Bebek Sağlığı ve Aşılar

  • Bebeklerde Ağız Enfeksiyonları

    Çocukluk çağında özellikle de bilinçsiz bir şekilde yabancı cisimlerin ağıza sokulması bu tür enfeksiyonların çocuklarda daha sık görülmesine neden olur. Ağız yarası ve bozukluklarının birçok türü olmasına rağmen en çok görülenler pamukçuk(moniliazis), uçuk ve aftlardır. Ağız beslenme yolunun ilk durağı olduğu için bu tür enfeksiyonlar genellikle ağrı ve acıya neden olarak en başta çocuğun beslenmesinde sorunlara yol açacaktır. Hatta bazen konuşmayı kısıtlayacak kadar da ağır olabilirler.

    Yenidoğan döneminde çok sık gördüğümüz pamukçuk ya da diğer adıyla moniliazis, Candia Albicans isimli mantarın yaptığı bir enfeksiyondur. En sık sebebi ikircikli de olsa anne göğsünün gereğinden fazla temizlenmesidir. Çünkü annenin göğüs cildinde doğal ve faydalı bazı flora mikropları mevcuttur, eğer bikarbonatlı suyla, veya aşırı sabunlu temizlikle bu faydalı flora mikroplarını öldürürsek meydan bu mantarlara kalacaktır. Annenin göğsünün emzirme öncesi kuru bir petle silinmesi ve günde 1 kez de hafifçe yıkanması yeterlidir. Suni beslenme uygulanıyorsa da silikon mateyallerin yeterince sterilize edilmemsi en büyük etkendir. Mantarlara etkili bazı damlalar veya ağız içine sürülebilen bazı mor-mavi boyalarla 7-10 gün içinde tedavi edilebilir. Ağır, iyileşmeyen veya sık tekraralyan pamukçuk enfeksiyonlarında bağışıklık siteminde bir zayıflık olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır.

    Hem çocuk, hem erişkinlerde sık görülen ağız enfeksiyonlarından biri de uçuktur. Uçuk ağzın içinden çok genellikle dudak kenarında görülen ve Hepres simpleks isimli bir virus tarafından oluşan bir enfeksiyondur. Virus genellilkle çocukluk çağında ilk kez alınır, ancak yüz bölgesindeki sinir köklerinde gizli şekilde kaldığı için yaşam boyunca, özellikle de bağışıklık siteminin zayıfladığı veya aşırı stres yaşanan dönemlerde tekrarlayabilen bir enfeksiyondur. Bu virusa etkili olabilecek özel kremlerin günde 5 kez kadar yoğun kullanımıyla 7-10 gün içerisinde iyileşir.

  • Bebeklerde Ateş Nasıl Düşürülür?

    Bebeklerde ateş sınırı nedir, sağlıklı bir bebeğin ateşi kaç derece olmalı? Bebeğin ateşi nasıl düşürülür? Bebeklerde ateş ve ishal neden görülür? Ebeveynlerin merak ettikleri bu soruların cevabını Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. R. Süha Ünüvar verdi.

    Bebekler ve çocuklarda ateşlenmenin çok normal olmasıyla birlikte, ebeveynler özellikle ilk deneyimlerinde telaşlanabiliyorlar. Ateş çocuğun hasta olduğunun bir göstergesi olurken, bir yandan da ağır bir enfeksiyonda hiç ateşe rastlanmayabiliyor. Bu sebeple ateş başlı başına hastalığın düzeyini belirlememekle birlikte, harekete geçmek için faydalı bir mekanizmadır.

    Normal vücut ısısı, ölçümün yapıldığı yer, zaman ve kişiye göre değişiklikler gösterir. Sabah en düşük düzeyi gösterirken, akşam en yüksek ölçüyü verir. Ağızdan alınan ateş makattan alınandan 0.6 derece düşüktür. Koltuk altı ve kasıktan alınan ateş, ağızdan alınan ateşten 0.6 derece düşüktür.

    Bebeklerde ateş sınırı nedir, bebeklerde ateş kaç derece olmalı?

    Makattan alınan vücut ısısı en çok 38 C olması gerekirken, ağızdan alınan 37.5 C, koltuk altı ve kasıktan alınan 37 C olmalıdır. Cam veya dijital dereceler 3 dakika tutularak ateş ölçülmelidir. Alından ölçüm yapan dijtal dereceler ise anında sonuç vermektedir. Bebeklerde yetişkinlerin ateş durumuna ek olarak, çevresel ateş dediğimiz bir durum da gözlemlenmektedir. Sıcak ortamda aşırı giydirmek ve heyecan da, çocukların ateşini çıkartır.

