Güvenli mi?

  • Pedofiliye Karşı: “Her Okula Bir Psikolog”

    Çocukları pedofiliden korumak için ne gibi önlemler alınmalı?

    Çocuklarının başlarına gelebilecek kötü olaylar konusunda sürekli tetikte bekleyen aileler, gündeme oturan taciz ve tecavüz olaylarından sonra daha çok korkar hale geldi. HelpA Akademi kurucusu Klinik Psikolog Gülşah Sam Orhan, söz konusu olayların her an herkesin başına gelebileceği korkusunun hakim olduğunu ifade ederek, özellikle çocukların korunabilmesi için alınabilecek önlemleri anlattı.

    Çocukların bilinçaltına “güven” duygusunun doğru kodlanması gerektiğini bildiren Orhan, “Biz aileler, çocuklarımıza küçük yaştan itibaren sıcakkanlı olmayı öğretiyoruz. Yurt dışında çocuğuna baktığınızda aileler sizi terslerken, biz tanımadığımız kişilerin bile çocuklarımıza sevgi göstermesine izin veriyoruz. Ancak çocuğumuzun herkese yakın olmasını istemek, tabiri caizse ‘yabani olmayan’ çocuk yetiştirmeye çalışmak bazen hayatlarımızdan çalabilir. Çocuklarda aidiyet duygusu çok önemlidir. Çocuk kendini bir aileye ait hissettiğinde, yabancı kavramı bilinçaltında oluşmaya başlar. Bu sebeple çocuğumuza doğumdan itibaren ebeveyni olduğumuzu ilgimiz ve davranışlarımızla yansıtmak zorundayız. Yabancılarla arasına sınır koymalı, herkesin ona dokunmasına izin vermemesi gerektiğini ona yansıtmalıyız. Sık bakıcı değiştirmemeli, çocuğun tanıdık yüzlere alışmasını sağlamalıyız. Herkesle samimi olan çocukların ilerleyen yıllarda yabancılardan çekinmediği, bazen kişilik bozukluğu olan insanların peşine takılıp gittiği gerçeği aşikar. Geçtiğimiz yıllarda bunun örneğini Erzurum’da kaçırılıp öldürülen Musa örneğinde görmüştük. Katilinin elinden tutup sakin sakin ölüme doğru ilerlemişti. Güvenlik ve aidiyet duygusu çocukta oturduğunda, çocuğumuzun bilinçaltında yabancılarla oto-sınır sistemi oluşacak ve çocuk iletişimini gerektiği düzeyde tutmayı öğrenecektir” dedi.

  • 5 Adımda Bebeğinizi Gece Boğulmalarından Koruyun

    Bebek güvenliğinin başında yatış pozisyonları geliyor. Uykuda boğulmaların yaşanmaması için anne ve babaların fazlasıyla tedbirli ve dikkatli davranması gerekiyor.

    Eğer bebeğinizin yatağı onun güvenliği için uygun değilse uykuda boğulma gibi üzücü sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Aynı zamanda özellikle emen bebekler sık sık kusarlar, uykuda yaşanan kusmalar da yine boğularak ölümlere neden olabiliyor.

    Bebeğinizin Uykuda Güvenli Olması İçin Almanız Gereken Önemler Nelerdir?
    Seçeceğiniz yatağın yumuşak olmaması gerekir çünkü bebek uykuda dönerek yumuşak olan yatağa gömülerek nefessiz kalabilir.

    Bebeğiniz ilk 6 ay boyunca kusacaktır. Uykuda gerçekleşen kusmalar için yapmanız gereken, bebeğinizi güvenli yatış pozisyonu denilen sırt üstü pozisyonda yatırmanız gerekiyor. Sırt üstü yatan bebek başını sağa sola çevirerek soluk borusuna kusmuk kaçmasını engelleyebiliyor.

    Bebeklerin uykuda kusmalarını en aza indirmek için emzirmenin ardından en az dk sonra gazı çıkartılarak sırtına masaj yapılarak yatırılması gerekiyor.

