Bebek

  • Bebeğinizin Ilk Adımları Ve Yürüteç Kullanımı

    12-18 Aylar bebeklerin çoğu için yürüme yaşıdır. Ancak bu dönemler çocuktan çocuğa değişikliklergösterebilir. Ayrıca, çocuğun yürüme yaşı zekası ile ilgili değildir. Bu yenilikler döneminde çocuğun yeni bir şey kolaylıkla öğrendiği anlar vardır.Her yenilik için de hassasbir an söz konusu. Yürümek , konuşmak, renkleri tanımak için ve daha sonra okumayı öğrenmek, hesap yapmak vs. Bu,en çok konuşma konusunda geçerlidir. Büyük bir kolaylıkla konuşmayı öğrenir. İlerde yabancı dil öğrenmesi içinsenelerce uğraşması gerekecektir ve genellikle o dili ana dili gibi konuşamayacaktır. Tecrübeler göstermiştir ki“hassas” anları boşa harcamamalı ve bu zamanlarda çocuğa destek olunmalıdır. Geç kalınırsa daha geç öğrenecektir.Ama siz sakın ola çocuğunuzu baskı altına almayın. Öğrenmeyi istemesini sağlamaya çalışın. Bu hassas dönemler çok önemlidir. Bu dönemde bebek öğrendiklerini uygulayacak ve düzene sokacaktır. Örnekmi? Bebek eşyaların ve insanların sürekliliğini kavramıştır ve bunun üzerine egzersizler yapar: tekrar tekrar bireşyayı saklar ve ortaya çıkarır. Ancak ,tam kavramadığı hususlarda gerileme gösterebilir, hemen meraklanmayın.

    Yürümeyi öğrenmek demek, önce dengede durmak, sonra ilerlemek demektir, ve bu oldukça zordur. Çocuk herdüştüğünde onu kaldırmayın. Ayağa kalkarken kaslarını kuvvetlendirir, bir yere vurmadıkça bunda tehlikeyoktur.Yere düşer ellerinden kuvvet alır kalkar, yine düşer.Her öğrenim böyle tekrarlarla olur. Konuşmak içindebebek aynı heceyi defalarca tekrarlar. Sabırlı olun, yeter. Çocuğunuza en iyi yardım etmenin yolu onun gayretlerini anlamanız ve durmadan müdahale etmemenizdir. Bebekyapabildiğini kendi kendine ispatlayarak güvenini geliştirir. Bu zamana kadar hep etrafındakilere bağımlıydı amaşimdi kimseye ihtiyacı olmadan canının istediği yere gidebilmekte, bir sürü keşif yapmaktadır. Son derece meşgul,hareketli ve yorulmak bilmeyen bir kişiliğe bürünür. Yürümekle,bebek bedeninin de bilincine daha iyi varır. Düşüp bir yerini vurunca, elini sıkıştırınca acıduyar ve bazı sınırların ve tehlikelerin farkına varır: 18 aylıkken başını vurabileceği bir masanın yanındandikkatli geçer, kalorifer ve sobalara fazla yaklaşmaz.

    Bedeni ile ilgili bu tür tecrübeler onu daha dikkatli yapar. Bir küçük sivilce görse onu devamlı izler,annesinin yaptığı pansumanın onu hemen iyileştireceği fikri ile rahatlar. Yarasının kabuğu düşünce dekendinden bir parça kopmuşçasına ağlar. Bir sırık, bir damla kan onu endişelendirir. Siz de annesi olarakgerekli bakımı yapmaya çalışın ama olayı fazla büyütmemeye özen gösterin.

    *DİKKAT! Bebek yatağının parmaklıklarına tırmanmaya başlar. Kısacası artık akrobatlık ve taşımacılık dönemibaşladı! Bu demektir ki ona normal bir yatak almak gerekiyor. Peki ama nasıl? Alacağınız yatak alçak olmalıdır,düşmeye karşı yatağın yanına yumuşak bir halı veya kalın bir sünger koyabilirsiniz.

