Bebek

  • Bebeklerde Soğuk Algınlığı Ve Belirtileri

    Bebeğinizin doğduğu ilk sene en az bir kez soğuk algınlığı geçireceği kesin gibidir. Literatürde soğuk algınlığına yol açan yüzlerce virüs vardır ve bağışıklık sistemi hala gelişmekte olan bebeğiniz bu virüslerle sizin gibi savaşamaz. Dahası, bebekler her şeyi elleri ve ağızlarıyla keşfederler dolayısıyla soğuk algınlığı virüsleri bebeğinizin organizmasına kolaylıkla geçebilirler.
    Soğuk algınlıkları özellikle bebeklerin evlerde tutulduğu sonbahar ve kış aylarında olur çünkü evin içinde bir virüs kişiden kişiye daha çabuk yayılır.
    Ortalama bir yetişkin yılda 2 ila 4 kez arasında soğuk algınlığı geçirirken, ortalama bir çocuk günlük bakımla yılda 6 ila 10 kez arasında soğuk algınlığına yakalanır.
    Bebeğinizin soğuk algınlığına mı yoksa başka bir hastalığa mı yakalandığını anlamanız zor olabilir. Genel belirtiler arasında, burun akıntısı, hapşırık, öksürük ya da düşük ateş sayılabilir. Diğer belirtiler ise ;
    Davranışsal Belirtiler : Soğuk algınlığına yakalanmış bir bebek oyun oynamaya devam eder ve yemesi normaldir. Eğer hastalık daha ciddiyse bebek güçsüz ve huysuzdur.
    Diğer Belirtiler : Soğuk algınlığı başlama ve bitiş aşamalarıyla beraber 10 gün kadar sürer. Grip gibi hastalıklarsa daha hızlı belirti verir. Alerjiler ise daha uzun sürer ve ateşe neden olmazlar.

  • Çocuklarda Göz Sağlığı: En Çok Görülen 5 Şikayet!

    Okul hayatında çocukların gözlerindeki bozukluklar ve oluşan hastalıklar başarılarını olumsuz yönde etkiliyor. Bazı çocuklar bu rahatsızlıklarını dile getirmiyor, aileler de fark edemediği zaman çocukların derse ilgisi azalıyor, zekasında bir sorun olmadığı halde göstermesi gereken başarısının çok arkasında kalıyor.

    Acıbadem Fulya Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Şule Kadıoğlu Er, ilkokul çağına gelen her çocuğun mutlaka göz hekimine götürülmesi gerektiğini, bu muayenede her iki gözün ayrı ayrı kontrol edilmesi gerektiğini belirtiyor.

    Okul döneminde çocuklarda sık görülen kusur ve hastalıkları sıralayan Dr. Er, “Miyop, hipermetrop, astigmat gibi gözlük kusurları, göz nezlesi ve arpacık gibi enfeksiyonların tedavisi etkili bir şekilde ve erken dönemde yapılmalıdır. Tahtayı rahat göremeyen, kitabını, ödevini sağlıklı okumayan bir çocuğun okul başarısı düşeceğinden, düzeltilebilir sorunlar nedeniyle sıkıntı yaşamaları önlenmelidir” diyor.

    Çocuklarda en sık görülen göz hastalıkları

    Her çocuğun gözüyle ilgili yakınmalarını ifade etmediğini, bazı çocukların da bu tür sorunları söylemediklerini, bu durumun özellikle de birinci ve ikinci sınıf çocuklarında sık görüldüğünü hatırlatan Dr. Er, okulda öğretmenlere de görev düştüğünü, çocukların göz muayenesinden geçmeleri konusunda yönlendirici olmaları gerektiğini belirtiyor. Okulda çocukların daha iyi ışıklandırılmış ortamlarda ders görmelerinin önemine değinen Dr. Er, öğretmenlerin çocukların kitaba 30-35 cm mesafeden bakmalarının sağlanmasının göz sağlığı açısından gerekli olduğunu söylüyor.

