Güvenli mi?

  • Bebeğimi Ne Zaman Memeden Kesmeliyim..?

    Bebeğimi ne zaman memeden kesersem doğru olur?

    Dünyanın birçok yerinde farklı kültürlerde erken ya da geç memeden kesme bulunmaktadır. Kimi kadın 6 hafta, kimisi 6 ay, kimisi de 3 sene ya da daha fazla emzirir. Bebeğin doğumundan önce bebeğin ne kadar süreyle emzirileceği planlanabilir, fakat bu süre annenin yeniden işe dönmesiyle ilgilidir. Veya anne ve bebek aniden emzirmeye olan ilgilerini kaybedebilirler.

    Ne kadar emzireceğinize karar verirken, birçok kişisel faktörle birlikte bazı bilimsel normlarıda göz önünde bulundurmak isteyebilirsinız.

    Bilimsel Veriler.

    Önceden belirttiğimiz gibi, yenidoğanlar birkaç hafta ile sınırlı bile olsa emzirilmekten yararlanırlar. Çünkü bu dönemde, bebekler hastalıklar ile savaşmak için gerekli antikorları kazanmaya başlarlar. İlk 6 hafta bebek emzirilirse, -daha az hastalık ve daha az alerji ile- çok daha iyi gelişir. Bebek 4 aylık iken katı mamaya başlamak mümkündür, ancak sadece meme ile beslenen bebekler 6 ay boyunca ek gıdaya başlamadan yalnız anne sütü almaya devam edebilirler.

    İlk 6 aydan sonra, bebek için halen ana besin kaynağı olarak anne sütü devam edebilir (anne sütü almayan bebekler için mama), fakat buna destek olarak katı besinlere de başlamak gerekir. Bilimadamları, ilk yaşın sonuna doğru anne sütünün protein, çinko, bakır, potasyum içeriğinin yeterli olamadığını söylemekteler. Bebek ikinci yıl artık inek sütündeki besin maddelerine ihtiyaç duyar. Halen bebeğinin emziren anneler bundan zevk alabilirler, fakat şu unutulmamalıdır ki artık anne sütü bebek için ana besin kaynağı olmaya yetmemektedir.

    İlk yaşını geçen bebekler, artık emzirilmeye ihtiyaç duyar gibi görünmezler.

    İlk bir seneden sonra, hatta ikinci, üçüncü senelerde emzirmeye devam edilmesinin çocuğun duygusal gelişimine etkisi kesin olarak kanıtlanmamıştır. Fakat şu görülüyor ki uzun süren emzirme veya biberon kullanımı diş çürümelerine sebep olmaktadır. Bunun sebebi emerken veya biberon kullanırken sütün ağız içinde göllenmesidir. Aynı şey, yudum yudum içmeyis ağlayan bardak kullanımında görülmemektedir.

    İlk yılın sonunda emzirmeye veya biberon kullanımına ağırlıklı olarak devam etmenin bir başka riski daha vardır. Bu da, yatarak emmekten kaynaklanan artmış kulak enfeksiyonu riskidir.

    Sizin hisleriniz.

    Halen çocuğunuzu emzirmekten zevk alıyor musunuz? Ya da günde birkaç defa göğüslerinizi bluzunuzdan çıkarmak, size yorucu gelmeye mi başladı? Emzirirken sahip olamadığınız kimi özgürlükleri mi özlediniz? Büyümüş bir bebeği emzirmek sizi rahatsız mı ediyor?

    Emzirmeyle ilgili olumlu hisleriniz azalırsa, bebeğiniz bunu hemen anlayacaktır. Bebek bunu emzirmenin değil kendisinin reddedilmesi veya istenmememsi gibi algılayabilir. Dolayısıyla memeden kesme uygun olacaktır.

    Bebeğinizin hissettikleri.

    Bazı bebekler kendiliklerinden emmeyi bırakırlar. Emzirme sırasında huzursuz hareketleri ile bunu gösterirler. Artık gıda almanın farklı yollarına hazır olduklarını gösterirler. Dikkatli olmalısınız, zira bebeğin bu tip işaretlerini yanlış yorumlayabilirsiniz.

    Emzirmede ilgisizlik; 5 aylıkken sadece artan çevre ilgisine işaret ederken; 7 aylıkken hareket etme arzusunun yemek arzusundan ağır bastığını gösterir; 9 aylık veya sonrasında; artan bağımsızlık arzusu ve olgunluğun işaretidir. Her yaşta, emzirmede ilgisizlik bir hastalığa ya da diş çıkarmaya işaret edebilir. Hiçbir yaşta bu sizin reddedilmeniz olarak yorumlanmamalıdır, sadece verdiğiniz süt reddedilmektedir.

    Çoğunlukla bebekler 9 ila 12’inci aylar arasında memeyi kendiliklerinden bırakırlar. Eğer bebeğiniz 18’inci ayda halen bırakmak için işaretler göstermiyorsa (bu pek nadir görülen birşey değildir), muhtemelen memeyi kendiliğinden bırakmayacaktır.