    *DİKKAT! 12-18 arası çocukların yürüme çağıdır.Çocuğunuzun 18 aylıkken hala yürüyememişse doktora danışmakgerekir.Bebeğinizin tembel olduğunu düşünseniz de bu yaşta yürüme arzusu göstermemesi normal sayılmaz.

    YÜRÜTEÇLER HAKKINDA NE DÜŞÜNMELİYİZ?
    Piyasa çocuğu yürümeye alıştırmak için yapılmış çeşit çeşit yürüteçler bulunur bunlar hakkında nedüşünmeliyiz? Bazı anne ve babalar yürüteçleri faydalı ve çocuk için eğlenceli bulurlar. Yürüteçler tehlikelideğildir ama çocuğun öğrenme keyfini, gayret göstermesini engellediklerinden tavsiye edilmezler.
    Çocuğun yürümeyi öğrenmesi için oyuncak pusetini itmeye çalışması, veya bir iskemleyi itmesi dahafaydalıdır. İtilen bir çok oyuncak vardır. Çocuk büyümeye başladığı zaman tek elini tutarak denge sağlamasınayardımcı olabilirsiniz. Kreşlerde yürümeye teşvik eden birçok oyuncak vardır: küçük merdivenler, küçük masalarvs…Bir yandan da çocuklar birbirlerini görerek taklit etme şansına sahiptirler.

    ÇOCUĞUNUZ 1 YAŞINI DOLDURDUĞU HALDE HİÇBİR YÜRÜME BELİRTİSİ GÖSTERMİYORSA NE YAPILABİLİR?
    Sağlıklı bir çocuğun 18.aya veya 2 yaşına ulaşmadan yürümesi beklenmektedir.Ancak çocuk, konuşmada olduğugibi diğer alanlarında da gecikme gösterebilir. Hemen telaşlanarak durumu abartmamanızda fayda var. Bu konudaöncelikle, çocuğunuzun diğer alanlarındaki gelişimini göz önüne alın. O,dik oturabiliyor mu ve emekleyebiliyor mu?Büyük beceriyle emekleyen çocuklar genellikle geç yürüyen çocuklardır. Çünkü onlar, el ve ayaklarının üstündegüvenli şekilde hareket ettikleri yöntemden, sadece 2 ayaklarını kullanabilecekleri, denge kurması zor yöntemegeçmek için bir sebep görememektedirler.Diğer bir geç yürüyen çocuk grubu ise ayaklarını yere sürüyerek yürümealışkanlığı edinmiş çocuklardır. Dikkat etmeniz gereken önemli nokta şudur;

    *Çocuğunuz sandalyeye tutunup kendini çekerek ayağa kalkabilmekte midir?
    *Anlaşılmaz sesler çıkarıp, hatta bazı sözlükler oluşturmakta mıdır?
    *Normal düzeyde merak göstermekte midir?
    *İnce el becerisi gelişmiş midir?
    *Objeleri avuçları ile yakalama aşamasının geçip,parmaklarını kıskaç gibi kullanarak hareketleryapılabilmektedir.

    Tüm bunları normal olarak yapabildiği taktirde , özellikle yaptığında bacaklarıyla normal biçimde tekmeleratıyorsa yürüyemiyor olması önemli bir sorun değildir. Ancak kaygılarınız devam ederse önce çocuk doktorunuzagerektiğinde de bir uzman çocuk psikologuna baş vurmak da tereddüt etmeyin.

    Çocuğun gelişimini diğer çocukların gelişimiyle kıyaslamaktan vazgeçin! Aynı aileden gelen çocukların gelişimeğrileri arasında bile gözle görülebilir farklılıklar olduğunu unutmayın.

  • Küçük Nesnelerle Oynayan Bebeklere Dikkat!

    Bebeğinizin halının üzerindeki küçük bir cismi, ekmek kırıntısını veya bir tüy parçasını hemen fark edip çarçabuk ağzına götürmeye çalıştığı durumlarda dikkat edin. Bu dönemin başlangıcına yaklaşırken bebekler neredeyse tüm küçük cisimlerden büyülenir; bu tam da küçük nesneleri tutma becerisinin geliştiği zamana rastlar.