    Çocuklarda ilkokul döneminde sık görülen 5 göz sorunu hakkında bilgi veren Dr. Şule Kadıoğlu Er, bu hastalıkların belirtileri, nedenleri ve tedavisine ilişkin şunları söylüyor:

  • Bebeklerde Üst Solunum Yolları Enfeksiyonları

    Çocukluk döneminin kendine özgü rahatsızlıkları bulunur. Anne-Baba’ların en yakındıkları konu, -çok sık olarak- nezle, soğuk algınlığı, grip, gripal enfeksiyon bademcik/boğaz iltihabı gibi üst solunum yolları enfeksiyon’larına (ÜSYE) yakalanan, orta kulak iltihabı ve/veya sinüzit’in de çoğu zaman tabloya eşlik etmesi ile genel durumu olumsuz etkilenen, okul’a gidemeyen çocuklarıdır. Bağışıklık sisteminin fazla tepki göstermesi, çocukların kendisini koruyamaması, soğuk aylar, okul ortamı vb. nedenler çocukluk döneminde, yıl içinde ortalama 4-12 kez (oran, kreş ve okul öncesi çocukluk döneminde en yüksek dir) üst solunum yolları enfeksiyonu geçirilmesine neden olmaktadır. Bu sayının en aza düşürülmesi için, Doktor ve Anne-baba’nın özen göstermesi gerekir.

    Belirtiler ve Bulaşma yolları nelerdir?

    Klinik tablo, sonbahar-kış mevsimleri boyunca daha sık karşımıza çıkan çeşitli tür virüslerin (en sık rhinovirüs’lerdir) neden olduğu soğuk algınlığı-basit burun iltihabı olarak başlar. Çünkü az güneş ışınları, soğuk havanın burun içine olumsuz etkisi, kalabalık, havalanması kötü ortamlar soğuk aylarla ilgilidir. Bakteriler de ikincil olarak, iltihabı şiddetlendirebilir (sinüzit/bademcik iltihabı gelişimi vb.) Boğazda ve genizde tahriş, burun tıkanıklığı, hafif ateş ilk belirtilerdir, hapşırma, sulu burun akıntısı, boğaz ağrısı, iştah kaybı, başağrısı, kulak ağrısı, öksürük de olabilir. Bulaşması, havadan damlacıkların solunumu ile veya el sıkışma, öpüşme gibi direkt temas ile olur. 24-72 saat içinde hastalık belirtileri başlar. İyileşme dönemi 10-14 gün sürer. Nadiren lab.(kan testi, boğaz kültürü) veya radyolojik (sinüs filmi) incelemeler istenir.

  • Bebek Cilt: Bebeklerin Ciltlerinde Karşılaşılabilecek Deri Rahatsızlıkları Nelerdir?

    Güneşten korumak kremlerini şampuanlarını ve deterjanlarını doğru ve bilinçli seçmek… Bebeğinizin ince ve hassas cildi daha fazla dikkat daha çok özen istiyor. Bebek cildinin erişkinlere göre farklılıklar göstermesiince ve hassas olması; isilikten konağa pişikten egzamaya birçok cilt hastalığına neden olabiliyor.

    “Bebek cildi daha fazla özen ister” diyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Gökhan Okan çocuklarda görülen cilt problemlerinin önemsenmesi gerektiğini belirtti ve bebek teninde oluşabilecek cilt sorunları hakkında şunları söyledi:

    “Bebek cildinin farklı olması bebeklere özgü birtakım cilt rahatsızlıklarının ortaya çıkmasına neden olur. Bunların bir kısmı geçici karakterde olmakla birlikte bir kısmı uzun süre devam edebilir. Bebek cildi çok hassastır erişkinlere göre daha incedir ve daha az yağ salgısı üretmektedir. Derinin ince olması yaralanmalara karşı savunmasız kalmasına zemin hazırlar. Cildin inceliği dışarıdan harici olarak kullanılacak ürünlerin deriden emilip kana geçmesine neden olabilir. Geniş yüzeye uygulanacak ürünlerde bu yüzden dikkatli olunmalıdır.

