Değişimler

  • 6.hafta Gebelik Ve Hamilelik Haftası

    Bebeğinizin yüzü oluşmaya başlamaktadır ve tuvalete koşturduğunuz bugünlerde düşünülecek hoş bir şeydir.

    Hamileliğinizin 6. Haftasında Bebeğiniz

    Hamilelik semptomlarınızın tam anlamıyla işbaşında olduğu bugünlerde zorluklar yaşıyor olabilirsiniz (özür dileriz), ancak birçok güzel haber de var. Sonunda sevimli bir yüze dönüşecek olan bebeğinizin çenesi, yanakları, gözleri, kulakları ve burnu oluşmaya başlamaktadır. Ayrıca, böbrekleri, akciğeri ve karaciğeri gelişmektedir ve kalbi dakikada 80 defa atmaktadır (ve her gün daha da hızlanmaktadır). Ancak baştan-popoya henüz bir çivi başından daha büyük değildir (yarım santimden biraz daha uzun)!

    Hamileliğinizin 6. Haftasında Bedeniniz

    Bedeniniz dışarıdan henüz değişikliğe uğramamıştır ancak içeride birçok şey gerçekleşmektedir. Bir kere, hCG hamilelik hormonunun leğen kemiği bölgenize giden kan akışının artmasına neden olmakta ve böbrekleriniz idrarınızı dışarı atmak için tam kapasiteyle çalışmaktadır: ayrıca büyüyen rahminizin idrar kesenizi itmeye başladığını ve bu nedenle tam bir idrar yaptığınızı belirtebiliriz. Orada neler oluyor? Şişkinlik, mide bulantısı ve aşermeler .

    Hamileliğinizin 6. Haftası için İpucu: İlk Doğum Öncesi Ziyaret

    Tabi ki, ev hamilelilik testinizden haberleri almış bulmaktasınız – ancak bir doktorun da bunu teyit etmesinde bir sakınca yok – bu ilk doktor ziyaretinden bu kadar heyecanlı olmanızın bir nedeni. Bu ilk doğum öncesi kontrollerin heyecan verici ve de uzun olmasını bekleyin. Leğen kemiği kontrolü, Pap smear (yakın bir zamanda yaptırmadıysanız ve kan grubunuzu, Rh faktörü ve demir eksikliğinizin olup olmadığını belirlemek için kan testleri dahil detaylı bir fiziksel kontrolden geçeceksiniz. Ayrıca, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, kızamıkçık ve etniğinize özgü genetik rahatsızlıklar için test edileceksiniz. Ayrıca, bir bardağa idrarınızı yapmanız gerekecektir (bu sizin için bir sorun değil, değil mi?) böylece glikoz, protein, kırmızı ve beyan kan hücreleri ve bateriler için idrarınız test edilecektir. Bir şey daha: Birçok soruya yanıt vermek için hazır olun (hastalık geçmişi biraz zaman alabilir), ancak daha da önemlisi bu soruların bazılarını kendinize sorunuz (bir liste getirin ve böylece herhangi bir şeyi unutmazsınız). Siz ve Joe (çok sevdiğiniz üçlü ekstra köpüklü kapuçinonuzun takma adı) ile arkadaşlığınıza son verip vermeyeceğinizi merak ediyorsunuz? Nedenin göğüsleriniz bir anda otoyol haritasına benzemeye başladı? Seks yaparken eşinizin penisi bebeğinizin gözünü dürterse? Öyle oturup durmayın – soru sorun! Unutmayın, şimdi hiçbir soru aptalca değildir.

  • Gebelikte 6. Hafta Ve Annedeki Değişiklikler

    Gebelikte 6.Hafta Hızla Organları Şekil Alıyor !