    Önceleri bunu başparmağının yanını ve işaret parmaklarını kullanarak sarsakça yapar. Ancak yavaş yavaş tutma hareketi incelir ve sonunda pens gibi sadece baş parmağı ile işaret parmağının ucuyla tutar. Bu önemli bir motor beceridir ve bebeğe dünyaya ilişkin daha ayrıntılı yeni bir bakış açısı kazandırır. Ancak bu dönemde oluşabilecek küçük cisimleri yutmadan kaynaklanan boğulmalara karşı aileler çok dikkatli olmalıdır.

  • Bebeklerde Koruyucu Aile

    Çeşitli nedenlerle öz ailesi yanında bakılamayan çocukların, kısa veya uzun süreli olarak bakımlarını üstlenen aile ya da kişilerin yanında, devlet denetiminde yetiştirilmeleri olarak tanımlanmakta ve bu hizmeti veren aile ya da kişilere KORUYUCU AİLE denilmektedir.

    Koruyucu aile bakımının, çocuğa sağladığı aile ortamı çocuğun psikososyal gelişiminin sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilmesi açısından önem taşımaktadır. Kurum bakımının çocuk üzerindeki etkilerine yönelik yapılan araştırmalar incelendiğinde de bu bakım türünün sadece pahalı olmadığı, çocuğun gelişimini bazı yönlerden eksik tamamlamasına da yol açtığı ortaya çıkmıştır. Bu nedenle tüm dünyada korunmaya muhtaç çocuklar için en çok tercih edilen bakım şekli koruyucu aile bakımıdır.

    Koruyucu aile hizmetinde amaç, çocuk için karmaşık ve sorunlu olan bir dönemde ona özenli davranarak çocuğun bu dönemi örselenmeden geçirmesini ve normal hayatını devam ettirmesini sağlamaktır. Koruyucu aile yanına yerleştirilen çocuklar; öz ailesi bulunan, öz ailesince bir süre için bakılamayan, çeşitli nedenlerle evlat edindirilme şansını tümüyle yitirmiş olan, kız ya da erkek, sağlıklı ya da engelli, tek ya da kardeş olan, durumunun koruyucu aile yanına yerleştirilmeye uygun olduğu sosyal çalışmacı tarafından belirlenmiş çocuklardır.

    Bu yasal çerçevede, haklarında korunma kararı alınmış çocukların koruyucu aileler yanına yerleştirilmeleri için öz ailelerinden muvafakat alınması zorunluluğu yoktur. Bu çocuklar ailelerinden izin alınmaksızın uygun kuruluşlara ya da koruyucu aileler yanına yerleştirilebilmektedir. Koruyucu aile yanına en fazla 3 çocuk, aynı anda yerleştirilebilir.

  • Bebeğime İnsanların Dokunmasına İzin Vermeli Miyim?

    Herkes oğluma dokunmak istiyor. Kapıdaki görevli, süpermarketteki tezgahtar, evdeki misafirler oğluma çok meraklı. Mikrop bulaşmasından korkuyorum.

    Bebeği sıkıştırmaktan daha güzel bir şey olamaz. Bebeğin yanakları, parmakları, çenesi, ayak parmakları dayanılmaz derecede şirindir. Kadınlar iş kendi bebeklerine gelince bebeklerinin sıkıştırılmasına tepki gösterirler. Bebeğinizin bu yolla mikrop kapacağı düşüncesinde haklısınız.

    Çok küçük bir bebek enfeksiyonlara açıktır çünkü bağışıklık sistemi tamamen olgunlaşmamıştır ve vücudu yabancı maddelerle henüz tanışmamıştır. Dolayısıyla yabancılardan kibarca bebeğinize bakmalarını ama dokunmamalarını rica edin; özellikle de bebeğin ellerine dokunulursa bebek ellerini ağzına götürebilir. Bunu doktorunuzun istediğini bahane edin.

