Bebek

  • Anneler Böcek Isırmalarında Ne Yapmalı?

    Böcek Isırığı:
    Böcekler dünyanın her kö­şesinde yaşayabilen canlılardır. Böcek ısı­rıkları ve sokmaları farklıdır. Böcek sokma­ları zehirli böceklerin iğneleri aracılığı ile zehirlerini deriye enjekte etmeleridir. Ge­nellikle çok ağrılıdır. Böcek ısırıkları ise ze­hirsiz böceklerin tükürükleri ve kan em­mek için salgıladıkları pıhtı önleyici mad­delere karşı alerjik reaksiyon ve bölgesel tahriş oluşmasıdır.

    Böcek ısırıkları ve sokmalarının pek çoğu tehlikesizdir ve ilkyardım dışında tedavi ge­rektirmez. Örümcek ve akrep sokmalarının çoğu da tehlikesizdir. Bazı insanların bün­yeleri diğerlerine göre daha hassastır ve anaflaktik şok (anafilaksi) denen ve ölümcül olabilen alerjik durum oluşabilir. Bunun dışında bö­cekler, deride birkaç gün kaşıntılı benekler olarak kalan bir ya da daha fazla ısırığa ne­den olurlar. Bu ısırıklar da bazen, özellikle bacaklarda, su toplayan kabarcıklara neden olabilir.

    Böcek ısırıklarının çoğu, vücudun böcekle­rin ulaşabildikleri açık yerlerinde oluşur. Bazen vücutta, böceğin giysilerin altından girdiği yerlerde birden fazla ısırık olabilir. Bazen ısırılan kişide böcek ısırığına karşı alerjik bir reaksiyon gelişebilir. Bu durum­da kurban vücudunda, böceğin ısırdığı yer­den uzakta, böcek ısırığına benzeyen leke­ler ortaya çıkabilir. Örneğin, bacaktaki bir böcek ısırığı vücutta ya da kollarda lekeler oluşmasına yol açabilir. Bu zamanla geçer, ancak kurbanın aynı böcek tarafından tek­rar ısırılması halinde tekrarlayabilir.

  • Bebek Telsizi Çok Zararlı!

    Bebek Telsizi Çok Zararlı!

    Alınacak bazı küçük önlemlerle, evlerdeki elektronik cihazların yaydığı radyasyondan korunmanın mümkün olduğu bildirildi.

    Gazi Üniversitesi (GÜ) Non-İyonizan Radyasyondan Korunma Merkezi (GNRK) Sorumlusu Arzu Fırlarer, insanların evlerinde de elektromanyetik alanlara maruz kaldığını belirtti.

    Elektromanyetik alanların oluşturduğu radyasyondan uzun süreli etkilenilmesinin psikolojik rahatsızlıklara, üreme ve görme fonksiyonlarında olumsuzluklara, bağışıklık sisteminde zayıflamalara neden olabileceği uyarısında bulunan Fırlarer, bazı önlemlerle evlerdeki elektromanyetik alanların azaltılabileceğini söyledi.

    Fırlarer, “Birçok hastalık bağışıklık sisteminin çökmesiyle insan vücudunda etkili oluyor. Bu nedenle bağışıklık sistemimizi güçlü tutmamız gerekir. Sağlıklı bir yaşam için yaşam alanlarımızın kalitesini y ükseltmeliyiz” dedi.

    Arzu Fırlarer, evlerde oluşan elektromanyetik alanların azaltılması için alınacak önlemleri ise şöyle sıraladı:

    “İlk olarak kablosuz internet kullanıyorsak bundan vazgeçmemiz lazım.

    Komşumuzun kullandığı kablosuz internet de evimizi etkileyebilir. Komşularımızı da bu konuda uyarmalıyız. Mikrodalga fırını mümkün olduğunca az kullanmalıyız. Eğer kullanıyorsak çalıştırdığımız süre içinde mutfakta bulunmamamız, çocuklarımızı bu alandan uzak tutmamız gerekir. Evimizde tüplü televizyon varsa arka tarafının yaşam alanımıza dönük olmamasına özen göstermeliyiz. LCD televizyonlar tüplü ve plazma televizyonlara oranla daha az elektromanyetik alan oluşturur. Bilgisayar monitörlerinde ve televizyonlarda LCD ekranların tercih edilmesi gerekir.

    Evlerde tasarruflu ampul ve floresanların yerine sarı ışık yayan ampulleri kullanmalıyız.

    Sarı ışığın oluşturduğu elektromanyetik alan floresan ve tasarruflu ampullere oranla daha azdır. Ayrıca komşularımızın evlerindeki buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon gibi cihazların arkalarının da bizim yaşadığımız odalara dönük olmaması sağlanmalıdır. İnfrared ısıtıcılar da en az iki metre uzaktan ve bir yere asılı olarak kullanılmalıdır.”

  • Bebek İlk Yardım: Bebek Ve Çocuklarda Sık Görülen Yaralanmalar Nelerdir?