    Bu haftanın en büyük gelişimi; bebeğinizin öpmeye doyamayacağınız gözleri, kulakları ve burnu oluşmaya başlar. Eğer rahminizi görebilirseniz, bebeğinizin büyük kafasının, siyah küçük noktacıklar halinde gözüken gözlerinin ve burun deliklerinin oluşmaya başladığını fark edebilirsiniz. Oluşmaya başlayan kulakları kafasının iki yanında çukur halinde, kolları ve bacakları ise, çıkıntı gibidir. Kalp atışları dakikada 100 ile 160 arasındadır ki bu da sizin atışınızın yaklaşık 2 katı kadardır. Tüm vücudunda kan akışı da başlar. Bağırsakları gelişir ve ciğerleri oluşturacak doku filizleri ortaya çıkmaya başlar. Beyni, kasları ve kemikleri gibi, hipofiz bezi de oluşmaya başlar.Şu anda bebeğinizin boyu çeyrek inç boyunda yani bir mercimek tanesi kadardır.

    Not:Bu bilgiler, bebeğinizin gelişimi hakkında size genel bir fikir vermesi amacıyla verilmiştir.

    Vücudunuz dışarıdan değişmiyor olabilir ama içeride çok şey oluyor. Bir tanesi gebelik hormonları, pelvik bölgenize kan akışını artırıyor ve böbrekleriniz atık boşaltımında daha etikili ve hızlanıyor. Bununla birlikte büyüyen rahminiz idrar kesenize baskı yapıyor ve böylelikle tuvalete gidiş sayınız artıyor.

    Eğer bu ilk hamileliğiniz değilse altıncı haftada beliniz kalınlaşmaya başlar. Rahminizin boyutu da değişmeye başlar. Hamileliğin ilk haftalarında kanama görülebilir de görülmeyebilir de. Kanama durumunda genelde endişelenecek bir şey yoktur ama yinede düşük riskine karşın doktorunuzu durumdan haberdar etmekte fayda var.

    6. haftada rahminiz yaklaşık erik boyutundadır ve göğüsleriniz hassastır. Hamileliğin bu noktasında göğüs uçları koyulaşmaya başlar. Bunun nedeni kesin olarak bilinmemektedir ama bu koyuluğun doğumdan sonra bebeğin beslenme kaynağını bulmasını kolaylaştırdığına inanılır.

    Bu haftada hamileliğiniz henüz gözükmemektedir ama vücudunuzda ki değişimi hissedebilirsiniz. Pantalonlarınız karın bölgesinde rahatsızlık yaratabilir. Yine de hamile kıyafetleri giymek için henüz vaktiniz var. Normal kıyafetler giyme sürenizi uzatmak için normal bedeninizin bir iki beden üstünde olan kıyafetlerden alabilirdiniz. Göbek kemerleri de bir çözümdür. Bu kemerlerle beraber beliniz kalınlaşsa bile hamilelik öncesi kıyafetlerinizi giymeye devam edebilirsiniz.

    Şimdiye kadar zaten bazı hamilelik belirtilerini farketmişsinizdir. Hassas göğüsler, sabah bulantıları, sık idrara çıkma, baş ağrısı, ruh hali değişimleri ve sinirlilik gibi. 6. haftada ki hamilelik belirtileri hafif ve katlanılabilinrdir.

    Haftanın Şikayet Belirtileri

    • Sık Sık İdrara Çıkma
    • Hassas Acıyan göğüsler
    • Aşırı Yorgunluk hisleri
    • Hazımsızlıkla Mide Yanması
    • Değişen Hormanlardan Ötürü Ruhsal Değişimler
    • Uykuya Düşkünlük
    • Kokuya Aşırı Hassasiyet
    • Sabah Bulantılarıyla Kusmalar
  • Hamilelikte Adet Görülür Mü?

    Hamilelikte adet gördüklerini, üstelik düzenli olduğunu söyleyen birçok kadın duymuş olmalısınız (üstüne görmek). Ancak gerçek şu ki hem hamile olup hem de adet görülmez. Bir kadın hamile kalır kalmaz hCG hormonu üretmeye başlar ve adet kanamaları kesilir. Bununla hamile bir kadının adete benzeyen kanamasının olamayacağını değil, sadece kanamanın gerçek bir adet olmadığını demek istiyorum. Bu bazılarınıza biraz karışık gelebilir ama hamilelikte adet gördüğünü söyleyenlerin olmasının nedeni de budur.
    Hamilelikte Adet Sanılan Kanamanın Nedenleri

    Hamileliğin ilk zamanlarında kanama veya lekelenme nadir bir durum değildir. Bu kanama bazen yanlışlıkla adet olarak algılanır. Bu kanamalar genellikle adet kanaması kadar çok olmaz. Ancak hamile olduğunu bilmeyen bir kadın bu kanamayı hafif bir adet olarak düşünebilir. Sık olarak erken hamilelik kanaması kadının adetini beklediği zamanlara denk düşer ve bu da kafa karışıklığını artırır.