    Aileniz ve arkadaşlarınızda özellikle ilk ayda bebeğe ellerini yıkadıktan sonra dokunmalıdırlar. Bulaşıcı hastalığı olanlar özellikle tehlikelidir. Derisinde kırmızılık veya açık yaralar olan insanlardan ise özellikle uzak durulmalıdır.

    Bebeğinizin bir şekilde yabancılarla temas içinde olacağını aklınızdan çıkarmayın. Mağazadaki meraklı biri bebeğinize dokunduğunda temizleyici bez çıkarıp bebeğinizin ellerini temizleyin (kimse görmeden). Bebeğiniz büyürken insanlardan izole olacak değildir. O yüzden engelleyemeyeceğiniz mikroplarla uğraşmayı bırakıp bebeğin bağışıklık sisteminin yabancı mikroplarla tanışmasına izin verin.

  • Bebek Boğulursa Ne Yapılır..?

    Öksürmek hava yolundaki bir engeli yerinden çıkarabilmek için en doğal yoldur. Bir bebek (ya da herhangi biri) yemek ya da yabancı bir cisim yüzünden boğulmakta ise, fakat nefes alıyor, ağlıyor ve etkili bir şekilde öksürüyorsa karışmamanız gerekir.

    Küçük bebekler için resimdeki pozisyonda tutarak sırtına vurup, boğaza kaçan cisim çıkarılmaya çalışılabilir.

    Ama iki ya da üç dakika sonra da bebek hala öksürmeye devam ediyorsa, acil tıbbi yardım çağırın. Boğulan kişi nefes almak için çırpınıyorsa, etkili bir şekilde öksüremiyorsa, tiz sesler çıkarıyorsa ve rengi maviye dönüşüyorsa (genellikle dudaklardan başlar), şu yardım işlemleri izlenmelidir.

    Eğer bebeğin şuuru kapalıysa, nefes almıyorsa ve hava yolunu açıp ciğerlere hava üfleme çabalarınız başarısız olursa derhal tıbbi işlemlere başlanmalıdır.

    Önemli: Krup ya da epiglottit gibi enfeksiyonlar sebebiyle hava yolu tıkanıklığı meydana gelebilir. Hasta görünen, boğulan bir bebeğe acil bakım ünitesinde derhal müdahale edilmelidir. Sorunu halletmek için tehlikeli ve faydasız girişimler yaparak zaman kaybetmeyin.

  • Oto Koltuğunda Bebek Montlarına Dikkat!

    Oto koltuğu, kış ve bebek kelimelerini bir araya getirdiğimiz zaman gözünüzde nasıl bir görüntü canlanıyor? Muhtemelen şişkin montu ve beresi ile oto koltuğuna oturmuş ve seyahat eden bir bebek değil mi? Peki bebeğinizi soğuktan korurken çok ciddi bir tehlikeyle baş başa bıraktığınızın farkında mısınız?

    Oto koltukları arabada bebeğinizin ve çocuğunuzun güvenli şekilde seyahat etmesine imkan sağlayan araçların en başında geliyor. Uzmanlar tarafından da ilk hastane çıkışında bile mutlaka araba koltuğu kullanmanın üzerinde durulan önem oldukça fazla. Avrupa Birliği uyum yasaları kapsamında ülkemizde de oto koltuğu kullanmak 2010 yılından bu yana boyu 135cm’den küçük olan çocuklar için zorunlu hale gelmiş bulunmakta. Fakat trafik kazalarındaki çocuk ölümlerini ciddi bir oranda azaltan oto koltukları yanlış kullanım sonucunda bebeğinizin ciddi şekilde zarar görmesine sebep olabilir.

    Özellikle kış aylarında anne ve babaların önceliği bebeklerini kalın giydirerek soğuk havadan korumaktır. Bakıldığı zaman son derece doğru görünen bu önerme bebeklerin oto koltuğu ile buluştuğu anda tahmin edilmesi güç bir probleme yol açıyor.

