Bebek Sağlığı ve Aşılar

  • Düzenli Emzirme Bebekte Obezite Riskini Azaltıyor

    Obezite (aşırı kilolu olma) son yıllarda oldukça önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir.

    Obezitenin gelişiminde en önemli neden genetik faktörlerdir. Ancak yeme ve egzersiz alışkanlıkları da obezite gelişiminde önemli rol oynar. Obeziteye bağlı olarak çok sayıda hastalık tetiklenebilir (örn. şeker hastalığı, yüksek tansiyon, uykuda solunumun geçici bir süre durması).

    Obezitenin neden olduğu çok sayıda fiziksel sorunun yanı sıra obezite en önemli sosyal ayrımcılık nedenlerinden (etiketleme) biridir. Bu etiketleme erken yaştan itibaren çocuğun akran ilişkilerinde sorun yaşamasına, sosyal ortamlardan uzak durmasına ve özgüven sorunları geliştirmesine yol açabilir. Özellikle ilk 4-6 ayda düzenli emzirmenin obezite gelişimi riskini azalttığı belirtilmektedir. Öte yandan, annenin bebeği uygun besleme yöntemi ve uygun gıda seçimi de koruyucu olacaktır.

  • Bebeklerde Cilt Kuruluğu Nasıl Giderilir?

    Hemen her yaştan çok sayıda insan, kışın cilt kuruluğu ve kaşıntıdan şikayet eder. Birçok kimse bebeklerin cildini dış ortamda rüzgar ve soğuğun kötü etkisinden korumakla onların cildini yumuşak ve esnek tutabileceğini kabul ederse de öyle değildir.

    Kışın cilt kuruluğunun ana nedeni dış ortam değil iç ortamdır. Evlerin çoğunda ısınma sistemleri faaliyete geçer geçmez iç ortam havası ısınır ve kurur. Kışın cilt kuruluğunun ana nedeni bu kuru ve sıcak havadır. Bu olumsuz etkiyi aşağıdaki yollarla giderebilirsiniz:

    Evinizdeki rutubeti artırın: Isınma sisteminize bir nemlendirici ekleyin ya da en azından bebeğin odasına bir soğuk nemlendirici alın. Eğer bu mümkün değilse radyatörlerin üzerine sıcak su kapları koyun (tabii çocuğun ulaşamayacağı yerlere) su buharlaştıkça hava nemlenecektir.

    Bebeğinizin iç nemini artırın: Bebekler (ve hepimiz) cilt için gereken nemi dıştan olduğu kadar içten de alırız. Bebeğinizin yeterince sıvı aldığından emin olun.

    Bebeğin cildindeki nemi artırın: Hemen banyo sonrasında bebeğinizin nemli cildine kaliteli bir bebek losyonu uygulamak rutubetin korunmasına yardımcı olur. Doktorunuzdan belli bir ürünü tavsiye etmesini isteyin veya eczaneden hipoallerjik bir tanesini seçin.

    Sabunu azaltın: Sabun kurutucudur. Günde bir defa bezleme bölgesine uygulama dışında çok küçük bebeklerde kullanılması nadiren gerekir. Emekleme çağındakilerin dizleri, el ve ayaklarının sabunlanması gerekebilir. Ancak genel olarak çok az sabun kullanın, özellikle köpük banyosu ya da sıvı sabun kullanmayın, çünkü sabunlu su normal sudan daha fazla kurutucudur. Ve yumuşak bir sabun kullanın, tavsiye için doktorunuza başvurun.

  • Alerjide Genetik Yatkınlık Belirleyicidir

    Son yıllarda alerjik hastalıklarda ciddi bir artış görülüyor. Çevre ve hava kirliliği, katkılı gıdalar, ilaçlar, endüstrinin gelişmesi bu artışın en önemli sebepleri arasında yer alıyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Pediatri Anabilim Dalı Alerji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Reha Cengizlier, alerji sorunu olan çocukların annelerinin bir şeyleri eksik yaptığı, çocuğuna yeteri kadar bakamadığı, bu nedenle alerji olduğuna dair bazı inanışları olduğunu söyleyerek bu yanlış kanı için şunları söylüyor: “Oysa böyle değil, genetik yatkınlık daha belirleyicidir.”

