Diyet

  • Astım Olan Çocuğunuza Elma Suyu Içirin

    Antioksidan içeriği yüksek olan elma suyu, her gün 1 bardak tüketildiğinde, özellikle astım hastalarının tedavi sürecinde fayda sağlıyor.

    Dünyada en sık rastlanan kronik hastalıklardan birinin astım olduğunu vurgulayan uzmanlar, besinler ve beslenme alışkanlıklarının astımın kronikleşmesinde önemli bir rol oynadığını söylüyor. Uzmanlar hastalığın yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini belirtirken, antioksidan içeriği yüksek elma suyunun astım belirtilerini azalttığını vurguluyor.

    Nuh Naci Yazgan Üniversitesi sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman İnanç, astımın solunum yollarının süregelen bir iltihap sonucu aşırı derecede duyarlı olmasına ve bazı etkenlerle zaman zaman daralmasına neden olan bir solunum yolu hastalığıdır dedi. İnanç astımda beslenmenin en önemli rollerinden birinin antioksidan vitamin alımı olduğunu söylerken, antioksidan vitamin ve minerallerin astım sıklığını azalttığını vurguladı.

    İnanç: “Elma suyunun nefes darlığı ve astım semptomları üzerine tüm bu olumlu etkilerinden dolayı elma suyunun astımlı bireylerde yeterli ve dengeli bir beslenme tablosu içerisinde her gün bir bardak tüketilmeli” dedi. Meyve suyunun içeriğindeki vitamin, mineraller ve flavanoidlerle bağışıklık sistemini koruyucu özelik gösterdiğine dikkat çeken İnanç, vücudun su dengesini koruyan, C vitamini, karotenoid ve fenolik bileşik içerikleri ile astım dışında bazı kanser türleri ile kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkisi olduğunu da vurguladı.

  • Çocuk Beslenmesinde Üç Adım Çok Önemli

    Son yirmi yılda obezitenin çocuklarda 3 katına çıktığını biliyor muydunuz?

    Çocuklarda en sık rastlanan üç alışkanlığı derhal bırakmamız gerektiğine vurgu yapan Orta Doğu Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Bozoğlu “Sabah kahvaltısı yapmadan okula gitme alışkanlığı, katkı maddesi yüksek beslenme anlayışı ve ara öğünlerde yenilen abur cuburlar çocukların geleceğini riske atıyor. sağlıklı bir yetişkin olmanın ilk şartı sağlıklı ve dengeli beslenen bir çocuk olmaktır. Anne babalara sesleniyorum; çocuklarınız “ne yerse odur” Çocuk yaşta zirai ilaç kalıntısı, antibiyotik, hormon ve katkı maddesi içermeyen besinleri öğretin, yönlendirin” dedi.

    Çocukken yediklerimiz sağlığımıza yön veriyor…

    Çocuklarınız yaşıtlarından daha küçük mü görünüyor, öğrenme güçlüğü mü çekiyor, sık sık hasta mı oluyor ve yaşına göre kilosu fazla mı? Bunların bazıları bir hastalığın belirtisi olabileceği gibi sadece sağlıksız beslenmenin de bir sonucu olabilir. Çocukluk döneminde karşılaşılan yetersiz ve/veya dengesiz beslenme sonucunda gelişim bozuklukları, zeka geriliği, bağışıklık sisteminde zayıflık gibi pek çok sağlık sorunu ortaya çıktığına vurgu yapan Orta Doğu Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr . Faruk Bozoğlu “Çocukluk döneminde edinilen yanlış beslenme alışkanlıkları, ileri ki yaşlarda kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı, hipertansiyon, kanser ve obezite gibi birçok hastalıklar için temel risk faktör oluşturuyor” dedi.

    2009’dan bu yana organik tavuk pazarı 14 kat büyüdü

  • Bebek Beslenmesi Ihtiyaçları Nelerdir?

    Bebeğin beslenmesi için ne gibi ihtiyaçlara gereksinim duyar? Bebek beslenmesinde alınması gereken ürünler nelerdir?

