Güvenli mi?

  • Bebek İlk Yardım: Bebek Ve Çocuklarda Sık Görülen Yaralanmalar Nelerdir?

    Bu yazımızda bebeklerde ve çocuklarda yaralanmalar ve bu konularda neler yapmamız gerektiği üzerinde duracağız. Konu çok kapsamlı olduğu için deri yaralanmaları (çürükler, sıyrıklar, küçük kesikler, büyük kesikler), baş yaralanmaları, zehirlenmeler, ısı kaynaklarından oluşan yanıklar, elektrik çarpması ve hayvan ısırıkları gibi sık oluşan yaralanmaları ele alacağız.

    Deri Yaralanmaları
    Derinin bütünlüğünün bozulduğu her durumda tetanoz kapma riski vardır. Bu nedenle çocuğunuzun tetanoz aşısı olduğuna emin olun.

    Çürükler
    Yapılacaklar
    Eğer yara acı veriyorsa, buz torbası ya da temiz bir beze sarılı buz ile soğuk kompres uygulayın. Buzu direkt deriye sürmeyin.
    Yarım saatlik bir kompres yeterli olacaktır.
    Çürükler genelde 2-4 hafta içinde iyileşir. İyileşme sürecinde morumsu siyah, kırmızımsı mavi, ve sarımsı yeşil şeklinde renk değiştirir.

    Doktoru Arayacağınız Durumlar
    Nereden çıktığı belli olmayan ya da ateşle beraber ortaya çıkan berelenmelerde
    Merdane türünde sıkışmalardan oluşan berelenmeler (mesela çocuğun elini ya da ayağını bisikletin demirleri arasına sıkıştırması)

    Sıyrıklar
    Yapılacaklar
    Bu yaralanmalar sıklıkla dizler, dirseklerde görülür. Derinin üst tabakası sıyrılmış ve altta kırmızı ve hassas bir bölge bırakmıştır. Derin olan sıyrıklarda hafifi bir kanama görülebilir.

    • Gazlı bez, pamuk ya da temiz bir bezle, yarayı fazla hırpalamadan su ve sabunla temizleyin. Eğer çocuğunuz bunu yaptırmak istemiyorsa, banyo küvetine su doldurarak etkilenen bölgeyi içine sokun.
    • Eğer kanama kendi başına durmuyorsa, hafifçe basınç uygulayın.
    • Eğer doktorunuz böyle durumlarda antiseptik krem ya da sprey uygulamanızı öneriyorsa, uygulayın ve steril bir bandajla bölgeyi fazla sıkı olmayacak şekilde kapatın. Eğer kanama yoksa bandaja gerek yoktur.

    Küçük Kesikler
    Yapılacaklar

    • Bölgeyi su ve sabunla yıkayın.
    • Eğer doktorunuz böyle durumlarda antiseptik krem ya da sprey uygulamanızı öneriyorsa, uygulayın ve steril bir bandajla bölgeyi fazla sıkı olmayacak şekilde kapatın.
    • Bandajı 24 saat sonra açıp, havayla temas ederek iyileşmesini sağlayın. Ancak çocuğunuz o bölgeyi temiz tutamayacaksa, tekrar bandajlayın.

    Doktoru Arayacağınız Durumlar
    Kızarıklık, şişme, bölgeye dokunulduğunda sıcaklık, bölgeden iltahap ya da beyaz sıvı akması enfeksiyona işarettir. Doktorunuzu arayın.

    Büyük Kesikler
    Yapılacaklar

    • Kanamayı durdurmak için derhal bölgeye basınç uygulayın. (Gazlı bez, temiz bebek bezi, temiz bir bez ya da hiçbiri yoksa temiz el ya da parmakla) Aynı anda yaralanmış bölgeyi mümkünse kalp hizasından yukarıya kaldırın.
    • Eğer 15 dakika içinde kanama durmazsa, bez miktarını artırarak daha çok basınç uygulayın.
    • Kanama durduğunda bölgeye fazla sıkı olmayan bandaj uygulayın.
    • Doktorunuzdan görüş almadan bölgeye herhangi bir ilaç ya da madde sürmeyin.
    • Yara derinse, büyükse, yüzde, ya da eldeyse dikiş gerekebilir.

    Doktoru Arayacağınız Durumlar

    • Yaranın uçları açıksa (birleşmemişse, kaynamamışsa), yara derinse, kan fışkırıyorsa, kanama 30 dakika içinde durmadıysa hemen doktoru arayın ya da hastaneye gidin.
    • Eğer gerekliyse, bir sağlık görevlisine ulaşana kadar yara üzerine basınç uygulamaya devam edin.
    • Eğer ilgilenmeniz gereken başka yaralar da varsa, basınç uyguladığınız bezi, bantla bölgeye sabitleyin.

