Bebek Sağlığı ve Aşılar

  • Bebeklerde Öksürük: Annelere Doğal Tavsiyeler

    Bebeklerde Öksürüğün Nedenleri
    Çocuklarda öksürük özellikle bahar ve kış aylarında en sık görülen şikayetlerdendir. Öksürük hastalık değil, çeşitli sağlık sorunlarının bir belirtisidir. Bu rahatsız edici durum geniz akıntısı gibi basit nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, alt solunum yolu hastalıklarının da habercisi olabilir. Çocuklarda ciddi boyutta olmayan pek çok hastalık öksürüğe neden olabilir. Öksürüğün nedeni alt veya üst solunum yolu enfeksiyonu olabilir. Sigara dumanı yutma, evdeki toz ve akarlar gibi allerjen maddeler, evcil hayvanlar da ısrarcı öksürüklerin nedenleri arasındadır. Vücut solunum yollarına girecek yabancı cisimlerden korunmak için mukus tabakasını kalınlaştırmaya başlar. Bu dönemde öksürük ortaya çıkar ve enfeksiyon geçtikten sonra birkaç hafta boyunca sürebilir. Çocuklarda öksürüğün nedenini belirlenip buna uygun tıbbi tedavi yapılması gerekir. Çocuklarda yalnızca muayene ile teşhis zor olabilir, bazı laboratuvar testleri yapılması gerekebilir. Üst solunum yollarında bir sorun görüldüyse, sarı-yeşil burun akıntısı, baş ve boğaz ağrısı, nefesin kokması belirtileri varsa sinüzitten şüphe edilmesi gerekir.

    Çocuklarda Geceleri Azan Öksürük Nöbetlerinin (Krizlerinin) Sebepleri?
    Soğuk havalar çocuklarda birçok rahatsızlığa sebep olabiliyor. Özellikle kış aylarında salgın halinde görülen krup sendromu bu hastalıkların başında geliyor. Halk arasında “yalancı kuşpalazı” olarak bilinen bu sendrom, çocuklarda öksürük nöbetleri ve geceleri havlamayı andıran sesleri çıkarmalarıyla kendini belli eder.

    Bebeklerde Öksürüğü Hafifletmek İçin Neler Yapılabilir?
    Küçük çocuklarda öksürüğü hafifletmek için birkaç basit yöntem bulunmaktadır;

    • Gece çocuğun odasının soğuk nemlendirici bir cihazla nemlendirilmesi oldukça fayda sağlar. Çocuğun odasının nemlendirilmesi gece daha rahat etmesine ve öksürüğünü hafifletmesine yardımcı olur.
    • Çocuğun gece uyurken başını biraz daha yüksekte tutmak öksürüğüne iyi gelecektir.
    • Buhar tedavisi çocuğunuzun öksürüğüne iyi gelebilir. Banyoda sıcak suyu açın ve banyoda buhar oluşmasını bekleyin. Sonra çocuğunuzu banyoya getirin ve buharı solumasını sağlayın.
    • Ayrıca soğuk hava da çocuğun öksürüğüne iyi gelebilir. Pencereyi açın ve içeri biraz soğuk hava dolamasını sağlayın.
    • Çocuğunuzun öksürüğü için eğer çocuğunuz 1 yaşını doldurduysa ona bal verebilirsiniz. 2 – 5 yaşları arasındaki çocuklara yarım çay kaşığı kadar bal verilebilir. Fakat 1 yaşından küçük çocuklara isebotulizmriskinden dolayı bal verilmemelidir.
    • Çocuğunuzun öksürüğü konusunda doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin.
    • Çocuğunuzun yanında sigara içmeyin ve sigara içilmesine izin vermeyin. Sigara dumanı çocuğunuzun durumunu daha da kötüleştirir. Çünkü sigara çocuğun hava yollarını tahriş eder. Ayrıca ızgara, barbekü gibi şeylerin dumanından da çocuğu uzak tutun.
    • 2 yaşın altındaki çocuklara öksürük ilacı verilmemesi tavsiye edilmektedir. Dolayısıyla bu konuda uyanık olmalısınız.6. Öksürük ilaçlarının 6 yaşın altındaki çocuklarda etkili olmadığıyla ilgili birçok araştırma bulunmaktadır. Öksürük ilaçlarının çocuğun hastalık iyileşme süresini uzattığı düşünülmektedir.

