneyimli değilsenizbiberonla beslemenin esaslannı bilmeniz gerekir:
    • Bebeğin yanağına parmağınızia veya emziğinucuyla hafifçe vurarak “mama saatinin geldiğini”haber verin. Bu sayede bebek vurmayönüne doğru dönecektir. Daha sonra biberonunağzını bebeğin dudaktannın arasına yerleştirinve emıneye başlamasını seyredin.
    • Biberona biraz eğim vererek mamanın biberonunağız kısmını tamamen doldurmasınısağlayın. Böyle yapmazsanız ve bir kısmına havadolarsa bebek hava yutar, bu da bebekte gaz yapar;bu durum her ikiniz için de keyifsizdir. Bu,otomatik olarak havasını boşaltan ve hava keselerinigideren biberonlarda gereksiz bir önlemdir.
    • Bebek ilk günlerde fazlamama almak istemezseçok endişelenıneyin. Başlangıçta bebe ğin beslenme gereksinimi çok azdır; bu sıradameme emen bebek tabiatananın kendisine bağışladığıkadar (bir çay kaşığı kolostnıın) sütlebeslenınektedir. Hastanede size dolu (120gr) biberonlar verilir, fakat bunlann tamamenboşalmasını beklemeyin. Biberonun yansınıemdikten sonra uyuyakalan bebek size yeterincedoyduğunu anlatmaya çalışıyordur. Fakatküçük bir miktar aldıktan sonra yaygarayaparsa, kafasını çevirirse veya biberondanuzaklaşıp emziği ağzına bir daha almayı istemezsegeğirme ihtiyacı duyuyor olabilir. İyibir yudumdan sonra biberon hala reddediliyorsaöğün tamamlanmış demektir.Öğün sırasında bebeğinizin aldığı besinmiktan kilosu arttıkça artacaktır; bebeğiniz birkaçgramdan 0.2 kg’a varan ölçülerde kilo alabilir;öyle ki, 12.haftaya ulaşıldığında toplam0.9 kg almış olabilir. Bebeğiniz düzgün biçimdekilo almaya devam ettikçe her gün nekadar besin veya kilo aldığı konusunda endişelenıneyin.
    • Biberondaki mamanın ağızlıktan akma hızının uygun olduğundan emin olun. Bunubiberonu ters çevirip birkaç kez saliayarakkontrol edebilirsiniz. Süt dökülüyor veya fışkırıyorsaçok hızlı akıyor demektir; bir veyaiki damla akıyorsa hızı çok yavaş demektir.Önce biraz sütfışkırıyor ve sonra birkaç damlageliyorsa hızı uygun demektir. Bebeğinizinemmesini gözleyerek de bu konuyla ilgili ipucuelde edebilirsiniz. Bebek birkaç kere biberondanemıneye çalışıyor ve sonra hayal kınklığınauğramış görünüyorsa ağızlıkla ilgiliproblem olmadığını ve sütün akış hızının çokyavaş olduğunu düşünün. Öte yandan bebekçok fazla yutkunuyor ve gurulduyorsa, süt ağzınınkenarlanndan akıyorsa akış hızı çok fazlademektir.Problem kapağın kapatılma şeklinde olabilir.Çok sıkı kapatılmış kapak kısmi vakumetkisi yaratarak akışı önler; kapağın gevşetİlmesİsütün daha kolay akmasını sağlar. Kapağınayarlanması akışı etkilemiyorsa problemağızlığın deliğinde olabilir. Süt çok hızlı akıyorsadelikçok büyük demektir. Emziğin birkaçdakika kaynatılması deliğin çapını küçül tür fakat küçülme olmazsa ya emziği atmanız yada bebeğin büyümesini bekleyip bunu küçükdelikli biberonla değiştirmeniz gerekir. Akış hızıçok yavaşsa delik de küçüktür. Çengelli iğneyiveya büyük çaplı bir iğneyi iyice ısıttıktan sonradeliğe sokarak veya tahta bir kürdanı deliğe sokupçevirerek ve arkasından beş dakika kaynatarak genişletebilirsiniz. Ya da yeni bir delik açın.
    • Gece verdiğiniz öğünleri biberonu yatağınbaşucunda tutmanız sağlayan bir alet yardımıylakolaylaştırabilirsiniz. Bu sayede biberon sizkullanıncaya kadar soğuk kalır ve oda sıcaklığınagetirildiğinde birkaç dakika içinde ısınır. Yada biberonu bebeğin odasında buzun içinde bekletİnve bebek yaygara yapmaya başladığındaduşun altında ılıştırarak verin.
  • Çocukların Dil Becerisi 1 Yaşındayken Öngörülebilir

