Bebek Sağlığı ve Aşılar

  • Bebeklerde Üst Solunum Yolları Enfeksiyonları

    Çocukluk döneminin kendine özgü rahatsızlıkları bulunur. Anne-Baba’ların en yakındıkları konu, -çok sık olarak- nezle, soğuk algınlığı, grip, gripal enfeksiyon bademcik/boğaz iltihabı gibi üst solunum yolları enfeksiyon’larına (ÜSYE) yakalanan, orta kulak iltihabı ve/veya sinüzit’in de çoğu zaman tabloya eşlik etmesi ile genel durumu olumsuz etkilenen, okul’a gidemeyen çocuklarıdır. Bağışıklık sisteminin fazla tepki göstermesi, çocukların kendisini koruyamaması, soğuk aylar, okul ortamı vb. nedenler çocukluk döneminde, yıl içinde ortalama 4-12 kez (oran, kreş ve okul öncesi çocukluk döneminde en yüksek dir) üst solunum yolları enfeksiyonu geçirilmesine neden olmaktadır. Bu sayının en aza düşürülmesi için, Doktor ve Anne-baba’nın özen göstermesi gerekir.

    Belirtiler ve Bulaşma yolları nelerdir?

    Klinik tablo, sonbahar-kış mevsimleri boyunca daha sık karşımıza çıkan çeşitli tür virüslerin (en sık rhinovirüs’lerdir) neden olduğu soğuk algınlığı-basit burun iltihabı olarak başlar. Çünkü az güneş ışınları, soğuk havanın burun içine olumsuz etkisi, kalabalık, havalanması kötü ortamlar soğuk aylarla ilgilidir. Bakteriler de ikincil olarak, iltihabı şiddetlendirebilir (sinüzit/bademcik iltihabı gelişimi vb.) Boğazda ve genizde tahriş, burun tıkanıklığı, hafif ateş ilk belirtilerdir, hapşırma, sulu burun akıntısı, boğaz ağrısı, iştah kaybı, başağrısı, kulak ağrısı, öksürük de olabilir. Bulaşması, havadan damlacıkların solunumu ile veya el sıkışma, öpüşme gibi direkt temas ile olur. 24-72 saat içinde hastalık belirtileri başlar. İyileşme dönemi 10-14 gün sürer. Nadiren lab.(kan testi, boğaz kültürü) veya radyolojik (sinüs filmi) incelemeler istenir.

  • Bebek Cilt: Bebeklerin Ciltlerinde Karşılaşılabilecek Deri Rahatsızlıkları Nelerdir?

    Güneşten korumak kremlerini şampuanlarını ve deterjanlarını doğru ve bilinçli seçmek… Bebeğinizin ince ve hassas cildi daha fazla dikkat daha çok özen istiyor. Bebek cildinin erişkinlere göre farklılıklar göstermesiince ve hassas olması; isilikten konağa pişikten egzamaya birçok cilt hastalığına neden olabiliyor.

    “Bebek cildi daha fazla özen ister” diyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Gökhan Okan çocuklarda görülen cilt problemlerinin önemsenmesi gerektiğini belirtti ve bebek teninde oluşabilecek cilt sorunları hakkında şunları söyledi:

    “Bebek cildinin farklı olması bebeklere özgü birtakım cilt rahatsızlıklarının ortaya çıkmasına neden olur. Bunların bir kısmı geçici karakterde olmakla birlikte bir kısmı uzun süre devam edebilir. Bebek cildi çok hassastır erişkinlere göre daha incedir ve daha az yağ salgısı üretmektedir. Derinin ince olması yaralanmalara karşı savunmasız kalmasına zemin hazırlar. Cildin inceliği dışarıdan harici olarak kullanılacak ürünlerin deriden emilip kana geçmesine neden olabilir. Geniş yüzeye uygulanacak ürünlerde bu yüzden dikkatli olunmalıdır.

    Bebeklerin bağışıklık sisteminin az gelişmesi onları enfeksiyonlara karşı daha duyarlı hale getirir. Deri enfeksiyonları bebeklerde sık görülür. Yeni doğan döneminde bebeklere bakan kişilerin elleri enfeksiyon teması açısından risk oluşturur. Bu yüzden bebekle temas edecek olanların ellerini sık sık yıkamaları bebeklerin enfeksiyon kapmasını önler.”

    BEBEKLERDE GÖRÜLEN GEÇİCİ CİLT SORUNLARI
    Dr. Gökhan Okan bebeklerde en fazla görülen cilt sorunlarını sıraladı ve yapılması gerekenler hakkında şu önerilerde bulundu:

  • Bebek Sağlık: Orta Kulak Iltihabını Anneler Için Araştırdık.

    Orta kulak iltihabı çok sık karşılan bir durumdur. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr.Anıl Güngör çocuklarda sıklıkla görülen orta kulak iltihapları ve kulak tüpleri ile ilgili merak edilen soruları cevapladı.

    6 ay ile 6 yaş arasındaki çocukların çoğu, bir veya birkaç kere orta kulak iltihabı geçiriyor. Orta kulakta sıvı toplanması ve sık kulak iltihabı, çocuklarda çok rastlanan bir durumdur. Bu durum genellikle östaki borusunun uyumsuz çalışmasına, çocukluk çağının koşulları dolayısı ile sık geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonlarına ve gelişmekte olan bağışıklık sisteminin yetersiz kalmasına bağlıdır. 6 ay ile 6 yaş arasındaki çocukların çoğu, bir veya birkaç kere orta kulak iltihabı geçirir. Daha büyük çocuklarda orta kulak iltihabı geçirme olasılığı daha düşüktür. Eğer orta kulak iltihabı tedavi edilmezse ve uzun süre devam ederse, çocuklarda kalıcı işitme kaybı kulak zarında ve orta kulakta düzeltilmesi zor hasar oluşabilir.