    Son dönemde yapılan ayrıntılı güvenlik testleri ve araştırmalar oto koltuğuna kalın montuyla oturtturulan çocukların ani fren veya kaza halinde montun içerisinden kayıp önemli yaralanmalar yaşayabileceğini ortaya koydu.

    Peki soğuk kış aylarında bebekleri en güvenli şekilde nasıl oto koltuğuna oturtabiliriz? Bu sorunun cevabını ise şu şekilde verebilmek mümkün. Bebeğinizin üzerindeki montunu onu oto koltuğuna yerleştirirken çıkartın. Kemerinin onu sıkı tuttuğundan ve bebek ile kemer arasında boşta kalan mesafe olmadığından emin olduktan sonra kemeri kilitleyin. Daha sonrasında ise montunu veya onu sıcak tutacak bir battaniyeyi üzerine örtün. Böylece üzerine koyduğunuz montu onu soğuktan korurken aynı zamanda da oto koltuğunda güvenli biçimde seyahat etmesini sağlayacaktır.

  • Araçlardaki Çocuk Koltuğu Hayati Öneme Sahip

    Araçlarda hayati öneme sahip olan çocuk koltuklarının, kullanılmadığı durumda kaza halinde ölüm oranının yüzde 50’ye kadar çıkabildiği belirtildi.

    Araçlarda çocuk koltuğu kullanılmadığı durumlarda, kazalardaki ölüm oranı yüzde 50’ye kadar çıkabiliyor. Bu yöndeki olumsuzlukların önüne geçmek isteyen trafik polisleri, Yozgat’ta yaptığı denetimlerde sürücülere çocuk koltuğu ve emniyet kemeri kullanımının önemini anlattı.

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Yozgat Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürü
    Remzi Güney, ”Çocukların kilosu 10 kilogramın altında ise bunların mutlaka araç koltuklarını yerleştirirken çocukların sırt tarafları şoförden tarafa yüzleri arka cama bakacak şekilde koltuğu yerleştirmeleri, eğer 10 kilonun üzerinde ise hareketli ve destekli koltuklar dediğimiz arka koltuğa oturtulan yönü şoför tarafına olan koltukların kullanılmasını biz sürücülerimize tavsiye ediyoruz” şeklinde konuştu.

    2016 yılı itibari ile çocuk koltuğu bulundurmamanın cezasının 92 TL olduğunu belirten Güney, “Çocuk koltuğu ceza yememek için değil, çocuklarımızın sağlığı ve güvenliği için takmamız gereken bir aparat” ifadelerini kullandı.

  • Bebeğimi Ne Zaman Memeden Kesmeliyim..?

    Bebeğimi ne zaman memeden kesersem doğru olur?

    Dünyanın birçok yerinde farklı kültürlerde erken ya da geç memeden kesme bulunmaktadır. Kimi kadın 6 hafta, kimisi 6 ay, kimisi de 3 sene ya da daha fazla emzirir. Bebeğin doğumundan önce bebeğin ne kadar süreyle emzirileceği planlanabilir, fakat bu süre annenin yeniden işe dönmesiyle ilgilidir. Veya anne ve bebek aniden emzirmeye olan ilgilerini kaybedebilirler.

    Ne kadar emzireceğinize karar verirken, birçok kişisel faktörle birlikte bazı bilimsel normlarıda göz önünde bulundurmak isteyebilirsinız.

    Bilimsel Veriler.

    Önceden belirttiğimiz gibi, yenidoğanlar birkaç hafta ile sınırlı bile olsa emzirilmekten yararlanırlar. Çünkü bu dönemde, bebekler hastalıklar ile savaşmak için gerekli antikorları kazanmaya başlarlar. İlk 6 hafta bebek emzirilirse, -daha az hastalık ve daha az alerji ile- çok daha iyi gelişir. Bebek 4 aylık iken katı mamaya başlamak mümkündür, ancak sadece meme ile beslenen bebekler 6 ay boyunca ek gıdaya başlamadan yalnız anne sütü almaya devam edebilirler.

