Bebek

  • Tek Kullanımlık Bezin Bağlanması

    Bebeğin altını güzelce temizleyip ve eğer kullanıyorsanız koruyucu kremini sürdükten sonra, artık bezini bağlayabilirsiniz. Ellerinizi kağıt peçetelerle iyice silin, yoksa bezin önüne ya da yapışkan bantlarına bulaşan krem, bunların yapışmasını önler.2

    1.Bebek bezini yapıştırıcılar üste gelecek biçimde açın. Bebeğin bacaklarını bir parmağınızı ayak bileklerinin arasına sokarak kaldırın. Bezi, üst kenarı bel hizasına gelecek biçimde altına serin.

     

    2.Bezin önünü üste getirin.Erkek bebeğin pipisi aşağı yönelik olmalıdır, yoksa çişini beline doğru yapar.

    3.Köşelerden birini öne çekip yerine getirin ve bantın koruyucusunu sökerek yapıştırın. Köşenin bezin üst kenarına paralel olmasına dikkat edin.
    4.Öbür kenarı da aynı şekilde yapıştırın.Bunu yaparken bezin her iki bacağı da iyice sarmasına, bir yöne dönüp toplanmamasına dikkat edin.

    5.Bez, bebeğin belini iyice sarmalı ve arasına ancak tek parmağınızın girebileceği ölçüde sıkı olmalıdır. Sıkılığı kontrol edin, çok gevşek bağlanmışsa açıp yeniden yapıştırın.

    “15 aylık oğlumun altını değiştirirken uslu durmasın nasıl sağlayabilirim? Öyle çok kımıldıyor ki altını doğru dürüst temizleyemiyorum bile!”
    Kendine saygısı olan hiçbir bebek altı değiştirilirken heykel gibi durmaz, oysa ne yapıp edip bu işi de yoluna koymanız gereklidir. Önce daha hızlı ve kolay kullanılabilen tek kullanımlık bebek bezlerini deneyin. Üstelik çengelli iğne takılması gerekmediği için, bunları bağlarken çok hareketli de olsa çocuğunuza zarar vermeniz tehlikesi yoktur. Altını değiştirirken işe eğlence katmayı, onu gıdıklamayı, ilginç oyuncaklarla oyalamayı hep akılda tutun. Çok kirliyse, banyo küvetinde kauçuk paspasın üzerinde ayakta durdurup altına duştan ılık su tutarak yıkamanız daha kolay olacaktır. Sonra iyice kurulamayı unutmayın.

  • Bebeğinizle İletişime Geçin!

    Yaş: 3 Ay ve üzeri

    Araştırmalar bebeklerin iletişimi geliştirmek ve anlaşılmamayı azaltmak için işaret ve kol hareketlerinin kullanımından faydalandığını gösteriyor. Günlük kelimeler ve “yemek,” “içmek,” “uyumak,” “oynamak” vb. gibi faaliyetler için el kol hareketleri yapın. O kelimeyi her söylediğinizde ona uyan bir el işareti kullanın. Bu el işaretlerini bebeğin erkek ve kızkardeşlerine de öğretin. Yeni bebeklerin hecelemelerini engelleyen şeylerden biri de iletişim becerilerinin eksikliğidir. Bu, daha büyük çocukların bebekle bağ oluşturmalarına yardımcı olan ilginç bir deneyim olabilir.
    Eğer daha fazlasını öğrenmek isterseniz, bu başlık altında bir çok kitap var. Benim en beğendiğim Linda Acredolo ve Susan Goodwyn’in Bebek işareti’dir.
    * Fikir ve Tavsiye *
    Kızım 9 aylıkken bir gece ağlayarak uyandı. .. onunla yürüdüm, onu salladım, şarkı söyledim, onu sakinleştirmek için herşeyi yaptım. Bu, onun aniden “içmek” işaretini yapmasına kadar sürdü. Çok hayret verici birşeydi

  • Bebeklerde Ek Gıda

    Anne sütü alan bebeklere mama takviyesi verilmesinde herhangi bir sakınca yoktur. Genellikle işe başlayan ve düzenli olarak sütünü sağma olanağı bulamayan ancak emzirmeyi de tamamen bırakmak istemeyen anneler bebeklerine mama takviyesi vermeyi tercih etmektedirler.

