Yeni Doğan

  • Yenidoğanlarda Katarakt Hemen Tedavi Edilmeli

    Göz hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Levent Alimgil, yaptığı açıklamada, kataraktın toplumda sık rastlanan göz hastalıklarından biri olduğunu söyledi.

    Kataraktta cerrahi tedavi dışında başka bir tedavi yönteminin bulunmadığına dikkati çeken Alimgil, “Özellikle aile yeni doğan bebeğini sağlık kontrolünden geçirmelidir. Kimi bebekler hayata katarakt hastalığıyla başlayabiliyor” dedi.

    Doğuştan kataraktın acilen ameliyat edilmesi gereken bir durum olduğunu vurgulayan Alimgil, doğuştan kataraktlarda mercek gözün ışık almasını engellerse gözün fizyolojik gelişiminin sekteye uğradığını kaydetti.

    Göz ışık alamadığı için tembelleşeceğini dile getiren Alimgil, şöyle konuştu:

    “Dolayısıyla doğuştan katarakt, bebeğin hayata bir tül perdenin ardından bakarak başlamaması için acildir. Kataraktı gördüğümüz anda bir an evvel alıp çocuğun ışığa kavuşmasını sağlamamız lazım. Çünkü beyinle göz arasındaki ilişki 4-5 yaşına kadar gelişmeye devam ediyor. Göz ışık alamıyorsa katarakt sebebiyle görüntü gözde oluşamıyorsa, o kadar derin göz tembellikleri oluşuyor ki çocuk daha ileri yaşlarda ameliyat edilse bile hiçbir faydası olmuyor.”

    Bu konuda yeterli bilgi sahibi olmayan kişilerin, “Bir aylıkken ameliyat mı olur” şeklinde yönlendirmeleriyle geç kalındığına işaret eden Alimgil, “Katarakt görüldüğü anda bebek ister üç günlük ister 10 günlük olsun acilen ameliyat edilmesi gerekir” dedi.

    Annenin geçirdiği rahatsızlık bebeği katarakt yapabiliyor

    Alimgil, kataraktın yaşa bağlı ya da doğuştan olabileceğini ifade ederek, “Bebeğin gelişimsel problemleri, annenin hamileyken geçirdiği bir takım rahatsızlıklar gibi nedenlere bağlı doğuştan bebek kataraktlı olabilir. 3-4 yaşlarında ortaya çıkan ve görmeyi engelleyen kataraktlar vardır” şeklinde konuştu.

  • Yenidoğan Sarılığı Kalıcı Hasar Bırakmasın

    Yenidoğan sarılığı sebebine bağlı olarak bebeğin doğduğu gün ya da yenidoğan döneminin herhangi bir gününde belirginleşir, genellikle de ilk haftalarda ortaya çıkar.

    Yenidoğan sarılığı zamanında müdahale edilmediğinde bebekte kalıcı hasarlar bırakabilir, doğru teşhisle de kısa sürede tedavi edilebilir.

    Memorial Hizmet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Seda Öz yenidoğan sarılığı ve tedavisi hakkında bilgiler verdi.

    Yenidoğan sarılığı teşhisi

    Yenidoğanda sarılık yüz bölgesinden başlar ve daha sonra karın, kol ve bacaklarda belirginleşmeye başlar.

    Ancak tanı koymak için kanda “bilirubin” değeri ile bebeklerin sarılık durumu kontrol edilir. Total bilirubin değerleri 5 mg/dl’ nin üstüne çıkan her bebek sarılık tanısı alır. Tanı sonrasında sarılığın nedenlerini bulmak ve ona göre takip etmek önemlidir.

    Olağan yenidoğan sarılığı yaşamın 2. gününden sonra başlayarak 1-2 hafta sürebilir. Genellikle tedavi gerektirmez. Bebeğin anne sütünü sık aralıklar ile alması bilirubinin vücuttan atılımını hızlandırır ve sarılığın erken düzelmesini sağlar.

    Yenidoğan sarılığı birçok bebekte kendiliğinden düzelse de bu durum her bebek için geçerli değildir.

    Tedavi edilmediğinde kalıcı problemlere neden olmaması için yenidoğan her bebeğin düzenli doktor takibinin yapılması önemlidir.