    Sizin durumunuz.

    Anneler ilk seferinde bebeklerini başarıyla emzirseler de zamanla emzirmeyi zor ve zahmetli bulabilirler. Bunun sebebi zamanla emzirmenin spor, sosyal faaliyetler, iş ve aşk ile çatışmaya başlamasıdır. Bu olduğu zaman ortaya çıkan negatif hisler hemen bebeğe de geçer ve emzirme işlemi hem anne hem bebek için zevk vermesi gerekirken, bir problem halini alır. Bu durumlarda memeden kesmek uygun bir harekettir, fakat bununla beraber hayatınızda diğer önemli değişiklikleri yaparken dikkatli olun. Bebeğinize ve kendinize bu yeni adım için biraz alışma süresi verin. Bazen, hastalık ya da seyahat durumlarında memeden kesmek çok ani olabilir.

    Bebeğinizin durumu.

    Bebeğinizi memeden kesmek için en uygun zaman evde her şeyin yolunda olduğu zamandır. Seyahat, hastalık, diş çıkarma, bakıcı değişimi, taşınma veya sizin işe başlamanız gibi bebek için ek stres faktörleri varlığında, memeden kesmemelisiniz. Bu işi biraz ertelemelisiniz.

    Sizin sağlığınız.

    Eğer kendinizi sürekli bitkin hissediyorsanız ve bunu emzirmenin fiziksel – duygusal gereksinimlerinden başka bir şey açıklayamıyorsa, doktorunuza başvurup memeden kesmeyi danışmalısınız. Doktorunuzun tavsiyeleri doğrultusunda gücünüzü yeniden kazanabilirsiniz. Bunu yapmadan önce emin olun ki bu problem, yeterince istirahat edememek ya da yeterli beslenememek kadar kolay çözülebilir bir sorun değildir.

    Bebeğinizin sağlığı.

    Bazen bebeğiniz büyüdükçe, sütünüz ona az gelmeye başlayabilir. Eğer bebeğiniz yeterince kilo alamıyorsa, huzursuz ve rahatsız görünüyorsa ya da büyüme eksikliğine dair göstergeleri veriyorsa, sütünüz onun tüm besin ihtiyacını karşılayamıyor olabilir. Destek olarak katı gıda ya da mama düşünebilirsiniz veya emzirmeyi tamamen kesebilirsiniz. Çoğunlukla memeden kesilen çocuk, emzirilirken hiç ilgi göstermediği gıdalara karşı ani bir ilgi duyar ve yeniden gelişmeye başlar.

    Bebeğinizin diğer besin kaynakları.

    Eğer çocuğunuz evvelden beri şişeden içebiliyorsa, memeden biberona direkt geçiş nispeten kolay olur. Veya bebeğiniz bardaktan içebiliyorsa (çok iyi içebilmesi gerekmez), memeden bardağa geçiş de mümkündür (bu 9 ila 10’uncu aya kadar pek mümkün değildir). Diğer taraftan bebeğiniz meme dışında hiçbir yerden gıda almak istemiyorsa, biberonya da bardak kullanabilecek duruma gelinceye kadar memeden kesmeyi ertelemelisiniz.

    Bebeğinizin yaşı.

    Kendileri istemeseler bile, çoğu bebek 9 ila 12′ inci aylarda memeden kesilebilir. Çünkü bu aylarda emme ihtiyacında azalma, beslenirken kucaklanmaya karşı koyma ve bağımsızlık duygusu hakimdir. Bu yaşta bebek daha sonrasına oranla memeye daha az bağlıdır ve yürümeye başlayan bir bebeğe göre memeden daha kolay kesilebilir. Bebeği memeden kesmeye karar vermek uzun bir çalışmanın (bebeği memeden diğer gıda kaynaklarına yönlendirmek) ilk adımıdır. Bu çalışma, biberondan alınan ilk yudum veya kaşıkla verilen ilk katı gıda ile başlar.

    Kimi kadın için karar vermek memeden kesmekten çok daha kolayken, kimisi için asıl sorun karar vermektir. Nasıl olursa olsun, memeden kesmek her kadın için çok karışık duygulara sebep olur. Bu duygular bebeklerinin tamamen ihtiyaçlarının karşılandığı, onların büyüme yolunda yeni bir adım atmalarına kadar hafiflemez. Aynı zamanda anneler, bebeklerine artık eskisi kadar yakın olamayacaklarını ve bebeklerinin artık kendilerine eskisi kadar bağımlı olmayacaklarını düşünüp üzülürler. Erken ya da geç memeden kesme, bir çocuğun büyümesinde kaçınılmaz bir adımdır. Anne ne kadar şevkle emzirse de, çoğu bebek belli bir zaman sonra emmeyi bırakır. Anneler, uzun yıllar sonra bile başka emziren anneleri izlerken üzülürler.

  • Çocuk Hakları Nelerdir?