    Bu yazımızda bebeklerde ve çocuklarda yaralanmalar ve bu konularda neler yapmamız gerektiği üzerinde duracağız. Konu çok kapsamlı olduğu için deri yaralanmaları (çürükler, sıyrıklar, küçük kesikler, büyük kesikler), baş yaralanmaları, zehirlenmeler, ısı kaynaklarından oluşan yanıklar, elektrik çarpması ve hayvan ısırıkları gibi sık oluşan yaralanmaları ele alacağız.

    Deri Yaralanmaları
    Derinin bütünlüğünün bozulduğu her durumda tetanoz kapma riski vardır. Bu nedenle çocuğunuzun tetanoz aşısı olduğuna emin olun.

    Çürükler
    Yapılacaklar
    Eğer yara acı veriyorsa, buz torbası ya da temiz bir beze sarılı buz ile soğuk kompres uygulayın. Buzu direkt deriye sürmeyin.
    Yarım saatlik bir kompres yeterli olacaktır.
    Çürükler genelde 2-4 hafta içinde iyileşir. İyileşme sürecinde morumsu siyah, kırmızımsı mavi, ve sarımsı yeşil şeklinde renk değiştirir.

    Doktoru Arayacağınız Durumlar
    Nereden çıktığı belli olmayan ya da ateşle beraber ortaya çıkan berelenmelerde
    Merdane türünde sıkışmalardan oluşan berelenmeler (mesela çocuğun elini ya da ayağını bisikletin demirleri arasına sıkıştırması)

    Sıyrıklar
    Yapılacaklar
    Bu yaralanmalar sıklıkla dizler, dirseklerde görülür. Derinin üst tabakası sıyrılmış ve altta kırmızı ve hassas bir bölge bırakmıştır. Derin olan sıyrıklarda hafifi bir kanama görülebilir.

    • Gazlı bez, pamuk ya da temiz bir bezle, yarayı fazla hırpalamadan su ve sabunla temizleyin. Eğer çocuğunuz bunu yaptırmak istemiyorsa, banyo küvetine su doldurarak etkilenen bölgeyi içine sokun.
    • Eğer kanama kendi başına durmuyorsa, hafifçe basınç uygulayın.
    • Eğer doktorunuz böyle durumlarda antiseptik krem ya da sprey uygulamanızı öneriyorsa, uygulayın ve steril bir bandajla bölgeyi fazla sıkı olmayacak şekilde kapatın. Eğer kanama yoksa bandaja gerek yoktur.

    Küçük Kesikler
    Yapılacaklar

    • Bölgeyi su ve sabunla yıkayın.
    • Eğer doktorunuz böyle durumlarda antiseptik krem ya da sprey uygulamanızı öneriyorsa, uygulayın ve steril bir bandajla bölgeyi fazla sıkı olmayacak şekilde kapatın.
    • Bandajı 24 saat sonra açıp, havayla temas ederek iyileşmesini sağlayın. Ancak çocuğunuz o bölgeyi temiz tutamayacaksa, tekrar bandajlayın.

    Doktoru Arayacağınız Durumlar
    Kızarıklık, şişme, bölgeye dokunulduğunda sıcaklık, bölgeden iltahap ya da beyaz sıvı akması enfeksiyona işarettir. Doktorunuzu arayın.

    Büyük Kesikler
    Yapılacaklar

    • Kanamayı durdurmak için derhal bölgeye basınç uygulayın. (Gazlı bez, temiz bebek bezi, temiz bir bez ya da hiçbiri yoksa temiz el ya da parmakla) Aynı anda yaralanmış bölgeyi mümkünse kalp hizasından yukarıya kaldırın.
    • Eğer 15 dakika içinde kanama durmazsa, bez miktarını artırarak daha çok basınç uygulayın.
    • Kanama durduğunda bölgeye fazla sıkı olmayan bandaj uygulayın.
    • Doktorunuzdan görüş almadan bölgeye herhangi bir ilaç ya da madde sürmeyin.
    • Yara derinse, büyükse, yüzde, ya da eldeyse dikiş gerekebilir.

    Doktoru Arayacağınız Durumlar

    • Yaranın uçları açıksa (birleşmemişse, kaynamamışsa), yara derinse, kan fışkırıyorsa, kanama 30 dakika içinde durmadıysa hemen doktoru arayın ya da hastaneye gidin.
    • Eğer gerekliyse, bir sağlık görevlisine ulaşana kadar yara üzerine basınç uygulamaya devam edin.
    • Eğer ilgilenmeniz gereken başka yaralar da varsa, basınç uyguladığınız bezi, bantla bölgeye sabitleyin.

    Baş Yaralanmaları
    Tehlike Kaynakları

    • Çocuğunuzun yatak, koltuk, masa, duvar, balkon, pencere gibi kendi boyuna eşit ya da daha yüksek bir yerden, sert bir zemine düşmesi
    • Ağır bir objeyle başına vurulması, ağır objenin başına düşmesi
    • Başın ön ya da arka kısmından çok yan kısımlarının çarpması

    Yapılacaklar

    • Başta kesikler ya da çürükler oluştuysa: Baştaki damarların fazlalığı nedeniyle, küçük bir yaranmada bile fazla kanama görülebilir. Yaralanan alanlar yumurta büyüklüğünde şişebilir. Çürükler ve kesikleri yukarıda verildiği gibi tedavi edin ya da doktora gidin.
    • Ciddi baş yaralanmaları: Çocuklar çok hareketli olduğu için ufak tefek baş yaralanmaları oluşması her zaman mümkündür. Bununla beraber kafaya ciddi bir darbe geldiğinde çocuğu en azından 6 saat boyunca gözlem altında tutmak gerekir. Bazı ciddi yaralanmaların belirtileri hemen ortaya çıkmasına rağmen, bazı ciddi yaralanmaların belirtileri birkaç gün sonra da ortaya çıkabilir.