    * Kollajen hastalıklar: Eklem romatizması

    * Neoplaziler: Tümörler

    * Tanı konulamayanlar

    * Diğer nedenler: Sahte ateş, ilaç ateşi, beyin hastalıkları, şeker hastalığındaki su kayıplarında, aspirin zehirlenmelerinde, ailesel Akdeniz ateşi hastalığında, tiroit bezinin aşırı çalışmasında ve beyin kanamalarında.

    Özellikle ateş ölçümünün sağlıklı yapılması gerekir. Kurallara uygun olarak bakılan ateş yüksek olarak saptanırsa, yapılması gereken ilk şey, bir sağlık merkezine başvuruda bulunmaktır. Eğer bu olanak çevresel koşullar nedeni ile mümkün değilse, o zaman kendi olanaklarımızla ateşi makul seviyelere düşürebiliriz.

    BEBEKLERDE ATEŞ NASIL DÜŞÜRÜLÜR?

    Öncelik sakin olmalı ve çocuğunuzun fazla giysilerini çıkarmalısınız. Ortam sıcaklığını klima veya hava sirkülasyonu ile 20 derece civarına sabitlemelisiniz. Ateşini kesin sonuç vermesi için makattan ölçmeli, 39-39.5 C’yi geçerse (özellikle 2 yaş altında) ateşli havale riski vardır. Bu nedenle, hiç olmazsa 38 – 38.5 derece civarına düşürmeyi amaç edinmelisiniz.

    Bunun için evinizde her zaman, dozajını önceden belirlediğimiz bir ateş şurubu bulundurmalısınız. Ateşli çocuğunuzun ateşini ölçtükten sonra, riskli düzeydeyse ateş şurubundan vermelisiniz. Yalnız bu şurupların verilme miktarları ve gün içindeki doz sayıları çok farklıdır. Doz sayılarını çok iyi öğrenmeli, buna göre hareket etmelisiniz.

    BEBEKLERDE ATEŞ VE İSHAL

    Bir ishalle birlikte ateş varsa çocuğu mutlaka doktora götürün. Evde tedavi edilecek bir şey değildir. Mümkünse acil servise götürmek gerekir çünkü çok önemlidir.

    Fitil daha çabuk sonuç veriyor

    Ateş şurupları, fitile göre daha geç etki eder. Bu nedenle, eğer hemen sonuç alınması gerekiyorsa fitil tercih edilebilir. Metamizol içeren ilaçları sadece çok acil durumlarda kullanmak, rutin olarak kullanmamak gereklidir.

    Ateş şurubunu veya fitili çocuğunuza verdikten sonra, vücudunu soğutma yöntemini izlemelisiniz. Özellikle yeni doğan bebekler sadece çevre ısısının fazla olmasından ve giysiden dolayı ateşlenebilirler. Ateşlenen çocuğa buzlu su uygulamamak gerekir. Bunun yerine ılık veya hafif sıcak su ile sık banyo yaptırılabilir.

    Aspirine dikkat!

    Ateş için kullanılan ilaçların vücuda (doz aşılmazsa) zararı yoktur. Günümüzde artık aspirini ateş düşürmek amacı ile kullanmadığımızı da ebeveynlerin bilmesini isterim. Aspirin bazı durumlarda REYE sendromu denilen hayatı tehdit eden hastalığa neden olabilmektedir.

    ATEŞİ OLAN ÇOCUĞA İĞNE YAPILIR MI?

    Ailelerin bana en çok sorduğu önemli bir soru da, ateşli çocuğa iğne yapılıp yapılmayacağıdır. Doktor denetim ve gözetiminde enjeksiyon uygulanması alışılagelmiş bir yöntemdir. Ama enjeksiyonların mutlaka bir sağlık kuruluşunda yapılması gereklidir. Enjeksiyonların yapılacağı yer, çocuğun yaşına ve kas durumuna göre belirlenir. Ama genel bir kural olarak, bir yaşından önceki bebeklere bacaktan, yürümeye başlamış çocuklara kalçadan yapılması daha uygun görülmektedir.

  • Bebeklerde Nezle Ve Grip Tedavisi

    Grip ve soğuk algınlığının bebeklerde sıklıkla görülmesi, bu tip hastalıklara sebep olan mikroplarla ilk defa karşılaşmalarından kaynaklanır. Peki, bebeklerdeki gribal enfeksiyonların tedavisi nasıl olmalıdır?

    BEBEKLERDE NEZLE (SOĞUK ALGINLIĞI)

    BELİRTİLERİ

    Burun, boğaz ve soluk borusunda meydana gelen viral bir enfeksiyon olan ve bebeklerde en sık rastlanan hastalıklardan biri olan nezle genellikle burun akıntısı ile başlar. Hafif sayılabilecek bir hastalık olmasına karşın huzursuzluğa ve sıkıntılara yol açar çünkü bebekler burunlarını temizleyemez ve ağızdan nefes almakta zorlanır.
    İlk belirtilerin burun tıkanıklığı ya da burun akıntısı olduğu soğuk algınlığında başlangıçta şeffaf olan daha sonra koyulaşıp sarı veya yeşil bir hal alan burun salgısı görülür.
    Diğer belirtiler ise; 37,8 ºC civarında hafif ateş, hapşırma, öksürme, iştahsızlık, huzursuzluk ve uykuya dalmada zorlanmadır.