    Bazı anneler de bebeklerinin yeterli büyümeyi sağlayacak anne sütünü alamaması nedeniyle mama takviyesi vermeye karar verebilmektedir.

    Bunun yanında pek çok anne de aile üyelerinden birinin ya da bebek bakıcısının arada sırada mama vermesinin anneye sağlayacağı özgürlükten yararlanma isteğiyle arada sırada mama takviyesi vermeyi düşünebilmektedir.

    Bebeğinize mama takviyesi verme nedeniniz ne olursa olsun, az miktarda anne sütünün dahi hiç anne sütü almamasından iyi olduğunu unutmamalı ve günde sadece bir ya da iki kez bile olsa, bebeğinizi mümkün olduğunca uzun süre emzirmeye devam etmelisiniz.

    Hazır mamalar bebeğin ihtiyacı olan tüm besinleri karşılasa da, bebeği çeşitli hastalıklardan koruyan bağışıklık ögelerini veremezler.

    Süt üretiminizin bebeğin talebi ile doğru orantılı olduğunu ve ne kadar az emzirirseniz memelerinizin de o kadar az süt üreteceğini de unutmamalısınız. Günde bir öğün bile olsa, bebeğe düzenli olarak mama takviyesi vermeye başlamanız durumunda süt üretiminiz de düşecektir. Diğer yandan haftada bir ya da iki kez mama takviyesi vermeniz süt üretiminizi etkilemeyecektir.

    Bebeğinizin yeterince süt aldığını nasıl anlarsınız?
    Annelerin çoğu bebek için yeterli sütü üretemediklerinden endişe ederler. Ancak kadınların çoğunun bebeğe bol bol yetecek kadar sütü vardır. Bebeğinizin yeterli miktarda süt alıp almadığını anlamak için şu noktalara dikkat edebilirsiniz:

    1 aylıktan küçük ve iyi beslenen bebekler sık sık hardal rengi kaka yaparlar. Bazı bebekler de her beslenme sonrasında bir kez kaka yapabilir. Ayrıca yeterince anne sütü alan bir bebek günde altı ile sekiz bez değiştirecek kadar idrar çıkarır.

    Bebeğin ilk üç ayda günde yaklaşık 28 gram ve 3-6 ay arasında günde yaklaşık 14 gram alması gerekir.

    24 saat içinde en az yedi kez emziriyor olmanız gerekir (ilk ayda emzirme sıklığı bir günde sekiz ile on iki kez olmak üzere daha da fazla olmalıdır).

    Bebeğinizin her an emmek istemesi her zaman aç olduğu anlamına gelmez. Bazı bebekler rahatlamak için emerler, bazıları güçlü bir emme dürtüsüne sahiptir ya da annesiyle temas kurmak istemektedir.

    Bebeğinizin yeterli ölçüde büyümesi için mama takviyesine gereksinim duyduğunu gösteren işaretler nelerdir?
    Bebeğinizin kilo alımı, büyümesi veya yeme alışkanlıkları konusundaki endişelerinizi mutlaka doktorunuza danışmalısınız. Doktorunuza danışmanızı gerekli kılabilecek işaretlerden bazıları:

    Yenidoğanda normalden daha fazla kilo kaybı olması. (Bebekler yaşamın ilk beş gününde doğum kilolalarının yaklaşık yüzde 5-10’unu kaybederler. Ancak beşinci günden itibaren günde yaklaşık 28 gram almaya başlamalı ve 2 haftanın sonunda doğum kilosuna yeniden dönmelidir.)

    Beş günlük olduktan sonra günde altı bezden daha az sayıda bez kirletmesi.

    Çoğunlukla huzursuz veya cansız olması.

    Emzirme sonrasında memelerinizi yumuşak veya boşalmış hissetmemeniz.

    Mama takviyesine başlarken uygulanabilecek belirli bir yöntem var mı?
    Bebeğinize hazır mama vermeye başlamadan önce en az bir aylık olmasını bekleyin. Arada sırada biberon vermenizin süt üretiminizi etkilememesi için öncelikle emzirme düzeninizi oluşturmalı ve süt üretiminizin iyice yerleşmesini beklemelisiniz.

