Bebek Beslenmesi

  • Bebeklerde Ek Gıda

    Anne sütü alan bebeklere mama takviyesi verilmesinde herhangi bir sakınca yoktur. Genellikle işe başlayan ve düzenli olarak sütünü sağma olanağı bulamayan ancak emzirmeyi de tamamen bırakmak istemeyen anneler bebeklerine mama takviyesi vermeyi tercih etmektedirler.

    Bazı anneler de bebeklerinin yeterli büyümeyi sağlayacak anne sütünü alamaması nedeniyle mama takviyesi vermeye karar verebilmektedir.

    Bunun yanında pek çok anne de aile üyelerinden birinin ya da bebek bakıcısının arada sırada mama vermesinin anneye sağlayacağı özgürlükten yararlanma isteğiyle arada sırada mama takviyesi vermeyi düşünebilmektedir.

    Bebeğinize mama takviyesi verme nedeniniz ne olursa olsun, az miktarda anne sütünün dahi hiç anne sütü almamasından iyi olduğunu unutmamalı ve günde sadece bir ya da iki kez bile olsa, bebeğinizi mümkün olduğunca uzun süre emzirmeye devam etmelisiniz.

    Hazır mamalar bebeğin ihtiyacı olan tüm besinleri karşılasa da, bebeği çeşitli hastalıklardan koruyan bağışıklık ögelerini veremezler.

    Süt üretiminizin bebeğin talebi ile doğru orantılı olduğunu ve ne kadar az emzirirseniz memelerinizin de o kadar az süt üreteceğini de unutmamalısınız. Günde bir öğün bile olsa, bebeğe düzenli olarak mama takviyesi vermeye başlamanız durumunda süt üretiminiz de düşecektir. Diğer yandan haftada bir ya da iki kez mama takviyesi vermeniz süt üretiminizi etkilemeyecektir.

    Bebeğinizin yeterince süt aldığını nasıl anlarsınız?
    Annelerin çoğu bebek için yeterli sütü üretemediklerinden endişe ederler. Ancak kadınların çoğunun bebeğe bol bol yetecek kadar sütü vardır. Bebeğinizin yeterli miktarda süt alıp almadığını anlamak için şu noktalara dikkat edebilirsiniz:

    1 aylıktan küçük ve iyi beslenen bebekler sık sık hardal rengi kaka yaparlar. Bazı bebekler de her beslenme sonrasında bir kez kaka yapabilir. Ayrıca yeterince anne sütü alan bir bebek günde altı ile sekiz bez değiştirecek kadar idrar çıkarır.

    Bebeğin ilk üç ayda günde yaklaşık 28 gram ve 3-6 ay arasında günde yaklaşık 14 gram alması gerekir.

    24 saat içinde en az yedi kez emziriyor olmanız gerekir (ilk ayda emzirme sıklığı bir günde sekiz ile on iki kez olmak üzere daha da fazla olmalıdır).

    Bebeğinizin her an emmek istemesi her zaman aç olduğu anlamına gelmez. Bazı bebekler rahatlamak için emerler, bazıları güçlü bir emme dürtüsüne sahiptir ya da annesiyle temas kurmak istemektedir.

    Bebeğinizin yeterli ölçüde büyümesi için mama takviyesine gereksinim duyduğunu gösteren işaretler nelerdir?
    Bebeğinizin kilo alımı, büyümesi veya yeme alışkanlıkları konusundaki endişelerinizi mutlaka doktorunuza danışmalısınız. Doktorunuza danışmanızı gerekli kılabilecek işaretlerden bazıları:

    Yenidoğanda normalden daha fazla kilo kaybı olması. (Bebekler yaşamın ilk beş gününde doğum kilolalarının yaklaşık yüzde 5-10’unu kaybederler. Ancak beşinci günden itibaren günde yaklaşık 28 gram almaya başlamalı ve 2 haftanın sonunda doğum kilosuna yeniden dönmelidir.)

    Beş günlük olduktan sonra günde altı bezden daha az sayıda bez kirletmesi.

    Çoğunlukla huzursuz veya cansız olması.

    Emzirme sonrasında memelerinizi yumuşak veya boşalmış hissetmemeniz.

    Mama takviyesine başlarken uygulanabilecek belirli bir yöntem var mı?
    Bebeğinize hazır mama vermeye başlamadan önce en az bir aylık olmasını bekleyin. Arada sırada biberon vermenizin süt üretiminizi etkilememesi için öncelikle emzirme düzeninizi oluşturmalı ve süt üretiminizin iyice yerleşmesini beklemelisiniz.