    Bebeklerde Öksürük İçin Doğal Tedavi Önerileri

    1aylık bebek öksürünce ne yapılmalı, bebek öksürük doğal, bebeklerde öksürük doğal tedavisi, bebeklerde öksürük doğal, bebeklerde öksürüğe doğal çözüm


    • Eğer öksürük balgamlı bir öksürükse, kesinlikle öksürük şurubu kullanmayın. Bu durumda öksürüğün kesilmesi değil, öksürükle birlikte balgamın sökülüp atılması önemlidir. Öksürürken çocuğunuzu yüzükoyun olarak dizinize yatırın, sırtına hafif hafif vurarak balgamın çıkmasına yardımcı olun.
    • Geceleri öksüren çocuğunuzun yastığının altına destek koyarak dik yatmasını sağlayın. Sümüğün boğazından aşağılara kayarak tahrişe yol açmasını da engellemiş olursunuz. Yüzükoyun veya yan yatırmak da tahrişi önler.
    • Öksüren çocuğunuzun odasını sürekli nemli tutun. Yanında bir çaydanlık su kaynasın veya bir camı hafif aralık bırakarak odanın havasının kurumasını önleyin. Odayı fazla ısıtmayın.
    • Yatmadan önce çocuğunuzun boğazını yumuşatmak için ılık bir şeyler verin. Süt salgı oluşumunu artırdığı için 6 aylıktan büyük çocuklara süt vermeyin. 18 aylıktan büyük çocuklar için birkaç damla ılık su içinde eritilmiş bala limon suyu katarak hazırlayacağınız içeceği verebilirsiniz.

    Annelerin Çocuklarındaki Öksürükle İlgili En Çok Merak Ettikleri Sorular ve Cevapları

    • Çocuklarda öksürük hangi nedenlere bağlı olarak görülür? Enfeksiyon, aspirasyon, yabancı cisim, reaktif hava yolu, kistik fibroz, gastroesofageal reflü, pasif sigara içiciliği ve anatomik anomaliler nedeniyle öksürük görülür.
    • Kış aylarında öksürüğün daha sık görülmesinin sebepleri nelerdir? Kış aylarında soğuk algınlığı sendromuna neden olan virüsler ve bakteriler daha yaygın olarak havada bulunur. Ayrıca okul ortamı, toplu kapalı yaşam alanları da bu sıklığı etkiler.
    • Geceleri çocuklar neden daha çok öksürürler? Özellikle üst solunum yolu enfeksiyonuna bağlı öksürükler gece gözlenir. Yatış pozisyonuyla geniz akıntısı bronş ağacına akar ve öksürük refleksini uyarır.
    • Öksürüğe karşı anne ve babaların alabileceği önlemler nelerdir? Ailenin bu konuda sabırlı olup, doktorlarının yönlendirdiği şekilde davranmaları gerekir. Unutmamalı ki her üst solunum yolu enfeksiyonundan sonra 6-8 hafta öksürük devam edebilir. Öksürüğü kesmek ailelerin amacı olmamalı. Altta yatan neden tedavi olunca öksürük de geçecektir.
    • Soğuk buhar makinesi kullanımı öksürüğe karşı yarar sağlar mı? Soğuk buhar makinesi nazofarenjit ya da Rhinosinusit dedeiğimiz burun tıkanıklığına bağlı öksürüklerde yarar sağlar. Nemlendirme ile burun ifrazatı yumuşar. Geniz akıntısı azalır. Öksürük refleksi azalır. BebekSayfasi.Com olarak en büyük mağazalardan buhar makineleri fiyatlarını sizin için karşılaştırdık, eğer görmek isterseniz BUHAR MAKİNESİ FİYATLARI sayfamıza göz atabilirsiniz.
    • Öksürük yapan ya da öksürükle birlikte görülen hastalıklar nelerdir? Reaktif hava yolu hastalığı, tüm üst solunum yolu enfeksiyonları, bronşit, zatürre, boğmaca, kızamık, krup, kistik fibroz gibi hastalıklar öksürükle beraber seyreder.
    • Bebeklerde öksürük nasıl tedavi edilir? Genel olarak tüm enfeksiyonlara bağlı öksürüklerde birinci amaç öksürüğü kesmek değil öksürüğe neden olan enfeksiyonu ya da rahatsızlığı gidermektir. Öksürük kesiciler (antitussif) kesinlikle tercih edilmemelidir! Çünkü bunlar öksürük refleksini baskılayarak bütün mukusun bronşlarda ve üstaki borusunda birikmesine neden olarak süper enfeksiyon gelişmesine neden olabilir. Bronş açıcılar ve geniz açıcı ilaçlar tercih edilmelidir.
    • Öksürükte hangi durumlarda doktora başvurulmalıdır? Öksürük kriz şeklinde geliyor ise, ateşle beraber seyrediyorsa, günlük aktiviteleri ve gece uykusunu etkiliyorsa doktora başvurulmalıdır.
    • Kronik olarak öksürüğü olan çocuklarda alerji olma olasılığı mevcut mudur? 8 haftadan uzun süren öksürükler her gribal enfeksiyonun sonunda her seferinde uzamış öksürük gözleniyorsa altta yatan neden olarak alerji araştırılmalı.
    • Alerjiye bağlı öksürük nasıl tedavi edilir? Alerjiye bağlı öksürük akut dönemde bronş açıcılar ve koruyucu antialerjiklerle tedavi edilir. Kronik dönemde ise inhale steroidler ile tedavi edilmektedir.
  • Parmak Ucunda Yürümek Hastalık Habercisi Mi?