    Doktoru Arayacağınız ya da Acile Gideceğiniz Durumlar
    Aşağıdaki durumlar olduğunda doktoru görünceye kadar çocuğu, başı bir yöne dönük olacak şekilde sakince yatırın. Boynunun hasar gördüğünü düşünüyorsanız, kesinlikle hareket ettirmeyin. Soluk alması ya da kalp atışları durursa suni solunuma başlayın. Çocuğunuz aşağıdaki durumlardan kurtulduysa, doktorla konuşana kadar herhangi bir yiyecek ya da içecek vermeyin.

    Bilinç kaybı

    • 1 saatten fazla süren ve gittikçe artan, normal günlük aktiviteleri ve uyku düzenini bozan, çocuklar için verilmiş ağrı kesiciyle dinmeyen başağrısı (Konuşamayan ufak çocuklarda ağlama, sızlanma, başını tutma ya da sıvazlama)
    • Ayılamama hali (Yaralanmayı takip eden 1 gün boyunca gündüz uykularında 1-2 saat aralığında, gece uykularındaysa 2-3 saat aralığında uyandırıp, ayılıp ayılmadığını kontrol edin. Ayılmıyorsa, nefes alıp almadığını kontrol edin.)
    • Bir ya da ikiden daha fazla kusma
    • Kulak ya da burundan kan ya da sıvı gelmesi
    • Gözlerin çevresinde yada kulakların arkasında siyahımsı mavi alanların belirmesi

    Kafatasında çukurlaşma oluşması

    • Yürümede güçlük, vücutta sakarlık (bebeklerde görülen normal acemi hareketlerin ötesinde), kolunu, ayaklarını ya da başka vücut organlarını oynatamama
    • Şaşkınlaşma hali, büyük çocuklarda nerede olduğunu ve kim olduğunu bilememe, konuşmanın ağızda yuvarlanması/anlaşılamaması, ileri derecede asabilik, yada diğer anormal davranışlar
    • Havale gibi nöbet geçirme
    • Gözbebeği büyüklüğünün iki gözde farklı olması, göze ışık tutulduğunda gözbebeğinin küçülmemesi, ışık çekildiğinde büyümemesi
    • Tende bir saatten daha fazla süren ve normal olmayan beyazlık

    Zehirlenmeler
    Yiyecek yada içecek olarak tanımlanmayan herşey potansiyel olarak zehirli olabilir. Zehirlenme belirtileri: çocuğun normal halinden daha farklı olan uyuşukluk yada huysuzluk, düzensiz kalp atışı, hızlı soluk alma, solunum güçlüğü, ishal, kusma, gözlerde aşırı sulanma, terleme, ağızının suyunun akması, derinin sıcak, ağzın kuru olması, gözbebeklerinin çok küçük ya da çok büyük olması, titreme, çarpıntı, havale.

    Tehlike kaynakları

    • Temizlik maddeleri
    • İlaçlar
    • Bitkiler
    • Yılan, akrep, arı ve böcek gibi hayvanlar

    Yapılacaklar

    • Eğer çocuğunuzda bu belirtiler varsa ve bu belirtilerin başka bir açıklaması yoksa, çocuğunuzun tehlikeli bir maddeyi yuttuğunu gördünüzse ya da tehlikeli maddenin boş şişesini elinde/yakınında gördünüzse hemen 114 numaraları Zehir Danışma merkezini ya da hastaneyi arayın.
    • Aramayı yaparken maruz kalınan zehirli maddeyle ilgili bilgi vermeye hazır olun. Verilecek bilgiler: Zehirli maddenin adı (ilaç yada temizlik maddesiyse prospektüsü, şişesi ya da kutusu), bitkiyse tarifi (hastaneye gidilecekse bitkinin yaprağından bir parça), zehirlenmenin zamanı, ne kadar zehirli madde yutulduğu/alındığı, varsa oluşan belirtiler, varsa yapılan müdahaleler/tedaviler
      Çocuğunuz bilincini kaybetmişse soluk alıp almadığını ve kalp atışı olup olmadığını kontrol edin. Nefes almıyor ya da kalp atışı durmuşsa suni solunuma başlayın.
    • Zehirlenmeleri kendi kendinize tedavi etmeye çalışmayın. Zehirlenme durumunda ağızdan birşey vermeden önce (yiyecek, içecek yada kusmayı teşvik edecek herhangi birşey) doktordan bilgi alın. Zehirlenmelerde hatalı müdahaleler çocuğunuza daha çok zarar verir.