    UNICEF Kaynaklarından Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin Kısaltılarak Alınan ve Çocukların Diliyle İfade Edilen Özeti

    Dünyada barış ve güvenliği sağlamak için 24 Ekim 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler Örgütü, 10 Aralık 1948 tarihinde “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi”ni kabul etmiştir. Bu nedenle 10 Aralık tarihiyle başlayan hafta dünyada “İnsan Hakları Haftası” olarak kabul edilir.

    Konumuz çocuklar olduğu için bizde sizlere çocukların sahip olduğu hakları hatırlatmak istedik. Biliyorsunuz ki bugün dünyada çocuklar insan haklarına sığmayan birçok olaya maruz kalıyorlar, onlara daha iyi ve daha güvenli bir yaşam sunabilmemiz için onların sahip olduğu bu hakları bilmeli ve sonuna kadar saygı göstermeliyiz.

    Madde 1 : Ben çocuğum. On sekiz yaşına kadar bir çocuk olarak vazgeçilmez haklara sahibim.

    Madde 2 : Bu sözleşmedeki haklar bütün çocuklar içindir; beyaz çocuk, kara çocuk, kız çocuk, erkek çocuk fark etmez. Doğduğumuz yer, konuştuğumuz dil de fark etmez. Büyüklerimizin inançlarının, görüşlerinin farklı olması yüzünden çocuklara ayrım yapılmaz. Bu haklara sahip olmak için çocuk olmak yeterlidir.

    Madde 3 : Büyükler, çocuklarla ilgili bütün yasalarda, bütün girişimlerde önce çocukların yararlarını düşünürler. Büyüklerimiz bu ödevlerini yapamıyorsa devlet çocuklara bakar ve korur.

    Madde 4 : Haklarımızın uygulanması için gereken her türlü çaba gösterilir. Haklarımdan yararlanmam bütün devletlerin güvencesi altındadır.

    Madde 5 : Bizi büyüten, yol gösteren büyüklere bizi daha iyi yetiştirsinler diye yardım edilir.

    Madde 6 : Çocukların yaşamını korumak herkesin ilk görevidir.Yaşamak her çocuğun en temel hakkıdır.

    Madde 7 : Her çocuğa doğduğunda bir isim konur. Devlet bu ismi kaydeder. Çocuğa kimlik verir. Artık çocuk o devletin vatandaşı olur.

    Madde 8 : Konan ismim, kazandığım vatandaşlık hakkım ve aile bağlarım korunur. Bunları değiştirmek için baskı uygulanmaz. Bunlar benden alınırsa bütün devletler ona karşı çıkar.

    Madde 9 : Çocuğu ailesinden kimse koparıp alamaz. Ama bazen de anne baba çocuğa bakamaz durumda olabilir. Çocuk bu durumdan zarar görebilir. Çocuk zarar görmesin diye çocuğa başka bir bakım sağlanır.Bu bakım sırasında çocuk anne babasıyla düzenli görüşebilir.

    Madde 10 : Ayrı ülkelerde yaşayan anne baba ve çocukların birlikte yaşamaları için her türlü kolaylık gösterilir.

    Madde 11 : Çocuklar anne babalarının birlikte izni ve haberi olmadan başka ülkelere götürülmezler, oralarda bırakılmazlar. Bunu yapanlara karşı mücadele edilir.

    Madde 12 : Beni ilgilendiren konularda benim de görüşlerim alınır. Büyükler beni dinlerler. Düşüncemi öğrenmeye özen gösterirler. Çok küçüksem bir büyük de benim adıma konuşabilir.

    Madde 13 : İsteklerimi ve düşüncelerimi seçtiğim bir yolla açıklayabilirim, resmini çizebilirim ya da yazabilirim. Ama bazı konularda başka kişiler ve toplum zarar görecekse o konudaki kurallara da uymam gerekir.

    Madde 14 : Biz çocukların düşüncelerini geliştirmeleri ve istedikleri dini seçmeleri hakkına saygı gösterilir. Bu konuda bizi yetiştirmekle yükümlü olan büyüklerimizin de bize yol gösterme hakları ve görevleri vardır. Onlara da saygı gösterilir.

    Madde 15 : Arkadaşlarımla barış içinde toplanabilirim. Dernekler kurabilirim. Kurulu derneklere üye olabilirim.

    Madde 16 : Çocuklar onurlu ve saygın birer insandır. Hiç kimse onların onurlarını kıramaz, onları küçük düşüremez, yaşadığı konut ve kurumdaki özel yaşantısına karışamaz. Bu haklarımız yasalarla korunur.

    Madde 17 : Kitle iletişim araçları önemlidir, her türlü iletişim aracını kullanarak kendim için bilgi alabilirim.

    Madde 18 : Yetiştirilmemizden en başta anne babamız ya da onların görevini üstlenmiş büyüklerimiz sorumludur. Onların bu görevlerini en iyi biçimde yapabilmeleri için her türlü kolaylık sağlanır, gerekiyorsa yardım edilir.

    Madde 19 : Yetişmemizden sorumlu olanlar bu haklarını çocuklara zarar verecek şekilde kullanmazlar. Çocukların bu tür zararlara uğramaması için her türlü önlemi almak devletin görevidir.