    Bu yaşlardaki bebekler çoğunlukla biberonu veya yeni bir besin kaynağını denemekte çekimser davranmazlar. Bebeğiniz bir aylık olduktan sonra istediğiniz zaman mama takviyesine başlayabilirsiniz.

    Ne yazık ki mama takviyesine başlamanın belirli bir yöntemi yoktur. Bazı bebekler acıktıklarında ne verirseniz emmeye devam ederler. Bazıları da ilk birkaç seferde, özellikle de biberonu sizin vermeniz durumunda, biberonu reddedebilirler. Bunun nedeni bebeğin sizin kokunuzu alması ve sizin sütünüzü tercih etmesidir.

    Bebeğiniz anne sütünü biberondan almaya alışıksa geçiş biraz daha kolay olabilir, ancak biberonu ağzına aldıktan sonra gelen farklı tadı reddetmesi de mümkündür.

    Anne sütü ve mama biberonda karıştırarak verilebilir mi?
    Bebeğiniz biberonu tamamen bitirmezse değerli anne sütü ziyan olacağından, anne sütü ile mamanın karıştırılması önerilmez. Bunun yerine önce kendi sütünüzü vermeli, ardından bebek halen doymamışsa içinde mama olan yeni bir biberonu vermelisiniz.

    Mama takviyesi bebeği nasıl etkiler?
    Düzenli olarak mama takviyesi vermeye başlarsanız, bebeğiniz memeyi reddetmeye başlayabilir. Biberondan süt emmek daha kolaydır ve bebeğiniz de iştahlı bir bebekse biberonun bu rahatlığını tercih edebilir.

    Ayrıca bebeğinizin mama aldıktan sonra daha uzun süre tok kaldığını fark edebilirsiniz. Bunun nedeni bebeklerin mamayı anne sütü kadar hızlı sindirememeleri ve dolayısıyla daha uzun süre kendilerini tok hissetmeleridir.

    Mama almaya başladıktan sonra bebeğinizin bağırsak hareketlerinde de değişiklikler olacaktır. Hazır mama alan bebeklerin kakası sadece anne sütü alan bebeklerin kakasına kıyasla daha katı olacaktır.

    Kakanın rengi de sarımsı kahve veya kahverengi, kokusu ise daha keskin olacak ve büyük olasılıkla sadece anne sütü aldığı zamana kıyasla kaka sıklığı da daha az olacaktır.

    Hazır mamada sindirim sistemini yavaşlatan protein daha fazla bulunduğundan bebeğinizin birkaç günde bir kaka yapması da söz konusu olabilir.

    Mama takviyesine başladıktan sonra bebeğinizin kusması ya da kakasında kan görmeniz durumunda doktorunuzu aramalısınız. Bu süt hazımsızlığının bir belirtisidir.
    http://www.aile.org/index.php?bolum_yazi=1996 BU SAYFADAN ALINTIDIR.

  • Bebeklere Yasak Gıdalar

    Bir Yaşından Önce Bebeklere Bal ve Çikolata Yasak!
    Anne sütü; bir bebeğin büyümesi ve gelişmesi için gerekli olan besin maddelerini içermesi nedeniyle mükemmel bir besin kaynağı. Anne sütünün bebeğe sağladığı yararlar sayılamayacak kadar çok. Bu nedenden dolayı hekimler, bebeklerin ilk altı ay sadece anne sütüyle beslenmesini öneriyorlar. 6. ayın bitiminden sonra ise ek besinlerle birlikte 2 yıl anne sütü verilmesinin yararlı olduğunu belirtiyorlar. 6. ayın bitiminden itibaren bebeğin birçok farklı gıdalarla tanıştırılması; hem yeni tatlara alışması hem de sağlıklı beslenmesi açısından oldukça önemli. Ancak bebeklerden, 1 yaşına kadar uzak tutulması gereken besinler var. Bu besinler bebekte alerjiye ve zehirlenmeye neden olabiliyor ya da kuruyemişlerde olduğu gibi boğulma riski de yaratabiliyor. International Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Duygu Gür Ünal, bir yaş öncesi bebeklerin yasaklı yiyecekler listesini açıklıyor:

    BİR YAŞ ÖNCESİ YASAKLI YİYECEKLER :
    – Bal
    – Yumurta akı
    – İnek sütü
    – Çikolata, kakao
    – Çilek, domates, kivi, fıstık ezmesi gibi alerji potansiyeli yüksek gıdalar
    – Deniz ürünleri
    – Şarküteri ürünleri (salam, sosis, sucuk…)
    – Konserve ve dondurulmuş gıdalar
    – Katkılı, tuzlu, salçalı, baharatlı hazır gıdalar
    – Kuruyemiş, patlamış mısır, pastil, sakız gibi boğulmaya neden olabilecek taneli ya da yapışkan besinler (4 yaşına kadar verilmemeli)
    – Tüm diyet ürünleri (aksi doktor tarafından belirtilmedikçe)

    Elma Her Mevsim Verilebilir

    Ek gıdalara başlama konusunda annelerin dikkat etmesi gereken konular hakkında Dr. Duygu Gür Ünal, şunları söylüyor:

    “Bebeğinize vereceğiniz ilk gıdaların tek çeşitten oluşan, basit, alerji riski olmayan besinlerden seçilmesi gerekiyor. Sabah ve öğle öğünleri arasına ekleyeceğiniz meyve püresi, bebeğiniz için lezzetli bir başlangıç olabilir.
    İyi yıkanmış ve kabuğu soyulmuş mevsim meyvesinin bir dilimini (kışın: elma, armut,  yazın: elma, şeftali, kayısı) cam rendeden geçirerek pütürlü olarak yarı oturur pozisyondaki bebeğinize verebilirsiniz. Aynı meyvenin miktarını artırarak birkaç gün boyunca vermeniz olası alerji ve mide barsak problemlerini daha rahat gözlemenize yardımcı olabilir. Bebeğiniz meyve pürelerine alıştıktan sonra inek sütü ya da formül mamayla hazırlayabileceğiniz bir çay bardağı yoğurt, ikindi öğününe eklenebilir. Yoğurdu da sabah vermediğiniz meyve veya pekmez ile de tatlandırabilirsiniz.”

    Mevsim Sebzeleriyle Çorba Hazırlayın

    Dr. Ünal, bebeğin ayına göre uygun sebze çorbaları hazırlamak gerektiğini belirtirken, mevsimine uygun çorbalar yapılması gerektiğini vurguluyor. Patates, havuç, pirinç ve zeytinyağı ile hazırlanacak ve öğle öğününde verilecek sebze çorbasına kış mevsiminde lahana, brokoli, ıspanak, pırasa, kereviz, karnıbahar, yazın ise kırmızıbiber, kabak, enginar, taze fasulye, semizotu gibi sebzeler eklenebileceğini belirtiyor.

    Besinleri Blenderdan Geçirmeyin

    Bebekleri pütürlü gıdalara alıştırmak posa alımlarını da kolaylaştırıyor. Ancak anneler bebeklerin pütürlü gıdaları alamayacağını düşünerek blenderdan  geçirip tamamen sıvı hale getiriyor. Tamamen pütürsüz yemeye alışan bebek, daha sonra pütürlü gıdaları yemeyi reddediyor. Bu nedenle annelerin sebze çorbasını blender yerine tel süzgeçten geçirmesi ya da çatalla ezerek püre haline getirmesi gerekiyor.