    Beyin görüntüleme tekniği kullanılarak, henüz 1 yaşında, çocukların dil öğrenme becerisinin öngörülebileceği belirlendi.
    ABD’deki Washington Üniversitesi’nden bilim adamlarının yaptığı araştırma, beynin hipokampus ve beyincik bölgelerinin yapısının incelenmesiyle henüz 1 yaşındaki çocukların dil öğrenme becerisinin anlaşılabileceğini ortaya koydu.

    Araştırmaya imza atan bilim adamlarından Dilara Deniz Can, çocukluğun, doğum sonrası beyin gelişiminin en önemli dönemi olduğunu, araştırma sonuçlarının beyin yapısının daha sonraki dönemlerde dil becerisiyle bağlantılı bulunduğunu gösterdiğine dikkati çekti.

    MR ile 7 aylık 19 erkek ve kız çocuğunun beynini inceleyen bilim adamları, sinir hücrelerinden oluşan beyindeki gri yapılar ile farklı beyin bölgeleri arasında bağlantı kuran beyaz yapıların yoğunluğunu voksel tabanlı morfometri adı verilen bir ölçüm tekniği kullanarak belirledi.

    Araştırmacılar, 5 ay sonra laboratuvarda dil testi yaparak, çocukların anlaşılmaz sözlerini inceledi, çok kullanılan isim ve kelimeleri algılama, farkı sesler üretme becerilerini değerlendirdi.

    Beyincik ve hipokampus bölgesindeki gri ve beyaz yapıların yoğunluğunun fazla olduğu çocukların dile daha yatkın olduğu görüldü.

    Çocuklarda beynin bazı bölgeleri ile dil becerisi arasında bağlantı bulunduğunu gösteren bu ilk araştırmaya imza atanlardan Patricia Kuhl de bebek beyninin keşfedilmeyi bekleyen sırlarla dolu olduğunu, bu sırların keşfedilmesinin çocukların dili nasıl yetişkinlerden kolay öğrendiğine ışık tutabileceğini vurguladı.

    Kuhl ayrıca beynin hangi bölümünün öğrenmenin ilk aşamasıyla bağlantılı olduğunu bilmenin, çocuklarda gelişim bozukluğunun önceden belirlenmesine ve tedaviye yardımcı olabileceğini ifade etti.