    Allerji nedir?
    Allerji; “Allerjen” denilen ve dışardan girerek vücuda zarar verecek maddelere karşı vücudun aşırı tepki vermesi sonucu ortaya çıkan durumlardır. Normalde, vücudun savunma mekanizmasıdır. Ancak bazı kişilerde bu savunma abartılıdır; kendine zarar vermeye başlar, alerjik hastalık ortaya çıkar. Yani; etkiye aşırı tepki söz konusudur. Bu aşırı tepki hangi organ veya sistem ağırlıklı ise o sisteme ait hastalık olur. Alt solunum yollarında ise astım, üst solunum yollarında ise alerjik rinit olur; saman nezlesi, bahar nezlesi gibi isimleri de vardır. Ciltte olursa egzema da denen atopik dermatit, kurdeşen de denen ürtiker şeklinde görülebilir. Bazen bir kaçı bir arada olabilir. Bazen de zamanla biri diğerine dönüşebilir.

    Neden olur?
    Bazı insanlar, genetik olarak alerjik hastalıklara karşı yatkındır. Bu insanlar, çevresel alerjenlerle karşılaştıklarında, bir yere kadar tolerans gösterebilirler. Ancak tolerans sınırını aştığında hastalık olarak ortaya çıkar. Bu sınırı ne zaman aşacağı bilinemediğinden, herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir. Bu genetik yapı, aileden kalıtsal olarak geçebileceği gibi, ailede olmadığı halde o bireyde ilk kez ortaya çıkabilir. Ama ailede alerjik hastalık varsa, bu risk daha yüksektir. Özellikle annelerin endişesi, bir şeyleri eksik yaptığı, çocuğuna yeteri kadar bakamadığı, bu nedenle alerji olduğudur. Oysa böyle değil, genetik yatkınlık daha belirleyicidir.
    Son yıllarda artışına ait çeşitli teoriler vardır. Çevresel etkiler en başta düşünülür. Çevre ve hava kirliliği, Katkılı gıdalar, ilaçlar, endüstrinin gelişmesi, tıbbın gelişmesi ve enfeksiyon hastalıkları ile daha iyi savaş verebilme, ve genetik yapının gidiş yönü gibi açıklamalardır. Hiçbiri tek başına açıklamaya yetmemektedir. Bu konudaki araştırmalar da sürmektedir.

    Bebeğin anne sütü alması alerji riskini azaltır mı?
    Tek kelimeyle evet. Bebeklerin, mümkün olduğunca uzun süre anne sütü alması ; hele ilk ay sadece anne sütü alması beslenmede çok önemlidir. Ailede alerji öyküsü varsa, riski azaltmak için ek gıdaları olabildiğince geç başlamak, katı gıdaları geç başlamak, anne sütünü uzun süre vermeye özendirmek gerekir.

    Alerjik bir annenin bebeğini emzirmesi alerji ihtimalini güçlendirir mi?
    Hayır. Anne alerji hastası bile olsa, onun sütü bebeğin alerjik olmasına neden olmaz. Araştırmalar, anne sütü ile alerjenlerin geçmediğini, geçenlerin de bebekte alerji yapmaya yetmediğini göstermiştir. Anne alerji hastası da olsa bebeğini mutlaka emzirmelidir.

    Anne ve babası alerji hastası olan bebeklerde alerji ihtimali artar mı?
    Alerji riski genetik yatkınlıkla artar. Yakınlık derecesi ne kadarsa risk de o kadar artar. Örneğin toplumda alerjik hastalıkların görülme oranı ortalama % 10 civarındadır. Yani her 10 kişiden birinde alerji söz konusudur. Eğer anne-babanın birinde alerjik hastalık varsa; bu risk % 20-25 , ikisinde de varsa %30, ilaveten kardeşinde de varsa %60, tek yumurta ikizi kardeşinde de varsa % 100’e yakındır.