    Madde 20 : Çocuklar ailelerinden yoksun kalabilirler. Bazı aile ortamları ise çocuklar için yararlı olmayabilir. İşte o zaman çocukların devletten özel koruma ve yardım alma hakları vardır. Devlet bu görevini çocuk için uygun aile bularak ya da onlara bakacak kuruluşlara yerleştirerek yapar.

    Madde 21 : Anne babasıyla olamayacak çocukların aile yoksunluğu çekmemesi için onlara iyi aileler bulunur. Bunun için çok dikkatli bir araştırma yapılır.

    Madde 22 : Çocuklar başka ülkeye gitmek zorunda kalırlarsa o ülke de çocukları korur. Birbirinden ayrı kalan anne ve baba birleştirilmeye çalışılır.

    Madde 23 : Özürlü çocuklar özel olarak korunurlar. Kendilerine yeten saygın birer insan olmaları sağlanır. Devlet onların bakımları, eğitimleri ve iş sahibi olmaları için gerekli kurumları oluşturur. Ailelerine her türlü yardımı yapar.

    Madde 24 : Sağlığım ve hastalıklardan korunmam, devletin ve toplumun güvencesi altındadır. Bunun için beslenmeme, aşılarımın yapılmasına, çevrenin temizliğine dikkat edilir. Hastalanırsam tedavi edilirim.

    Madde 25 : Kreşler, çocuk yuvaları, yurtlar, okullar, çocuk hastaneleri çocukların haklarına uygun olarak, çocuklara daha iyi bakmak için yeniden düzenlenirler.

    Madde 26 : Bütün çocukların sağlıkları, eğitim hakları, beslenme ve bakımları güvence altına alınır.

    Madde 27 : Bana bakmakla yükümlü olanlara bana daha iyi bir yaşam sağlamaları için gerekirse giyim, barınma ve beslenme konularında yardım edilir, destek olunur.

    Madde 28 : Eğitimimi eksiksiz yapabilmem için desteklenir ve korunurum. İlköğretim herkes için parasızdır, kız olsun erkek olsun her çocuk için zorunludur.

    Madde 29 : Devlet, benim tüm insanlar arasında dostluk ruhuyla, özgür bir toplumda, sorumluluk üstlenecek şekilde yaşamamı sağlar.

    Madde 30 : Azınlık grubun çocuklarına da herhangi bir ayrım yapılmaz, devlet azınlık gruplardan gelen çocukların haklarını da korur.

    Madde 31 : Boş zamanlarımı değerlendirmem, oynamam, eğlenmem için çocuk bahçeleri, çocuk kulüpleri, kitaplıklar, spor okulları açılır. Her çocuk böyle faaliyetlere özendirilir. Bunlardan yararlanmak hepimizin hakkıdır.

    Madde 32 : Ben çocuğum. Büyükler gibi bir işte çalışamam. Ben okula gider ve oynarım. Eğer çalışmak zorunda kalırsam yapacağım iş eğitimime engel olmamalı, sağlığımı bozmamalı, bende zararlı alışkanlıklar yaratmamalıdır.

    Madde 33 : Çocuklar zararlı maddelere karşı korunurlar. Bunları üretenler ve çocuklara verenlere cezalandırılırlar.

    Madde 34 : Bedenim bana aittir. Beni bedensel ve ruhsal yönden örseleyecek hiçbir yaklaşıma izin verilmez.

    Madde 35 : Çocukları kaçırıp kötü kişilere satan, onları uygunsuz şekilde çalıştırmak isteyenlerle tüm devletler mücadele ederler. Çocukları korurlar.

    Madde 36 : Büyükler kendi çıkarları için çocukları kullanamazlar.

    Madde 37 : Hiçbir çocuk insanlık dışı yöntemlerle ya da aşağılanarak cezalandırılamaz. Çocuklar suç işlemişse uygulanacak cezalar yaşına uygun gelişmelerini engellemeyecek şekilde ve eğitsel olmalıdır.

    Madde 38 : İnsanların birbirlerini öldürmesi kötüdür. Savaş insanların birbirlerini öldürmesidir. Çocuklar savaştan korunmalıdır. On beş yaşından küçük hiçbir çocuk askere alınmaz.

    Madde 39 : Eğer çocuklar çeşitli nedenlerle zarar görmüşlerse bedensel ve ruhsal sağlıklarına yeniden kavuşmaları için tüm önlemler alınır. Yeniden topluma kazandırılırlar.

    Madde 40 : Çocuklar suçun ne olduğunu bilmezler. Bilerek ve isteyerek kimseye zarar vermezler. Suç işleyen çocukların yeniden topluma kazandırılması için özel yasalar çıkarılır, özel kuruluşlar oluşturulur.

    Madde 41 : Eğer bir ülkenin yasaları bu çocuk hakları sözleşmesine uygunsa değiştirilmez. Değilse değiştirilir.