    Yenidoğan bebekte cilt ve göz aklarındaki renk değişiklikleri, cilt sarılığı fark edildiğinde, vakit geçirilmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

    Uzun süren sarılığa dikkat!

    Yenidoğan bebeklerde doğumdan sonraki 2. günden erken başlayan, hızla artan ve çok yüksek seviyeye çıkan sarılık varsa fizyolojik olmayan bir sarılıktan şüphelenilmeli ve ileri tetkikler planlanmalıdır.

    Zamanında doğan bebeklerde 2 haftadan, erken doğan bebeklerde 3 haftadan uzun süren sarılıklar uzamış sarılık olarak adlandırılır.

    Uzamış sarılık durumunda kan grubu uyuşmazlığı, bazı enzim eksiklikleri, idrar yolu enfeksiyonu, tiroid bezinin yetersiz çalışması, doğuştan metabolik hastalıklar araştırılmalıdır.

    Anne sütünün sarılık tedavisinde önemi

    Sarılığı artıran nedenlerden biri yetersiz anne sütü alımıdır. Sarılığı olan bebekler zor uyandırılabilir ve emmeye istekli olmayabilir. Bu durum sarılık seviyesinin artmasına zemin hazırlar.

    Sık sık anne sütü ile beslenen bebeklerde sarılık düzeyi çabuk düşer.

    Bu sebeple yenidoğan sarılığı görülen bebeklerin tartı kontrolleri sık aralıklar ile yapılmalı ve yetersiz beslenme alınacak tedbirlerle engellenmelidir.

    Yenidoğan sarılığı tedavi edilmezse kalıcı hasar bırakabilir.

    Belirli seviyenin üzerine çıkan sarılık uygun tedavi edilmediğinde beyinde kalıcı hasara ve uzun dönemde nörolojik bozukluklara neden olabilir.

    Bunu önlemek için, bilirubin düzeyi yükseldiğinde “fototerapi”ye (ışık tedavisi) başlanmalıdır.

    Fotoreapi yönteminde;

    Bebek hastanede en az 6- 8 saat belirli bir dalga boyunda ışık veren elektrikli cihazın altına yatırılır.

    Uygulama sırasında anne bebeğini doktorun önerdiği şekilde aralıklarla emzirmeye devam eder.

    Fototerapi tedavisi yenidoğan sarılığı için oldukça etkili bir yöntemdir. Bu yöntemin sonuç vermediği nadir vakalarda ise kan değişimi işlemi yapılması gerekebilir.

  • Yenidoğan Bebeklerin Giydirilmesi

    YENİDOĞAN GİYDİRİLMESİ
    Bebeğinize kundak yapmayınız. Kundak doğumda normal olan bebeğin kalçasında çıkıklığa yol açabilir. Bunun yerine bebeğinize onlar için yapılmış zıbın, tulum, pijama şeklinde giysileri giydiriniz. Bazen bebeklerin kaburga kemiklerinin (bazen eyeleri derler) batmaması için göğüs çevresine sıkı sıkıya bir sargı yaparlar. Bunu da yapmayınız, bu sargılar bebeğinizin nefes alıp vermesini güçleştirir. Bebeğiniz için çarşıdan aldığınız giysileri paketini ilk siz açsanız bile yıkamadan giydirmeyiniz. Pamuklu, yumuşak dikişli, rahat ve kolay yıkanıp ütülenebilen, tüylü olmayan kumaşlardan yapılan bebek giysilerini ve battaniyelerini tercih ediniz. Bebeğinizin giysi ve battaniyelerini, havlu ve nevresimlerini sabun veya sabun tozu ile yıkayınız ve ütüleyiniz. Üşümemesi için ne kadar giydireceğinize gelince; yetişkinlere göre bir kat fazla giysi giydirilmesi, uykusu sırasında üzerinin örtülmesi yeterlidir. Giyimli olduğu halde elleri soğuksa üşüyor olabilir, kolayca terliyorsa fazla giydirilmiş olabilir. Koltuk altından derece ile ölçülen vücut ısısı 36-36.5°C ise üşümüyor demektir.