    Baş Yaralanmaları
    Tehlike Kaynakları

    • Çocuğunuzun yatak, koltuk, masa, duvar, balkon, pencere gibi kendi boyuna eşit ya da daha yüksek bir yerden, sert bir zemine düşmesi
    • Ağır bir objeyle başına vurulması, ağır objenin başına düşmesi
    • Başın ön ya da arka kısmından çok yan kısımlarının çarpması

    Yapılacaklar

    • Başta kesikler ya da çürükler oluştuysa: Baştaki damarların fazlalığı nedeniyle, küçük bir yaranmada bile fazla kanama görülebilir. Yaralanan alanlar yumurta büyüklüğünde şişebilir. Çürükler ve kesikleri yukarıda verildiği gibi tedavi edin ya da doktora gidin.
    • Ciddi baş yaralanmaları: Çocuklar çok hareketli olduğu için ufak tefek baş yaralanmaları oluşması her zaman mümkündür. Bununla beraber kafaya ciddi bir darbe geldiğinde çocuğu en azından 6 saat boyunca gözlem altında tutmak gerekir. Bazı ciddi yaralanmaların belirtileri hemen ortaya çıkmasına rağmen, bazı ciddi yaralanmaların belirtileri birkaç gün sonra da ortaya çıkabilir.

    Doktoru Arayacağınız ya da Acile Gideceğiniz Durumlar
    Aşağıdaki durumlar olduğunda doktoru görünceye kadar çocuğu, başı bir yöne dönük olacak şekilde sakince yatırın. Boynunun hasar gördüğünü düşünüyorsanız, kesinlikle hareket ettirmeyin. Soluk alması ya da kalp atışları durursa suni solunuma başlayın. Çocuğunuz aşağıdaki durumlardan kurtulduysa, doktorla konuşana kadar herhangi bir yiyecek ya da içecek vermeyin.

    Bilinç kaybı

    • 1 saatten fazla süren ve gittikçe artan, normal günlük aktiviteleri ve uyku düzenini bozan, çocuklar için verilmiş ağrı kesiciyle dinmeyen başağrısı (Konuşamayan ufak çocuklarda ağlama, sızlanma, başını tutma ya da sıvazlama)
    • Ayılamama hali (Yaralanmayı takip eden 1 gün boyunca gündüz uykularında 1-2 saat aralığında, gece uykularındaysa 2-3 saat aralığında uyandırıp, ayılıp ayılmadığını kontrol edin. Ayılmıyorsa, nefes alıp almadığını kontrol edin.)
    • Bir ya da ikiden daha fazla kusma
    • Kulak ya da burundan kan ya da sıvı gelmesi
    • Gözlerin çevresinde yada kulakların arkasında siyahımsı mavi alanların belirmesi

    Kafatasında çukurlaşma oluşması

    • Yürümede güçlük, vücutta sakarlık (bebeklerde görülen normal acemi hareketlerin ötesinde), kolunu, ayaklarını ya da başka vücut organlarını oynatamama
    • Şaşkınlaşma hali, büyük çocuklarda nerede olduğunu ve kim olduğunu bilememe, konuşmanın ağızda yuvarlanması/anlaşılamaması, ileri derecede asabilik, yada diğer anormal davranışlar
    • Havale gibi nöbet geçirme
    • Gözbebeği büyüklüğünün iki gözde farklı olması, göze ışık tutulduğunda gözbebeğinin küçülmemesi, ışık çekildiğinde büyümemesi
    • Tende bir saatten daha fazla süren ve normal olmayan beyazlık

    Zehirlenmeler
    Yiyecek yada içecek olarak tanımlanmayan herşey potansiyel olarak zehirli olabilir. Zehirlenme belirtileri: çocuğun normal halinden daha farklı olan uyuşukluk yada huysuzluk, düzensiz kalp atışı, hızlı soluk alma, solunum güçlüğü, ishal, kusma, gözlerde aşırı sulanma, terleme, ağızının suyunun akması, derinin sıcak, ağzın kuru olması, gözbebeklerinin çok küçük ya da çok büyük olması, titreme, çarpıntı, havale.

    Tehlike kaynakları

    • Temizlik maddeleri
    • İlaçlar
    • Bitkiler
    • Yılan, akrep, arı ve böcek gibi hayvanlar

    Yapılacaklar

    • Eğer çocuğunuzda bu belirtiler varsa ve bu belirtilerin başka bir açıklaması yoksa, çocuğunuzun tehlikeli bir maddeyi yuttuğunu gördünüzse ya da tehlikeli maddenin boş şişesini elinde/yakınında gördünüzse hemen 114 numaraları Zehir Danışma merkezini ya da hastaneyi arayın.
    • Aramayı yaparken maruz kalınan zehirli maddeyle ilgili bilgi vermeye hazır olun. Verilecek bilgiler: Zehirli maddenin adı (ilaç yada temizlik maddesiyse prospektüsü, şişesi ya da kutusu), bitkiyse tarifi (hastaneye gidilecekse bitkinin yaprağından bir parça), zehirlenmenin zamanı, ne kadar zehirli madde yutulduğu/alındığı, varsa oluşan belirtiler, varsa yapılan müdahaleler/tedaviler
      Çocuğunuz bilincini kaybetmişse soluk alıp almadığını ve kalp atışı olup olmadığını kontrol edin. Nefes almıyor ya da kalp atışı durmuşsa suni solunuma başlayın.
    • Zehirlenmeleri kendi kendinize tedavi etmeye çalışmayın. Zehirlenme durumunda ağızdan birşey vermeden önce (yiyecek, içecek yada kusmayı teşvik edecek herhangi birşey) doktordan bilgi alın. Zehirlenmelerde hatalı müdahaleler çocuğunuza daha çok zarar verir.