    Yanıklar (Isı Kaynaklarından Oluşan)
    Tehlikeli Bölgeler

    • Mutfakta sıcak su
    • Ocak ve fırın
    • Soba

    Yapılacaklar

    • Parmak, el, ayak, kol ya da bacaklarda oluşacak birinci dereceden (hafif) yanıklar için, yanan bölgeye soğuk su (buzlu değil) uygulayın. Gövde ve yüzdeki birinci dereceden yanıklar için bir bezle soğuk kompres uygulayın.
    • Uygulamayı çocuk acıyı hissetmeyecek duruma gelene kadar (15-30 dakika boyunca) devam ettirin.
    • Buz, yağ ya da yanık kremi uygulamayın. Bir-iki su kabarcığı oluşmuşsa bunları patlatmayın. Bunlar deriye zarar verir.
    • Soğuk uygulama bittikten sonra, bölgeyi yapışkan olmayan bir bandajla (gazlı bez, temiz bir bez vs) kapatın.

    Doktoru Arayacağınız Durumlar

    • Kızarıklık ve acı birkaç saatten fazla sürerse
    • Geniş bir bölge tamamen su kabarcıklarıyla kaplanmışsa (ikinci derece yanık),
    • Yanık bölgesi beyaz ya da kömüleşmişse (üçüncü derece yanık),
    • Yüzde, ellerde, ayaklarda, cinsel organda yanık alanı çocuğun elinin boyutundan daha büyükse
      suda boğulmalar,

    Elektrik Çarpması
    Tehlike Kaynakları

    • Elektrik prizleri (içine çocuk tarafından bir cisim sokulması)
    • Kaçak yapabilecek herhangi bir elektrikli alet
    • Banyo küveti doluyken, yakınlarda bırakılan prize takılı saç kurutma makinası

    Yapılacaklar

    • Elektrik kaynağının münkünse fişini çekin ya da çocuğu kuru ve metal olmayan bir objeyle (tahta süpürge sapı, tahta sandalye, plastik bir çizme ya da büyük bir kitap) kaynaktan ayırın.
    • Eğer çocuk suya temas ediyorsa, kesinlikle suya dokunmayın.
    • Çocuk elektrik kaynağından ayrıldıktan sonra 112 Acil Servisi arayın.
    • Eğer çocuk nefes almıyorsa ya da kalp atışı durmuşsa hemen suni solunuma başlayın.
    • Elektrik çarpmalarından oluşan yanıkların doktor tarafından tedavi edilmesi gerekir. Bu nedenle müdahale etmeyin.

    Hayvan Isırıkları
    Tehlike Kaynakları
    Köpek, kedi, yarasa,

    Yapılacaklar

    • Isırılan bölgeyi fazla hareket ettirmeyin.
    • Yarayı hafifçe sabun ve suyla yıkayın. Bölgeye herhangi bir madde sürmeyin, uygulamayın.
    • Kanama oluşmuşsa, kanamayı kontrol altına alın.
    • Kuduz riskine karşı hayvan ısırıklarında genel olarak doktoru arayın.
    • Böcek, yılan ve deniz hayvanlarının ısırıkları için farklı prosedürler vardır. Bu nedenle bu prosedürleri uygulamayın.

    Doktoru Arayacağınız Durumlar
    Isırılan bölgede kızarma, şişme ve hassasiyet olması durumunda enfeksiyon oluşmuş demektir. Bu durumda mutlaka doktoru arayın.

  • Bebek Ve Yaz Ayları: Sivrisinek Sokmalarına Dikkat!

    Yaz aylarının korkulu rüyası sivrisinekler, alerjisi olanlar için hayatı kâbusa dönüştürüyor. Problemi yaratan dişi sivrisinekler, yumurtalarını beslemek için kan emiyor, ağızlarındaki protein içerikli salyalarını ısırdıkları deriye aktarıyor ve alerjik reaksiyon oluşturuyor.

    Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak; sivrisineğin insanları ısırdığında ciltte 3 – 5 mm boyutlarında kızarıklık ve kaşıntılı kabarıklar oluşturduğunu söylüyor. Aynı sivrisinek ısırığına maruz kalındığı sürece reaksiyonların şiddetinin azaldığını belirtiyor. Özellikle sivrisinek alerjisi denildiğinde ise tek tek ısırık reaksiyonlarından daha çok, bir kolun, göz kapağın veya ayağın tümüyle şişmesinden söz konusu olduğuna dikkat çekiyor. Büyük bir alanda şişme görülmesine rağmen, sivrisinek ısırığının olduğu alana ait bir tepkime olduğunu ve bütün vücudu etkilemediğini söylüyor. Prof. Dr. Tabak; çok nadir olarak görülse bile, tüm vücudu etkileyen anjiyo ödem veya anafilaksi gibi ani alerjik tepki oluşan durumlarda hayati tehlike yaratabildiğinin altını çiziyor. Bu anormal reaksiyonun tıp dilinde adının “Skeeter Sendromu” olarak adlandırıldığını sözlerine ekliyor.