    Aileye yeni katılan bebek uyku düzensizliği sayesinde anne ve babasını uykusuz ve yorgun bırakır. Yorgun anne ve baba uyuduklarında derin bir uykuya dalarlar. Bu yüzden bebekler mutlaka kendi pusetlerinde yatmalıdır. Derin uykuda bebeğin yanınızda yattığını fark etmeme ihtimali oldukça yüksektir.

    Bebeğin yattığı yatakta minik oyuncaklar, objeler asla bulunmamalıdır. Özellikle altın yastıkları ya da bebeğin yakasına takılan nazar boncukları büyük tehlike taşır. Siz farkında olmadan bebeğiniz bu objeleri ağzına alıp koparabilir ve boğulabilir.

  • Oto Koltuğu Için Doktorlar Ne Öneriyor?

    Oto koltuğu için doktorlar ne öneriyor?

    Bebeğinizi dışarda ve araç içinde taşımanın en güvenli yolu oto koltuğu kullanmaktır. Bazı anneler tereddüt etse de oto koltukları bebekler için en uygun oturma pozisyonu sunar. Yine de bebeğinizin öne doğru fazla eğik olduğunu ya da koltuğa gömüldüğünü düşünüyorsanız – bebeğiniz geriye doğru yatmalı ve hava yolunda baskı oluşmamalı – kalçasının ve kılıfın altına destekleyici küçük bir havlu koyabilirsiniz. Kışın bebeğinizin üstünü bebeğinizi giysileriyle oturtup bağladıktan sonra örtün. Kemerleri her zaman kullanın. Oto koltuğunun iyice bağlandığından, sert dönüşlerde yerinden çıkmayacağından emin olun. Bebeğinizin doğum ağırlığı düşükse portbebe şeklinde olan ve tamamen yatacağı ama araca bağlanabilen bir oto koltuğu kullanmak daha iyi olabilir.

    Ağırlık gruplarına göre oto koltukları

    Ağırlık limitinin önemini anlattıktan sonra ECE R44/04 düzenlemesinde de tanımlanan oto koltuğu tiplerini ağırlık aralığına göre artı ve eksileriyle özetleyelim.

    Grup 0 Bebek Oto Koltukları
    Doğumdan başlayarak 10 kg ağırlığa kadar kullanılan Grup 0 bebek oto koltukları için bulacağınız az sayıda ürünün neredeyse tamamı portbebe şeklinde olacak. Güvenlik sertifikası olup araca bağlanabilen sadece birkaç model portbebe olduğu için – bu birkaç modelin fiyatı da oldukça yüksek olacak – anne babalar daha çok seçenek olan ve yine doğumdan başlayarak kullanılan Grup 0+ ürünlerini tercih ediyor. Bebeğiniz erken dünyaya geldiyse, doğum ağırlığı düşükse portbebe kullanmak daha sağlıklı bir seçenek olabilir.

  • Bebek Sağlığı: Sivrisinek Isırığına Ne Iyi Gelir?

    Yaz aylarında çoğalan sivrisinekler gece uyurken bir şekilde bizleri ısırır ve sivilce şeklinde kızarıklıklar oluştururlar. Bu kızarıklıkları ve kaşıntıları nasıl önlerim diyorsanız bu makalemizi okumalısınız.

     

    Sivrisinek Isırığına iyi gelen yöntemler;