    Yanıklar (Isı Kaynaklarından Oluşan)
    Tehlikeli Bölgeler

    • Mutfakta sıcak su
    • Ocak ve fırın
    • Soba

    Yapılacaklar

    • Parmak, el, ayak, kol ya da bacaklarda oluşacak birinci dereceden (hafif) yanıklar için, yanan bölgeye soğuk su (buzlu değil) uygulayın. Gövde ve yüzdeki birinci dereceden yanıklar için bir bezle soğuk kompres uygulayın.
    • Uygulamayı çocuk acıyı hissetmeyecek duruma gelene kadar (15-30 dakika boyunca) devam ettirin.
    • Buz, yağ ya da yanık kremi uygulamayın. Bir-iki su kabarcığı oluşmuşsa bunları patlatmayın. Bunlar deriye zarar verir.
    • Soğuk uygulama bittikten sonra, bölgeyi yapışkan olmayan bir bandajla (gazlı bez, temiz bir bez vs) kapatın.

    Doktoru Arayacağınız Durumlar

    • Kızarıklık ve acı birkaç saatten fazla sürerse
    • Geniş bir bölge tamamen su kabarcıklarıyla kaplanmışsa (ikinci derece yanık),
    • Yanık bölgesi beyaz ya da kömüleşmişse (üçüncü derece yanık),
    • Yüzde, ellerde, ayaklarda, cinsel organda yanık alanı çocuğun elinin boyutundan daha büyükse
      suda boğulmalar,

    Elektrik Çarpması
    Tehlike Kaynakları

    • Elektrik prizleri (içine çocuk tarafından bir cisim sokulması)
    • Kaçak yapabilecek herhangi bir elektrikli alet
    • Banyo küveti doluyken, yakınlarda bırakılan prize takılı saç kurutma makinası

    Yapılacaklar

    • Elektrik kaynağının münkünse fişini çekin ya da çocuğu kuru ve metal olmayan bir objeyle (tahta süpürge sapı, tahta sandalye, plastik bir çizme ya da büyük bir kitap) kaynaktan ayırın.
    • Eğer çocuk suya temas ediyorsa, kesinlikle suya dokunmayın.
    • Çocuk elektrik kaynağından ayrıldıktan sonra 112 Acil Servisi arayın.
    • Eğer çocuk nefes almıyorsa ya da kalp atışı durmuşsa hemen suni solunuma başlayın.
    • Elektrik çarpmalarından oluşan yanıkların doktor tarafından tedavi edilmesi gerekir. Bu nedenle müdahale etmeyin.

    Hayvan Isırıkları
    Tehlike Kaynakları
    Köpek, kedi, yarasa,

    Yapılacaklar

    • Isırılan bölgeyi fazla hareket ettirmeyin.
    • Yarayı hafifçe sabun ve suyla yıkayın. Bölgeye herhangi bir madde sürmeyin, uygulamayın.
    • Kanama oluşmuşsa, kanamayı kontrol altına alın.
    • Kuduz riskine karşı hayvan ısırıklarında genel olarak doktoru arayın.
    • Böcek, yılan ve deniz hayvanlarının ısırıkları için farklı prosedürler vardır. Bu nedenle bu prosedürleri uygulamayın.

    Doktoru Arayacağınız Durumlar
    Isırılan bölgede kızarma, şişme ve hassasiyet olması durumunda enfeksiyon oluşmuş demektir. Bu durumda mutlaka doktoru arayın.

  • Bebek Ve Yaz Ayları: Sivrisinek Sokmalarına Dikkat!

    Yaz aylarının korkulu rüyası sivrisinekler, alerjisi olanlar için hayatı kâbusa dönüştürüyor. Problemi yaratan dişi sivrisinekler, yumurtalarını beslemek için kan emiyor, ağızlarındaki protein içerikli salyalarını ısırdıkları deriye aktarıyor ve alerjik reaksiyon oluşturuyor.

    Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak; sivrisineğin insanları ısırdığında ciltte 3 – 5 mm boyutlarında kızarıklık ve kaşıntılı kabarıklar oluşturduğunu söylüyor. Aynı sivrisinek ısırığına maruz kalındığı sürece reaksiyonların şiddetinin azaldığını belirtiyor. Özellikle sivrisinek alerjisi denildiğinde ise tek tek ısırık reaksiyonlarından daha çok, bir kolun, göz kapağın veya ayağın tümüyle şişmesinden söz konusu olduğuna dikkat çekiyor. Büyük bir alanda şişme görülmesine rağmen, sivrisinek ısırığının olduğu alana ait bir tepkime olduğunu ve bütün vücudu etkilemediğini söylüyor. Prof. Dr. Tabak; çok nadir olarak görülse bile, tüm vücudu etkileyen anjiyo ödem veya anafilaksi gibi ani alerjik tepki oluşan durumlarda hayati tehlike yaratabildiğinin altını çiziyor. Bu anormal reaksiyonun tıp dilinde adının “Skeeter Sendromu” olarak adlandırıldığını sözlerine ekliyor.

    Çocuklar İçin Çok Önemli

    Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak; sivrisinekle yeni tanışan çocukların, henüz bu proteine alışmamış bağışıklık sistemleri olduğu için yaşanılan reaksiyonların, genellikle daha büyük olduğuna dikkat çekiyor. Alışık olunmayan bir çevrede farklı bir tür sivrisinek ısırığına maruz kalınırsa daha ileri yaşlarda da reaksiyonun aniden boyut değiştirebileceğini belirtiyor.