    Çocuklar İçin Çok Önemli

    Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak; sivrisinekle yeni tanışan çocukların, henüz bu proteine alışmamış bağışıklık sistemleri olduğu için yaşanılan reaksiyonların, genellikle daha büyük olduğuna dikkat çekiyor. Alışık olunmayan bir çevrede farklı bir tür sivrisinek ısırığına maruz kalınırsa daha ileri yaşlarda da reaksiyonun aniden boyut değiştirebileceğini belirtiyor.

    Sivrisinek Alerjisinin Tedavisi İçin;

    Prof. Dr. Yonca Tabak; sivrisinek alerjisinin tedavisinin önce korunmakla başladığına değiniyor. Sivrisineklerin çok olduğu bataklık veya uzun çalılık arazilerinden uzak durulmasını, bu tip alanlarda uzun kollu ve bacakları kapatan kıyafetlerin tercih edilmesini, sivrisineklere yaşam alanı yaratacak su birikintilerinin kurutulmasını tavsiye ediyor. Sivrisineklerin vücut kokusuna geldiğini bu sebeple akşam saatlerinde terleme ile sonuçlanan aktivitelerden kaçınılması gerektiğini söylüyor. Sineklerden kaçınmanın mümkün olmadığı durumlarda, bebeklerde 2 aylıktan itibaren % 10 – 30 oranında DEET içeren sivrisinek kovucu ilaçların kullanılmasını öneriyor ve çok ağır reaksiyonlarda haricen sürülebilen kortizonlu kremler ve ağızdan alınan alerji ilaçlarının kullanılmasını tavsiye ediyor.

  • Çocuklarda Sivrisinek Isırığına Dikkat!

    Yaz aylarının korkulu rüyası sivrisinekler, alerjisi olanlar için hayatı kâbusa dönüştürüyor. Problemi yaratan dişi sivrisinekler, yumurtalarını beslemek için kan emiyor, ağızlarındaki protein içerikli salyalarını ısırdıkları deriye aktarıyor ve alerjik reaksiyon oluşturuyor.

    Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak; sivrisineğin insanları ısırdığında ciltte 3 – 5 mm boyutlarında kızarıklık ve kaşıntılı kabarıklar oluşturduğunu söylüyor. Aynı sivrisinek ısırığına maruz kalındığı sürece reaksiyonların şiddetinin azaldığını belirtiyor. Özellikle sivrisinek alerjisi denildiğinde ise tek tek ısırık reaksiyonlarından daha çok, bir kolun, göz kapağın veya ayağın tümüyle şişmesinden söz konusu olduğuna dikkat çekiyor. Büyük bir alanda şişme görülmesine rağmen, sivrisinek ısırığının olduğu alana ait bir tepkime olduğunu ve bütün vücudu etkilemediğini söylüyor.

    Prof. Dr. Tabak; çok nadir olarak görülse bile, tüm vücudu etkileyen anjiyo ödem veya anafilaksi gibi ani alerjik tepki oluşan durumlarda hayati tehlike yaratabildiğinin altını çiziyor. Bu anormal reaksiyonun tıp dilinde adının “Skeeter Sendromu” olarak adlandırıldığını sözlerine ekliyor.
    Çocuklar İçin Çok Önemli

    Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak; sivrisinekle yeni tanışan çocukların, henüz bu proteine alışmamış bağışıklık sistemleri olduğu için yaşanılan reaksiyonların, genellikle daha büyük olduğuna dikkat çekiyor. Alışık olunmayan bir çevrede farklı bir tür sivrisinek ısırığına maruz kalınırsa daha ileri yaşlarda da reaksiyonun aniden boyut değiştirebileceğini belirtiyor.

  • Bebeğinizi Evde Bekleyen Tehlikeler!

    Ev kazalarını önlemek aslında biz ebeveynlerin elinde, şimdi size kısaca evin çeşitli bölümlerindeki güvenlik önlemlerinden kısaca bahsetmek istiyorum.

    Bebeğin Odası

    Bebekler doğar doğmaz kol bacak hareketleri, itip kakma hareketleri ile ayaklarının altındakileri ve kendilerini iteleyerek yer değiştirirler. Bu hareketlerle yer değiştiren bebek düşebilir.