     

    Hamilelikte kanama nedenlerinin bazıları:

    • Yerleşme kanaması veya lekelenmesi: Döllenmiş yumurta rahim içine yerleşirken bir miktar kanama olabilir. Kanama beklenen adetten birkaç gün veya bir hafta önce olur. Yerleşme kanaması genellikle açık kahverengi, pembe veya kırmızı lekelenme şeklindedir ancak bazen birkaç gün süren hafif bir adet kadar da olabilir. Yerleşme kanamasının az bir adet veya erken görülen bir adet kanaması olarak düşünülmesi çok şaşırtıcı değildir.
    • Doğum kontrolü sonrası kanama: Doğum kontrol hapları kullanmaya başlayan kadınların bazılarında adet düzensizliği görülür. Kısa süre önce doğum kontrol hapını kullanmayı bırakmış ve hamile iseniz hormonlardaki değişiklikler nedeniyle gelip geçen kanamalarınız olabilir. Doğum kontrol hapını bıraktıktan sonra oluşan bir hamilelikteki kanamaları gerçek bir adetten ayırdetmek daha zordur. En son adetinizin hangisi olduğunundan veya hamile iken kanamalarınız olduğundan tam emin olmayabilirsiniz.
    • Dış gebelik: Dış gebelik belirtilerinden biri kanamadır. Dış gebelikte görülen kanama adet kanamasına benzer. Diğer belirtiler karın ağrısı (genellikle tek taraflı), rektal basınç, baş dönmesi ve omuz ağrısıdır. Ancak erken dönemlerde kanama dışında hiçbir belirti bulunmayabilir.
    • Düşük: Hamileliklerin yaklaşık %20′si düşükle sonuçlanır. Kanama veya lekelenme düşüğün erken bir belirtisi olabilir. Hamilelikte görülen lekelenme veya kanama sağlıklı bir hamilelik geçirilmeyeceği anlamına gelmez fakat endişeye neden olur. Düşük genellikle hafif lekelenme ile başlayıp aşırı kanamaya dönüşür. Eğer hamilelikte kanamanız olursa doktorunuza danışmalısınız.

     

  • Hamile Olduğunuzu Nasıl Anlarsınız?

    Adetiniz gecikti, hamile olup olmadığınızı merak ediyorsunuz. Henüz test yapmadınız ancak bazı belirtiler hissediyorsunuz ve bunların hamilelik belirtileri olup olmadığını merak ediyorsunuz… Acaba hamile misiniz?

    Aşağıdaki belirtilerden bir ya da birkaçını yaşıyorsanız ve adetiniz geciktiyse hamile olma olasılığınız yüksek. Emin olmak için hemen eczaneden bir test alın. Sonucun negatif çıkması durumunda testi birkaç gün sonra tekrarlayın. Sonucun pozitif çıkması durumunda ise doktorunuzdan randevunuzu alın.
    1. Adetin gecikmesi

    Hamileliğin en önemli belirtisi adet gününüzün geçmesidir. Adet gününüz geçtiği halde adet görmüyorsanız, evde yapılabilen hamilelik testleri gerçekten hamile olup olmadığınızı anlamanıza yardımcı olacaktır. Bu testler hCG (human chorionic gonadotropin) adı verilen bir hormonun düzeyini ölçer. Hamilelerde bu hormon bol miktarda salgılanır ve idrarda da bulunur.

     

    Adet neden gecikir?

    Adet gecikmesi çeşitli nedenlere bağlı olabilir. Bunlardan bazıları:

    • Hamilelik

    Adet gecikmesinin en yaygın nedeni hamileliktir.

    • Emzirme

    Emzirirken adet görmeyebilirsiniz. Ancak bu dönemde regl olmasanız dahi hamile kalabileceğinizi unutmamalısınız.