    Sivrisinek Alerjisinin Tedavisi İçin;

    Prof. Dr. Yonca Tabak; sivrisinek alerjisinin tedavisinin önce korunmakla başladığına değiniyor. Sivrisineklerin çok olduğu bataklık veya uzun çalılık arazilerinden uzak durulmasını, bu tip alanlarda uzun kollu ve bacakları kapatan kıyafetlerin tercih edilmesini, sivrisineklere yaşam alanı yaratacak su birikintilerinin kurutulmasını tavsiye ediyor. Sivrisineklerin vücut kokusuna geldiğini bu sebeple akşam saatlerinde terleme ile sonuçlanan aktivitelerden kaçınılması gerektiğini söylüyor. Sineklerden kaçınmanın mümkün olmadığı durumlarda, bebeklerde 2 aylıktan itibaren % 10 – 30 oranında DEET içeren sivrisinek kovucu ilaçların kullanılmasını öneriyor ve çok ağır reaksiyonlarda haricen sürülebilen kortizonlu kremler ve ağızdan alınan alerji ilaçlarının kullanılmasını tavsiye ediyor.

  • Bilgisayar Bağımlısı Çocuklara Dikkat!

    Hipertansiyon konusunda açıklamalarda bulunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Pediatrik Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gürkan Genç, çevresel etkenler ve fiziksel değişikliklerden etkilenen toplumda hipertansiyon hastalığının göz ardı edildiğini belirtti.

    Genç, “Hipertansiyon belli bir yaş grubunun ya da erişkinlerin bir hastalığı değildir. Hipertansiyon birçok hastalık için de risk faktörü özelliği taşımaktadır. Kontrolsüz-tedavisiz hipertansiyon ani bir yükseliş olduysa dakikalar saatler içerisinde, yavaş bir yükselme oldu ise süreç içerisinde çeşitli organ hasarlarına neden olmaktadır. Bu hasarlar ileriki yaşlarda ortaya çıkabilmekte ve kişinin yaşam kalitesi üzerine olumsuz etkileri olmaktadır. Tedavi edilmeyen hipertansiyon, göz, beyin, böbrek ve kalp gibi organlarda hasara ve çeşitli fonksiyonel bozukluklara yol açmaktadır. Tansiyon yükselmesi hemen her zaman bulgu vermediğinden çocukluk yaş grubundan itibaren (3 yaşından sonra) rutin olarak tansiyon kontrollerinin yapılması ve gerekli ise önlemlerin erken dönemde alınıp ileriki yaşlardaki problemlerin önüne geçilmesi veya riskin azaltılması olasıdır” diye konuştu.

    “ÇOCUKLARDA AŞİKAR HİPERTANSİYON YÜZDE 20’LERE ÇIKMAKTA”

    Gelişmiş toplumların obezite artışı ile birlikte hipertansiyon sıklığında da belirgin bir artış gözlendiğini ifade eden Gürkan Genç, “Çocuk hastaların ya da sağlam çocukların dahi rutin kontrollerde tansiyon ölçümleri ne yazık ki yapılmamakta ve önemsenmemektedir. Bu aşamada ailelerin bilgilendirilmesi, çocukların hasta olmasalar bile tansiyonlarının en azından yılda bir ölçülmesi gerekmektedir.

    Günümüzde artık çocuklar bilgisayar başından kalkmamaları, daha fazla harekesiz zaman geçirmeleri, fazla tuzlu yemeleri nedeniyle hipertansiyon daha da önem kazanmıştır. Çocuklarda aşikar hipertansiyon oranı yüzde 4-5’lerden obez çocuklarda yüzde 20’lere çıkmaktadır. Bununla birlikte pre-hipertansiyon dediğimiz aşikar olmayan ancak yüksek olan ve hipertansiyon geliştirme riski nedeni ile takip edilmesi gereken hastaların oranı ise normal çocuklarda yüzde 12 ila 22 arasındadır. Bu nedenle çocukta hipertansiyon erişkin döneminin sağlıklı geçmesi açısından önemsenmelidir. Çocuklardaki baş ağrısı, mide bulantısı, burun kanaması, çarpıntı, huzursuzluk, görme bozukluğu, halsizlik gibi semptomların mutlaka değerlendirilmesi, semptom olmamasının hipertansiyonu ekarte ettirmediği ve gereken önlemlerin erken alınması gerekliliği hatırlanmalıdır” şeklinde konuştu.

  • Çocuklarda Sivrisinek Isırığına Dikkat!

    Yaz aylarının korkulu rüyası sivrisinekler, alerjisi olanlar için hayatı kâbusa dönüştürüyor. Problemi yaratan dişi sivrisinekler, yumurtalarını beslemek için kan emiyor, ağızlarındaki protein içerikli salyalarını ısırdıkları deriye aktarıyor ve alerjik reaksiyon oluşturuyor.

    Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak; sivrisineğin insanları ısırdığında ciltte 3 – 5 mm boyutlarında kızarıklık ve kaşıntılı kabarıklar oluşturduğunu söylüyor. Aynı sivrisinek ısırığına maruz kalındığı sürece reaksiyonların şiddetinin azaldığını belirtiyor. Özellikle sivrisinek alerjisi denildiğinde ise tek tek ısırık reaksiyonlarından daha çok, bir kolun, göz kapağın veya ayağın tümüyle şişmesinden söz konusu olduğuna dikkat çekiyor. Büyük bir alanda şişme görülmesine rağmen, sivrisinek ısırığının olduğu alana ait bir tepkime olduğunu ve bütün vücudu etkilemediğini söylüyor.

    Prof. Dr. Tabak; çok nadir olarak görülse bile, tüm vücudu etkileyen anjiyo ödem veya anafilaksi gibi ani alerjik tepki oluşan durumlarda hayati tehlike yaratabildiğinin altını çiziyor. Bu anormal reaksiyonun tıp dilinde adının “Skeeter Sendromu” olarak adlandırıldığını sözlerine ekliyor.
    Çocuklar İçin Çok Önemli

    Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak; sivrisinekle yeni tanışan çocukların, henüz bu proteine alışmamış bağışıklık sistemleri olduğu için yaşanılan reaksiyonların, genellikle daha büyük olduğuna dikkat çekiyor. Alışık olunmayan bir çevrede farklı bir tür sivrisinek ısırığına maruz kalınırsa daha ileri yaşlarda da reaksiyonun aniden boyut değiştirebileceğini belirtiyor.

  • Çocuğunuz Başına Darbe Mi Aldı?

    Çocuğunuz daha yeni yeni hareketlenmeye başladıysa ve bu süreçte sık sık düşüp başını bir yerlere çarpıyorsa bu haberi okumanızda fayda var.

    Özellikle çocukluk çağında kafaya alınan darbelerle ilgili bilinmesi gerekenleri Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Bahadır Ay anlattı…

    Kafaya alınan darbelerde yapılması gereken ilk müdahale nedir?

    Çocukluk çağında geçirilen kafa travması acil servislerde sık karşılaştığımız bir durum ve birçoğu ciddi sağlık problemi oluşturmaz. Yine de anne baba olarak evde bu sorumluluğu üzerinize almamalı ve en kısa zamanda çocuğunuzu bir sağlık merkezine götürüp muayene ettirmelisiniz. Sağlık merkezine ulaşmadan önce evde yapabileceğiniz basit ama önemli şeyleri şöyle sıralayabiliriz: Öncelikle travma sonrası çocuğunuz bilincini kaybetmişse havayolunun açık olduğundan emin olmalısınız. Travma sonrası ciltte kanamaya neden olan bir kesi mevcut ise steril bir gazla, eğer o yoksa temiz bir bezle yara-kesi üzerine tampone ederek kanamayı durdurabilirsiniz.

    Kafaya alınan darbelerde ne gibi tetkikler yapılır?

    Kafa travması sonrası travmanın nasıl gerçekleştiğini detaylı olarak sorgulayarak hastayı muayene ederiz. Muayene sonrası Direkt Kafa Grafileri (Röntgen), Bilgisayarlı Tomografi veyaMR isteyebiliriz. Muayene sonucunda herhangi bir problem görmediğimizde; hastadan bazen hiçbir tetkik istemeyebilir ve hasta yakınlarını travma konusunda bilgilendirerek evine göndeririz.

    Çocuğun darbeden etkilendiğini nasıl anlarsınız?

    Kafa travması sonrası çocukta bilinç düzeyinde bozulma veya koma, geçici bilinç kaybı, davranış değişiklikleri, bulantı ve/veya tekrar eden kusmalar olayı ciddiye almanıza yönelik belirtilerdir.

  • Bebeğinizi Evde Bekleyen Tehlikeler!

    Ev kazalarını önlemek aslında biz ebeveynlerin elinde, şimdi size kısaca evin çeşitli bölümlerindeki güvenlik önlemlerinden kısaca bahsetmek istiyorum.

    Bebeğin Odası

    Bebekler doğar doğmaz kol bacak hareketleri, itip kakma hareketleri ile ayaklarının altındakileri ve kendilerini iteleyerek yer değiştirirler. Bu hareketlerle yer değiştiren bebek düşebilir.