  • Bebeklerde Emzirme İle İlgili Yanlış İnanışlar

    • Küçük göğüsleriniz varsa ya da memebaşlarınız düzse emziremezsiniz.Gerçek: Dış görünüş, hiçbir şekilde, sütyapımını ya da annenin süt verme yeteneğinietkilemez. Tüm göğüsler ve meme başları, nebüyüklükte ve ne şekilde {)!ursa olsun, aç birbebeği tatmin edebilir. Uyarıldığı zaman ereksiyonauğramayan içe çökmüş meme başlarınıntam olarak işlevini yapabilmesi için dahafazla hazırlık gerekebilmektedir.
    • Emzirmek çok zordur.Gerçek: Bebeğinizi emzirmek gerçektençok kolay olacaktır. Göğüsler, biberondan farklıolarak, bebeğinizin hazır olduğu her zamanhazırdır. Plaja giderken onları yanınıza alıpalmadığınızı düşünmez ve sıcak güneşin altındaiçindeki sütün bozulmasından endişeduymazsınız.
    • Emzirmek sizi kısıtlar.Gerçek: Emzirınenin, zamanlarının çoğunubebekleri ile geçirınek isteyen anneler içindaha uygun olduğu bir gerçektir. Bununla birlikte,sütlerini biriktirmek ya da zaman zamanbebeklerine mama vermek isteyen anneler, çalışma ihtiyaçlarını ya da sinemaya veya günboyu süren bir serninere giderek- ve emzirmearzularını bir arada tatmin edebilirler. Bebekledışarı çıkma zamanı geldiğinde ise, nereye gideceğiya da ne kadar kalacağı bir sorun oluşturmadanyanında her zaman bol miktarda yiyecekbulunan ve emziren bir anne çok dahaözgürdür.
    • Emzirmek göğüsterinize zarar verir.Gerçek: Emzirmek, göğüslerinizin şekli vebüyüklüğü üzerinde kalıcı bir etki oluşturmaz.Birçok insan bu gerçeğe çok şaşırmaktadır.Genetik faktörler, yaş, göğüsterinizi yetersizdesteklemek (sutyensiz dolaşmak) ya da gebeliksırasında aldığınız fazla kilolar nedeniyle,çocuk sahibi olduktan sonra göğüslerinizeskisinden daha gevşek olabilir. Fakat bu konudaemzirmek suçlanmamalıdır.
    • Emzirmek babayı dışlar.Gerçek: Bebeğinin bakırnma katılmak isteyenbir baba, bunun için birçok fırsat yaratabilir-yıkamak, altını değiştirmek, tutmak, sallamak,oyun oynamak ve katı gıdalara geçildiktensonra “trenleri tünele göndermek”.
  • Yeni Doğan Bebeklerde Ruhsal Yaşam