    Madde 42 : Çocukların haklarına ilişkin tüm bu ilkeleri hem çocuklar hem de büyükler öğrenmeli ve öğretmelidir.

  • Prematüre Bebek Için Oto Koltuğu Seçimi

    Bebeğim ödünç aldığımız araba koltuğunun içinde kaybolmuş gibi görünüyor. Kucağımda olması daha güvenli değil mi?

    Bir bebeğin (prematüre veya zamanında doğmuş) annesinin (veya bir başkasının) kucağında seyahat etınesi yalnız güvenli olmamakla kalmayıp aynı zamanda da yasaya aykırıdır. Bu konu, özellikle de prematüre bebeklerin anne-babaları için zorluk oluşturmaktadır. Hem bu bebeklerin küçük bedenleri normal araba koltuğunda kaybolur hem de yan oturur pozisyonda nefes alıp vermeleri güçleşir.

    Bir çalışmaya göre, araba koltuğunda seyahat sırasında bazı prematüre bebeklerin kanlarındaki oksijen miktarı azalmakta ve bu azalma yolculuk tamamlandıktan soma da yarım saat veya daha fazla süre devam etmektedir. Bazı bebeklerde ise araba koltuğundayken kısa süreli apneler (nefesin tamamen kesilmesi) görülebilir. Bu tür bebekler için kazalara karşı test edilmiş bebek araba yatakları daha uygun olabilir, böylece oturur durumda değil yatar durumda olan bebeğin bir kaza esnasında solunumu fazla zarar görmez.

    Sizin civarınızdaki bebek mobilyaları dükkanıyla görüşerek böyle bir yatak temin edebilirsiniz. Eğer böyle bir yatak veya prematüre bebekler için tasarlanmış bir araba koltuğu edinemezseniz, özellikle de daha önce apne nöbetleri geçirdiyse, ilk aylarda bebeğinizle çıkacağınız araba yolculuklarını sınırlayabilirsiniz. Bir diğer seçenek de doktorundan rica edip, en azından bir süre için, araba koltuğunda oturduğu sürece solunumunu monitorize ederek herhangi bir problem yaşayıp yaşamadığını saptamak olabilir.

  • Bebeğin Arabasına Oturtulması Yanlış Mı?

    Bebeğimi arabası içinde oturtmuştum. Onun oturmak için henüz çok küçük olduğunda ısrar eden iki yaşlı kadın beni azarladı.

    Eğer bebeğiniz oturmak istemeseydi size söylerdi. Elbette bir çok kelimelerle değil, ama siz onu oturtmak istediğinizde aşağı kayarak veya bir yana doğru dönerek bunu belli ederdi. Başı ve boynu arkasına yaslandığında alacağı destekten daha fazlasına ihtiyaç gösteren bir bebeği oturtmak doğru olmamakla beraber, başını iyi tutan ve oturtulduğunda kendini bırakmayan 3-4 aylık bir bebek buna hazır demektir (oturtulduklannda bebeklerin başını dik tutacak şekilde hazırlanmış özel baş destekleri vardır).

    Bebekler oturtulmaktan sıkıldıklannda şikayet ederek ya da kaymaya başlayarak bunu belli ederler. Oturmak, bebek için hoş bir pozisyon değişikliği olduğu kadar, onun dünyayı daha geniş bir açıdan görmesini de sağlar. Dik duran bir bebek artık yalnızca gökyüzü, arabasının ya da portbebenin içi yerine gelip geçenleri ki bunlardan bazılarının sizi kınayacağından şüpheniz olmasın, dükkanları ve evleri, ağaçları, köpekleri, arabaların içindeki diğer bebekleri, okuldan evlerine yürüyen çocukları, otobüsleri, arabaları ve genişlemekte olan dünyasındaki diğer olağanüstü her şeyi görebilir. Ayrıca, yatmaya göre daha uzun süreler keyifli kalma eğilimindedir, bu da sokağa çıkmayı ikiniz için de zevkli hale getirir.

  • Yeni Doğan Bebeğiniz Için Almanız Gereken Ürünler

    Mama sandalyesi

    Yüksek ve alçak modelleri vardır, ama yüksek olanları daha popülerdir. Geniş, sağlam, tepsisi tek elle kolayca çıkarılıp takılabilen, bebeğin kafasını destekleyecek kadar yüksek bir arkalık, ayarlanabilir ayak dinlendirici,s andalye katlandığında eınniyetli bir kilitlenme sistemi ve Kalite Onay Belgesi olan bir sandalye olması gerekir.

    Taşınabilir mama koltuğu

    Gezmeye gittiğiniz restoranlarda çok faydalıdır. Düşmeyi önleyen bir kapanma sistemi olması, bebeğin apış arasından kayışlarla tutulup yandan düşmesinin engellenmesi gerekir. Bu koltuğu cam bir masa üzerinde asla kullanmayın.