    Orta kulak iltihabına yol açan başlıca etmenler;
    Kulak enfeksiyonlarına en sık neden olan mikroplar, bakteriler ve virüslerdir. Başka mikroplar da nadiren de olsa orta kulak ilihabına neden olabilir. 6 -18 aylık çocuklar, orta kulak iltihabı geçirme açısından risk altındadırlar. Bunun nedenleri, muhtemelen kulak ve kafatası yapılarındaki farklılıkla birlikte bu çocukların bağışıklık dizgesinin olgunlaşmasını henüz tamamlamamış olmasıdır.

    Orta kulak iltihabı geçirme olasılığını artıran diğer etmenler şunlardır:

    • Anaokulları; anaokuluna, yuvaya, kreşe giden çocuklar daha fazla bakteriye ve virüse maruz kalırlar, bu nedenle de daha fazla orta kulak iltihabı geçirirler.
    • Sigara dumanı; sigara, puro veya pipo dumanına maruz kalan çocuklarda orta kulak iltihabı olasılığı %50 daha fazladır.
    • Emzik; emzik kullanan çocuklarda orta kulak iltihabı geçirme riski biraz daha fazla olmaktadır.
    • Aile öyküsü; anne-babası ve kardeşleri tekrarlayan orta kulak iltihabı geçiren çocuklarda orta kulak enfeksiyonu gelişme olasılığı daha yüksektir.
    • Altta yatan tıbbi sorunlar; yarık damak, Down sendromu, bağışıklık yetmezliği ve alerjik rinit gibi altta yatan tıbbi sorunları olan çocuklarda kulak enfeksiyonu riski yüksektir.
    • Mevsim; kulak enfeksiyonları sonbaharda ve kışın daha fazla görülür.
    • Öte yandan, en az üç ay boyunca anne sütü emmiş çocuklarda kulak enfeksiyonları daha seyrek görülmektedir. Bu durum, sütün bağışıklık yönünden koruyucu etkisiyle ve emzirme sırasında çocuğun başının ve yüz kaslarının biberonla beslenmeye göre daha farklı konumda olmasıyla açıklanmaktadır.

    Orta kulak iltihabından koruyabilirsiniz.
    Bebeklerin anne sütüyle beslendiği andaki pozisyonu, biberonla beslenmeye göre hastalığı önlemede daha etkindir. Yapılan araştımalarda oturarak beslenen bebeklerin, orta kulak iltihabına daha az yakalandığı görülmüştür. Ayrıca anne sütündeki maddeler, bağışıklık sağlar ve hastalığa yakalanma riskini azaltır. Ayrıca bebeğin temizlik koşullarına dikkat edilmelidir. Bulunduğu ortamın hijyenik olmasına özen gösterilmelidir. Kulak ağrısı çeken çocukların doktora götürülmesi hastalığın ilerlemeden tedavisi için gereklidir. Kulak yolunun tahrip edilmesi, kulak çöpünün yanlış kulanılması, diş çıkarmak kulak ağrısına neden olabilir.

  • Bebeklerin Ağzında Salya

    Sık sık kusuyor, salya akıtıyor ve hıçkırık tutuyorsa…

    Bebeği olan anneleri, bebeklerindeki kusma, hıçkırık ve salya gibi durumlar çoğu zaman huzursuz eder. Bebeğin boynuna astıkları önlük, hemen hiç kuru kalmaz: Ya devamlı salyaları akar, ya da süt içtikten sonra sık sık kusarlar. Türkiye’nin en büyük mağazalarından farklı tasarımda mama önlüğü fiyatlarını merak ediyorsanız MAMA ÖNLÜĞÜ sayfamızda bulabilirsiniz. Anneleri üzen ve endişelendiren bu sıkıntıların nedenlerini uzmanına sorduk.

    Soru: Bebeğin tükürmesi ve salyasının akması,endişelenecek bir şey midir, doktor?
    Cevap: Eğer bunun miktarı pek az ise, bebeğin gelişmesinde bir aksaklık yaratmıyorsa, hayır.

    Soru: O halde bu olaya “normaldir” diyebilir miyiz?
    Cevap: Bir ölçüde evet. Genellikle altıncı aya kadar sık görülen salya akışı, giderek azalır, en sonunda kendiliğinden geçer.

    Soru: Peki, bu duruma karşı anne bir şey yapamaz mı?
    Cevap: Bebeğin mamasını, ya da sütünü, biraz yulaf ezmesi ya da mısır nişastasıyla kıvamlandırabilir. özellikle bir konuya dikkat etmesi yararlı olur: Bu da, bebeğin altını, emzirmeden veya mama vermeden önce değiştirmektir. Çünkü bebek bu işlem sırasında sağa-sola döndürülüp, çok hareket ettirildiğinden, mamasını hemen az önce yemişse, bunun bir kısmını çıkarması olağandır. Yine bebeğe mamasını yedirdikten sonra bir süre başının altına alçak bir yastık koyarak yükseltmek de, kusmasını önleyen bir çare olabilir.