    • Bez değiştirme yatağında düşmeyi önleyecek bariyer veya emniyet kemeri var mı?
    • Bez değiştirme malzemeleri, bebeğin altı değiştirilirken ulaşabileceğiniz mesafede mi?
    • Bebeğin altını değiştirirken, yatak, sandalye vs. üzerinde bebeği bir an bile yalnız bırakmayınız.
    • Bebeğin pudra kutusu ile oynamasına izin verilmemeli; solunum yoluna kaçan pudra ölümüne neden olabilir.
    • Oyuncak, yastık, doldurulmuş hayvan vs’yi bebeğin karyolasında bırakmayınız. Yaşı büyük bebekler, bu malzemelere basarak yükselip yataktan düşebilirler.
    • Bebeğiniz emeklemeye veya dikilmeye başladığı zaman asılabilen oyuncaklar, karyola süsleri vs çıkarılmalıdır. Çocukların eli-ayağı-boynu bunların iplerine dolaşıp boğulabilirler.
    • Karyola içindeki yatak, karyolaya tam yerleşmeli, kenarlarda boşluk kalmamalıdır; aksi halde karyola kenarı ile yatak arasına sıkışabilirler.
    • Su yatağı, içinde tanecikler olan ortopedik yastıklar vs. kullanmayınız.
    • Yatak ve karyola çevresinde bebeğin ulaşabileceği mesafede naylon torba vs olmamalı
    • Gece lambaları kumaş vs’ye dokunacak mesafede olmamalıdır; ısınan ampuller kumaşları yakarak yangına neden olabilir.
    • Mümkünse bebeğin yatak odasına duman detektörü ( gaz alarmı vs.) konmalıdır.
    • Prizler kapaklı olmalıdır.
    • Oyuncak kutularının menteşeli ağır bir kapağı olmamalı, ağır bir kapak bebeğin parmaklarını sıkıştırabilir.
    • Mümkünse soğuk buhar yapan bir cihaz ile hava nemlendirilmeli; yanık riskine karşı sıcak buhar makinesi kullanılmalı.
    • Ani bebek ölümü riskinden dolayı bebek yatağı orta sertlikte olmalı ve bebek sırt üstü yatırılmalı.
    • Evde ateşli silah bulundurulmalı; zorunluluk varsa silah ve mermiler ayrı yerlerde olmalı
    • Çocukların ulaşabileceği yerlerde ilaç, deterjan vs. olmamalı,
    • Bebek yatak odasına giriyorsa, perde kordonları bebeğin ulaşamayacağı mesafede kaldırılmalı;(Çocuklar perde ipleriyle oynamayı sever ama boynuna dolanıp boğulabilir)

    Banyoda

    • Banyo zemininde düşmeleri önlemek için kaymaz halı var mı?
    • Küvet zemininde düşmeleri önlemek için kayma önleyici malzeme var mı?
    • Saç kurutma makinesi, vs. elektrikli aletler prizden çekili ve kablosu sarılı halde saklanmalıdır.
    • İstenmeyen yanıkları önlemek için, şofben vs.nin sıcaklık ayarı 50ºC’nin altında olmalıdır.
    • Banyo kapısı ve klozet kapağı daima kapalı tutulmalıdır.

    Mutfakta

    • Kesici aletler bebeğin ulaşamayacağı mesafede olmalıdır.
    • Basamak olarak kullanılabilecek sandalye vs., tezgah ve fırından uzakta olmalıdır.
    • İlaçlar çocukların açamayacağı “ bebek kilitli “ kutularda saklanmalı
    • Ocaktaki tava, sütlük vs.nin sapı dışa doğru değil, içeriye doğru uzanmalıdır.
    • Bebeğinizle sıcak su, çay vs.’yi aynı anda taşımayınız.
    • Tost makinesi, mikser vs. fişten çıkarılarak saklanmalı, prizler kapaklı olmalıdır.
    • Mama sandalyesi zemine sağlam oturmalı ve emniyet kemeri olmalı;
    • Bulaşık makinesi tozu, deterjanı vs. ulaşamayacakları yerde saklanmalı.
    • Mutfakta yangın söndürücü bulundurulmalı, büyükler ve büyük çocuklar kullanmasını öğrenmeli

    Diğer odalar

    • Masa ve sehpaların kenar ve köşeleri yaralamayı önleyecek şekilde kaplanmalı
    • Bitkiler çocuğun ulaşamayacağı yerde olmalı
    • TV, masa lambası vs. düşmeyecek şekilde yerleştirilmeli,
    • Uzatma kabloları vs. mobilyaların ardından geçirilip saklanmalı.
    • Soba vs. ısıtıcıların etrafında bariyer olmalı
    • Zehirlenme Danışma Merkezinin telefonu kayıtlı mı?
    • Çakmak ve kibritler bebeğin ulaşmayacağı yerde olmalı
    • Cam sehpa, alçak cam kapı vs kırılma ve kırık camın kesme riski olan yerlerde camların kırıldığında dağılmasına engel olacak yapışkan film tabakası ile kaplayın (Bu filmler oto camcılarında ve aksesuarı satan dükkânlarda bulunabilir).

    Diğer

    • Eviniz iki katlı ise merdivenlerde akordeon olmayan bariyer kullanılmalı merdivenler halı ile kaplanmalı.
    • Yangın veya deprem durumunda, kaçış planınız olsun; plana uygun tatbikatlar yapın.
    • Bebeğinizi tekerlekli yürüteçte yalnız bırakmayın. Özellikle dubleks ve içten merdivenli evlerde yuvarlanabilir.
    • Oyun parkı veya bahçesi varsa parmaklı mı? Parmaklıklar arasındaki mesafe başın giremeyeceği kadar dar mı?
    • Tespih, kolye, toka, toplu iğne, raptiye vs. küçük parçacıkları olan nesneleri ortalıkta bırakmayınız;

    Havuz

  • Sese Evet Kavgaya Hayır

    Çocuk uyurken gürültüye evet, kavga patırtısına kesinlikle hayır!