    Bebeklerin bağışıklık sisteminin az gelişmesi onları enfeksiyonlara karşı daha duyarlı hale getirir. Deri enfeksiyonları bebeklerde sık görülür. Yeni doğan döneminde bebeklere bakan kişilerin elleri enfeksiyon teması açısından risk oluşturur. Bu yüzden bebekle temas edecek olanların ellerini sık sık yıkamaları bebeklerin enfeksiyon kapmasını önler.”

    BEBEKLERDE GÖRÜLEN GEÇİCİ CİLT SORUNLARI
    Dr. Gökhan Okan bebeklerde en fazla görülen cilt sorunlarını sıraladı ve yapılması gerekenler hakkında şu önerilerde bulundu:

  • Bebek Sağlık: Orta Kulak Iltihabını Anneler Için Araştırdık.

    Orta kulak iltihabı çok sık karşılan bir durumdur. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr.Anıl Güngör çocuklarda sıklıkla görülen orta kulak iltihapları ve kulak tüpleri ile ilgili merak edilen soruları cevapladı.

    6 ay ile 6 yaş arasındaki çocukların çoğu, bir veya birkaç kere orta kulak iltihabı geçiriyor. Orta kulakta sıvı toplanması ve sık kulak iltihabı, çocuklarda çok rastlanan bir durumdur. Bu durum genellikle östaki borusunun uyumsuz çalışmasına, çocukluk çağının koşulları dolayısı ile sık geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonlarına ve gelişmekte olan bağışıklık sisteminin yetersiz kalmasına bağlıdır. 6 ay ile 6 yaş arasındaki çocukların çoğu, bir veya birkaç kere orta kulak iltihabı geçirir. Daha büyük çocuklarda orta kulak iltihabı geçirme olasılığı daha düşüktür. Eğer orta kulak iltihabı tedavi edilmezse ve uzun süre devam ederse, çocuklarda kalıcı işitme kaybı kulak zarında ve orta kulakta düzeltilmesi zor hasar oluşabilir.

    Orta kulak iltihabına yol açan başlıca etmenler;
    Kulak enfeksiyonlarına en sık neden olan mikroplar, bakteriler ve virüslerdir. Başka mikroplar da nadiren de olsa orta kulak ilihabına neden olabilir. 6 -18 aylık çocuklar, orta kulak iltihabı geçirme açısından risk altındadırlar. Bunun nedenleri, muhtemelen kulak ve kafatası yapılarındaki farklılıkla birlikte bu çocukların bağışıklık dizgesinin olgunlaşmasını henüz tamamlamamış olmasıdır.

    Orta kulak iltihabı geçirme olasılığını artıran diğer etmenler şunlardır:

    • Anaokulları; anaokuluna, yuvaya, kreşe giden çocuklar daha fazla bakteriye ve virüse maruz kalırlar, bu nedenle de daha fazla orta kulak iltihabı geçirirler.
    • Sigara dumanı; sigara, puro veya pipo dumanına maruz kalan çocuklarda orta kulak iltihabı olasılığı %50 daha fazladır.
    • Emzik; emzik kullanan çocuklarda orta kulak iltihabı geçirme riski biraz daha fazla olmaktadır.
    • Aile öyküsü; anne-babası ve kardeşleri tekrarlayan orta kulak iltihabı geçiren çocuklarda orta kulak enfeksiyonu gelişme olasılığı daha yüksektir.
    • Altta yatan tıbbi sorunlar; yarık damak, Down sendromu, bağışıklık yetmezliği ve alerjik rinit gibi altta yatan tıbbi sorunları olan çocuklarda kulak enfeksiyonu riski yüksektir.
    • Mevsim; kulak enfeksiyonları sonbaharda ve kışın daha fazla görülür.
    • Öte yandan, en az üç ay boyunca anne sütü emmiş çocuklarda kulak enfeksiyonları daha seyrek görülmektedir. Bu durum, sütün bağışıklık yönünden koruyucu etkisiyle ve emzirme sırasında çocuğun başının ve yüz kaslarının biberonla beslenmeye göre daha farklı konumda olmasıyla açıklanmaktadır.