    TEDAVİSİ

    Bebek, burun tıkanıklığı sebebi ile sorun yaşıyor ise plastik bir burun aspiratörü ile burnu temizlenmelidir. Bu teknik bebeğin ilk 6 ayında fayda sağlar.
    Bebek büyüdükçe, burnunun temizlenmesine engel olmaya çalışır. Eğer bebeğin burun salgısı yoğun ise doktor tavsiyesi ile kullanılan tuzlu damlalarla bu yoğunluğun çözülmesi sağlanabilir. İçerisinde tıbbi ilaçlar bulunduran burun damlaları ise gerekli olmadıkça kullanılmamalıdır.
    Bebeğin salgılarının su ile sulandırılması ve varsa ateşinin düşürülmesi nezleye en iyi gelen şeydir.
    Nezlede ilk 48 saat süresince yüksek ateş görülebilir. Bu durumda bebek ince giydirmeli ve ılık bir banyo yaptırılmalıdır.
    Bebek çok huzursuz ve ateşi 38°C’nin üzerindeyse ateş düşürücü ilaç verilebilir.
    2 aydan küçük bebeklerde ateş, önemli bir rahatsızlığın belirtisi olabileceğinden ateş düşürücü verilmeden mutlaka uzman bir doktora danışılmalıdır.

    BEBEKLERDE GRİP

    BELİRTİLERİ

    Ekim-şubat aylarında artan ve influenza virüslerinin sebep olduğu grip için bebekler yine en ciddi risk grubu içerisindedir.
    Bebeğin ateşinin aniden 38°C veya daha üzerine çıkması, yorgun görünmesi, titremesi, burun akıntısı ve kuru öksürük gibi semptomları varsa grip riski güçlüdür. Grip olan bebek kendini huzursuz hisseder ve hasta görünür.
    Ayrıca karın ağrısı, ishal ve kusma gibi belirtiler de görülebilir.

    TEDAVİSİ

    • Anne sütü emen bebekler şanslı gruptur çünkü anne sütü hastalıklara karşı antikor üretir. Anne sütü bebeğin bağışıklık sistemini güçlendirir ve gribin ağır seyretmesini önler.
    • Bebekte burun akıntısı ve öksürük varsa öncelikle bol sıvı tüketimi sağlanmalıdır.
    • Emziren anneler bebeklerini daha sık emzirmeli, eğer bebek ek gıdalara başlanmışsa sulandırılmış elma suyu ve bitkisel çaylar verilmelidir.
    • Burun tıkanıklığı için beslenme ve uyku zamanından 15 dakika önce tuzlu burun damlalarının uygulanması bebeğin rahat nefes almasına yardımcı olacaktır.
    • Nemli ortam öksürüğe de iyi geleceğinden, buhar makinesi ile bebeğin bulunduğu ortam nemlendirilmelidir.
    • Burun akıntısının dışarı çıkması için bebeğin başı hafifçe yükseltilmelidir.
    • İlaç kullanmadan önce mutlaka uzman bir doktora başvurulmalıdır.
    • Bebekte hırıltılı nefes alımı, sık ve boğuk nefes, nefes almada zorluk, renginde solma, sıvı almayı reddetme ve ateş görülüyorsa mutlaka doktora gidilmelidir.
    • Bebeklerin hem kapalı hem de kalabalık ortamlarda sıklıkla bulunması da hastalıkların artmasına neden olur. Bebeği aşırı üşütmek kadar aşırı terletmek de sakıncalıdır.
    • Grip aşılarının grip enfeksiyonlarına karşı koruyucu etkisi vardır. Her sene aşılama yapılması gerekir, ancak grip aşısı 6 aydan küçük bebeklere yapılmamaktadır.

    GRİBAL ENFEKSİYONLARA KARŞI AİLELERE UYARILAR

    • Aile bireylerinin ellerini bol su ve sabunla sıkça yıkaması hastalıktan korunmada oldukça etkilidir.
    • Aile bireylerinden biri hasta ise bebeğin bulunduğu ortamda maske takmalı ve kesinlikle bebeği öpmemelidir.
    • Dış ortamdan gelen ebeveyn bebeğin yanına gitmeden önce kıyafetlerini değiştirmeli ve mümkünse ılık bir duş almalıdır.
    • Gribal enfeksiyonlar antibiotik tedavisi ile düzelmez. Virüslere karşı vücut direncini sağlayan faydalı vücut bakterilerinin antibiyotik tedavisi ile yok edilmesi, viral enfeksiyonun daha ağır ve uzun sürede geçmesine sebep olur, bu yüzden bebeğe doktor muayenesinden geçmeden antibiyotik verilmemelidir.