    Bebeği biberonla beslemek için gerekenler

    Cam Biberonlar 125 ml ve 250 ml (Kaynar sudan buzdolabına, buz dolabından kaynar suya girebilen ani ısı değişikliklerine dayanıklı sağlıklı cam biberonlardır)

    PC biberonlar 125ml ve 250ml (Polikarbonat biberonlar – Kaynatılabilir, sterilize edilebilir, kaynatıldığında su ve ısıdan etkilenmez ve şekli bozulmaz olmalıdırlar)

    Kolay Kavrama Biberonları (Genellikle 125ml olan polikarbonat biberonlardır. Seçim yaparken bebeğin rahatlıkla tutabileceği dizaynda olmalısına dikkat edilmelidir)

    Biberon emzikleri (Kaynatılabilir, sterilize edilebilir, kaynatıldığında su ve ısıdan etkilenmez ve şekli bozulmaz olmalıdır. Kullanılan madde bakımında kauçuk ve silikon, şekil bakımından ise yuvarlak uçlu standart ve ortodontik damaklı tipleri mevcuttur)

    Biberon ısıtıcısı (Pompa ile çekilmiş anne sütünü, sütlü mamayı, sütlü içecekleri ve bebek mamalarını ısıtmanın hızlı ve güvenli yoludur)

    Biberon fırçası (Biberon ve emziklerin temizlenmesinde kolaylıktır)

    Biberon taşıyıcısı (Biberonları bir süre sıcak veya soğuk tutmaya yarar. Özellikle seyahatlerde oldukça faydalıdır)

    Biberon mixeri (Bebek mamasını biberon içinde karıştırmak ve hazırlamak için kullanılır)

    Sterilizatör (yoğun ısısı ile biberon ve emziklerdeki bütün mikropları kısa sürede öldürür)

    Sterilizatör/Sebze Haşlayıcısı (sterilizatör özelliğinin yanı sıra, bebekler için buharla sebze haşlayabilen tipleridir)

    Emzik ve aksesuarları

    Emzik (Hava çıkışlı, sterilize edilebilir ve kaynatılabilir olmalıdır. Kauçuk ve silikon ayrıca standart ve ortodontik damaklı tipleri mevcuttur)

  • Kahvaltı Yapmak Okul Başarısını Artırıyor

    Yanlış veya yetersiz beslenme alışkanlıklarının zayıflık ya da şişmanlık, diş çürükleri, kansızlık, kemik bozuklukları ve iyot yetersizliği gibi önemli hastalıklara sebebiyet vermesi yanında okuldaki başarıyı da etkilediğini söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Rabia Yurdagül, ailelere önerilerde bulundu.

    Sabah okula yetişme telaşı, erken kalkma nedeniyle görülen iştahsızlık, aç hissetmeme, biraz daha fazla uyuyabilme, kilo vermeye çalışma veya tüketime hazır bir öğünün olmayışı gibi nedenler öğrenci ve öğretmenlerin kahvaltı öğününü atlayarak güne kahvaltısız başlamalarındaki belli başlı nedenlerdir. Ancak kahvaltı günün en uzun açlığı olan gece açlığını takip etmesi nedeniyle biten enerjinin tekrar alınabilmesini sağladığı için günün en önemli öğündür.

    Gece boyunca devam eden açlığın ardından kahvaltı öğününü atlamak, kan şekerinin düşmesine ve buna bağlı olarak yüksek şeker ve yağ içerikli besinleri yeme arzusunun doğmasına, öğrenme ve konsantrasyon kabiliyetinin azalmasına neden olur. Kahvaltı, kan şekeri olarak bilinen glikoz için kaynak oluşturur. Glikoz beyin için en önemli ve tek enerji kaynağıdır ve bir depoya sahip değildir. Çocuk veya yetişkin her birey normal beyin fonksiyonları için yüksek oranda glikoza ihtiyaç duyar. Kahvaltı yapan öğrencilerin konsantrasyon ve öğrenme kabiliyetlerinin daha yüksek olduğu, anlama ve algılamalarının ve sonuçta da okul başarılarının daha iyi olduğu yapılan pek çok çalışmayla ortaya konmuştur. Kahvaltı yapan yetişkin bireylerde ise iş verimi ve gün içerisindeki performansın yapmayanlara oranla daha iyi olduğu tespit edilmiştir.