    Ruhbilimciler duyusal uyarılara gösterilen ruhsal karşılıkları belirlemek üzere, çocuklardan motor tepkiler elde etmeyi sınadılar.Ama bu deneyler bebelerde ruhsal bir yaşamın varlığını belirlemedebaşarısızlıkla sonuçlandı. Oysa istediği kadar ilkel olsun,gönüllü hareketin öncesinde ruhsal bir yaşamın varlığı zorunluydu. Duygu, ilk güdü yerine geçiyor. Örneğin, Levine’in hareketliresimlerle yaptığı deneylerde saptandığı gibi, çocuk istediği eşyayabütün vücuduyla uzanıyor. Ancak gelişip hareketlerini koordine edebildikten sonradır ki, çeşitli faaliyetlerini birbirinden ayırt edip,istediği eşyaya doğru sadece elini uzatmakla yetinebiliyor.Bunun bir başka örneği: Karşısında konuşan yetişkinin dudaklarındangözlerini ayırmayan dört aylık bebenin, yetişkinin sesiyleilgilendiği kendi dudaklarının hareketlerinden, özellikle başınıtutuş biçiminden belli oluyor. Altı aylıkken çocuk birkaç belirginhece denkleştirebiliyor. Ama bu sesleri çıkarmadan önce, cankulağıylayetişkinleri dinlemiş ve gizliden gizliye kendi konuşma organ ..larını harekete geçirmiştir. Bu da hareketlerine canlılık sağlayanbir ruhsal ilkeye sahip olduğunu gösteriyor. Böyle bir duyarlılığınvarlığı deneylerden değil, gözlemlerden çıkarılabilir. Bu ilk çağlardaruhbilimsel deneyler, enerjilerini boş yere harcattıracağı için,çocuğun ruhsal yaşamı yolundaki çabalarına zarar verebilir.Çocuğun ruhsal yaşamını Fabre’ın böcekleri gözlemlernede kullandığı yönteme benzer bir yöntemle gözlemleyebiliriz. Fabre böcekleri kendi doğal çevrelerinde işleriyle uğraşırken tedirgin etmeden gözlemleyebilmek için bir kenara gizlenmişti. Biz de çocuğuduygularıyla dış dünyadan bilinçli izienimler toplamağa başladığısırada gözlemleıneğe girişmeliyiz. Çünkü ancak o zaman yaşamıçeşenin zararına olmak üzre kendiliğinden gelişmeye başJ!amışsayıla bilir.Çocuğa yardım etmek isteyenlerimizin ince gözlemlere, gösterişliyorumlara ihtiyacı yoktur. Yeter ki çocuğa yardım etmeyi gerçektenistesin ve sağ duyuyla donatılmış olsunlar.Bu gözlemin ne derece basit olduğunu anlamak için birkaç örnekyeter de artar bile. Çocuk ayakta duramadığı için hep sırtüstüyatırılması gerektiğine inanılır. Çocuk ilk izienimlerini çevresindenderleyecektir, yani sade yeryüzünden değil, gökyüzünden de-oysagöğe bakmasına olanak tanınmaz. Sadece yattığı odanın o tekdüzeli,beyaz tavanını seyretmesine izin verilir. Merak içindeki ruhunubesieyecek şeyleri görmesi gerektiği akla gelmez. Bazı yetişkinlerçevresinin tekdüzeliğini gidermek için birşeyler gerektiği kanısınavarırlar. Çocuğun başı üzerine iple top, çan gibi şeyler asarlar, durupdurup sallarlar. Çocuk, çevresinden imgeler derleme tutkunlu ğu içinde, bu sallanan nesneyi gözleriyle izler. Oysa çocuğun yapaydurumuyla söz konusu nesnenin tekdüzeli hareketi ana-babanınbu sözüm ona yardımını boşa çıkardığı gibi, bebenin çabalarıda doğal olmaktan uzaktadır, bu yüzden de zararlıdır.En iyisi, bebeyi hafifçe meyilli bir yere koymaktır, böyleceçevresinin tümünü göz altında bulundurabilir. Daha da iyisi, oncağızıbahçeye çıkarmaktır ki, çiçekleri, nazlı nazlı salınan bitkilerigörebilsin.Çocuğu aynı yere bir kez değil, birkaç sefer çıkarmalı ki, aynışeyleri göre göre onları tanısın, değişik durumlarını kavrasın, canlınesneleri cansızlardan ayırdedebilsin.

  • Bebeğinizin Beslenmesinde Nelere Dikkat Edilmeli

    Bebeklerin Beslenmesinde Nelere Dikkat Etmeli
    – Bebeğinizin midesi ancak kendi yumruğu kadardır. O halde onu sık sık doyurmayı unutmayın.
    – Zamanla bebeğinizin acıkmalarının arası uzar. Halbuki ana rahminde iken bebeğinizin beslenmesi hiç kesintisiz devam ediyordu.
    – Bebeği “yalancı meme” ve ona benzer şeylerle aldatmayın.
    – Bebeğinizi sütünüz ya da sütünüz yetmiyorsa onun yerine tutabilecek bir besin maddesiyle beslemeyi ihmal etmeyin.
    – Bebeğinizin her ağlaması açlığından değildir. Gerçek sebebini araştırın.
    – Beslenmesi için bebeğin sakinleşmesini temin edin.
    – Bebeğinizin beslenmesinde “biberon” gibi araçlar da kullanablirsiniz. Biberonu yatık vaziyetteki bebeğinize verin, tutturun ve düşürmemesine yardımcı olun.
    – Bebeğinizi boğacak gibi tutmayın. Rahat ve kendi tercihini dikkate alarak besleyin. Daha başka değişik şekillerde de beslenebilmesi için yollar deneyin. Esnekliği elden bırakmayın.
    – Bebeğinizle evinizin değişik yerlerinde uzanın, yatın.
    – Bebeğinizle konuşma denemeleri yapın, ona sokulmayı ihmal etmeyin.
    – Bebeğinizle her fırsatta sıcak ve yakın ilişki halinde olun.