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı

  • Eğer Bebeğinizin Burnu Tıkanıksa…

    Bebekler altı aylık olana kadar ağızdan solunum içgüdüsü bulunmadığı için burundan yapılan solunum (nazal solunum) özellikle bebekler için hayati önem taşır.

    Kış aylarında yanmaya başlayan kaloriferler veya yazın klima kullanımı ortam neminin azalmasına ve böylece bebeğin fizyolojik burun salgılarının burun içinde kuruyarak tıkanıklık gelişimine sebep olabilir.

    Tek başına bakıldığında burun tıkanıklığı önemli bir sorun gibi görünmeyebilir. Ancak burun tıkanıklığı giderilmediğinde, şu sorunlarla karşılaşılabilir:

    • Bebeğiniz yeterince süt ememez, huzursuz ve mutsuz bir hâl alır.
    • Uyku kalitesi bozulur, buna bağlı olarak gelişimi etkilenir.
    • Beslenme sırasında fazla hava yutma sonucunda gaz sancıları ortaya çıkabilir.
    • Burun tıkanıklığı giderilmediği takdirde orta kulak iltihabı ya da sinüzit gibi daha ciddi ve ağrılı enfeksiyonlara dönüşebilir.
    • Tüm bunlara bağlı olarak da bebeğinizin ve sizin yaşam kaliteniz azalır.

    Bu tip tıkanıklıklarda ortam neminin düzenlenmesi koruyucu olabilir. Yaşadığımız ortamın ideal nem oranı % 30 ile %50 arasıdır. Nem oranını yükseltmek için soğuk veya sıcak buhar makinelerinin sürekli kullanımı bakteri, küf, akar gibi zararlı organizmaların ortamda aşırı gelişimine sebep olabilir; bu nedenle önerilmez. Ayrıca kışın oda sıcaklığının 24 dereceyi geçmemesine dikkat etmek gerekir, zira daha yüksek sıcaklıklarda nem oranı daha da düşerek kurumayı arttırabilir.

    Kadıköy Şifa Hastanesi’nden verilen bilgiye göre, burun temizliği sadece kuruma için yapılacak ise, en ideali “ringer-laktat” içeren burun damlaları kullanımıdır. Daha yaygın kullanılan tuz içerikli solusyonlar erken dönemde rahatlatıcı olsalar dahi uzun dönemde tuzun mukozayı kurutucu etkisi nedeniyle kurumayı daha da arttırabilirler. Ama eğer tıkanıklık daha ön plandaysa, izotonik veya tuz oranı daha yüksek okyanus suyu benzeri malzemeler kullanılabilir. Burun içi temizlikte asla kullanılmaması gereken madde ise tatlı sudur. Tatlı su eğer burun içine doğrudan sıkılırsa yoğun bir ağrıya neden olabilir, ayrıca burun tıkanıklığını daha da arttırabilir.

    Bebeklerde burun içinin temizliğinde bir diğer çok etkili metod burun aspiratörleridir. Bunların 2 tipi mevcuttur. Pompa şeklinde manuel olarak burun içini aspire eden aletler çok etkili bir temizlik yapmayabilirler. Daha efektif olan diğer tipinde ise aspiratörün bir ucu bebeğin burnuna yerleştirilir, diğer uçta temizlik yapan kişinin ağzındadır ve nefesle bebeğin burun salgıları çekilir. Her iki alette de bebeğin burun deliklerine zarar vermemeye dikkat edilmelidir, bebeklerin burun içi mukozaları çok hassas olduğu için zorlu temizlikler sonrası ufak kanamalar olabilir. En ucuz burun aspiratör marka ve fiyatlarını BURUN ASPİRATÖRÜ sayfamızda bulabilirsiniz..!

  • Bebeklerin Gaz Sorununa İyi Gelen Bitkisel İlaç Nedir

    Bebeklerin 1 yaşına kadar en büyük problemlerinden bir tanesi gaz sorunudur. Gaz sorununu yüzünden geceleri uykunuz bölünüyorsa ve bebeğinizin huzursuzluğunu gidermek istiyorsanız bu bitkisel yöntemler size yardımcı olabilir.bebek gaz 300×200 Bebeklerde gaz sorununa bitkisel çözüm

    Gaz sancısı (kolik), bebeklerde sıkça görülen bir problemdir. Ufak bir problem gibi gözükse de hem bebek hem de çevresindekiler için başetmesi zor bir durumdur. Özellikle yeni doğan bebeklerde, sindirim sisteminin tam gelişmemiş olması nedeniyle, gaz problemine sıkça rastlanır.