    Alerji belirtileri nelerdir?
    Hangi organ hedef ise o organa ait belirtiler ön plandadır. Solunum yollarında ise astım veya alerjik nezle, ciltte ise egzema gibi.

    Bebeklik çağında en sık görülen alerjik hastalıklar nelerdir?
    Bebeklik çağında en sık görülenler besin alerjileri ve tekrarlayan hırıltılı- hışıltılı solunumla giden solunum sistemi alerjileridir. Besin alerjisi zamanla düzelme şansı çok yüksek olan bir grubu oluşturur. Hışıltılı bebeklerin de anomalisi, solunum yoluna kaçan yabancı bir madde, yiyecek parçası vs. gibi altta yatan bir neden olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır. Eğer yoksa, bu bebeklerin bir kısmı kendiliğinden, bir kısmı da tedavi ile düzelir. Çok az bir kısmı ilerde astım olarak devam eder.

  • Bebeklerde Kalp Üfürmesi Nedir?

    Çocuklardaki “üfürüm” adı verilen sıra dışı kalp seslerinin kalp hastalığının habercisi olabileceği bildirildi. Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bülent Oran, yaptığı açıklamada, çocukluk döneminde zaman zaman görülen dudak morarması, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, baş dönmesi, bayılma gibi belirtilerin erken kalp hastalığı habercisi olabileceğini söyledi.

    Çocukların muayenesi sırasında duyulan kalp üfürümlerinin de aynı şekilde erken kalp hastalığının habercisi olabileceğine dikkati çeken Oran, “Dünyada ve Türkiye`de kalp-damar hastalıklarından ölümler ilk sırada yer alıyor. “Üfürüm” adı verilen sıra dışı kalp seslerinin bir kısmı zararsızdır ve bir süre sonra kaybolur. Unutmamak gerekir ki masum gibi görünen üfürüm, çok ciddi doğuştan kalp hastalığının ilk ve tek bulgusu olabilir” dedi. Genellikle ateş, kansızlık, heyecan gibi kalbin hızlı çalışmasına neden olan durumlarda üfürümün şiddetinin arttığını dile getiren Oran, üfürümün neden kaynaklandığının saptanmasının önemli olduğuna dikkati çekti.

    ÜFÜRÜMLER RUTİN MUAYENEDE FARK EDİLİYOR
    Genellikle üfürümlerin çocukların yapılan rutin muayeneleri sırasında fark edildiğini anlatan Oran, şunları kaydetti: Üfürüm tanısı konulan hastaların kesin tanı için mutlaka bir çocuk kardiyoloji merkezine götürülmesi ve ayrıntılı muayene edilmesi gerekir. Değişik çalışmalarda ilk tanısı masum üfürüm olan çocukların yaklaşık yüzde 4-5 kadarında ayrıntılı incelemeyle doğumsal kalp hastalıkları tespit edilmiştir. Bu nedenle üfürüm duyulan çocuklarda, fiziki muayeneyle masum üfürüm düşünülse bile bir merkezde ayrıntılı değerlendirilmelidir. Üfürüme neden olan olay eğer gerekiyorsa tedavi edilir. Bir takım üfürümler tedaviyle tamamen kaybolurlar. Organik kalp hastalıklarına bağlı üfürümler kalıcıdır. Bunlar da hastalığın ne olduğuna bağlı olarak değişiklik gösterir. Cerrahi olarak düzeltme operasyonları yapılarak veya kalbe kateter yardımıyla balon, stent veya yeni kalp kapağı takılarak tedavi edildikten sonra ancak kaybolurlar.

  • Bebeklerde Damar Benleri (Hemanjiomlar)

    Deri yüzeyindeki damarların genişlemesi sonucu oluşurlar. Genellikle doğumda mevcuttur veya 1-2 ay içinde ortaya çıkarlar. Bazen bir çileği andırır şekilde kabarık ve parlak kırmızı renkte görüntü verirler. Hayatın ilk birkaç yılında büyürler, sonradan büyümeleri duraklar ve 5-9 yaşlarında kendiliğinden kaybolurlar.