    • Bez değiştirme yatağında düşmeyi önleyecek bariyer veya emniyet kemeri var mı?
    • Bez değiştirme malzemeleri, bebeğin altı değiştirilirken ulaşabileceğiniz mesafede mi?
    • Bebeğin altını değiştirirken, yatak, sandalye vs. üzerinde bebeği bir an bile yalnız bırakmayınız.
    • Bebeğin pudra kutusu ile oynamasına izin verilmemeli; solunum yoluna kaçan pudra ölümüne neden olabilir.
    • Oyuncak, yastık, doldurulmuş hayvan vs’yi bebeğin karyolasında bırakmayınız. Yaşı büyük bebekler, bu malzemelere basarak yükselip yataktan düşebilirler.
    • Bebeğiniz emeklemeye veya dikilmeye başladığı zaman asılabilen oyuncaklar, karyola süsleri vs çıkarılmalıdır. Çocukların eli-ayağı-boynu bunların iplerine dolaşıp boğulabilirler.
    • Karyola içindeki yatak, karyolaya tam yerleşmeli, kenarlarda boşluk kalmamalıdır; aksi halde karyola kenarı ile yatak arasına sıkışabilirler.
    • Su yatağı, içinde tanecikler olan ortopedik yastıklar vs. kullanmayınız.
    • Yatak ve karyola çevresinde bebeğin ulaşabileceği mesafede naylon torba vs olmamalı
    • Gece lambaları kumaş vs’ye dokunacak mesafede olmamalıdır; ısınan ampuller kumaşları yakarak yangına neden olabilir.
    • Mümkünse bebeğin yatak odasına duman detektörü ( gaz alarmı vs.) konmalıdır.
    • Prizler kapaklı olmalıdır.
    • Oyuncak kutularının menteşeli ağır bir kapağı olmamalı, ağır bir kapak bebeğin parmaklarını sıkıştırabilir.
    • Mümkünse soğuk buhar yapan bir cihaz ile hava nemlendirilmeli; yanık riskine karşı sıcak buhar makinesi kullanılmalı.
    • Ani bebek ölümü riskinden dolayı bebek yatağı orta sertlikte olmalı ve bebek sırt üstü yatırılmalı.
    • Evde ateşli silah bulundurulmalı; zorunluluk varsa silah ve mermiler ayrı yerlerde olmalı
    • Çocukların ulaşabileceği yerlerde ilaç, deterjan vs. olmamalı,
    • Bebek yatak odasına giriyorsa, perde kordonları bebeğin ulaşamayacağı mesafede kaldırılmalı;(Çocuklar perde ipleriyle oynamayı sever ama boynuna dolanıp boğulabilir)

    Banyoda

    • Banyo zemininde düşmeleri önlemek için kaymaz halı var mı?
    • Küvet zemininde düşmeleri önlemek için kayma önleyici malzeme var mı?
    • Saç kurutma makinesi, vs. elektrikli aletler prizden çekili ve kablosu sarılı halde saklanmalıdır.
    • İstenmeyen yanıkları önlemek için, şofben vs.nin sıcaklık ayarı 50ºC’nin altında olmalıdır.
    • Banyo kapısı ve klozet kapağı daima kapalı tutulmalıdır.

    Mutfakta

    • Kesici aletler bebeğin ulaşamayacağı mesafede olmalıdır.
    • Basamak olarak kullanılabilecek sandalye vs., tezgah ve fırından uzakta olmalıdır.
    • İlaçlar çocukların açamayacağı “ bebek kilitli “ kutularda saklanmalı
    • Ocaktaki tava, sütlük vs.nin sapı dışa doğru değil, içeriye doğru uzanmalıdır.
    • Bebeğinizle sıcak su, çay vs.’yi aynı anda taşımayınız.
    • Tost makinesi, mikser vs. fişten çıkarılarak saklanmalı, prizler kapaklı olmalıdır.
    • Mama sandalyesi zemine sağlam oturmalı ve emniyet kemeri olmalı;
    • Bulaşık makinesi tozu, deterjanı vs. ulaşamayacakları yerde saklanmalı.
    • Mutfakta yangın söndürücü bulundurulmalı, büyükler ve büyük çocuklar kullanmasını öğrenmeli

    Diğer odalar

    • Masa ve sehpaların kenar ve köşeleri yaralamayı önleyecek şekilde kaplanmalı
    • Bitkiler çocuğun ulaşamayacağı yerde olmalı
    • TV, masa lambası vs. düşmeyecek şekilde yerleştirilmeli,
    • Uzatma kabloları vs. mobilyaların ardından geçirilip saklanmalı.
    • Soba vs. ısıtıcıların etrafında bariyer olmalı
    • Zehirlenme Danışma Merkezinin telefonu kayıtlı mı?
    • Çakmak ve kibritler bebeğin ulaşmayacağı yerde olmalı
    • Cam sehpa, alçak cam kapı vs kırılma ve kırık camın kesme riski olan yerlerde camların kırıldığında dağılmasına engel olacak yapışkan film tabakası ile kaplayın (Bu filmler oto camcılarında ve aksesuarı satan dükkânlarda bulunabilir).

    Diğer

    • Eviniz iki katlı ise merdivenlerde akordeon olmayan bariyer kullanılmalı merdivenler halı ile kaplanmalı.
    • Yangın veya deprem durumunda, kaçış planınız olsun; plana uygun tatbikatlar yapın.
    • Bebeğinizi tekerlekli yürüteçte yalnız bırakmayın. Özellikle dubleks ve içten merdivenli evlerde yuvarlanabilir.
    • Oyun parkı veya bahçesi varsa parmaklı mı? Parmaklıklar arasındaki mesafe başın giremeyeceği kadar dar mı?
    • Tespih, kolye, toka, toplu iğne, raptiye vs. küçük parçacıkları olan nesneleri ortalıkta bırakmayınız;

    Havuz

  • Sese Evet Kavgaya Hayır

    Çocuk uyurken gürültüye evet, kavga patırtısına kesinlikle hayır!