    Sindirim problemi nedeniyle gaz sancısı ortaya çıkar. Gaz şikayeti, iştahsızlık ve kilo kaybını da birlikte getirir. Bunun sonucu, bebek yeterli beslenemediği için gelişim gerilikleri görülebilir. Bebek ve ailede yarattığı huzursuzluk da işin diğer önemli boyutudur.

    Yeni doğan bebeğinizde karın ağrısı ve gaz problemi varsa, devamlı ağlar. Huzursuzdur; dolayısıyla çevresindekileri de huzursuz eder. Karnında gerginlik görülür. Bacaklarını sürekli kendine doğru çeker.

    Gaz sansıcı çeken bebeklerde bitki karışımları, rahatlatıcı ve gaz sancısını hafifletici etki gösterir. Journal of Pediatric dergisinde yayınlanan bir tıbbi çalışmada bitki karışımlarının gaz sancısını %57 oranında azalttığı bildirilmektedir. Gaz sancısı, kullanılan bitki karışımı ile belirgin bir şekilde azalma göstermiştir. Rezene, papatya gibi çaylar özellikle bu anlamda gaz sanıcısını hafifleten ve bebeği rahatlatan bitki özleridir.

    Bu bitki özlerinden hazırlanmış, tamamen doğal bitki çaylarının doğumdan itibaren öğün aralarında kullanılması gaz sancısını hafifletir. Özellikle geceleri yatmadan önce verildiğinde, bebek rahat bir şekilde ve kolayca uyur.
    Tamamen doğal bitki özlerinden hazırlanmış bu çaylar, bebeklerin gaz sancılarını hafifletir ve onların gaz giderici kimyasal-sentetik maddelerle karşılaşmalarını önler. Ayrıca, bebeğin ter yoluyla, idrarla ve nefesle kaybettiği sıvı ihtiyacını sağlıklı bir şekilde karşılar.

    Bebeğinizin beslenmesine engel olmayacak şekilde istenilen sıklık ve miktarlarda verilebilen bu bitki çaylarının, hiçbir olumsuz yan etkisi yoktur.

  • Ani Bebek Ölüm Riski Nasıl Düşürülür?

    Anne karnında bebek ölümü, 20. gebelik haftasından sonra meydana gelir. 20. gebelik haftasından önce gerçekleşenler “düşük” olarak adlandırılır.

    Anne karnındaki bebek ölümleri, anne yaşı ilgili bulunmuştur. 20-34 yaş arası 1000 canlı doğumda 8; 40 yaş üzeri gebeliklerde 1000 canlı doğumda 22 civarında ölüm riski tespit edilmiştir. Genel olarak 200 doğumdan 1’i ölü doğum olarak gerçekleşebilir.

    ÖLÜ DOĞUM İLE İLGİLİ RİSK FAKTÖRLERİ

    • Anne yaşının 35 den fazla olması
    • İlk gebelik olması
    • Annenin tansiyon, şeker, guatr, böbrek hastalığı, kalp hastalığı gibi hastalıklarının olması
    • Annenin aşırı kilolu olması
    • Çoğul gebelikler
    • Annenin daha önceden sakat veya ölü doğum geçirmiş olması
    • Annenin gebelik kolestazı denilen safra asitlerinin atılımı ile ilgili problem yaşaması
    • Düşük sosyo ekonomik düzey, annenin yeterince beslenememesi
    • Annenin sigara kullanımı, alkol, uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıklarının olması
    • Bebeğin tespit edilen ya da edilemeyen genetik anomalisinin ve gelişiminde gerilik olması

    Önceden risk faktörü olan gebelikler daha yakın takip edilir. Perinatolog (riskli gebeliklerle uğraşan uzmanlık dalı) tarafından değerlendirilir. Bebeğin anne karnında durmasının sakıncalı olduğuna karar verildiğinde doğum önerilir. Bu noktada doğum zamanına karar vermede bebeğin anne karnında durması ile erken doğumun getireceği riskler artı ve eksileriyle değerlendirilerek doğum zamanı belirlenir. Bebeğin anne karnında geçireceği bir gün bile doğum sonrası yaşanacak problemleri azaltmakta önemlidir.