    Genellikle tedavi gerekmez. Ancak gözlerde, anüs çevresinde ve idrar çıkış deliği bölgesinde ortaya çıkan benler bu organların işlevini bozabileceğinden tedavi edilmelidir. Bir kısım damar benleri “şarap lekesi” adını alır. Deriyle aynı düzeyde, pembe, kırmızı veya mor renklidirler. En sık olarak ense bölgesi ve göz kapaklarında görülürler. Bunlar da kendiliğinden düzelirler. Bazen büyük hacimli, rahatsızlık veren damar benleri de olabilir. Büyük kanamalara yol açma ihtimali vardır. Bunlarında tedavi edilmesi gerekebilir.

  • Bebeklerde Toksoplazma Hastalığı

    Tek hücreli bir parazittir. Pişmemiş etlerden,yumurtadan, kedilerin dışkılarından bulaşabilir. Kan ve kan ürünleri, sinek ve böcek sokmaları da bulaşmaya yol açar.

    Hamile kadında hastalık varsa, karnındaki çocuğa geçerek düşüklere ya da doğacak bebekte beyinde su toplanması,beynin gelişemeyip küçük kalması, göz bozukluğu gibi pek çok ciddi hastalıklara yol açabilir.

    Doğumdan sonraki yaşam boyunca hastalık bulaşırsa; lenf bezlerinde büyüme, ateş, karaciğer ve dalak büyümesi, zatürree, göz bozuklukları gibi belirtilere yol açar.

    Toksoplazmadan korunmak için besinlerin temizliğinden ve etlerin ve yumurtanın iyi pişirilmesnden emin olmak, böceklerle mücadele etmek, kedi dışkısıyla temastan kaçınılması gerekir. Pasta yapılırken içinde yumurta bulunan pişmemiş pasta hamurunun tadına bakmak toksoplazma bulaşması açısından risk taşır.

  • Yeni Doğan Bebeklerde Kusma

    Yeni doğan bebekler annelerini emdikten sonra, özellikle fazla emerlerse bu fazla emdiklerini çıkartabilir. Bu duruma fizyolojik reflü denilmektedir. Genellikle bebekler emdikten sonra ağızlarının kenarından emdiklerinin bir miktarı akabilir.

    Bu genelde olağan karşılanan ve çok önemli olmayan bir durumdur. Zamanla bebeklerin mide-bağırsak sistemleri geliştikçe bu fizyolojik reflü dediğimiz mideden yemek borusuna kaçış azalmakta ve bu bebeklerin ağızlarından akıntı şeklinde olan kusmalar kaybolmaktadır.

    Ancak bebeğin ağzından, burnundan veya her ikisinden de fışkırır tarzda kusmalar görülüyorsa bebeğin mide – bağırsak sistemi ile ilgili, örneğin Pilor Stenozu dediğimiz mide çıkışındaki rahatsızlıklar, ya da mide-yemek borusu soluk borusu arasında bir fistül dediğimiz ilişki mi var diye şüphelenmek ve kontrol ettirmek gerekir. Bebek Hastalıkları sayfamızda tüm bebek hastalıklarıyla ilgili kapsamlı bilgiye ulaşabilirsiniz.

    Yine idrar yolu enfeksiyonu varsa bu da tek başına kusmalarla kendini gösterebilir. Yani yeni doğan bebeklerde fışkırır bir kusma görülüyorsa bu gibi durumlar açısından değerlendirilmelidir. Ancak öncelikle bebeklerde böyle bir sorunla karşılaşıldığı zaman ilk akla gelmesi gereken aşırı beslenme sonrası meydana gelen kusmalardır. Yeni doğan bebeğinizle ilgili gelişim, beslenme ve uyku konularında hafta hafta daha fazla bilgi almak isterseniz Yeni Doğan Bebek Gelişimi sayfamıza bakabilirsiniz.