  • Yeni Doğan Bebeklerin Hassas Ciltlerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Uni Baby danışmanı Dr. Gökhan Mamur yenidoğan bebeklerde cilt bakımıyla ilgili en sık sorulan soruları yanıtlıyor. Kadife gibi hassas bir cilde sahip olan bebeğinizin bakımına çok özen göstermeniz ve kullandığınız ürünlere çok dikkat etmeniz gerekiyor.

    Bilinçsizce kullanılan ürünler bebek cildinde ne gibi sorunlara neden olabilir?
    Bebeklerin cildi çok ince ve geçirgen olduğundan dolayı, uygulanacak ürünler dikkatlice seçilmeli ve yönergesine uygun kullanılmalıdır.

    Uygun olmayan ürünler bebeğin cildinde alerjik tepkilere, kızarıklıklara, kaşıntılara, kuruluğa, sulu yaralara, ağrıya, şişliğe, mikrobik hastalıklara, kanda kimyasal dengesizliğe hatta normal hormon salgılanmasında aksaklıklara bile yol açabilmektedir.

    Yenidoğan cildinde alerji olmaması için nelere dikkat etmek gerekiyor?
    Bebeğin cildinde herhangi bir sorun yoksa o zaman herhangi bir şey uygulamak şart değildir.

    Bazı bebeklerin ciltleri ise çok hassas olduğundan dolayı cilt hastalığına karşı önlem sağlayan ürünler kullanılabilir.

    Ancak gerçekten ihtiyaç duyuyorsa elbette ona yardımcı olmalıyız, örneğin popoda pişik varsa, pişik giderici krem kullanılabilir. Ne kadar az ürün kullanılırsa, alerji olma ihtimali o kadar azdır. Ancak herhangi bir ürün kullanılacaksa da, o zaman ürünün içeriğine çok dikkat edilmeli. Temizlik için su ve pamuk kullanılmalıdır.

  • Bebekleri Kundağa Sokmak Kalça Çıkığına Neden Oluyor

    Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Tayfun Açıkgöz, bebeklerin kundaklama alışkanlığının kalça çıkıklarına neden olduğunu belirterek teşhis koymada yaşanan gecikmelerin de ameliyatsız tedavi şansının kaybolmasına yol açtığını söyledi.

    Doruk Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Tayfun Açıkgöz, gelişimsel kalça çıkığı hastalığının kız çocuklarında daha çok rastlandığına dikkat çekerek “Ülkemizde, 15 bin kalça çıkıklı bebek bulunmaktadır. Tedavi edilmediğinde sakatlıklara neden olması ve erken dönemlerde uygulanan tedavilerden iyi, yüz güldürücü neticeler alınması nedeniyle erken teşhis ve tedavisi son derece önemli” dedi.

    Hastalığın belirtilerini yürüme öncesi ve yürüme sonrası dönem olmak üzere ikiye ayıran Op. Dr. Tayfun Açıkgöz, “Yürüme öncesinde belirtileri, bacak büklümlerinin sayıca ve derinlikçe eşit olmaması, bacakların yanlara açılmasının sınırlı oluşu, bükülmüş olan dizlerin aynı seviyede bulunmaması ve bacakta kısalığın bulunması olarak sayabiliriz. Yürüme sonrası döneminde ise, çocuğun yürümesinin gecikmesi, yürümede aksama ve bacakta kısalığın bulunuşu bebeklerde kalça çıkığı hastalığının belirtileridir” diye konuştu.