  • Bebeklerde Bronşit

    Bebeklerde Bronşit Neden Olur?
    Bronşit bebeklerde özellikle soğuk kış aylarında daha sık görülen bir hastalıktır. Bronşit, ciğerlerin küçük hava kanalları olan bronşçukların iltihaplanmasıdır. Genelde solunumsal sinsityal virüsten (RSV) kaynaklanır; ama diğer virüsler de bronşite neden olabilir. Virüs genellikle kişiden kişiye geçer ve sıklıkla hırılıtlı nefes almaya neden olur. Bu enfeksiyon genelde 2 yaşından küçük bebekleri etkiler; çünkü bu bebeklerin gelişmemiş (ve çok daha küçük olan) hava kanalları daha büyük çocukların ve yetişkinlerinkinden daha kolay iltihaplanır ve tıkanır.

    İnfluenza Virüsü Bebekte Bronşite Neden Olabilir: Bronşitin en yaygın nedeni bu virüs çeşididir. İnfluenza A ve B olmak üzere iki çeşittir. İnflüenza virüsü yaygın olarak grip virüsü olarak da anılır.
    Bazı Bakteriler Bebeğin Bronşit Olmasına Yol Açabilir: Özellikle mikoplazma pnömoni adlı bakteri bronşite neden olan en yaygın bakteri türüdür.
    Solunum Yollarını Tahriş Eden Maddelerde Bronşite Neden Olur: Günümüzde yoğun sanayileşmeden dolayı insanların soluduğu hava çok fazla kirlendiği için soluduğumuz havada bulunan fabrika ve egzoz dumanları, toz, çeşitli alerjenler ve sigara dumanı gibi tahriş edici gazlar özellikle bebeklerde henüz tam olarak gelişmemiş bronş tüplerinde enflamasyona neden olabilmektedir. Ayrıca polen tozları ve diğer toksinler de bronşite neden olabilir.
    Bebeklerde Zayıf Bağışıklık Sistemi Bronşit Habercisidir: Bebeklerin bağışıklık sistemi gelişme aşamasında olduğu için bronş tüpleri kolayca enfeksiyon kapabilmektedir. Özellikle sigara dumanına maruz kalan bebeklerde akciğerler yetişkinlere nazaran kolayca etkilenebilmektedir. Bu nedenle anne ve babaların bebeklerinin olduğu bir ortamda kesinlikle sigara içmemesi veya sigara içilmesine izin vermemeleri gerekir.
    Bebeğinizin Bağışıklık Sistemini Nasıl Güçlendirirsiniz? Ayrıca bilimsel araştırmalara göre anne sütü ile beslenmeyen bebeklerde bağışıklık sisteminin gelişmesinin daha uzun süre alabildiği ve bu süreçte anne sütü almayan bebeklerin enfeksiyonlara karşı daha kırılgan olduğu görülmüştür. Bu nedenle bebeklerin bronşit ve benzeri daha birçok hastalığa karşı daha dirençli olması için uzmanlar anne sütünün önemini özellikle vurgulamaktadır.

    Bebeklerde Bronşit Belirtileri Nelerdir?
    Bronşit öksürük, birkaç gün burun akması ve hapşırma ile soğuk algınlığı gibi başlar. Bazen de bebeğin iştahı azalır ve çok yükske olmasa da ateşi çıkar (38.3°C, 38.8°C). 2 gün içerisinde öksürük ağırlaşır; sürekli ve hırıltılı bir hal alır. Bebeğiniz mızmızlanabilir, çok hızlı nefes har ve nefessiz kalabilir. Bu da bebeklerin yemek yemede sorun yaşamalarına neden olur. Orta derecedeki vakalarda belirtiler 3-5 günde ortadan kaybolur. Ciddi vakalarda hava yolları tıkalı olduğundan bebeğiniz nefes almaya çalışırken hırıltılı bir ses çıkarabilir. Ciddi nefes alma sorunları varsa ve bebeğinizin ağız çevresi morarmaya başlarsa, bu, acil bir durum demektir.

    BebekSayfası.Com’da bebek sağlığına fazla fazla yer veriyoruz. Annelerimizin bebeklerinin sağlığı ile ilgili endişelerinin farkındayız bu yüzden tüm bebek hastalıklarına pek çok makale ve uzman görüşüyle yer vermekteyiz… Hangi ayda bebeğinizi bekleyen riskler neler eğer merak ediyorsanız ay ay bebek gelişimi sayfamıza göz atmanızı tavsiye ederiz.

    Bebeklerde Bronşit Tedavisi
    Bebeğinizin nefes alma sorunu varsa hemen doktorunuza başvunın. Doktor bebeğinizi muayene edecek, nefes alıp vermesini kontrol edecek ve ciğerlerini dinleyecektir. Bebeğiniz orta derecede bir bronşit geçiriyorsa susuz kalmasını önlemek için bebeğinize bolca sıvı verip rahatlamasını sağlayın. Bronşit tedavisi, hastalığın ciddiyetine bağlı olarak değişiklik gösterir. Orta derecedeki bronşit dinlenerek geçer. Beğenizin nefes alıp vermesini kolaylaştırmak için geceleri beşiğin başını 30-40 derece yükseltin. Solunumsal sıkıntıları olan -rahat nefes alamayan- bebeklere, hava yollarının açılması için bronkodilatör ilaçlar verilebilir. Bu ilaçların etkisi çocuktan çocuğa değişir. Ciddi vakalarda ekstra oksijen, sıvı replasmanı ve nadir de olsa mekanik ciğer desteği alması için bebeğiniz hastaneye yatırılabilir.