    Yavrunuz mışıl mışıl uyurken sert adımlarla yürümenizin, yüksek sesle bir kahkaha atmanızın sakıncası yok. Ama eşinizle kavga ediyorsanız, iş çok değişebilir. Nedenini aşağıda dikkatle okuyun…

    ANNE babaların, büyük çoğunluğu, henüz bir yaşındaki çocukları uyurken evde gürültü etmekten, nefes almaktan kaçınır korkarlar. Oysa küçük çocukların uykularının oldukça ağır olduğunu bilmeleri gerekir.
    Bir yaşındaki çocuklar, öylesine derin uyur, bu sırada gürültüye karşı kulakları öylesine tıkalıdır ki, ana-babanın ayaklarının ucuna basarak yürümesine, ya da telefon çalınca deli gibi koşmalarına hiç gerek yoktur.
    Aksine,televizyonun veya radyonun sesini kısmak, yavaş sesle konuşmak gibi tedbirler, belki de olumsuz etkiler doğuracaktır. Çocuğun böylesine üstüne düşmek onu bu kadar “fazla hesaba katmak” kendisine ancak zarar verecektir.
    Bu tutum karşısında çocuk, istediği gibi şımarmaya, hak kazanacaktır. Ayrıca, anne-babasının “gürültüde uyunmaz” şeklindeki kuruntularını hissedecek, büyük bir olasılıkla benimseyecektir de. Bunun sonucunda, günün birinde bitişikteki komşuda gürültülü bir eğlence verildiğinde veya eve gelen konuklar biraz fazla gülüp eğlendiklerinde gözü uyku tutmayacaktır.
    İşte bütün bu sakıncalarından dolayı, anne-babalara şöyle seslenmek istiyoruz: Çocuğunuz uyurken, bırakın her şey her zamanki seyrini izlesin. Televizyonun, radyonun düğmesini kısmayın. Kahkahalarınızı ve konuşmalarınızı alçaltmak zorunda kalmayın. Bu tür sesler, çocuğun gün boyunca tanıdığı, bildiği uğultulardır. Ona bir çeşit güven bile verir. Tersine, alışmadığı ve birden çöken sessizlik, onu güvensizliğe ve huzursuzluğa sürükleyecektir.
    Fakat çocuğu rahasız eden gürültüler de hiç kuşkusuz vardır. Çok alçaktan uçan bir helikopter, şiddetli yağan yağmur, yada büyükleri bile ürküten gök gürültüsü, ani bir patlama gibi. Böyle bir durumda yapacağınız tek şey, çocuğu avutup, yatıştırmaktır. Odasının kapısını aralık bırakmanız da doğru olur.

  • Çocuğunuzu Dışarıdaki Tehlikelere Karşı Hazırlayın

    Ülkemizde çocuklar özellikle çocuğu olmayan ailelere para karşılığı satma, dilenmeye ya da ruh sağlığı bozuk kişilerce zarar verme amaçlı kaçırılmaktadır. Çocuk kaçırma olayından sonra devletin güvenlik güçleri olabildiğince hızlı ve koordineli bir refleks vermesi gerekiyor ama ondan daha önemli olan olayların daha az yaşanması için ailelerin alacağı tedbirler.

    Çocukların kendini olabildiğince koruması için verilecek eğitimlerin çok erken yaşta başlaması gerekiyor.

    İlk olarak ebeveynler çocukların ben sınırlarına özen göstermeli. Özellikle 3 yaşından sonra izin alınarak öpülmesi, eşya ve oyuncakları için izin istenmesi, odasına girerken kapısının çalınması çocuklara ben sınırlarının öğretilmesi açısından oldukça önemlidir.

    3 yaşından sonra giyinirken, soyunurken, tuvalette ve banyodayken çocuğunuzun izin almasını sağlayın ki sizin de ben sınırlarınız olduğunu öğrensin.

    Toplumumuzda çokça gözlenen ısırarak sevmeye asla izin verilememeli. Küçük yaşlarda ısırılarak sevilen çocuklar tacize tepki vermekte zorlanmaktadır. Çünkü çocuklar bunu sevmenin bir türü olarak algılamaktadır.

    Yabancıların dokunmalarına izin verilmemeli. Sokakta, çarşıda, alışveriş merkezlerinde tanımadığımız kişiler küçük yaştaki çocukları sevmek amaçlı dokunma eğilimindeler. Toplumumuzda çok karşılaştığımız bu durum maalesef birçok aileye göre normal sayılmaktadır. Böyle durumlarda dokunmanın yasak olduğunu söyleyin ki çocuk da bunun normal bir davranış olmadığını öğrensin.

    Şiddete maruz kalan çocuklar korkmayı ve aynı zamanda tepki vermemeyi öğreniyorlar. Bu yüzden çocuklara asla şiddet uygulanmamalı.

    Kim olursa olsun ben sınırına müdahale eden kişilere tepki vermesi gerektiğini öğretin.

  • Çocuklarda Su Güvenliği

    Çocuk ile su doğal bir ikilidir. Plaj, göl, yüzme havuzu ve banyo küveti şimdiye kadar icat edilmiş bütün oyuncaklardan daha çok eğlence fırsatı sağlar. Ancak su nedeniyle yaşanan trajediler de fazlasıyla yaygındır.
    Küçük çocuklar su yakınındayken çok dikkatle izlenmelidir. Anne babaların plajda veya havuz kenarında uzanıp uykuya dalması pek kolaydır ama çok kısa süreli de olsa denetime ara verilmesi çocuklar için ölümcül sonuçlara neden olabilir. Banyo küvetinde boğularak ölüm de oldukça sık görülür. Çocuğunuzun banyoda tek başına bırakılabilecek kadar büyüyüp büyümediğine karar verirken sağduyunuzu kullanın.