    • Hastalıklar

    Bazı hastalıklarda adet görülmeyebilir ve hastalık iyileştikten sonra yeniden adet görmeye başlanır. Adetinizin gecikmesine neden olabilen bir hastalığınız varsa, doktorunuza danışınız.

    • Aşırı egzersiz

    Aşırı derecede egzersiz yapan kadınlarda mensturasyon kesintileri görülebilir. Genellikle egzersiz düzeyinin azaltılması normal adet döngüsünün başlamasına yardımcı olur. Ayrıca aşırı egzersiz ya da kötü beslenme alışkanlıklarıyla bağlantılı düşük kilp da adet döngüsünde kesintilere neden olabilir.

    • Doğum kontrol hapları

    Doğum kontrol hapları bazı kadınlarda adet periyodunda aksamalara neden olabilir. Doğum kontrol hapını kestikten sonra dahi, üç ile altı ay boyunca adet düzensizlikleri yaşayabilirsiniz.

    • Menopoz

    Kadınlar menopoza yaklaşırken adet döngüsü de giderek düzensizleşir ve sonunda tamamen biter.
    2. İmplantasyon (Yerleşme) Kanaması

  • İmplantasyon Kanaması Mı Regl Mi?

    Menstrual döngünün ortasındaki kan akışı, kadınlarda kaygılanmaya neden olabilir. Hamile kalmaya çalışıyorsanız veya korunmadan seks yaptıysanız, bilinmezlik ve kaygı daha da derinleşebilir. İmplantasyon kanaması ve regl arasındaki farkları öğrenerek, hangisini yaşadığınızdan emin olmaya çalışalım. Ama öncelikle implantasyon kanaması ne olduğunu açıklayalım.

    Teknik tanımına göre, menstrual döngü sırasında yumurtlama gerçekleştiğinde, yumurtalıklar yumurtaları bırakır. Bir yumurta canlı bir spermle döllenir. Döllenen bu yumurta rahme ilerler ve rahim duvarına yerleşir. Rahim duvarı kan ve besinler bakımından çok zengin olduğundan, yumurta yerleştiğinde dışarıya kan akışı olur. Bu kan akışı, implantasyon kanaması olarak bilinir. Kadınların üçte biri hamileliğinde bunu yaşar, dolayısıyla oldukça yaygındır. İmplantasyon kanamasının ne olduğunu öğrendiğimize göre düzenli reglden nasıl ayırt edeceğimizi de keşfedelim.
    İmplantasyon Kanamasıyla Regl.
    Akış Özellikleri

    Regl kanaması çok yoğundur ve normalde en az üç gün sürer. İmplantasyon kanaması sınırlıdır, neredeyse lekelenme gibidir. İmplantasyon kanamasının süresi kadından kadına değişiyor olsa da, genel olarak bir iki gün içerisinde geçer. Ama bazı nadir durumlarda kadınların 12 güne kadar süren uzun implantasyon kanamaları yaşadığı görülmüştür. Dolayısıyla, implantasyon kanamasına dair kesin bir süre vermek zordur.
    Akış Rengi

    Akışın rengine bakarak implantasyon kanaması mı yoksa regl mi olduğunu ayırt edebilirsiniz. İmplantasyon kanamasındaki kanın rengi pembemsi veya kahverengimsidir. Bunun sebebi, implantasyon kanının vücuttan çıkmasının biraz zaman alması ve dolayısıyla tazeliğini yitirmesidir. Normal regl kanamasındaki kan rengiyse kırmızıdır ve içinde bol miktarda pıhtı bulunur. İki kanama türü kolaylıkla ayırt edilebilir.
    Gerçekleşme Zamanı