    Bebeğinizin Beslenmesine Dikkat Etmelisiniz: Anne olarak bebeğinizi emzirmeye devam edin. Çünkü anne sütünde enfeksiyonları engelleyecek birçok antioksidan bulunmaktadır. Ayrıca bebeğinizi düzenli bir şekilde beslemek ve sıvı takviyesi yapmak aşırı mukus ve balgam üretiminin neden olduğu susuzluğu engellemek için çok önemlidir.

    Bebeğin Soluduğu Havadaki Nem Miktarını Artırmalısınız: Odada nem miktarını artırmak için bir buharlaştırıcı ya da nemlendirici kullanın. Nemli hava bebeğinizin hava yollarını tıkayan mukusun gevşemesini ve bronşitten dolayı görülen öksürüğün de iyileşmesine katkı sağlar. Burun tıkanıklığını engellemek için de bebekler için özel üretilmiş tuz solüsyonlarından kullanın. Mukusun yumuşaması için bu tuz solüsyonundan bebeğinizin burnuna damlatın. Yine mukusu çıkarmak ya da temizlemek için eczanelerden bebekler için bu amaç için üretilen özel şırıngalardan alın.

    Bronşite Karşı Çocuğunuzda Balgam Söktürücüler Kullanabilirsiniz: Pediyatristiniz tarafından tavsiye edilen balgam söktürücülerden göğüs bölgesindeki tıkanmayı çözmek için bebeğinize verin. Ayrıca boğaz ağrısını ve ateşi düşürmek için bebeklere uygun ilaçlardan da alabilirsiniz. Aspirin içerikli herhangi bir ilacı bebeğinizin bronşit tedavisi için kullanmayın. Aspirin içerikli ilaçlar bebeklerde Reye sendromu olarak bilinen ölümcül bir reaksiyona neden olabilir.

    Bebeğinizin Soluduğu Havanın Temiz Olduğundan Emin Olun: Bebeğinizi sigara dumanı, toz ve diğer alerjenlerden koruyun. Temizliğiniz için kullandığınız kimyasal maddeleri sınırlandırın. Bunun yerine doğal bir alternatif olan karbonat ve sirke gibi maddeler kullanın. Karbonat ve sirke diğer kimyasallar gibi bronşit enfeksiyonunu tetikleyici koku veya gaz yapmaz.

    • Bebeklerde Bronşit Hastalığı
    • Bebeklerde Kronik Bronşit Ve Bronşiolit
    • Çocuklarda Bronşit Nasıl Anlaşılır?
    • Çocuklarda Bronşit, Belirtileri Ve Tedavisi
    • Öksürüğe Ve Bronşite Lezzetli Çözüm
  • Bebeklerde Kızarıklık

    Bebeklerde kızarıklık nedenleri
    Bebeklerde kızarıklık ve kırmızı noktalar. Anneler bebekleri doğduktan sonra özellikle ilk bebekleri ise sürekli bebeğin bir yerlerini inceler, araştırır anormallikler aramaya koyulur. Elbette bu anne şefkatindendir, acaba bebeğim hasta mı, bir sıkıntısı mı var endişesidir. İşte bu araştırma neticesinde bebeğin cildinde kızarıklıklar ve kırmızı noktalar göze çarpar. Birden bir telaş bastırır anneyi… Acaba bu noktacıklar neden oluşmuştur.

    Bebeklerde kızarıklıklar neden olur?
    Bebeklerde kırmızı noktaların çeşitli sebepleri olabilir. Bunlardan bazıları tedavi gerektirmezken bazıları için doktora başvurmak doğru olacaktır. Bebeğin cildinde görülen kırmızı noktacıkların ve kızarıklıkların en sık görüleni şunlardır.

    1-İsilik:
    İsilik bebeklerde çoğunlukla yaz mevsiminde terlemeye ve sıcağa bağlı görülen kırmızı noktacıklardır. Tedavi gerektirmeyen bu rahatsızlık bebeğin kapalı bölgelerinde görülür. Bazen aşırı sıcak ve aşırı terleme ile tüm vücuda yayılabilir. Kaşıntılı olan isilikten korunmanın en iyi yolu bebeği sık yıkamak ve serin yerlerde tutarak bebeğin terlemesini engellmektir.

    2-Ateşli hastalık sonrası görülen kızarıklık:
    Bebekler ateşli bir rahatsızlık geçirip rahatsızlığı atlatınca vücutlarında kırmızı noktacıklar ve kızarıklıklar görülebilir. İsilikten farklı olarak bu kızarıklıklar tüm vücuda yayılmış halde olurlar. Sırt ve göğüs bölgelerinde daha yoğun olarak göze çarpan bu kızarıklıklar da tedavi gerektirmez. Vücudun ateşe karşı tepkisidir. Çoğunlukla bebeğin iyileşmesinden yani ateşi atmasından sonraki günde açığa çıkar ve bir iki gün sonra kendiliğinden kaybolur. Bbeklerde altıncı hastalık sonrası yine vücutta kırmızı noktalar görülebilir.

  • Bebek İlacı İçtikten Sonra Kusarsa Ne Yapmalı?