    GEBE VE YAKINLARINA OLUŞABİLECEK RİSKLER AKTARILIR

    Ölü doğumların %20’lik kısmında hiçbir problem tespit edilemez. Aileleri ve hekimleri derinden üzen hatta karşı karşıya getiren konu, hiçbir sebebi yokken gebelik ve doğum sırasındaki bebek ölümleridir. Aileler bebeklerine kavuşmayı beklerken böyle bir haber karşısında yıkılırlar. Bu tür olaylarda hemen doktor ve sağlık personeli suçlanır. Açılan davalar doktorları çok yıpratmıştır. Bu olayı yaşamayan doktorlar bile hekim arkadaşlarının yaşadığı olaylardan etkilenerek defansif tıp uygulamaya başlamışlardır. Gebenin takibi sırasında küçük riskler görüldüğünde gebe ve yakınlarına olabilecek en kötü ihtimaller söylenerek anlatılır. Gebeler ve aileler strese girer. Gebenin yaşadığı stres gebelik sürecini olumsuz etkiler. Bu durum sezaryen oranlarının gittikçe artmasına sebep olmuştur. Gebelik takibi veya doğum sırasında bebek ölümü olduğunda doktora yargının sorduğu, bebeğin neden öngörülüp sezaryene alınmadığı sorusudur. Sezaryen oranları arttıkça da “doktorlar gereksiz yere sezaryene alıyor” yargısı oluşmuştur.

    BEBEK ÖLÜMLERİNİ AZALTMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR?

    Gebe ve ailesi ile doktor arasında karşılıklı güven duygusu kurulmalıdır. Karşılıklı güven ortamında geçirilen gebeliklerde acele ve yanlış karar verme olasılığı düşer.

    Çok yoğun çalışan hekimler aşırı yorgun ve stresli olabilirler. Doktorların ve sağlıkçıların çalışma saatleri düzenlenmeli, baktıkları gebe ve hasta sayısı sınırlandırılmalıdır. Çok yoğun, yorgun ve stresli çalışma ortamı bazı şeylerin gözden kaçmasına ve yanlış kararlara sebep olabilir.

    Doğum sırasında ve sonrasında yaşanan sıkıntıların bir kısmı hastanelerin donanım eksikliği ve personel yetersizliğinden kaynaklanır. Bu eksikliklerden kaynaklanan olumsuzluklarda doktor suçlanmaktadır.

    Her hastanenin doğum sırasında acil yönetim planı olmalıdır. Hekim hastası ile ilgilenirken hastanın ameliyathane veya başka hastaneye transferi, kan ve kan ürünleri temini ile ilgilenen eğitilmiş personeller olmalıdır. Gerektiğinde doktor diğer hekimlerin yardıma gelebileceğinden emin olmalıdır.

    Bütün bu tedbirlerle gebelik ve doğum süresince bebek ölümleri çok düşük oranlara indirilebilir fakat hiçbir zaman sıfırlanamaz.

  • 6 Aylık Bebeklerde Anemi

    “Gelecek seferki kontrolde doktorun nedenoğlumu anemi için test etmesi gerektiğinianlamıyorum. Oğlum prematüreydi fakatşu anda çok sağlıklı ve aktif.”Bir zamanlar çocukların çoğu 6 ile 12 aylararasında anemik olurlardı, yoksul ailelerinçocukları halen olmaktadır. Hafif aneınisi olanbebekler sağlıklı ve aktif göründüklerinden,erişkindeki2 aneınİ bulgularını göstermediklerindenve problemin nedenini anlamanın tekyolunun kandaki hemoglobin oranını testlerleortaya koymak olduğundan aneınİ için testyapmak rutin hale gelmiştir. Kırmızı kan hücrelerindebulunan ve oksijen dağıtımını yerinegetiren protein olan hemoglobinin azalmasıile aneınİ tanısı koyulur.Günümüzde demir desteği sayesinde ortasınıftan her 100 çocuktan ancak 2 veya 3 ‘ündeaneınİ görülmektedir ve rutin tarama artık gerekmemektedir.Pek çok doktor düşük doğumağırlıklı çocuklar için 6 ile 9 ay arasında, diğerleriiçin 9 ve 12 ay arasında testi uygulamaktadır.Bebekler bazen kanama sonucu kırmızıkan hücrelerinin kaybı, kan uyuşmazlığı nedeniylehücrelerin tahrip edilmesi veya orakhücre li an emi, Akdeniz anemisi gibi kahtımsal bir hastalık nedeniyleanemik doğabilirler. İlk yıl içinde gizlikanama (inek sütünün çok erken başlanmasınedeniyle olabilir) veya çengelli kurt gibi parazitlerleinfestasyon sonucu anemik hale gelebilirler.Folik asitin ve Bl2 vitamininin eksikalımı sonucu anemi ile karşılaşabiliriz,bunların her ikisi de katı vejetaryen annelerinsütlerinde yetersiz miktarlarda olabilir veya Cvitamini hemoglobin üretimini bozuyar olabilir.Fakat hemoglobinin en temel yapıtaşı demirdirve demir eksikliği bebeklerde görülenen sık aneınİ nedenidir. Miadında doğan bebeklergenellikle gebeliğin son birkaç ayındaoluşturulan demir depoları ile doğarlar ve ilkbirkaç ay bunları taşırlar. Daha sonra hızlıbüyümenin gereklerini karşılamak için kanhacimlerini artırmaya yardımcı olan minerallereyüksek miktarlarda ihtiyaç duymaya devameden bebekler, diyederinde demir takviyelivitamin ve minerallere, demirle güçlendirilmişbebek tahıllarına, ya da demir ilaveliformül sütler gibi demir kaynaklarına ihtiyaçduyarlar. (biberonla beslenenler) 3 İlk dört, altıay sadece anne sütü vermek bebeğinizi beslemeninen iyi yolu olarak kabul edilse ve annesütündeki demir çok iyi emiliıne uğrasa dabuna rağmen anne sütüyle beslenmek doğumöncesi demir depoları tükendikten sonra yeterlidemir alımını temin etmiyor.Demir eksikliği anemis i; prematüreler gibidoğumdan önce yeterli miktarda demir depolayacakzamanı olmamış ve anneleri gebeliğindeyeterli demir almamış çocuklar gibi yetersizdemir depolarına sahip olan bebeklerdesıktır. Demir eınilimiyle etkileşen bağırsakproblemleri (ishal gibi) ya da metabolik sorunlar(çöliak hastalığı) olan bebeklerde demireksikliği daha sonra gelişir. Emilim kusurlarıolmayan, yeterli depoyla doğmuş fakatstokları tükenince hiç demir takviyesi almamışolan bebeklerde de aneınİ gelişebilir. Demir takviyesinin ne zaman başlamasıgerektiği bir tıbbi görüş meselesidir, tavsiyesiiçin bebeğinizin doktoruna itimat etmelisiniz.Tipik olarak demir eksikliği anemisi gelişenbebek esasen anne sütü, inek sütü ya dademirden fakir formül sütlerle beslenen ve çokaz katı gıda alan bebektir. Aneınİ bebeklerintek demir kaynağı olan katı gıdalara karşı iştahınıazalttığı için daha az demir /daha azyemekidaha az demir/daha az yemek siklusukurulur ve bu meseleyi daha da kötüleştirir.Doktor tarafından verilen demir damları durumudüzeltir.Bebeğinizde demir eksikliği anemisiningelişmesini önlemek için aşağıdakileri deneyin:

    • Eğer biberonla besleniyorsa, bebeğinizindemirle güçlendirilmiş bir formül süt aldığından emin olun.
    • Eğer anne sütü alıyorsa bebeğinizin herhangibir şekilde demirle güçlendirilmiş bebektahılı ya da vitamin damlaları gibi demirtakviyesi aldığından emin olun. Aynı zamandamümkün oldukça demir emilİmini iyileştirmekiçin C vitamininden zengin besinlerverin.
    • Bebeğiniz katı alımını artırdıkça demirdenzengin gıdaları da ekleyin.
    • Bebeğinize kepekli gıdalar vermekten kaçınınçünkü demir emilimiyle etkileşebilir.
  • A’dan Z’ye Bebek Hastalıkları -1-

    Bebek ve Hastalıklar :

    Burun Problemleri

    Bebeklerin burnu sık sık tıkanabilir. Burun tıkanıklığını geçirmenin en iyi yolu, burna tuzlu su (serum fizyolojik) damlatmaktır. Burun damlasını damlatmak için bebeğinizi sırtüstü yatırıp başını arkaya eğin. Kolunuzla ya da gövdenizle de kollarını tutun ya da birisinden yardım isteyin. İlacı yavaşça her iki burun deliğine sırayla damlatın. Ayrıca bir burun aspiratörü kullanarak da bebeğinizin burnunun içindekileri kolayca temizleyebilmeniz mümkündür.

    Burun Kanaması
    Bebeğinizin burnuna gelen bir darbe, sert bir şekilde sümkürmesi ya da burnunu karıştırması sonucu burun kanaması olabilir. Ayrıca bebeğinizin burun damarlarının ince olmasından dolayı veya yazın burun kanallarının kurumasından dolayı da gerçekleşebilir.

    Burun kanaması esnasında bebeğinizin başını öne eğerek burun kemiklerinin altından parmaklarınızla burun deliklerini mandal gibi sıkıştırın ve 10 dakika bu şekilde bekleyin. 10 dakika sonra eğer kanama durmamışsa 10 dakika daha aynı işlemi yineleyin. Çok soğuk suyla ıslatılmış bir bezi ya da buz torbasını da burnunun üzerinde tutabilirsiniz. Kanama durmuşsa burun deliklerinin içi hariç bebeğinizin burnunu ıslak bir pamukla silebilirsiniz. Eğer kanama yarım saatten fazla aynı şekilde devam ediyorsa ya da sık sık kanıyorsa doktorunuza danışmalısınız.

    Pamukçuk

    Bebeğinizin yanaklarının iç tarafında, dilinde ya da damağında, silmekle kolayca çıkmayan, beyaz ya da sarı, hafif kabarık lekeler görülüyorsa ve beslenirken ağlıyorsa pamukçuk olmuş demektir. Bebeğinizde pamukçuk olmuşsa hemen önlem almalısınız, eğer emziriyorsanız ve meme uçlarınız çatlamışsa pamukçuk size de geçebilir.