    Çocuklar neden parmak ucunda yürür? Parmak ucunda yürümek hastalık habercisi mi? İşe bu soruların cevapları…

    Çocuğunuz parmak ucunda yürüyorsa, özellikle de yeni yürümeye başladıysa o zaman mutlaka bir Ortopedi ve Travmatoloji uzmanına gitmek gerekir. Çünkü bu durum geçici olabileceği gibi; kalıcı olabilecek bir hastalığın da ön habercisi olabilir.

    Çocuklarda görülen parmak ucunda yürümenin nedenlerini Hisar Intercontinental Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Teoman Benli şöyle anlattı:
    “Çocuklar genellikle 12-18 ay arasında yürümeye başlar ve ilk yürüyüş, halk arasında apalamak olarak da bilinen çocuğun dengesini sağlamak için dizlerini hafif büküp, ayaklarını hafif içe döndürerek, yalpalayarak ve kısa adımlarla yapılandır. Aileler genellikle çocuklarında bu dönemdeki içe basmadan şüphe edip doktora götürürler.

    Ne var ki bu çocukların büyük bir çoğunluğu normaldir ve yürüyüşleri fizyolojik gelişimlerinin bir parçası olarak böyledir. Ancak çocuk parmak ucunda yürüyorsa o zaman mutlaka bir Ortopedi ve Travmatoloji uzmanına gitmek gerekir. Gerçi bu çocukların yine önemli bir kısmı idiopatik olup, yani sebebi bilinmeyen cinsten olup, tedavi edilmeksizin kendi kendine düzelebilir.”

  • Çocuklarda Kansere Dikkat !

    ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİNDE ALARM BULGULAR

    Lösemiler yani kan kanserleri için;
    – Solukluk, halsizlik
    – Burun ya da diş etlerinde kanama
    – Vücutta kırmızı ya da mor renkli döküntüler ve ateş
    – Çocuklar düşmeyen dirençli ateş
    – Lenf bezlerinde şişlik ya da karaciğer dalak büyümesi gibi bulgular

    Lenfomalar, yani lenf bezi kanserleri için;
    – Daha çok boyun, koltuk altı ya da kasıklarda lenf bezi büyümesi
    – Bazen buna eşlik eden ateş, halsizlik
    – Hastaların akciğer boşluğu içindeki lenf bezleri etkilendiğinde, hastada nefes darlığı da bunun göstergesi olabilir.

    Çocukluk çağının diğer tümörleri ise genellikle yerleştikleri bölgeye göre bulgu verir.

    Bu açıdan dikkat edilmesi gereken bazı bulgular ve işaret edebileceği çocukluk çağı kanserleri;
    – Göz bebeklerinde beyaz renkli parlama, retinoblastoma denen göz tümörü bulgusu olabilir. Özellikle 5 yaş altındaki çocuklarda görülen bu tümörün ilk bulgusu şaşılık da olabilir. Böyle bir durum fark edildiğinde göz doktoruna başvurulmalıdır.