  • Bebeğin Bezi

    Yaşamının ilk haftalarında bebeğinizin altını sık sık değiştirmeniz gerekecektir. İdrar torbası küçük olduğu için altını çok sık ıslatır. Bu nedenle en azından her öğün sonrasında, sabahları uyandığında, gece uyumadan önce ve gece öğünlerinden sonra altını değiştirmeniz gerekir. Bebeğinizin altının her ıslandığında ya da kirlendiğinde değiştirilmesi zorunludur, çünkü böyle kalırsa pişik oluşur. Altının değiştirilmesi her zaman ilk önceliğe sahip olmayabilir, sözgelimi sabahları uyandığında karnı çok aç olacaktır. Bebeği, altını açıp bir havluyla sardıktan sonra besleyebilir, temizliği ise sütünü verdikten sonraya bırakabilirsiniz. Bebeğin altının değiştirilmesini öyle büyük bir iş olarak görmeyin, bu dakikalar bebeğinizle oynamak, ona sevginizi, ilginizi göstermek için değerlendirebileceğiniz en uygun fırsatlardır. Altını temizlemek için gereken her şeyi bir arada bulundurarak işinizi kolaylaştırabilirsiniz. Gitgide bebeğin altını değiştirme işi seyrekleşecek, iki yaşına basmadan çişinin ve kakasının geldiğini anlayabilecek durumda olacaktır.

    BEBEĞİN BEZİNDE GÖREBİLECEKLERİNİZ
    Bebeğinizin bezinde aşağıda sıralananlardan birini bulabilirsiniz.

    • Yeşilimsi siyah, yapışkan, katransı dışkı (yalnızca ilk iki üç günde): Buna ‘mekonyum’ denir. Doğumdan önce bağırsaklarda bulunan ve sindirim başlamadan atılması gereken ilk dışkıdır.
    • Yeşilimsi kahverengi ya da açık yeşil renkli, topaklar içeren yarı sıvı dışkı (ilk haftada):Bebeğin sindirim sisteminin beslenmeye uyum göstermeye başladığını bildiren ‘geçiş’ kakasıdır.
    • Sarı renkli, hardalsı, içinde süt kesikleri olan sulu dışkı:Anne sütüyle beslenen bebeklerin dışkısı bu türdendir.
    • Açık kahverengi, katı, kokulu dışkı: Mamayla beslenen bebeklerin dışkısıdır.
    • Yeşil renkli dışkı: Oldukça normaldir, ancak günlerce süregiden miktarı az yeşil dışkı bebeğin yetersiz beslendiğinin göstergesi olabilir.

    Şu durumlarda doktora danışın:

    • Bebeğin dışkısı çok sulu ve kokuluysa, bebek kusuyorsa ve iştahı azalmışsa. Küçük bebeklerde ishal öldürücü olabilir.

    • Bezinde kan görürseniz.

    • Sizi kaygılandıran her konuda.

  • Anne Ben Artık 2 Yaşındayım :)

    İki yaş; yürümeye, koşmaya, benliğimi çevremden ayrı olarak algılamaya başladığı m dönemdir. Bağımsızca isteme ve kendi başıma hareket etme davranışlarım bu dönemde artar.
    Sosyal tepkilerim gelişmeye başlar. Taklit, utanma, fiziksel ve sosyal bağımlılık, otoritenin kabulü (büyüklerin söylediklerine ıJyma ve söylediklerini yerine getirme), rekabet, ilgi çekme arzusu, sosyal işbirliği ve karşı koyma tepkileriın hızla gelişir.
    Aile faaliyetlerine katılmaya başlarım. Artık sosyal ilişkiler kurabilen bir çocuğum. Aile dışındaki kişilerle de ilgilenmeye ve yaşıtlarımla beraber olmaktan zevk almaya başladığımı bilmelisiniz. Eğer evde bakılan bir çocuksam beni parka daha çok götürmeli ya da yuvalardaki oyun gruplarında bir iki saat oynayacağım aktiviteler ayarlamalısınız.
    Tüm yetenek ve becerilerimi, güçlü olma ve bağımsızlık duyguları m etkilemektedir.
    İsim ve nesnelerle ilgili hızla gelişen bir kelime dağar-cığım mevcuttur. Düşünce süreçlerim gelişir. Durmaksızın konuşur zaman zaman da bitmek bil­mez sorular sorarım. Lütfen sorularıma kısa ve basit yanıtlar veriniz. Bu, hem özgüvenimi arttıracak hem de dış dünyayı daha hızlı ve kolayrtanımamı sağlayacaktır.

    “Nasıl?” ve “Niçin?” sorularımı sık sık duyacaksınız.

    Kakamı ve çişimi tutabilirim.