    Doktorunuz, enfeksiyonu temizlemek için damla ya da merhem verecektir. Pamukçuğun size de geçmemesi için siz de tedavi olmalısınız. Bebeğinizde pamukçuk olduğu zaman yemesi kolay şeyler vermelisiniz. Biberondan besleniyorsa, biberon emziğinin yumuşak ve temiz olmasına dikkat etmeli ve her öğünden sonra steril etmelisiniz. Eğer emziriyorsanız, meme uçlarınızın mikrop kapmaması için özen göstermeli, emzirdikten sonra suyla yıkamalısınız. Eğer doktorunuz koruyucu bir merhem vermişse emzirmeden sonra sürmeli ve sonraki emzirmeden önce yıkamalısınız.
    Pamukçuk bebeğinizin anüs çevresinde de görülebilir. Bu durumda bebeğiniz bezini kirlettiğinde vakit kaybetmeden bezini değiştirmeli ve doktorunuzun tavsiye edeceği merhem veya ilaçları kullanabilirsiniz.

  • Ateşlendiğinde Sirke İle Pansuman Yapmayın

    Çocuklar genellikle sık sık hastalanır ve ateşlenirler. Bu durum özellikle anaokuluna ya da okula yeni başlamış çocuklarda daha fazla görülür.

    Ateşin vücudun enfeksiyon etkeniyle savaşması esnasında oluştuğunu belirten Özel Medline Antalya Hastanesi’nden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Fuat Bigat, ateşlenen çocuğun tedavisinde yapılması gerekenler ve takip edilmesi gereken ateş hastalığı hakkında bilgilendiriyor.

    Ateş, vücut sıcaklığının yükselmesidir. Vücut ısısı, 38C ise çocuk ateşli olarak kabul edilir. Ateş; çocuk hastalıklarında, özellikle enfeksiyonlarda görülen bir bulgudur, kendi başına bir hastalık değildir. Soğuk algınlığı grip gibi enfeksiyonlar ateşin sık görülen nedenleridir.

    Soğuk algınlığında ilk 24 saat tek bulgu ateş olabilir, diğer belirtiler daha sonra meydana gelir. Anjin, orta kulak iltihabı, ishal, idrar yolu enfeksiyonu da ateşe yol açar. Nadiren zatürre, menenjit, tüberküloz gibi ciddi enfeksiyonlar da ateşin nedenleri arasında sıralanabilir.

  • Ani Bebek Ölümü Sendromunu Nasıl Önlenir?

    Ani bebek ölümü sendromu nedenleri nelerdir? Ani bebek ölümü sendromunu önlemek için neler yapmak gerekir? Bebeksayfasi.com’da.

    Ani bebek ölümü sendromu, hiçbir sağlık sorunu olmayan bir bebeğin nedeni açıklanamayan ölümü olarak tanımlanıyor. Alman Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Gökçe Baslo tüm vakaların % 95’i ilk 6 ayda (2-4. aylarda en sık) görüldüğünü belirterek alınması gereken önlemleri ailelerle paylaşıyor.

    Gelişmiş ülkelerde ABÖS, prematürite ve düşük doğum ağırlığına bağlı hastalıklar ve doğumsal anomalilerden sonra süt çocukluğunda rastlanan en sık ölüm nedeni olarak kabul ediliyor. 1-12 ay arası ölümlerin %35-55’inden sorumlu olan ABÖS’un Türkiye’deki sıklığı tam olarak bilinmemekle birlikte gelişmiş ülkelerde sıklık 1000 canlı doğumda 0.8 olarak veriliyor.

    Risk faktörleri

    Anneye ait nedenler
    • Gebelikte sigara içme
    • Alkol veya madde bağımlılığı
    • Düşük sosyoekonomik düzey
    • Çok genç anne yaşı (20 yaş altı)
    • Gebelikler arasında geçen sürenin kısa olması
    • Doğum sayısının artması ve takipsiz gebelikler

    Bebeğe ait nedenler
    • Yaş (2-4 ay arası)
    • Erkek cinsiyet (kızlara göre risk % 30-50 daha fazla)
    • Erken doğum (prematüre)
    • Düşük doğum ağırlığı
    • Yüzüstü uyku pozisyonu
    • Yakın zamanda geçirilmiş ateşli hastalık öyküsü
    • Doğum öncesi veya sonrasında sigaraya maruz kalma
    • Yatağının yumuşak olması ve yastık kullanma
    • Anne-baba ile aynı yatakta yatma
    • Bebeğin çok sıcak ortamda bulunması veya çok giydirilmesi
    • Anne sütü ile yetersiz beslenme