  • Yenidoğan Bebeklerde Görülen “Rektal Kanamalar”

    Bir haftadan küçük bebeklerde, K vitamini eksikliği sonucu oluşan yenidoğan hemorajik hastalığı sonucu rektal kanama veya doğum sonrasında yutulan anne kanı ve barsak pasajının çok hızlı olması nedeniyle rektumdan taze kan gelmesi, sık rastlanan rektal kanama şekilleri olarak tanımlanıyor.
    Prof. Dr. Hilal Mocan yenidoğan bebeklerde görülen rektal kanamaları hakkında bilgi verdi.

    Rektal kanama çeşitleri

    Anal fissür (çatlak): Çocuk rektal kanamalarının en önemli nedenlerinden biridir. Temel sorun mukoza ile derinin birleştiği yerdeki yırtık veya yüzeysel ülserdir. Anal fissür oluşmasında en sık neden sert ve katı kaka çıkarılması veya anal bezlerdeki enfeksiyon veya şiddetli ishalleri takiben gelişen travmatik olaydır. Fissürlerin büyük çoğunluğu sıcak oturma banyoları, kabızlık tedavisi ve dış sfinkterlerin dilatasyonu ile iyileşir.

    Çocukluk yaş grubunda görülen polipler

    a) Juvenil polipler (çocuk polipleri): Kalınbarsakta bulunan, genellikle saplı oluşumlardır. Sıklıkla 2-12 yaş arası çocuklarda görülürler. Juvenil poliplerde kanserleşme olmaz. Bazen enfeksiyonlara ikincil olarak gelişebilirler. %75’i saplı, %25’i sapsızdır. Saplı polipler dışkının hareketiyle kopabilir veya anüsten dışarı çıkabilir. Ayrıca invajinasyona neden olabilirler. %81 oranında kalın barsakların sol kısmında bulunurlar. Juvenil polipler erkek çocuklarda ve 4 yaş civarında en sık görülür. Oniki yaştan sonra nadir görülür. Aralıklı, kırmızı renkte, az miktarda rektal kanama olur ama çocukta dışkı yaparken ağrı olmaz. Karın ağrısına bazı vakalarda rastlanabilir. Vakaların %5-10’unda poliplerin yaptığı yerel irritasyon ishal görülebilir.

  • Çocuklarda İsilik Hastalığı

    Özellikle yaz aylarında kendini gösteren isilik, ter kanallarının tıkanması sonucu ortaya çıkmaktadır. Vücutta ki küçük kabarcıklara neden olan vaka, gözeneklerin tıkanması sonucu oluşan deri döküntülerinden biridir.Genellikle çocuklarda rastlanan bu hastalık, iki çeşit olarak karsımıza çıkar. Bunlardan biri; küçük su baloncukları seklinde oluşur. Diğer bir çeşit ise, su toplayan kırmızı bir görüntü ile karsımıza çıkar ve yüksek kaşıntılara sebep olur. Yeni doğmuş bebeklerde görülme olasılığı bir hayli yüksektir. Sarısın ve açık tenli bebekler, isilik hastalığın da risk grubu altındadır.

    İsilik nasıl oluşur?
    Güneşin etkisiyle ısının artması, yaz aylarında bebeklerin daha sık terlemesine neden olur. Bu da isilik cilt hastalığıyla sonuçlanabilir. Aşırı sıcak havalarda ter bezleri de bu durumdan olumsuz etkilenir. Ter bezi kanalları tıkanabilir ve bu nedenle isilik oluşabilir. Küçük kırmızı lezyonlar olarak kendini gösteren isilik; sıklıkla boyun, omuzun yanı sıra vücudun farklı bölgelerinde de görülebilir.İsilik; kollarda , göbek ve göğüs bölgelerinde , iç çamaşırının lastikli bölgelerinin değdiği ortamlarda da oluşmaktadır. Alın, göz kapağı, burun, diz kapağı arkası gibi bölgelerde de yoğun bir şekilde kendini gösterir. Bebeklerde genellikle popo bölgesinde yoğunlaşır. Üç dört güne kaybolur, tekrarlama riski yüksektir.

    İsilik nedenleri nelerdir?