    Orta kulak iltihabından koruyabilirsiniz.
    Bebeklerin anne sütüyle beslendiği andaki pozisyonu, biberonla beslenmeye göre hastalığı önlemede daha etkindir. Yapılan araştımalarda oturarak beslenen bebeklerin, orta kulak iltihabına daha az yakalandığı görülmüştür. Ayrıca anne sütündeki maddeler, bağışıklık sağlar ve hastalığa yakalanma riskini azaltır. Ayrıca bebeğin temizlik koşullarına dikkat edilmelidir. Bulunduğu ortamın hijyenik olmasına özen gösterilmelidir. Kulak ağrısı çeken çocukların doktora götürülmesi hastalığın ilerlemeden tedavisi için gereklidir. Kulak yolunun tahrip edilmesi, kulak çöpünün yanlış kulanılması, diş çıkarmak kulak ağrısına neden olabilir.

  • 25 Aylık Bebeklerde Zeka Gelişimi

    BebekSayfasi.Com olarak annelerimize bebeklerinin gelişimini takip edebilecekleri binlerce makale ve sayfayla eşlik ediyoruz. Bebeğinizle ilgili merak ettiğiniz o kadar çok konu var ki, nereden başlayacağınızı çoğu zaman bilemiyorsunuz. Bu yüzden ay ay bebek gelişimi sayfalarımızda annelerimizin hangi ayda hangi konuları en çok merak ettiklerini paylaşıyoruz. Ayrıca zeka gelişiminin ne denli önemli bir konu olduğunun farkında olduğumuzdan bebeklerin zeka gelişimi sayfamızda sadece bu konuya ay ay değiniyoruz.

    25 Aylık Bebeğiniz Şunları Yapabilir

    • 50-55 civarında bir kelime haznesine sahip olabilir.
    • 25 ay sonunda kelimeleri bir araya getirebilir.
    • İşaret edilmediği halde iki kelimeden oluşan emir komutlarını algılar ve hareket eder.

    25. Ayında Bebekler Bazen Şunları da Yapabilir

    • Elini yıkayabilir.
    • Zıplayabilir.
    • Bazı kıyafetleri kendiliğinden giyebilir.
    • Küçük bir yardım halinde dişlerini fırçalayabilir.

    Nadir de Olsa 25 Aylık Bebekler

    • 7-8 küpten oluşan bir kule yapabilir.
    • Kelime sonlarında ek kullanabilir.
    • İki üç cümlelik konuşmalar yapabilir.
    • Her iki ayağının üstündede çok az bir süre kalabilirler.

    25 Aylık Bebeklerde Yaratıcılık
    Hiç bir düşünür yada hiç bir profesör annesinin karnından çok zeki olarak doğmuyor. Bebeğinizin bu yaşlardaki gelişimi gerçekten çok önemlidir. Onun yaratıcılığını bu dönemlerde teşfik etmek en güzel şey olacaktır. Onlara yaratıcılıklarını ortaya çıkarmaları için izin verin ve her hareketlerine müdahale etmeyin. Bebeğiniz yere mi işiyor bırakın işesin, yaratıcı ruhunu ortaya çıkarması için bebeğinizin serbest olduğuna inanması lazımdır. Bebeğinizi bir el arabasına koyup ondan yaratıcı bir çocuk olmasını beklemek tabiki de anlamsızdır.