    Bebek Antibiyotiği İçtikten Sonra Kusarsa Ne Yapmalı?
    Antibiyotiklerin fazla doz alınması, ateş düşürücüler kadar endişe verici değildir ancak etkin tedavi ve az yan etki için doktorun, bebeğin kilosuna göre tayin ettiği kullanım dozu ve sıklığı harfiyen uygulanmalıdır. Antibiyotiği içer içmez kusan bir bebeğe, aynı dozda ilacı yarım saat sonra (çocuktaki ilk ilaç verme girişiminin etkileri geçtikten sonra) tekrar yavaş yavaş verilmesi tavsiye edilir. Eğer tekrar kusmasından endişe ediliyorsa ilacın peşinden bir miktar su verilmesinde fayda vardır. Eğer ilaç alımı sırasında bebeğin ateşi yoksa karına sıcak su torbaları ve boğaza sıcak su buharı yapılarak, bebeğin tekrar kusma ihtimali azaltılır. Ancak bebek her ilaç içimi esnasında kusmaya devam ediyorsa fazla diretmemek, ilaç değişimi için doktoruyla görüşmek gereklidir.

    Antibiyotikler Nasıl ve Ne Zaman Kullanılır?
    Antibiyotikler doktor denetiminde yapılan incelemeler sonucu kullanılmalıdır. Tanı iyi konmalı ve açık olmalı reçetesiz antibiyotik satılmamalıdır. Yüksek ateş için antibiyotik vermek değil de bakteriye bağlı boğaz enfeksiyonunu tedavi etmek amaçlı olabilir. Eğer antibiyotik verilmesi uygun görülüyorsa uygun ve etkin dozlarda ve gereken uzunlukta kullanılmalıdır. Yarım ve yanlış antibiyotik kullanımı sakıncalı olabilmektedir. Antibiyotik direnci önemli bir konu olduğu için antibiyotik verilecekse en etkin dozajda verilmeli. Örneğin;Amerika’da az antibiyotik kullanımı savunuluyor ama bakteri direncini kırabilmek için dozlar arttırılmıştır (Bulucu,2012).

    Bebeğe Alması Gereken Dozdan Daha Az Miktarda İlaç Verilirse Be Yaılmalı?
    Dakikalar içinde fark edilen ilaç dozu eksikliğinden, gereken doz kısa sürede tamamlanırsa tedavide aksama olmaz. Ancak 2 saat gibi bir sürede fark edilirse ve yarıdan az miktarda bir doz verildi ise, kalan kısım verilir ancak ilacın bu son ilaç veriliş saatine göre yeniden ayarlanır. 2 saatten sonra eksik doz verildiği fark edilirse, kalan ilaç miktarı bebeğe içirilmeden, bir sonraki ilaç dozu daha erken verilir. Örneğin 12 saatte bir verilen antibiyotiğin ¾’ü verildi ise sonraki doz 3 saat erkene alınır ve sonraki günlerde yine 12 saat aralığı korunur.

  • Bebeklerde Parmak Ucu Deri Soyulması

    Çocuklarda parmak ucu deri soyulması ve bebeklerde deri çatlaması egzama neden olur?
    Bebeklerde sıkça görülen parmak ucu derisinin soyulması, parmak ve el derisinin çatlaması, parmaklarda kaşıntı gibi belirtileri egzama hastalığının habercisi olabilmektedir. Bebeklerde egzama nedir nasıl tedavi edilir ve nelere dikkat etmek gerekir.

    Önemli Noktalar

    • Çocuğun cildini sabunla yıkamaktan kaçınınız
    • Banyo köpüğü kullanmaktan ve çocuğun saçını şampuanla yıkamaktan kaçınınız
    • Banyosunda az miktarda parfümsüz normal banyo yağı kullanınız
    • Cildin kuruması halinde, çocuğa her iki günde bir banyo yaptırınız
    • Uzun süreli sıcak su banyosu yaptırmayınız ve cildi, havluyu hafifçe dokundurarak kurulayınız
    • Özellikle hemen banyonun ardından, çocuğun cildine düzenli olarak nemlendirici krem sürünüz (sorbolene ya da aqueous kremi)
    • Emici özelliği fazla olan bezler kullanınız ve bezleri düzenli olarak değiştiriniz
    • Bebeklere normal aşı programlarının uygulanması gerekir
    • Egzemalı çocuklara özel diyet uygulamanın fazla bir yararı olmaz

    Alerjik egzama nedir?
    Alerjik egzama (çoğunlukla bebek egzaması ya da yalnızca egzama olarak adlandırılır), kuru, kırmızı ve genellikle çok kaşıntılı olan pul pul döküntüyle belirgin bir deri iltihabıdır. Pigmentli deride daha mor ya da kahverengi vekalınlaşmış deri baskın özellikler olabilir. Egzamalı yerlerden akıntı sızabilir ve bu yerler kabuk bağlayabilir. Küçük bebeklerde 2 ile 4 aylık olduktan sonraortaya çıkma olasılığı vardır. Egzama birçok çocukta büyüdükçe iyileşme göstermektedir.

    Egzamanın nedeni bilinmemesine karşın, hastalığa yaygın olarak alerjik (atopik) astım ve saman nezlesi eşlik etmektedir. Diğer aile bireylerinde alerjik egzama, astım ve saman nezlesi olması durumunda, çocukta egzama görülme olasılığı daha fazladır.

    Egzama vücutta nerelerde oluşur?
    Alerjik egzama bebek küçükken başlar. İlk önce genellikle iltihaplı ve kuru kabartılar halinde yanaklarda oluşur. Deri kırmızı, pigmentli deri ise, açık mor, kahverengi ve hatta beyaz bile olabilir. Egzama daha sonra alın ve baş derisine yayılabilir.