    – Küçük bebeklerde karın içinde özellikle banyo yaparken ele gelen sertlik, bir kitlenin habercisi olabilir. Bu çoğunlukla böbrek tümörünün ya da böbrek üstü bezi tümörünün işaretidir.

    – Kollarda, bacakta ya da gövdenin herhangi bir yerinde şişlik oluştuğunda bunun kas ya da kemik tümörünün habercisi olacağı unutulmamalıdır.

    – Çoğu zaman çocukların düşmesi sonucu oluştuğu zannedilen kol ve bacaktaki şişliklerin iyileşmesi gecikiyor ise mutlaka bir doktora başvurularak ilgili bölgenin filmleri çekilmelidir.

  • Çocuklarda Atopik Dermatit

    Hiçkimse bebeğinin prüzsüz cildinin bu kadar küçük yaşta sorunlu olabileceğini düşünmez. Ne varki atopik dermatit ve çocukluk çağı egzaması sıklıkla rastlanan bir durum. Kullanacağınız ürünler bu durumun tedavisinde büyük önem taşıyor.

    Çocukların en sevimli dönemlerinde rastlanan ve bu dönemin zaman zaman tatsızlaşmasına neden olan atopik dermatit, çocukların yüzde 1 ila 3’ünde görülen bir hastalık.

    Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayfer Aydın, çocuklukta bu hastalığın en önemli görülme nedenini; atopi yani ailede anne veya babada alerjik bir hastalığın var olmasına bağlıyor.

    Bebek cildinde atopi ve egzama sorunu nedir?

    Atopi; hassas ve gelişmemiş bebek cildinde görülen en büyük cilt sorunlarından birisidir. Genellikle bebekler iki-üç aylıkken ortaya çıkar.

    Kronik, bir cilt hastalığıdır. Kol içi, bacak arkası, boyun ile gövdenin birleştiği yer, ağız kenarı gibi cilt kıvrımlarında görülür. Aşırı cilt kuruluğu ve lezyonlar ile kendini belli eder. Kaşıntı ve sürekli rahatsızlık hissi gibi semptomları, bebeklerde uyku bozukluklarına sebep olur. Kortizon içeren kremler ve antihistaminik ilaçlar tedavide kullanılan geleneksel çözümlerdir. Atopoik dermatit eğilimi günümüzde her geçen gün artmaktadır.

    Peki ya tedavisinde neler yapılmalı?
    Çok kaşıntı olan ve çocuğun yaşam kalitesini, uykusunu, neşesini kaçıran bu durumda tedavinin en önemli kısmı, tetikleyici faktörlerden uzak durmak ve önleyici tedirler almaktır.

    • Hastalığı tetiklediği bilinen yünlü, sentetik kıyafetler yerine pamuklu kıyafetler kullanılmalı.
    • Çocuğun çamaşırı yıkanırken deterjan yerine sabun tercih edilmelidir.
    • Derinin nemlendirilmesi tedavinin en önemli parçasıdır. Deri kuruluğu kaşıntıyı ve hastalığı şiddetlendirdiği için bol nemlendirmek esastır.
    • Kaşıntı ya da sıyrıklar sebebiyle oluşan enfeksiyon riski durumlarında tedaviye topikal bir antibiyotikli krem eklenebilir.
    • Hastalık tekrarlayıcı ataklarla kenndini yineleyen tarzda ve çocuğun yaşam kalitesini önemli ölçüde etkildeiği için atopik dermotiti olan bir çocuğun ailesinin çok bilinçli olması ve onu düzenli takip eden ve tedavisini düzenleyen bir dermatologunun olması tedavisinde en doğru yol olacaktır.
  • Bebekler Için Alerjen Maddeler Nelerdir?

    Bebeğinizin ve çocuğunuzun beden sağlığı, bakım ve temizliği için özenli ve temkinli olduğunuzu tahmin ederiz.

    Peki çocuğunuzda alerjiye neden olabilecek maddelerden haberdar mısınız?