    Yavrunuz mışıl mışıl uyurken sert adımlarla yürümenizin, yüksek sesle bir kahkaha atmanızın sakıncası yok. Ama eşinizle kavga ediyorsanız, iş çok değişebilir. Nedenini aşağıda dikkatle okuyun…

    ANNE babaların, büyük çoğunluğu, henüz bir yaşındaki çocukları uyurken evde gürültü etmekten, nefes almaktan kaçınır korkarlar. Oysa küçük çocukların uykularının oldukça ağır olduğunu bilmeleri gerekir.
    Bir yaşındaki çocuklar, öylesine derin uyur, bu sırada gürültüye karşı kulakları öylesine tıkalıdır ki, ana-babanın ayaklarının ucuna basarak yürümesine, ya da telefon çalınca deli gibi koşmalarına hiç gerek yoktur.
    Aksine,televizyonun veya radyonun sesini kısmak, yavaş sesle konuşmak gibi tedbirler, belki de olumsuz etkiler doğuracaktır. Çocuğun böylesine üstüne düşmek onu bu kadar “fazla hesaba katmak” kendisine ancak zarar verecektir.
    Bu tutum karşısında çocuk, istediği gibi şımarmaya, hak kazanacaktır. Ayrıca, anne-babasının “gürültüde uyunmaz” şeklindeki kuruntularını hissedecek, büyük bir olasılıkla benimseyecektir de. Bunun sonucunda, günün birinde bitişikteki komşuda gürültülü bir eğlence verildiğinde veya eve gelen konuklar biraz fazla gülüp eğlendiklerinde gözü uyku tutmayacaktır.
    İşte bütün bu sakıncalarından dolayı, anne-babalara şöyle seslenmek istiyoruz: Çocuğunuz uyurken, bırakın her şey her zamanki seyrini izlesin. Televizyonun, radyonun düğmesini kısmayın. Kahkahalarınızı ve konuşmalarınızı alçaltmak zorunda kalmayın. Bu tür sesler, çocuğun gün boyunca tanıdığı, bildiği uğultulardır. Ona bir çeşit güven bile verir. Tersine, alışmadığı ve birden çöken sessizlik, onu güvensizliğe ve huzursuzluğa sürükleyecektir.
    Fakat çocuğu rahasız eden gürültüler de hiç kuşkusuz vardır. Çok alçaktan uçan bir helikopter, şiddetli yağan yağmur, yada büyükleri bile ürküten gök gürültüsü, ani bir patlama gibi. Böyle bir durumda yapacağınız tek şey, çocuğu avutup, yatıştırmaktır. Odasının kapısını aralık bırakmanız da doğru olur.

  • Bebek Ve Gdo: Bebeğinizin Sağlığı Için Bilmeniz Gerekenler

    ‘Genetiği değiştirilmiş’ gıda ne anlama gelir?

    Genetiği değiştirilmiş ya da genetik olarak işlenmiş (düzenlenmiş) gıdalar, DNA özellikleri değiştirilmiş bitkilerden elde edilirler. Bilim adamları bitkilerden ya da hayvanlardan genler alır — ki bunlar canlıları ayıran DNA parçaları – ve bu genleri başka organizmaların DNA’sına yerleştirir. Bu bitkiler ayrıca genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) olarak bilinirler. Bitkilerin genetiğini değiştirmenin amacı, onları herhangi bir şekilde daha iyi yapmaktır. Öyle ki örneğin ; bir mısır bitkisini daha besleyici yapmak, zararlı bitki öldürücülerine, böceklere ya da hastalıklara karşı daha dayanıklı yapmak veya kuraklık ve soğuğa daha toleranslı hale getirebilmek için bir gen eklenebilir. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) de genetiği değiştirilmiş olan ilk ekinler mısır, soya fasulyesi ve pamuktu. Büyük miktarda mısır ve soya içeren birçok işlenmiş gıda, genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) içerir. Şu anda ABD gıda ve yem temininde izin verilen diğer GDO’ lu ürünler; yonca, kanola, hindiba, mısır, pamuk, keten, papaya, patates, pirinç, soya fasulyesi, kabak, şeker pancarı ve domatestir.

    Genetiği değiştirilmiş gıdalar benim bebeğime zararlı olabilir mi?

    Bu çok tartışmalı konu hakkında alacağınız cevap kime sorduğunuza bağlıdır. Gıdaya gelince, birçok insan belki de özellikle söz konusu çocukları olduğunda daha doğalına güvenir. Çünkü doğada mümkün olmayan genetik kombinasyonlar genetik mühendisliği laboratuvarında oluşur. Eleştirmenler gıdalarımız ile teknolojik olarak oynanmasının insan sağlığı ve çevre üzerinde çok kapsamlı etkileri olabileceğinden endişeleniyorlar. Alerjenler birincil endişedir. Çünkü bu GDO’ lu gıdalar bilinen veya hiç bilinmeyen alerjenler içerebilirler. Bir kişinin gene eklenen herhangi bir şeye karşı alerjisi varsa, o kişinin yeni ürüne alerjisi olacaktır. Hatta bazı endişeler var ki, bir bitkiye yeni bir gen tanıtıldığında, bunun tamamen yeni bir alerjen oluşturması mümkündür – duyarlı kişilerdeki alerjik reaksiyonlara sebep olan ( özellikle çocuklarda). Ve gıdalardan emin olmak için test etmenin iyi bir yolu yoktur. “Alerjenler için test zordur”, diyor Jane Rissler, Endişeli Bilimciler Birliği’nde bir bitki patoloğu ve bir üst düzey personel bilim adamı, kâr amacı gütmeyen bir kamu çıkarına bir grup. Ayrıca, üretici ve hükümet varsayımı altında çalışırken bu özgün gıdalar güvenli olsaydı, yeni ürün aynı zamanda güvenli olacaktı. Rakipler organizmanın mutlaka önceden mühim seviyede değiştirilmiş olabileceğinin doğru olmadığına inanıyor.