    • 1.) Bardağın içerisine az miktarda su koyun ve içerisine bol miktarda tuz ekleyin. Eklediğiniz tuzu eriterek sivri sineğin ısırdığı yere sürün.
    • 2.) Ufak ısırıklarda, ısırılan bölgenin üzerine lavanta yağı sürerek tedavi edilebilir.
    • 3.) Bir soğanı ortadan keserek, ısırılan bölgeye katın ve güzelce ovun. Soğanın suyu panzehir etkisi yaratacağından yaradan kolayca kurtulabilirsiniz.
    • 4.) Isırılan yeri hanımeli yağı ile ovun. Ya da cildi önce ıslatıp, üzerine bildiğimiz sofra tuzunu serpin. Bir paça diş macunu da aynı etkiyi gösterecektir. Sivrisinekleri uzak tutmak içinse B vitamini veya soğan sarımsak takviyesi öneriyoruz; vücudun salgıladığı kokular bu küçük yaratıkları kaçırmaya yetecektir.
    • 5.) Aspirini ezerek toz haline getirin, daha sonra bunu soğuk su ile karıştırın. Bu karışımı sivrisineğin ısırdığı bölgeye sürün.
    • 6.) Karpuz suyu ile ısırılan alanı temizleyebilir, kaşıntılardan kurtulabilirsiniz. Karpuz suyu içerisinde bulunan asit kaşıntıyı giderebilir.
    • 7.) Sivrisineğin ısırdığı bölgede kaşıntıyı gidermek amacıyla diş macunu sürülebilir, bu sayede bir rahatlama hissedebilirsiniz. Ayrıca Sivri sinek ısırdıktan sonra da kesinlikle kaşımayın. Evet müthiş bir şekilde kaşıntı yapar sivrisinek ısırıkları ama sürekli kaşıyarak kaşıntı olayının devamlı sürmesine sebep olabilirsiniz. O nasıl oluyor diyorsanız, şöyle ki sivrisinekler ısırdıkları yerlerde deri altına bir sıvı bırakırlar. Bu sıvı sebebiyle kaşıntı meydana gelir, sizler de kaşıyarak bu sıvıyı daha çok yayarsınız ve böylece kaşıntı duracağı yerde daha da çok çoğalır.
  • Çocuk Ve Akran Zorbalığı: Siber Zorbalık Nedir? Çocuklarda Siber Zorbalık Belirtileri Nelerdir?

    Siber zorbalık, akran zorbalığının diğer çeşitlerinde olduğu gibi güç eşitszliğinin olduğu tekrarlı zarar verici davranışlardan oluşur.Siber zorbalık, Sms, E-posta, sohbet odaları, web sitelerindeki postlar, online resimler, anında mesajlaşma ile yapılabilir. Siber zorbalığın, diğer zorbalık türlerinden ayıran bir kaç bireysel özellği vardır:siber-zorbalik

    Anonimlik: Akran zorbalığın diğer çeşitlerinde zorba fark edilebilir ve gerekli müdahale yapılabilir, kimliği anonim değildir. Ancak siber zorbalık da bulanan çocukların bir çoğunun kimliği anonimdir. Siber zorbalığa uğrayan çocuk ise zorbanın kim olduğunu ancak tahmin edebilir pozisyondadır.

    Ulaşılabilirlik: Siber zorbalık dışındaki tüm zorbalık türlerinde çocuk okul yolunda, serviste veya okulda koridorda zorbalığa uğrar. Siber zorbalık da ise zorba , çocuğa 7/24 ulaşabilir, diğer türlerdeki gibi zorbalık çocuğun belirli bir yaşam alanında sınırlı kalamaz.

    Cezalandırılma Korkusu: Siber zorbalığa maruz kalan çocuk genellikle bunu güvendiği bir yetişkin ile paylaşmaktan kaçınır bunun olası 2 nedeni vardır. Birincisi, siber zorbalığı uygulayan kişiler bunu öğrendiğinde ondan öç almak isteyebilirler. Diğeri ise siber zorbalığa uğradığını öğrenen anne/baba çocuğunun teknolojik aletler ile olan ilişkisini kaldırabilir. Bu siber zorbalığa uğrayan çocuk için cezalandırılma gibi gelebilir.
    Görgü Tanıkları-Seyirciler:Akran zorbalığı genellikle bir kaç seyircinin olduğu ortamda yapılır. Siber zorbalık da ise görgü tanıkları, seyirciler maillerin iletilmesi, resimlerin sosyal medyaya konulması ile milyonlara ulaşabilir.

    Şartlı Refleksin Yitimi: İnternet ortamında anonim olabilen çocuklar günlük hayatlarında yüz-yüze yapmayacakları davranışları sergileyebilir.Anonim olduklarında zorbalık yapabilme gücü kazanırlar.

  • Hazır Değilken Çocuk Sahibi Olmak Ve Çocuk Istismarı

    Çocuk istismarı hakkında hepimiz az ya da çok fikir sahibiyiz ama evliliklerde ve ayrılıklarda çocuk istismarı dediğimizde başlık biraz farklı gelebilir. Evet başlık farklı ama aslında birçok evde yaşanan olayı anlatmak için bundan daha uygun bir başlık olamazdı.