    Temel ihtiyaçlarımı kendi kendime karşılayabilmem, seçim yapma duygumun da gelişmesini sağlayacaktır.

  • Bez Değiştirme Zamanlarını Nasıl Eğlenceli Hale Getirebiliriz

    Bebek bezini değiştirme saatleri can sıkıcı saatler mi? Huysuz bir bebek ve hayal kırıklığına uğramış bir anne veya baba çok kötü . bir kombinasyon oluşturabilir. Dünya üzerinde bebek bezi değiştirmekten zevk aldığını söyleyebilecek bir ebeveyn olamaz ve hiçbir bebek de istekli şekilde bebek bezinin değişmesini beklemez. Ancak gene de bebeğinizi temizlerken ve bezini değiştirirken onu sakinleştirecek bir kaç yöntem önerebiliriz..

     

    Müzik Küçük Afacanı Yatıştırır    0-12 ay”

    Pekala, ne demek istediğimi anlıyorsunuzdur. Neredeyse her ağlama krizi için mucizeler oluşturabilecek küçük gülünç bir müzik vardır. Bu senaryoya küçük garip danslar da ekleyin, göreceksiniz bebeğiniz daha ağlamaya fırsat bulamadan gülmeye başlayacaktır. Yalnızca bu arada bebeğin dikkati dağılmadan altını değiştirmeyi unutmayın!

     

    Mobil Oyuncak      0-6 ay”

    Bebeğiniz doğduktan sonra size hediye olarak getirilen onlarca oyuncaktan birini bebek bezi değiştirme masanızın üzerine asın. Bir taneden fazla gelmediyse birkaç elbise askısı kullanarak kendinize bir tane yapabilir ve bunun üzerine sevdiği birkaç fotoğrafı veya bir dergiden kestiğiniz parlak renkli resimleri yerleştirin. Bunu bebeğin yüzünün üzerine denk gelecek şekilde masanın üzerine asın (ama rahatının bozulmaması için çok yakına asmayın). Eğer resimler tek bir tarafta toparlanırsa bebeğiniz uzakta kalan resmi daha iyi görebilmek için çığlıklar atacak ve tüm dikkatini buraya verecektir. Yeni doğan bebekler için, yüksek kontrastlı, siyah beyaz resimler daima -bebeğin dikkatini çeker ve tüm bebekler surat resimlerini çekici bulur. Resimleri çok sık değiştirmeyi unutmayın ki bebeğiniz yaptığınız seçimlerden sıkılmasın.

  • Bebek Gelişimi(1. Ay Bebeklerin Gelişimi)

    1.Ay Bebek Gelişimi
    Yeni doğanın ilk haftası Sonunda büyük an geldi… Ve küçük bebeğiniz dışarı çıktı! İşte yeni doğanınızın hayatındaki ilk haftasına kısa bir bakış. Bu küçük varlıkla tanıştığınız için nasıl heyecanlı olduğunuz fark etmez, durumun gerçekliğine düşünce kendinizden şüphe etmeye başlayıp bir ebeveyn olarak güven kaybı ve sinirlilik hali yaşayabilirsiniz.

    1.Ay Bebek Gelişimi

    Yeni doğanın ilk haftası
    Sonunda büyük an geldi… Ve küçük bebeğiniz dışarı çıktı! İşte yeni doğanınızın hayatındaki ilk haftasına kısa bir bakış.

    Bu küçük varlıkla tanıştığınız için nasıl heyecanlı olduğunuz fark etmez, durumun gerçekliğine düşünce kendinizden şüphe etmeye başlayıp bir ebeveyn olarak güven kaybı ve sinirlilik hali yaşayabilirsiniz. Bu tamamen normaldir, yani her şeyi nasıl doğru yapacağınızı bilmeyi beklemeyin. En önemli şey doğal olarak gelecek ve siz zamanla her şeyi anlayacaksınız. Bebeğinizin gelişiminde neler oluyor? Bebeğiniz size yeni doğan reflekslerinden geniş bir yelpaze sunuyordur ve dokuz ay boyunca sıkışık rahim içinde yaşadığı için geçici olarak komik bir görünüme sahip olabilir. Hatta tekrar geri kazanmaya başlamadan önce, sıvı yoluyla biraz ağırlık kaybedebilir. Ve başta çok çok iyi uyurken, yakında sizin istemediğiniz kadar uyanık olacaktır. Şimdi sizin hedefiniz: Anne sütü veya biberonla besleme konusunu iyice ele alın ve kendinize çok iyi bakın. Böylece bebeğinizle en iyi bağı kurabileceksiniz. Keyfini çıkarın!