    Bebeklerde ve çocuklarda alerjiye neden olabilen 26 parfüm, Avrupa Birliği yönetmeliğince alerjen olarak nitelendirilmiş ve ürünler üzerindeki etiketlerde belirtilmesi zorunlu kılınmış. Bu karar, Almanya’da Göttingen Üniversitesi, IMBE,

    Erlangen-Nünberg Üniversitesi, Klinikum Dortmund akademisyenleri işbirliği ile gerçekleştirilen araştırma sonucu, her gün kullandığımız ürünlerin içinde bulunan bazı parfümlerin alerjiye neden olduğunun kanıtlanması üzerine alınmış.
    İşte ailelerin ürün etiketlerinde dikkat etmesi gereken alerjenler:

    Alerjen Koku Bileşenleri

    • Amyl – cinnamic alcohol
    • Anisyl alcohol
    • Benzyl salicylate
    • Benzyl alcohol
    • Benzyl benzoate
    • Benzyl cinnamate
    • Cinnamic alcohol
    • Cinnamic aldehyde
    • Citral
    • Citronellol
    • Coumarin
    • Eugenol
    • Farnesol
    • Geraniol
    • HMPCC
    • Hydroxycitronellal
    • Isoeugenol
    • Lilial
    • Limonene
    • Linalool
    • Methylheptin carbonate
    • Oak moss abs
    • Tree moss abs
    • α- Amyl –cinnamic aldehyde
    • α- Hexyl – cinnamic aldehyde
    • γ-Methylionon
  • Bebeğin Ilk Göz Muayenesi Ne Zaman Yapılmalı?

    Uzmanlara göre, çocukluk döneminde gözde görülen problemleri başlıca iki grupta değerlendirmek mümkün. Birincisi nadir görülen ancak bebeğin hayatını etkileyen, diğeri ise daha sık görülen ama görmeyi etkileyen hastalıklar.

    Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Azmiye Altınışık, bu hastalıkları; görme kusurları, göz tembelliği, göz kayması, gözyaşı kanalı tıkanıklığı, daha nadir olarak katarakt, göz tansiyonu, tümörler ve gözün gelişimine bağlı yapısal anormallikler olarak sıraladı.
    Altınışık, bebeğin gözünde şüphe edilen bir durum varsa hemen, bir şikayet yoksa 2-4 yaş arasında ilk göz muayenesinin yapılması gerektiğini söyledi ve şöyle devam etti: “Zaten bebeklerin rutin sağlık kontrollerinde herhangi bir sorun varsa önceden tespit edilebilir ve çocuk göz hekimine yönlendirilebilir. Çocukluk dönemindeki problemlerin başında görme kusurları olarak ifade ettiğimiz miyop, hipermetrop veya astigmat olarak tanımladığımız kırma kusurları gelmektedir. Özellikle gözlük kullanan ebeveynler bebekleri olduğunda görmesinde bir problem olup olmadığını merak ederler. Görme kusurlarının bir kısmı kalıtsal olmakla birlikte hipermetropi gibi bazıları doğuştan, bazıları ise okul çağında ortaya çıkmaktadır.”

    Uluslararası Körlüğü Önleme Derneği’nin 2001 yılında yaptığı çalışmada çocukların yüzde 5 ile 15’inde görme kusuru olduğu ve bunların çoğunun düzeltilmediği, yani fark edilmediği belirtiliyor. Ülkemizde yapılan tarama çalışmalarında da benzer sonuçlar elde edildiğini söyleyen Dr. Altınışık, şu bilgileri verdi:

    “Çocuklarda görme kusurlarının fark edilir belirtileri yoktur. Televizyonu yakından izleme mutlaka bir görme kusuru olduğunu göstermez. Sık düşüyorsa, ışıktan rahatsız oluyorsa, elindeki oyuncakları görmek için çok yaklaştırıyorsa, gözlerini çok kırpıyorsa, görme kusurlarından şüphelenmek gerekir. Ancak okula başladığında iyi göremediğinin farkında olabilir. Yüksek olan görme kusurları erken yaşta fark edilmediğinde görme gelişimini tamamlayamaz ve göz tembelliği ortaya çıkar. Bu nedenle çocukların 2-4 yaş arasında mutlaka göz hekimi tarafından muayenelerinin yapılması gerekir.

  • Bebeğiniz Duyuyor Mu?

    Bebeklerde işitme kaybı nedenleri nelerdir? Bebeklerde işitme kaybı nasıl teşhis edilir?

    Günümüzde sık karşılaşılan problemlerden biri olan işitme kayıpları, daha bebeklik döneminde ortaya çıkabiliyor. İşitme kayıplarında erken ve doğru teşhisin önemini vurgulayan ENT Tıp Merkezi Kulak Burun Boğaz uzmanlarından Op. Dr. Mustafa Üzeyir anne ve babalara konuyla merak edilenleri yanıtlıyor.