    Çocuk büyüdükçe egzama vücutta, kollarda dirsek içlerinde ve bacaklarda diz arkasında görülür. Ayrıca, el ve ayak bileklerinin etrafında da oluşur. Çocukluğun ileri dönemlerinde yüzde daha seyrek görülür ancak, kulak arkasında ve gözlerin etrafında döküntü oluşabilir.

    Nedeni nedir?
    Yukarıda sözü edildiği gibi, egzama ile diğer alerjik hastalıklar arasında bir bağlantı bulunmaktadır. Ancak, birçok vakada egzamaya neden olan herhangi bir maddeye karşı alerjik bir durum söz konusu değildir.

    Aşağıdakileri de kapsayan bazı faktörler hastalığı ağırlaştırabilir:

    • sabun, deterjan ve şampuan gibi cildi tahriş eden ya da kurutan maddelerle temas
    • cildin kurumasına neden olan soğuk hava
    • bakteri kökenli ikincil enfeksiyon
    • stres

    Birçok kişi, herhangi bir yiyeceğin egzamayı artırıp artırmadığını merak etmektedir. Ancak, çocukların çoğunda, belirli bir yiyeceğin hastalığa yol açtığını söylemek çok zordur.

    Nasıl önlenir ve tedavi edilir?
    Kaçınılması gerekenler

    • Döküntüyü daha kötü ve kaşıntılı hale getireceğinden, ovma ve kaşıma
    • Cildi kuruttuğu için sabun, deterjan ve parfümlü ürünler kullanma
    • Cildi kuruttuğu için, egzamalı yerleri su ile çok fazla yıkama
    • Cildi daha fazla tahriş ettiği ve kuruttuğu için, uzun süre sıcak su banyosu veya sıcak duş yapma
    • Aşırı sıcak ya da soğuk
    • Çocuğun terlemesine ve kaşıntıya neden olduğundan yorgan kullanma
    • Yün gibi vücuda batan giysiler giyme
    • Battaniye, halı ve koyun postlarındaki yünle doğrudan temas

    Yapılması gerekenler

    • Cildi temizlemek için sabun yerine banyo yağı kullanınız
    • Sorbolene ya da aqueous kremi gibi nemlendiricileri, özellikle banyodan sonra düzenli olarak kullanınız
    • Banyo ya da duştan sonra, cildi, havluyu hafifçe dokundurarak kurulayınız ve ovmayınız
    • Kışın sıcak odada üzerini çıkarınız
    • Yazın yatak odasının serin olmasını sağlayınız
    • Bol pamuklu giysiler giydiriniz (ya da pamuklu/sentetik karışık giysiler)
    • Giysilerdeki etiketleri çıkarınız
    • Emici özelliği fazla olan bezler kullanınız ve bunları düzenli olarak değiştiriniz

    Egzamanın ağır olması durumunda, doktor cilde sürmeniz için kortizonlu krem verebilir. Genellikle, egzama aktif hale geldiğinde hafif kortizonlu krem ya da merhemler kullanılmakta, hafiflediğinde ise, bu ürünler bırakılmaktadır. Egzama kontrol altına alınsa bile, nemlendirici kullanma sürdürülür. Egzamanın enfekte olması halinde, doktorun antibiyotik vermesi gerekebilir. Kaşıntının giderilmesinde, özellikle gece meydana gelmesi ve uykusuzluğa neden olması durumunda, antihistamin şurupların yararı olabilir.

    Bu yazıyı okuyanların aradıkları: bebeklerin parmak uçlarının soyulması, bebeklerde parmak uçlarının soyulması, bebeklerde parmak ucu soyulması, 2/3 yaş çocuklarda el içi soyulması, parmak uçları neden çatlar, bebeklerde parmak soyulması, çocuğumun parmak uçları soyuluyor, oğlumun parmak uçları soyuluyor

    Egzamanın tedavisinde diyetin rolü henüz açıklığa kavuşmamış olup, birçok çocukta özel diyet uygulama başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Diyet konusundabilgi edinmenin herhangi bir zararı olmamasına karşın, bu konuda bilgi, egzama ve küçük çocukların beslenme ihtiyaçları konusunda uzman olan birkişiden alınmalıdır. Bebeklerde parmak ucu deri soyulması ve deri çatlaması egzama rahatsızlığının nedeni olabilmektedir.

    Bu sayfaya annelerimiz en çok şu kelimeler için geldi -> 6 aylık bebekte parmak üzeri soyulması
  • Çocuklarda Ve Bebeklerde Dirsek Çıkığı!

    Dirsek Çıkıkları
    Dirsek eklemini oluşturan kemikler, tipik olarak bir kişinin ileri uzatılmış kolu üzerine düşmesiyle yerlerinden çıktıkları zaman bir dirsek çıkığı meydana gelir.

    Emekleme evresinde olan çocuklar kollarından yükseltilip sağa sola savrulduklarında bazen ”bakıcı çıkığı” denilen dirsek çıkığı yaşayabilirler.

    Sizin veya çocuğunuzun dirseğinin çıktığını düşünüyorsanız, hemen tıbbi yardıma başvurun. Çıkık dirsek alt kol ve ele giden kan damarlarını ve sinirleri sıkıştırdığı veya zedelediği zaman komplikasyonlar meydana gelir.