  • Bebek Gelişimi (Bebeklerin Gelişimine Yardımcı Olun)

    Bebeğin Gelişimine Yardımcı Olmak
    Bebekler kendi kendilerine yetişen canlılar değillerdir. Aslında bu bütün canlılar için geçerlidir. Hangi tür olursa olsun yetişirken bir başkasının yardımına ihtiyaç duyar. Bir aslan, zürafa, bir kedi, bir tavuk olsa da fark etmez. Bu bir doğa ya da yaradılış kanunudur. Biz insanlar içinde aynı durum geçerlidir. Bebeklik döneminden itibaren bir gelişme ve yetişme süreci içinde oluruz. Tabi insan türü dışındaki canlılar bu süreci genelde içgüdüsel olarak geliştirdikleri yöntemlerle gerçekleştirirler. Biz insanlarda ise içgüdüler bebeğin yetişmesinde ve gelişmesinde pek yer tutmaz.
    Biz insanların bu konudaki uygulamaları bilimsel verilerle, öğrenmeyle ve tecrübeyle gelişen şeylerdir. Dolayısıyla bebeklerin yetişmesinde bilinçli hareket etmek kaçınılmazdır. Özellikle anne ve babalar bebeğin fiziksel, sosyal, duygusal ve bilişsel yönden gelişimi için aktif görev üstlenmeli ve bu konuda bilinçli hareket etmelidirler.
    Bebeklerin fiziksel olarak daha aktif olmalarını sağlamak gerekir. Bebekle oyunlar oynamanız onu hareket etmeye özendirmeniz bebeğin fiziksel gelişimi içim önemlidir. Bu bebeğinizi daha aktif yapacaktır. Ev içinde çeşitli aktiviteler yapabilirsiniz. Mesela onun oyuncağını bir yere saklayıp onu bulmasını sağlayın. Bir yere bir şey koyup ona uzanarak almasını sağlayın. Örneğin, eğer, yaşı 1.5-2 civarına geldiyse onunla saklambaç oynayın. Daha erken evrede birbirinize küçük ve hafif bir topu karşılıklı olarak atma oyunu oynayın. Bu tip oyunlar bişr yandan onların fiziksel gelişimine katkıda bulunurken diğer yandan sosyal ve duygusal gelişimine katkıda bulunacaktır. Bir şeyler yapması konusunda onu cesaretlendirin.
    Evde bebeklerin yürümesine yardımcı olan yürüteçlerden kullanmamaya özen gösterin. Bırakın bebeğiniz kendi kendine ayağa kalksın ve yürüsün. Bu konuda onu destekleyin. Biraz korksa da ona cesaret ve güven vermeniz yerinde olacaktır.
    Bebeğinizin sosyal çevresini zenginleştirmek, diğer insanları görmesini sağlamak da iyi gelecektir. Bebeği eve dört duvar arasına hapsetmeyin. Onu dışarı çıkarın ve dış dünyayı da keşfetmesine fırsat verin. Oyuncak dükkanlarına götürün, parklara götürün. Keşfetsin ve eğlensin. Mesela alışveriş merkezlerine götürün. Raflara bakarken bile, görmüş olduğu çeşit çeşit eşya, çeşit çeşit renk cümbüşü ona her seferinde bir şeyler öğretecektir. Bir şeyler öğrendikçe merak dünyası zenginleşecek ve size sorular da sormaya başlayacaktır. Diğer akraba ziyaretlerinde bulunun. Böylelikle başka insanları da görsün, dış dünyayı tanıma imkanı elde etsin. Hayatın evdeki anne ve babadan ibaret olmadığını anlasın.
    Bebeğinize özellikle 1 yaşına geldiği zaman pastel boya kalemleri, boyama kitapları veya boyama kağıdı alabilirsiniz. Bu onun için eğlenceli olacaktır. Bırakın istediği şekilde boyasın çizsin. Fakat ucu sivri kalemler almamaya dikkat edin. Bunlar bebeğinizi için güvenlik riski doğurabilir. Bu anlamda silindir şeklindeki pastel boyalar daha güvenlidir. Şarkı söyleyen ve müzik çalan oyuncaklar ve onu çeşitli yeteneklerini geliştirecek oyuncaklar da alabilirsiniz. Birbirinin içine geçen oyuncaklar da idealdir. Oyuncakları boşaltıp doldururken bunu beraber yapın.
    Bebeğinizin gelişimine yardımcı olurken kesinlikle güvenlik önlemlerini ihmal etmeyin. Her zaman söylenilen şeyi yapın. Yani evinizi bebeğiniz için güvenli ve yaşanılır bir hale getirin. Her türlü kaza riskini düşünerek güvenliği sağlayın. Oyuncaklar da bu güvenlik standartlarının dışında değildir. Alacağınız oyuncaklar üzerinde hangi yaş grupları için güvenlik riski oluşturduğu yazar buna dikkat edin. Ayrıca, alacağınız oyuncaklar üzerinde CE işareti olması o oyuncağın Avrupa Birliğinin güvenlikle ilgili standartlarına uyumlu olarak üretildiğini belirtir. Bu konudaki önemli risklerden bazıları, çocuğun küçük parça oyuncakları yutması, oyuncağın keskin kenarlarını, sivri uçlarının uygun yaşta olmayan çocuk tarafından kullanılması durumunda tehlike doğurması veya oyuncaklarda uygun olmayan kimyasalların kullanılma riskidir.