    İlk 6 aydan sonra, bebek için halen ana besin kaynağı olarak anne sütü devam edebilir (anne sütü almayan bebekler için mama), fakat buna destek olarak katı besinlere de başlamak gerekir. Bilimadamları, ilk yaşın sonuna doğru anne sütünün protein, çinko, bakır, potasyum içeriğinin yeterli olamadığını söylemekteler. Bebek ikinci yıl artık inek sütündeki besin maddelerine ihtiyaç duyar. Halen bebeğinin emziren anneler bundan zevk alabilirler, fakat şu unutulmamalıdır ki artık anne sütü bebek için ana besin kaynağı olmaya yetmemektedir.

    İlk yaşını geçen bebekler, artık emzirilmeye ihtiyaç duyar gibi görünmezler.

    İlk bir seneden sonra, hatta ikinci, üçüncü senelerde emzirmeye devam edilmesinin çocuğun duygusal gelişimine etkisi kesin olarak kanıtlanmamıştır. Fakat şu görülüyor ki uzun süren emzirme veya biberon kullanımı diş çürümelerine sebep olmaktadır. Bunun sebebi emerken veya biberon kullanırken sütün ağız içinde göllenmesidir. Aynı şey, yudum yudum içmeyis ağlayan bardak kullanımında görülmemektedir.

    İlk yılın sonunda emzirmeye veya biberon kullanımına ağırlıklı olarak devam etmenin bir başka riski daha vardır. Bu da, yatarak emmekten kaynaklanan artmış kulak enfeksiyonu riskidir.

    Sizin hisleriniz.

    Halen çocuğunuzu emzirmekten zevk alıyor musunuz? Ya da günde birkaç defa göğüslerinizi bluzunuzdan çıkarmak, size yorucu gelmeye mi başladı? Emzirirken sahip olamadığınız kimi özgürlükleri mi özlediniz? Büyümüş bir bebeği emzirmek sizi rahatsız mı ediyor?

    Emzirmeyle ilgili olumlu hisleriniz azalırsa, bebeğiniz bunu hemen anlayacaktır. Bebek bunu emzirmenin değil kendisinin reddedilmesi veya istenmememsi gibi algılayabilir. Dolayısıyla memeden kesme uygun olacaktır.

    Bebeğinizin hissettikleri.

    Bazı bebekler kendiliklerinden emmeyi bırakırlar. Emzirme sırasında huzursuz hareketleri ile bunu gösterirler. Artık gıda almanın farklı yollarına hazır olduklarını gösterirler. Dikkatli olmalısınız, zira bebeğin bu tip işaretlerini yanlış yorumlayabilirsiniz.

    Emzirmede ilgisizlik; 5 aylıkken sadece artan çevre ilgisine işaret ederken; 7 aylıkken hareket etme arzusunun yemek arzusundan ağır bastığını gösterir; 9 aylık veya sonrasında; artan bağımsızlık arzusu ve olgunluğun işaretidir. Her yaşta, emzirmede ilgisizlik bir hastalığa ya da diş çıkarmaya işaret edebilir. Hiçbir yaşta bu sizin reddedilmeniz olarak yorumlanmamalıdır, sadece verdiğiniz süt reddedilmektedir.

    Çoğunlukla bebekler 9 ila 12’inci aylar arasında memeyi kendiliklerinden bırakırlar. Eğer bebeğiniz 18’inci ayda halen bırakmak için işaretler göstermiyorsa (bu pek nadir görülen birşey değildir), muhtemelen memeyi kendiliğinden bırakmayacaktır.

    Sizin durumunuz.

    Anneler ilk seferinde bebeklerini başarıyla emzirseler de zamanla emzirmeyi zor ve zahmetli bulabilirler. Bunun sebebi zamanla emzirmenin spor, sosyal faaliyetler, iş ve aşk ile çatışmaya başlamasıdır. Bu olduğu zaman ortaya çıkan negatif hisler hemen bebeğe de geçer ve emzirme işlemi hem anne hem bebek için zevk vermesi gerekirken, bir problem halini alır. Bu durumlarda memeden kesmek uygun bir harekettir, fakat bununla beraber hayatınızda diğer önemli değişiklikleri yaparken dikkatli olun. Bebeğinize ve kendinize bu yeni adım için biraz alışma süresi verin. Bazen, hastalık ya da seyahat durumlarında memeden kesmek çok ani olabilir.