    Birçok vakada çıkık dirseğin kemikleri ameliyata gerek kalmadan yerine oturtulabilir. Ne var ki dirseğin yerinden çıkmasına neden olan darbe aynı zamanda eklem içinde kemik kırıklarına neden olabileceği için bu yüzden cerrahi onarım gerekebilir.

    Dirsek Çıkığı Belirtileri Nelerdir?
    Çıkık dirseğin belirti ve işaretleri genelde şunlardır:

    • Aşırı ağrı
    • Eklemde belirgin şekil bozukluğu
    • Bazı vakalarda dirsek kısmen çıkmış olabilir, bağ dokularının esneyip yırtıldığı bu yerde morarma ve ağrı olabilir.
    • Doktora gitme vakti
    • Çocuğunuzun veya sizin dirseğiniz çıkmışsa vakit kaybetmeden hastaneye gidiniz.

    Dirsek Çıkığı Sebepleri Nelerdir?
    Yetişkinlerde en yaygın dirsek çıkması nedenleri şunlardır:
    Düşmeler. Uzanmış kol üzerine düşmek üst kol kemiğinin dirsekteki yerinden çıkmasına neden olabilir.
    Motorlu araç kazaları Motorlu araç yolcuları çarpmayı önlemek için kollarını öne uzatıp kendilerini korumaya çalıştıklarında aynı etki meydana gelebilir.

    Dirsek Çıkığı Belirtileri Nelerdir?
    Çıkık dirseğin belirti ve işaretleri genelde şunlardır:

    • Aşırı ağrı
    • Eklemde belirgin şekil bozukluğu
    • Bazı vakalarda dirsek kısmen çıkmış olabilir, bağ dokularının esneyip yırtıldığı bu yerde morarma ve ağrı olabilir.
    • Doktora gitme vakti
    • Çocuğunuzun veya sizin dirseğiniz çıkmışsa vakit kaybetmeden hastaneye gidiniz.

    Dirsek Çıkığı Sebepleri Nelerdir?
    Yetişkinlerde en yaygın dirsek çıkması nedenleri şunlardır:
    Düşmeler. Uzanmış kol üzerine düşmek üst kol kemiğinin dirsekteki yerinden çıkmasına neden olabilir.
    Motorlu araç kazaları Motorlu araç yolcuları çarpmayı önlemek için kollarını öne uzatıp kendilerini korumaya çalıştıklarında aynı etki meydana gelebilir.

    Küçük çocuklarda ise bu yaralanma genellikle uzatılmış kola fazladan bir çekme hareketi uygulandığı zaman oluşur. Örnekleri şunlardır:
    Yanlış bir biçimde kaldırma. Küçük bir çocuğu kollarından tutarak kaldırmak veya savurmak dirseğin çıkmasına neden olabilir.

    Beklenmedik düşmeler. Siz çocuğun elini tutarken onun birdenbire merdivenden veya kaldırımdan boşa düşmesi de dirseğin çıkmasına neden olabilir.

    • Çıkıklar
    • Bebeklerde Doğumsal Kalça Çıkıklıkları
    • Bebeklerde Çıkık: Çıkık Nasıl Anlaşılır?
    • Bebeklerde Ve Çocuklarda Kırık – Çıkıklar

    Dirsek Çıkığı Risk Faktörleri Nelerdir?
    Yaş. Küçük çocukların dirsekleri yetişkinlerinkine göre daha esnektir, bu yüzden küçük çocukların dirseklerinin çıkması daha kolaydır.
    Cinsiyet. Dirsek çıkığına erkeklerde kadınlardan çok rastlanmaktadır.
    İrsiyet. Bazı insanlar başka insanlarınkine göre daha gevşek dirsek bağ dokularıyla doğarlar.
    Spor yapmak. Birçok dirsek çıkığı jimnastik, güreş, basketbol ve futbol gibi sporlar sırasında meydana gelir.

    Dirsek Çıkığının Komplikasyonları Nelerdir?
    Dirsek çıkığının komplikasyonları şunlardır:

    • Sinir sıkışması Dirseği geçen sinirler yerinden çıkan kemikler arasında veya kemikler yeniden yerine oturtulurken eklemin içinde sıkışabilir. Bu sıkışma kolda ve elde uyuşmaya neden olabilir.
    • Damarların sıkışması. Kolu ve eli besleyen kan damarları yerinden çıkmış veya yerine oturtulan kemikler arasında sıkışabilir. Kan akışının eksikliği kolda ve elde şiddetli ağrı ve kalıcı doku hasarına neden olabilir.
    • Parça kırıkları. Bazı dirsek çıkıklarında esneyen bir bağ doku kemiğe yapıştığı yerden bir parça koparabilir. Bu tür hasarlar çocuklarda daha yaygındır, çünkü onların kemik uçları daha yumuşaktır.
    • Osteoartrit Çıkık dirsek gelecekte osteoartrit geliştirme riskini artırabilir.

    Dirsek Çıkığı İçin Doktor Randevunuza Giderken
    Sizin veya çocuğunuzun dirseği çıkmışsa muhtemelen bir hastanenin acil servis bölümüne gideceksiniz. Yaralanmada kemik kırılması da varsa bir ortopedi cerrahına sevk edilebilirsiniz.