  • 35. Haftadaki Anne Karnındaki Bebek Gelişimi

    35.HAFTA ANNE KARNINDA BEBEK GELİŞİMİ

    Bebekteki değişiklikler

    Bebek yaklaşık 2.5 kilo ağırlığındadır. Poposundan başına uzunluğu 33 cm. olup toplam uzunluğu da 45 cm.’dir.Bebeğiniz yağ depolamaya devam eder ve özellikle omzunun etrafında boğumlar ve tombulluklar oluşmaya başlar. Siz yaklaşık haftada 350-500 gr alırken , bebek artık , kabaca sizin her hafta aldığınız kilonun yarısı kadar kilo almaktadır( 180-250 gr ). Artık içinde yüzdüğü suya oranla rahim içinde daha fazla yer kaplamaya başladığından hareketleri de çok kolay olmayacaktır.Bebeğinizin göz rengi mavidir, ancak sonrasında değişecektir.Bebeğiniz artık bu haftadan sonra doğuma hazırdır.

    8. ayda doğanların 7.ayda doğanlara nazaran yaşamlarının az olduğuna dair halk arasında bir inanç vardır.Bu düşünce 8.aydaki bebeğin hayati fonksiyonlarının dış dünyaya adaptasyon açısından 7 aylık bebeğe nazaran daha da güçlendiği için yanlıştır.

    Sizdeki değişiklikler

    Gebeliğinizin başından itibaren yaklaşık 9,5-13 kilo almış olmalısınız.Bu haftalarda halsizlik ve yorgunluk pek çok hamile kadının en önemli şikayet sebeplerinden birisidir. Uyuma güçlükleri, kilo artışı ve buna bağlı olarak hareket yeteneğinde azalma sorun yaşamanıza neden olacaktır.İşlerinizden uzaklaşmanın zamanı geldi..Ayak bileklerinizin ve eklemlerinizin şişmesini engellemek için uzun süreli aynı pozisyonda durmamaya ve hareketsiz kalmamaya özen gösterin. Eğer uzun süreli araba kullanıyorsanız, arada istirahat edin, dışarı çıkın ve yürüyüş yapın.Pek çok kadın ayrıca bebeğin bacaklar ve pelvisteki sinirlere olan basıncından dolayı pelvik bölgede bir kaşınma hissi veya uyuşukluk fark etmeye başlayacaktır. Ne yazık ki, bu bebek doğana kadar kaybolmayacaktır.