  • İmplantasyon Öncesi Genetik Tanı

    Preimplantasyon genetik tanı (PGT) belirli bir genetik hastalık yada kromozom bozukluğu taşıyan embriyoların daha gebelik oluşmadan ayrılması amacı ile uygulanmaktadır. PGT uygulanması için tüp bebek yöntemleri ile embriyo oluşturulması gerekir ve yumurta/zigot yada embriyodan biyopsi ile alınan örnek üzerinde genetik yapı ve kromozom kuruluşu belirlenir. Embriyolar analiz sonuçları alınıncaya kadar kültür edilmeye devam edilir ve sadece normal olarak belirlenen embriyolar transfer edilir.
    PGT tekniğinin en önemli uygulama alanlarından birisi genetik bir hastalık taşımamakla birlikte kromozomlarında bir bozukluğa sahip olabilecek olan embriyoların saptanmasıdır. Bu bozukluklar ileri yaşta (35 yaş ve üzeri) olan kadınlarda daha sık rastlanmaktadır. Bu durum hem embriyonun tutunma şansını (implantasyon) azalttığı hem de istenmeyendüşüklere neden olabildiği için kısırlıkla sonuçlanabilmektedir. Nitekim 39 yaş ve üzerinde olan kadınlarda her 100 gebelikten 40′ında sayısal kromozomal bir bozukluğa bağlı olarak ortaya çıkan problemlere rastlanmaktadır.
    PGT ile amaçlanan kromozomal olarak normal embriyoları seçerek implantasyon oranlarını arttırmak, spontan düşükleri azaltmak ve sağlıklı bebek doğum oranlarını arttırmaktır. Gerçekten de normal gebelikte kromozomal bozukluklar nedeniyle yüzde 23′ lere kadar varabilen düşük oranı, PGT işleminden sonra yüzde 9′ lara kadar düşebilmektedir.
    Bahsedilen bütün yararlarının yanı sıra PGT uygulanacak vakaların son derece özenle seçilmesi gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki, PGT embriyodan biyopsi yöntemiyle hücre alınmasını gerektiren ve potansiyel olarak embriyoya zarar verebilecek bir işlem olup yaklaşık olarak yüzde 7 olarak belirlenen bir hata payına da sahiptir. Dolayısıyla gereksiz uygulanan vakalarda yarardan çok zarara neden olduğu düşünülmektedir.

  • Hamileler Hangi Korkuları Yaşıyor?

    Hamilelik süreci, bir kadının yaşayabileceği en özel ve güzel dönemlerden biridir. Anne olmak çok özel ve güzel olsa da, anne adayının tüm hayatını, yaşama şeklini ve kişiliğini etkileyerek değiştirir de. Kadın vücudu, üreme görevini yerine getirebilmek için bazı fonksiyonlarla donatılmıştır. Kadınların biyolojisi, bir bebeği besleyip büyütmek üzerine programlanmıştır. Tüm bunlar hormonlar tarafından sürdürülen, komplike işlemlere dayanan biyolojik, fiziksel ve psikolojik etkileşimler ve süreçler demektir. Kadına yüklenen üreme görevi ona hem ayrıcalık katmış, hem de stresli oldukça zor ve fedakarlık bekleyen bir görev yüklemiştir.
    Hamilelik oldukça kendine has bir durumdur ve anne adayı, içinde bulunduğu şartlara göre bu olayı farklı bir şekilde yaşar. Ancak gene de normal seyreden bütün gebeliklerde aynı yaşanan değişimler de mevcuttur. Bu sebeple anne adayının nelerle karşılaşacağını, yaşayacağı psikolojik ve psikolojik değişimler için önceden bilgi edinmesi kişi için sağlıklı ve yararlı olacaktır. Hamileliğe daha bilinçli ve olumlu şekilde yaklaşmasını sağlayacaktır.

    Hamilelik korkuları doğaldır!
    Hamilelik esnasında korkular hissetmek,, endişeler duymak çok tabii bir durumdur. Neredeyse her kadın, gebelik esnasında bu korkuları duyar. Bu korkuların hamilelik sürecinde yaşanan değişimlerden dolayı olduğunu bilmek, anne adayının bilinçli olmasını sağlayacaktır. Anne adayının bu tür olumsuz duygu durumları için yapabileceği en mantıklı şey, doktorunun tavsiye ve önerilerine kulak asmak olacaktır.