    Üzeyir, bebeğinde işitme kaybı olup olmadığını ilk tespit edecek kişilerin ebeveynler olduğunu belirtiyor. Bunun için anne ve babanın doğumdan itibaren çok dikkatli bir gözlem yapması gerektiğini söyleyen Üzeyir, annenin hamilelik sırasında yaşadığı birtakım olumsuz durumlar ya da geçirdiği hastalıkların bebekte işitme kaybı olma olasılığını artırdığını dile getiriyor.

    İşitme Kaybı Risk Faktörleri Nelerdir?

    • Annenin hamilelik sırasında ateşli bir hastalık geçirmesi (Kızamık vb.)
    • Doktor önerisi olmadan yanlış ilaç kullanması
    • Hamilelik sırasında sigara ve alkol kullanımı
    • Bebeğin doğum kilosunun 1600 gramdan düşük olması
    • Bebeğin doğumda sarılık geçirmesi ve kan değişimi uygulanması
    • Bebeğin antibiyotik kullanmasını gerektirecek kadar ağır bir enfeksiyon geçirmesi
    • Bebeğin yoğun bakımda 5 günden fazla kalması
    • Menenjit olması ve nörolojik bir hastalık geçirmesi

    Sağlıkla ilgili her konuda olduğu gibi, bu konuda da erken teşhisin önemine vurgu yapan Üzeyir, ilk 28 günün önemine dikkat çekiyor. Üzeyir, erken bebeklik döneminde (doğumdan ilk 28 güne kadar) yukarıda sıralanan belirtilere ek olarak, ailede kalıcı veya ilerleyen işitme kayıpları varsa, bebek çevreden gelen seslere gerektiği gibi tepkiler vermiyorsa ve 3 aydan uzun süren kulak enfeksiyonu geçirmişse mutlaka işitme testi yapılması gerektiğini belirtiyor.

  • Bebek Gelişiminde 18. Aya Dikkat

    Bebek gelişiminde 18. ayın önemi nedir? Bebeklerde otizm belirtileri nelerdir? Otizm belirtileri kaçıncı ayda belli olmaya başlar?

    Bebeklerin gelişimleri yakından takip edilmeli. Anne-baba bebeklerin hangi ayda hangi özellikleri gösterdiğini iyi bilmeli. Klinik psikolog Nazan Ülkü, bebeklerin özellikle 18. ayının önemli olduğunu söylüyor. Nazan Ülkü, 18 aylık olduğu halde birkaç kelime de olsa konuşamayan, göz teması kuramayan, seslenildiği zaman bakmayan ve ilgisi çekilemeyen bebeklerde otizmden şüphelenmek gerektiğini ifade ediyor.

    Türkiye’de her 150 kişiden biri otistik. Otizm Platformu’nun verilerine göre 0-14 yaş grubunda 125 bin civarında otizmli çocuk bulunuyor. Gelişimsel yetersizlik ve nörolojik bir bozukluk olan otizmin, ilk iki yıl içinde belirtileri başlıyor. Çocuğunuz diğer çocuklara göre daha az gülüyor, seslenmenize rağmen tepkisiz kalıyor, göz teması kurmuyor ve dil gelişiminde problemler yaşıyorsa otizmin ipuçlarını veriyor demektir.

    Gelişimsel gecikmeleri “Ben de geç konuşmuşum” veya “Babası da küçükken böyleymiş” gibi bahanelerle geçiştirmeyin.