    Bu yaşlardaki bebekler çoğunlukla biberonu veya yeni bir besin kaynağını denemekte çekimser davranmazlar. Bebeğiniz bir aylık olduktan sonra istediğiniz zaman mama takviyesine başlayabilirsiniz.

    Ne yazık ki mama takviyesine başlamanın belirli bir yöntemi yoktur. Bazı bebekler acıktıklarında ne verirseniz emmeye devam ederler. Bazıları da ilk birkaç seferde, özellikle de biberonu sizin vermeniz durumunda, biberonu reddedebilirler. Bunun nedeni bebeğin sizin kokunuzu alması ve sizin sütünüzü tercih etmesidir.

    Bebeğiniz anne sütünü biberondan almaya alışıksa geçiş biraz daha kolay olabilir, ancak biberonu ağzına aldıktan sonra gelen farklı tadı reddetmesi de mümkündür.

    Anne sütü ve mama biberonda karıştırarak verilebilir mi?
    Bebeğiniz biberonu tamamen bitirmezse değerli anne sütü ziyan olacağından, anne sütü ile mamanın karıştırılması önerilmez. Bunun yerine önce kendi sütünüzü vermeli, ardından bebek halen doymamışsa içinde mama olan yeni bir biberonu vermelisiniz.

    Mama takviyesi bebeği nasıl etkiler?
    Düzenli olarak mama takviyesi vermeye başlarsanız, bebeğiniz memeyi reddetmeye başlayabilir. Biberondan süt emmek daha kolaydır ve bebeğiniz de iştahlı bir bebekse biberonun bu rahatlığını tercih edebilir.

    Ayrıca bebeğinizin mama aldıktan sonra daha uzun süre tok kaldığını fark edebilirsiniz. Bunun nedeni bebeklerin mamayı anne sütü kadar hızlı sindirememeleri ve dolayısıyla daha uzun süre kendilerini tok hissetmeleridir.

    Mama almaya başladıktan sonra bebeğinizin bağırsak hareketlerinde de değişiklikler olacaktır. Hazır mama alan bebeklerin kakası sadece anne sütü alan bebeklerin kakasına kıyasla daha katı olacaktır.

    Kakanın rengi de sarımsı kahve veya kahverengi, kokusu ise daha keskin olacak ve büyük olasılıkla sadece anne sütü aldığı zamana kıyasla kaka sıklığı da daha az olacaktır.

    Hazır mamada sindirim sistemini yavaşlatan protein daha fazla bulunduğundan bebeğinizin birkaç günde bir kaka yapması da söz konusu olabilir.

    Mama takviyesine başladıktan sonra bebeğinizin kusması ya da kakasında kan görmeniz durumunda doktorunuzu aramalısınız. Bu süt hazımsızlığının bir belirtisidir.
    http://www.aile.org/index.php?bolum_yazi=1996 BU SAYFADAN ALINTIDIR.

  • Bebeklere Yasak Gıdalar

    Bir Yaşından Önce Bebeklere Bal ve Çikolata Yasak!
    Anne sütü; bir bebeğin büyümesi ve gelişmesi için gerekli olan besin maddelerini içermesi nedeniyle mükemmel bir besin kaynağı. Anne sütünün bebeğe sağladığı yararlar sayılamayacak kadar çok. Bu nedenden dolayı hekimler, bebeklerin ilk altı ay sadece anne sütüyle beslenmesini öneriyorlar. 6. ayın bitiminden sonra ise ek besinlerle birlikte 2 yıl anne sütü verilmesinin yararlı olduğunu belirtiyorlar. 6. ayın bitiminden itibaren bebeğin birçok farklı gıdalarla tanıştırılması; hem yeni tatlara alışması hem de sağlıklı beslenmesi açısından oldukça önemli. Ancak bebeklerden, 1 yaşına kadar uzak tutulması gereken besinler var. Bu besinler bebekte alerjiye ve zehirlenmeye neden olabiliyor ya da kuruyemişlerde olduğu gibi boğulma riski de yaratabiliyor. International Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Duygu Gür Ünal, bir yaş öncesi bebeklerin yasaklı yiyecekler listesini açıklıyor:

    BİR YAŞ ÖNCESİ YASAKLI YİYECEKLER :
    – Bal
    – Yumurta akı
    – İnek sütü
    – Çikolata, kakao
    – Çilek, domates, kivi, fıstık ezmesi gibi alerji potansiyeli yüksek gıdalar
    – Deniz ürünleri
    – Şarküteri ürünleri (salam, sosis, sucuk…)
    – Konserve ve dondurulmuş gıdalar
    – Katkılı, tuzlu, salçalı, baharatlı hazır gıdalar
    – Kuruyemiş, patlamış mısır, pastil, sakız gibi boğulmaya neden olabilecek taneli ya da yapışkan besinler (4 yaşına kadar verilmemeli)
    – Tüm diyet ürünleri (aksi doktor tarafından belirtilmedikçe)

    Elma Her Mevsim Verilebilir

    Ek gıdalara başlama konusunda annelerin dikkat etmesi gereken konular hakkında Dr. Duygu Gür Ünal, şunları söylüyor:

    “Bebeğinize vereceğiniz ilk gıdaların tek çeşitten oluşan, basit, alerji riski olmayan besinlerden seçilmesi gerekiyor. Sabah ve öğle öğünleri arasına ekleyeceğiniz meyve püresi, bebeğiniz için lezzetli bir başlangıç olabilir.
    İyi yıkanmış ve kabuğu soyulmuş mevsim meyvesinin bir dilimini (kışın: elma, armut,  yazın: elma, şeftali, kayısı) cam rendeden geçirerek pütürlü olarak yarı oturur pozisyondaki bebeğinize verebilirsiniz. Aynı meyvenin miktarını artırarak birkaç gün boyunca vermeniz olası alerji ve mide barsak problemlerini daha rahat gözlemenize yardımcı olabilir. Bebeğiniz meyve pürelerine alıştıktan sonra inek sütü ya da formül mamayla hazırlayabileceğiniz bir çay bardağı yoğurt, ikindi öğününe eklenebilir. Yoğurdu da sabah vermediğiniz meyve veya pekmez ile de tatlandırabilirsiniz.”

    Mevsim Sebzeleriyle Çorba Hazırlayın

    Dr. Ünal, bebeğin ayına göre uygun sebze çorbaları hazırlamak gerektiğini belirtirken, mevsimine uygun çorbalar yapılması gerektiğini vurguluyor. Patates, havuç, pirinç ve zeytinyağı ile hazırlanacak ve öğle öğününde verilecek sebze çorbasına kış mevsiminde lahana, brokoli, ıspanak, pırasa, kereviz, karnıbahar, yazın ise kırmızıbiber, kabak, enginar, taze fasulye, semizotu gibi sebzeler eklenebileceğini belirtiyor.

    Besinleri Blenderdan Geçirmeyin

    Bebekleri pütürlü gıdalara alıştırmak posa alımlarını da kolaylaştırıyor. Ancak anneler bebeklerin pütürlü gıdaları alamayacağını düşünerek blenderdan  geçirip tamamen sıvı hale getiriyor. Tamamen pütürsüz yemeye alışan bebek, daha sonra pütürlü gıdaları yemeyi reddediyor. Bu nedenle annelerin sebze çorbasını blender yerine tel süzgeçten geçirmesi ya da çatalla ezerek püre haline getirmesi gerekiyor.

  • Zeka Gelişiminde Anne Sütü Etkili Mi?

    Edinburgh Üniversitesi’nden araştırmacılar ve İngiliz Tıp Araştırmaları Konseyi’nden Geoff Der, ABD’deki 5475 çocuk ve 3161 anne ile yaptığı incelemede, bebeğin zekasının anne sütünden ziyade annenin zekasıyla ilgili olduğunu söylüyor. Önceki araştırmalarda annenin zeka seviyesine bakılmamasının da büyük bir hata olduğuna vurgu yapıyor.

    Araştırmacılar, bebeğini emziren annelerin mama tercih eden kadınlara kıyasla daha zeki, daha olgun, daha iyi eğitimli ve çocuğunun gelişimiyle daha ilgili olduğunu tespit etti. Dolayısıyla anne sütüyle beslensin ya da beslenmesin, bu ortamda yetişen çocukların becerilerinin daha iyi geliştiği düşünülüyor. Aynı aileden biri anne sütüyle diğeri mamayla büyümüş çocuklarda zeka farkı görülmemesi de yeni araştırmanın sonuçlarını destekler nitelikte.

    Çevresel etken ve genetik de etkili

    Bir diğer araştırma ise İngiltere ve Yeni Zelanda’da 3 bin çocuk üzerinde yapıldı. Araştırmada zeka seviyesinin yüksek olmasında anne sütünün tek başına etken olmadığı, aile, sosyal çevre gibi çevresel etkenler ile genetik faktörlerin de rol oynadığı tespit edildi.