  • 7-12 Ay Bebek Beslenmesi

    Bebeğinizin dişleri kesmeye başladıkça, yiyeceklerini daha parçalı ve çiğnenebilir halde bırakabilirsiniz. Bu geçişi de yavaş yavaş yapmaya dikkat edin.

    İdeal Yiyecekler

    • Ezilmiş muz veya avokado
    • Ezilmiş sebzeler, patates, kabak, havuç
    • İyice parçalanmış veya kıyılmış tavuk ve beyaz balık
    • Buğday ürünleri (aile hikayenizde gıda alerjisi varsa, bebeğiniz 1 yaşına gelinceye kadar buğday ürünlerinden sakının)
    • Tam yağlı yoğurt

    İyice rendelenmiş peynir, sosların içinde kullanılabilir. Ancak bebeğinizin, bir yaşını geçinceye kadar, ana içecek olarak inek sütüne hazır olmadığını unutmayın.

    Ne Sıklıkla Yedirmeli? 

    Günde üç kez ek gıda, en az 240-300 cc anne sütü veya formüla ile beraber elde yenilebilen yiyeceklerden yedirebilirsiniz. Elde yenebilen yiyecekleri bebeğinize sunmanın zamanı geldi. Yumuşak pişirilmiş sebzeler, ince ekmek dilimleri, yumuşak meyveler bunun için idealdir.

    10-12 Ay: Daha Fazla Çeşitlilik

    Bebeğiniz artık değişik tatlara alışıyor. Yiyecekleri soslarla karıştırın ve daha az parçalayın. Artık biraz daha büyük parçaları çiğneyebilir. Elde yiyebileceği atıştırmalıkları fazlalaştırın ki bu sayede parmaklarıyla tutma hareketlerini de geliştirebilsin.

    İdeal Yiyecekler

    • Küçük kesme makarna (ev yapımı peynir veya et sosu ile)
    • Pişirilip ezilmiş mercimek
    • İyice pişirilmiş yumuşak sebzeler (patates, havuç, kabak vs.)
    • Çırpılmış veya iyice parçalanmış katı yumurta beyazı (ancak aile hikayenizde gıda alerjisi varsa, bebeğiniz bir yaşını geçinceye kadar uzak durun)
    • Ispanak
    • Parçalanmış kuzu veya dana eti
    • Yumuşak beyaz peynir küpleri
    • Yumuşak meyveler (muz, elma, şeftali, armut vs.)
    • Yulaf unu
    • Elde yenebilen yiyecekler

    Ne Sıklıkla Yedirmeli? 

  • Diş Çıkaran Bebek Için Emzik Seçimi

    Emzik çeşitleri genel olarak 4 ana grupta toplanır.

    1. Kauçuk emzikler (Diş çıkaran bebekler için)
    2. Silikon emzikler (1 yaşından küçük bebekler için)
    3. Damaksız emzikler (1 yaşından küçük bebekler için)
    4. Damaklı emzikler (1 yaşından büyük bebekler için)

    Diş çıkaran bebek için emzik seçimi

    Diş çıkaran bebekler için kauçuk emzikler önerilir. Diş çıkaran bebek daha çok ısırma eğiliminde olacağından kauçuk emziklerle daha rahat eder. Henüz diş çıkarmamış bebeklerde silikon emzikler kullanılabilir.

    Hem kauçuk hem de silikon emzikler sıcak suda kaynatılarak rahatlıkla sterilize edilebilir. Kauçuk emzik alırken yapım maddesinin BPA veya PVC olmamasına dikkat edilmelidir. Bununla birlikte bebekte lateks alerjisi varsa kauçuk yerine silikon emzik tercih edilmelidir.

  • Çocuğunuzu Süt Içirdikten Sonra Uyutmayın!

    Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Salih Özdemir, sadece kalsiyumu almanın değil, onu vücuda lokalize etmenin de önemli olduğunu belirterek, kalsiyum alındıktan sonra mutlaka hareket edilmesi gerektiğini söyledi.

    Süt ve süt ürünleri üzerine bilimsel çalışmalar yürüten Özdemir, kalsiyumun tek kaynağının süt ve süt ürünleri olduğunu, demirin ana kaynağının da et olduğunu belirtti.