    Acıbadem Hastanesi’nden klinik psikolog Nazan Ülkü, çocuğun gelişimlerinin yaşına uygun olup olmadığının takip edilmesi konusunda ebeveynleri uyarıyor. Otizm, genetik ve çevresel etkilerin bir araya gelmesi ile ortaya çıkıyor. Otizmin nedenleri ile ilgili çalışmalar halen devam ediyor. 80 genin otizme sebep olduğunun tahmin edildiğini ifade eden Nazan Ülkü, hamilelik sürecinde otizm tanısını koymanın mümkün olmadığını vurguluyor. Ülkü, otizm tanısındaki en önemli dönemin bebeğin 18. ayı olduğunu belirtiyor. Bebeklerin doğdukları günden itibaren kendilerine bakım veren kişilerle göz teması kurduğunu söyleyen Ülkü, “12. ayda başbaş yapabiliyor, dikkatlerini çeken cisimlere ilgi gösterebiliyor; seslenildiği zaman isimlerine tepki verebiliyorlar. 16. ayda ise birkaç kelime düzeyinde de olsa konuşabiliyorlar. Eğer 18 aylık bir bebek bu tepkileri göstermiyorsa mutlaka otizm açısından değerlendirilmesi gerekiyor. Aynı şekilde 24 aylık bir bebek de yaklaşık 10 kelime söyleyip 50’ye yakın kelimeyi anlayabiliyor. Şayet bebeğin dil gelişiminde de gecikmeler varsa otizm açısından değerlendirilmesi şart.” şeklinde konuşuyor. Nazan Ülkü, göz teması kurma, ismiyle seslenildiğinde bakma, parmakla gösterme gibi becerilerin zayıf olduğu her durumda otizmden şüphelenmek gerektiğini belirtiyor.

    Araştırmalara göre otizm, erkek çocuklarda kızlara oranla 3-4 kat daha sık görülüyor. Ülkü’ye göre bunun sebebi, araştırmalarda kesinlik kazanmasa da x kromozomundaki bir mutasyonla bağlantılı.

    Anne-babanın işbirliği gerekiyor
    Çocuğunuzda otizm olabileceğinden kuşkulanıyorsanız, en kısa zamanda çocuk ruh hastalıkları uzmanı ya da çocuk nöroloğuna başvurun. Uzmanlar, otizmin derecesi, zekâ düzeyi, uyum ve iletişim becerileri, davranış gelişimini değerlendirmek için çeşitli testler uyguluyor. Otizmin kesin bir tedavisi yok. Hastalık, hayat boyu süren kalıcı bir rahatsızlık. Ancak erken müdahale ile belirtilerin sıklığında ve şiddetinde değişiklikler görülebiliyor. Otizm ile birlikte görülebilen dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik, takıntılı davranışlar gibi problemler için farklı tıbbi tedaviler uygulanıyor. Bilinen hiçbir ilaç otizmin ana belirtileri olan sosyal ve iletişimsel bozuklukları gidermiyor. Otizm tedavisinde hedef, ebeveyn-çocuk ilişkisinin düzenlenmesi, empatinin geliştirilmesi. Bu da özel eğitim ve psikoterapiden geçiyor. Anne-babanın otizmle ilgili bilgi edinmesi ve tedavi sürecinde çocuğuyla birlikte aktif olarak rol oynaması tedavide başarıyı artırıyor.

    Sevilmekten hoşlanmaz, çevreleriyle ilgilenmezler
    Diğer çocuklara nazaran daha az gülerler. Sevilmekten hoşlanmaz ve tepki gösterirler.
    Anne-babanın seslenmesine karşın cevap vermez, tepkisiz kalırlar. Çoğu aile, çocuklarının sağır olduğunu dahi düşürür. Çevredeki insanların görünümleri, hareket ve davranışları dikkatlerini çekmez. Çevrelerinde kimse yokmuş gibi davranırlar.
    Otistik çocuklar, daha çok konuşma gecikmesi ile doktora getirilir. Bedensel gelişimi yaşına uygun olan otistik çocukların konuşması yaşıtlarına göre oldukça geridir. Çocuklar uyumadıkları zaman yatakta kalmak istemez ve annelerinden ilgi bekler. Otistik çocuklar ise uyumadıkları halde saatlerce yataklarında kalabilir.

  • Bebeklerde Pamukçuk Hastalığına Dikkat

    Bebeklerde pamukçuk oluşumu nasıl önlenir? Bebeklerde pamukçuk tedavisi nasıl yapılır?

    Özellikle yenidoğan bebeklerde görülen ve bebekte çeşitli huzursuzluklara sebep olan, pamukçuk hastalığı olarak da bilinen Moniliazis nedir? Tedavi yöntemleri nelerdir? Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öznur Yılmaz Moniliazis ile ilgili bilinmesi gerekenleri açıklıyor ve uyarıyor: “Pamukçuk hastalığı tedavi edilmediği taktirde bebeklerde ağır akciğer enfeksiyonlarına ve daha farklı enfeksiyonlara neden olabilir.”

    Bebeklerde Ağız Bakımına Dikkat!