    EVLİLİĞİN KURTARICISI ÇOCUKLAR…

    Evliliklerde çocuk, evliliği zenginleştiren bir unsurdur ancak maalesef hala sorunlu giden evlilikleri kurtarmak üzere bir can simidi gibi görüldüğünü vurgulamak isterim. Oysa çocuk sorunsuz evliliklerde bile evliliği, getirdiği sorumlulukla ciddi bir sorunlar odağı haline getirebilir.

    Düşünün, henüz birbirine yeni ısınan, birlikte bir hayat düzenine alışmaya çalışan kadın ve erkek yeni kazanmış oldukları eş statüsüne uyum göstermeye çalışırlarken, beklenmedik bir anda, hiç hazır olmadıkları zamanda gelişen bir hamilelik sonrasında dünyaya gelen bebekle bir anda anne baba statüsüne geçmek zorunda kalıyorlar. Bu durum birçok insan için ‘aa ne şirin’ şeklinde karşılanabilir ancak gerçek hayatta durum bu kadar şirin olmayacaktır.

    SORUN, ÇOCUK SAHİBİ OLMAYA HAZIR OLMAMAK

    Eşlerin birlikte gezip tozmak ve yeni hayatlarına alışmak üzere yaptıkları tüm planlar kalkacak ve gece uykusuzlukları, doktor kontrolleri, çocuk hastalıkları, eve kapanmalar, artan masraflar, ağlamalar ve yoğun stres hayatın akışını değiştirecek. Bu noktada durum kadın ve erkek için ayrı ayrı yön değiştirmeye başlayacak. Örneğin erkek, eşinin sadece bebekle ilgilendiğini ve kendisine zaman ayıramadığını düşünerek içine kapanacak, kadın ise doğumla beraber bedeninin bozulduğunu düşünerek, eşinin kendisinden uzaklaşmasını da çekiciliğini kaybetmesine bağlayacaktır. Ek olarak annenin hamilelik ve doğum sonrası depresyonu yaşayabileceğini de düşünürsek bebek hiç hazırlıklı olunmayan pek çok soruna yol açacaktır. Sorun evliliğin ilk yıllarında çocuk sahibi olmak değildir, sorun çocuk sahibi olmaya hazır olmamaktır. Ya da taraflardan birinin istememesine rağmen diğer eşin çocuk konusundaki ısrarı evliliği sorunlu aşamaya getirecektir.

  • Cinsel Istismara Uğrayan Çocuğa Nasıl Davranmak Gerekir?

    Cinsel istismarın aileler tarafından üstünün örtülmesinin çocuğun güvensizliğine neden olacağını söyleyen Psikolog ve Aile Danışmanı M. Berk Karaoğlu, cinsel istismara uğramış çocuğa ailelerin nasıl davranılması gerektiğini anlattı…

    Cinsel istismar, psiko- sosyal gelişimini tamamlamış bir erişkinin, psiko-sosyal gelişimini tamamlamamış bir çocuğu cinsel uyarım amaçlı kullanmasıdır.

    CİNSEL İSTİSMAR SONRASI OLAYIN ÜSTÜ ÖRTÜLMEMELİ

    Öncelikle cinsel istismar travmatik bir durumdur ve cinsel istismarın olumsuz etkileri belki çok uzun yıllar sonra bile çeşitli kişilik problemleri ve klinik psikopatolojiler ile ortaya çıkabilir. Cinsel istismar travmasının sonuçlarının ileri dönemlerde de çıkabileceğini ebeveynlerin özellikle bilmesi gerekir çünkü maalesef alınan bilgilere göre çoğu ebeveynin çocuğunun cinsel istismarı sonrasında olayın üstünü örtme ve olayı kapama davranışlarının olduğu görülebilmektedir.