    Vücudumuzdaki ter gözeneklerinin tıkanması sonucu ter salgısı derinin dışına çıkamaz ve derinin altında kalır. Bu durum da isilik hastalığına neden olur. Bebeklere yazın kalın ve sıkı kıyafetler giydirmek, nemlendiricinin fazla kullanılması,aşırıya kaçılması ve sabun, şampuan gibi maddelerin kalıntıları da isiliğe neden olur. Bebeklerin sık sık altına değiştirmemek ve adi bez kullanımı isilik vakasına neden olabilmektedir. Çok fazla terleyen kişiler de sıklıkla karşılaşılmaktadır. Pamuksu dokudan oluşan kumaşlar dışında giyilen kıyafetlerde isiliğe neden olmaktadır. Havasız ve sıcak ortamlar da bu hastalığa zemin hazırlamaktadır.

  • Bebeklerde Nezle Nasıl Geçer?

    Bebeklere Yaklaşım:

    • Burun içi bir aspirasyon pompası ile temizlenmelidir. (90-100 ml’lik nasal pompalar en uygun olanlardır.
    • Soğuk buhar pompaları veya radyatörler üzerine içinde su olan kaplar koyarak ortamın nemini arttırınız.
    • 250 ml su içine 1 tatlı kaşığı tuz koyarak yapacağınız tuzlu su solüsyonundan bir kaç damla çocuğun burnuna akıtınız.
    • Akıntı koyulaşır ve rengi değişirse ve beraberinde ateş varsa başka bir enfeksiyon gelişiyor olabilir.

    Nezle nasıl geçer?

    Nezle olmanız durumunda bir klasik haline gelmiş yöntem olan C vitamini tüketiminizi artırmanızı tavsiye edeceğiz. Kişi neden nezle olur? Tabikide mevsim değişikliklerine vitaminsiz yakalandığı için. Vücuda giren mineral, protein ve vitaminler yeterli miktarda olmadığı zaman, dışarıdan gelen nezle gibi bulaşıcı tehditlere karşı tam koruma sağlanamaz. Bundan dolayı kişi her türlü virüs ve bakteri saldırısı karşısında savunmasız kalarak hastalıkları kendine çeker. Hastalığa yakalanmadan önce hastalıktan korunmak aslında en iyi olanıdır.

    Burun, havanın vücuda giriş yeridir ve burada ısıtılır. Burada, havadaki tozlardan ve mikroplardan koruyan tüyler bulunur. Nezleye, çoğunlukla burna ve soluk borusuna yerleşen virüsler neden olmaktadır. Solunum yoluyla alınan virüsler burun mukozasına yerleşir. Kuluçka süresi ortalama 3 gündür. Buruna yerleşen virüs, buranın tıkanmasına neden olur. Vücut bu virüsleri atmak için tepkiler verir. Bu tepkiler hapşırma, burun akıntısıdır. Zaman zaman ateş yüksekliği de görülür. Acil tedavi gerektiren bir hastalık değildir. Hafif seyreder. Yaklaşık bir hafta sonra kendiliğinden geçmeye başlar.

    Griple sık karıştırılan bir enfeksiyondur. Grip, virüslerin neden olduğu, yüksek ateşle seyreden daha ciddi bir hastalıktır. Titreme ve kas ağrısı belirgindir. Nezle, sık görülen bir soğuk algınlığıdır ve bulaşıcıdır. Ani sıcaklık değişiklikleri, mevsimler, ortaya çıkışında önemli faktörlerdir. En çok sonbaharda ortaya çıkar. Çocuklar, nezleye daha fazla yakalansa da yetişkinlerde de sık görülür. Sadece çocuklar hastalığa karşı biraz daha hassastır. Bir çocuk yılda 4-5 kez nezle olabilir. Bir yetişkin ise yılda 2-3 kez nezleye yakalanabilir.

    Bu sayfaya annelerimiz en çok şu kelimeler için geldi -> bebekte nezle nasıl geçer, bebeklerde nezle nasıl giderilir, bebeklerde nezle grip nasıl geçer, bebek nezlesi, bebek nezlesi nasıl geçer, bebek nezlesi tedavisi, bebek saman nezlesi, 9 aylık bebek nezlesi