    Ülkemizde gerek yakın akraba evliliklerinin sıklığı, gerekse kundak kullanma alışkanlığının süregelmesinin gelişimsel kalça çıkığı hastalığının yüksek oranda görülmesine sebep olduğunu vurgulayan Op. Dr. Açıkgöz, “Teşhis koymada yaşanan gecikmeler, bebeklerde ameliyatsız tedavi döneminin yitirilmesine sebep oluyor” diyerek bebekleri kundak yapma alışkanlığından vazgeçilmesini istedi.

  • Bebeklerde Kalça Çıkığı

    Uzmanlar, yeni doğan bebeklerde görülme riski Avrupa’ya göre Türkiye’de daha yüksek olan ’kalça çıkığına’ karşı aileleri uyarıyor.

    Yeni doğan bebeklerde görülme riski Avrupa’ya göre Türkiye’de daha yüksek olan ’kalça çıkığına’ karşı aileleri uyaran uzmanlar, ilk 6 ayda ameliyat gerekmeden tedavi edilebilen bu rahatsızlığın teşhisi için kalça ultrasonu çektirilmesini öneriyor.

    Antalya Kamu Hastaneleri Birliği’ne (AKHB) bağlı Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli uzman doktorlar, aileleri kalça çıkığına karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı. Yeni doğan bebeklerde, ’doğuştan kalça çıkığı (DKÇ)’ hastalığının Türkiye’de Avrupa’ya oranla daha çok görüldüğünü belirten uzmanlar, rahatsızlığın erken teşhisinin önemine vurgu yaptı.

    CİDDİ SAKATLIKLARA NEDEN OLABİLİYOR
    Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi Uzmanı Doç. Dr. Özkan Köse, Türkiye’de doğan her 100 bebekten birinde DKÇ riski olduğunu belirterek, “Kalça çıkığı tedavi edilmezse ileride ciddi sakatlıklara neden oluyor. Erken kalça ve bel kireçlenmesi, ayak kısalığı, topallama gibi sakatlıklar ortaya çıkabiliyor” dedi. Ailelerin kalça çıkığını göz ardı etmemesi gerektiğini kaydeden Doç. Dr. Köse, bu hastalığın gözle fark edilemeyeceğini ancak kalça ultrasonu ile tespit edilebileceğini söyledi. DKÇ’nin erken tanı konulduğunda tedavisinin çok basit yöntemlerle yapılabildiğine dikkati çeken Doç. Dr. Köse, “Ameliyat edilmeden basit bir bandaj kullanımıyla çözülebiliyor. Anlamanın yolu da ultrasondan geçiyor” diye konuştu.

    İLK İKİ AY ALTIN DÖNEM
    Doç. Dr. Köse, kalça çıkığının bebeğin doğumundan sonraki 6 ay içinde tespit edilmesinin önemli olduğunu, ilk 2 ayın ise altın dönem olduğunu ifade etti. Kalça çıkığının 6’ncı aya kadar tespiti halinde ameliyatsız tedavisinin mümkün olduğunu anlatan Doç. Dr. Köse, “Altıncı ayı geçtikten sonra artık basit yöntemlerle tedavi şansı ortadan kalkıyor. Mutlaka cerrahi yöntemler gündeme geliyor” dedi.

  • Sevginin Bebeğin Beyin Gelişimindeki Önemi

    Uzmanlar, toplumdaki “kucağa alma, alışmasın” gibi bir genel kanının aksine, bebeklerin kucağa alınmasını, sevilmesini, bu sevginin bebeğe gösterilmesini öneriyor.

    Kent Sağlık Grubu Çocuk nörolojisi Uzmanı Dr. Benal Çubuk az bilinen bir çocuk hastalıkları dalı olan çocuk nörolojisinin bebek ve çocukların beyin gelişimini ele alması bakımından en temel dallardan biri olduğunu, büyüme sürecinde çocuğun diğer organ sistemleri gibi, beyin ve sinir sisteminin de yaşa uygun gelişim kazanıp kazanmadığının mutlaka izlenmesi gerektiğini vurguladı.