  • Bebeklerin Ağzında Salya

    Sık sık kusuyor, salya akıtıyor ve hıçkırık tutuyorsa…

    Bebeği olan anneleri, bebeklerindeki kusma, hıçkırık ve salya gibi durumlar çoğu zaman huzursuz eder. Bebeğin boynuna astıkları önlük, hemen hiç kuru kalmaz: Ya devamlı salyaları akar, ya da süt içtikten sonra sık sık kusarlar. Türkiye’nin en büyük mağazalarından farklı tasarımda mama önlüğü fiyatlarını merak ediyorsanız MAMA ÖNLÜĞÜ sayfamızda bulabilirsiniz. Anneleri üzen ve endişelendiren bu sıkıntıların nedenlerini uzmanına sorduk.

    Soru: Bebeğin tükürmesi ve salyasının akması,endişelenecek bir şey midir, doktor?
    Cevap: Eğer bunun miktarı pek az ise, bebeğin gelişmesinde bir aksaklık yaratmıyorsa, hayır.

    Soru: O halde bu olaya “normaldir” diyebilir miyiz?
    Cevap: Bir ölçüde evet. Genellikle altıncı aya kadar sık görülen salya akışı, giderek azalır, en sonunda kendiliğinden geçer.

    Soru: Peki, bu duruma karşı anne bir şey yapamaz mı?
    Cevap: Bebeğin mamasını, ya da sütünü, biraz yulaf ezmesi ya da mısır nişastasıyla kıvamlandırabilir. özellikle bir konuya dikkat etmesi yararlı olur: Bu da, bebeğin altını, emzirmeden veya mama vermeden önce değiştirmektir. Çünkü bebek bu işlem sırasında sağa-sola döndürülüp, çok hareket ettirildiğinden, mamasını hemen az önce yemişse, bunun bir kısmını çıkarması olağandır. Yine bebeğe mamasını yedirdikten sonra bir süre başının altına alçak bir yastık koyarak yükseltmek de, kusmasını önleyen bir çare olabilir.

  • Bebeklerde Bronşit

    Bebeklerde Bronşit Neden Olur?
    Bronşit bebeklerde özellikle soğuk kış aylarında daha sık görülen bir hastalıktır. Bronşit, ciğerlerin küçük hava kanalları olan bronşçukların iltihaplanmasıdır. Genelde solunumsal sinsityal virüsten (RSV) kaynaklanır; ama diğer virüsler de bronşite neden olabilir. Virüs genellikle kişiden kişiye geçer ve sıklıkla hırılıtlı nefes almaya neden olur. Bu enfeksiyon genelde 2 yaşından küçük bebekleri etkiler; çünkü bu bebeklerin gelişmemiş (ve çok daha küçük olan) hava kanalları daha büyük çocukların ve yetişkinlerinkinden daha kolay iltihaplanır ve tıkanır.

    İnfluenza Virüsü Bebekte Bronşite Neden Olabilir: Bronşitin en yaygın nedeni bu virüs çeşididir. İnfluenza A ve B olmak üzere iki çeşittir. İnflüenza virüsü yaygın olarak grip virüsü olarak da anılır.
    Bazı Bakteriler Bebeğin Bronşit Olmasına Yol Açabilir: Özellikle mikoplazma pnömoni adlı bakteri bronşite neden olan en yaygın bakteri türüdür.
    Solunum Yollarını Tahriş Eden Maddelerde Bronşite Neden Olur: Günümüzde yoğun sanayileşmeden dolayı insanların soluduğu hava çok fazla kirlendiği için soluduğumuz havada bulunan fabrika ve egzoz dumanları, toz, çeşitli alerjenler ve sigara dumanı gibi tahriş edici gazlar özellikle bebeklerde henüz tam olarak gelişmemiş bronş tüplerinde enflamasyona neden olabilmektedir. Ayrıca polen tozları ve diğer toksinler de bronşite neden olabilir.
    Bebeklerde Zayıf Bağışıklık Sistemi Bronşit Habercisidir: Bebeklerin bağışıklık sistemi gelişme aşamasında olduğu için bronş tüpleri kolayca enfeksiyon kapabilmektedir. Özellikle sigara dumanına maruz kalan bebeklerde akciğerler yetişkinlere nazaran kolayca etkilenebilmektedir. Bu nedenle anne ve babaların bebeklerinin olduğu bir ortamda kesinlikle sigara içmemesi veya sigara içilmesine izin vermemeleri gerekir.
    Bebeğinizin Bağışıklık Sistemini Nasıl Güçlendirirsiniz? Ayrıca bilimsel araştırmalara göre anne sütü ile beslenmeyen bebeklerde bağışıklık sisteminin gelişmesinin daha uzun süre alabildiği ve bu süreçte anne sütü almayan bebeklerin enfeksiyonlara karşı daha kırılgan olduğu görülmüştür. Bu nedenle bebeklerin bronşit ve benzeri daha birçok hastalığa karşı daha dirençli olması için uzmanlar anne sütünün önemini özellikle vurgulamaktadır.