  • Yenidoğan Bebeklerin Uykusu

    YENİDOĞAN BEBEK UYKUSU
    Dünyaya yeni gelen bir bebek annesini emmesi ve alt bakımının yapıldığı zaman dışında kalan bütün zamanını uyuyarak geçirir. Uyanır, altı temizlenir, beslenir ve hemen tekrar uykuya dalar. Herhangi bir şey onu rahatsız etmezse bu böyle sürer gider. İkinci aydan itibaren yavaş yavaş çevresini fark etmeye ve ilgilenmeye başlar ve her geçen gün uyanık kaldığı süre artar.

    Özellikle beslenme sonrası onu midesini sıkıştırmadan, başını yukarıda, dikkatlice tutunuz, çünkü ilk dört ay yemek borularının kas tonusu tam gelişmediği için çok kolay kusarlar. Buna bir de gazlarını çıkarırken olan kusmaları eklersek ilk zamanlar onlar kusmak için zaten hazırmışlar gibi görünür. Ancak bunlar minik kusmalardır. Bebeğin başını omuzunuza koyarak sırtını sıvazlayıp parmaklarınızla minik minik vuruyormuş gibi yaparak gazını çıkarmasını sağlayınız. En az bir defa gark deyesiye kadar bu işlemi sürdürünüz, ondan sonra bebeğinizi yatırabilirsiniz. Beslenme sonrası onu başı yaklaşık 20-30° yukarıda olacak şekilde ve sağ yanına doğru yatırırsanız midesinin barsağına boşalması daha kolay olur ve daha az kusar. Hemen beslenme sonrası sırtüstü yatırıldığında, kusarsa eğer kusmuğunu soluk borusuna kaçırabilir, zaten yüzükoyun yatırıp bırakılmayacağını biliyorsunuz.

  • Yeni Doğan Bebeğin Giydirilmesi

    Anne adayları ilk aylardan itibaren heyecanla bebeklerinin gardolabını hazırlamaya başlarlar. Bu, bebeklerini sevdiklerinin ve istediklerininbir belirtisidir. İlk aylar olmasa bile 5-6 aylıktan itibaren (en azından düşük tehlikesi olabilecek aylar geçtikten sonra), bebeğiniz için alışveriş yapmaya başlayabilirsiniz. Bebek alışverişi çok zevkliolduğu kadar, masraflıdır da. Siz aşırıya kaçmadan, bütçenize uygun .alışverişi tercih edin. İlk haftalarda bebeğinizi sık sık değiştirmekzorunda kalırsınız. Bunun için gerçekten fazla giysiye gerek vardır.Fakat bebekler çok çabuk büyüdükleri için, giysileri birbirlerine miraskalabiliyor. Varsa, bir yakınınızın çocuğunun küçülmüş giysilerini kullanabilirsiniz.Önemli olan sizin işinizi görmesidir. Doğumdan sonra ilk aylar, uzun süreli dışarıya çıkmanız mümkün olmadığı için,doğum öncesi alışverişinizi yeterli miktarda yapmanız önemlidir.

  • Yeni Doğan Bebek Refleksleri

    Bebekler çevreye kolayca uyum sağlayabilmek için, bir dizi refleksle dünyaya gelirler. Bu reflekslerin hepsinin hayati bir önemi vardır. Yaşamlarını sürdürmeleri için gereklidir. Belirli bir uyarıyayanıt olarak istem dışı ortaya çıkarlar. Bebeğin uyumunu sağlayanrefleksler arasında; öksürme, esneme, hapşırma, kusma, göz kırpma,burnunu çekmeyi sayabiliriz. En önemli reflekslerden üçü debeslenme ile ilgili olanlardır. Bunlar, annesinin memesinin (veya herhangibir uyarıcının) yanağına dokunmasıyla başını ve ağzınıdöndürme, emme ve yutma refleksleridir. Hastaneden ayrılmadanönce tüm refleksler doktor tarafından kontrol edilir. Bebek 6 aylıkolmadan önce çoğu refleksler kaybolur.