    Gebelikte biyolojik, psikolojik hatta sıfatsal olarak bazı değişimler meydana gelir. Hormon yapısı, bebeğin gelişeceği ve büyüyeceği duruma göre uygun bir hal alır. Anne adayın rahmi buna göre yapısını ve kanlanmasını düzenleyip organize ederi. Bu biyolojik değişimler, anne adayının karakteristik özelliklerine, mizacına ve duygusal durumuna göre psikolojisini de değiştirir, etkiler. Depresyon, panik bozukluk, şizofreni gibi psikolojik sorunlara yatkınlığı olan anne adaylarında ciddi davranış bozuklukları ve halüsinasyonlar görülebilir.

  • Hamileliğin Değiştirdiği 5 Şey!

    Hamilelik ile birlikte artan hormonlarınız sebebiyle ilgi meraklısı, çabuk duygulanan ve baş etmesi zor biri olabilirsiniz. Endişe, panik, korku, duygusallık ve daha pek çok duygusu uçlarda yaşayabilir zaman zaman eşinizi zor durumda bırakabilirsiniz.Pek çok kadının hamileliğin başında terk edilme korkusu yaşar. İlişkinizi sağlama almak için hislerinizi eşinizle paylaşmalısınız. Her halinizi anında algılamanızı ve anlamasını beklemek bencillik olacaktır.

    Annelik duygusuyla dolu olacaksınız

    Hamile olduğunuzu öğrendiğiniz andan itibaren annelik duygusunu tüm hücrelerinizde hissedeceksiniz. Ancak babalık duygusunu hissetmesi eşiniz için biraz zaman alabilir. Bu süreyi ona tanımalı ve yeterince heyecanlı olmadığını düşünmemelisiniz.

    Eşiniz dışlanmış hissedebilir

    Tüm ilgi sizde toplanacağından aile ve arkadaş çevresinde eşiniz kendisini dışlanmış hissedebilir. Sürekli kendinizden ve hamileliğinizden bahsederken onu göz ardı ediyor olabilirsiniz. Dengeyi kurmak oldukça önemlidir.

    İlişkiniz daha yakın bir hal alabilir

    Hamilelikte kusma, gaz çıkarma, mide bulantısı gibi insanın kendini savunmasız hissettiği durumlar sık sık yaşanır. Kendinizi sıkarak eşinizle aranıza mesafe koymaya çalışmayın. Aksine birbirinize karşı tolerans gösterdiğiniz bir boyuta atlayarak bu tür talihsiz anlar yaşadığınızda gülümseyip geçmeyi deneyebilirsiniz.

    Seks hayatınız durgunlaşabilir

    Erkekler eşlerinin hamile olduğunu öğrendiğinde genellikle zarar veririm düşüncesiyle cinsel açıdan biraz çekingen davranabilir. Kadınlar ise hamileliğin yarattığı değişimler sonucu yorgun ve bitkin hissedebilir. Bu iki etmen bir araya geldiğinde seks hayatınız durgunlaşabilir. Hamilelikte seksin belli durumlar haricinde hiç bir zarar yaratmadığı gerçeğini aklınızda bulundurun ve bu konuyla ilgili endişelerinizi doktorunuza danışın.

  • Hamilelikteki 16. Hafta

    Gebeliğin 16. haftasında annedeki belirti ve değişimler:

    Damarlarınızdaki toplam kan miktarı tüm gebelik boyunca, gebelik öncesine göre %40-50 oranında artar. Bu artış gebeliğin en erken dönemlerinde başlar ve 16. haftada hızlanır. Kan miktarının bu kadar artmış olması burun tıkanıklığı ve burun kanaması gibi belirtilere neden olabilir.
    Artan kan hacmi büyüyen bebeğinizin ihtiyaçlarının karşaılanması açısından önemlidir. Bu nedenle kalbiniz daha çok çalışır.
    Bacaklarda varis gelişebilir,
    Gebeliğin 16. haftasındaki bebeğin gelişimi:

    Bu haftada gözler ve kulaklar bebek doğduğunda bulunacakları son yerleşim yerlerine gelirler.Benzerşekildekulaklar da son pozisyonlarını almışlardır.
    Göz kırpma gibi basit refleksler gelişmeye başlar. -Barsaklarda mekonyum adı verilen fetal dışkı birikmeye başlamıştır. Bu dışkı benzeri yapı fetusun yuttuğu amniyon sıvısı, dökülen hücreler ve sindirim sistemi salgılarından oluşur. Macun kıvamında koyu renkli bir yapıdır.
    Sinir lifleri onlara özelliklerini veren myelin ismindeki madde ile kaplanmaya başlar. Myelin sinir iletimi için son derece önemli bir maddedir.
    Dolaşım sistemi tam anlamı ile fonkisyonel olmuştur.
    Bebeğin plasentası yaklaşık fetus kadardır. Göbek kordonu sistemi olgunlaşmaya başlar.
    Ultrason altında bebeğin hıçkırdığı saptanabilir. Bu solunumun başlama işaretlerinden biridir.
    Bu haftanın diğer bir ilki de bebekteki ışık refleksinin ortaya çıkışıdır. Artık beğiniz teorik olarak ışığa tepki verebilir.
    Bu hafta her açıdan oldukça önemlidir. Bir kere anne ve baba adaylarının en çok merak ettikleri konuların başında belki de ilk sırada gelen bebeğin cinsiyeti bu haftada açıklığa kavuşur. İyi bir ultrason cihazı ve deneyimli bir göz 16. haftada bebeğin cinsiyetini çok büyük bir olasılıkla saptar.
    Yine bu haftada down sendromu açısından son derece önemli olan üçlü tarama testi yapılabilir. Bu test için ideal zaman aralığı 16-18. haftalardır.
    Tecrübeli anne adayları bebeğin ilk hareketini bu haftada hissedebilirler. Ancak hareketin hissedilmemesi anormal bir durum olduğu anlamına gelmez.Bebeğin kasikemik gelişimi arttıkça bu hareketlerin anne tarafından farkedilmesikolaylaşır.
    Bu hafta sonunda bebeğinizin boyu 17 cm. ve ağırlığı tam 110 gram!

  • Hamilelik Belirtileri

    Hamilelikten ne zaman şüphelenmelisiniz?

    Henüz adet gecikmesi olmayan bayanlar adet zamanı yaklaşırken yaşadığı sıkıntıları, her ay yaşadığı adet öncesi semptomlar olarak yorumlayıp gebeliği farketmeyebilirler.

    Bazen de tam tersi olarak adet dönemi yaklaşırken, bebek sahibi olmayı planlayan bayanlara birçok belirti hamileliğin habercisi gibi gelebilir. Fakat erken gebelik belirtileri her kadında aynı değildir ve belirtilerin şiddeti de kişiden kişiye farklılıklar gösterir. Sonuç olarak gebeliğin ilk belirtileri ile adet öncesi yaşanan sıkıntılar birbirine çok karışır.

    Tüm kadınların ortak sorusu olan ‘Hamilelikten ne zaman şüphelenmeliyim’ sorusunun cevapları içinde en uygunu adetin gecikmesidir. Ancak bazen halk arasında üstüne görmek olarak da bilinen yerleşme kanaması yaşandığında gebelik teşhisi gecikebilmekte ve büyük problemler ortaya çıkabilmektedir.

    Gebeliğin Başlangıcı

    Spermin yumurtayı döllemesi sonucu başlayan mucizevi süreç rahime tutunma ve yerleşme ile devam eder. Embriyonun rahime yerleşmesi ile hızlı bir şekilde salgılanmaya başlayan gebelik hormonlarının ve salgılanma miktarı artan östrojen ve progesteronun etkisiyle ile bazı belirtiler veya şikayetler ortaya çıkar. Yani ortaya çıkan tüm belirtiler vücuttaki hormonal değişiklikler nedeniyledir. Bu fizyolojik hormonal değişikliklerin esas amacı vücudunuzun gebeliğe uyumunun sağlanması ve bebeğinizin gelişmesidir.

    Kesin cevabı nasıl alacaksınız?

    Aşağıdaki belirtiler muhtemel bir gebeliğin habercisidir. Erken gebelikte kesin tanı için gebelik testi yapılmalı veya ultrasonda gebelik gözlenmelidir. Büyük hafta gebeliklerde bebek hareketlerinin görülmesi ve bebek kalp atışlarının duyulması da gebeliği kesinleştirir.