    GÜNDE 1 LİTRE SÜT YETERLİ

    Günlük kalsiyum ihtiyacının bin 200 miligram olduğunu vurgulayan Özdemir, “Bunun da tek kaynağı süt ve süt ürünleridir. Bir kişi günlük 1,2 litre ki (maalesef Türkiye’de bu rakamlar yok) süt veya yoğurt tüketirse kalsiyumu yeterli alabilir. Süt içme alışkanlığımız yok denecek kadar az. Hele hele gençler arasında çok daha az” diye konuştu.

    Özdemir, özellikle gençlerin kalsiyumun öneminin farkında olmadığının altını çizerek, ileri yaşlarda kalsiyum eksikliğinden dolayı kemik hastalıklarının görüldüğünü, söz konusu hastalığa da Türkiye’de en sık Erzurum’da rastlandığını ifade etti.

    KEMİK HASTALIKLARI AVRUPA’DA 70 YAŞINDA BAŞLIYOR

    Sütü çok önemsediğini belirten Özdemir, şunları kaydetti:

    “Maalesef ülkemizde süt ve süt ürünlerini yeteri kadar tüketmiyoruz. Türkiye’de kemik hastalıkları erken yaşlarda görülürken, Avrupa Birliği ülkelerinde 70’li yaşlardan sonra başlıyor. Biz günlük ihtiyacımız olan süt ve süt ürünlerinin dörtte birini bile tüketmiyoruz. Türkiye’de yıllık içme sütü 25 litre civarında. Avrupa Birliği ülkelerinde 70-80 litre, hatta bazı ülkelerde 120 litreye çıkıyor kişi başına tüketim. Hakikaten biz az tüketiyoruz ileri yaşlarda bunun problemini yaşıyoruz.”

  • Ergen Obezitesi Hızla Artıyor

    Yapılan araştırmalar ergenlik yaşının hızla düştüğünü, aynı zamanda çocukların hızla kilo aldığını ortaya koyuyor. Peki, ergen obezitesi neden kaynaklanıyor? Dr. Gönül Ateşsaçan’a sorduk.

    Yeni nesil ergenler neden hızla kilo alıyor?

    Bunun asıl nedeni yaşam tarzı. Yeni nesil çocuklar çok fazla hazır yiyecek yiyor, gazlı içecekler ve katkılı gıdalar tüketiyor. Yapılan araştırmalar, şişmanlığın görülme sıklığının son 20 yılda üç kat arttığını ortaya koyuyor. Eğer önlem alınmazsa, gelecekte her 10 çocuktan 7’si şişman erişkin olacak.

    Yeni nesil çocuklar ‘erken ergenlik’ yaşıyor. Erken ergenliğe sebep olan besinler hangileridir?

    Hormonlu gıdalardır. Özellikle mevsiminde olmayan sebze veya meyvelerin tüketimi, aşırı yağlı yiyecekler, patates kızartmaları, gazlı içecekler, hazır yiyecekler, cipsler hormonal dengeyi değiştiriyor. Şu an ergenlik kızlarda 10, erkeklerde ise 12 yaşa düşmüştür.

    Peki, bir çocuk her gün hangi oranlarda gıda tüketmelidir?
    Günlük enerjinin % 55-60’ı karbonhidratlardan, % 12-15’i proteinlerden, % 30’u ise yağlardan sağlanmalıdır.

    CİPSİ KOLAYI HEMEN KESMEK ÇÖZÜM DEĞİL

    Obezite ve erken ergenlik sorunu yaşayan çocuğa nasıl yaklaşılmalıdır?
    Mutlaka bir uzmanla görüşülmeli, kan tahlili yapılmalı, çok katı olmayan diyet programları yapılmalı.

    Çocuklar ‘en sevdikleri’ ama en zararlı yiyecekler olan patates kızartması, cips, kola gibi şeylerden nasıl vazgeçecek? Ne yapılmalı?

    Tamamen yasak koymak çözüm değil. Öncelikle ayda 1 kez izin verilmeli, daha sonra da yavaş yavaş kesilmeli… Çocuklar, bu tür gıdaları yedikçe daha çok yemek ister.