    Çocuk parkı

    Tahta çocuk parkları ayağa kalkmanın öğrenilmesi için faydalıdır, ancak ağlı olanlar bebek düştüğünde düşüşün daha yumuşak olmasını sağlar. Ağlı olanlarda ağın ince gözlü olmasına, parmaklıkların arasının 4cm’ den fazla olmamasına (düğme veya parmakların takılınaması için), kolayca yırtılmayan vinil döşeme olmasına (bebekler kopmuş plastik veya dolgu malzemelerini çiğneyip boğulabilirler), metal menteşe olmasına dikkat edin. Akordeon tipindeki çocuk parklarını kullanmayın ve ağlı olanın ağını aşağı indirmeyin.

    Merdiven başında ve kapı girişlerinde kullanılmak üzere emniyet parmaklığı

    Sağlam bir ağ veya metal tasanın olmasına dikkat edin. Mandalını veya kilidini kapamak kolay olsun.

    Yürüteç

    Önerilmez. Kullanılacaksa geniş, sağlam, parmakları sıkıştırmayan kilit mekanizması olmasına, oyun ve korunma için üç taraftada bebeğin kollarını dayayabileceği bölüm bulunmasına dikkat edin. En güvenli seçenek kendi etrafında dönen sabit yürütücülerdir.

  • Böcek Sokmalarına Karşı Bebeğimi Nasıl Korumalıyım?

    Böceklerin çoğunluğu zararsız olmakla beraber ısırmaları ve sokmaları daima ağrıya veya kaşıntıya neden olur ve çok seyrek de olsa hastalık bulaştırabilir veya şiddetli alerjik reaksiyona neden olur. Bu yüzden bebeğinizi böceklerden ve böcek sokmalarından elinizden geldiğince korumanız gerekir.

    Isırığa Karşı Korunma

    Arılar ve diğer sokucu böcekler: Bebeklerinizi arıların yoğun olarak bulunduğu yonca tarlaları veya yaban çiçeklerinden, meyve bahçelerinden uzak tutun. Evinizin arka bahçesinde dahi özellikle sıcak günlerde veya şiddetli bir yağmurun sonrasında dikkatli olun. Eğer evinizde bir arı yuvası bulursanız ilaçlama şirketinetemize mutlaka iletin. Arıları cezbetmekten kaçınmak için elbiseleri beyaz ya da pastel renklerden seçin, koyu ve parlak renkleri tercih etmeyin. Kokulu pudralar, losyonlar ve saç spreyi kullanmayın. Arabanızda böcek yakalamak için küçük bir bez bulundurun.

    Sivrisinekler: Sivrisinekler suda ürerler bu nedenle evinizin yakınındaki su birikintilerini giderin. Bebeği gece sivrisineklerin çıkış saatinde ev içinde tutun, pencereleri telleyin ve telleri sağlam tutun.

    Keneler: Kenelerin çok bulunduğu yere giderken elbiselere düşük konsantrasyonlu bir böcek kaçırıcı uygulayın, ama bunu asla cildinize sürmeyin. Aileyi ve ev hayvanlarını muayene edin, kene bulursanız hemen gerekli tedavileri uygulatın.

    Tüm ısıran ve sokan böcekler: Bu tür böceklerin bulunduğu yerlerde kollar, bacaklar ayaklar ve başı kapalı tutun. Kenelerin bulunduğu yerde paçaları çorapların içine sokun.

  • Çocuklarda Ev Kazalarında Ilk Yardım Semineri

    İlkyardım Eğitmeni & Hemşire Nadiye Çakır ile Çocuk Güvenliği Uzmanı Pekcan Birinci ve Psikolog Gülşah Ergin 0-3 yaş grubu çocuklarda ev kazalarında ilk yardım hakkında seminer veriyor.

    “0-3 Yaş Grubu Çocuklarda Ev Kazalarında İlk Yardım ile Evde Çocuk Güvenliği ve Psikolojik Çocuk Güvenliği ”İlkyardım Eğitmeni & Hemşire Nadiye Çakır ile Çocuk Güvenliği Uzmanı Pekcan Birinci ve Psikolog Gülşah Ergin’ in vereceği seminerler ayda bir kez veriliyor ve 15 kişi ile sınırlı.

    Seminerler ücretsiz olup katılım için rezervasyon yaptırmak gerekiyor.

    PROGRAM İÇERİĞİ

    Tarih: 18 Şubat 2016 Perşembe

    Yer: Özel Keşfeden Çocuklar Anaokulu

    Site Mahallesi Atay Caddesi No:88/2 Soyak Yenişehir / Ümraniye

    Tel: 0216 533 69 69

    İlgili yetkili: Berfu Hanım

    Tarih: 18.02.2016

    Saat: 13:00 – 16:00

    KONUŞMACILAR

    Nadiye Çakır- İlkyardım Eğitmeni & Hemşire
    Pekcan Birinci – Çocuk Güvenliği Uzmanı / Parkzon Çocuk Güvenlik Sistemleri
    Gülşah Ergin- Klinik Psikolog / Davranış Bilimleri Enstitüsü