    Bebeklerde Bronşit Belirtileri Nelerdir?
    Bronşit öksürük, birkaç gün burun akması ve hapşırma ile soğuk algınlığı gibi başlar. Bazen de bebeğin iştahı azalır ve çok yükske olmasa da ateşi çıkar (38.3°C, 38.8°C). 2 gün içerisinde öksürük ağırlaşır; sürekli ve hırıltılı bir hal alır. Bebeğiniz mızmızlanabilir, çok hızlı nefes har ve nefessiz kalabilir. Bu da bebeklerin yemek yemede sorun yaşamalarına neden olur. Orta derecedeki vakalarda belirtiler 3-5 günde ortadan kaybolur. Ciddi vakalarda hava yolları tıkalı olduğundan bebeğiniz nefes almaya çalışırken hırıltılı bir ses çıkarabilir. Ciddi nefes alma sorunları varsa ve bebeğinizin ağız çevresi morarmaya başlarsa, bu, acil bir durum demektir.

    BebekSayfası.Com’da bebek sağlığına fazla fazla yer veriyoruz. Annelerimizin bebeklerinin sağlığı ile ilgili endişelerinin farkındayız bu yüzden tüm bebek hastalıklarına pek çok makale ve uzman görüşüyle yer vermekteyiz… Hangi ayda bebeğinizi bekleyen riskler neler eğer merak ediyorsanız ay ay bebek gelişimi sayfamıza göz atmanızı tavsiye ederiz.

    Bebeklerde Bronşit Tedavisi
    Bebeğinizin nefes alma sorunu varsa hemen doktorunuza başvunın. Doktor bebeğinizi muayene edecek, nefes alıp vermesini kontrol edecek ve ciğerlerini dinleyecektir. Bebeğiniz orta derecede bir bronşit geçiriyorsa susuz kalmasını önlemek için bebeğinize bolca sıvı verip rahatlamasını sağlayın. Bronşit tedavisi, hastalığın ciddiyetine bağlı olarak değişiklik gösterir. Orta derecedeki bronşit dinlenerek geçer. Beğenizin nefes alıp vermesini kolaylaştırmak için geceleri beşiğin başını 30-40 derece yükseltin. Solunumsal sıkıntıları olan -rahat nefes alamayan- bebeklere, hava yollarının açılması için bronkodilatör ilaçlar verilebilir. Bu ilaçların etkisi çocuktan çocuğa değişir. Ciddi vakalarda ekstra oksijen, sıvı replasmanı ve nadir de olsa mekanik ciğer desteği alması için bebeğiniz hastaneye yatırılabilir.

    Bebeğinizin Beslenmesine Dikkat Etmelisiniz: Anne olarak bebeğinizi emzirmeye devam edin. Çünkü anne sütünde enfeksiyonları engelleyecek birçok antioksidan bulunmaktadır. Ayrıca bebeğinizi düzenli bir şekilde beslemek ve sıvı takviyesi yapmak aşırı mukus ve balgam üretiminin neden olduğu susuzluğu engellemek için çok önemlidir.