    Çocuklarda nörolojik problemlerin akut ya da ani ortaya çıkabildiğini, durağan veya ilerleyici olabildiğini, düzelme yahut bozulmalarla seyredebileceğini aktaran Çubuk, tekrarlayan hastalıkların çocukluk çağının en yaygın nörolojik hastalıkları olduğunu söyledi.

    Çubuk, bunların büyük çoğunluğunu havale nöbetleri, katılma nöbetleri, baş ağrıları, bazı ender metabolik ve kas hastalıklarının oluşturduğunu ifade etti.

    Bebeğin doğduğu andan itibaren yabancı bir çevreyle karşılaştığını, anne rahmindeki sıcak ve güvenli ortamdan uzaklaşıp dış dünyayla karşılaştığını, bu dönemde bebeğin gereksinimlerinin karşılanmasının çok önemli olduğunu, bu dönemde de anne karnındaki sıcaklığı ve rahatlığı bulmak istediğini anlatan Çubuk, bu nedenle bebeğin sinir sisteminin gelişimi için ilk günlerden itibaren bakım, ilgi ve sevginin çok önemli olduğunu anlattı.

    İnsan beyninde milyarlarca sinir hücresi bulunduğunu ve her birinin ayrı bir işlevinin olduğunu dile getiren Çubuk, bu işlevler sayesinde de önce başını dik tutmak, ardından desteksiz oturmak, yürümek, konuşmak gibi bir gelişim sürecinin yaşandığını bildirdi.

  • Bebeklerde Katı Gıdalara Geçiş Düzeni Nasıl Kurulmalı?

    6 aylık bebekle ilgili sorular aslında 3 ana konuda…

    • Ek gıdaya geçişi nasıl yapmalı?
    • Çok sık uyanma konusuna nasıl bir çözüm bulmalı?
    • Çalışan anneler için uyku rutinlerinde belirtilen uykuya yatış saatleri bebeğe özel olarak ileri kaydırılabilir mi?

    6. ay itibarı ile ek gıda olayına geçmeye başladık. Ancak ben bir ayar tutturamıyorum. Ne vermeliyim, ne zaman vermeliyim, uykuyu etkiler mi? Herşeyi yemesi için ne yapabilirim? Mesela ilk denemelerimde kavanoz mamalarından meyve karışımları ve tavuklu bezelyeli püre verdiğimde itirazsız yedi. Ancak cam rende ile elma, armut, havuç gibi şeyler verdiğimde beğenmiyor. Yoğurt bazen istiyor bazen istemiyor. Bu ek gıdaları bir öğün gibi sürekli ve düzenli vermeye başlayamadım. Bana buna göre bebeğin yeme düzeni ile ilgili bir program verme şansınız var mı? Doğru bir programlama işleri daha kolaylaştırabilir diye düşünüyorum.

    Katı Gıdaya Geçişte Beslenme Düzeni

    6.ay katı gıdaya başlamak için güzel bir zaman… Can’ı katı gıdaya geçirmeye başladığım dönemi hatırlıyorum. Önce anne sütü ya da devam sütüyle karışmış pirinç lapası, sonra ev yapımı sebze püreleri ve meyve püreleri yedi. Takip eden aylarda çorbalara ve kahvaltılıklara geçti.

    Arada kavanoz mamaları da yedi. Ancak kavanoz mamaları her ne kadar bebekler için de yapılmış olsa, içinde bazı katkı maddeleri olabilir. Bu nedenle kavanoz mamasını bir öğün olarak düşünmekten ziyade, evde hazır maması olmadığında, dışarıya çıktığımıza ya da seyahate gittiğimizde vermeye çalıştım… Onun dışında yemeklerini hep 1 ya da 2 günlük olarak hazırlayıp, cam bebek kavanozlarıyla buzdolabında sakladım. Vermeden bir süre önce buzdolabından dışarıya çıkartarak oda sıcaklığına gelmesini beklemek ya da vaktim yoksa çelik tencerede ısıtmak yetiyordu.