    Bebeğinizin durumu.

    Bebeğinizi memeden kesmek için en uygun zaman evde her şeyin yolunda olduğu zamandır. Seyahat, hastalık, diş çıkarma, bakıcı değişimi, taşınma veya sizin işe başlamanız gibi bebek için ek stres faktörleri varlığında, memeden kesmemelisiniz. Bu işi biraz ertelemelisiniz.

    Sizin sağlığınız.

    Eğer kendinizi sürekli bitkin hissediyorsanız ve bunu emzirmenin fiziksel – duygusal gereksinimlerinden başka bir şey açıklayamıyorsa, doktorunuza başvurup memeden kesmeyi danışmalısınız. Doktorunuzun tavsiyeleri doğrultusunda gücünüzü yeniden kazanabilirsiniz. Bunu yapmadan önce emin olun ki bu problem, yeterince istirahat edememek ya da yeterli beslenememek kadar kolay çözülebilir bir sorun değildir.

    Bebeğinizin sağlığı.

    Bazen bebeğiniz büyüdükçe, sütünüz ona az gelmeye başlayabilir. Eğer bebeğiniz yeterince kilo alamıyorsa, huzursuz ve rahatsız görünüyorsa ya da büyüme eksikliğine dair göstergeleri veriyorsa, sütünüz onun tüm besin ihtiyacını karşılayamıyor olabilir. Destek olarak katı gıda ya da mama düşünebilirsiniz veya emzirmeyi tamamen kesebilirsiniz. Çoğunlukla memeden kesilen çocuk, emzirilirken hiç ilgi göstermediği gıdalara karşı ani bir ilgi duyar ve yeniden gelişmeye başlar.

    Bebeğinizin diğer besin kaynakları.

    Eğer çocuğunuz evvelden beri şişeden içebiliyorsa, memeden biberona direkt geçiş nispeten kolay olur. Veya bebeğiniz bardaktan içebiliyorsa (çok iyi içebilmesi gerekmez), memeden bardağa geçiş de mümkündür (bu 9 ila 10’uncu aya kadar pek mümkün değildir). Diğer taraftan bebeğiniz meme dışında hiçbir yerden gıda almak istemiyorsa, biberonya da bardak kullanabilecek duruma gelinceye kadar memeden kesmeyi ertelemelisiniz.

    Bebeğinizin yaşı.

    Kendileri istemeseler bile, çoğu bebek 9 ila 12′ inci aylarda memeden kesilebilir. Çünkü bu aylarda emme ihtiyacında azalma, beslenirken kucaklanmaya karşı koyma ve bağımsızlık duygusu hakimdir. Bu yaşta bebek daha sonrasına oranla memeye daha az bağlıdır ve yürümeye başlayan bir bebeğe göre memeden daha kolay kesilebilir. Bebeği memeden kesmeye karar vermek uzun bir çalışmanın (bebeği memeden diğer gıda kaynaklarına yönlendirmek) ilk adımıdır. Bu çalışma, biberondan alınan ilk yudum veya kaşıkla verilen ilk katı gıda ile başlar.

    Kimi kadın için karar vermek memeden kesmekten çok daha kolayken, kimisi için asıl sorun karar vermektir. Nasıl olursa olsun, memeden kesmek her kadın için çok karışık duygulara sebep olur. Bu duygular bebeklerinin tamamen ihtiyaçlarının karşılandığı, onların büyüme yolunda yeni bir adım atmalarına kadar hafiflemez. Aynı zamanda anneler, bebeklerine artık eskisi kadar yakın olamayacaklarını ve bebeklerinin artık kendilerine eskisi kadar bağımlı olmayacaklarını düşünüp üzülürler. Erken ya da geç memeden kesme, bir çocuğun büyümesinde kaçınılmaz bir adımdır. Anne ne kadar şevkle emzirse de, çoğu bebek belli bir zaman sonra emmeyi bırakır. Anneler, uzun yıllar sonra bile başka emziren anneleri izlerken üzülürler.