  • Çocuklarını “gizli Gözle” İzliyorlar!

    Fiyatları çekim menzili ve süresine, görüntü kalitesine, ses kayıt özelliğine göre değişen gizli kameraları, günlük ev yaşamımızda her an için gözümüzün önünde olan eşyalara benzetilmeleri nedeniyle fark etmek giderek zorlaşıyor.

    Kurduğu internet sitesi aracılığıyla gizli kamera satışı yapan Engin Giray, yaptığı açıklamada, müşterilerinin çoğunluğunu bebek ya da çocuklarını bakıcıya bırakan ailelerin oluşturduğunu söyledi.

    Müşterilerinin genellikle güven eksikliği ve merak nedeniyle gizli kamera satın aldıklarını ifade eden Giray, “Gizli kameraya en çok çalıştığı için çocuğunu evde bakıcıyla bırakan ebeveynler ilgi gösteriyor. Sanıldığı gibi eşini takip için gizli kamera satın alan pek yok” dedi.

    Giray, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çocuğunu bakıcıya bırakıp evden ayrılan ebeveynler, onlara kötü muamele yapılmasından endişe ediyor. Ebeveynler haklı olarak çok sevdikleri çocuklarının kendileri çalışırken evde ne yaptığını bilmek istiyor. Kötü muamele endişesi yanında bunun için de gizli kamera satın alanlar oluyor.

    Ebeveynler evin herhangi bir noktasına kolayla yerleştirebilecekleri, dikkat çekmeyen ve gün boyu çekim yapabilen gizli kameraları tercih ediyor. Dış görünüşü bakımından radyo ya da oda spreyine benzeyen kameralar en fazla ilgiyi görüyor. Kalem, anahtarlık türünde olan ancak çekim kapasitesi sınırlı ürünler de çok tercih ediliyor.”

    Giray, gizli kameraların iş yeri güvenliği, yaygın bayii ağını kontrol etme ve ürün tanıtımları sırasında kullanım için de satın alındıklarını bildirdi. Giray, kimilerinin ise yalnızca merak ettikleri için anahtarlık ve kalem biçimindeki gizli kameralar satın aldıklarını ifade etti.

  • Eviniz Bebeğiniz İçin Güvenli Mi?

    Bebeğin odası
    Bebek odalarında kullanılan ürünlerin hangi malzemelerden yapıldığı önemlidir. Sert metal malzemelerden tasarlanmış mobilyalar bebeğiniz için uygun seçimler değildir. Doğal tahtadan yapılmış mobilyalar hem bebeğinizin odasına şıklık katar hem de daha az risk oluşturur.

    Bebek karyolasında yükseklik ayarı annenin kullanım kolaylığına ve bebeğin güvenli yatışına uygun olmalıdır. 7. aydan sonra bebeğin hareketlerinin artacağı ve kendi başına yataktan kalkmaya çalışacağı düşünüldüğünde yatak kenarı yüksekliklerinin bebeğin sarkarak düşmesine neden olmayacak yeterlilikte olması gerekmektedir.

    Karyola korkuluk parçaları arasındaki mesafenin 6 cm’den fazla olmaması gerekiyor. Böylece
    bebeğin kolunun, bacağının ya da kafasının buralara takılıp, sıkışması engellenmelidir.
    Karyoladaki vidalama sistemi, malzemenin içine gömülebilir biçimde olmalı, kolaylıkla yerinden çıkmamalıdır. Dışarıda kalan vida, çivi gibi parçalar küçük çocuklar için tehlikelidir.
    Yatakta kullanılan çarşaf lastikli olursa, kayarak çocuğa dolanması engellenmiş olur. Ayrıca çarşafın altına yumuşak olsun diye konulan extra malzemelerin kalınlığının 1-2 cm.den daha fazla olmaması gerekir. Yükseltilen yatak bebek için tehlike yaratabilir.

    Bebek yatağında bir diğer dikkat edilmesi gereken güvenlik noktası, yatağın üstündeki yastıklar ve oyuncaklardır. 7-8. aydan sonra ayağa kalkmaya başlayan bebeğiniz için bunlar yükseltici görevi görür.
    Bebeğin odasında kabloları açıkta elektirikli ve elektronik alet bulundurmamakta fayda var. Elektromanyetik dalgaların insanlar, özellikle çocukların sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin sıklıkla belirtildiği bugünlerde daha özenli olmak gerekiyor.