    Suya karşı dayanıklılık

    6 aylık kadar küçük çocuklara bile verilen yüzme dersleri giderek yaygınlaşmaktadır. Bu suya karşı dayanıklılık dersleri aslında bebeklere yüzme değil, sadece ayaklarını suyun yüzüne çıkabilecek kadar çırpmayı öğretir. Eğer çocuk anne babası kendini izlerken havuzun uzak tarafından suya düşerse bu derslerin yararı olur. Bebek suyun yüzüne çıkmayı ve ebeveyni kendisine yetişene kadar ayak vurmayı becerebilecektir.

    Ancak Amerikan Çocuk Doktorları Akademisi 3 yaşından küçük çocuklara yönelik programları onaylamıyor. Bu yaş grubundaki bebeklerin çok fazla su yutması bazılarının kriz geçirmesine yol açabiliyor. Ayrıca hem siz hem de çocuğunuz gerçeklere dayanmayan ve sonu ölümle sonuçlanan bir güven duyabilirsiniz. Her zaman uyanık ve iyi bir gözlemci olmak zorundasınız.

    Yüzme dersleri

    Bütün çocukların yüzme öğrenmesi çok önemlidir. Bölgenizdeki yüzme dersi olanaklarını araştırın. Eğer kendiniz iyi bir yüzücü iseniz çocuğunuza yüzme öğretirken birlikte geçireceğiniz zamanlardan çok keyif alırsınız. Çocuklara hiçbir zaman yalnız başlarına yüzmemeyi ve yanlarında deneyimli bir yetişkin bulunmaksızın kıyıdan uzaklara açılmamayı öğretmelisiniz. Çocuklar asla sulama kanallarında veya hızla hareket eden akıntılı yerlerde yüzmemelidir. Havuzlardaki atlama yerleri dışında hiçbir yerden suya balıklama atlamamalıdır.

  • Bebek Ve Gdo: Bebeğinizin Sağlığı Için Bilmeniz Gerekenler

    ‘Genetiği değiştirilmiş’ gıda ne anlama gelir?

    Genetiği değiştirilmiş ya da genetik olarak işlenmiş (düzenlenmiş) gıdalar, DNA özellikleri değiştirilmiş bitkilerden elde edilirler. Bilim adamları bitkilerden ya da hayvanlardan genler alır — ki bunlar canlıları ayıran DNA parçaları – ve bu genleri başka organizmaların DNA’sına yerleştirir. Bu bitkiler ayrıca genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) olarak bilinirler. Bitkilerin genetiğini değiştirmenin amacı, onları herhangi bir şekilde daha iyi yapmaktır. Öyle ki örneğin ; bir mısır bitkisini daha besleyici yapmak, zararlı bitki öldürücülerine, böceklere ya da hastalıklara karşı daha dayanıklı yapmak veya kuraklık ve soğuğa daha toleranslı hale getirebilmek için bir gen eklenebilir. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) de genetiği değiştirilmiş olan ilk ekinler mısır, soya fasulyesi ve pamuktu. Büyük miktarda mısır ve soya içeren birçok işlenmiş gıda, genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) içerir. Şu anda ABD gıda ve yem temininde izin verilen diğer GDO’ lu ürünler; yonca, kanola, hindiba, mısır, pamuk, keten, papaya, patates, pirinç, soya fasulyesi, kabak, şeker pancarı ve domatestir.

    Genetiği değiştirilmiş gıdalar benim bebeğime zararlı olabilir mi?

    Bu çok tartışmalı konu hakkında alacağınız cevap kime sorduğunuza bağlıdır. Gıdaya gelince, birçok insan belki de özellikle söz konusu çocukları olduğunda daha doğalına güvenir. Çünkü doğada mümkün olmayan genetik kombinasyonlar genetik mühendisliği laboratuvarında oluşur. Eleştirmenler gıdalarımız ile teknolojik olarak oynanmasının insan sağlığı ve çevre üzerinde çok kapsamlı etkileri olabileceğinden endişeleniyorlar. Alerjenler birincil endişedir. Çünkü bu GDO’ lu gıdalar bilinen veya hiç bilinmeyen alerjenler içerebilirler. Bir kişinin gene eklenen herhangi bir şeye karşı alerjisi varsa, o kişinin yeni ürüne alerjisi olacaktır. Hatta bazı endişeler var ki, bir bitkiye yeni bir gen tanıtıldığında, bunun tamamen yeni bir alerjen oluşturması mümkündür – duyarlı kişilerdeki alerjik reaksiyonlara sebep olan ( özellikle çocuklarda). Ve gıdalardan emin olmak için test etmenin iyi bir yolu yoktur. “Alerjenler için test zordur”, diyor Jane Rissler, Endişeli Bilimciler Birliği’nde bir bitki patoloğu ve bir üst düzey personel bilim adamı, kâr amacı gütmeyen bir kamu çıkarına bir grup. Ayrıca, üretici ve hükümet varsayımı altında çalışırken bu özgün gıdalar güvenli olsaydı, yeni ürün aynı zamanda güvenli olacaktı. Rakipler organizmanın mutlaka önceden mühim seviyede değiştirilmiş olabileceğinin doğru olmadığına inanıyor.