    Kavrama: Yeni doğan bebeğin avuç içine parmağınızladokunursanız sıkıca kavrar. Aynı şekilde ayaklarına dokunursanız,ayak parmakları kenetlenir. Bu kavrama hareketini istem dışı yapar.Eline geçirdiği herhangi bir oyuncağını da sıkısıkıya tutar. Zamanla kavrama refleksikaybolur ve çocuk ellerini bilinçliolarak kullanır.

    Ürkme: Moro refleksi olarakda adlandırılan bu davranış,çocuğun ani sesler ve sert tepkilerkarşısında gösterdiği birkorku halidir. İrkilen bebekbaşını arkaya atar, kollarınıyana doğru açar, sonra hızlabir kolunu göğsüne doğru geriçeker ve bedenini büker. Burefleks, doğumdan 3-4 ay sonrakaybolur.

    Yüzme: Bebeğinayak altı uyarıldığında baş parmağı açılır. Suya yüzükoyun bırakıldığızaman yüzme hareketleri yapar, kol ve ayaklarını hareket ettirir.

    Adım Atma: Bebeğinizi düz bir yerde kollarının altından destekleyerek tutarsanız, bedeni öne doğru gider, önce bir ayağını,ardından diğerini adım atıyormuş gibi kaldırır.

  • Yeni Doğan Bebeklerde Penis Bakımı

    Penis glans adı verilen yuvarlak uçtan vesilindir şeklinde bir gövdeden oluşur. Gövde veglans sulkus denen bir oyukla birbirinden ayrılır.Glansın ucunda meatus denen bir delik vardırve bu delikten farklı zamanlarda semen veidrar çıkar. Tüm penis prepüs denen bir deriyleboydan boya kaplı dır. Bu deri iki tabakadan oluşur:dış deri ve mukus zara benzeyen bir kısım.Doğumda bu deri glansa iyice yapışıktır.Zaman içinde deri ve glans tabakalann yüzeyindenatılan hücreler nedeniyle aynimaya başlar.Atılan hücreler yaşam boyuncayenilenirve sonradanbeyazımsı, peynire benzeyen hücrelerderinin ucuna doğru göç etmeye başlar.Genellikle ikinci yılın sonunda sünnet edilmeyenher 10 bebekten 9’unda fakat bazen doğumdanbeş, on yıl veya daha sonra deri ve glanstamamen aynlır. Bu noktada deri glanstan geriyeçekilebilir.

    Sünnet edilmeyen penis

    Genel kanının aksine, bebeklik döneminde, sünnet edilmeyenpenise özel bakım uygulamaya gerek yoktur;banyo yapılırken sabun ve su ile temizlemekyeterlidir. Bu deriyi çekiştirmek, antiseptik maddelerle,bezlerle temizlemek hem gereksiz, hemde zararlıdır. Deri glanstan ayrıldığı anda bazengeri çekip altını temizleyebilirsiniz. Püberte dönemindederiyi çocuğun kendisi kaldınp altınıtemizleyebilir.

    Sünnet edilmiş penis

    Kesik iyileştiktensonra yapılacak en iyi bakım sabun ve suyla penisitemizlemektir.