    Bebeklerde genellikle antibiyotik kullanımı sonrası ortaya çıkan ve bebek sağlığını olumsuz yönde etkileyen pamukçuk oluşumu, annelerin korktuğu ve merak ettiği bebek hastalıklarının başında geliyor. Bu hastalığı anlamanın birçok yolu olduğu gibi hastalıktan korunmanın da çeşitli çözüm yolları bulunuyor. Central Hospital’dan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öznur Yılmaz, bebeklerde pamukçuk oluşumuyla ilgili merak edilenleri yanıtladı.

    Uzman Dr. Yılmaz, yanak içinde, dil ve damakta süt parçalarını andıran beyaz lezyonlar şeklinde kendini gösteren pamukçuk hastalığı bir cins mantar olan Candida enfeksiyonu nedeniyle oluştuğunu belirtiyor ve ekliyor: “Genelde yenidoğan bebeklerde görülen bu hastalık 1 yaşına kadar olan çocuklarda da sık karşılaşılan bir enfeksiyon. Antibiyotik kullanımı ve hormonal değişiklikler (hamilelik gibi) mantar üremesi için uygun koşulları oluşturur. Normal doğum sonrası Candida mantarı, bebeğin solunum yollarına ve sindirim sistemine geçer. En erken 4.günde, genellikle 1. haftada ortaya çıkar.”

    Özellikle dezenfekte edilmeyen biberon veya emziğin de ağız içi mikrobik enfeksiyonlara ve pamukçuğa neden olabilir. “Ağız içinde, dilde, yanaklarda, yumuşak, sert damakta görülür. Beyaz bir küfle örtülmüş gibi görünen bebeğin dil ve damağındaki lezyon kazınırsa altındaki deri yanmış gibi görünür ve kanayabilir, sızıntılı yüzeysel bir ülser belirir. Tedavi edilmezse ağrılı olabilir; bu durumda bebeklerde emmeye isteksizlik ya da emme ve yutma güçlüğü, huzursuzluk, nadiren hafif ateş gibi belirti ve bulgular görülebilir.”

  • Bebeğinizin Göz Sağlığına Dikkat

    Bebeğinizin gözlerinde sulanma ve çapaklanma problemi varsa bunun nedeni gözyaşı kanalındaki tıkanıklık olabilir!

    Bu problem kesinlikle ihmale gelmemeli, çünkü gözde sık sık enfeksiyon oluşumuna yol açan gözyaşı kanalı tıkanıklığı ilk 3 ayda basit bir müdahaleyle tedavi edilebilirken, geç kalındığında ise tek çözüm ameliyat olabiliyor!

    Gözü korumak ve temizlemek gibi son derece önemli bir işlevi olan gözyaşı burun köküne yakın 2 kanalla gözyaşı kesesine, ardından da burun arkasındaki boşluğa akıyor. Bu kanalların tıkanması durumuna da ‘gözyaşı kanalı tıkanıklığı’ deniyor. Her 100 bebekten 20’si gözyaşı kanalı tıkalı olarak dünyaya geliyor. Bu tıkanıklık bebeklerin yaklaşık yüzde 90’unda doğum sonrasında ilk ağlamayla birlikte açılırken, diğerlerinde ise kapalı kalmaya devam ediyor. Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Teoman Özek, gözyaşı kanalı tıkanıklığının en tipik belirtileri olan gözde sulanma ile çapaklanma sorununda, gecikmeden bir göz hekimine başvurulması gerektiğini belirterek, “Çünkü tıkanıklık ilk 3 ayda basit yöntemlerle tedavi edilebilirken geç kalındığında ise ameliyat gerekebiliyor. Ayrıca tıkanıklık bu süreçte gözün sık sık mikrop kapmasına, bunun sonucunda gözyaşı kesesinde apseye yol açabiliyor. ” diyor.

    Gelişim bozukluğu veya doğum travmaları neden oluyor.

    Bazı bebeklerin burun kanalları gelişim bozukluğu nedeniyle tıkalı olabiliyor. Doğumun ardından bebeğin ilk ağlamasıyla birlikte burun kanallarındaki bu yapışıklık açılırken bazılarında ise kapalı kalıyor. Ayrıca doğum sırasında burnun bir tarafında deviasyon oluşması da gözyaşı kanalının tıkanmasına neden olabiliyor.