     

    EBEVEYNE KARŞI GÜVENSİZLİĞE SEBEP OLABİLİR

    Ebeveynlerin bu tutumuna neden olan bazı düşünce kalıplarının ise olayın çevre tarafından duyulmaması, çocuğunun etiketlenmesini istememe, çocuğunun zaten bu durumu oyun sanıp anlamamış olma ihtimali gibi durumlar olduğu belirtilmektedir. Ancak özellikle çocuğun yaşı küçükse, okul döneminden önce yani 6 yaşından küçük daha soyut olarak olayları anlamlandıramayacak yaştaysa ebeveynlerinin olayın üstünü örtmesi ve şüpheliye dair herhangi bir girişimde bulunmamaları çocukta ebeveynlerine karşı bir güvensizlik ya da kendi öz benliğine yönelik suçluluk hisleri duymasına sebep olabilir.

    ÇOCUK KORUYUCU PSİKOLOJİK DESTEK KAPSAMINA ALINMALI

    Aslında ebeveynlerin, çocuğun istismara maruz kalmadan gereken önlemleri almaları, çocuğa yaşına uygun cinsel bilgilerin verilmesi ve vücuduna dokunulma ile ilgili bazı öğretilerin yapılması, tuvalet için yardım isteyebileceği durumlarda kimlerden ne şekilde, ne ölçüde yardım isteyebileceğinin somut örneklerle anlatılması, internette güvenli ve sınırlı kullanıma yönelik genel kontrollerin sağlanması gibi tedbirleri koruyucu psikolojik destek kapsamında almaları gerekmektedir.
    HAYAL DÜNYALARINDA CİNSEL DAVRANIŞLAR YOKTUR

  • 1 Aylık Bebeğimi Ayakları Üzerinde Dikilmeye Çalıştırmam Doğru Mu?

    2 haftalık bir bebeğim var ve bebeğimin gelişimi için hangi egzersizlere ve aktivitelere ne zaman başlayacağımı öğrenmek istiyorum. 1 aylık bir bebeğe ayaklarının üstünde durmaya denemesine yardımcı olmak, bacaklarının gelişimi açısından iyi mi kötü mü?

     

    Gelişimine yardımcı olmak için ne yapabilirim?

    Bebeğin gelişimi için egzersiz yaptırıp yaptırmama konusunda ailelerin görüşleri ile uzmanların görüşleri farklılık gösteriyor. Gelişim, bebeğin yaşı ve olgunluk derecesi (kitaptaki standart çizelgelerle eşleşmeyebilir), huyu, uyarıya hassasiyeti, verdiği cevaplar, yeni deneyimlere uyum sağlayabilmesi, uyku ve dinlenme ihtiyacı ile çevreden aldığı uyarıların türü gibi pek çok unsurdan etkileniyor. Örneğin,  etrafı seyrederken kucağa alınmak veya tutulmak isteyen 1 aylık bir bebek, perdelerin rüzgarda uçuşmasını izlerken annesinin hafifçe şarkı söylemesine olumlu cevap verebilir. Bununla birlikte, bir başkası daha canlı bir oyun tercih edebilir. Motor becerilerin gelişmesi açısından, herhangi bir özel egzersiz konusunda endişelenmenize gerek yok.

    Bebeğiniz önceden tahmin edilebilir bir şekilde ilerleyecek. İlk olarak, baş ve boyun kontrolünü başaracak, ardından gövde ve üst gövdesi güçlenecek ve daha sonra ise alt uzuvları güçlenecek. Erken bebeklik döneminde, ayakları ile itmekten veya siz onu tutarken zıplama hareketi yapmaktan hoşlanabilir. Doğal refleksleri bu aktiviteyi yapmasına olanak sağlar, ancak bu tür oyunlara katılmayı istemesi her zaman şart değil. Bazı bebekler bundan çok fazla hoşlanmayabilir. Daha ileriki aşamada, gövdesi güçlenince ve yürümeye hazırlanırken, dik durabilecektir. O zamana kadar, hiçbir şey için acele etmenize gerek yok. Etrafta hareket edebilme özgürlüğü olduğu sürece (yani, tüm günü bir bebek arabası veya araç koltuğunda harcamadığı sürece) bu gelişmelerin tümü doğal olarak meydana gelecektir. Kesin olan bir şey var: bebekler, sevdikleri ve sevmedikleri şeylere karşı hassas olan yetişkinler ile etkileşimlerden faydalanır.