  • Yeni Doğan Bebeklerde Başarııı Emzirme Seansları İçin İpuçları

    Bebek doğduktan sonraki ilk haftalarda süt miktan ne kadar olursa olsun bebeği beslemekpek çaba gerektirmez. Fakat bebeğinizinkarnının doyması için gereken ister anne sütüister biberon olsun şunları deneyerek işinizikolaylaştırabilirsiniz:Kalabalığı azaltın. Siz ve bebeğiniz erkendönemdeki bu beslenme seanslanna konsantreolmalı ve mümkün olduğunca az konukağırlamalısınız. Hastanede bulunduğunuzsırada beslenme saatleri içinde konuklara yasakgetirmişse bu kuralı bebeğinizle baş başasakin kalmanızı sağladığı için bir nimet olarakdeğerlendirin. Böyle bir kural yoksa konuklarıkendiniz engelleyin. Eve döndüğünüzdeen azından kendinizi rahat hissedene kadarveya biberonla besleme ve eınzirme konusundabecerikli hale gelene kadar bebeğin beslenmesaatlerinde konukları en aza indirmeyeçalışın. Konuklarınız olduğunda veya salondakiatmosfer sirk alanına döndüğünde bebeğinizleberaber yatak odasına çekilin. Telefonufişten çekin ya da telesekreteri devreye sokun;başka çocuklarınız da varsa dikkatlerinisakin bir aktiviteye kaydırın veya bunu onlarakitap okumak için bir fırsat olarak düşünün.Bir değişiklik yapın. Bebeğiniz biraz sakinleştiğindebir değişiklik yapınanın zamanıgelmiştir. Temiz bir bez beslenme saatini daharahat bir hale getirir ve hemen sonra bez değiştirmegereksinimini azaltır- bebeğiniz o sıradauykuya dalmışsa bir süre uyuması dahaiyi olabilir. Ancak geceleri gerekınediği sürecebez değiştirıneyin; bu tip bir müdahale bebeğinuykusuna dönmesini güçleştirir.Yıkama. Doğrudan ellerinizi kullanınıyarolsanız da bebeğin öğünlerinden önce ellerinizisabunla yıkamalısınız. Bebeği eınziriyorsanızher öğünden önce yıkanınanız gerekmez;günde bir kere sabunsuz bir duş almanız veyaküvete girmeniz yeterlidir.Rahat bir pozisyon bulun. Kas ağrılarıve yaygın vücut ağrılan büyümekte olan bebeğitaşıyan yeni anne-babalar için bir meslekhastalığı sayılır. Bebeği garip bir pozisyondabeslemek probleme eşlik eder. Bebeği memeyleveya biberonla beslerneye başlamadan öncesırtımza ve bebeğin altında kalan kolunuzunaltına yeterli destek sağlayarak konfonınuzusağlamaya çalışın.Bebeği rahatlatın. Bebeği çok sıkı sarmalamışsanızbeslenme sırasında sanlabilmekiçin kundağını açın.Çığlık atan bebeği sakinleştirin. Bağırıpçağıran bir bebek beslenme olayına konsantreolamaz ve hatta sindinneyi başaramaz.Yumuşak bir şarkı söylemeyi veya biraz sallamayıdeneyin.Alarmlı uyandırıcı. Bazı bebekler öğünlersırasında uyuklarlar ve bebeği emzirme yada biberonla beslenme olayına konsantre edebilmekiçin elbirliği içinde bir çaba göstermekgerekir. Bebeğiniz öğünler sırasında uykuyadalıyorsa sonradan anlatılacak olan uyanclırmatekniklerini deneyin.Temas kurun. Bebeğinize ellerinizle, gözlerinizleve sesinizle sarılın ve okşayın. Öğünlerinsadece bebeğinizin günlük besin ihtiyaçlarınıdeğil aynı zamanda anne sevgisi ihtiyacınıda karşıladığını unutmayın.Geğirme molası verin. Meme değiştirirkenya da biberon yarılandığında bebeğinizedüzenli geğirme molaları verin. Eğer bebekemzirmeyi vaktinden önce kesiyorsayine geğirmemolası verin; bebeğin minik karnını dolduranyemek değil gaz olabilir.