    Bebeğin Soluduğu Havadaki Nem Miktarını Artırmalısınız: Odada nem miktarını artırmak için bir buharlaştırıcı ya da nemlendirici kullanın. Nemli hava bebeğinizin hava yollarını tıkayan mukusun gevşemesini ve bronşitten dolayı görülen öksürüğün de iyileşmesine katkı sağlar. Burun tıkanıklığını engellemek için de bebekler için özel üretilmiş tuz solüsyonlarından kullanın. Mukusun yumuşaması için bu tuz solüsyonundan bebeğinizin burnuna damlatın. Yine mukusu çıkarmak ya da temizlemek için eczanelerden bebekler için bu amaç için üretilen özel şırıngalardan alın.

    Bronşite Karşı Çocuğunuzda Balgam Söktürücüler Kullanabilirsiniz: Pediyatristiniz tarafından tavsiye edilen balgam söktürücülerden göğüs bölgesindeki tıkanmayı çözmek için bebeğinize verin. Ayrıca boğaz ağrısını ve ateşi düşürmek için bebeklere uygun ilaçlardan da alabilirsiniz. Aspirin içerikli herhangi bir ilacı bebeğinizin bronşit tedavisi için kullanmayın. Aspirin içerikli ilaçlar bebeklerde Reye sendromu olarak bilinen ölümcül bir reaksiyona neden olabilir.

    Bebeğinizin Soluduğu Havanın Temiz Olduğundan Emin Olun: Bebeğinizi sigara dumanı, toz ve diğer alerjenlerden koruyun. Temizliğiniz için kullandığınız kimyasal maddeleri sınırlandırın. Bunun yerine doğal bir alternatif olan karbonat ve sirke gibi maddeler kullanın. Karbonat ve sirke diğer kimyasallar gibi bronşit enfeksiyonunu tetikleyici koku veya gaz yapmaz.

    • Bebeklerde Bronşit Hastalığı
    • Bebeklerde Kronik Bronşit Ve Bronşiolit
    • Çocuklarda Bronşit Nasıl Anlaşılır?
    • Çocuklarda Bronşit, Belirtileri Ve Tedavisi
    • Öksürüğe Ve Bronşite Lezzetli Çözüm
  • Bebeklerde Kızarıklık

    Bebeklerde kızarıklık nedenleri
    Bebeklerde kızarıklık ve kırmızı noktalar. Anneler bebekleri doğduktan sonra özellikle ilk bebekleri ise sürekli bebeğin bir yerlerini inceler, araştırır anormallikler aramaya koyulur. Elbette bu anne şefkatindendir, acaba bebeğim hasta mı, bir sıkıntısı mı var endişesidir. İşte bu araştırma neticesinde bebeğin cildinde kızarıklıklar ve kırmızı noktalar göze çarpar. Birden bir telaş bastırır anneyi… Acaba bu noktacıklar neden oluşmuştur.

    Bebeklerde kızarıklıklar neden olur?
    Bebeklerde kırmızı noktaların çeşitli sebepleri olabilir. Bunlardan bazıları tedavi gerektirmezken bazıları için doktora başvurmak doğru olacaktır. Bebeğin cildinde görülen kırmızı noktacıkların ve kızarıklıkların en sık görüleni şunlardır.

    1-İsilik:
    İsilik bebeklerde çoğunlukla yaz mevsiminde terlemeye ve sıcağa bağlı görülen kırmızı noktacıklardır. Tedavi gerektirmeyen bu rahatsızlık bebeğin kapalı bölgelerinde görülür. Bazen aşırı sıcak ve aşırı terleme ile tüm vücuda yayılabilir. Kaşıntılı olan isilikten korunmanın en iyi yolu bebeği sık yıkamak ve serin yerlerde tutarak bebeğin terlemesini engellmektir.