    Ne yapabilirsiniz

    • Randevudan önce şu sorulara cevaplardan oluşan bir liste oluşturabilirsiniz:
    • Bu yaralanma nasıl meydana geldi
    • Dirsek daha önce hiç çıkmış mıydı
    • Buna nedene olabilecek tıbbi bir durum söz konusu mu
    • Siz veya çocuğunuz ne tür ilaçlar ve takviyeler kullanıyor

    Doktorunuzdan ne beklemeli
    Doktor yaralanmış eklemi inceler, kolun veya ellerin soğuk veya uyuşmuş olup olmadığını kontrol eder, böyle bir durumun varlığı bir sinir veya kan damarı sıkışmasına işaret edebilir. Doktor eklemde kırık kemik olmadığından emin olmak için bir röntgen çektirdikten sonra, kemikleri tekrar yerine oturtmak isteyecektir.

  • Bebeklerin Karnı Neden Şişer

    Bebeklerde karın şişliği ve sertlik gaz sancısının ilk 3 aydaki belirtilerinden biridir. 3 aydan sonra gaz sancıları ve şişlik azalarak kaybolur. Öncelikle bebekteki ağlamanın gaz sancısından dolayı mı olduğunu belirlemek gerekmektedir Bunun için aşağıdaki belirtileri taşıyıp taşımadığına bakmak gerekmektedir.

    1. Eğer bebeğinizin karnı tok, altı temiz yani bütün ihtiyaçları giderildiği halde ağlıyorsa
    2. Bebeğiniz ağlarken ani bir hareketle ayağını karnına doğru çekiyorsa
    3. Çok uykusu var siz bunu hissediyorsunuz fakat uyuyamıyorsa
    4. Uykusundan sık sık ağlayarak uyanıyorsa
    5. Karnı şiş ve sert ise

    Gaz sancısı veya kolik bebeklerin en genel belirtisi çoğunlukla karınlarının şiş ve sert olmasıdır. Bağırsak hareketlerinin sesi dışarıdan duyulabilir, guruldamalar annelerimizi endişelendirebilir.

    Bu durumda anne ve babalar paniklemeden bu gaz sancısının nedenlerini ve neler yapabileceklerini araştırmalıdırlar. Çünkü bebeklerde çeşitli nedenlerden dolayı gaz sancısı görülebilmektedir. Bu olumsuz durumun ortadan kaldırılması bebeğin gazını hafifletecek ya da tamamen geçirecektir.

    Karın şişkinliği genellikle barsakların çalışmalarında bozukluk (düzensizlik) olmasına bağlıdır ve bununda en sık nedeni irritabl barsak sendromu veya spastik kolon denilen durumdur. Bu kişilerde barsak çalışması bozulmuş ve barsak kaslarında düzensiz kasılmalar oluşmuştur. Kalın barsağın splenik fleksura denilen karnın sol üst kenarındaki bölgesinde  gaz sıkışması oluşur ve böylece karın üst kısımlarında (özellikle sol üst kısımda)  rahatsızlık, adale spazmı, şişkinlik, ağrı (bıçak saplanır tarzda) şikâyetleri meydana gelir.

    Ayrıca  divertikülit, inflamatuar barsak hastalığı denilen durumlar (Chron hastalığı gibi)  barsak kanserlerinde de karında şişkinlik oluşur. Daha önce karın ameliyatı geçirmiş kişilerde oluşabilecek barsak yapışıklıkları da karında şişkinlik yapabilir.

    Ayrıca çok yağlı gıda yendiğinde de mide boşalması gecikir ve kişiler şişkinlik ve rahatsızlık hissi duyabilirler. Yiyeceklerin hızlı ve iyi çiğnenmeden yenmesi, asitli içecekler, hareketsizlik de karında şişkinlik şikâyetine neden olur. Yani gaz ve şişkinlik yakınmaları basit hazımsızlık nedeniyle  olabileceği gibi,  enzim eksiklikleri, iltihaplanmalar, yapışıklık, kanser gibi değişik birçok rahatsızlıktan da meydana gelebilir. Bu nedenle bu tip yakınması olanlar, eğer yakınmaları sürekliyse mutlaka bir doktora başvurmalı, tanı ve tedavilerinin doğru bir şekilde yapılması sağlanmalıdır. Bebeklerde karın ağrısı ve şişlikle ilgili okumanızı tavsiye ettiğimiz diğer başlıklara da mutlaka bakmalısınız;

    • Bebekte Şişlik: Bebeklerde Karın Şişliği
    • Bebeklerde Karın Ağrısının 10 Nedeni
    • Bebeklerde Karın Ağrısı Nedenleri
    • Bebeklerde Karın Fıtığı Ve Su Fıtığına Dikkat
    • Bebek Ve Çocuklarda Karın Ağrısı

    Yutulan havayı azaltmak için sakız çiğnememek, sert şekerleme yememek, yemekleri küçük lokmalar halinde ve yavaş yavaş yemek gereklidir. Bebeklerde ise beslenme veya emzirme sırasında az hava yutması sağlanmalıdır. Bunun için antikolik biberonlar kullanmanızı tavsiye ederiz. Gaz yakınmaları diyet düzenlemesi ile geçmiyor ise antiasitler, sindirim enzimleri, karbon preperatları, barsak çalıştırıcı ilaçlar kullanılabilir. Geçmiş olsun.

    Bu yazıyı okuyanların aradıkları: yeni dogan bebegin karni neden siser, yeni doğan bebeğin karnı neden şişer, 1 aylık bebegin karnı neden sert olur, bebeklerin karninda siskinlik, bebeklerin karnında şişlik, bebeklerin karnındaki şişlik, bebek karinda sislik, 15 günlük bebeğin karnının şişliği