  • Yeni Doğan Bebeklerde Biberonla Beslemede Kolaylıklar

    • Küçük bir bebeği biberonla besleme konusundadeneyimliyseniz -kardeşiniz, baktığınız birbebek veya arkadaşınızın bebeği- bebeği kollanmzaaldığınız an hangi tekniğin en doğrusuolduğunu kavrarsınız. Eğer deneyimli değilsenizbiberonla beslemenin esaslannı bilmeniz gerekir:
    • Bebeğin yanağına parmağınızia veya emziğinucuyla hafifçe vurarak “mama saatinin geldiğini”haber verin. Bu sayede bebek vurmayönüne doğru dönecektir. Daha sonra biberonunağzını bebeğin dudaktannın arasına yerleştirinve emıneye başlamasını seyredin.
    • Biberona biraz eğim vererek mamanın biberonunağız kısmını tamamen doldurmasınısağlayın. Böyle yapmazsanız ve bir kısmına havadolarsa bebek hava yutar, bu da bebekte gaz yapar;bu durum her ikiniz için de keyifsizdir. Bu,otomatik olarak havasını boşaltan ve hava keselerinigideren biberonlarda gereksiz bir önlemdir.
    • Bebek ilk günlerde fazlamama almak istemezseçok endişelenıneyin. Başlangıçta bebe ğin beslenme gereksinimi çok azdır; bu sıradameme emen bebek tabiatananın kendisine bağışladığıkadar (bir çay kaşığı kolostnıın) sütlebeslenınektedir. Hastanede size dolu (120gr) biberonlar verilir, fakat bunlann tamamenboşalmasını beklemeyin. Biberonun yansınıemdikten sonra uyuyakalan bebek size yeterincedoyduğunu anlatmaya çalışıyordur. Fakatküçük bir miktar aldıktan sonra yaygarayaparsa, kafasını çevirirse veya biberondanuzaklaşıp emziği ağzına bir daha almayı istemezsegeğirme ihtiyacı duyuyor olabilir. İyibir yudumdan sonra biberon hala reddediliyorsaöğün tamamlanmış demektir.Öğün sırasında bebeğinizin aldığı besinmiktan kilosu arttıkça artacaktır; bebeğiniz birkaçgramdan 0.2 kg’a varan ölçülerde kilo alabilir;öyle ki, 12.haftaya ulaşıldığında toplam0.9 kg almış olabilir. Bebeğiniz düzgün biçimdekilo almaya devam ettikçe her gün nekadar besin veya kilo aldığı konusunda endişelenıneyin.
    • Biberondaki mamanın ağızlıktan akma hızının uygun olduğundan emin olun. Bunubiberonu ters çevirip birkaç kez saliayarakkontrol edebilirsiniz. Süt dökülüyor veya fışkırıyorsaçok hızlı akıyor demektir; bir veyaiki damla akıyorsa hızı çok yavaş demektir.Önce biraz sütfışkırıyor ve sonra birkaç damlageliyorsa hızı uygun demektir. Bebeğinizinemmesini gözleyerek de bu konuyla ilgili ipucuelde edebilirsiniz. Bebek birkaç kere biberondanemıneye çalışıyor ve sonra hayal kınklığınauğramış görünüyorsa ağızlıkla ilgiliproblem olmadığını ve sütün akış hızının çokyavaş olduğunu düşünün. Öte yandan bebekçok fazla yutkunuyor ve gurulduyorsa, süt ağzınınkenarlanndan akıyorsa akış hızı çok fazlademektir.Problem kapağın kapatılma şeklinde olabilir.Çok sıkı kapatılmış kapak kısmi vakumetkisi yaratarak akışı önler; kapağın gevşetİlmesİsütün daha kolay akmasını sağlar. Kapağınayarlanması akışı etkilemiyorsa problemağızlığın deliğinde olabilir. Süt çok hızlı akıyorsadelikçok büyük demektir. Emziğin birkaçdakika kaynatılması deliğin çapını küçül tür fakat küçülme olmazsa ya emziği atmanız yada bebeğin büyümesini bekleyip bunu küçükdelikli biberonla değiştirmeniz gerekir. Akış hızıçok yavaşsa delik de küçüktür. Çengelli iğneyiveya büyük çaplı bir iğneyi iyice ısıttıktan sonradeliğe sokarak veya tahta bir kürdanı deliğe sokupçevirerek ve arkasından beş dakika kaynatarak genişletebilirsiniz. Ya da yeni bir delik açın.
    • Gece verdiğiniz öğünleri biberonu yatağınbaşucunda tutmanız sağlayan bir alet yardımıylakolaylaştırabilirsiniz. Bu sayede biberon sizkullanıncaya kadar soğuk kalır ve oda sıcaklığınagetirildiğinde birkaç dakika içinde ısınır. Yada biberonu bebeğin odasında buzun içinde bekletİnve bebek yaygara yapmaya başladığındaduşun altında ılıştırarak verin.
  • Yeni Doğan Bebeklerde Ruhsal Yaşam