    2-Ateşli hastalık sonrası görülen kızarıklık:
    Bebekler ateşli bir rahatsızlık geçirip rahatsızlığı atlatınca vücutlarında kırmızı noktacıklar ve kızarıklıklar görülebilir. İsilikten farklı olarak bu kızarıklıklar tüm vücuda yayılmış halde olurlar. Sırt ve göğüs bölgelerinde daha yoğun olarak göze çarpan bu kızarıklıklar da tedavi gerektirmez. Vücudun ateşe karşı tepkisidir. Çoğunlukla bebeğin iyileşmesinden yani ateşi atmasından sonraki günde açığa çıkar ve bir iki gün sonra kendiliğinden kaybolur. Bbeklerde altıncı hastalık sonrası yine vücutta kırmızı noktalar görülebilir.

  • Bebek İlacı İçtikten Sonra Kusarsa Ne Yapmalı?

    Bebek Antibiyotiği İçtikten Sonra Kusarsa Ne Yapmalı?
    Antibiyotiklerin fazla doz alınması, ateş düşürücüler kadar endişe verici değildir ancak etkin tedavi ve az yan etki için doktorun, bebeğin kilosuna göre tayin ettiği kullanım dozu ve sıklığı harfiyen uygulanmalıdır. Antibiyotiği içer içmez kusan bir bebeğe, aynı dozda ilacı yarım saat sonra (çocuktaki ilk ilaç verme girişiminin etkileri geçtikten sonra) tekrar yavaş yavaş verilmesi tavsiye edilir. Eğer tekrar kusmasından endişe ediliyorsa ilacın peşinden bir miktar su verilmesinde fayda vardır. Eğer ilaç alımı sırasında bebeğin ateşi yoksa karına sıcak su torbaları ve boğaza sıcak su buharı yapılarak, bebeğin tekrar kusma ihtimali azaltılır. Ancak bebek her ilaç içimi esnasında kusmaya devam ediyorsa fazla diretmemek, ilaç değişimi için doktoruyla görüşmek gereklidir.

    Antibiyotikler Nasıl ve Ne Zaman Kullanılır?
    Antibiyotikler doktor denetiminde yapılan incelemeler sonucu kullanılmalıdır. Tanı iyi konmalı ve açık olmalı reçetesiz antibiyotik satılmamalıdır. Yüksek ateş için antibiyotik vermek değil de bakteriye bağlı boğaz enfeksiyonunu tedavi etmek amaçlı olabilir. Eğer antibiyotik verilmesi uygun görülüyorsa uygun ve etkin dozlarda ve gereken uzunlukta kullanılmalıdır. Yarım ve yanlış antibiyotik kullanımı sakıncalı olabilmektedir. Antibiyotik direnci önemli bir konu olduğu için antibiyotik verilecekse en etkin dozajda verilmeli. Örneğin;Amerika’da az antibiyotik kullanımı savunuluyor ama bakteri direncini kırabilmek için dozlar arttırılmıştır (Bulucu,2012).

    Bebeğe Alması Gereken Dozdan Daha Az Miktarda İlaç Verilirse Be Yaılmalı?
    Dakikalar içinde fark edilen ilaç dozu eksikliğinden, gereken doz kısa sürede tamamlanırsa tedavide aksama olmaz. Ancak 2 saat gibi bir sürede fark edilirse ve yarıdan az miktarda bir doz verildi ise, kalan kısım verilir ancak ilacın bu son ilaç veriliş saatine göre yeniden ayarlanır. 2 saatten sonra eksik doz verildiği fark edilirse, kalan ilaç miktarı bebeğe içirilmeden, bir sonraki ilaç dozu daha erken verilir. Örneğin 12 saatte bir verilen antibiyotiğin ¾’ü verildi ise sonraki doz 3 saat erkene alınır ve sonraki günlerde yine 12 saat aralığı korunur.