  • Bebekle Aynı Yatakta Uyumak Ani Bebek Ölümü Sendromunu Tetikler

    Bebekle aynı yatakta uyumanın ani bebek ölümü sendromu riskini 5 kat artırabileceği belirlendi.

    İngiltere’de yapılan araştırmada, yaklaşık 1500 ani bebek ölümü sendromu vakası incelendi. Araştırmaya imza atanlardan Bob Carpenter, hesaplamalara göre yatağı paylaşmaktan kaçınmanın İngiltere’deki 300 ani ölümden 120’sini önleyebileceğini vurguladı.

    İlk 6 ay, bebeğin ebeveynle aynı odada bulanan bir beşik ya da karyolada uyumasının daha güvenli olabileceğini belirten bilim adamları, ayrıca erken ölüm riskini azaltmak için hamilelikte anne ve babanın sigarayı bırakması, bebeğin bulunduğu odada sigara içilmemesi, kanepe ya da koltukta da bebekle uyunmaması, bebeğin çok sıcak tutulmaması ve başının açık bırakılması önerilerinde de bulundu.

    “RÜYASINDA KENDİLERİNİ ANA RAHMİNDE GÖRÜP NEFES ALMAYI KESİYORLAR”

    Bilim adamlarından Francine Bates de bazı ebeveynlerin bebekleriyle uyumak istediğini, bu seçimi desteklediklerini ancak yeni anne ve babanın bebekle aynı yatağı paylaşmanın risklerini bilmesi ve bu yönde önlem alması gerektiğini ifade etti.

    Araştırma, İngiliz Tıp Dergisi’nde (BMJ) yayımlandı. Daha önce Avustralya’da yapılan bir araştırma, 1 yaşın altındaki bebeklerin bilinmeyen sebeplerle aniden ölmelerini tanımlayan ani bebek ölümü sendromunun (ABÖS-SIDS) nedenlerinden birinin, bebeklerin rüyalarında kendilerini ana rahminde görmeleri ve nefes almayı kesmeleri olduğunu göstermişti.

  • Bebeklerin Evi Dağıtması Ve Ev Düzenini Bozması

    Çocuğum artık emeklemeye başladı, her şeyi çekiştiriyor ve ben evdeki dağınıklıkla baş edemez oldum. Onu ve yaptığı dağınıklığı daha çok kontrol etmeye çalışmalı mıyım yoksa boş mu vermeliyim?

    Dağınıklık sizin en kötü düşmanınız olabilir ancak maceracı bir bebeğin en iyi dostudur. Sürekli düzenli tutulan bir ev yeni hareketlenmeye başlayan bir çocuk için Kristof Kolomb’un bir denize veya Lewis ile Clark’ın bir kasaba otoparkına duyacağı merak kadar ilgi uyandıran bir maceradır.

    Mantık ve güvenlik sınırları çerçevesinde çocuğunuz kaslarını hareket ettirirken merakını giderebilmelidir. Etrafta serbestçe dolaşıp dağınıklık yapmasına izin vermek entellektüel gelişimine ve fiziksel gelişimine yarar sağlayacaktır. Bu gerçeği kabullenmek sizin sağlığınız için önemlidir. Çocukları olmadan önceki gibi evlerini temiz tutmaya çalışıp dağınıklıkla mücadele eden ebeveynler bunu pek başaramayacakları için hayal kırıklığına uğramaya ve aşırı huzursuzluk ve bıkkınlık hissetmeye mahkum olurlar. Ancak siz gerçeklerle yaşamaya alışmak için birkaç adım atabilirsiniz:

    Güvenli bir ev ile başlayın.
    Çamaşırlarını yatak odasının ortasına atması veya mutfakta yerleri peçetelerle kaplaması kabul edilebilir bir durum olsa da, cam şişelerini birbirine vurup ne olacağını merak etmesi veya klor temizleyiciyi halıya dökmesi uygun olmaz. Dolayısıyla bebeğinizi serbest bırakmadan önce evinizi çocuktan, çocuğunuzu da evdeki tehlikelerden koruyacak önlemleri aldığınızdan emin olun.