  • Yemek Seçmesini Engellemek İçin…

    Anne ve babaların sıklıkla yaşadığı sorunlardan biri de, yemek seçen çocuklarla ilgili. Diyetisyen Aysen Arıcan, zararın neresinden dönülse kârdır düşüncesiyle anne babalar için bazı çözüm önerileri geliştirerek çocukların beslenmesine olumlu katkılarda bulunmaya çalışıyor.

    Çocuklar yaklaşık olarak iki yaşından başlayarak kendi öz bakım becerilerini karşılayabilecek kas gelişimini kazanırlar. Bu kazanımlar onlara yavaş yavaş giyinip soyunabilme, daha hızlı hareket edebilme ve kendi başına çatal kaşık kullanabilme becerisini verir. Ancak genellikle bu yaş çocukları hâlâ ebeveynleri ya da bakıcıları tarafından beslenir. Çoğu anne baba çocuklarının çok yemek seçtiğinden ya da evde hiçbir şey yemediklerinden bahseder, yuvada veya dışarıda yemek yeme sorunlarınınsa pek fazla olmadığını satır aralarında dile getirir.

    2-5 yaş arası çocukluk döneminde oyun çağı olarak değerlendirilir. Bu çağın en önemli özelliği kendi iç dünyalarından sıyrılıp çevreyle etkileşen ve davranış edindikleri bir dönemdir, beslenme alışkanlıkları da bu dönemde değişiklik gösterir ve taklit etme davranışlarının en baskın olduğu dönemdir. Çocuklar anne, baba ve evde yaşayan diğer bireylerin olumlu ve olumsuz tüm davranışlarını taklit ederler, oyun çağı çocuğuna iyi örnek olmak ve olumlu davranış sergilemek beslenme açısından büyük önem taşır.

    Yemek seçme nedenlerini saptayın

    Anne sütünden ek besinlere geçildiği dönemde besinler tek tek bebeğe tattırılmadıysa ve genelde bulamaç bir beslenme tarzı benimsendiyse çocuk tadını bilmediği besinleri reddeder.

  • D Vitamini Eksikliği Olan Çocuklarda Raşitizm Görülebilir!

    Güneş ışığı vitamini olarak da adlandırılan D vitamini hangi besinlerde bulunur? D vitamini eksikliğinde hangi hastalıklar görülür?

    D vitamini, vücudumuzun güneş ışığı aracılığıyla sentezleyebildiği tek vitamindir. D vitamini dışında vücudumuz diğer vitaminleri sentezleyemez, bu vitaminler besinlerle alınmak zorundadır.

    D vitamini hangi besinlerde bulunur?

    D vitamini güneş ışığı sayesinde vücudumuz tarafından yapılırken besinlerle de az miktarda D vitamini alabiliriz. D vitamini somon, sardunya, gün ışığında yetişen mantar, yumurta, süt ve yoğurtta bulunur. Tüm bu kaynaklara rağmen dünyada insanların % 50’sinde D vitamini eksikliği olduğu bilinir. Özellikle güneş ışığının az olduğu ülkelerde bu oran daha fazladır. Söz konusu ülkelerde D vitamini eksikliğini engellemek için çoğu besinlere D vitamini takviyesi yapılır. Örneğin Amerika’da süt, yoğurt, portakal suyu ve mısır gevreği gibi çok tüketilen gıdalar D vitamini yönünden zenginleştirilmiştir.

    Haftada en az 2-3 saat güneş ışığında durulmalı

    D vitamini yapımı için güneş ışığı gereklidir. Güneş ışığı sayesinde sentezlenen D vitamini, karaciğer ve yağ dokusunda depolanır. Bulutlu havalarda D vitamini sentezi için gerekli ultraviyole enerji %50 oranında, hava kirliliğinde ise %60 oranında azalır.

    D vitamini sentezi için haftada en az 2-3 kez saat 10.00 -15.00 arası 5 ile 30 dakika kadar vücudumuzu gün ışığında tutmamız yeterlidir. Ayrıca % 2-6 UVB sağlayan solaryum da D vitamini sentezinde etkilidir.