    SEMİNER AKIŞI

    Toplam 3 saat Gülşah Ergin -Psikolojik Çocuk Güvenliği-

    45 Dakika Duygusal İstismar ile ihmal, fiziksel istismar, cinsel istismar, akran zorbalığı ve aile içi şiddet.

    Kahve Arası / Soru Cevap- 10 dakika
    Pekcan Birinci – Evde Çocuk Güvenliği ve Ev Kazalarına Karşı Alınacak Önlemler – 45 dakika
    Kahve Arası / Soru Cevap- 10 dakika
    Nadiye Çakır- Ev Kazalarında İlkyardım – 70 Dakika

    • Genel İlk yardım Bilgisi
    • Düşmeler ve yaralanmalarda ilk yardım
    • Yanıklarda ilk yardım
    • Zehirlenmelerde ilk yardım
    • Boğulma ve tıkanmalarda ilk yardım

    Not 1 : Bu davet 0-3 Yaş grubu çocukların ebeveynlerine yöneliktir.
    Not 2 : Organizasyonun realizasyonu için en az 10 kişilik rezervasyon gerekmektedir.

  • Uzman Cevap: Aynı Yatakta Yatmak Abös I Artırır Mı?

    Bilim adamları ebeveynlerin bebekle birlikte uyumasının SIDS ( ani bebek ölümü sendromu ya da nefessiz kalma sonucu ani ölüm) ile bağlantılı olup olmadığını henüz bilmiyorlar. Bazı çalışmalar, çarşafların, battaniyelerin ve yastıkların da en az bebeğin yanında birinin yatması kadar SIDS e yol açtığını ortaya çıkardı.

    Fakat başka araştırmacılar, annenin sigara içmesi, bebeğin karın üstü yatırılması, yatak çevresindeki boşluklar ve tehlikeli alanlar gibi risk faktörleri ortadan kaldırıldığında, bebeğin ebeveynleriyle uyumasının ani ölüm riskini (SIDS) azaltacağını söylüyor. Çünkü, bebekleriyle birlikte uyuyan ebeveynler bebeğin nefes alış verişindeki değişikliklere karşı daha hassas oluyor ve bir sorun çıktığında hızla müdahale edebiliyorlar. Bilim adamları ise, sigara içiyor ve bebekle birlikte uyuyorsanız, bebeğin ani ölüm riskini artırdığınızda hemfikir.

  • 1 Aylık Bebeğin Güvenliğini Sağlamak İçin Bunlara Dikkat Edin

    Bebekler göründüklerinden daha sağlamdırlar.Onları kucağınıza aldığınız zaman kınlmazlar, başlarınıdesteklerneyi unutursanız başlan yerindençıkmaz ve çoğu düşmeleri yarasız beresiz sonuçlanır.Ama kazalam açıktırlar. Başiarım belaya sakamayacakgibi göriinen çok küçük bebekler bile birşeye uzanmaya çalışırken başlarını derde sokabilir.Bebeğinizi kazalardan korumak için her zamanşunlara dikkat ediniz:

    • Bebeğinizi arabayla gezdirirken mutlaka emniyetliaraba koltuğu kullanın. Hem kendiniz emniyetkemeri takın, hem de sürücüye taktınn, sürücüemniyette değilse kimse değildir. içki içtiktensonra araba kullanmayın veya bebeğinizin öyle birininarabasında yolculuk yapmasına izin vermeyin.
    • Bebeği büyük küvette yıkarken altına havlukoyarak kaymasını engelleyin. Bir eliniz süreklibebeğinizin üzerinde olsun.
    • Bebeği değişim masasında, yatakta, sandalyedeveya kanepede bir an bile olsa yalnız başınabırakmayın. Henüz kendi etrafında dönemeyen biryenidoğan bile vücuduyla uzanarak düşebilir. Bebeğinüzerini değiştirdiğiniz masanın emniyet kemerleriyoksa bir eliniz sürekli bebeğin üzerindeolsun.
    • Bebek koltuğu kullanıyorsanız bunu değiştirmemasasına, küçük bir masanın üzerine, mutfaktezgahına veya yeterince geniş olmayan herhangiyüksek bir yere koymayın yoksa bebeğinizkoltuğun devrilmesiyle düşebilir.
    • Ne kadar iyi eğitimli olursa olsun evcil birhayvanla bebeği yalnız bırakmayın.
    • Bebeği beş yaşın altındaki kardeşiyle yalnızbırakmayın. Çocuklar arasında gayetli bir şekildeoynanan saklambaç bebeğinizin boğulrnasıyla sonlanabilirveya sıkıca sanlma sonucu bebeğinizin kaburgalanzarar görebilir.
    • Bebeği on dört yaşın altındaki bakıcıyla, tanımadığınızbir bakıcıyla veya henüz referanslanmkontrol etmediğiniz bir bakıcıyla yalnız bırakmayın.Tüm bakıcılar bebek güvenliği ve kalp-akciğercanlandırması konusunda eğitim almış olmalıdırlar.
    • Bebeği havada atıp tutmayın veya sertçe sarsmayın.
    • Posta kutusuna giderken, aralıanızın park yerinideğiştirirken, badrum katındaki çamaşırhaneyegöz atmaya gittiğinizde, kısaca hiçbir zaman bebeğievde tek başına bırakmayın. Bir yangının çıkmasıiçin sadece birkaç saniyede yeterlidir.
    • Bir bebeği veya çocuğu asla arabada yalnızbaşına bırakmayın. Sıcak havada camlan açmanızbile bebeğinizi sıcak çarpmasından koruyamayabilir.Her havada frenler boşalabilir ve çocuğunuzunarabayla sürüklenmesine neden olur, ya dapusuda bekleyen bir çocuk hırsızı arabanızdakibebeğinizi alıp kaçabilir.
    • Bebeği mağazada, yürüyüşte ve oyun parkındagözünüzün önünden bir an bile ayırmayın,bebek arabası veya puset bir çocuk hırsızı için özelliklekolay bir hedeftir.
    • Bebeğin oyuncaklarını veya başka şeyleriniip le karyolasına asmayın ve bebeğin boynuna veyakoluna bilezik, kolye, madalyon, künye asmayınveya bebeğin karyolasının yakınında 12 cm.denuzıın herhangi bir kıırdele bulundurmayın. KapşonIardaki,giysilerdeki veya pantolonlardaki bağcıklannınuçlanrun sıkıca düğümlenmiş olduğundanemin olun yoksa yerlerinden çıkabilirler. Bebeğinulaşabileceği yerlerde kordon, ip, sicim, zincir gibiherhangi bir şeyin olmadığından emin olun. Bebeğinkaryolasının, değiştirme masasının ve oyun alanınınelektrik kablolarından (bu çifte tehlike oluşturur),perde kordonlanndan, jaluzi iplerinden, Telefonkablolarından uzak olmasına dikkat edin. Tümbunlar kaza ile boğulmaya sebep olabilir.
    • Kaza eseri boğulmayı engellemek için kurutemizleyiciler tarafından kullanılan plastik kılıflanyatağın üzerinde veya bebeğinizin ulaşabileceğiherhangi bir yerde bırakmayın. Bebeğiniz uyurkende uyanıkken de onu yalnız başınayken ulaşabileceğiiçi dolu oyuncaklar, yastıklar ve benzeri şeylerdenuzak tutun. Bebeğinizin bunlarla birlikteuyumasına izin vermeyin. Ayrıca peluş yatak örtüsübulunan, içinde fasulye torbası olan, su yatağıveya duvara meyilli şekilde birleşen bir yataktauyumasına da izin vermeyin.
    • Bebeği açık bir pencerenin önünde bir anbile tutmayın.
    • Evde yangın dedektörleri kullanın, bunlarıitfaiyenin önerilerine göre yerleştirin. Düzenli olarakbakımını yaptırın.
  • Bebeklerde Yere Düşme

    Bütün çocuklar şu veya bu şekilde yaramazdırlar. Kafalarını bir yere çarpar, düşer, düşürür, sıkıştırır vb. Kısaca kafalarına darbe alırlar.. Bu tür kazalar bizi üzüp canımızı sıksa da çoğunlukla hafiftir, ciddi sorunlara yol açmazlar. Ancak kafanın arkasından çarpma ve aşağıda saydığımız belirtiler görülürse tehlikeli olabilir. Çocuğunuzu hiç vakit kaybetmeden acil servise götürmeniz gerekmektedir. Bu arada doktorunuza haber verin. Bazı testler, radyolojik tetkikler yapılacaktır.

    Bilinç kaybı , nefes alma – vermede zorlanma, havale geçirme, 1 saatten fazla süren solgunluk, burun-kulak veya ağzından kan ve suya benzer sıvı gelme, durdurulamayan ağlama, huzursuzluk , kasılma – titreme nöbeti, aşırı uyku isteği, uyanmada zorluk, 1 saat içinde 2 defadan çok kusma, konuşma bozulması, gözlerini sabitleyememe , kol-bacak uzuvlarını normal hareket ettirememe, yürüyememe, artan baş ağrısı.

    • Onu sakinleştirmeye çalışın.
    • Darbe alan yere soğuk bir kompres ya da buz uygulayın.
    • Kafasına darbe alan veya çarpan çocuk kesinlikle 24 saat gözleminiz altında olsun. Normal olmayan bir şey dikkatinizi çekerse doktorunuza özellikle anlatın .
    • Travma geçiren çocuk uyuyabilir.
    • Kesinlikle siz uyumayın. Sürekli gözünüz üzerinde 24 saat bekleyin.

    NOT:
    Aşağıda sayılan çocuk grubunda travma daha risklidir..

    • 2 yaşından küçük olanlar
    • Boyundan yaralanmalar
    • Epileptik çocuklar. Yani havale nöbetleri geçiren çocuklar.
    • Cildinde kolayca morluklar oluşanlar.
    • Hareket kusuru olan çocuklar. (felç gibi)
    • Gelişme geriliği olan çocuklar.
    • Kanamaya yatkınlığı olan çocuklar.