  • Prematüre Bebek Için Oto Koltuğu Seçimi

    Bebeğim ödünç aldığımız araba koltuğunun içinde kaybolmuş gibi görünüyor. Kucağımda olması daha güvenli değil mi?

    Bir bebeğin (prematüre veya zamanında doğmuş) annesinin (veya bir başkasının) kucağında seyahat etınesi yalnız güvenli olmamakla kalmayıp aynı zamanda da yasaya aykırıdır. Bu konu, özellikle de prematüre bebeklerin anne-babaları için zorluk oluşturmaktadır. Hem bu bebeklerin küçük bedenleri normal araba koltuğunda kaybolur hem de yan oturur pozisyonda nefes alıp vermeleri güçleşir.

    Bir çalışmaya göre, araba koltuğunda seyahat sırasında bazı prematüre bebeklerin kanlarındaki oksijen miktarı azalmakta ve bu azalma yolculuk tamamlandıktan soma da yarım saat veya daha fazla süre devam etmektedir. Bazı bebeklerde ise araba koltuğundayken kısa süreli apneler (nefesin tamamen kesilmesi) görülebilir. Bu tür bebekler için kazalara karşı test edilmiş bebek araba yatakları daha uygun olabilir, böylece oturur durumda değil yatar durumda olan bebeğin bir kaza esnasında solunumu fazla zarar görmez.

    Sizin civarınızdaki bebek mobilyaları dükkanıyla görüşerek böyle bir yatak temin edebilirsiniz. Eğer böyle bir yatak veya prematüre bebekler için tasarlanmış bir araba koltuğu edinemezseniz, özellikle de daha önce apne nöbetleri geçirdiyse, ilk aylarda bebeğinizle çıkacağınız araba yolculuklarını sınırlayabilirsiniz. Bir diğer seçenek de doktorundan rica edip, en azından bir süre için, araba koltuğunda oturduğu sürece solunumunu monitorize ederek herhangi bir problem yaşayıp yaşamadığını saptamak olabilir.

  • Bebeğin Arabasına Oturtulması Yanlış Mı?

    Bebeğimi arabası içinde oturtmuştum. Onun oturmak için henüz çok küçük olduğunda ısrar eden iki yaşlı kadın beni azarladı.

    Eğer bebeğiniz oturmak istemeseydi size söylerdi. Elbette bir çok kelimelerle değil, ama siz onu oturtmak istediğinizde aşağı kayarak veya bir yana doğru dönerek bunu belli ederdi. Başı ve boynu arkasına yaslandığında alacağı destekten daha fazlasına ihtiyaç gösteren bir bebeği oturtmak doğru olmamakla beraber, başını iyi tutan ve oturtulduğunda kendini bırakmayan 3-4 aylık bir bebek buna hazır demektir (oturtulduklannda bebeklerin başını dik tutacak şekilde hazırlanmış özel baş destekleri vardır).

    Bebekler oturtulmaktan sıkıldıklannda şikayet ederek ya da kaymaya başlayarak bunu belli ederler. Oturmak, bebek için hoş bir pozisyon değişikliği olduğu kadar, onun dünyayı daha geniş bir açıdan görmesini de sağlar. Dik duran bir bebek artık yalnızca gökyüzü, arabasının ya da portbebenin içi yerine gelip geçenleri ki bunlardan bazılarının sizi kınayacağından şüpheniz olmasın, dükkanları ve evleri, ağaçları, köpekleri, arabaların içindeki diğer bebekleri, okuldan evlerine yürüyen çocukları, otobüsleri, arabaları ve genişlemekte olan dünyasındaki diğer olağanüstü her şeyi görebilir. Ayrıca, yatmaya göre daha uzun süreler keyifli kalma eğilimindedir, bu da sokağa çıkmayı ikiniz için de zevkli hale getirir.