    Ruhbilimciler duyusal uyarılara gösterilen ruhsal karşılıkları belirlemek üzere, çocuklardan motor tepkiler elde etmeyi sınadılar.Ama bu deneyler bebelerde ruhsal bir yaşamın varlığını belirlemedebaşarısızlıkla sonuçlandı. Oysa istediği kadar ilkel olsun,gönüllü hareketin öncesinde ruhsal bir yaşamın varlığı zorunluydu. Duygu, ilk güdü yerine geçiyor. Örneğin, Levine’in hareketliresimlerle yaptığı deneylerde saptandığı gibi, çocuk istediği eşyayabütün vücuduyla uzanıyor. Ancak gelişip hareketlerini koordine edebildikten sonradır ki, çeşitli faaliyetlerini birbirinden ayırt edip,istediği eşyaya doğru sadece elini uzatmakla yetinebiliyor.Bunun bir başka örneği: Karşısında konuşan yetişkinin dudaklarındangözlerini ayırmayan dört aylık bebenin, yetişkinin sesiyleilgilendiği kendi dudaklarının hareketlerinden, özellikle başınıtutuş biçiminden belli oluyor. Altı aylıkken çocuk birkaç belirginhece denkleştirebiliyor. Ama bu sesleri çıkarmadan önce, cankulağıylayetişkinleri dinlemiş ve gizliden gizliye kendi konuşma organ ..larını harekete geçirmiştir. Bu da hareketlerine canlılık sağlayanbir ruhsal ilkeye sahip olduğunu gösteriyor. Böyle bir duyarlılığınvarlığı deneylerden değil, gözlemlerden çıkarılabilir. Bu ilk çağlardaruhbilimsel deneyler, enerjilerini boş yere harcattıracağı için,çocuğun ruhsal yaşamı yolundaki çabalarına zarar verebilir.Çocuğun ruhsal yaşamını Fabre’ın böcekleri gözlemlernede kullandığı yönteme benzer bir yöntemle gözlemleyebiliriz. Fabre böcekleri kendi doğal çevrelerinde işleriyle uğraşırken tedirgin etmeden gözlemleyebilmek için bir kenara gizlenmişti. Biz de çocuğuduygularıyla dış dünyadan bilinçli izienimler toplamağa başladığısırada gözlemleıneğe girişmeliyiz. Çünkü ancak o zaman yaşamıçeşenin zararına olmak üzre kendiliğinden gelişmeye başJ!amışsayıla bilir.Çocuğa yardım etmek isteyenlerimizin ince gözlemlere, gösterişliyorumlara ihtiyacı yoktur. Yeter ki çocuğa yardım etmeyi gerçektenistesin ve sağ duyuyla donatılmış olsunlar.Bu gözlemin ne derece basit olduğunu anlamak için birkaç örnekyeter de artar bile. Çocuk ayakta duramadığı için hep sırtüstüyatırılması gerektiğine inanılır. Çocuk ilk izienimlerini çevresindenderleyecektir, yani sade yeryüzünden değil, gökyüzünden de-oysagöğe bakmasına olanak tanınmaz. Sadece yattığı odanın o tekdüzeli,beyaz tavanını seyretmesine izin verilir. Merak içindeki ruhunubesieyecek şeyleri görmesi gerektiği akla gelmez. Bazı yetişkinlerçevresinin tekdüzeliğini gidermek için birşeyler gerektiği kanısınavarırlar. Çocuğun başı üzerine iple top, çan gibi şeyler asarlar, durupdurup sallarlar. Çocuk, çevresinden imgeler derleme tutkunlu ğu içinde, bu sallanan nesneyi gözleriyle izler. Oysa çocuğun yapaydurumuyla söz konusu nesnenin tekdüzeli hareketi ana-babanınbu sözüm ona yardımını boşa çıkardığı gibi, bebenin çabalarıda doğal olmaktan uzaktadır, bu yüzden de zararlıdır.En iyisi, bebeyi hafifçe meyilli bir yere koymaktır, böyleceçevresinin tümünü göz altında bulundurabilir. Daha da iyisi, oncağızıbahçeye çıkarmaktır ki, çiçekleri, nazlı nazlı salınan bitkilerigörebilsin.Çocuğu aynı yere bir kez değil, birkaç sefer çıkarmalı ki, aynışeyleri göre göre onları tanısın, değişik durumlarını kavrasın, canlınesneleri cansızlardan ayırdedebilsin.